onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı şirketin, trafik kazası sonucu sigortalısına ödediği tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı, 6111 sayılı Yasa ve 2918 sayılı Yasa’nın ilgili maddeleri gereğince, trafik kazası sonrası tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini savunmuştur. Davalı vekili ise, SGK’nın tedavi giderlerini karşılamadığını ve davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme, ilk olarak davanın reddine karar vermiş, ancak Yargıtay’ın bozma kararının ardından yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile 11.155,83 TL’nin davacıya ödenmesine hükmetmiştir. Yargıtay, SGK’nın sorumluluğunun, kazazedenin tedavi giderlerinin gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartına bağlı olduğunu belirtmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek, mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğunu onamıştır. Bu durum, trafik kazaları sonrası tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması ve özel sağlık sigortalarının rolü açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

4. Hukuk Dairesi         2022/7989 E.  ,  2024/1848 K.

    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ : Ankara Asliye 20. Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/98 Esas-2022/114 Karar
    DAVA TARİHİ : 17.02.2014
    HÜKÜM/KARAR : Kabul

    Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı …’in müvekkili şirket nezdinde sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, 28.06.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle yaralandığını ve sigortalının tedavi gideri olarak 6.351,30 TL’nin 13.08.2012 tarihinde, 4.804,53 TL’nin 23.08.2012 tarihinde olmak üzere toplam 11.155,83 TL’nin müvekkili tarafından ödendiğini, 25.01.2011 tarihli ve 27857 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa’nın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Yasa’nın 98. maddesine göre trafik kazaları nedeni ile meydana gelen tedavi giderlerinin tedavi gören kişinin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını, bu nedenle tedavi giderlerinden doğan sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna geçtiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.155,83 TL’nin ödeme tarihi olan 23.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6111 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Kanun’un 98 inci maddesi, aynı kanunun Geçici 1 inci maddesi, Hazine Müsteşarlığında 27.08.2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrası, aynı Yönetmelik’in Geçici 1 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak kurum kayıtları üzerinde yapılan incelemede anılan şahsın herhangi bir başvurusunun bulunmadığının tespit edildiğini, 28.6.2012 tarihli trafik kazası sonrasında kurum tarafından Mustafa Bilgen adına sağlık hizmet sunucularına ödenen tedavi giderlerini gösterir medula dökümlerinin dosyaya sunulduğunu, bahsedilen yasal düzenlemeler nedeniyle Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında kurumca karşılanmakta olduğunu, işgöremezlik maddi, manevi tazminat ve bakıcı giderleri gibi kurumca karşılanmayan talepler için sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiğini, anılan şahsa yapılan tedavi giderlerinin niteliği ve bahsi geçen trafik kazasından kaynaklı yapılmış tedavi giderleri olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

    III. MAHKEME KARARI
    1-Ankara 3. İş Mahkemesinin 20.04.2016 tarih ve 2014/386-2016/186 sayılı kararı ile davacı şirketin özel sağlık sigortası kapsamında sigortalılarına ödediği tedavi giderlerini kurumdan talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    1-Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    2-Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/13696, 2016/15283 sayılı ilamı ile; görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. Maddesinin 1.fıkrasında, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağının düzenlendiği, somut olayda, davacı şirketin dava dışı …’in geçirdiği trafik kazası nedeniyle hastanede yapılan tedavi harcamasının bedelini Kurumdan talep ettiği, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi gözetildiğinde; dava konusu uyuşmazlık, iş mahkemelerinin görev alanına girmemekte olup, genel mahkemelerde görülmesi gerektiği değerlendirilerek bozma kararı verilmiştir.

    B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.01.2019 tarih,2017/450-2019/12 sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile 600,81 TL davacı alacağının ödeme tarihi olan 23.08.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

    C. İkinci Bozma Kararı
    1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.10.2020 tarih ve 2019/1702, 2020/5463 sayılı ilamı ile davalı SGK vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle miktardan reddine karar verilerek, “kanun gereği kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavinin-gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile davalı … Başkanlığının sorumluluğunda olduğunun, bunun aksine Yönetmelik hükmüne itibar edilemeyeceğinin kabulü ile bu doğrultuda bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı hukuki değerlendirme ve eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş” kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak ve bozma içeriği de nazara alınarak kanun gereği kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavinin gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile davalı … Başkanlığının sorumluluğunda olduğu, bunun aksine yönetmelik hükmüne itibar edilmemesi gerektiği gerekçesi ile bu bozma doğrultusunda bilirkişi heyetinden alınan 30.11.2021 tarihli ek rapor ile SGK tarafından ödenmesi talep edilen toplam tutarın 11.155,83 TL olduğu, yaralanmanın boyutu ile uygulanan tedavi ve tıbbi malzemelerin uyumlu olduğunun bildirildiği, mahkemece bu rapor karara esas alınarak bozma ilamı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 11.155,83 TL’nin davacı … şirketinin ödeme tarihi olan 23.08.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuran
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 6111 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sırasında zorunlu mali mesuliyet sigortaları yönünden kuruma tedavi giderlerinin karşılanması için belli bir pay ayrılacağı da belirtilmiş ise de, özel sigortalar yönünden böyle bir hüküm düzenlenmediği, Trafik kazası sonrasında özel sağlık sigortalarından yapılan tedavilerin müvekkil Kurumdan talep edilebilmesi ve SGK Başkanlığınca SUT hükümlerine göre ödenmesi gerektiğinin kabulü halinde dahi, sigorta şirketlerinin özel sağlık sigortası kapsamında aldıkları primler nedeniyle sebepsiz zenginleşmeleri sonucunun ortaya çıkacağı açık iken SUT hükümleri gözetilmeksizin tüm tedavi giderlerinin Kurumca ödeneceğini düşünmenin yasanın amacına aykırılık teşkil edeceği, kazazedenin trafik kazası sonrası tedavi giderlerinin karşılanması hususunda müvekkil Kuruma herhangi bir başvurusunun bulunmadığını kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu belirtmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı … tarafından sağlık sigorta poliçesi kapsamında trafik kazası sonucu vücut bütünlüğünün zarar görmesi nedeni ile tedavi gideri olarak dava dışı sigortalısına ödenen sağlık hizmet bedellerinin davalı SGK’dan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK’nun 428. vd maddeleri, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesi ile değişik 98 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472 nci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına, bozma kapsamına uygun olarak doktor bilirkişiden alınan 30.11.2021 tarihli ek rapor ile 28.06.2012 tarihinde trafik kazası geçiren ve … Hastanesi’nde 28.06.2012 ve 07.07.2012 tarihlerinde trafik kazası nedeniyle tedavi gören …’in her iki yatışının trafik kazasına bağlı olduğu; SGK tarafından ödenmesi talep edilen toplam tutarın 11.155,83 TL olduğu ve yaralanmanın boyutu ile uygulanan tedavi ve tıbbi malzemelerin uyumlu olduğunun belirtilmiş olmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Dosyadaki yazılara göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    5502 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına

    Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

    21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.