onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, İzmit Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (İzgaz A.Ş.) tarafından alınan kredinin amacına uygun kullanılmaması ve zamanında ödenmemesi nedeniyle Hazine’nin uğradığı zararların tazmini istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar vermiştir. Ancak, davalıların doğrudan davacıya zarar verme eylemlerinin kanıtlanamadığı belirtilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararında tespit edilen hataların giderilmesi gerektiğini vurgulayarak, davalıların vekalet ücretine ilişkin itirazlarını kabul etmiştir. Mahkeme, davanın reddine dair yeniden hüküm kurulması gerektiğine karar vermiştir. Bu bağlamda, davanın konusuz kalması yerine, davalıların sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, davalıların eylemleri nedeniyle doğrudan zarar verme durumunun kanıtlanamaması, davanın reddine sebep olmuştur. Ancak, mahkemece vekalet ücreti hususunda yapılan hatalar, davalıların lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi gibi durumlar, istinaf itirazlarının kabul edilmesine yol açmıştır.

4. Hukuk Dairesi         2021/26642 E.  ,  2024/2020 K.

    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
    EK KARAR TARİHLERİ : 28.10.2021, 28.10.2021, 04.11.2021
    SAYISI : 2021/1034 E., 2021/904 K.
    DAVALILAR : 1-…, 2-…, 3-…,
    4-…, 5-…, 6-…,
    7-…, 8-İzmit Atık ve Artıkları Yakma ve Değerlendirme A.Ş. (İzaydaş A.Ş.), 9-Davalı …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos.Hiz.Gıda ve İhtiyaç mad. Paz ve Tic.AŞ
    (Belde AŞ) vekilleri Avukat …
    DAHİLİ DAVALILAR : … mirasçıları; 10-…, 11-… vekilleri Avukat …
    DAHİLİ DAVALILAR : … mirasçıları; 12-…, 13-… 14-… vekilleri Avukat …
    DAHİLİ DAVALILAR : … mirasçıları; 15-…, 16-…ekilleri Avukat …
    DAHİLİ DAVALI : 17-… vekili Avukat …
    DAVA TARİHİ : 11.07.2002
    HÜKÜM : Davanın Reddi, Karar Verilmesine Yer Olmadığına
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2002/611 E., 2021/87 K.

    Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili, davalı … vekili, davalı … Kulevekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … mirasçıları (dahili davalılar …, …), …, …, …, … mirasçıları (dahili davalılar …, …, …), …, …, …, İzmit Atık ve Atıkları Yak. ve Değ. A.Ş. (İzaydaş), …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.), … mirasçıları (dahili davalı …, …) dahili davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.02.2021 tarih ve 2002/611 Esas, 2021/87 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı … vekili, davalı … Kulevekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş) vekili, davalı … mirasçıları (dahili davalılar …, …), …, …, …, … mirasçıları (dahili davalılar …, …, …), …, …, …, İzmit Atık ve Atıkları Yak. ve Değ. A.Ş. (İzaydaş), … mirasçıları (dahili davalı …, …) dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı İzmit Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin (İzgaz A.Ş.) İzmit doğalgaz projesinin finansmanı amacıyla Banque W0rms liderliğindeki bankalar konsorsiyumundan Hazine garantisi altında 692.368.029,12 FF tutarında kredi sağladığını, sağlanan kredinin bir bölümünün amacına uygun kullanılmaması nedeniyle Hazine zararının meydana geldiğini, ayrıca vadesinde ödenemeyen kredi taksitlerinin Hazine’ye zamanında bildirilmemesi nedeniyle Hazine’nin kreditör bankalara 172.136,19 FF gecikme faizi ödemek zorunda kaldığını, dolayısıyla haksız ödemeler ve gecikme faizleri nedeniyle oluşan Hazine zararının toplam 122.939.021,19 FF olup, euro cinsinden karşılığının 18.741.932,96 Euro olduğunu, İzgaz A.Ş. ile birlikte yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile genel müdürünün, ayrıca İzgaz AŞ’nin ortakları olan İzaydaş A.Ş. ve Belde A.Ş.’nin atamış oldukları yönetim kurulu üyelerinin işlemiş oldukları fiillerden dolayı Hazine zararından sorumlu olduklarını beyan ederek; fazlaya ilişkin haklar ile vadesi geçmiş borçlardan kaynaklanan Hazine alacaklarına fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; yüklenici firmalara yapılan haksız ödemeler ile kredi gecikme faizleri toplamından oluşan 18.741.952,96 Euro Hazine zararının tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığının, haksız ödemelerin yapıldığı tarihlerden tahsil tarihine kadar geçen dönem için devlet bankalarınca bir yıl vadeli Euro cinsinden mevduata uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplanacak miktarın tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığı ile birlikte yasal sorumlulukları dahilinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı İzmit Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (İzgaz A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; davanın ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davacı taraf iddialarının Başbakanlık Teftiş Kurulu raporu ile bu raporun tekrarı niteliğindeki Hazine Kontrolörleri raporuna dayandığını, söz konusu raporların yasal dayanaktan yoksun, çelişkili, önyargılı ve siyasi mülahazalarla düzenlenmiş olduklarını, İzgaz AŞ’nin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, dolayısıyla sadece Ticaret Bakanlığı müfettişlerince denetlenebileceğini, şirketin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından denetlendiğini ve düzenlenen raporda ilgililerin her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna ulaşıldığının bildirildiğini, davaya dayanak yapılan raporlarda ise teknik zorunlulukların yol açtığı maliyet farklarının objektif olarak hesaplanmadığını, İzgaz AŞ’nin Devlet İhale Kanunu’na tabi olmamasına rağmen 4 ayrı firmadan teklif alındığını, mali koşullar nedeniyle %100 dış kaynak sağlayan konsorsiyumun tercih edilmiş olduğunu, projenin Eskişehir ve Bursa projelerine göre önemli teknik üstünlükleri olup, maliyet açısından bu projelerle karşılaştırılamayacağını, ayrıca bazı şirketlere ortak olan Botaş’ın, İzgaz AŞ’nin projesine ortak olmamasının maliyetleri etkileyen önemli bir etken olduğu hususunun dikkate alınmadığını, davacının bir zararı bulunmadığını, çünkü ödemiş olduğu kredi taksit ve gecikme zamlarının belediyenin vergi gelirleri paylarından kesilmekte olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

    Davalılardan … cevap dilekçesinde; davanın ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, şirketin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından denetlendiğini ve düzenlenen raporda ilgililerin her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varıldığını, raporlarda teknik zorunlulukların yol açtığı maliyet farklarının objektif olarak hesaplanmadığını, bazı şirketlere ortak olan Botaş’ın, İzgaz AŞ.’ye ortak olmamasının maliyetleri etkileyen önemli bir etken olduğu hususunun dikkate alınmadığını, davacı idarenin bir zararı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

    Davalılardan … cevap dilekçesinde; davacı … Müsteşarlığının ödemiş olduğu kredi taksit ve gecikme zamlarının belediye vergi gelirleri paylarından kesilmekte olduğunu, aynı meblağlar için alacak davası açmanın mükerrer talep olduğunu, projenin Eskişehir ve Bursa projelerine göre önemli teknik üstünlükleri olup maliyet açısından bu projelerle karşılaştırılamayacağını, şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun ancak şirket genel kuruluna karşı söz konusu olabileceğini, şirket genel kurul toplantılarında ibra edilmiş olduklarını, hak ediş raporlarının teknik işlerden olup, ilgili genel müdür yardımcısı ve genel müdürün onayı ile kesinleştiğini, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin bu konuda görevli ve yetkili olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

    Davalılar …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.), İzmit Atık ve Artıkları Yakma ve Değerlendirme A.Ş. (İzaydaş A.Ş.), …, …, …, …, …, …, Şeref Şenerter, … ve … cevap dilekçesinde; davacı idarenin ödemiş olduğu kredi taksit ve gecikme zamlarının belediye vergi gelirleri paylarından kesilmekte olduğunu, aynı meblağlar için alacak davası açmanın mükerrer talep olduğunu, uygulama sözleşmesinin bir özel hukuk sözleşmesi olup, davacı tarafla ilgili bir yönünün olmadığını, gerçekleşmiş bir şirket zararının bulunmadığını, bu hususun gerek İçişleri Bakanlığı, gerekse Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettiş raporları ile de sabit olduğunu, şirket yetkili organlarının suçtan zarar gören sıfatıyla yaptıkları bir suç duyurusunun olmadığını, zarar gören şirketin zarar iddiası olmadığına göre hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçunun işlenmiş olmasının söz konusu olamayacağını, haksız fiil nedeniyle yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve azınlık ortaklara doğrudan dava açılamayacağını, uyuşmazlığın kredi kullanan İzgaz A.Ş. ile davacı idare arasında olduğunu, dolayısıyla husumetin İzgaz A.Ş.’ye yöneltilmesi gerektiğini, davaya dayanak teşkil eden Başbakanlık raporunun 25.06.1999 tarihli olması nedeniyle zararın bu tarih itibarıyla öğrenilmiş olacağını, dolayısıyla davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğunu, doğalgaz projesinde tüm özen ve ihtimamın gösterilmiş olduğunu, ilgili bakanlık ve diğer kamu kurumlarının olumlu görüş verdiğini, projenin Eskişehir ve Bursa projelerine göre önemli teknik üstünlükleri olup, maliyet açısından bu projelerle karşılaştırılamayacağını, şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun ancak şirket genel kuruluna karşı söz konusu olabileceğini, şirket genel kurul toplantılarında ibra edilmiş olduklarını, hak ediş raporlarının teknik işlerden olup, ilgili genel müdür yardımcısı ve genel müdürün onayı ile kesinleştiğini, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin bu konuda görevli ve yetkili olmadıklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir.

    Davalılardan … ve davalı … ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın dayanağı olan Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Hazine raporlarının yasal dayanaktan yoksun, siyasi mülahazalarla hazırlanmış, taraflı, eksik ve yoruma dayalı raporlar olduklarını, raporlarda teknik zorunlulukların yol açtığı maliyet farklarının objektif olarak hesaplanmamış olduğunu, İzgaz A.Ş’nin sadece Ticaret Bakanlığı müfettişlerince denetlenebileceğini, İzgaz A.Ş.’nin Devlet İhale Kanunu’na tabi olmadığını, buna rağmen 4 ayrı firmadan teklif alındığını, koşullar nedeniyle %100 dış kaynak sağlayan konsorsiyumun tercih edilmiş olduğunu, davacı tarafın uğramış olduğu bir zararın söz konusu olmadığını, ayrıca İzgaz A.Ş.’nin yönetici ve denetçilerinin kusurları nedeniyle zarar etmiş olmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.

    Davalılardan … cevap dilekçesinde; 31.03.1993 ile 17.11.1994 tarihleri arasında İzgaz A.Ş. yönetim kurulu üyesi olduğunu, sadece 30.06.1994 tarihinde imzalanan uygulama sözleşmesinin yapılması hususunda alınan yönetim kurulu kararında imzasının bulunduğunu, söz konusu kararda tüm yetkinin yönetim kurulu başkanı Sefa Sirmen’e verilmiş olduğunu, sözleşmeyi takip eden 17.11.1994 tarihinde de yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmış olduğunu, uygulama aşamasında bahsi geçen haksız ödemelerin yapılmasına karar verildiği ve ödemelerin yapıldığı tarihlerde yönetim kurulu üyesi olmadığını, bu sebeple davada taraf olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

    Davalılardan … cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, 29.11.1994 ile 28.07.1997 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğunu, göreve başlamadan önce ihale ve uygulama sözleşmesinin yapılmış olduğunu, görev süresi içerisinde şirketi zarara uğratacak kusurlu bir eyleminin olmadığını, yönetim kurulunun genel müdüre temsil yetkisi vermiş olduğunu, hak edişlerin hazırlanması ve ödemelerin yapılması işlemlerinin yönetim kurulunun görevi olmadığını, yönetim kurulu başkanı ve murahhas azaya tek başına imza yetkisi verilmiş olduğunu, yönetim kurulu tarafından yetki verilen kişilerin hatalarından sorumlu tutulamayacağını, şirketin her hangi bir zararının olmadığını, davacı tarafın alacaklarının teminata bağlanmış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

    Davalılardan … vekili tarihli cevap dilekçesinde; kefalet sözleşmesinin kredi devralma-ikraz anlaşmasına dönüştürülmesi ve usule ilişkin yetki itirazları olduğunu, davacı … alacaklarını yeteri kadar teminata kavuşturulmuş, kendi iradesi ile ikraz anlaşmasına dönüştürülmüş ve bir kısım ödemelerin hazine hesaplarına intikal etmiş olduğunu, tüm bu durumlar ortada iken dava açmasının çifte talep olup usule ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; “…son bilirkişi raporunda yer alan davaya konu edilen tazminat miktarının dava dışı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından ödendiğine dair açıklama gereği davanın konusuz kalma durumu bakımından açıklama yapmak gerekecektir. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı İ.B.K). Ne var ki dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2018/6133, Karar No: 2018/13214 sayılı kararı)

    Mahkememizce yapılan tahkikatla toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, ceza yargılamasındaki maddi vakıa kabulüyle hukuk hakiminin bağlı olacağına dair usul ilkesi, ceza yargılaması sonrasında verilen kararlar ve bu kararlara dayanak delillerle bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu edilen zarar iddiası bakımından Kredi veren bankalara taksitlerin (21.08.1995/20.08.1996 döneminde) zamanında ödenmemesi sebebiyle hazinenin 172.136.19 FF (26.241.99 Euro)gecikme faizi ödediği, dava dosyasına hazine vekilince son sunulan 27.11.2020 tarihli dilekçe ekindeki çizelgenin incelenmesinde hazinenin 1996/2019 döneminde Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden 1.539.419.568,36 TL tahsil ettiği, tahsilatın devam ettiği anlaşıldığından davacı zararının kalmadığının ve mahkememizin 2006/246 Esas sayılı dosyasında dava dışı KBB lehine karar verilmiş olduğunun anlaşılmış olması nedeniyle davanın bu şekilde konusuz kaldığı kanaatine varılarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Dahili davalı … bakımından ise muris …’le davalının 09.01.2006 tarihinde boşandığı, davalı murisin ise 22.07.2006 tarihinde vefat ettiği, ölüm sırasında dahili davalının eş sıfatının bulunmadığı ve mirasçı olmasının mümkün olmadığı değerlendirilmesiyle dahili davalı … bakımından pasif husumet eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

    Davanın açılmasına sebebiyet verme ve davanın açılmasındaki haklılık boyutu bakımından ise M. Sefa Sirmen haricinde olay nedeniyle ceza yargılamasında davalılar bakımından herhangi bir mahkumiyet kararı verilmediği gibi hem ceza hem de mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporlarında davalıların aleyhine kusur, eylem, görevi ihmal isnadı içeren uzman bilirkişi tespitinin olmaması, davalı … bakımından ise yukarıda yer verilen Kocaeli 1. ACM 2014/217 Esas sayılı dosya nedeniyle ceza mahkemesindeki maddi vakıa kabulü ve karara dayanak bilirkişi raporu, ceza mahkemesinin “5393 sayılı Belediye Kanunun Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri Başlıklı 38. maddesinin a fıkrasındaki “Belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak”, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun Büyükşehir Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri Başlıklı 18. maddesinin de a fıkrasındaki “Belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, beldenin ve belediyenin hak ve menfaatlerini koruması” gerektiğine dair düzenlemeler ile kurumun paraları üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediği” şeklindeki olumsuz maddi eylem kabulü bulunuyor olması, bu kabulle hukuk hakiminin bağlılığı, dava konusuz kalmış olsa da adı geçen davalının ihmali eyleme dair ceza yargılaması maddi vakıa kabulü nedeniyle yargılama masrafı vekalet ücretinden davalı …’in sorumlu olması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. …” gerekçesiyle,
    “… 1-Dahili davalı … bakımından pasif husumet eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,
    2-Diğer davalılar bakımından dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına,…” karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili ile davalı …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.) vekili ile davalı … mirasçıları (dahili davalılar …, …), …, …, …, … mirasçıları (dahili davalılar …, …, …), …, …, …, İzmit Atık ve Atıkları Yak. ve Değ. A.Ş. (İzaydaş), …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.), … mirasçıları (dahili davalı …, …) dahili davalı … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ceza yargılamasında verilen beraat kararlarının hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ile 13.880,10 TL yargılama giderinin davalılardan sadece M.Sefa Sirmen’den alınmasına karar verilmesi ile diğer davalıların sorumluluklarının dikakte alınmamasının hatalı olduğunu, İzgaz A.Ş’nin diğer tüm davalılar ile birlikte davanın açılmasına ve hazine zararına sebebiyet verdiğini, İzgaz A.Ş ile tüm davalıların yargılama giderlerinden sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

    Davalılardan … vekili istinaf dilekçesinde; davalılardan T.Metin Alan’ın bilirkişi raporlarında kamuyu zarara uğratma yönünde kusurlu bir eyleminin tespit edilmediğini, ceza dosyasındaki beraat kararının zamanaşımı bakımından bozulduğunu, bu nedenle davanın konusuz kalmasına değil reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde dahi kendileri yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.

    Davalılardan … vekili istinaf dilekçesinde; davalının bilirkişi raporlarında kamuyu zarara uğratma yönünde kusurlu bir eyleminin tespit edilmediğini, ceza dosyasındaki beraat kararının zamanaşımı bakımından bozulduğunu, bu nedenle davanın konusuz kalmasına değil reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde dahi kendileri yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.

    Davalılardan … vekili istinaf dilekçesinde; davalının hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davanın açılmasına neden olmadığını, bu nedenle davanın reddi ile davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

    Davalılardan … vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının ceza yargılamasında beraat etmiş olduğunu belirtmiştir.

    Davalılardan … vekili istinaf dilekçesinde; davalının kamuyu zarara uğrattığı yönünde her hangi bir işlemin tespit edilemediğini, yaklaşık 20 yıllık süreçte davalının maddi ve manevi olarak yıprandığını belirterek davanın reddi ile kendileri yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

    Davalılardan … vekili istinaf dilekçesinde; davacı hazinenin kefil konumunda olup davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, hazinenin zarara uğramadığını, davanın esastan reddi gerektiğini, varsa asıl zarar görenin hazine değil İzgaz A.Ş veya Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olduğunu, hazinenin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi aleyhine 2002/630 Esas sayılı davayı açmış olduğunu ve çalışanlardan alacak talebinin mükerrer olduğunu, varsa asıl zarar görenin İzgaz A.Ş olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmasının usulsüz ve yersiz olduğunu, haksız eylemin unsurlarının gerçekleşmediğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının haksız olarak reddedildiğini, oysaki 1 yıllık zamanaşımı itirazlarının dolduğunu, davalının ceza mahkemesinde aynı eylem nedeniyle mükerrer olarak yargılandığını, hazineye karşı işlenmiş bir haksız eylem bulunmadığını, hükmün tamamlanması istemlerinin haksız olarak reddedildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

    Davalı … mirasçıları (dahili davalılar …, …), …, …, …, … mirasçıları (dahili davalılar …, …, …, …, …, …, İzmit Atık ve Atıkları Yak. ve Değ. A.Ş. (İzaydaş), …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.), … mirasçıları (dahili davalı …, …) dahili davalı … vekili istinaf dilekçesinde; davacı hazinenin kefil konumunda olup davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, hazinenin zarara uğramadığını, davanın esastan reddi gerektiğini, varsa asıl zarar görenin hazine değil İzgaz A.Ş veya Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olduğunu, hazinenin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi aleyhine 2002/630 Esas sayılı davayı açmış olduğunu ve çalışanlardan alacak talebinin mükerrer olduğunu, varsa asıl zarar görenin İzgaz A.Ş olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmasının usulsüz ve yersiz olduğunu, haksız eylemin unsurlarının gerçekleşmediğini, 1 yıllık zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının haksız olarak reddedildiğini, hazineye karşı işlenmiş bir haksız eylem bulunmadığını, hükmün tamamlanması istemlerinin haksız olarak reddedildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; “… Dava, kurum zararı istemine ilişkin olup, davacı ile davalılardan İzgaz A.Ş arasında imzalanmış kefalet sözleşmesinden kaynaklı alacakların dava edilmediği, yargılama aşamasında davacı vekili tarafından bildirilmiştir. Davalı gerçek kişiler Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İzgaz A.Ş’nin çalışanları konumunda olup eylemleri nedeniyle anılan kurumlara karşı sorumluluklarının doğabileceği açıktır. Mahkemenin kararında belirtilen Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/217 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararında da açıklanan olgular belirtilmiştir. Dosya kapsamından ise, bir kısım davalılar aleyhine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından açılmış bir tazminat davasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda; davalıların doğrudan davacı … aleyhine zararlandırıcı eylemde bulundukları kanıtlanamadığından davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemece yukarıda açıklanan olgular gözetilerek kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına dair hüküm kurulması, ayrıca hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 13/4. maddesi uyarınca … dışındaki davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken hükmedilmemiş olması hatalı olduğundan davalıların vekillerinin bu hususlara değinen istinaf itirazları yerinde görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin kararında tespit edilen ve yukarıda belirtilen hataların giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 s. HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf yoluna başvuran davalılar bakımından davanın reddine dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir …” gerekçesiyle,
    “… 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine,
    A) Davacı … harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
    B) Davacının yaptığı istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
    2- Davalılardan … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, M.Sefa Sirmen vekili ile … mirasçıları ve diğerleri vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.02.2021 tarih ve 2002/611 Esas, 2021/87 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
    3-HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,
    A) Davalılardan … bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,
    B) Davalılardan İzgaz A.Ş, Belde A.Ş ve … bakımından karar verilmesine yer olmadığına,
    C) Diğer davalılar bakımından davanın reddine …” karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.) vekili, davalı … mirasçıları (dahili davalılar …, …), …, …, …, … mirasçıları (dahili davalılar …, …, …), …, …, …, İzmit Atık ve Atıkları Yak. ve Değ. A.Ş. (İzaydaş), … mirasçıları (dahili davalı …, …) dahili davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesi ve yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları gözetildiğinde davalıların haksız eylem ve işlemleri ile hazine zararına sebebiyet verdiklerini, ceza yargılaması neticesinde verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlamayacağını, kusur araştırması yapılıp kusurları oranında davalıların sorumluluğuna göre karar verilmesi gerekirken Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/217 Esas 2015/44 Karar sayılı kararda açıklanan olgular nedeniyle davalıların hazine zararına sebebiyet verdiklerinin ispatlanamadığı yönündeki tespitleri ile davanın reddine yönelik verilen hükümleri kabul etmediklerini, davanın haklılığı açıkça ispatlandığı halde reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İzgaz’dan yapılan ödemeler nedeniyle hazine zararının kalmadığı gerekçesi ile İzgaz A.Ş. Belde A.Ş. ve … hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davanın açılmasına sebebiyet veren taraf aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesinim hakkaniyet ve hukukun ilkeleri ile bağdaşmadığını, Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği tüzel kişiliği bulunan borç ve sorumluluk altına giren şirketlerin davalı idare lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinden diğer davalılar ile birlikte müteselsilen ve müştereken sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili açısından talebin reddine karar verilmesine rağmen davanın açılmasına neden olmayan davalı açısından vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerekirken bunun maktu olarak hesaplanmasının ve davalılar lehine tek vekalet ücreti verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili açısından talebin reddine karar verilmesine rağmen davanın açılmasına neden olmayan davalı açısından vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerekirken bunun maktu ve tek olarak hesaplanmasının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararında davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş ve kabul edilen davacı talebi açısından 305.332.864,54 TL tutarında davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, istinaf aşamasında hükmün bu kısmı kaldırılmadığını ve davacının bunu tahsil edebileceğini, müvekkili açısından talebin reddine karar verilmesine rağmen davanın açılmasına neden olmayan davalı açısından vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerekirken bunun maktu olarak hesaplanmasının, tek vekalet ücreti verilmesinin, davanın alacak davası olması nedeniyle usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; davacı idarenin kötü niyetle ve haksız yere dava açması ve 21 yıl süre ile sürdürmesi durumu da gözetilerek; HMK.’nın 329/1 md. uyarınca yargılama giderlerine ve diğer tarafın vekili ile aralarında kararlaştırılan vekalet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkum edilmesine ilişkin hüküm uygulanarak, bu bağlamda karar tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesine göre; dava değerine göre hesaplanacak ret vekalet ücreti kadar ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; davanın kurum zararına dayalı alacak davası olup, davanın reddi halinde nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini, aynı zarar ve alacakla ilgili olarak aynı kişiler hakkında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı davada, Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği 26.11.2020 tarih, 2006/246 E. 2020/298 K. sayılı ilamda davalılardan … yönünden nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, bu kez aynı zarar aynı alacakla ilgili olarak görülen iş bu davada dava reddedilmesine rağmen, dava değeri gözetilmeksizin maktu ve tek vekalet ücretine hükmedilmesinin Anayasa ve kanuna açıkça aykırı olduğunu, ‘haksız yere” dava açan davacıya karşılık HMK m. 329/1 maddesi işletilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    Davalı … vekili asıl karara karşı temyiz dilekçesinde; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince dava reddedilmesine rağmen dava değeri gözetilmeden nispi yerine, haklarındaki dava reddedilen büyük bir kısım davalılar yönünden tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yolundaki kararın yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

    Davalı …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.) vekili temyiz dilekçesinde; istinafa cevap dilekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinafa başvurdukları halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinafa başvurmadıklarına dair hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek hükmün temyizen bozulması veya sonucu itibariyle düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    Davalı … mirasçıları (dahili davalılar …, …), …, …, …, … mirasçıları (dahili davalılar …, …, …, …, …, …, İzmit Atık ve Atıkları Yak. ve Değ. A.Ş. (İzaydaş), …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.), … mirasçıları (dahili davalı …, …) dahili davalı … vekili Avukat …… temyiz dilekçesinde; davalılar yönünden ayrı ayrı ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu ve tek vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davalı İzmit Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin (İzgaz A.Ş.) İzmit doğalgaz projesinin finansmanı amacıyla bankalar konsorsiyumundan Hazine garantisi altında alınan kullandığı kredinin bir bölümünün amacına uygun kullanılmaması ve kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle Hazinenin gecikme faizi ödemek zorunda kalması nedeniyle oluşan kurum zararının davalılardan tazmini istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu 41 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    Davalı …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.) vekilinin hükmün tamamlanması talebinin reddine dair kararı HMK.’nın 305. maddesi kapsamında doğru olmakla birlikte davalı vekilinin gerçek iradesinin istinaf dilekçesinin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmeden verilen Bölge Adliye Mahkemesi asıl kararının temyizen incelenmesi olduğu değerlendirilmekle, asıl kararın temyiz incelemesine geçildi.

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da; “ …yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği…’’ vurgulanmıştır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.

    6100 sayılı HMK.’nun 359. maddesi “ (1) Karar aşağıdaki hususları içerir:
    a) Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları.
    b) Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.
    c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti.
    ç) İlk derece mahkemesi kararının özeti.
    d) İleri sürülen istinaf sebepleri.
    e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.
    f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.
    g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları.
    ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
    (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
    (3) (Ek:22.07.2020-7251/38 md.) Bölge adliye mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir.” şeklinde düzenleme içermektedir.
    360. maddesi ise “(1) Bu Bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.” hükmünü içermektedir.
    Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.) vekilinin 21.06.2021 tarihli dilekçesinde davacı taraf istinaf taleplerine cevap verirken diğer davalılarla birlikte davalı …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.) yönünden de istinaf taleplerini dosyaya sunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince diğer davalıların istinaf talepleri incelenerek karara bağlandığı halde adı geçen davalının istinaf taleplerinin incelenmediği anlaşılmaktadır. Bu durum, Kanun’un emredici hükmüne aykırı olduğu gibi davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkını ihlal eder nitelikte olup davalı …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.) vekilinin istinaf dilekçesi incelenip karara bağlanmak üzere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

    2. Bozma neden ve kapsamına göre davacı vekili ile diğer davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına.

    VI. KARAR
    1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı …zel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sos. Hiz. Gıda ve İhtiyaç Mad. Pazarlama Tic. A.Ş. (Belde A.Ş.) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacı vekili ile diğer davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

    Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalılara iadesine,

    Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.