|
ÖZET: Bu karar, başvuranın ailesi tarafından gönderilen nevresim takımının ceza infaz kurumuna verilmemesi üzerine yapılan başvurunun reddine ilişkindir. Başvuran, nevresim takımının kendisine verilmediğini ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. İdare, başvurana daha önce bir nevresim takımı verildiğini ve dışarıdan gönderilen nevresim takımının güvenlik gerekçesiyle emanet eşya deposuna alındığını belirtmiştir.
Hukuki değerlendirmede, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 35. maddesi ve Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 15. maddesi uyarınca hükümlülerin nevresim takımı ihtiyacını iki şekilde karşılayabileceği, dışarıdan gönderilen nevresim takımının ise giyim eşyası olarak kabul edilemeyeceği ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin içtihatları doğrultusunda, başvuranın nevresim takımı talebinin ikame edilebilir nitelikte olduğu ve bu nedenle hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/11396-S.21.18334
BAŞVURU NO : 2021/9869
KARAR TARİHİ : 06/08/2021
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Kurum dışından gönderilen nevresim takımının tarafına verilmesi istemi
BAŞVURU TARİHİ : 24/05/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, ailesi tarafından 2020 yılı kurban bayramında tarafına verilmek üzere gönderilen nevresim takımının tarafına verilmediğini, nevresim takımının ceza infaz kurumunun güvenliğini tehlikeye düşürmediğini, hediye kabul etme hakkının hukuka aykırı olarak engellendiğini iddia ederek sorununun çözümünü talep etmektedir
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel
Müdürlüğünden 28/05/2021 tarihli ve -S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben anılan İdarenin 29/06/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 2.1. Anılan Kurumda barındırılan hükümlü/tutuklulara hediye olarak gönderilen eşyanın tesliminin mevzuat hükümleri uyarınca gerçekleştirildiği, 2.2. Bunun yanı sıra, ceza infaz kurumuna kabulü sağlanan tüm hükümlü ve tutuklulara kuruma girişlerinde birer adet yatak ve yastık, mevsim koşullarına göre bir ya da iki adet battaniye ile bir adet nevresim takımı verildiği, ayrıca adı geçenin yanında bulunan bir adet battaniyesi ile 1 takım nevresimin de kendisine teslim edildiği, 2.3. Adı geçene 03.08.2020 tarihinde tarafından PTT kargo yoluyla gönderilen nevresim takımının ise yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca kendisine teslim edilmeyerek ziyaretçisine teslim edilmek üzere emanet eşya deposuna kaldırıldığı,”
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 1982 Anayasasının;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi:
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. Maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
3.3. “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 35. Maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz..”,
3.4 “Milletlerarası Andlaşmaları Uygun Bulma” başlıklı 90. Maddesinin 5.fıkrasında; “Usulüne göre
yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004- 5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 No’lu Ek Protokolün 1. maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka harçların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” kuralına yer verilmiştir.
6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35’inci maddesinin 1’inci fıkrasında “Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.”, 7. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in
“Koğuş, Oda ve Eklentilerinde Bulundurulabilecek Kişisel Eşya, Gıda, Tıbbi Malzeme ve Diğer
İhtiyaç Maddeleri” başlıklı İkinci Bölümün 7 nci maddesinde; “Hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde birer adet palto, manto ve mont, iki adet ceket veya ceket yerine kullanılabilen hırka, dört adet pantolon ve/veya etek, bayan için iki adet elbise, bir takım eşofman, dört adet gömlek, iki adet kazak,
iki takım pijama, bir spor ayakkabısı, bir kışlık ayakkabı, bir iskarpin, üç adet tişört, iki adet kravat, bir adet kemer, gerektiği kadar iç çamaşırı, çorap, bir terlik, havlu ve bir bornoz ile kaşkol, 25.11.1925 tarihli ve
671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanuna aykırı olmayan bir adet şapka bulundurulmasına izin verilir.
Hükümlüler; ceza infaz kurumu dışından getirilmesine izin verilen giyim eşyalarından eskiyenlerini, yenileriyle değiştirebilir.”, 7.1. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in
“Temizlik” kenar başlıklı 13 üncü maddesinde; ”hükümlüler, koğuş, oda veya eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla kişisel ve çevresel temizliklerini temin için tarak, saç fırçası, sabun, kese, diş macunu, diş fırçası, tıraş sabunu, şampuan, parfüm, krem, saç boyası, çakısı bulunmayan tırnak makası, plastik saplı tıraş bıçağı, beş adet plastik elbise askısı, çamaşır mandalı ve gündelik hayatta kullanılan plastik eşyalar ile idarece uygun görülen uzunlukta çamaşır ipi bulundurabilir.
Merkezi sıcak su sistemi kurulmamış ceza infaz kurumlarında, koğuş veya odaların mevcuduna göre, hükümlülerin banyo ve diğer temizlik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla, idare; koğuş veya odaların dışında yeteri kadar tüp gaz bulundurur.”, 7.2. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in ”
Bulundurulabilecek hayvanlar ile diğer eşyalar ” kenar başlıklı 15’inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Hükümlüler, kendilerine idare tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında, kantinden temin edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları değerlendirilerek idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir.”, 8. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Yönetmelik’in ‘Dışarıdan gönderilen hediyeleri kabul etme hakkı’ başlıklı 77 nci maddesinin birinci fıkrasında,”(1) Kapalı kurumlardaki hükümlü, mensup olduğu dinin bayram günlerinde, yılbaşında ve nüfus kaydında belirtilen doğum günlerinde dışardan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan
hediyeyi, aşağıda belirtilen esaslar dahilinde kabul etme hakkına sahiptir:
a)Hükümlü hediye olarak ancak kitap veya giyim eşyası kabul edebilir, b)Hediye, ziyaretçi tarafından verilebileceği gibi posta veya kargo yolu ile de gönderilebilir.”; Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; ailesi tarafından hediye olarak gönderilen nevresim takımının tarafına verilmediğini, nevresim takımının ceza infaz kurumunun güvenliğini tehlikeye düşürmediğini, hediye kabul etme hakkının hukuka aykırı olarak engellendiğini iddia ederek sorunun çözümünü talep etmektedir
11. Bilindiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 No’lu Ek Protokolün 1. maddesinde mülkiyet hakkı güvence altına alınmış ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla yasada belirlenen sınırlandırma sebepleriyle sınırlı ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olmak şartıyla sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Anayasamızın 35’nci maddesinde de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle uyumlu bir düzenleme getirilmiş ve mülkiyet hakkı anayasal teminat altına alınmıştır. Ülkemiz AİHS’ne ve 1 nolu ek protokolüne 10/03/1954 tarih ve 6366 sayılı kanunla taraf olmuş ve Anayasamızın 90’ıncı maddesi gereği temel hak ve özgürlüklere ilişkin olan AİHS’nin 1 nolu protokolü iç hukuk normu haline gelmiştir.
12. Anayasamızın 17’nci maddesinin birinci fıkrasında “yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı” hakkı güvence altına alınmıştır.
13. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35’inci maddesinin 1’inci fıkrasında ceza infaz kurumlarında bulundurulabilecek eşya ve maddelerin yönetmelikte düzenleneceği belirtilmiş ve Ceza İnfaz Kurumlarında
Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 4-16 maddelerinde bulundurulabilecek eşyalar belirlenmiştir. Adı geçen Yönetmeliğin 15’inci maddesinin dördüncü fıkrasında bir adet idare tarafından verilen ve bir adet kurum kantininden satın alınan olmak üzere toplam 2 adet nevresim takımının hükümlülerce koğuşta bulundurabilecekleri belirlenmiştir.
14. Başvuranın dini bayramda ailesi tarafından gönderilen nevresim takımının kendisine verilmesi talebiyle ilgili olarak idarenin cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgeler incelendiğinde; başvuranın üzerine kayıtlı bir adet idare tarafından verilen ve bir adet sivil olarak tespit edilen nevresim takımı olduğu, başvurana
M.B. tarafından kargo yoluyla gönderilen nevresim takımının ise başvurana teslim edilmeyerek emanet eşya deposuna kaldırıldığı görülmüştür.
15. Anayasa Mahkemesi, mahpusların ceza infaz kurumunda yanında bulundurmak istedikleri (nakil geldikleri kurumdan getirdikleri ya da ailelerin kendisine gönderdiği eşyalar gibi) eşyaları ile ilgili birçok karar vermiş, bir kararında, ceza infaz kurumunda bulunan tutukluya kendi Kur’an-ı Kerim nüshasının verilmemesinin din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkin olan başvuruda (Anayasa
Mahkemesi, Başvuru No : 2021/9869 2017/24331, 9/5/2018 tarihli kararı); 15.1. “Anayasa Mahkemesi için başka alternatiflerin bulunup bulunmaması da değerlendirilmesi gereken bir önemli unsurdur. Somut olayda ilk derece mahkemesi, başvurucunun kütüphaneden Kur’an-ı Kerim’in bir nüshasını temin edebileceği gerekçesine yer vermiştir. İdarenin hükümlü ve tutuklulara Kur’an-ı Kerim temin etmesi, bunların kendilerine ait Kur’an-ı Kerim nüshalarını yanlarına almayı istemelerindeki haklılığı ortadan kaldıran bir neden olarak görülebilir. Ancak başvurucu; Ceza İnfaz Kurumu kütüphanesindeki
Kur’an-ı Kerim nüshalarının sayı itibarıyla yetersiz olduğunu, bunların tutuklu ve hükümlülere süreli olarak verildiğini öne sürmektedir. Kur’an-ı Kerim okumanın İslam dininin önemli bir ibadeti olarak kabul edildiği ve bu ibadetin herhangi bir zaman dilimiyle sınırlı olmaksızın yapılabildiği gözetildiğinde başvurucunun yanında sürekli olarak Kur’an-ı Kerim bulundurmak istemesinin makul karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Ayrıca Kanun’un açık hükmü de bunu gerektirmektedir. (Başvuru No : 2021/9869 2017/24331, 9/5/2018 tarihli kararı, § 45.)
15.2. “5275 sayılı Kanun’un 62. maddesi uyarınca bir mahpusun mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkı da bulunmaktadır. Dolayısıyla
başvurucunun emanet para hesabından karşılanması koşuluyla Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla Kur’an-ı
Kerim alınması mümkündür. Buna karşın başvuruya konu olayda Eğitim Kurulu Başkanlığı 7/2/2017 tarihli kararında Kanun’daki bu düzenlemeyi daha da daraltarak yalnızca kurum kütüphanesinde bulunmayan kitapların Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla alınmasına karar vermiş, Kur’an-ı Kerim’e bir istisna getirmemiştir. Başka bir deyişle somut olayda başvurucunun Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla kendisine ait bir Kur’an-ı Kerim nüshası almasının da mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.” (Başvuru No : 2021/9869 2017/24331, 9/5/2018 tarihli kararı, § 48.) diyerek, ceza infaz kurumlarında, mahkumlarına verilmeyen eşyaların ikamesi olup olmadığının önemine değinmiştir.
16. Anayasa Mahkemesi bir başka kararında, Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlüye posta yoluyla gönderilen kol saatinin teslim edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin başvuruda (Anayasa Mahkemesi, Başvuru No : 2021/9869 2014/6190, 06/7/2017 tarihli kararı) şu
değerlendirmelerde bulunmuştur:
16.1. “Kol saati zamanı bildirme işlevi gördüğüne göre başvurucunun etkilenen menfaatinin zamanı öğrenememe ihtimalinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşılık Cezaevi idaresinin kol saatlerine
Cezaevi güvenliği açısından sorun teşkil edebilen cihazların yerleştirileceğine yönelik kaygılarının ciddi bir nitelik taşıdığının belirtilmesi gerekmektedir. Anılan cihazların monte edilme ihtimali bulunan bir saatin başvurucuya teslim edilmesinin sebep olabileceği ciddi güvenlik riski, başvurucunun saatini kullanmaktan elde edeceği yararın göz ardı edilmesini haklılaştıracak düzeydedir. ( Başvuru No : 2021/9869 2014/6190, § 36 )
16.2. (….) Saatin başvurucuya teslim edilmemesinin saatin kullanılamamasıyla sınırlı bir etki yarattığı gözetildiğinde başvurucuya aşırı ve katlanılamaz bir külfet yüklemediği sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki başvurucunun, tesliminden imtina edilen saat dışında başka saat veya diğer yollarla zamandan haberdar olma imkanının bulunmadığına yönelik bir iddiası da bulunmamaktadır. Dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına yönelik açık bir ihlalin söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.” ( Başvuru No : 2021/9869 2014/6190, § 37 ) Diyerek, başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
17. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun vasisi tarafından gönderilen takvim kartlarının ceza infaz kurumu tarafından başvurucuya verilmemesi nedeniyle maddi ve manevi varlığının ihlal edildiği iddiasına ilişkin değerlendirmede şu hususlara değinmiştir: “5275 sayılı Kanunu’nun 35. maddesinin gerekçesinde “Bu madde kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin, oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbı malzeme ve diğer ihtiyaç maddelerinin yönetmelikte gösterileceğini belirtmektedir.” Bu kapsamda Kanun, yürütme organına hükümlü ya da tutukluların hangi eşyaları bulundurabileceğine ilişkin düzenleme yetkisi vermektedir. Anayasal sınırlar içerisinde kalmak koşuluyla cezaevinin güvenliği ve düzeni için öngörülen bir takım kurallar konulması pek tabiidir. Somut olayda başvurucu, cezaevinde bulunan bir hükümlü olması sebebiyle bu düzenlemenin kendisine uygulanacağı açıktır.” (Anayasa Mahkemesi, Başvuru No : 2021/9869 2013/4342, 23/3/2016 tarihli kararı, § 30, 31)
18. Anayasa Mahkemesi bir kararında şalvar, makas, para bandı, keçeli kalem talep eden başvuranla ilgili yapılan değerlendirmede, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un
“Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, anayasal ve kişisel önemi düşük olan veya bulunmayan başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm altına alındığını belirterek, başvuranın talebinin kabul edilemez
olduğuna karar vermiştir. (Anayasa Mahkemesi, Başvuru No : 2021/9869 2015/19665, 28/06/2018 tarihli kararı ) Söz konusu kararda, 18.1. “Öte yandan İnfaz Kurumu tarafından alıkonulan ve başvuruya konu edilen eşyaların mevzuat çerçevesinde ikame edilebilir nitelikte olduğu ve yaşamsal bir öneminin bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca edebi ve sanatsal çalışmalarını sürdürecek şekilde başvurucuya imkanlar sunulduğu, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumunda tutulmasından dolayı başvurucunun birtakım sınırlamalara maruz kalmasının doğal olduğu ve bu bağlamda söz konusu sınırlamanın ölçülülükten uzak olmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu eşyaların güvenlik gerekçesiyle başvurucuya verilmemesinin kendisi açısından önemli bir zarar doğurmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. (Başvuru No : 2021/9869 2015/19665, §37)
18.2. Bu açıklamalar çerçevesinde Mahkemenin sıklıkla uygulanmış açık bir içtihadının bulunduğu -kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiğine ilişkin- somut başvurunun
Anayasa’nın yorumlanması ve uygulanması açısından önem taşımadığı gibi başvurucunun da önemli bir zarara uğramadığı sonucuna varılmaktadır.” (Başvuru No : 2021/9869 2015/19665, § 38) Değerlendirmelerinde bulunmuştur.
19. Anayasa Mahkemesi bir başka kararında ise, hükümlünün, ailesi tarafından gönderilen ajandaların ceza infaz kurumuna alıkonulması üzerine yaptığı başvuruda, ajandaların içeriğinde düşünce ve kanaat hürriyeti ya da ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir yazı ya da notun bulunmadığı anlaşıldığından, içeriği boş olan ajandaların başvurucunun dış dünya ile iletişim kurmasını sağlayan bir materyal özelliği taşımadığı da dikkate alındığında, başvurunun kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı kapsamında incelenmesi gerektiğini, anayasal ve kişisel önemi düşük olan veya bulunmayan başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm altına alındığını belirterek, başvuranın talebinin kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. (Anayasa Mahkemesi, Başvuru No : 2021/9869 2014/5674, 08/06/2017 tarihli kararı ) Söz konusu kararda; 19.1. “(…) içeriği boş olan ajandaların birer kırtasiye malzemesi olduğu, kırtasiye malzemelerinin Ceza
İnfaz Kurumu kantininden temin edilebileceği ve söz konusu eşyanın yaşamsal nitelikte bir öneminin de bulunmadığı açıktır. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, boş ajandaların kurum güvenliğinin tehlikeye düşebileceği gerekçesiyle başvurucuya verilmemesinin kendisi açısından önemli bir zarar doğurmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.” (Başvuru No : 2021/9869 2014/5674, §34) Değerlendirmelerinde bulunmuştur.
20. Yukarıdaki ayrıntılı açıklamalar ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; 5275 sayılı Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35’inci maddesi nin 1’inci fıkrası ile Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 15’inci maddesinin dördüncü fıkrası birlikte değerlendirildiğinde hükümlülerin nevresim takımı ihtiyacını iki şekilde karşılayabilecekleri anlaşılmaktadır. Hükümlülere idare tarafından nevresim takımı temin edilmesine ek olarak kurum kantininde satılan nevresim takımlarından satın almak şartıyla bir adet daha nevresim takımı alma imkanı tanınmaktadır. Ceza İnfaz Kurumlarının
Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in ‘Dışarıdan gönderilen hediyeleri kabul etme hakkı’ başlıklı 77’nci maddesinin birinci fıkrasında hükümlülere dini bayram günlerinde hediye kabul etme hakkı tanınmış, hediye olarak kabul edilecek eşyanın kitap veya giyim eşyası olabileceği belirlenmiştir. Nevresim takımının giyim eşyası olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı, bu
nedenle başvuranın Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında
Yönetmelik’in 15/4 maddesi uyarınca dışarıdan hediye olarak gönderilen nevresim takımının hediye olarak kabul etmesinin mümkün olmadığı, başvuranın nevresim takımı temin etmesindeki esas menfaatin idare tarafından verilen veya kurum kantininden temin edilen nevresim takımıyla da sağlanabileceği, başvuranın dışarıdan gönderilen nevresim takımına sahip olmasını gerektirecek özel bir yararının bulunmadığı, başvuranın kendisine teslimini istediği nevresim takımının ikame edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; kurum dışından hediye olarak gönderilen nevresim takımının başvurana verilmemesi şeklindeki idare işlemlerinde hukuka aykırı bir yön tespit edilemediğinden başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde
Kurumumuza gönderildiği, bu nedenle “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı, başvurana itiraz ve şikayet mercii ve süresi bildirildiğinden
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Burhaniye İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi