|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacı yayaya çarpan aracın sürücüsü ve sahibi olan davalıların, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında tedavi giderleri ve maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumlulukları üzerinedir. İlk derece mahkemesi, davalı sürücüyü asli ve tam kusurlu bulmuş, tedavi giderleri için Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) sorumluluğunu kabul etmiştir. Davacı, 12.10.2007 tarihli kaza sonrası tedavi giderleri ve maddi tazminat talep etmiş, mahkeme bu talepleri kısmen kabul etmiştir.
Dahili davalı SGK vekili, temyiz başvurusunda bulunarak, davanın usulüne uygun açılmadığını ve zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Yargıtay, mahkeme kararının bozmaya uygun olduğunu belirterek, SGK’nın temyiz itirazlarını reddetmiştir. Karar, SGK’nın sorumluluğunun belgelendirilemeyen tedavi giderleri açısından geçerli olmadığını ve mahkemece yapılan hesaplamaların hukuka uygun olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, Yargıtay, davalıların sorumluluğunu ve tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanma durumunu netleştirerek, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Bu durum, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
4. Hukuk Dairesi 2022/9092 E. , 2024/1718 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/135 E., 2021/396 K.
DAVALILAR : 1-HDI Sigorta A.Ş. vekili Avukat …
2-… vekili Avukat …
3-…
DAHİLİ DAVALI : Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 02.12.2008
HÜKÜM/KARAR : Davalı … yönünden davanın reddine/
SGK ve … yönünden tedavi gideri talebinin
kabulüne, HDI Sigorta ve … yönünden maddi
tazminat talebinin kabulüne
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı … yönünden davanın reddine, Sosyal Güvenlik Kurumu ve … yönünden tedavi gideri talebinin kabulüne, HDI Sigorta ve … yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne
karar verilmiştir.
Mahkeme kararı dahili davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.10.2007 tarihinde davacı yayaya, davalı …’nın maliki, davalı …’in sürücüsü olduğu ve davalı … şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenlediği aracın çarpması sonucu davacının ağır yaralandığını ve malul kaldığını, tedavi giderleri yapıldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.500,00 TL maddi tazminatın 12.10.2007 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde davalılardan müşterek müteselsil tahsilini talep etmiş; dahili dava dilekçesi ile belgelendirilebilen tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’yı davaya dahil etmiş; 02.10.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 209.427,10 TL’ye, tedavi giderini 7.336,09 TL’ ya (SGK’nın tedavi giderlerinin 6.336,09 TL’sından sorumlu olacak şekilde) ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine kaza ile ilgili herhangi bir başvuru yapılmadığını, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tazminatın esasına ve faiz tarihine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kaza yapan aracın sahibi olduğunu, taraflar arasında meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bahse konu trafik kazasında davacının kusurunun da olduğunu, bu nedenle açılan davayı kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dahili Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili kurumdan hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, kurum açısından talebin zamanaşımına uğradığını, kurumun sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2008/627 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararıyla; davalı sürücü …’in asli ve tam kusurlu olduğu, kazaya karışan aracın sahibinin diğer davalı … olduğu, aracın davalı … A.Ş’ye sigortalı olup poliçe limitinin 80.000,00 TL olduğu, davacının her üç davalıya karşı açtığı maddi tazminat davasında yargılama sırasında tedavi giderlerinden SGK’nın sorumlu olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunun da dahili davalı sıfatıyla davaya alındığı, alınan Adli Tıp Raporuna göre davacının % 44,2 oranında iş gücü kaybına uğradığının tespit edildiği, davacının olay nedeni ile yaptığı tedavi giderlerinin toplam 7.336,09 TL olduğu, bunun sadece 6.336,09 TL’sinden dahili davalı SGK’nın sorumlu olduğu, tedavi giderinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığı, yapılan hesaplama neticesi 209.427,10 TL maddi zarar belirlendiği, bu miktardan da sigorta şirketinin poliçedeki limit olan 80.000,00 TL ile sorumlu olup davalı … ile davalı …’nın tümünden sorumlu olduğu, SGK’nın bu miktar için sorumlu bulunmadığı, kazanın haksız fiil teşkil etmesi nedeni ile tarafların temerrüte düşürülmelerine gerek olmadığı, faiz başlangıç tarihinin haksız fiilin işlendiği tarih olduğu” gerekçesi ile davacının manevi tazminata ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davanın kabulü ile 7.336,09 TL tedavi giderine ilişkin tazminatın davalı HDI Sigorta A.Ş. dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen (dahili davalı SGK açısından 6.336,09 TL ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihi olan 12.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 209.427,10 TL maddi zararın dahili davalı SGK dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı HDI Sigorta A.Ş. açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihi olan 12.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2019/3772 Esas 2020/5243 Karar sayılı ilamı ile ” HMUK’un 91. (HMK 309) maddesinde düzenlendiği üzere; feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Eldeki dosyada, davacı vekili temyiz aşamasında verdiği 29.07.2020 tarihi ile davalı … yönünden davadan feragat ettiğini bildirdiğinden, davanın kabulüne karar veren ilk derece mahkemesince vaki feragat nedeniyle bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile kararın bozulmasına; bozma nedenine göre davalı … ve davalı SGK vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davalı … yönünden davadan feragat edildiği dikkate alınarak, feragat nedeniyle davalı … yönünden davanın reddine, davacının manevi tazminata ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davanın kabulü ile 7.336,09 TL tedavi giderine ilişkin tazminatın davalı HDI Sigorta A.Ş. ve davalı … dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen (dahili davalı SGK açısından; 6.336,09 TL ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihi olan 12.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 209.427,10 TL maddi zararın dahili davalı SGK ve davalı … dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı HDI Sigorta A.Ş. açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihi olan 12.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı SGK vekili; görevli mahkemenin Bursa iş mahkemeleri olduğu, müvekkiline karşı usulüne uygun açılmış dava bulunmadığını, tüm deliller toplandıktan sonra davaya dahil edilmek suretiyle taraf olarak gösterilmelerinin hukuka uygun olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, doktor bilirkişi tarafından düzenlenmediğini, davaya müvekkili kurumun sebebiyet vermediğini, SGK’ ya dava açılmadan önce başvuru yapılmadığını, bu nedenle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91, 95 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı ve belgelendirilemeyen tedavi giderlerine ilişkin alınan bilirkişi raporunun hükme dayanak yapmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla; dahili davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Dahili davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
5502 sayılı Harçlar Kanunu’nun 36 ncı maddesi uyarınca dahili davalı …’ndan harç alınmamasına
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.