onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, imar kirliliğine neden olma suçu kapsamında sanığın mahkumiyetine ilişkin bir hukuki değerlendirme içermektedir. İlk Derece Mahkemesi, sanığın ruhsata aykırı inşaat yaptığı iddiasıyla beraat kararı verirken, Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusu üzerine bu kararı kaldırarak sanığın mahkumiyetine hükmetmiştir. Mahkeme, sanığın eyleminin imar kirliliği oluşturduğunu ve bu eylemin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda saptandığını belirtmiştir.

Temyiz aşamasında sanık, üzerine atılı suçu işlemediğini ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini savunmuş, ancak Yargıtay, sanığın temyiz sebeplerinin yerinde görülmediğini ifade etmiştir. Yargıtay, sanığın eyleminin suç tipine uyduğunu ve mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu belirterek, temyiz istemini reddetmiştir. Sonuç olarak, sanığın mahkumiyetine dair karar onanmış ve dosya ilgili mahkemelere tevdi edilmiştir. Bu karar, imar kirliliği suçunun ciddiyetini ve hukukun uygulanabilirliğini vurgulamaktadır.

4. Ceza Dairesi         2022/6233 E.  ,  2024/8833 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SAYISI : 2021/1800 E., 2021/2444 K.
    SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
    HÜKÜM : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    1. Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 15.02.2021 tarihli ve 2020/336 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
    2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusu üzerine hüküm kaldırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin birinci, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanığın temyiz isteğinin kısaca; üzerine atılı suçu işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Temyizin kapsamına göre;
    A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
    Sanığın ruhsata aykırı olarak inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olduğu iddia olunmuş, İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine karar verilmiştir.
    B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
    İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, hüküm kaldırılarak sanığın ruhsata aykırı olarak inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE
    5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddeleri kapsamında sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri yönünden:
    Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
    5271 Sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede:
    Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
    Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
    Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
    V. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    Oy birliğiyle, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.