|
ÖZET: Bu karar, Ankara Barosu mensubu avukatların gözaltındaki müvekkilleriyle görüşme taleplerinin kolluk görevlileri tarafından engellenmesine ilişkin bir şikayeti incelemektedir. Başvuran Baro, 5 Şubat 2021 tarihinde avukatların, gözaltına alınan şüphelilerle görüşmek üzere Ankara İl Emniyet Müdürlüğü önünde bekletildiğini ve içeri alınmadıklarını belirtmiştir. Kolluk görevlilerinin bu tutumunun hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
İdare, avukatların içeri alınmamasının gerekçesini, şüphelilerin avukat taleplerinin alınması ve sosyal mesafe kurallarına uyulması olarak açıklamıştır. Ancak, avukatların müvekkilleri ile görüşme haklarının engellenmesi, adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş, kolluk görevlilerine avukatların müvekkilleriyle görüşme taleplerini en kısa sürede yerine getirmeleri yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, avukatların görevlerini yerine getirmeleri için uygun koşulların sağlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/12480-S.21.20034
BAŞVURU NO : 2021/5705
KARAR TARİHİ : 31/08/2021
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
Adres:
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Ankara Barosu mensubu olan müdafilerin, gözaltında bulunan şüpheliler ile görüşmeleri esnasında kolluk görevlileri tarafından hukuka aykırı uygulamalara maruz bırakıldıkları şikayetine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 09/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Ankara Barosu Başkanlığı tarafından yapılan başvuruda özetle; 05/02/2021 tarihinde, gözaltına alınan yaklaşık yirmi üç (23) kadar şüpheli ile görüşmek üzere Ankara İl Emniyet Müdürlüğü C Kapısı önünde beklemekte olan Baro mensubu avukatların, görevli polis memurları tarafından içeri alınmadığı, Nizamiye önünde uzun süre bekletildiği, avukatların içeri alınmamasına dayanak yazılı bir talimat, mevzuat hükmü bulunmadığı, görevli memur tarafından sözlü talimat ile işlem tesis edildiğinin ifade edildiği, bu suretle kamu hizmeti ifa eden avukatların görevlerini yerine getirmeleri ve müvekkilleri ile görüşerek hukuki yardımda bulunmalarının engellendiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, yaşananların detayı ile anlatıldığı olaya şahitlik eden Baro Avukat Hakları Merkezi üyesi olan avukatların imzalarına havi tutanak ile de durumun tevsik edildiği beyan edilerek, avukatların mesleklerini ifa ederken kolluk tarafından maruz bırakıldıkları hukuka aykırı uygulamalar nedeniyle gerekli incelemelerin başlatılması hususunda
Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 17/03/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Müdürlük tarafından gönderilen 14/04/2021 tarih ve – Suç
No sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. 05.02.2021 Cuma günü saat 15.10’dan itibaren Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri ile Çeşitli Öğrenci
Grupları organizesinde; “Kayyum Rektöre Direnen Boğaziçi Hepimiziz, Aşağı Bakmayacağız” adı altında
İlimiz Çankaya İlçesi Kızılay Bölgesi ile açılan cadde ve sokaklar üzerinde hayatın normal akışını bozacak şekilde gerçekleştirilen kanuna aykırı eylemler esnasında, yapılan tüm ikazlara ve ardından orantılı olarak yapılan müdahaleye rağmen dağılmayarak eylemlerine devam eden (30) şüphelinin Cumhuriyet Savcısının talimatları doğrultusunda yakalanarak olay mahallinde kaba üst aramaları yapıldıktan ve yasal hakları sözlü olarak hatırlatıldıktan sonra giriş Dr. raporlarının alınabilmesi amacıyla Gazi Mustafa Kemal Devlet
Hastanesine intikal ettirildiği, Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinde şüphelilerin kimlik bilgilerinin tespiti amacıyla yapılan kontroller avukat ve stajyer avukat olduğunun anlaşılması, Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nda görevli günün nöbetçi Cumhuriyet Savcısından da
“Avukat ve Stajyer Avukat olduğu anlaşılan şahısların, açık kimlik ile adres bilgileri tespit edildikten ve
Dr. raporları alındıktan sonra” hastaneden serbest bırakılmaları yönündeki talimatlar doğrultusunda buradan salıverildikleri, 2.2. Saat 16.30’dan itibaren de geriye kalan yirmi altı (26) şüphelinin alınan giriş Dr. Raporlarının ardından haklarında gerekli adli işlemlerin yapılabilmesi amacıyla Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğüne intikal ettirildiği, ardından şüphelilerin üzerlerinde var ise suç unsuru ite kimlik bilgilerinin tespiti amacıyla üst arama işlemleri yapılarak kimlik bilgileri tespit edildikten sonra kamera kaydı eşliğinde kendilerine
CMK nın 149. Maddesinde belirtilen özette “Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafinin yardımından yararlanabilir, kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir. Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç (3) avukat hazır bulunabilir” hükmü gereğince avukat taleplerinin olup olmadığı, var ise isimlerini vermeleri, avukatları yok ise Ankara Barosu’ndan talep edebileceği, yine isterlerse “haklarında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri
Yürüyüşlerine Muhalefet suçunun nev’inden kaynaklı alt sınırı beş yıldan az olan hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma aşamasında avukat talep etmeksizin ifadelerini verebileceklerinin” kamera kaydı eşliğinde hatırlatıldığı, 2.3. Saat 17.30 sıralarında aralarında bir kısım şüpheliler tarafından talep edilen avukatların da olduğu yaklaşık yirmi (20) avukatın Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nün protokol ve personel giriş kapısı olan A nizamiye kapısı önünü gelerek ısrarla bu kapıdan yerleşke içerisine girmek istedikleri, bunun üzerine uyarılarak buradan ziyaretçi giriş kapısı olan C nizamiye giriş kapısına yönlendirildikleri, kısa bir süre sonra da C nizamiye giriş kapısı önüne geçen avukat grubunun “Gözaltına alınan şüpheliler için geldik, hepsiyle görüşeceğiz” şeklinde söylemlerde bulunmak suretiyle kayıt işlemleri için kimlik bilgilerini ve müvekkillerinin isimlerini veremeden toplu bir şekilde İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesine girmek istedikleri, bunun üzerine Emniyet Müdürlüğü C nizamiye giriş kapısının önüne topluca gelerek bekleyen (20) avukat içerisinde olan ve an itibariyle şüpheliler tarafından talep edilmiş olanların CMK 150. Maddesi gereğince şüpheliler ile görüştürülmek üzere İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne alındığı, diğer avukatlara da müvekkillerinin isimlerini vermeleri veya gözaltında olan şüpheliler tarafından isimlerinin verilerek kendilerinin talep edilmesi durumunda İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube
Müdürlüğü’ne alınacağının hatırlatıldığı, 2.4. Emniyet Müdürlüğü C nizamiye giriş kapısının önünde beklemeye devam eden diğer avukatlara ise
“Şüpheliler ile yapılan görüşmede müdafileri olarak isimlerinin verilmediği, ancak gözaltına alınan şahıslar
içerisinde müvekkillerinin olup olmadığı, var ise ismini bildirmeleri durumunda Emniyet Müdürlüğü
Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne alınarak şüpheliyle görüştürüleceğinin” bildirildiği, gözaltında olan şüpheliler içerisinde herhangi bir müvekkillerinin olduğuna dair herhangi bir isim veya vekâletname veremedikleri, şüpheliler tarafından da müdafi olarak talep edilmedikleri halde tekrar cevaben “gözaltına alınan tüm şüpheliler için geldiklerini ve hepsiyle görüşmek istediklerini” beyan ederek topluca Emniyet
Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne girmeleri konusunda ısrarcı oldukları, 2.5. İlimizin muhtelif yerlerinde marjinal görüşe müzahir şahıslar tarafından gerçekleştirilen kanuna aykırı eylemler esnasında Cumhuriyet Savcısının talimatları doğrultusunda gözaltına alınan şüphelilerin işlemleri
CMK’nın (90. 91. vb.) ilgili maddeleri ile gözaltına alma, yakalama ve ifade alma yönetmelikleri kapsamında kanunlara ve insan haklarına uygun olarak devam ettiği esnada yine aynı avukat grubunun şüpheliler tarafından talep edilmeksizin kendiliğinden Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek soruşturmayı sekteye uğratacak şekildeki bulundukları, 2.6. Bunun üzerine kendilerine; “CMK 149 maddesinde belirtilen her bir şüpheli şahıs için sadece üç (3)
avukatın hazır bulunabileceği hükmü de hatırlatılmak suretiyle şüpheliler tarafından isimleri verilen avukatlar dışında kimsenin dünya genelinde ve ülkemizde hızla yayılan ölümcül hastalık Koronavirüs (Covid 19) salgını sebebi ile aynı anda toplu bir şekilde içeri alınmalarının bahse konu hastalığın yayılmasına sebep olacağından mümkün olmadığı” aktarıldığı halde Emniyet Müdürlüğü C nizamiye giriş kapısının önünden ayrılmayarak toplu bir şekilde beklemeye devam ettikleri, 2.7. Gözaltında bulunan şüpheliler tarafından müdafileri olarak isimleri verildiğinden dolayı Güvenlik Şube
Müdürlüğüne alınan Av. Av. ve Av. isimli avukatların Emniyet Müdürlüğü C nizamiye giriş kapısının önünde bekleyen avukat arkadaşlarının da içeriye alınması gerektiği, alınmamaları durumunda kendilerinin de ifade işlemine katılmayacaklarını beyan ederek ifade işlemine katılmayarak Emniyet Müdürlüğü içerisinde bekledikleri, 2.8. İlimizde muhtelif tarih ve yerlerde gerçekleştirilen birçok kanuna aykırı eyleme katılmış olmasından dolayı haklarında birçok kez adli/idari işlem yapılmış ve kanuna aykırı eylemlere katılmayı alışkanlık haline getirmiş olan şüphelilerin de bulunduğu on bir (11) şüphelinin Emniyet Müdürlüğü C nizamiye giriş kapısının önünde bekleyen tüm avukatların Emniyet Müdürlüğü içerisine alınmadan ifade vermeyeceklerini beyan ettikleri, 2.9. Bu esnada bazı sosyal medya hesapları üzerinden “ Ankara @ Meslektaşlarımızın bekleyişi saat 17.30’dan beri Ankara Emniyeti önünde sürüyor, müvekkillerimizin ifadeleri ‘avukatlarınız gelmedi’ telkiniyle alınmaya çalışıyor / Ankara Şube @ Şu an Ankara Emniyeti, Müvekkillerimize 7avukatlarınız gelmedi’ telkiniyle avukatsız ifade almaktadır. Biz buradayız! Emniyetin
Önündeyiz! Bu işlemi yapan memurlar suç işlemektedir / Ankara @ Tüm üye ve dostlarımızı Ankara Emniyeti önüne çağırıyoruz. Keyfi uygulamalara derhal son verilmelidir” şeklinde avukatların şüpheliler ile görüştürülmediği gibi asılsız iddialarda bulunularak Ankara Emniyeti önüne toplanma çağrıları yapıldığı, /
2.10. Saat 19.50 sıralarında suçun nev’inden kaynaklı müdafi talep etmeksizin ifade vermek istediğini beyan eden on beş (15) şüphelinin ifade işlemine başlandığı ve saat 21.00 sıralarında da ifade işlemleri tamamlanmasının ardından on beş (15) şüphelinin alınan çıkış Dr. Raporlarının ardından salıverildikleri, 2.11. Saat 22.15 sıralarında geriye kalan on bir (11) şüpheli ile ilgili olarak gözaltı sürelerinin keyfi uzatıldığı, gözaltı sürelerinin aşıldığı şeklindeki olabilecek görevlilerden kaynaklanmayan asılsız iddiaların önüne geçmek ve yine gözaltındaki şahıslarla ilgili adli işlemleri tamamlayabilmek için Emniyet
Müdürlüğü C nizamiye giriş kapısının önünde bekleyen, yapılan tüm ikna çabalarına rağmen zaman zaman da oturma eylemine geçmek suretiyle uzlaşmamakta direnen ve sosyal medya üzerinden yapılan çağrılar sonucu diğer katılımlarla sayıları yaklaşık elli (50) kişiye ulaşan avukat grubuyla tekrar görüşülerek
Emniyet Müdürlüğü C nizamiye giriş kapısının önünü kapatmamaları ve kanuna aykırı bir eyleme tevessül etmemeleri konusunda ikna edilmeye çalışıldıkları, 2.12. Bu esnada, gözaltında bulunan şüphelilerin talepleri doğrultusunda müdafileri olarak daha öncesinden
Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne alınan avukatlardan Av. Av.
ve Av. isimli avukatlar tarafından şüphelilerin talepleri sorulmadan, yine Emniyet
Müdürlüğü C nizamiye giriş kapısının önünde bekleyen avukatlardan habersiz elli (50) kişilik avukat grubu içerisinden yirmi dört (24) kişilik avukat ismini belirleyerek ifade işlemlerine katılmak üzere Güvenlik
Şube Müdürlüğü’ne alınmasının talep edildiği, 2.13. Bunun üzerine gözaltında bulunan şüphelilerin ifade işlemlerine katılmak üzere Güvenlik Şube
Müdürlüğü’ne alınacak avukatları belirleyen Av. Av. ve
Av. isimli avukatlara; “şüpheliler tarafından talep edilmeyen avukatların içeriye alınmayacağı, belirlenen yirmi dört (24) avukatın gözaltında olan şüpheliler ile görüşülerek şüpheliler tarafından da kabul görmesi durumunda içeri alınabileceği” bilgisinin verildiği, ardından şüpheliler ile yapılan görüşme sonucunda belirlenen yirmi dört (24) kişilik avukat grubunun da ifadelerine katılmak üzere müdafi olarak kabul ettiklerini beyan etmeleri üzerine Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne alındığı, 2.14. Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne alınan yirmi dört (24) avukatın bekleme salonunda toplu olarak iç içe beklemeye başlaması üzerine kendilerine “tekrar Koronavirüs (Covid 19) salgını sebebiyle aynı alanda toplu bir şekilde bulunmalarının uygun olmadığı, bu nedenle an itibariyle ifadeye katılmayan bir kısım avukatların dönüşümlü olarak iç nizamiye bekleme kısmına çıkarak Güvenlik Şube Müdürlüğü ana giriş kapısı önü uygun bir yerde beklemeleri gerektiği, ifade işlemleri için sıralarının gelmesi durumunda da kendilerine haber verilerek bina içerisine alınacağı” bilgisi verilmesine rağmen “hiçbir şey olmaz ve hiçbir şey yapamazsınız, hakkımızda idari yaptırım tutanağı tanzim etseniz dahi biz bunu da iptal ettiririz” şeklinde söylemlerde bulunmak suretiyle, Emniyet Müdürlüğü C nizamiye kapısı önünde olduğu gibi burada da toplu bir şekilde beklemeye devam ettikleri, 2.15. Saat 19.50’de ifade işlemlerine geçildiği, saat 00.50 itibariyle de tüm ifade alma işlemlerinin tamamlanmasıyla şüphelilerin çıkış Dr. raporları alınarak haklarında hazırlanacak soruşturma dosyası
Cumhuriyet Savcılığına tetkiki ve gereği için ikmalen gönderilmek üzere salıverildikleri,
2.16. Bu ve benzeri kanuna aykırı eylemler ile ilgili olarak yapılan yakalama/gözaltına alma ve diğer tüm adli işlemler Cumhuriyet Savcılığı talimatları doğrultusunda CMK’nın (90. 91. vb.) ilgili maddeleri ile gözaltına alma, yakalama ve ifade alma yönetmelikleri kapsamında kanunlara ve insan haklarına uygun olarak yapılmakta olduğu, 2.17. Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne intikal ettirilen şüphelilerin kimlik bilgileri tespit edildikten sonra kamera kaydı eşliğinde kendilerine CMK nın 149. maddesinde belirtilen özetle “Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafinin yardımından yararlanabilir, kanuni temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir. Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç (3) avukat hazır bulunabilir” hükmü gereğince avukat taleplerinin olup olmadığı, var ise isimlerini vermeleri, avukatları yok ise Ankara Barosu’ndan talep edebileceği, yine isterlerse “haklarında 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşlerine Muhalefet suçunun nev’inden kaynaklı alt sınırı beş yıldan az olan hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma aşamasında avukat talep etmeksizin ifadelerini kendi rızaları ile verebilecekleri” hatırlatıldıktan sonra, bir kısım şüpheli tarafından talep edilen avukatlar ile irtibata geçilerek Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne davet edildiği, ardından ekte örneği sunulan şüpheli ifade tutanakları ile müdafi-şüpheli görüşme tutanaklarından da anlaşılacağı üzere müdafileri ile görüştürüldükten sonra şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmış olduğu, 2.18. Şüpheliler tarafından talep edilen avukatlar ile müvekkillerinin isimlerini verebilen avukatların
Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne alınmayarak C Nizamiye kapısı önünde bekletildikleri gerçeği yansıtmadığı, 2.19. 05.02.2021 tarihinde Cumhuriyet Savcısının talimatları doğrultusunda yapılan gözaltı işlemi sonrasında, Ankara Emniyet Müdürlüğü C Nizamiye kapısı önüne kendiliğinden gelen avukatlar ile ilgili olarak Emniyet Müdürlüğü Yerleşkesine alınmamaları yönünde İl Emniyet Müdürünün sözlü veya yazılı herhangi bir talimatı olmadığı, 2.20. 05.02.2021 tarihinde Cumhuriyet Savcısının talimatları doğrultusunda yapılan gözaltı işlemi sonrasında gelen avukatların Emniyet Müdürlüğü Yerleşkesine alınmadığı ile ilgili olarak, bu tarih itibariyle hakkında adli/idari soruşturma açılmış olan herhangi bir emniyet personeli bulunmadığı, 2.21. Cumhuriyet Savcısının talimatları doğrultusunda yapılan gözaltı işlemlerinde şüphelilerin tamamında
CMK nın 149. Maddesi hükmü gereğince avukat taleplerinin olup olmadığı, var ise isimlerini vermeleri, avukatları yok ise Ankara Barosu’ndan talep edebileceği, yine isterlerse suçunun nev’inden kaynaklı avukat talep etmeksizin ifadelerini kendi rızaları ile verebilecekleri hatırlatılmak suretiyle, şüphelilerin talepleri doğrultusunda hareket edilmekte olduğu, 2.22. Bu nedenle talep edilmeyen ve müvekkilleri gözaltında olmayan bir kısım avukatların yapılan her gözaltı işlemi sonrasında talep edilmeksizin Şube Müdürlüğünün fiziki yapısına aykırı olarak sayıları mevcut olayda olduğu gibi bazen gözaltında bulunan şüphelilerin sayısından çok daha fazla olacak şekilde elli (50) ve daha fazla avukat grubunun topluca Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek soruşturmayı sekteye uğratacak şekildeki davranışlardan kaçınmalarının ve bunu da alışkanlık haline getirmemelerinin daha uygun olacağının gözlemlenmekte olduğu,
2.23. Ayrıca; 02.02.2021 Salı günü saat 14.00’da “Öğrencilerin Basın Açıklaması” kisvesi adı altında İlimiz
Çankaya İlçesi Kızılay Bölgesinde 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun Değişik 3/8/2002-477 l/5md. ayrıca 6. ve 22. maddelerine aykırı olacak şekilde görevli emniyet mensuplarının üzerine doğru yürüyerek tekme, yumruk atmak, hakaret etmek, flama ve döviz sopalarıyla vurmak suretiyle gerçekleştirilen eylem esnasında Cumhuriyet Savcısının talimatları doğrultusunda haklarında gerekli işlemlerin yapılabilmesi amacıyla yakalanarak Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube
Müdürlüğüme intikal ettirilen şüphelilerin açık kimlik bilgileri belirlenerek müdafi taleplerinin olup olmadığı yönündeki talepleri alınmadan, yapılan gözaltı işleminden haberdar olan ve yine aynı isimlerden oluşan kırk altı (46) kişilik avukat grubunun kendiliğinden Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube
Müdürlüğü’ne geldiği, bu avukatlardan sadece otuz (30) avukatın müdafi olarak ifadeye katıldığı, geriye kalan on altı (16) avukatın ise müdafi olarak ifadelere katılmayarak yapılan uyarılara rağmen yerleşke içerisinde tütün kullanma genelgesine aykırı bir biçimde protokol tarafına da geçmek ve kapalı otoparka girmeye çalışmak suretiyle amaçsızca yerleşke içerisinde topluca dolaştıkları, müdafısi oldukları şüphelilerin isimlerini beyan etmeyerek ve vekalet göstermeyerek yakalaması yapılan tüm şahısların müdafısi olduklarını beyan ederek yürütülen adli işlemleri sekteye uğratarak geciktirdikleri ve bu tür davranışları da alışkanlık haline getirdiklerinin gözlemlendiği, 2.24. Sonuç olarak; Saat 15.10’dan itibaren gözaltına alınan şüphelilerin peyderpey/gruplar halinde gözaltı araçları ile alman giriş Dr. Raporlarının alınabilmesi amacıyla hastaneye intikal ettirildiği, saat 16.30’dan itibaren giriş Dr. Raporları alman şüphelilerin haklarında gerekli adli işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla
Şube Müdürlüğümüze intikal ettirildiği, saat 19.50’den itibaren müdafi talep etmeksizin ifade vermek isteyen on beş (15) şüphelinin ifade işlemine başlandığı, saat 21.00,dan itibaren müdafi talep etmeksizin ifade veren on beş (15) şüphelinin alınan çıkış Dr. Raporlarının ardından salıverildiği, saat 22.15’ten itibaren ek müdafi talep eden şüphelilerin ifade işlemine başlandığı, saat 00.50 itibariyle de tüm ifade alma işlemlerinin tamamlanmasıyla şüphelilerin çıkış Dr. raporları alınarak haklarında hazırlanacak soruşturma dosyası Cumhuriyet Savcılığına tetkiki ve gereği için ikmalen gönderilmek üzere salı verildikleri, 2.25. Şüphelilerin müdafisi olduklarını beyan ederek, şüpheliler tarafından talep edilmedikleri veya vekaletname sunamadıkları halde kendi rızaları ile gelen avukatların tüm zorluk çıkarma ve geciktirme çabalarına rağmen; yakalanan (30) şüpheli şahsın tüm işlemleri yaklaşık (10) saatte tamamlanabildiği, 2.26. İlimizin muhtelif yerlerinde marjinal görüşe müzahir şahıslar, öğrenci, sendika vb. gruplar tarafından gerçekleştirilen kanuna aykırı eylemler esnasında Cumhuriyet Savcısının talimatları doğrultusunda gözaltına alınan şüpheliler, olay mahallinden veya doktor giriş raporları alınan hastaneden Müdürlüğümüze daha intikalleri sağlanamadan, açık kimlik bilgileri belirlenerek şüpheli isim listesi oluşturulmadan; yapılan gözaltı işleminden haberdar olan ve şüphelilerden önce Şube Müdürlüğümüze intikal eden özellikle bir kısım avukatların müvekkillerinin isimlerini vermeleri veya müvekkillerinin müdafi olarak kendilerinin isimlerini vermeleri durumunda, müvekkilleri ile görüşmelerinin sağlanacağı bilgisi verilmesine rağmen gözaltına alma, yakalama ve ifade alma yönetmeliğine aykırı olarak müvekkillerinin isimlerini bilmediklerini ancak gözaltına alınan tüm şahısların avukatı olduklarını ve şüphelilerin tümüyle toplu olarak bir seferde aynı ortamda görüşmek istediklerini belirttikleri ve bu konularda devamlı surette ısrarcı olarak zorluk çıkardıkları,
2.27. Yaptırılan müdafi-şüpheli görüşmelerinin akabinde talep edilmeksizin kendi rızaları ile gelen bir takım avukatların kendi aralarında almış olduğu ortak karar doğrultusunda; avukatlarının yönlendirmesiyle şüphelilerin tamamının olayla ilgili olarak susma hakkını kullandıkları ve hiçbir tutanağa imza atmadıkları, yine avukatlar tarafından “görevli emniyet mensuplarını suçlayıcı, şüphelilerin tamamının orantısız güç kullanılarak darp ve hakaret edilmek suretiyle haksız yere gözaltına alındığı vb.” yönünde ortak hazırlanan metnin “Müdafi Beyanı” olarak tüm şüpheli ifade tutanaklarına yazdırıldığının gözlemlendiği, 2.28. Bu haliyle; görevi kamu düzenini ve asayişi sağlamak olan emniyet mensuplarına gözaltına alma, yakalama ve ifade alma yönetmeliğine aykırı olarak hareket etmeleri yönünde baskı oluşturarak hata yapmalarını sağlamak veya haklarında şikâyetçi olunarak, emniyet mensuplarını sindirmek suretiyle görevlerini yapamaz hale getirmeyi amaçladıklarının değerlendirilmekte olduğu, 2.29. Bu ve benzeri kanuna aykırı eylemler ile ilgili yürütülen soruşturmalar esnasında; 5271 sayılı kanunda belirtilen “şüpheliyle görüşme, ifade alma ve sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkının engellenmeyeceği ve kısıtlanamayacağı” ile ülkemizin de taraf olduğu AİHS’nin 6. maddesinde belirtilen “adil yargılama hakkı kapsamında kendisine bir suç isnat edilen kişinin savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmak, seçeceği bir müdafinin yardımından faydalanma hakkının olduğu” şeklindeki hükümlerde göz önünde bulundurularak, yapılan tüm işlemler Cumhuriyet Savcılığı talimatları doğrultusunda CMK’nın (90. 91. vb.) ilgili maddeleri ile Gözaltına Alma, Yakalama ve İfade
Alma Yönetmelikleri kapsamında kanunlara ve insan haklarına uygun olarak yapılmakta olduğu, 2.30. Bir kısım avukatlar tarafından kurumumuza verilen dilekçede belirtilen hususlar gerçeği yansıtmadığı gibi savunma hakkının kullanılmasının en önemli parçası olan ve Avukatlık Kanunun 1. maddesinde belirtilen ve kamu görevi ifa eden, yargının kurucu unsurlarından olan ve bağımsız savunmayı temsil eden avukatların görevleri hiçbir zaman engellenmediği, gerçekleştirilen kanuna aykırı eylem esnasında haklarında gerekli adli işlemlerin yapılabilmesi amacıyla Cumhuriyet Savcısının talimatları doğrultusunda gözaltına alman şüphelilerin, iddiaların aksine talep ettikleri müdafileri ile görüştürüldüklerini gösterir şüpheli- müdafi görüşme tutanakları ile olay hakkında düzenlenen tutanak, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü
C nizamiye giriş-çıkış kapısına ait kayıtlar ve görüntülerin ekte gönderilmiş olduğu, İfade edilmiş, yazı ekinde kolluk güçleri tarafından düzenlenen olayı anlatır tutanaklar, şüpheli ifade tutanakları, şüpheli-müdafi görüşme tutanakları, avukat talep formları, giriş-çıkış kayıtlan, Emniyet Genel
Müdürlüğü C Nizamiye ve gözaltında bulunan şüphelilere haklarının hatırlatıldığı kamera kaydı görüntülerinin yer aldığı görülmüştür.
3. Kurumumuzun 17/03/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Başkanlık tarafından gönderilen 08/04/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 1.maddesi uyarınca “Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.”
/
2.maddesine göre “…Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekâletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir.” 57.maddesine göre “Görev sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlar hakkında, bu suçların hakimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır.” 3.2. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 6/1-d maddesi “Ceza kanunlarının uygulanmasında;… Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler, adli ve idari mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet Savcısı ve avukatlar…anlaşılır.” 265. maddesi “(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” 3.3. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 149.maddesine göre “(1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve
08.04.2021 Hakkında 2/ 3 kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından
yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.
(2) Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda, duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.
(3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.” 154.maddesine göre ise “(1) Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz 3.4. (2) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci
Bölümlerinde tanımlanan suçlar ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imâl ve ticareti suçları bakımından gözaltmdaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, hâkim kararıyla yirmidört saat süreyle kısıtlanabilir; bu zaman zarfında ifade alınamaz.” 3.5. 27 Ağustos-7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların
Islahı Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilen Avukatların Rolüne Dair Temel
Prensipler ( Havana Kuralları) 8. Maddesi uyarınca “Gözaltına alınan veya hapsedilen herkesin, bir avukat tarafından vakit geçirilmeden ziyaret edilmesi, kesintisiz biçimde iletişim kurabilmesi ve sansüre uğramadan tam bir gizlilik içinde görüşebilmesi için yeterli imkanlar, zaman ve kolaylık sağlanır. Kanun adamları, görüşmeleri gözle izleyebilir fakat dinleyemez.”
/
16/b maddesine göre ise Hükümetler avukatların “Yurt içinde ve yurt dışında serbestçe seyahat etme ve müvekkilleriyle görüşebilmelerini” sağlar.
3.6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1 maddesinin (b) fıkrasında; “Bir suç ile itham edilen herkesin… savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olduğu, (c) fıkrasında ise
“Kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafinin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddî olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabileceği” düzenlendiği, 3.7. Yukarıda anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, emniyet mensuplarının, yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlara görevlerini ifa ederken yardımcı olmaları gerektiği ve kamu hizmeti yürüten ve yargı görevi yapan avukatları engellememeleri gerektiği, avukatın müvekkili ile görüşmesini talep etmesi üzerine ise, avukatın en kısa süre içerisinde ve uygun ortamda müvekkili ile görüşmesinin sağlanması gerektiğinin düşünüldüğü, ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
4. Kurumumuzun 26/07/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ankara Barosu Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
Başkanlık cevabi yazısı ekinde yer alan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları
Soruşturma Bürosu Sor. No, No’lu İşleme Konulmama Kararı içeriğinde özetle; 4.1. “Şikayet Dilekçesi gelen yazı cevabı ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde, dilekçenin somut olgularla desteklenen ciddi belge ve bulgulara dayanmadığı, şikayet edilen kamu görevlilerinin suç unsuru teşkil eden ve soruşturmayı gerektirir eylemlerine rastlanmadığı anlaşılmakla; Müşteki vekillerinin ciddi belge ve bulgulara dayanmayan dair dilekçesinin 4483 sayılı yasanın 4. Maddesinin 3 ve 4 fıkraları uyarınca
İşleme Konulmamasına” karar verildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 5.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesi; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” 5.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinin birinci fıkrasında: “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
5.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, /
6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “adil yargılanma hakkı” başlıklı 6’ncı Maddesi; “1. Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir. Karar alenî olarak verilir.” hükmüne amirdir.
7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesi; “(1)
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” düzenlemesini içerir.
8. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun; 8.1. “Avukatlığın mahiyeti” başlıklı 1’inci maddesinde; “…Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.” 8.2. “Avukatlığın amacı” başlıklı 2’nci maddesinde; “… Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır…” 8.3. “Baroya ve avukatlara ayrılacak yer” başlıklı 50’nci maddesi; “Her adalet dairesinde, bölgesinde bulunduğu baro için, her mahkeme salonunda ve icra dairesinde ise avukatlar için ihtiyaca yetecek nitelikte yer ayrılması zorunludur. (Ek cümle:11/7/2020-7249/8 md.)
Birden fazla baronun bulunduğu illerde baro için ayrılacak yer Türkiye Barolar Birliğine tahsis edilir ve
Birlik, barolara kayıtlı avukat sayısını esas alarak bu yeri barolara tahsis eder. (Ek fıkra: 2/5/2001 – 4667/34 md.) Ayrıca her cezaevinde ve kolluk biriminde mesleğin onuruna ve önemine uygun bir görüşme yeri ayrılır. Bu yerlerin bakım ve onarımı ilgisine göre Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılır.” 8.4. “Avukata karşı işlenen suçlar” başlıklı 57’nci maddesi;“Görev Sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlar hakkında, bu suçların hakimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır.” 8.5. “Savunma hakkı” başlıklı 137’nci maddesi;“Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur.” 9. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun; 9.1. “Tanımlar” başlıklı 6’ncı maddesi; “Ceza kanunlarının uygulanmasında;… Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler, adli ve idari mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet Savcısı ve avukatlar…anlaşılır.”
/
9.2. “Görevi yaptırmamak için direnme” başlıklı 265’inci maddesi; “(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” 10. 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun; 10.1. “Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi” başlıklı 149’uncu maddesi;“(1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.” (2) Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda, duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.
(3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.” 10.2. “Müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150’nci maddesi; “(Değişik: 6/12/2006 – 5560/21 md.) (1)
Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
10.3. “Müdafi ile görüşme” başlıklı 154’üncü maddesinde:
“1) Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz.
(2) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci
Bölümlerinde tanımlanan suçlar ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imâl ve ticareti suçları bakımından gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, hâkim kararıyla yirmidört saat süreyle kısıtlanabilir; bu zaman zarfında ifade alınamaz.
10.4. “Adlî kolluk ve görevi” başlıklı 164’üncü maddesinde: “(1) Adlî kolluk; 4.6.1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 8, 9 ve 12 nci maddeleri, 10.3.1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma
Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 7 nci maddesi, 2.7.1993 tarihli ve 485 sayılı Gümrük
Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ve
9.7.1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 4 üncü maddesinde belirtilen
soruşturma işlemlerini yapan güvenlik görevlilerini ifade eder.
(2) Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adlî kolluğa yaptırılır. Adlî kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısının adlî görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir.
(3) Adlî kolluk, adlî görevlerin haricindeki hizmetlerde, üstlerinin emrindedir.” 11. 27 Ağustos-7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların
Islahı Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiş olan Avukatların Rolüne Dair
Temel Prensiplerinin (Havana Kuralları); 11.1. 8’inci maddesinde: “Gözaltına alınan veya hapsedilen herkesin, bir avukat tarafından vakit geçirilmeden ziyaret edilmesi, kesintisiz biçimde iletişim kurabilmesi ve sansüre uğramadan tam bir gizlilik içinde görüşebilmesi için yeterli imkanlar, zaman ve kolaylık sağlanır. Kanun adamları, görüşmeleri gözle izleyebilir fakat dinleyemez.” 11.2. 16’ncı maddesinde: “ Hükümetler avukatların; a. Hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz bir müdahaleyle gerek karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini; b. Yurt içinde ve yurt dışında serbestçe seyahat etme ve müvekkilleriyle görüşebilmelerini; … sağlar.” 12. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin; 12.1.” Müdafi tayini” başlıklı 20’nci maddesi; “Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiîn yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.
Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç müdafi hazır bulunabilir.
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında müdafiîn, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, talebi hâlinde baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
Şüpheli veya sanık onsekiz yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malûl olur ve bir müdafiî de bulunmazsa talebi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanığın talebi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” 12.2. “Müdafi ile görüşme” başlıklı 21’inci maddesi; “Şüpheli veya sanık vekâletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafiî ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz.
/
Müdafiî ile görüşmesinden önce ve görüşmesi sırasında, talebi hâlinde yakalanan kişiye kalem ve kâğıt verilir.
Soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla ve yakalanan kişi isterse, vekâletname aranmaksızın en çok üç müdafi ifadede hazır bulunabilir.
Her kolluk biriminde görüşme için uygun şartları haiz görüşme odası ayrılır.” 12.3. “İfade almanın esasları” başlıklı 23’üncü maddesi; “Şüphelinin ifadesinin alınmasında aşağıdaki hususlara uyulur: c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafiîn ifade sırasında hazır bulunabileceği kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.” 12.4. “Nezarethane ve İfade Alma Odası” başlıklı 25’inci maddesi; “Nezarethaneler en az 7 metrekare genişliğinde, 2,5 metre yüksekliğinde ve duvarlar arasında en az 2 metre mesafe olacak şekilde düzenlenir.
Yeterli doğal ışıklandırma ve havalandırma imkânları sağlanır. Ancak, şüpheli sayısının çokluğu sebebiyle nezarethane imkânlarının yetersiz olması durumunda, nezarethaneler için öngörülen fizikî şartlara sahip başka yerler de kullanılabilir.
Nezarethanelerde gözaltına alınan kişilerin yatmaları ve oturmaları için yeteri kadar sabit ve dayanıklı oturma yerleri bulundurulur.
Mevsim ve gözaltı yerlerinin maddî şartları da dikkate alınarak, geceyi gözaltında geçirecek şahıslar için yeterli miktarda battaniye ve yatak temin edilir.
Tuvalet, banyo ve temizlik ihtiyaçlarının giderilmesi için gerekli tedbirler alınır.
Nezarethane girişine, onaylanmış nezarethane talimatı asılır.
İç ve dış emniyeti sağlanmış, özel surette hazırlanmış, teknik donanımlı, bağımsız yerlerin ifade alma odası olarak kullanılmasına özen gösterilir.
Mevcut nezarethane ve ifade alma odalarının standartlara uygun hâle getirilmesi bütçe imkânları çerçevesinde sağlanır.” 12.5. “Nezarethane ve ifade alma odalarının denetimi” başlıklı 26’ncı maddesi; “Nezarethane ve ifade alma odalarının standartlara uygunluğunu sağlamak amacı ile kolluk kuvvetlerinin yetkili birimleri tarafından denetleme yapılır.
Cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirecekleri Cumhuriyet savcıları, adlî görevlerinin gereği olarak, gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethaneleri, varsa ifade alma odalarını, bu kişilerin durumlarını, gözaltına alınma neden ve sürelerini, gözaltına alınma ile ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetler; sonucunu Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Deftere kaydederler.
Yetkili ve görevli mercilerin mevzuatta öngörülen denetim yetkileri saklıdır.”
/
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
13. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmi
Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 14. (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere Ankara Barosu tarafından yapılan başvuru; gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerinde hazır bulunmak amacıyla Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne intikal etmiş olan yukarıda anılan avukatlara, kolluk görevlileri tarafından hukuk kurallarına uygun olmayan tutum ve davranışta bulunulduğu şikayetine ilişkindir.
15. Başvuran Baro Başkanlığı dilekçesi ve şikayete konu olay hakkında ilgili avukatlar tarafından tevsik edilen olay gününe ait imzalı tutanak içeriğinde, gözaltına alınan şüpheliler ile görüşmek üzere Ankara
Barosu mensubu avukatlar tarafından 05/02/2021 günü saat 17:47’de Ankara İl Emniyet Müdürlüğü C Giriş
Kapısı önüne intikal edildiği, kolluk görevlilerince avukatların içeriye alınmadığı, avukatlarca durumun
Baro Avukat Hakları Merkezi’ne bildirilmesi ile görevlendiren avukatlarca Müdürlüğe gelindiği, yüz yüze ve telefon ile yapılan görüşmeler neticesinde bekleyen avukatların içeri alınmayacağının dile getirildiği, kolluk güçlerine yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu izah edilmiş ise de yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığı ve anılan avukatlardan yirmi (20) kadarının 21:40 itibariyle halen Müdürlük önünde bekletilmekte olduğu, müvekkillerine hukuki destek sunmalarının yasal bir dayanak olmaksızın engellendiği ifade edilmiştir.
16. İlgili idare tarafından bahse konu iddiaların gerçek dışı olduğu, saat 16.30’dan itibaren yirmi altı (26)
şüphelinin Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğüne intikal ettirildiği, kendilerine CMK nın 149.
Maddesi gereği haklarının hatırlatıldığı, saat 17.30 sıralarında yaklaşık yirmi (20) avukatın ziyaretçi giriş kapısı olan C nizamiye giriş kapısına gelerek gözaltına alınan şüphelilerin hepsiyle görüşmek istediklerini ifade ettikleri, bekleyen avukatlardan an itibariyle şüpheliler tarafından talep edilmiş olan üç (3) avukat ve şüpheliler ile yapılan görüşme sonucunda müdafi olarak kabul ettiklerini beyan ettikleri yirmi dört (24)
kişilik avukat grubunun Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne alındığı, diğer avukatlara da müvekkillerinin isimlerini vermeleri veya gözaltında olan şüpheliler tarafından isimlerinin verilerek kendilerinin talep edilmesi durumunda İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne alınacağı, CMK 149 maddesi gereği her bir şüpheli şahıs için sadece üç (3) avukatın hazır bulunabileceği ve Koronavirüs (Covid 19)
salgını sebebi ile aynı anda toplu bir şekilde içeri alınmalarının bahse konu hastalığın yayılmasına sebep olacağının aktarıldığı, buna rağmen sayısı elliye ulaşan (50) avukatın Emniyet Müdürlüğü C nizamiye giriş kapısının önünde toplu olarak beklemeye devam ettiği, tüm bunlara karşın, Saat 19.50 sıralarında müdafi talep etmeksizin ifade vermek istediğini beyan eden on beş (15) şüphelinin ifade işlemine başlandığı ve saat 21.00 sıralarında salıverildikleri, kalan şüphelilerin avukatları ile irtibata geçilerek davet edildiği, müdafileri ile görüştürüldükten sonra şüpheli sıfatıyla ifadeleri alındığı, saat 19.50’de ifade işlemlerine
/
geçildiği, saat 00.50 itibariyle de tüm ifade alma işlemlerinin tamamlanmasıyla şüphelilerin salıverildikleri ifade edilmiştir.
17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunuyla Kurumumuz, idarenin her türlü eylem, işlem, tutum ve davranışlarını, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönünden incelemekle görevli ve yetkili kılınmıştır. Adı geçen Kanunun 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında Kurumun görev alanı dışında kalan hususlar tahdidi olarak sayılmış olup yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin konular da bu kapsamda Kurumun görev alanı dışında bulunmaktadır. Başvuran tarafından şikayete konu edilen ve ceza hukuku yönünden yargı mercilerinin yetkisinde bulunan iddialar Kurumumuzun görev alanı dahilinde olmamakla ve taraflarca iddialar dahilinde karşılıklı olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet dilekçesi verilerek konu hakkında Savcılık tarafından “Müşteki vekillerinin ciddi belge ve bulgulara dayanmayan dair dilekçesinin 4483 sayılı yasanın 4. Maddesinin 3 ve 4 fıkraları uyarınca İşleme
Konulmamasına” karar verildiği görülmekle birlikte, kamu görevlisi olan kolluk görevlilerinin tutum ve davranışlarına yönelik başvuru konusu iddialar Kurumumuzun görev alanında olup başvuru bu yönüyle incelenmiştir.
18. Anayasanın 36’ncı maddesi ile; Herkesin meşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu ifade edilmiştir. Savunma Hakkı Anayasa’da ve Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi gibi uluslararası sözleşmelerde koruma altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca suçlamaları öğrenme ve savunma hakkı ile avukat temin edebilme hakkı sanığın yakalama anından başlayarak adil bir ceza yargılamasında mutlak sahip olduğu haklar arasında sayılmıştır.
19. Ceza Muhakemesi Kanunu 2’nci maddesine göre müdafi, şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır. Kanunun 149’uncu maddesi ile şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanma hakkına sahip olduğu, avukatın, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında sahip olduğu şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceği ve kısıtlanamayacağı belirlenmiştir. Kanunun 150’nci maddesi ile şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesinin isteneceği, şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirileceği ve bazı suçlar bakımından istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirileceği, 154’üncü maddesi ile de şüpheli ve sanığın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebileceği, bunun için müdafiden vekaletname istenemeyeceği, ve bu kişilerin müdafi ile yazışmalarının denetime tabi tutulamayacağı düzenlenmiştir.
Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiş olan Avukatların Rolüne Dair Temel Prensiplerde de vurgulanmış olup gözaltına alınan veya hapsedilen herkesin, bir avukat tarafından vakit geçirilmeden ziyaret edilmesi, kesintisiz biçimde iletişim kurabilmesi ve sansüre uğramadan tam bir gizlilik içinde görüşebilmesi için yeterli imkânlar, zaman ve kolaylığın sağlanacağı belirtilmiştir. Kanunun yakalama, gözaltına alma ve ifade alma ile ilgili hükümlerinin nasıl uygulanacağını düzenleyen “Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği”nde de şüphelinin müdafin hukuki yardımından yararlanabileceği, vekaletname olmaksızın müdafi ile görüşebileceği ve her kolluk biriminde görüşme için uygun şartları haiz görüşme odası ayrılacağı detaylı olarak düzenlenmiştir.
20. Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinde, yargı organlarının, emniyet makamlarının, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinin, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıfların avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorunda oldukları açık bir şekilde düzenleme altına alınmıştır. Kolluk personelinin görevini yürütürken uyması gereken ilkeleri belirlemek amacıyla hazırlanmış olan Kolluk Etik İlkeleri “Kolluk ve Yargı İlişkileri” başlığı altında; kolluk personelinin, müdafin üstlendiği role saygı duyacağı; gözaltına alınanların “müdafin hukuki yardımından yararlanma hakkını” etkili biçimde kullanmasını sağlayacağı yinelenmiştir.
21. Kurumumuza ulaşan benzer nitelikte, “kolluk görevlileri tarafından şüpheli müdafine hukuk kurallarına uygun olmayan tutum ve davranışta bulunulduğu” konulu, , ve numaralı başvurular hakkında 13/06/2018 tarih, sayılı, 14/08/2020 tarih, sayılı ve 09/08/2021 tarih, sayılı “Tavsiye Kararları ” verilmiştir.
22. Dosya içeriğinde mevcut kamera görüntüleri, müdafi-şüpheli görüşme tutanakları, ifade tutanakları, avukat talep formları, Müdürlüğe giriş-çıkış kayıtları ve Baro mensubu avukatlar ile kolluk görevlilerince ayrı ayrı tevsik edilen olayı özetler tutanakların incelenmesi neticesinde; olay günü 05/02/2021 tarihinde saat 16:30 itibariyle kolluk birimleri tarafından toplam yirmi altı (26) şüphelinin Müdürlüğe getirilmeye başlandığı, saat 17:47 itibariyle süreç içerisinde yaklaşık elli kişiye ulaşan avukat grubunun, şüphelilerle görüşmek üzere Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne intikal ettiği, saat 16:50 itibariyle şüphelilerin müdafi talebinde bulunduğu, saat 22:15 itibariyle şüphelilerin işlemlerine başlandığı, şüphelilerce talep edilmesi üzerine, Müdürlük önünde beklemekte olan avukat grubu içerisinden toplam yirmi beş (25) müdafin, 22:30 itibariyle Müdürlük içerisine giriş yaparak, şüpheliler ile görüştüğü ve ifade işlemlerinde hazır bulunduğu, tüm bu işlemlerin 21:20 ile 00:25 arasında tamamlanmış olduğu görülmüştür 22.1. Yukarıda yer verilen mer’i mevzuat ve uluslararası sözleşmeler ile müdafin, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ifade ve sorguya çekme de dahil bütün muhakeme işlemlerinde hazır bulunabileceği, bu hakkın engellenemeyeceği ve kısıtlanamayacağı, ayrıca bunun için müdafiden vekaletname istenmeyeceği düzenlenmiştir. Adli kolluğun soruşturma işlemlerini gerçekleştirirken, avukatların her bir işlemde yer almasının, ispat ve resmiyet bakımından kolluk birimlerine de kolaylık sağlayacağı aşikardır.
22.2. Şikayete konu olayda, henüz şüphelilerin tamamı İl Emniyet Müdürlüğüne getirilmemişken ve şüphelilerce müdafilerle görüşmek üzere talepte bulunulmamışken, müdafilerin İl Emniyet Müdürlüğü C
Nizamiye Giriş Kapısı önünde toplu olarak beklemeye başladıkları, tüm bu nedenler ile avukatların Şube
Müdürlüğü’ne intikal eder etmez şüphelilerle görüştürülemediği, ilerleyen süreçte, şüpheliler tarafından talepte bulunulması üzerine bina önünde beklemekte olan müdafilerden yirmi beş kişinin, Müdürlük
Binasına giriş yaparak şüpheliler ile görüştükleri, müdafiler hazır bulundukları esnada şüphelilerin ifadelerinin alındığı, bu yönüyle yargı kararları göz önünde bulundurulduğunda adil yargılanma hakkının ihlali boyutunda bir durumun yaşanmadığı ancak müdafilerin şüpheliler ile görüşmelerinin, bu amaçla
Müdürlüğe intikal etmelerinden yaklaşık beş saat geçtikten sonra gerçekleştiği görülmekle, kolluk görevlilerinin mer’i mevzuat dahilinde hareket ederek, şüphelinin en kısa sürede müdafi ile görüşmesine imkan sağlayacak tedbirleri alması gerektiği değerlendirilmiştir.
22.3. Bununla birlikte kolluk görevlilerinin de görevini ifa ederken, başlıca görevlerinden birinin düzenin sağlanması olduğu, bu hususta adli kolluğun, müdafi olarak gelen kişinin ‘ilgili’ olduğunu tespit etmesi gerektiği şüpheden uzaktır. Anılan müdafilerin, henüz şüpheliler tarafından müdafi olarak talep edilmemiş iken, Emniyet İl Müdürlüğü Girişi önüne gelerek burada kalabalık ve toplu bir şekilde beklemesinin, kolluk güçlerinin iş ve işlemlerini etkin ve süratli bir şekilde gerçekleştirilmesini güçleştirebileceği, güvenlik zafiyetine yol açabileceği ve Koronavirüs (Covid19) salgını dikkate alındığında, sosyal izolasyonu temin, fiziki mesafeyi koruma ve hastalığı yayılım hızını kontrol altında tutulabilmesi bakımından toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından risk oluşturabileceği göz önüne alındığında, Avukatlık Kanunu, TBB Meslek
Kuralları ve TBB tarafından soruşturma evresinde görev yapan müdafi için hazırlanmış olan “CMK El
Kitabı”nda tavsiye edildiği üzere müdafi tarafından da görevini yerine getirirken, kolluk birimine girişte, kolluk görevlileri ile polemik yaşanmamasına dikkat edilmesi, avukat kimliğinin hazır edilerek, girişlerde kim olduğunun ve hangi nedenle kolluk biriminde olduğunun açıklanması, kendini tanıtarak mümkünse kimliğini sunmaya, dikkat ve özen gösterilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
22.4. Bilhassa, somut olayda söz konusu olduğu gibi müvekkillerin isim bilgilerinin tamamına sahip olunmadığı ve kalabalık bir grup halinde Emniyet İl Müdürlüğüne intikal edilmesini gerektiren hallerde, müdafilerce; öncelikle bir isim listesi hazırlanarak kolluk görevlilerine sunulması, kolluk görevlilerince ivedilikle bu liste dahilinde şüphelilerin taleplerinin alınması ve bu talepler doğrultusunda koordineli bir şekilde ve en hızlı şekilde müdafilerin şüpheliler ile görüştürülmesinin sağlanması bu esnada şüpheliler ile görüşmek üzere sırasını beklemekte olan diğer müdafilere de kamu imkanları dahilinde bekleyebilecekleri uygun bir yerin tahsis edilmesi ile yargılamanın ve hak arama özgürlüğünün sağlanmasında temel unsurlardan olan ve bu hususların gerçekleşmesinde emeği geçen avukatlık mesleğinin mensuplarına karşı nezaket kurallarına uygun hareket edilerek, görevlerini yerine getirirken gerekli imkan ve kolaylığın sağlanması, şüpheli ya da sanığın avukatı ile özel yani başkaları tarafından duyulmayacak ve kayıt altına alınmayacak şekilde görüşmesine imkan sağlanması, görüşmeye müdahalede bulunulmaması, görüşmenin süresinin sınırlandırılmaması, şüpheli, sanık veya avukatın hiçbir surette baskı ve takip altına alınmaması hususlarına dikkat ve özen gösterilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, bu yönüyle “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret
kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE;
Kolluk görevlilerinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki savunma hakkının ihlali niteliğinde bir tutum ve davranışları tespit edilmemekle, bu husustaki talebin REDDİNE, Kolluk görevlilerinin, soruşturma aşamasında mer’i mevzuat dahilinde hareket ederek, şüphelinin en kısa sürede müdafi ile görüşmesine imkan sağlayacak tedbirleri alması, Avukatların, Kolluk Birimlerinde görevlerini yerine getirmeleri esnasında, kamu idaresi bütçesi dahilinde, kendilerine bekleyebilecekleri uygun bir yerin tahsis edilmesi adına gerekli tedbirlerin alınması, hususlarında İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığınca bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve İçişleri Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/