ÖZET: Başvuran, bulunduğu ceza infaz kurumundan nakil talep ettiğini, bu talebin uygun bulunduğunu ancak daha sonra disiplin cezası alması nedeniyle naklinden vazgeçildiğini ve zorunlu nakil yoluyla ailesinden 800 km uzağa gönderildiğini belirtmiştir. Başvuranın isteğe bağlı nakil talebinin, Ceza İnfaz Kurumu memurlarının görevlerini yapmamaları sebebiyle kendisinden şikayetçi olduğu iddiasıyla iptal edilmiştir. Disiplin cezasının kesinleşmesi ve iyi halliliğini kaybetmesi nedeniyle nakil işlemi gerçekleştirilmemiştir.

Hukuki değerlendirmede, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil olabilmeleri için iyi halli olmalarını şart koşmaktadır. Başvuranın disiplin cezası alması, bu şartı ihlal ettiğinden isteğe bağlı nakil talebi reddedilmiştir. Ayrıca, zorunlu nakil işlemi, başvuranın ailesinden daha uzak bir kuruma yapılmış ve bu durum, başvuranın aile hayatına saygı hakkını ihlal edebilecek bir sonuç doğurmuştur.

Sonuç olarak, başvuranın isteğe bağlı nakil talebi hukuken karşılanamazken, zorunlu nakil işleminin aile hayatını olumsuz etkilediği ve bu durumun göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin bu konudaki takdir yetkisini kullanırken başvuranın aile hayatına saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/18104-S.21.28966

B AŞVURU NO :

KARAR T ARİHİ :

KISMEN T AVS İYE KISMEN RET KARARI

B AŞVURAN :

B AŞVURUYA KONU İ DARE : ADALET BAKANLIĞI

B AŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, disiplin cezası alması nedeniyle uygun görülen naklinden vazgeçilmesi ve daha sonra zorunlu nakil yoluyla ailesinden 800 km uzağa nakledilmesine ilişkin şikayeti ve naklinin Çorum L Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumuna yapılması talebi hakkındadır.

B AŞVURU T ARİHİ :

I. B AŞ VURANI N İDDİ A VE T ALE PL E Rİ

1. B aşvu ran özetle, Kayseri 1 No lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü iken nakil talebinde bulunduğunu, nakil talebinde bulunduğu ve nakli uygun görüldüğü sırada mevzuat açısından gerekli şartları sağladığını ancak Ceza İnfaz Kurumu memurlarının görevlerini yapmamaları sebebiyle kendilerinden şikâyetçi olduğu için, bir hükümlüye kendisini darp ettirdiklerini ve her ikisine de ceza verildiğini, bu nedenle naklinin iptal edildiğini ve ailesinden 800 km uzağa nakledildiğini, 6 yıldır ailesini göremediğini, şikâyetçi olduğunu belirterek, naklinin yapılması için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN B AŞVURUYA İL İŞ KİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden

13.07.2021 tarih ve – / – . sayılı ve 27.09.2021 tarih ve –

/ – . sayılı yazılarımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, 2.1. Adı geçen Genel Müdürlüğün 27.08.2021 tarihli cevabi yazısında, 2.1.1. 5275 sayılı Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi uygulama yapılmasının söz konusu olmadığı,

2.1.2 Görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin kanun ve yönetmelik hükümleri

çerçevesinde gerçekleştiği, bu hususta şikâyeti olan hükümlü ve tutuklu şikâyetlerinin derhal ilgili mercilere iletilerek gerekli görülmesi halinde ilgili personel hakkında adlî ve idarî soruşturma başlatıldığı, 2.1.3. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle infaz hâkimliklerine şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlara karşı ise, süresinde bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz imkânının bulunduğu, yargı bağımsızlığına sahip hâkim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin veya tavsiye suretiyle müdahale imkânı bulunmadığı, 2.1.4. Başvuranın iddialarına konu kurumda da, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, bu uygulamada ulaşılmak istenilen temel amacın, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak olduğu, 2.1.5. Diğer yandan; hükümlü ve tutuklulara görevli memurların ve yöneticilerin tek başına karar vererek ceza vermesinin söz konusu olmadığı, kurum disiplin kurulu tarafından araştırmasının yapılarak işlemiş olduğu davranışa karşılık gelen cezanın ilgili mevzuatta hükmedilen miktarı kadar verildiği, kararların hükümlü veya tutuklulara tebliğ edildiği, disiplin kararına karşı ilgilinin infaz hâkimliğe şikâyet, infaz hâkimliği kararına karşıda ağır ceza mahkemesine itiraz hakkının bulunduğu, 2.1.6. Başvuranın, Kayseri 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken, 15.04.2021 tarihinde kendisi ile aynı koğuşta barındırılan diğer bir hükümlü ile kavga ettiği, bahse konu olay sonrası derhal genel adlî muayene raporu aldırılmak üzere hükümlü/tutukluların Bünyan Devlet Hastanesine sevk edildikleri, başvuranın yapılan muayenesi sonucu hakkında tanzim edilen 15.04.2021 tarihli ve – sayılı genel adlî muayene raporunda, “Darp cebir izine rastlandı. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir.

Hayati tehlike yoktur. Tek hekim kati raporudur.” ifadesinin yer aldığı, ayrıca olayla ilgili olarak kurum idaresince olaya karışan hükümlü/tutuklular hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, Kurum Disiplin

Kurulunun 26.04.2021 tarihli ve / sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca, adı geçenlerin eylemine uygun disiplin cezasıyla cezalandırılmalarına dair karar verildiği, başvuranın söz konusu karara karşı infaz hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunduğu, Kayseri 1. İnfaz Hâkimliğinin

25.05.2021 tarihli ve / Esas, / Karar sayılı kararıyla şikâyetin reddine karar verildiği,

anılan karara karşı da ağır ceza mahkemesine itiraz başvurusunda bulunduğu, Kayseri 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve / D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği ve disiplin cezasının kesinleştiği, 2.1.7. 18.05.2021 tarihinde yine başvuranın aynı koğuşta barındırılan diğer bir hükümlü ile kavga ettiği, bahse konu olay sonrası genel adlî muayene raporu aldırılmak üzere hükümlü/tutukluların Bünyan Devlet

Hastanesine sevk edildikleri, başvuranın yapılan muayenesi sonucu tanzim edilen 18.05.2021 tarihli ve

– sayılı genel adlî muayene raporunda, “Mevcut durum itibarıyla hastanın hayati tehlikesi yoktur.

Basit tıbbi müdahale ile düzelebilir. Durum bildirir geçici hekim raporudur.” ifadesinin yer aldığı, ayrıca olayla ilgili olarak kurum idaresince olaya karışan hükümlü/tutuklular hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, yürütülen soruşturma neticesinde Kurum Disiplin Kurulunun 02.06.2021 tarihli ve / sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca, eylemlerine uygun olan disiplin cezasıyla cezalandırılmalarına dair karar verildiği, başvuranın söz konusu karara karşı infaz hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunduğu, Kayseri 2. İnfaz Hâkimliğinin / Esas, / Karar sayılı kararı ile

başvuranın şikâyetinin kabulüne ve disiplin cezasının iptal edilmesine karar verildiği, anılan karara karşı ağır ceza mahkemesine herhangi bir itiraz başvurusu bulunmadığından kararın kesinleşerek Kurum Disiplin

Kurulunun 02.06.2021 tarihli ve / sayılı kararı ile verilen disiplin cezasının iptal edildiği, 2.1.8. Diğer taraftan, 10.07.2015 tarihinden itibaren adlî suçlardan hükümlü ve tutukluların istek üzerine nakil işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmekte olduğu ve taleplerin “Hükümlü Nakil Sistemi (HÜNSİS) Programı” çerçevesinde sistem tarafından otomatik olarak değerlendirildiği, bu kapsamda, kurumların sınıflandırılmaları, kapasiteleri ile mevcutları HÜNSİS ekranında tanımlanmış olup talep edilen ceza infaz kurumlarının kapasitesinin dolu olması halinde ret onayı, boş yer olması ve konumuna uygun olması durumunda da nakil uygun onayı sistem tarafından otomatik olarak verildiği, 2.1.9. Diğer yandan, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde 2019 yılının Aralık ayı sonlarında ortaya çıkan ve hızlıca dünyanın birçok ülkesine yayılan Covid-19 salgını sonucunda pek çok insanın hayatını kaybettiği, yüksek bulaşıcılığının olması nedeniyle hastalığın insan sağlığına yönelik önemli bir tehdit olarak kabul edildiği, ceza infaz kurumlarının toplu olarak yaşanan yerler olması ve bulaşıcı hastalıklar açısından risk oluşturması nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un

6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, ceza infaz kurumlarında özel önlemlerin alınmasına

ihtiyaç duyulduğu ve Genel Müdürlüğün 23.03.2020 tarihli ve 12403619.207.99-/5196- 54751 sayılı yazısı ile isteğe bağlı nakillerin geçici olarak durdurulduğu, 2.1.10. Bunun yanı sıra, hükümlü/tutukluların Genel Müdürlüğün 26.02.2021 tarihli ve 12403619.207.99.642/17532 sayılı genel yazısı ile 01.03.2021-22.03.2021 tarihleri arasında bir defaya mahsus isteğe bağlı nakil taleplerinin alındığı ve 22.03.2021 tarihi itibarıyla sistemin taleplere kapatıldığı, adı geçenin belirtilen tarih aralığında Genel Müdürlüğe iletilen nakil talebinin yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirildiği ve Genel Müdürlüğün 31.03.2021 tarihli ve sayılı yazısı ile naklinin Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna uygun görüldüğü, 2.1.11. Ancak, söz konusu nakil işlemi gerçekleşmeden önce başvuran hakkında disiplin soruşturması başlatılması, yürütülen disiplin soruşturması neticesinde verilen disiplin cezasının 16.06.2021 tarihinde kesinleşmesi ve başvuranın iyi halliliğini kaybetmesi nedeniyle yine Genel Müdürlüğün 23.06.2021 tarihli ve . / / sayılı yazısı ile başvuranın naklinden vazgeçildiği, 2.1.12. Daha sonra, başvuranın Genel Müdürlüğün 30.06.2021 tarihli ve . / – sayılı nakil emri ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Zorunlu

Nedenlerle Nakil” başlıklı 56 ncı maddesi ile 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin “İkinci Bölüm”

17 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 03.07.2021 tarihinde Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumuna naklinin yapıldığı, 2.1.13. Başvuranın hâlihazırda barındırıldığı Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun toplam mevcudunun 917 kişi doluluk oranının %76, naklini talep ettiği Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun toplam mevcudunun 1.865 kişi, doluluk oranının %112 olduğu, 2.1.14. Başvuranın son 6 ay içerisinde gelen ziyaretçisinin bulunmadığının tespit edildiği, 2.2. Adı geçen Genel Müdürlüğün 29.11.2021 tarihli cevabi yazısında; 2.2.1. Başvuranın uygun görülen naklinin iptal edilerek ailesinden 800 km uzağında bulunan ve hâlen barındırıldığı Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği iddiasına ilişkin olarak, başvuranın zorunlu olarak nakledilmesi sürecinde; hâlihazırda bulunduğu ceza infaz kurumuna nazaran ailesine daha yakın ve durumuna uygun yargı çevresi dışında bir ceza infaz kurumu bulunup bulunmadığı, varsa ilgili kurumların nakil tarihindeki kapasite ve doluluk durumuna ilişkin olarak; başvuranın, Kayseri 1 No.lu T

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un

“Zorunlu Nedenlerle Nakil” başlıklı 56 ncı maddesinde yer alan, “Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması,

kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler.” hükmü ve 167 No.lu Genelgenin “İkinci Bölüm” 17 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince asayiş nedeniyle Genel Müdürlüğümüzün 30.06.2021 tarihli ve . / / sayılı yazısıyla

Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun görüldüğü, 2.2.2. Başvuranın kaldırılmamış disiplin cezasının bulunması nedeniyle, 5275 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan, “İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” hükmü uyarınca, isteği üzerine başka kuruma naklinin mevzuata aykırı olduğu, 2.2.3. Başvuran hakkında, Kayseri 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem

Kurulu tarafından 24.06.2021 tarihli ve / sayılı karar alınarak başvuranın zorunlu naklinin yapıldığı, Şeklinde açıklamalara yer verilmiş olup, ayrıca İdare tarafından gönderilen telefon görüşmeleri raporlarından; başvuranın yalnızca 2021 yılının Temmuz ayı içerisinde telefon görüşmelerini gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.

III. İL GİL İ MEVZUAT

3. 2709 s ayıl ı Türkiye Cumhuriyeti Anayas asın ın ; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sın ırl anması ” başlı k lı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Özel h ayatı n gizl iliği ” b aşlık lı 20 nci maddesinin ilgili k ısı mların d a ; “Herkes, … aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. … aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 3.3. “A il en in koru nm ası ve çocuk h aklar ı” b aşlık lı 41 inci maddesinin ilgili k ısı mların d a; “Aile, Türk toplumunun temelidir… Devlet, ailenin huzur ve refahı … için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar…” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvu rm a h akkı” b aşlı klı 74 üncü maddesinin 3 üncü ve 4 üncü f ık ralarınd a; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İn san Hak ları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile h ayatı n a saygı h akkı” b aşlık lı 8 inci maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”, 5. B irleş miş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralı k 1988 tarihli ve 43/173 s ay ıl ı k ararıyl a kabul edilen, “Herhangi Bir Ş ek il d e Tutulan veya Hapsedilen Kişi lerin Ko ru n ması n a İli şk in Prensipler Bütünü ” nün ‘‘Aile m en su pları ve dış dünya ile il eti şim kurma h akkı ’’ b aşlık lı 19 uncu maddesinde; ‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir” hükmü, “İkam etgah ın a yakın bir yerde tutulma h akkı’’ başlı k lı 20 nci maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde,

mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 6. 5275 sayı lı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakk ınd a Kanunun; 6.1. “İn fazda temel am aç” b aşlık lı 3 üncü maddesinin birinci f ık rasın d a; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 6.2. “Hapis cezalar ın ın infaz ın da gözetilecek ilkeler ” b aşlı k lı 6 n cı maddesinin birinci f ık rasın ın ilgili bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir: c)

Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”, 6.3. “Disi pli n cezalar ın ın n it eliğ i ve uygulama koşu ll arı” b aşlı klı 37 nci maddesinde; “ (1) Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması (1)

bakımından kanun, (…) yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır.” 6.4. “Disi pli n cezalar ı ve t edbi r ler i”; b aşlı k lı 38 inci maddesinde; “(1) Çocuklar haricindeki hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre

şunlardır:

a) Kınama.

b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma.

c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma.

d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama.

e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma.

f) Hücreye koyma.

(2) Toplu, bedensel, zalimane, insanlık dışı veya küçültücü cezalar disiplin cezası olarak uygulanamaz.”, 6.5. “Nakiller” b aşlık lı 53 üncü maddesinde “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”, 6.6. “Kendi istekleri ile nakil ” b aşlık lı 54 üncü maddesinde, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (D eğiş ik :14 /4 /2 02 0-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması,

d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.”, 6.7. “Zorunlu nedenlerle n ak il ” b aşlık lı 56 n cı maddesinde; “Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler.” 7. 6328 sayı lı Kamu D e n etçil iği Kurumu Kanununun; 7.1. “Kurumun Görevi ” b aşlı k lı 5 inci maddesinin birinci fık rasınd a; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7.2. “B aşvu ru u su lü ” b aşlı k lı 17 nci maddesinin 3 üncü fık rasınd a; “Yapılan başvurulardan; … b) … yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin olanlar,…

incelenmez.” 8. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayı lı Resmi Gazete’de yayı mlan an Ceza İ n f az Ku ru mların ın Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hak kın d a Yön etmeli ğin “Hükümlülerin Nakillerinde Dikkat

Edilecek Hu su slar ” b aşlık lı 127 nci maddesinin ilk f ık rasın d a; “Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı

Kanunun 53 ila 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.”, 9. Adalet B ak an lı ğın ın 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yü rü rlü ğe konulan 167 sayı lı Ceza İnf az

Ku ru mların ın Tahsisi, Nakil İşl emleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Zorun lu Nedenlerle

Nakil” b aşlı klı 17 nci maddesinin; 9.1. 1 inci f ık rasınd a; “Kurumların… asayiş, güvenlik… gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlü ve tutuklular, yargı çevresi dışında Bakanlıkça belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilecektir.” 9.2. 6 n cı f ık rasınd a; “Kurumun asayiş ve güvenliği yönünden nakli talep edilen hükümlü ve tutuklular için alınacak idare ve gözlem kurulu kararlarında naklin istenme gerekçesi açıkça ve ayrıntılı olarak belirtilecek,… tır.” 10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Ku rall arı Ha k k ınd a

REC (2006) 2 Sayıl ı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” ba şlı kl ı 3 üncü maddesinde; “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’, 10.1. “Y erleşti rm e ve B arın dırm a ” b aşlık lı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’,

10.2. “Dış Dünya ile İli şki ” b aşlı klı 24.4. ve 24.5. maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENET ÇİSİ YAHYA A KMAN ’IN KAMU B AŞDE NET ÇİSİ ‘NE ÖNE RİSİ

11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmen

Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DE ĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. B aşvu ran 1 n u mar alı paragrafta ayrın tıların a yer verilen b aşvu ru su nd a; bulunduğu ceza infaz kurumundan nakil talep ettiğini, nakil talebi uygun bulunduğunda ve nakil ücreti kendisinden karşılandığında iyi halli olduğunu ancak daha sonra disiplin cezası alması nedeniyle naklinden vazgeçildiğini ve zorunlu nakil yoluyla ailesinden 800 km uzağa nakledildiğini belirterek, naklinin Çorum

L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yapılmasını talep etmektedir.

13. Başvuru konusu incelendiğinde, başvuran tarafından 2 farklı idari işlemin şikâyet konusu yapıldığı; bunlardan ilkinin, başvuranın uygun görülen naklinden, -Ceza İnfaz Kurumu memurlarının görevlerini yapmamaları sebebiyle kendilerinden şikâyetçi olduğu iddiasıyla, bir hükümlüye kendisini darp ettirdikleri ve bu nedenle disiplin cezası alması nedeniyle- vazgeçilmesine, ikincisinin ise başvuranın zorunlu nakil yoluyla ailesinden 800 km uzağa nakledilmesine ilişkin olduğu görülmektedir. Bu kapsamda, Kurumumuzca söz konusu işlemler hakkında ayrı incelemeler yapılmıştır.

14. B aşvu ran ın, uygun görülen naklinden vazgeçilmesi işl e min e yönelik yap ıl an incelemede başvu ranı n id diaları ve İd ared en elde edilen bilgi ve belgelerden; 14.1. Başvuranın 01.03.2021-22.03.2021 tarihleri arasında isteğe bağlı nakil talebinde bulunduğu ve başvuranın talebinin, Genel Müdürlük tarafından mevzuat hükümlerince değerlendirilerek, 31.03.2021 tarihli ve sayılı yazıyla başvuranın naklinin Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna uygun görüldüğü, 14.2. Ancak söz konusu nakil işlemi fiilen gerçekleştirilmeden önce, Kayseri 1 No lu T Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumu Müdürlüğünce başvuran hakkında 16.04.2021 tarih ve / sayılı disiplin soruşturma emri verildiği ve yapılan soruşturma sonucunda, Kurum Disiplin Kurulu tarafından, başvuran hakkında

26.04.2021 tarih ve / sayılı karar ile disiplin cezası verildiği, başvuranın ilgili cezaya İnfaz

Hâkimliği nezdinde itiraz ettiği, Hâkimlikçe itirazın reddedildiği, bunun üzerine başvuranın ilgili Hâkimlik kararına karşı Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunduğu ve itirazının reddedildiği, bunun üzerine başvuran hakkında verilen disiplin cezasının Kayseri 2. İnfaz Hâkimliği’nin kararıyla 16.06.2021 tarihinde kesinleştiği, 14.3. Başvuranın disiplin cezasının kesinleşmesi ve iyi halliliğini kaybetmesi nedeniyle Genel Müdürlüğün

23.06.2021 tarihli yazısıyla başvuranın naklinden vazgeçildiği,

anlaşılmıştır.

14.4. Yukarıda tespiti yapılan hususlardan, başvuranın “kendisini darp ettirdikleri ve bu nedenle disiplin cezası aldığı” iddiasına yönelik olarak, başvuranın söz konusu disiplin cezasına İnfaz Hâkimliği ve Ağır

Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz ettiği, itirazlarının reddedildiği ve disiplin cezasının İnfaz Hâkimliğince onaylandığı anlaşıldığından, başvuranın söz konusu iddialarının yargı organlarınca karara bağlandığı

görülmüş olup, söz konusu husus Kurum Kanunu’nun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca incelemeye alınmamıştır.

14.5. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakilleri 5275 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenmiş olup, ilgili maddede, hükümlülerin, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilecekleri belirtilmektedir.

14.6. Anılan Kanun’da hükümlülerin kendi istekleri ile nakledilebilmeleri için gerekli koşullar ise 54 üncü maddede düzenlenmiş olup, bunlar; “a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması,” dır.

14.7. İdare tarafından, başvuranın -nakli fiilen gerçekleştirilmeden önce- disiplin cezasının kesinleşmesi ve iyi halliliğini kaybetmesi, başvuranın uygun görülen naklinden vazgeçilme gerekçesi olarak öne sürülmektedir. İdarenin işlem gerekçesinin hukuka uygun olup olmadığını tespit etmek amacıyla yukarıda anılan Kanun’un 54 üncü maddesi incelendiğinde, maddede; “ Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için…” ifadesinin kullanıldığı görülmekte ve

Kanun’un sözünden, söz konusu koşulların naklin fiilen gerçekleştirilmesine kadar varlığını koruması gerektiği anlamı çıkarılmaktadır.

14.8. Gerçekten ilgili nakil sürecine bakıldığında; nakil işleminin tamamlanabilmesi için, nakil talebinin

İdare tarafından uygun görülmesi ve bu işlemin fiili olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bir diğer anlatımla söz konusu işlemin hukuki ve fiili olmak üzere 2 aşaması bulunmakta olup, nakledilebilmek için gerekli koşulların tamamlanma zamanının farklılık arz edebileceği (örneğin, gitmek istenen kurumları belirten dilekçenin verilmesi şartının, dilekçenin verilmesiyle sağlanacağı ancak iyi halliliğin korunması şartının nakil gerçekleşene kadar sürmesinin gerektiği) dikkate alınmalıdır. Her iki aşamada da ilgili koşulların korunması gerekmekte ve elbette ki naklin fiilen gerçekleştirilmesinin makul bir süre içerisinde tamamlanması beklenmektedir. Başvuru dosyasında yapılan incelemede ise; nakil işlemi için beklenen sürenin makul bir süre olduğu, başvuranın da bu süre içerisinde iyi halliliğini korumadığı ve aldığı disiplin cezasının kesinleştiği görüldüğünden, b aşvu ran ın uygun görülen naklinden vazgeçilmesine yönelik kurulan işl emde hukuka ayk ırılık tespit edi leme miştir.

15. B aşvu ran ın zorunlu nakil yoluyla ailesinden 800 km u zağa nakledilmesine ve b aşvu ran ın olu ştuğu iddia olunan mağd u riyetin in Çorum L Tipi Kap alı Ceza infaz Kurumuna nakledilerek giderilmesini talebine il işk in yap ılan incelemede, b aşvu ran ın id d iaları ve İd ared en elde edilen bilgilerden; 15.1. Başvuranın uygun görülen naklinden Genel Müdürlüğün 23.06.2021 tarihli yazısıyla vazgeçildikten sonra, Genel Müdürlüğün 30.06.2021 tarihli nakil emriyle, 5275 sayılı Kanun’un “Zorunlu Nedenlerle

Nakil” başlıklı 56 ncı maddesi ile 05.06.2015 tarihli ve 167 No lu Genelge’nin “İkinci Bölüm” 17 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince ve Kayseri 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare

ve Gözlem Kurulu tarafından 24.06.2021 tarihli ve / sayılı kararla başvuranın asayiş ve güvenlik nedeniyle naklinin yapılması hususunda karar alınarak, Genel Müdürlük tarafından başvuranın 30.06.2021 tarihinde Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesine karar verildiği ve başvuranın

03.07.2021 tarihinde adı geçen Kuruma naklinin yapıldığı anlaşılmıştır.

15.2. “Zorunlu nedenlerle nakil” 5275 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinde düzenlenmiş olup, ilgili maddede, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilecekleri belirtilmiştir.

15.3. Zorunlu nedenlerle nakil ayrıca 05.06.2015 tarihli ve 167 No lu Genelge’nin 17 nci maddesinde detaylı şekilde düzenlenmiş olup, anılan Genelge’nin 17/6 ncı maddesinde Kurumun asayiş ve güvenliği yönünden nakli talep edilen hükümlü ve tutuklular için alınacak idare ve gözlem kurulu kararında naklin istenme gerekçesinin açıkça ve ayrıntılı belirtilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından da nedenleri açıkça belirtilerek başvuran hakkında asayiş ve güvenlik nedeniyle nakli hususunda karar verildiği görülmektedir.

15.4. Bu bağlamda, başvuran hakkında verilen zorunlu nedenlerle nakil kararının 5275 sayılı Kanun ve 167

No lu Genelge hükümlerine uygun yapıldığı görülse de, başvuranın isteğe bağlı nakil talebinde bulunma sürecine bakıldığında; 15.4.1. Kayseri ilinde bulunan başvuranın, ailesine yakın olmak amacıyla (başvuranın başvuru dilekçesinden, ailesinin ikamet yeri belirlenememiştir ancak tüm dosya kapsamından bu kanıya ulaşılmıştır.) Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini talep ettiği, yapılan iller arası mesafe hesabına göre; Kayseri ve Çorum arası mesafenin; yaklaşık olarak, 279-302 km arası olduğu ve 3.5-4 saat arası sürdüğü (Kaynak: Google Maps), başvuranın Çorum iline nakledilmesi varsayımında ve başvuranın – ziyaret raporlarına göre- son 6 ay içerisinde gelen ziyaretçisinin bulunmadığı hususu da göz önüne alındığında, ailesinin bundan sonra anılan saat aralıkları kadar daha kısa sürede başvuranı ziyaret edebilme imkânı bulacağı, 15.4.2. Başvuranın zorunlu olarak nakledildiği Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun ise Malatya ilinde bulunduğu, Malatya ve başvuranın naklini talep ettiği Çorum ili arasındaki mesafenin yaklaşık olarak 526-610 km arası olduğu ve 6.5-7 saat arası sürdüğü (Kaynak: Google Maps), sonuç olarak başvuranın mevcut durumunun ağırlaştırılarak, ailevi sebeplerle nakil gitmek istediği ilden giderek ve azımsanmayacak ölçüde uzaklaştırıldığı görülmektedir.

15.5. Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin ailelerine daha yakın olmak, aile bütünlüklerini korumak amacıyla yaptıkları isteğe bağlı nakil başvurularının ceza infaz kurumları idareleri tarafından reddedilmesi üzerine Kurumumuza yapılan başvurularda, Kurumumuz 07.10.2021 tarihli ve 2021/14437-S.21.23097 sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararında şu yönde değerlendirmelere yer

vermiştir:

15.5.1. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3 üncü maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın, özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir.

Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakı n ları yla olan il işkil erin in devam ın ın sağl anm ası, infaz rejiminin ısl ah edici rolünün bir parçasıdır.

15.5.2. 5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge, hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir.

Buna karşılık 5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge’de, hükümlülerle ilgili düzenlenen

‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü ile disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genel olarak ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil ’hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmışlardır.

15.5.3. T.C. Anayasası’nın 20 nci maddesi, AİHS’in 8 inci maddesi uyarınca, herkesin ‘öz el ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis cezasına mahkûmiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun yakınl arı ile bağlantıd a k almasın ın , özel ve aile h ayatın a saygı h ak kın ın esa s lı u n su rların d an old u ğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yard ımı s ağ la mas ı ger ek tiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, 37862/02)

15.5.4 AİHM, Vintman davasına ilişkin olarak vermiş olduğu 23/01/2015 tarihli Daire kararında (Vintman

v. Ukrayna, 28403/05); AİHS’nin, mahkûmlara cezalarının nerede infaz edileceği konusunda bir seçim hakkı tanımadığını, mahkûmların ailelerinden ayrı olduklarını ve ailelerinden uzak olmalarının hapis cezasının bir sonucu olduğunu, ancak mahkûmun, ailesinin ziyaretlerini zorlaş tıra cak ya da i mk ân sız hale getirebilecek denli uzak bir bölgede b arın d ırıl mas ın ın , aile h ayatın a müdahale teşk il ed eb il eceğin i belirtmiştir. Mahkeme orantılılık yönünden yaptığı incelemesinde ise; mahkûmun, ailesine yakın bir kuruma transfer talebinin reddi için, cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun meşru bir gerekçe olarak öne sürülebileceğini ancak bu durumda dahi mahkûmun görece daha yakın cezaevlerine nakli hususunun değerlendi rilm esi gerekti ğin i b eli rtmiştir. Aksi halde, yani kişinin nispeten daha yakın bir bölgeye nakli önünde meşru bir engel yokken uzakta bulunan bir kurumda barındırılması halinde, AİHS’nin

8 inci maddesinin ihlali sonucu doğabileceğini vurgulamıştır.

15.5.5. Hem AİHM kararlarında, hem Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü”nün ilgili maddesinde, hem Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere

Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17.1. maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir.

15.5.6. Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir. Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir. (Bu konuda bakınız; İngiltere ve Galler Bölgesi Ceza İnfaz Kurumları

Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların Rehabilitasyonu konulu Rapor, Eylül 2014).

15.6. Yukarıda yer verilen Kurumumuz emsal kararında özetle; başvuranların isteğe bağlı nakil talepleri değerlendirilirken, idarelerce yalnızca kapasite doluluğu vb. sebeplerin dikkate alınmasının yetersiz olduğu ifade edilerek, taleplere yönelik İdarelerce yapılacak işlemlerde, başvuranın aile hayatına saygı hakkının korunması için gerekli değerlendirmelerin yapılması (hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, sağlık sorunlarının,

ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte değerlendirilerek daha geniş çaplı ele alınması) gerektiği belirtilerek, başvuranın nakil talebinin; talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda yeniden değerlendirilmesi yönünde tavsiye kararı verilmiştir.

15.7. Yukarıda yapılan değerlendirmeler her ne kadar isteğe bağlı nakil talebi, kapasite doluluğu, duruma uygun ceza infaz kurumu bulunmaması vb. nedeniyle reddedilen başvurular hakkında yapılsa ve incelenen başvuru dosyası zorunlu nakle ilişkin olsa da, başvuranın mağduriyetine sebep olan işlemin doğurduğu sonucun aynı olduğu, dolayısıyla başvuranın aile hayatına saygı gösterilmesi hakkının gerekleri kapsamında yukarıda yapılan değerlendirmelerin hâlihazırda incelenen başvuru için de geçerli olduğu kabul edilmelidir.

16. B aşvu ran ın zorunlu nakil yoluyla ailesinden 800 km u zağa nakledilmesine ve b aşvu ran ın olu ştuğu iddia olunan mağd u riyetin in Çorum L Tipi Kap alı Ceza infaz Kurumuna nakledilerek giderilmesini talebine il işk in yap ıl an incelemede; 16.1. Başvuranın zorunlu nakil yoluyla nakledilmeden önce bulunduğu Kayseri ilinin, ailesine yakın olmak amacıyla naklini istediği Çorum ilinden yaklaşık 3.5- 4 saatlik(279- 287 km arası) uzaklıkta olduğu, 16.2. Zorunlu nakil ile nakledildiği Malatya ilinin ise, Çorum ilinden yaklaşık 6.5.- 7 saatlik (526-576 km arası) mesafede bulunduğu, son durumda başvuranın ailesinden neredeyse 300 km daha uzağa nakledildiği, 16.3. İlgili mevzuat hükümlerine göre, kaldırılmamış disiplin cezası bulunan başvuranın gerekli koşulları sağlamadığından, hâlihazırda ileri sürdüğü isteğe bağlı nakil talebinin İdarece karşılanamayacağının açık olduğu, ancak yapılan zorunlu nakil işlemi sonucunda başvuranın ailesinden daha da uzaklaştırıldığının kabul edilmesi gerektiği, 16.4. Ancak ilgili Kanun kapsamında, zorunlu naklin bir disiplin cezası olarak düzenlenmediği, başvuran zorunlu olarak nakledilmeden önce, ailesinin kendisini ziyaret edemediği gerekçesiyle naklini talep etmişken, başvuranın zorunlu nakil ile 300 km daha da uzağa nakledilmesinin, ziyaret raporlarından son 6 ay içerisinde ziyaretçisi bulunmadığı anlaşılan başvuran için neredeyse ikinci bir cezalandırma anlamına gelebileceği, oysa 5275 sayılı Kanun’un amaç başlıklı maddesinde de belirtildiği üzere, cezaların infazının kişinin yalnızca cezalandırılması amacını değil aynı zamanda iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması amacını taşıdığı, iyileştirmenin ise aile bağlarının sağlıklı şekilde sürdürülmesiyle yakından ilişki olduğu, bu yönüyle başvuranın aile hayatının sürdürülmesinin gözetilmesinin Kanunun amacına da uygun olduğu, 16.5. Her ne kadar başvuranın asayiş ve güvenlik gerekçesiyle zorunlu olarak nakledilebileceği yasal düzenlemelerle belirlenmiş ve bu bağlamda başvuranın yargı çevresi dışında bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi hususunda İdareye takdir yetkisi verilmiş olsa da, söz konusu takdir yetkisinin başvuranın aile hayatının korunmasının gerekleri gözetilerek kullanılması gerektiği değerlendirilmektedir.

17. Diğer yandan, her ne kadar 5275 sayılı Kanun’un “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54 üncü maddesinde, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olmak ve iyi hal göstermenin nakledilebilmek için gerekli bir şart olduğunun belirtildiği ve Kanun’un sözü ve ruhundan, kanun koyucunun bu hususları bir engel gibi görerek, mahkûmların nakil taleplerinin karşılanmasını izin vermediği ve İdare tarafından zorunlu nakil yoluyla başvuranı talep ettiği kuruma göndermenin Kanunun sözü ve ruhuyla elbette bağdaşmayacağı ancak yine de bu hükmün, zorunlu nakil yapılırken başvuranın mevcut durumunu ağırlaştırmayacak bir yere nakledilmesinin önünde bir engel taşımadığı, başvuranın aile hayatına saygı gösterilmesi gerekliliklerin bu durumda da gözetilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

18. Konuyla ilgili yargı kararlarına bakıldığında; Anayasa Mahkemesi tarafından verilen bir kararda; devletin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla iletişimini devam ettirecek önlemleri almasının pozitif yükümlülüklerinin bir gereği olsa da -belirtildiği üzere- hukuka uygun bir tutulmadan kaynaklanan

kaçınılmaz sonuçlar nedeniyle aile hayatı kapsamındaki temasın sınırlandırılması doğal olduğu, kamu düzeninin ve kurum güvenliğinin sağlanması yönündeki meşru amaç doğrultusunda ve makul bir gerekliliğin olması durumunda gerekçeleri ilgili ve yeterli şekilde açıklanarak belirli bir süre boyunca söz konusu pozitif yükümlülüğün karşılanmamasının da olağan kabul edilebileceği, ancak aile hayatına saygı hakkının gereklerinin mümkün olan ilk fırsatta yerine getirilmesi ve mahpusların ailesiyle olan temasının hızlı şekilde yeniden sağlanması bir gereklilik olduğunu, bu bağlam da tutuklu ya da hükümlünün yakın derecedeki aile bireyleriyle aile h ayatı n ı sürdürmesini sağl am aya yeterli olacak şekil de asgari düzeyde bir il eti şim ve temas ku rm ası n ın her durumda sağlanm ası gerekti ğin i, böylesi bir yükümlülüğün yerine getirilmesinin ve tedbirler alınmasının, aile hayatına saygı hakkı kapsamında devletten beklenen asgari bir gereklilik olduğu belirtilmektedir. (Hüseyin Ekinci, B. No: 2016/38867, 3/7/2019, § 56-57).

19. Kurumumuzca, yukarıda yer verilen ifadeler doğrultunda, İdare tarafından dikkate alınıp alınmadığının tespit edilmesi amacıyla, başvuranın, zorunlu olarak nakledileceği ceza infaz kurumu belirlenirken, ailesine daha yakın bulunan ceza infaz kurumu olup olmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin sorulduğu, ancak İdarece ilgili soruya herhangi bir cevap verilmediği, bu durumun da, yukarıdan bu yana anlatılan, nakil işlemlerinde başvuranın aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması için İdarece yapılması gereken değerlendirmelerin, somut dosya özelinde ilgili İdare tarafından yapılmadığı kanaati oluşturduğu belirtilmelidir.

20. Yuk arıd a açık lan an gerekçeler, ilgili mahkeme k ara rları ve tüm dosya k ap samı birlikte d eğerlend irild iği nd e; başvuranın uygun görülen naklinden, aldığı disiplin cezasının kesinleşmesiyle, İdare tarafından vazgeçilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı, İdare tarafından yapılan zorunlu nakil işlemiyle, başvuranın ailesinden daha uzak bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi işleminde ise; başvuranın ailesine daha yakın bulunan ve mevut durumunu ağırlaştırmayacak bir ceza infaz kurumuna naklinin mümkün olup olmadığı yönünde bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı ve mevcut durumda başvuranın durumunun ağırlaştırıldığı görüldüğünden, İdarenin söz konusu işleminde hukuka ve hakkaniyete uygun davranılmadığı, diğer yandan başvuranın, Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebinin ise kaldırılmamış disiplin cezası bulunduğundan İdarece karşılanmasına hukuken imkân bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlk eleri Yönünden Değerlend irme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; 21.1. Kurumumuzca İdareye bilgi ve belge talepli iki yazı gönderildiği, 27.09.2021 tarihli yazımızda sorduğumuz sorulara ve bu bağlamda istenen bilgi ve belgelere süresi dışında-30.11.2021 tarihinde- ve eksik cevaplar verildiği, sonuç olarak İdare tarafından “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “şeffaflık” ilkelerine uygun davranılmadığı ayrıca, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup İdareye belirtilen ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜ RLÜ ĞÜNE İL İŞ Kİ N YASAL MEVZUAT

22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret

kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; B A Ş VURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesi talebinin REDDİNE, Diğer yandan, b aşvu ran ın disiplin cezasın ın k ald ır ıl ması ve iyi h all il iğin i k azan masın ı takiben isteğe b ağlı nakil talebinde b ulu n ması durumunda ve İ d aren izce bundan sonra tesis edilecek zorunlu nakil işl emle rin d e, aile h ayatın a sayg ı h ak kı k ap samın d a Devlete yüklenen pozitif yükümlülüklerin gözetilmesi hususunda ADALET B AKANL IĞI NA T AVS İYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve

Adalet Bakanlığına tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Ş eref MALKOÇ

Kamu B aşd en etçisi