|
ÖZET: Bu karar, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından başvuranın bilgi edinme talebine cevap verilmemesi üzerine alınmıştır. Başvuran, güvenlik birimi tarafından kendisine yönelik açılan bir çağrının kim tarafından yapıldığına dair bilgi talep etmiş, ancak idare bu talebe cevap vermemiştir. İdare, olayın adli bir durum olduğunu ve taşınan tablonun kamu malı olmadığını belirterek bilgi edinme talebini reddetmiştir. Ancak, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, adli bir soruşturma bulunmadığı ve talep edilen bilginin kamu yararına aykırı olmadığı gerekçesiyle, başvuranın talebinin reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kararda, bilgi edinme hakkının, bireylerin kendileriyle ilgili bilgilere erişim hakkını güvence altına aldığı vurgulanmıştır. İdarenin, bilgi edinme taleplerine karşı yükümlülükleri olduğu ve bu taleplerin, kişisel verilerin korunması ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü’ne, bilgi edinme taleplerine yazılı olarak cevap vermesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/17495-S.21.28031
BAŞVURU NO : 2021/11244
KARAR TARİHİ : 13/12/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MANİSA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın, bilgi edinme talebine cevap verilmemesi.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 23/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuru yapan başvurusunda özetle: Çalışmakta olduğu Manisa Şehir
Hastanesi Güvenlik Birimine iletilen ve kişisel olarak tarafını hedef alan çağrının kim tarafından yapıldığı bilgisini 09/12/2020 tarihli dilekçe ile adı geçen idareden istemesine rağmen cevap verilmediğini belirterek, bu bilginin tarafına verilmesini talep etmiştir.
2. Başvuranın başvurusu ekinde sunduğu Manisa Şehir Hastanesi Başhekimliğine hitaplı 09/12/2020 tarihli dilekçesinde; 08 veya 09/12/2020 tarihinde sorumlu olduğu birimler arasındaki bir mahalden fiilen ofis olarak kullandığı bir mahal arasında bir güvenlik talebi açılmış olduğunu, buna istinaden güvenlik biriminin – – kodlu mahalde tarafına ulaşıldığını, kendine bağlı birimler arasında ve mahal göz önüne alındığında tarafına yönelik güvenlik çağrısının kim veya kimler tarafından açıldığı ve çağrının konusu (hırsızlık, saldırı vb.) hakkında tarafına bilgi verilmesini talep ettiğini, sözel olarak olay konusunun “çalınma” olarak iletildiğini, ortada bir çalınma olmadığına göre konunun iftira niteliğinde olduğunu, olay ile ilgili suç duyurusunda bulunacağı için bu verilerin adli kanıt niteliği taşıdığını belirterek, ilgili bilgilerin tarafına verilmesini talep ettiği görülmüştür.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3. Kurumumuzun 08/07/2021 tarih ve sayılı yazısı ile Manisa İl Sağlık Müdürlüğü dostane çözüme davet edilmiş olup, ilgili Müdürlüğün 18/08/2021 tarih ve – – sayılı cevabi yazısı ekindeki Manisa Şehir Hastanesi Başhekimliğinin 11/08/2021 tarih ve – – sayılı yazısında özetle; 3.1. Hastanelerinde güvenlik hizmetlerinin kamu özel iş birliği kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşme imzalanarak firmasınca verilmekte olduğu;
3.2. Güvenlik personeli talebi, taşıma, yönlendirme, temizlik, bakım onarım arıza gibi taleplerde ya da sıkıntılarda Merkezi Yardım Masası adı verilen 4545 nolu telefona talep açıldığı, 3.3. Konuyla ilgili açılan talepte herhangi bir kişi isminin belirtilmediği ve Merkezi Yardım Masası tarafından talebi açan kişiye olayın adli bir işlem olması nedeniyle talep açan kişinin Başhekimliğe dilekçe ile başvurması durumunda görüntülerin inceleneceği bilgisinin verildiği, 3.4. Bu süreçten sonra bu konu ile ilgili hiç bir dilekçenin Başhekimliğe ulaşmadığı, 3.5. Ayrıca bahse konu tablonun firmasına ait olduğu ve kamu malı olmadığı, 3.6. Merkezi Yardım Masasından alınan bilgilere bakıldığında isminin hiç bir yerde geçmediği, 3.7. Ayrıca 09/12/2020 tarihinde Başhekimliğe verdiği dilekçesinde de yer aldığı üzere olayın adli bir olay olduğu ve suç duyurusunda bulunulacağı hususlarının da bildirildiği, 3.8. Bilgi Edinme Yasasına istinaden olayın adli bir olay olması ve taşınan tablonun kamu malı olmaması sebebiyle kişinin 09/12/2020 tarihindeki dilekçesine cevap verilmediği, 3.9. Sonuç olarak; talebi açan kişi tarafından ne Başhekimliğe nede adli organlara başvuru yapıldığına dair hiç bir evrakın taraflarına gelmediği ve ilgili tablonun hastanenin envanterine kayıtlı bir malzeme olmaması nedeniyle Başhekimliklerince herhangi bir soruşturma başlatılmadığı, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 4.1. “ Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
…Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” , 4.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
… ” , 5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrası,
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 6. 09/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 6.1. Birinci bölümün “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi,
“Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.” 6.2. Birinci bölümün “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi; “ Bu kanunda geçen;… c) Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi,… e) Bilgi veya belgeye erişim: İstenen bilgi veya belgenin niteliğine göre, kurum ve kuruluşlarca, başvuru sahibine söz konusu bilgi veya belgenin bir kopyasının verilmesini, kopya verilmesinin mümkün olmadığı hâllerde, başvuru sahibinin bilgi veya belgenin aslını inceleyerek not almasına veya içeriğini görmesine veya işitmesine izin verilmesini,… ifade eder.” 6.3. İkinci bölümün “Bilgi Edinme Hakkı” başlıklı 4 üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 6.4. İkinci bölümün “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi, “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.” 6.5. Üçüncü bölümün “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…” 6.6. Üçüncü bölümün “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9 uncu maddesi, “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur.
Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.” 6.7. Üçüncü bölümün “Bilgi veya belgeye erişim süreleri” başlıklı 11 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi onbeş iş günü içinde sağlarlar.” 6.8. Üçüncü bölümün “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesi, “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.” 6.9. “Bilgi Edinme Hakkının Sınırları” başlıklı dördüncü bölümün; 6.9.1. “Yargı denetimi dışında kalan işlemler” başlıklı 15 inci maddesi…
6.9.2. “Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 16 inci maddesi…
6.9.3. “Ülkenin ekonomik çıkarlarına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 17 inci maddesi…
6.9.4. “İstihbarata ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 18 inci maddesi…
6.9.5. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 inci maddesi…
6.9.6. “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20 inci maddesi
“Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak, b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek, Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.” 6.9.7. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.
Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” 6.9.8. “Haberleşmenin gizliliği” başlıklı 22 inci maddesi…
6.9.9. “Ticarî sır” başlıklı 23 inci maddesi…
6.9.10. “Fikir ve sanat eserleri” başlıklı 24 inci maddesi…
6.9.11. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesi…
6.9.12. “Kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler” başlıklı 26 inci maddesi…
6.9.13. “Tavsiye ve mütalaa talepleri” başlıklı 27 inci maddesi…
7. 24/03/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi, “Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.” , 7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, “Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi” ifade eder.
7.3. “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5 inci maddesi, “(1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.
(2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin
işlenmesi mümkündür:
a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.
b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.
c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.
ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.
d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.
e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.
f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.” 7.4. “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 6 ncı maddesi, “(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.
(2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.
(3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.
(4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır.” 7.5. “Kişisel verilerin aktarılması” başlıklı 8 inci maddesi
“(1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.
(2) Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir.
(3) Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.” 7.6. “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12 nci maddesi, “(1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.
(2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur.
(3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır.
(4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.
(5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir.”
Hükümleri amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü ve tavsiye kararı verilmesi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Manisa Şehir Hastanesinde sorumlu eczacı olarak görev yapan başvuran tarafından özetle; sorumlu olduğu bir alan için güvenlik talebi açılması nedeniyle güvenlik biriminin tarafına ulaştığı, bahse konu güvenlik çağrısının kim veya kimler tarafından açıldığı ve çağrının konusu (hırsızlık, saldırı vb.) hakkında tarafına bilgi verilmesini dilekçe ile istemesine rağmen verilmediği, sözel olarak olay konusunun
“çalınma” olarak iletildiği, kendisini zan altında bırakan olay ile ilgili suç duyurusunda bulunacağı ve bu verilerin adli kanıt niteliği taşıdığı belirtilerek, bahse konu bilginin tarafına verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
10. Konuyla ilgili olarak Manisa Şehir Hastanesi Başhekimliğince ise “güvenlik” nedeniyle Merkezi
Yardım Masasına (4545 nolu telefona) yapılan talepte herhangi bir kişi isminin belirtilmediği, talebi açan kişiye Merkezi Yardım Masası tarafından olayın adli bir işlem olması nedeniyle Başhekimliğe dilekçe ile başvurması durumunda görüntülerin inceleneceği bilgisinin verildiği, ancak konu ile ilgili hiç bir dilekçenin Başhekimliğe ulaşmadığı, talebe konu tablonun güvenlik firmasına ait olduğu ve kamu malı olmaması nedeniyle kendilerince herhangi bir soruşturma başlatılmadığı, Merkezi Yardım Masasından alınan bilgilere bakıldığında isminin hiç bir yerde geçmediği, Bilgi Edinme Hakkı
Kanununa istinaden olayın adli bir olay olması ve taşınan tablonun kamu malı olmaması sebebiyle başvuranın 09/12/2020 tarihindeki dilekçesine cevap verilmediği ifade edilmiştir.
11. Bilgi edinme hakkı, idarenin icrai nitelikteki eylem ve işlemlerine ilişkin her türlü bilginin, herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireylere verilmesini güvence altına alan bir insan hakkıdır. Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu ve Birleşmiş Milletler Kişisel, Siyasal Medeni Haklar Uluslararası
Sözleşmesi’nin 19 uncu maddesinde bilgi edinme hakkı, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek bu özgürlüğün kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın, ülke sınırları gözetilmeksizin, haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü kapsadığı vurgulanmaktadır.
12. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” denilerek bilgi edinme hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin çok önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik
hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. (AYM, 04.12.2014, E.2013/114,
K. 2014/184)
13. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununda da bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve istisnaları sayılmıştır. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1 inci fıkrası herkes bilgi edinme hakkına sahiptir, hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise Kurum ve kurullar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler, hükmünü amirdir.
Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.
14. Yönetimde açıklığın ve kamu yararını ilgilendiren konularda bilginin kolayca erişilebilir olmasının demokratik yönetim açısından önemi dikkate alındığında eşitlik ilkesine ve açıklık kurallarına uygun olarak resmi belgelere daha fazla ulaşım olanağı sağlanması ve ayrıca idarenin sahip olduğu kamu gücüne dayanarak tek taraflı irade beyanıyla tesis edeceği işlemlerle hukuksal durumlarında değişiklik yapabileceği ve bu nedenle idare karşısında zayıf durumda bulunan bireyler için hukuksal korunma yollarından birisi olan bilgi ve belgelere erişim hakkının, hukuk devletinin önemli ilkelerinden birisi olduğu açıktır. Anayasamız Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu değiştirilemez hükümleri arasında belirtmiştir. Demokratik bir hukuk devletinde hak ve özgürlükler asıl, sınırlamalar ise istisnadır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkı geniş, bu hakkın istisnaları ise dar ve amaca uygun yorumlanmak zorundadır. (BEDK 2005/476 Karar sayılı 22/06/2005 tarihli kararı, BEDK 2005/422 Karar Sayılı, 01/06/2005 tarihli Kararı)
15. Kamu kurum ve kuruluşlarıyla kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları, bilgi edinme hakkı kapsamında kendilerine yapılan başvuruları yanıtlamakla yükümlü tutulmuşlardır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu yasa koyucu tarafından belirlenmiş olmakla birlikte, talepler konusunda idarenin belli oranda takdir yetkisi bulunmaya devam etmektedir. Bilgi edinme hakkı mutlak bir hak olmadığı gibi, bilgi edinme hakkının sınırları olarak kabul edilen sınırlama nedenleri de mutlak değildir. Bu nedenle, sınırlamaya ilişkin ilkelerin yasal olarak belirlenmesi kadar, yasal sınırlama durumlarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda idarenin sahip olduğu takdir hakkını hangi ölçütlere göre kullanacağı da önem taşımaktadır. İdarenin hukuka aykırı olarak bilgi edinme hakkını kısıtlamasının önüne geçilebilmesi için bu ölçütlerin belirlenmesinde yarar vardır.
16. İdarenin yararlanacağı ölçütlerin belirlenmesi, bilgi edinme talebinde bulunan vatandaşa kolaylık sağlayacağı gibi, idarenin işlerini de kolaylaştıracaktır. İdarenin görevi gereği sahip olduğu bilgi ve belgeler açıkladığında kamu yararının olumsuz etkilenmesi riskinin bulunması durumunda, bilgi edinme talepleri olumsuz yanıtlanacaktır. Kamu yararı gerekçesine dayanılarak yapılan sınırlamada idare, bilgi ve belgenin açıklanması durumunda kamu yararının çok ciddi şekilde zarar görüp görmeyeceğine ve başvurucunun kişisel yararının üstünlüğüne göre karar verecektir. Burada kamusal yararla bireysel yarar arasında adil bir denge kurulmaya çalışılarak karar verilmelidir.
17. Ayrıca, idarenin temel hak ve özgürlükler konusundaki yükümlülükleriyle bilgi edinme hakkı kapsamındaki başvuruları yanıtlama yükümlülüğü dengelenerek hareket edilmelidir. Örneğin, bilgi edinme başvurusunun konusu, üçüncü kişilerin haklarına yönelik bir olumsuzluk içermekteyse idare bu başvuruları reddetmelidir. İdare, görevi gereği sahip olduğu ya da olması gereken kişisel bilgileri, ilgisiz kişilere vermeme dışında, bu bilgilere hukuk dışı yollarla ulaşmak istenmesi durumunda ortaya çıkacak sorunların önüne geçebilmek üzere gerekli tedbirleri almakla da yükümlüdür.
18. Bilgi edinme başvurusunda bulunan kişilerin talep ettikleri bilgi ve belgeler başvurucuyu doğrudan ilgilendirmemesi durumunda idare, bilgi edinme talebini geri çevirmelidir. Her hak gibi bilgi edinme hakkı da kötüye kullanılamayacaktır. Bilgi edinme hakkının birincil amacı kişilerin kendilerine ilişkin resmi bilgi ve belgelere ulaşmalarının sağlanması suretiyle, hak ve menfaatlerini korumalarını sağlamaktır. Kişilerin kendilerini ilgilendirmeyen konularda bilgilenme merakı içerisinde olmaları doğal kabul edilmekle birlikte, kamusal çıkarları korumak ve kamu yararını gerçekleştirmek yükümlülüğü altında bulunan idarenin toplumun merakını gidermekle yükümlü tutulması kabul edilemez. Kişilerin resmi bilgi ve belgelere ulaşma hakkı, temel olarak kişisel bilgi ve belgelere ulaşmak olarak kabul edilmelidir. Bilgi edinme hakkının öncelikli hedefi kişilerin kendilerini doğrudan ilgilendiren kişisel bilgilere ulaşmalarının sağlanmasıdır.(N. İlker ÇOLAK, Bilgi Edinme Hakkının Sınırları ve Sınırlama
Ölçütleri)
19. Anayasa’nın, 20 inci maddesiyle güvence altına alınmış olan ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile de içeriği düzenlenen bilgi edinme hakkının sınırları da sınırlı sayı ilkesine tabi olarak diğer bir deyişle tahdidi olarak Kanunun dördüncü bölümünde maddeler halinde sayılmıştır. Bu çerçevede ilgili idarelerin başvuruları reddedilebileceği ancak diğer hallerde bilgi edinme hakkı çerçevesinde talep edilen bilgi ve belgelerin Kanunda belirtilen süreler içerisinde başvurucusuna verilmesi gerektiği hususu düzenlenmiştir.
20. Diğer taraftan, özel hayatın gizliliği hakkı da Anayasa’nın 20 inci maddesiyle güvence altına alınmış ve
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunun ile de kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın
gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini koruması ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemesi amaçlanmıştır.
21. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gerekçesinde “Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir. Yalnızca ad, soyad, doğum tarihi ve doğum yeri gibi kişinin kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veridir. Bir kişinin belirli veya belirlenebilir olması, mevcut verilerin herhangi bir şekilde bir gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi suretiyle, o kişinin tanımlanabilir hale getirilmesini ifade eder. Bu durum, kişinin fiziksel, ekonomik, kültürel, sosyal veya psikolojik kimliğini ifade eden somut bir içerik taşıması veya kimlik, vergi, sigorta numarası gibi herhangi bir kayıtla ilişkilendirilmesi sonucunda kişinin belirlenmesini sağlayan tüm halleri kapsar.” denilmektedir.
22. Anayasa Mahkemesi kararlarında da, “kişisel veri -belirli veya kimliği belirlenebilir olmak şartıyla- bir kişiye ait bütün bilgileri ifade etmekte olup adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgilerin değil telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, öz geçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, sağlık bilgileri, genetik bilgiler, IP adresi, e-posta adresi, alışveriş alışkanlıkları, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerdir” şeklinde ifade edilmektedir. (AYM, E.2014/74, K.2014/201, 25/12/2014; E.2013/122, K.2014/74,
9/4/2014;E.2014/149, K.2014/151, 2/10/2014; E.2013/84, K.2014/183, 4/12/2014; E.2014/180,
K.2015/30, 19/3/2015; Bülent Kaya [GK], B. No: 2013/2941, 11/5/2016, § 49; Nurcan Belin[1. B.], B.
No 2014/14187, 10/01/2018)
23. Bu kapsamda, ilgili idare de Merkezi Yardım Masasına (4545 nolu telefona) yapılan talepleri kaydederken talepte bulunanların kişisel verilerini işlemekte olup, işlediği bu kişisel verileri korunma ve ifşa edilmesini engelleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Aynı zamanda başvuran gibi kendi haklarını koruyabilme adına bilgi edinme talebinde bulunanlara da Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde on beş gün içerinde cevap vermek zorundadır. Bu noktada anayasal düzeyde güvence altına alınmış olan iki
hakkın (bilgi edinme hakkı ile özel hayatın gizliliği hakkının) çatıştığı durumlarda iki hak arasında dengenin sağlanması gerekmektedir.
24. Somut olayımızda, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Manisa Şehir Hastanesi Başhekimliğince başvuranın bilgi edinme talepli dilekçesine cevap verilmediği, Kurumumuzun yazısına cevaben de Bilgi Edinme Hakkı
Kanununa istinaden olayın adli bir olay olması ve taşınan tablonun kamu malı olmaması sebebiyle başvuranın 09/12/2020 tarihindeki dilekçesine cevap verilmediği ifa edilmiştir.
25. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 20 inci maddesinde adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerin bilgi edinme hakkının dışında olduğu belirtilmiş olup, başvuruya konu güvenlik talebi açılan hususta adli soruşturma ya da kovuşturma bulunmaması nedeniyle olayın adli nitelikte olmasının bilgi edinme talebini reddetme gerekçesi olamayacağı değerlendirmiştir. Ayrıca, Merkezi Yardım
Masasına yapılan taleplerin ilgili idarece işlendiği ve işlenen bu kişisel verilen korunmasının ilgili idarenin sorumluluğunda olduğu göz önünde bulundurulduğunda, güvenlik talebine konu taşınan tablonun kamu malı olmamasının bilgi edinme talebinin reddedilme gerekçesi olamayacağı da açıktır.
26. Sonuç olarak başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın bilgi edinme talebine Manisa İl Sağlık Müdürlüğü
Manisa Şehir Hastanesi Başhekimliğince cevap verilmemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 27. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükümlerine yer verilmiştir.
28. Başvuranın dilekçesine ilgili idarece cevap verilmediği anlaşılmış olup, bundan böyle ilgili idareden bahse konu iyi yönetim ilkelere çerçevesinde dilekçelere cevap vermesi beklenilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse varsa dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup
Manisa İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜYLE; Başvuranın 09/12/2020 tarihli bilgi edinme talepli dilekçesine cevap verilmemesi nedeniyle hatalı davrandığının kabulüyle bundan sonra bilgi edinme talepli dilekçelere tarafların kişisel verilerinin güvenliği sağlanarak Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde yazılı olarak cevap verilmesi yönünde
MANİSA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ MANİSA ŞEHİR HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİNE
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; MANİSA
İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ MANİSA ŞEHİR HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, MANİSA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi