ÖZET: Bu karar, bir hükümlünün ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi uyarınca, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil edilebilmeleri için iyi hâl göstermeleri ve disiplin cezası almamış olmaları gerekmektedir. Başvuranın, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış disiplin cezası bulunduğundan, nakil talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

Ayrıca, ceza infaz kurumundaki yaşam koşullarının uluslararası standartlara uygun olduğu, başvuranın sağlık hizmetlerinden yararlandığı ve cezaevi koşullarının insan onuruna uygun olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın taleplerinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. Bu durum, ceza infaz sisteminin işleyişi ve hükümlülerin haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/10509-S.21.16904

BAŞVURU NO : 2021/2934

KARAR TARİHİ : 13/07/2021

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil ve ceza infaz kurumu koşullarının iyileştirilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 08/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan T.C. Kimlik No’lu 01.02.2021 tarihli dilekçesinde özetle; 21 yıldır cezaevinde bulunduğunu, 2003 yılından beri iradesi dışında gönderildiği farklı cezaevlerinde tutulduğunu, ailesinin Batman’da ikamet ettiğini, her ay ailesinin ikametgâhına yakın bir cezaevine nakil olmayı talep ettiğini ancak taleplerinin reddedildiğini, maddi imkânsızlıklar, annesinin hastalıkları, babasının yaşlı oluşu ve uzaklık sebebiyle ailesi ile görüşemediğini, cezasının infazının bu nedenlerle eziyete dönüştüğünü ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini ve ailesinin ikamet ettiği Batman iline yakın bir cezaevine isteğe bağlı naklinin gerçekleştirilmesini Kurumumuzdan talep etmiştir.

1.1. Başvuran 02.02.2021 tarihli dilekçesinde özetle; 21 yıldır cezaevinde bulunduğunu, kronik astım, mide ülseri ve bel fıtığı gibi ciddi sağlık sorunlarının bulunduğunu, kronik astım ve üst solunum yolu rahatsızlıklarından dolayı soluduğu havanın temizliği ve niteliğinin önemli olduğunu, bel fıtığı dolayısıyla günde en az üç dört kez egzersiz yapma imkânının olması gerektiğini, tutulduğu koşulların buna müsait olmadığını, bedensel olarak ciddi ıstırap çektiğini, İzmir 3 No’lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna isteği dışında getirildiğini, 14 kişilik koğuşta 19 veya 20 kişi tutulduklarını, nefes alamayıp sık sık astım krizleri geçirdiğini, yeterli ranza olmadığından 3-4 kişinin yerde yattığını, kişi başına düşen alan miktarının 7m2’den az olduğunu, temizlik yapmalarına rağmen kalabalıktan ötürü gerekli hijyenin sağlanmadığını, bir tuvalet ve bir banyo olduğundan ihtiyaçlarını karşılamak için sıraya girdiklerini, koğuşun yemekhane bölümüne dört masa sığmadığı için 2 grup şeklinde sıra ile masalara oturup yemek yediklerini ya da tuvaletin önüne masa koyarak beş kişi sıkışarak oturup yemek yediklerini, içeride sigara içilebildiği için nefes almakta zorlandığını, sigara dumanı, aşırı kalabalık, battaniye-kıyafet tozları sebebiyle sık sık astım krizi geçirdiğini, pencereleri gece gündüz açık tuttukları için gün boyu battaniye altına girmek zorunda kaldığını, tüm bunların insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye dönüştüğünü ve yaşam kalitesinin düştüğünü ifade ederek içinde bulunduğu koşullar kötü muameleye denk düştüğünden mağduriyetinin giderilmesini ve ailesinin ikamet ettiği Batman iline yakın bir cezaevine isteğe bağlı naklinin gerçekleştirilmesini eğer

nakli yapılmayacaksa şartlarının hastalık ve ihtiyaçlarına göre iyileştirilmesini Kurumumuzdan talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden

15.02.2021 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup adı geçen Genel Müdürlüğün

19.04.2021 tarih ve sayılı cevabi yazısında;

2.1. Adı geçenin, Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak (PKK) suçundan anılan ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu ve bilgi formunun incelenmesi sonucunda, ceza infaz kurumunda barındırıldığı süre zarfında toplamda 29 adet disiplin cezası aldığı, mevcut durum itibarıyla infaz edilmemiş ve kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğunun tespit edildiği, 2.2. Adı geçenin naklini talep ettiği 07.10.2019 tarihinde; Diyarbakır 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1268, doluluk oranının %127, Diyarbakır 2 No’lu T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1279, doluluk oranının %128, Siirt E Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 510, mevcudunun 689, doluluk oranının %135, Siverek T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1306, doluluk oranının %130 olduğu, 2.3. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e)

bendinde, “İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği, bu nedenle, birçok ceza infaz kurumunda kapasitesinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi ve güvenliği, suç türü ve kişilerin can güvenliği gibi hususların göz önünde bulundurulduğu ve her talebin uygun değerlendirilemediği, ayrıca, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, 2.4. 05.06.2015 tarihli ve 167 No’lu Genelgenin ikinci bölüm 15 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Hükümlülerin Kendi İstekleri ile Nakilleri” düzenlenmiş olup anılan Genelgenin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, “İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” hükmü, (2) “1 inci fıkranın (e), (h), (ı) bentlerinde belirtilenler dışında kalan koşullara uymayan nakil istemlerine ait dilekçeler, gereksiz yazışmaları önlemek amacıyla, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca değerlendirilerek uygun görülmediği takdirde reddedilecek ve ret kararı gerekçesi ile birlikte kendilerine tebliğ edilecektir.” hükümlerine yer verildiği, 2.5. Hükümlü hakkında yapılan incelemeler sonucunda infaz edilmemiş ve kaldırılmamış disiplin cezası olduğu anlaşıldığından, adı geçenin nakil talebinin yukarıda açıklanan mevzuata uygun olmadığının anlaşıldığı ve mevzuat çerçevesinde işlem tesis edildiği, 2.6. Adı geçenin nakil talebi hususunda yapılan başvuruya istinaden, kaldırılmamış disiplin cezasının olması nedeniyle isteği üzerine başka kuruma naklinin 167 No’lu Genelgenin İkinci Bölüm “Hükümlülerin

Kendi İstekleri ile Nakilleri” başlıklı 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca mevzuata aykırı bulunduğu, 2.7. Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucunda, ceza infaz kurumlarının mevcutlarının günaşırı değiştiği, ayrıca, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil

talepleri Genel Müdürlüklerine ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, Hükümlü hakkında yapılan incelemeler sonucunda, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış disiplin cezası olduğu anlaşıldığından iyi hallilik kazanana kadar nakil talebinde bulunamayacağı, 2.8. Diğer yandan, Genel Müdürlüklerinin 24.07.2020 tarihli ve sayılı genel yazısı ile ağustos ayı ile sınırlı ve bir defaya mahsus olmak üzere; kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü, hükümözlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil taleplerinin alınarak Bakanlığa gönderilmesinin uygun görüldüğünün, ayrıca nakil taleplerinin değerlendirmeye alınıp alınmayacağına ise Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun hükümlü/tutukluların nakillerine ilişkin tavsiyeleri doğrultusunda karar verileceğinin tüm ceza infaz kurumlarına bildirildiği, 2.9. Ancak Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiye kararları doğrultusunda pandeminin seyri dikkate alınarak ağustos ayında alınan nakil talebinde bulunan hükümlü/tutuklu nakillerinin geçici olarak durdurulduğu, Genel Müdürlüklerinin 04.11.2020 tarihli ve sayılı yazısı ile de ikinci bir talimata kadar kapalı ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü, hükümözlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil taleplerinin alınmaması ve Bakanlığa gönderilmemesi, mahallinde reddedilmesi hususunun tüm ceza infaz kurumlarına bildirildiği, 2.10. Ayrıca, Genel Müdürlüklerinin 05.03.2021 tarihli ve sayılı genel yazısı ile hükümlü/tutukluların 01.03.2021-19.03.2021 tarihleri arasında bir defaya mahsus isteğe bağlı nakil taleplerinin alındığı, 19.03.2021 tarihi itibarıyla sistemin taleplere kapatıldığı, bu konuda Sağlık

Bakanlığı Bilim Kurulunun, hükümlü ve tutukluların nakillerine ilişkin tavsiyeleri doğrultusunda karar verileceği ve işlem yapılacağı, bilgilerinin verildiği görülmüştür.

2.11. Adı geçenin 23.03.2020-22.03.2021 tarihleri arasında 7 farklı tarihte ziyaret edildiği ayrıca ve adına kayıtlı iki numaradan telefon görüşme hakkını kullandığı tespit edilmiştir.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden

10.05.2021 tarih ve sayılı yazımız ile ikinci kez bilgi ve belge talep edilmiş olup adı geçen Genel

Müdürlüğün 29.06.2021 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 3.1. Adı geçenin 09.08.2019 tarihinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanun’un “Zorunlu Nedenlerle Nakil” başlıklı 56 ncı maddesi ile 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu

Genelgenin “İkinci Bölüm” 17 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince güvenlik nedeniyle anılan Kuruma nakledildiği, ceza infaz kurumlarında oda ve koğuş yerleştirme işlemlerinin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 5 inci bölümünde yer alan “Hükümlülerin Gözlem ve

Sınıflandırılması” başlığı altındaki maddeler ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin

Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, risk, kurum güvenliği gibi kriterlere göre kurum idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilerek yapıldığı, verilen karara karşı yargı yolunun açık olduğu, buna göre, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, tehlike hâli taşıyanlar, terör suçluları, suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, hasımlılık durumları, hükümlülük süreleri ve hükümlü ve tutukluların suç türleri itibarıyla gruplandırılmanın zorunlu olduğu, 3.2. Bunun yanı sıra, ceza infaz kurumlarımız plânlanıp inşa edilirken ve sonrasında hükümlü ve tutuklu barındırılırken Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtmiş olduğu minimum ceza infaz kurumu standartlarının göz önünde bulundurulduğu, bazı illerde öngörülemeyen çok sayıda tutuklama olduğunda geçici olarak kalabalıklaşma yaşanabildiği ancak bu sorunun sevk ve nakillerle kısa zamanda giderildiği, ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşullarının uluslararası standartlara uygun şekilde belirlendiği, oda tipi

kurumlarında tutuklu ve hükümlülerin tek kişilik ve üç kişilik odalarda barındırıldığı, kişi başı yaşam alanının asgari 11 metrekare olarak belirlendiği, çok kişilik koğuşlarda ise 14-20 arasında tutuklu ve hükümlü barındırılmakta olup kişi başı asgari 5 metrekare alan düştüğü, bu belirlemelerin BM Mandela kurallarına ve CPT (Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesinin) belirlediği asgari standartlara uygun olduğu, 3.3. Bu itibarla; anılan Kurumda 14 kişilik, 3 kişilik ve tek kişilik koğuşların mevcut olduğu, yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca adı geçenin suç türüne uygun olarak silahlı terör örgütü mensubu hükümlü ve tutukluların barındırıldığı, C-9 No’lu 14 kişilik koğuşa yerleştirildiği, kalmakta olduğu koğuşta fiili olarak 19 hükümlü ve tutuklunun barındırıldığı, odada bulunan tüm hükümlü ve tutuklulara kurum idaresince battaniye, nevresim takımı, ranza ve mekân yatak temin edildiği, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların yerde yatması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Ayrıca adı geçenin barındırılmakta olduğu C-9 nolu koğuşta 40m² yatakhane, 1 adet tuvalet, 1 adet banyo ve el yıkama lavabolarının bulunduğu, tuvalet ve banyodan her an yararlanabildiği, uyumak dışında faaliyette bulunulabilecekleri 26 m² ortak alan ile sabah 07.00’dan hava kararıncaya kadar açık kalan 34 m² büyüklüğünde havalandırma bahçesinin bulunduğu, dolayısıyla yeteri kadar kişi başına düşen alan ve temizlik ihtiyacını karşılayabilecekleri bölümün bulunduğu, ayrıca havalandırma bahçesinde egzersiz yapabileceği, ayrı yemekhane bölümünün olduğu, ihtiyaç ve taleplerine göre yemek masası ve sandalye tedarik edildiği ve yemekhane bölümüne dört adet masanın sığabildiği, 3.4. Yine Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, “Hükümlüler, yatılan yerlerde, atölyelerde, yemekhanelerde ve eğitim kuramlarında sigara içemez. Ancak gündüzleri havalandırma bölümlerinde, geceleri ise kalınan mekânların uygun bölümlerinde ayrılan yerlerde ve pencereler açılmak suretiyle sigara içilebilir.” hükümleri gereği bahsi geçen bölümlerinde sigara içilmesinin yasaklandığı, gündüzleri havalandırma bölümlerinde, geceleri ise, kalınan mekânların uygun bölümlerinde ayrılan yerlerde ve pencereler açılmak suretiyle sigara içilebilmesinin uygun görüldüğü, sigara içilmeyen koğuşta kalma talebi olan hükümlü ve tutukluların ise ihtiyaç ve taleplerinin 172 No’lu Genelgenin Birinci Kısım

“Tütün Mamullerinin Kullanımı” başlıklı D maddesinin 4 üncü fıkrası gereğince, kurum fiziki koşulları da gözetilerek yerine getirilmesi açısından gerekli tedbirlerin alınması suretiyle infazına devam edilmesi hususunda gereğinin yapıldığı, 3.5. Diğer taraftan, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, anılan

Kurum görevlileri tarafından adı geçenin kontrol altında tutulduğu ve sağlık durumuna ilişkin gerek

Kurum revirinde, gerekse de Devlet hastanelerinde tedavisinin yaptırıldığı, 3.6. Mevzuata göre; hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa aile sağlığı merkezi veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 3.7. Anılan Kurumda barındırılmakta olan hükümlü ve tutukluların, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için, ilk muayene ve tedavilerinin anılan Kurum revirinde yapıldığı, kurum hekimi, aile hekimi ve diş hekiminin uygun gördüğü durumlarda hastaneye sevk edilerek gerekli tetkik ve tedavilerinin yaptırıldığı, reçete edilen ilaçlar temin edilerek kendilerine teslim edildiği, bu kapsamda da, adı geçenin gerek kurum revirinde gerekse hastaneye sevki sağlanarak tedavisinin gerekli kıldığı tüm işlemlerin eksiksiz şekilde yerine getirildiği, kontrollerinin düzenli olarak yaptırılması

hususunda gerekli duyarlılığın ve özenin gösterildiği, reçete edilen ilaçların temin edilerek kendisine teslim edildiği, 3.8. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlü ve tutuklulara olduğu gibi adı geçenin de sağlık sorunları ile ilgili gerekli tüm tetkiklerin ve tedavilerin özenle yerine getirildiği, infaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık haklarından ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, muayene ve tedavi kayıtlarına bakıldığında herhangi bir ihmalin söz konusu olmadığı, 3.9. Yine adı geçenin sağlık dosyasında yapılan inceleme sonucunda astım krizine geçirdiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, 3.10. Diğer yandan, Ülkemizde bilinen pek çok sayıda farklı terör örgütünün bulunduğu, bu örgütlerin tespit edilen liderleri, örgütte söz sahibi olan kişiler, basından da duyulan tehlikeli bir eylemi gerçekleştiren veya katılan ve buna benzer kişiler ile çıkar amaçlı suç örgütlerinin liderleri, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hüküm alanlar ve 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil talepleri ceza miktarları ve örgütteki konumları dikkate alınarak değerlendirildiği, 3.11. Yukarıda belirtilen kapalı ceza infaz kurumları, tamamı yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurumu değil bir bölümü yüksek güvenlikli ceza infaz kurumu olmaları nedeniyle hükümlülerin barındırılabileceği oda sayısının kısıtlı ve odaların kapasitelerin dolu olduğu, 24.07.2020 tarihli ve sayılı genel yazıları ile Ağustos ayı ile sınırlı ve bir defaya mahsus olmak üzere; kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü, hükümözlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil taleplerinin alınarak Bakanlığa gönderilmesinin uygun görüldüğü, nakil taleplerinin değerlendirmeye alınıp alınmayacağına Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulunun hükümlü ve tutukluların nakillerine ilişkin tavsiyeleri doğrultusunda karar verileceğinin kurumlarına bildirildiği, geçen süre zarfında Sağlık Bakanlığı

Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiye kararları doğrultusunda pandeminin seyri dikkate alınarak Ağustos ayında alınan nakil talepleri yukarıda izah edildiği üzere, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda hükümlü/tutuklu nakilleri geçici olarak durdurulmuş olduğundan 04.11.2020 tarihli ve sayılı yazılarında; ikinci bir talimata kadar kapalı ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü, hükümözlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil taleplerinin alınmaması ve Bakanlığa gönderilmemesi, mahallinde reddedilmesinin uygun görüldüğü, 3.12. Ayrıca 05.03.2021 tarihli ve sayılı genel yazıları ile 01.03.2021-

19.03.2021 tarihleri arasında bir defaya mahsus isteğe bağlı nakil taleplerinin alındığı ve 19.03.2021 tarihi

itibarıyla sistemin taleplere kapatıldığı ancak Covid-19 pandemi seyrine göre ileriki aylarda nakillerin açılması durumunda adı geçenin tekrardan isteğe bağlı nakil talebinde bulunması halinde talebinin değerlendirilebileceği bilgilerinin verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; /

4.1. Anayasanın “Özel hayatın gizliliği’’ başlıklı 20. maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 4.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinde; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a)

(Mülga: 2/7/2018 – KHK/703/110 md.) b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”

6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ başlıklı 8. maddesinde;

‘‘1.Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2.Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”;

7. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü” nün

‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.” hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 8. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”;

8.1. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

c)Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. d)İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir. e)Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları

kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir. f)Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”;

8.2. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesinde “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır. (2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir. (3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler. (4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması

hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır. (5) (Değişik:

25/5/2005-5351/1 md.) Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir.”; 8.3. ‘‘Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 8.4. ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54. maddesine göre, “ (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, gerekir. Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.”;

9. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Hükümlülerin nakillerinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında; “Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı

Kanunun 53 ilâ 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir”; 10. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin ‘‘Hükümlülerin Kendi

İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Yönetmeliğin ‘‘Kendi istekleri ile nakil

’’ maddelerinde aranan şartlara ek olarak; “h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar

hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir” ;

11. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek ‘Temel İlkeler’ başlıklı 3. maddesi “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.; 11.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.’’, ‘‘ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.”; 11.2. “Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde, ‘‘Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.’’, ‘‘ Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.’’, ‘‘Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.’’; düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, ilgili idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

13. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, büyük olasılıkla, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır.

14. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakle ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’, 55. maddede ‘Disiplin nedeniyle nakil’, 56.

maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’, 57. maddede ‘Hastalık nedeniyle nakil’ şartları düzenlenmiştir.

15. Hükümlülerin ‘Kendi istekleri ile nakil” hükmü ile nakil talep edebilmeleri için birtakım şartlar aranmış, bunlar arasında hükümlülerin “İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” şartı düzenlenmiştir.

16. 167 No’lu Genelge’nin 23. maddesinde düzenlenen ‘Elektronik ortamda yapılacak nakiller’ hükmü ile, aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen istisna gruplar dışında, hükümlülerin nakil taleplerinin elektronik ortamda değerlendirilmesinin mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır. Elektronik ortamda yapılacak nakil başvurularının ayda bir defa veya uygun görülecek dönemlerde kabul edileceği, nakil başvurularının, istek üzerine nakil şartlarını taşımaması nedeniyle sistem tarafından reddedilmesi halinde, kurum idaresi tarafından ilgilisine tebliğ edileceği, eksik ve hatalı girilen bilgiler sonucu nakil şartlarını taşımadığı halde sisteme dâhil edilen kişilerle ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık meydana gelmesi halinde, başta kurumun en üst amiri olmak üzere sorumluluğu olan ve onaylayan diğer ilgililer hakkında adlî ve idarî işlem yapılacağı hükme bağlanmıştır.

17. Hükümlülerin kendi istekleri ile nakil edilebilmeleri için, 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 No’lu

Genelge hükmü uyarınca, iyi hal göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması şartının arandığı ancak, başvuranın infaz edilmemiş ve kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğu görüldüğünden, nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

18. Ayrıca başvuranın cezaevi koşulları hakkındaki yakınmalarına ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde İlgili İdaresince gönderilen bilgi ve belgelerde; başvuranın, kalmakta olduğu koğuşta fiili olarak 19 hükümlü ve tutuklunun barındırıldığı, odada bulunan tüm hükümlü ve tutuklulara kurum idaresince battaniye, nevresim takımı, ranza ve mekân yatak temin edildiği, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların yerde yatması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, C-9 nolu koğuşta 40m² yatakhane, 1 adet tuvalet, 1 adet banyo ve el yıkama lavabolarının bulunduğu, tuvalet ve banyodan her an yararlanabildiği, uyumak dışında faaliyette bulunulabilecekleri 26 m² ortak alan ile sabah 07.00’dan hava kararıncaya kadar açık kalan 34 m² büyüklüğünde havalandırma bahçesinin bulunduğu, ayrı yemekhane bölümünün olduğu, ihtiyaç ve taleplerine göre yemek masası ve sandalye tedarik edildiği ve yemekhane bölümüne dört adet masanın sığabildiği, kurumun bahsi geçen bölümlerinde sigara içilmesinin yasaklandığı hususlarına yer verildiği görüldüğünden, başvuranın cezaevi koşulları hakkındaki talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

19. Yine başvuranın sağlık hakkındaki yakınmalarına ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde İlgili

İdaresince gönderilen bilgi ve belgelerde; başvuranın gerek kurum revirinde gerekse hastaneye sevki sağlanarak tedavisinin gerekli kıldığı tüm işlemlerin eksiksiz şekilde yerine getirildiği, kontrollerinin düzenli olarak yaptırılması hususunda gerekli duyarlılığın ve özenin gösterildiği, reçete edilen ilaçların temin edilerek kendisine teslim edildiği, ayrıca, ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlü ve tutuklulara olduğu gibi adı geçenin de sağlık sorunları ile ilgili gerekli tüm tetkiklerin ve tedavilerin özenle yerine getirildiği, başvuranın muayene ve tedavi kayıtlarına bakıldığında herhangi bir ihmalin söz konusu olmadığı, yine başvuranın sağlık dosyasında yapılan inceleme sonucunda astım krizine geçirdiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı hususlarına yer verildiği, ayrıca başvurana ait hastane tetkikleri ve reçeteler incelendiğinde, 2020 ve 2021 yıllarında yirmi küsur tarihte, başvuranın astım, ülser, reflü, alleerjik rinit gibi hastalıkları için sağlık hizmetlerinden yararlandığı ve bu teşhislere ilişkin ilaçların reçete edildiği görüldüğünden, başvuranın sağlık hakkındaki talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

20. Yukarıdan bu yana anlatılanlar, şikâyet başvurucusunun iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın iddialarının haklılığına yönelik olarak herhangi bir tespit yapılamadığından başvuranın taleplerinin İdarece reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı görülerek şikâyetin reddi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından ilgili idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarelerin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup başvuranın nakil talebi yönünden

Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde, ceza infaz kurumu koşullarının iyileştirilmesi talebi yönünden İzmir

İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi