|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atılan bir taşınmazın bedelinin tahsili konusunda davacı ile davalı idare arasında yaşanan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı idare vekili bu kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddederek, taşınmazın değerinin belirlenmesinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulandığını ve emsal değerlendirmesinin doğru yapıldığını belirtmiştir.
Temyiz aşamasında, davalı idare vekili, taşınmaza el atıldığına dair delil bulunmadığını ve tazminat bedelinin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Yargıtay, bilirkişi raporundaki değer kaybı hesaplamalarının eksik olduğunu ve taşınmaz üzerindeki yapının durumu ile ilgili çelişkilerin giderilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi’nin kararı bozulmuştur. Bu durum, taşınmazın değerinin doğru bir şekilde belirlenmesi için gerekli incelemelerin yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/11854 E. , 2024/10543 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/984 Esas, 2024/1517 Karar
DAVA TARİHİ : 22.05.2023
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/267 Esas, 2024/99 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Bursa ili, …, Selamet Mahallesi 1158 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imarda kamuya tahsisli olduğunu, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğini belirterek kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu taşınmaza belediye tarafından el atıldığı yönünde delil bulunmadığını, tazminat bedelinin yüksek olduğunu, emsal değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazda davacıların fiili kullanımlarının devam ettiğini, taşınmaz üzerinde bulunan yapının metruk hâlde olduğunu, belirlenen değer düşüklüğü oranının çok düşük olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesinin yerinde olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerinde bulunan yapıya ise aynı Kanun gereği resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde ve bedelinin sorumlu idare olan davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizli bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idarece dava konusu taşınmaza el atıldığına dair delil bulunmadığını, uygun emsal incelemesi yapılmadığını ve tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, öne sürmüş oldukları esasa etkili istinaf sebepleri kapsamında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin reddedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmaz üzerindeki yapıdan %70 oranında değer kaybı hesaplanacağı belirtildikten sonra %50 oranında değer kaybı hesaplandığı anlaşıldığından, yapının yaşı net olarak tespit edilip, metruk durumda olduğu iddiası gözetilerek rapordaki çelişki giderilmek suretiyle yapı için yıpranma oranı belirlenmesi gerekirken eksik incleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerkmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.