ÖZET: Başvuran, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Elektrik-Elektronik Mühendisliği unvan değişikliği sınavında, sınav sorularının yayınlanmaması nedeniyle itirazda bulunamadığını belirtmiştir. Sınav sonuçları açıklandıktan sonra yaptığı itirazlarda ise yalnızca iptal edilen soruların kendisine bildirildiğini, cevap kâğıdı ve cevap anahtarının ise Soru ID ve Kullanıcı Cevap ID formatında gönderildiğini, bu durumun karşılaştırma yapmasını engellediğini ifade etmiştir. Başvuran, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamında sınavda sorulan soruların ve cevap anahtarının kendisine şıklı olarak bildirilmesini talep etmiştir.

Danıştay, bilgi edinme hakkının ihlal edilip edilmediğini değerlendirirken, başvuranın sınavda yaptığı itirazların karşılanmaması ve bilgi edinme talebinin yerine getirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Bilgi edinme hakkının, bireylerin devletin uygulamalarını denetleme ve hak arama özgürlüğünü kullanabilmeleri açısından önemli olduğunu vurgulamıştır. Sonuç olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na, başvuranın talebinin karşılanması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, sınav süreçlerinin şeffaflığı ve adayların haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/18174-S.21.29077

BAŞVURU NO : 2021/11792

KARAR TARİHİ : 27/12/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Bilgi edinme talebi hakkndadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/07/2021

I. BAVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

(1) Başvuran, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından 06.12.2021 tarihinde yapılması planlanan unvan değişikliği yazılı sınavının Koronavirüs Salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, fiziki mesafeyi koruma ve hastalığın yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla 02-04 Mart tarihleri arasında 81 ilde e-sınav salonlarında elektronik ortamda yapılması kararlaştırıldığını, 03.03.2021 tarihinde Elektrik-Elektronik Mühendisliği unvanında sınava girdiğini, Başvuru Kılavuzunun Yazılı Sınava İtiraz başlıklı 13 üncü maddesinde; “Adaylar; yazılı sınav sorularına ve uygulamasına ilişkin itirazlarını, soru ve cevap anahtarlarının www.meb.gov.tr ve/veya http://odsgm.meb.gov.tr internet adresinden yayımlanmasından itibaren en geç 5 (beş) iş günü içerisinde, sınav sonuçlarına ilişkin itirazlarını ise, sonuçların ilan edildiği tarihten itibaren en geç 5 (beş) iş günü içerisinde PGM’ye yapacaklardır. PGM tarafından gönderilen itirazları ÖDSGM en geç 10 (on) iş günü içerisinde inceleyip sonuçlandırarak PGM’ye bildirecektir. Yapılacak incelemede ÖDSGM’ye gelen evrak kayıt tarihi geçerli olacaktır.” Dendiğini, sınav sonrasında Bakanlık tarafından sınav soruları yayınlanmadığından sınav sorularına itiraz edemeyip, sınav sonuçlarının açıklanmasından sonra yaptığı itirazlarda sınavda tarafına sorulan soruların, cevap anahtarı ve doğru cevapları ile varsa iptal olan soruların ve sınav sonucunun değerlendirmesinde çan eğrisi, bağıl ortalama vs. gibi bir sistem uygulanıp uygulanmadığının tarafına bildirilmesi için itirazda bulunduğunu, lakin yaptığı itiraza verilen cevapta sadece iptal olan soruların tarafına bildirildiğini, ikinci kez yaptığı itiraz neticesinde cevap kâğıdı ve cevap anahtarının tarafına gönderildiğini, gelen yazıda Soru ID, Kullanıcı Cevap ID, Doğru Cevap ID’si şeklinde gönderildiğini, ancak sınav bitiminde taraflarına imzalatılan aday cevap kâğıdında Soru ID ve aday cevap şıkkı olarak geçtiğinden Bakanlığın gönderdiği ID’li cevap anahtarını karşılaştırma için kullanamadığını, gelen cevaba itiraz edip; Soru ID 7859 Kullanıcı Cevap ID 314072 doğru cevap ID 314072 olarak değil de

Soru ID 7859 Kullanıcı Cevap Şıkkı “A” Doğru cevap Şıkkı “A” şeklinde cevapların şıklı olarak tarafına bildirilmesi için yaptığı itirazın reddedildiğini, yayınlanan kılavuzda soruların ve cevap anahtarının

yayınlanacağının belirtildiğini ve sonradan yayınlanan ek kılavuzda da soruların ve cevap anahtarlarının yayınlanmayacağının belirtilmediğini ifade ederek, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamında sınavda sorulan soruların, cevap anahtarı ile sorulara verdiği cevapların tarafına bildirilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

(2) Milli Eğitim Bakanlığının başvuru konusuna ilişkin 20.08.2021 tarih ve – – sayılı yazısı ve eklerinde özetle; (2.1) Milli Eğitim Bakanlığı Unvan Değişikliği Sınavı 02-03 Mart 2021 tarihlerinde 23 grupta 81 ilde esınav olarak Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 2020/Pr.No:9 numaralı protokol ve 2020/Pr.No:9-1 numaralı ek protokol hükümleri kapsamında hazırlandığı ve uygulandığı, (2.2) Sınav uygulamasının ardından 2020/Pr.No:9-1 numaralı ek protokolün 6.2.9 maddesi gereğince sınav soruları yayımlanmadığı, sınav söz konusu protokol doğrultusunda e-sınav olarak uygulanmış olup sınav soruları Soru Oluşturma ve Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesindeki soru havuzunda saklandığı, diğer taraftan 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Kanunun 9. maddesinin 1.fıkrasının “Sınav soruları ile bunları hazırlamakla görevlendirilmiş olan kişilerin kimlikleri gizli tutulur. (Değişik ikinci cümle: 2/12/2016-6764/71 md.) Başkanlık, gizlilik ve güvenliğin sağlanması için sınav öncesinde, sınav sırasında ve sonrasında gerekli bütün tedbirleri alır, ilgili tüm kurumlarla işbirliği yapar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yapılacak protokoller çerçevesinde veri tabanlarında sınav ve yerleştirmeler için ihtiyaç duyulan kişisel veri sorgulaması yapabilir. Soru havuzundaki sorular hiçbir koşul altında kısmen ya da tamamen üçüncü şahıslara verilmez. Adli ve idari soruşturma ve kovuşturmalarda soru havuzuna erişim için Cumhurbaşkanının izni gereklidir.” hükmü gereğince soru havuzumuzda bulanan sorular paylaşılamadığı, (2.3) 2020/Pr.No:9-1 numaralı ek protokolün 8.1 maddesi “İşbu Ek Protokolde yer alan hususlar dışında 2020/Pr.No:09 Numaralı Protokolde yer alan diğer tüm hükümler geçerlidir.” Şeklinde olduğu, 2020/Pr.No:09 Numaralı protokolün 5.4.4 maddesi “Değerlendirme sırasında Merkezi Sınav Kurulu kararı veya yargı mercileri tarafından iptaline karar verilen soru/sorular değerlendirme dışı bırakılarak geçerli soru/soruların puan değerlerinin yeniden hesaplanması suretiyle değerlendirme yapılır” şeklinde olduğu, Protokolün 5.4.4. Maddesine istinaden sınav sonrası Genel Müdürlüğümüze ulaşan soru itirazları doğrultuda sınavın; Bilgisayar Mühendisi Grubunun 80169 numaralı sorusu, Elektrik ve Elektronik

Mühendisi Grubunun 78633 ve 78719 numaralı soruları, Programcı Grubunun 78900 numaralı sorusu ve

Bilgisayar Teknisyeni Grubunun 79306 numaralı sorusunun adayların ekranına yansıtılması esnasında sorular içerisindeki bazı karakterlerin “?” işareti olarak yansıdığı ve bu teknik hatadan dolayı soruların anlamsızlaşarak çözümsüz hale geldiği görüldüğü, bu doğrultuda ilgili soruların Merkez Sınav Kurulu

Kararınca değerlendirme dışı bırakılmasına, bununla birlikte Programcı Grubunun 78844 numaralı sorusu ile Bilgisayar Teknisyeni Grubunun 79266 numaralı sorusunun ise iptal edilmesine karar verildiği, (2.4) 2020/Pr.No:9-1 numaralı ek protokolün 6.3.1. maddesi “Adaylar; sınav sorularına ve/veya uygulamasına ilişkin itirazlarını, sınavın tamamlanmasından itibaren en geç 5 (beş) iş günü içerisinde, sınav sonuçlarına ilişkin itirazları ise sonuçların ilan edildiği tarihten itibaren en geç 5 (beş) iş günü içerisinde

PGM’ye yapacaklardır. PGM adaylar tarafından yapılan itirazları, itiraz başvuru sürecinin bitiminde

ÖDSGM’ye gönderecektir. ÖDSGM’ye gelen evrak kayıt tarihi geçerli olacaktır. İtirazlara yönelik tüm sonuçlar adaylara PGM tarafından bildirilecektir”. Şeklinde olduğu, bu sebeple adı geçen adayın itirazı incelendiği ve Personel Genel Müdürlüğüne gönderildiği,

(2.5) Bakanlığın personelinin görevde yükselme ve unvan değişikliğine ilişkin iş ve işlemler, Millî Eğitim

Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği Yazılı Sınav Kılavuzunun 10’uncu maddesi olan “yazılı sınav değerlendirmesi” başlığı altında 10.1 maddesinde (puan? (Doğru Sayısı/ Soru Sayısı) x

100) şeklinde değerlendirme yapılacağı yer aldığından çan eğrisi, bağıl ortalama vs. gibi başkaca bir

değerlendirme sistemi uygulanmadığı, (2.6) Sınav soruları protokolde belirtilen alanlarda, konu başlıkları ve soru sayıları dikkate alınarak alanında uzman akademisyenlerin desteği ile hazırlandığı, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

(3) 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; (3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, herkesin bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip olduğunu güvence altına almıştır.

(3.2) “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” (4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.

(5) 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun; (5.1) Bilgi edinme hakkının kullanımına ilişkin esas ve usullerin belirlendiği “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine atıf yapılmıştır.

(5.2) “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. […]” (5.3) “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde, kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü olduğu ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanamaz olduğu hususunda amir hüküm taşımaktadır.

(5.4) “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9 uncu maddesinde; “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”

(6) 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar Ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin 5 inci ek maddesinde; “ 17/2/2011 tarihli ve 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve

Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 9 uncu maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, yedinci ve sekizinci fıkraları ile zorunlu öğretim kapsamında öğrenim gören öğrenciler hariç 10 uncu maddesi hükümleri Bakanlıkça yapılan merkezi sınavlar hakkında da uygulanır.

Bakanlık tarafından yapılan merkezi sınavlara ilişkin olarak birinci fıkra hükümlerinin uygulanmasında;

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına yapılan atıflar Bakanlığa yapılmış sayılır ve 6114 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki yetkiler Bakanlık, 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası,

9 uncu maddesinin ikinci ve sekizinci fıkraları ile 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasındaki yetkiler Ölçme,

Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasındaki yetkiler

Bakanlık Müsteşarı tarafından kullanılır.” (7) 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Kanunun “Sınav güvenliği” başlıklı 9. maddesinin 1.fıkrasında; “Sınav soruları ile bunları hazırlamakla görevlendirilmiş olan kişilerin kimlikleri gizli tutulur. (Değişik ikinci cümle: 2/12/2016-6764/71 md.)

Başkanlık, gizlilik ve güvenliğin sağlanması için sınav öncesinde, sınav sırasında ve sonrasında gerekli bütün tedbirleri alır, ilgili tüm kurumlarla işbirliği yapar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yapılacak protokoller çerçevesinde veri tabanlarında sınav ve yerleştirmeler için ihtiyaç duyulan kişisel veri sorgulaması yapabilir. Soru havuzundaki sorular hiçbir koşul altında kısmen ya da tamamen üçüncü şahıslara verilmez. Adli ve idari soruşturma ve kovuşturmalarda soru havuzuna erişim için

Cumhurbaşkanının izni gereklidir.” (8) Millî Eğitim Bakanlığı Merkez Ve Taşra Teşkilatı Unvan Değişikliği Yazılı Sınav Başvuru

Kılavuzunun 13.1 inci maddesi ve 2020/Pr.No:09 Numaralı Protokolün 5.3.1 inci maddesinde; Adaylar; yazılı sınav sorularına ve uygulamasına ilişkin itirazlarını, soru ve cevap anahtarlarının www.meb.gov.tr ve/veya http://odsgm.meb.gov.tr internet adresinden yayımlanmasından itibaren en geç 5 (beş) iş günü içerisinde, sınav sonuçlarına ilişkin itirazlarını ise, sonuçların ilan edildiği tarihten itibaren en geç 5 (beş) iş günü içerisinde PGM’ye yapacaklardır. PGM tarafından gönderilen itirazları ÖDSGM en geç

10 (on) iş günü içerisinde inceleyip sonuçlandırarak PGM’ye bildirecektir. Yapılacak incelemede

ÖDSGM’ye gelen evrak kayıt tarihi geçerli olacaktır.” (9) 2020/Pr.No:9-1 numaralı ek protokolün; (9.1) 6.2.9 uncu maddesinde; “Sınav soru ve cevapları yayınlanmayacaktır.” (9.2) 6.3.1 inci maddesinde; “Adaylar; sınav sorularına ve/veya uygulamasına ilişkin itirazlarını, sınavın tamamlanmasından itibaren en geç 5 (beş) iş günü içerisinde, sınav sonuçlarına ilişkin itirazları ise sonuçların ilan edildiği tarihten itibaren en geç 5 (beş) iş günü içerisinde PGM’ye yapacaklardır. PGM adaylar tarafından yapılan itirazları, itiraz başvuru sürecinin bitiminde ÖDSGM’ye gönderecektir.

ÖDSGM’ye gelen evrak kayıt tarihi geçerli olacaktır. İtirazlara yönelik tüm sonuçlar adaylara PGM tarafından bildirilecektir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

(10) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme (11) Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Milli Eğitim Bakanlığı

Personel Genel Müdürlüğü tarafından 03.03.2021 tarihinde Elektrik-Elektronik Mühendisliği unvanında yapılan sınava girdiğini, sınav sonrasında Bakanlık tarafından sınav soruları yayınlanmadığından sınav sorularına itiraz edemeyip, sınav sonuçlarının açıklanmasından sonra yaptığı itirazlarda sınavda tarafına sorulan soruların, cevap anahtarı ve doğru cevapları ile varsa iptal olan soruların ve sınav sonucunun değerlendirmesinde çan eğrisi, bağıl ortalama vs. gibi bir sistem uygulanıp uygulanmadığının tarafına bildirilmesi için itirazda bulunduğunu, lakin yaptığı itiraza verilen cevapta sadece iptal olan soruların tarafına bildirildiğini, ikinci kez yaptığı itiraz neticesinde cevap kâğıdı ve cevap anahtarının tarafına gönderildiğini, gelen yazıda Soru ID, Kullanıcı Cevap ID, Doğru Cevap ID’si şeklinde gönderildiğini, ancak sınav bitiminde taraflarına imzalatılan aday cevap kâğıdında Soru ID ve aday cevap şıkkı olarak geçtiğinden Bakanlığın gönderdiği ID’li cevap anahtarını karşılaştırma için kullanamadığını, gelen cevaba itiraz edip; Soru ID 7859 Kullanıcı Cevap ID 314072 doğru cevap ID 314072 olarak değil de Soru ID 7859

Kullanıcı Cevap Şıkkı “A” Doğru cevap Şıkkı “A” şeklinde cevapların şıklı olarak tarafına bildirilmesi için yaptığı itirazın reddedildiğini ifade ederek, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamında sınavda sorulan soruların, cevap anahtarı ile sorulara verdiği cevapların tarafına bildirilmesini talep etmektedir.

(12) Bilgi ve belgeye erişim hakkının ihlal edilip edilmediğinin tespitinin yapılabilmesi için, öncelikle bilgi edinme hakkının amacının iyi anlaşılması gerekmektedir. Bu bağlamda belirtilmesi gerekir ki; temel olarak devleti denetleme ve kişilerin temel hak ve özgürlüklerini sağlama amacıyla ortaya çıkan bilgi edinme hakkının amaçlarından birisi de en somut şekilde, devletin birey üzerindeki keyfi ve kimi zaman hukuka aykırı olabilen uygulamalarının bireyler tarafından denetlenmesi ve tespit edilen hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla girişimlerde bulunabilmesi için bireylerin bilgilenme haklarını güvence altına almaktır.

(13) Bilgi edinme hakkının öneminden hareketle, Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı mezkûr

Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri alma yükümlüğünde bırakılmıştır. Bu noktada 4982 sayılı Kanunda, bilgi edinme hakkının istisnaları tek tek sayılmış olup; Kanunun Dördüncü

Bölümünde 15 ila 27 nci maddeleri arasında yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir.

(14) Yukarıda yer verilen hususlar başvuruya konu somut olay açısından değerlendirildiğinde, başvuranın,

03.03.2021 tarihinde Elektrik-Elektronik Mühendisliği unvanında yapılan sınava girdiği, sonrasında sınav

soru ve cevapları yayımlanmadığı için itiraz edemediği, sonuçların açıklanmasından sonra bilgi edinme hakkı kapsamında yaptığı başvuru neticesinde cevap kâğıdı ve cevap anahtarının Soru ID, Kullanıcı Cevap

ID, Doğru Cevap ID’si şeklinde gönderildiği, ancak sınav bitiminde taraflarına imzalatılan aday cevap kâğıdında Soru ID ve aday cevap şıkkı olarak geçtiğinden Bakanlığın gönderdiği ID’li cevap anahtarını

karşılaştırma için kullanamadığı, gelen cevaba itiraz edip; cevap kağıdı ve cevap anahtarının şıklı olarak tarafına bildirilmesi için yaptığı başvurunun reddedildiği anlaşılmaktadır.

(15) 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun 2. maddesine eklenen “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi

Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevaplar bu Kanun kapsamı dışındadır.” cümlesinin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi’nin 04.12.2014 tarih ve E:2013/114, K:2014/22 sayılı kararında; (15.1) “Dava konusu kuralla Anayasa’nın 74. maddesinde güvence altına alınan bilgi edinme hakkına bir sınırlama getirilmekte ve ÖSYM tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevaplara ilişkin bilgi edinme imkânı ortadan kaldırılmaktadır. Yasama belgelerinden ve ÖSYM’nin dosyaya sunduğu yazı içeriğinden, bu düzenlemenin Kurumun soru havuzu oluşturma ve daha önce sorduğu soruları yeniden sorabilme olanağına sahip olabilmesi amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan yazıda, sınava giren kişilere sorulan konuların aynı olduğu ve aynı konulara ilişkin sürekli yeni sorular oluşturmanın zor olduğu, bunun zaman içinde sınava giren kişilerin bilgilerini ölçmeye yaramayan soruların sorulmasına neden olduğu, dolayısıyla daha önce sorulan soru ve cevapların kişilere verilmeksizin yeniden sorulabilmesi amacıyla söz konusu düzenlemenin yapıldığı ifade edilmektedir.

(15.2) Konular değişmediği hâlde sürekli yeni sorular oluşturmanın zor olduğu, bu yönüyle soruların ölçme kalitesini düşürmemek amacıyla yeniden sorulmasını sağlamakta kamu yararı bulunduğu açıktır. Ancak yapılan sınavlara ilişkin olarak kişilerin bilgi sahibi olması da son derece önemli olup kişilerin bu soru ve cevapların doğru olarak tespit edilip edilmediğini öğrenme ve buna göre yanlış olarak belirlenen soru ve cevaplara karşı hak arama özgürlüğünü kullanabilmesinde de ciddi bir kamu yararı bulunmaktadır. Zira kişilerin eğitim veya iş hayatı bakımından geleceklerini belirleyen bu sınavların, doğru olarak uygulanıp uygulanmadığını denetleyebilmeleri ve buna ilişkin hak arama özgürlüklerini kullanabilmeleri için anılan soru ve cevaplara erişebilmeleri gerekmektedir.

(15.3) Öte yandan, çeşitli tedbirler alınarak veya yöntemler kullanılarak, sorulacak soruların ölçme kalitesini düşürmemek veya kamuoyunun bilgisine sunulmuş, dolayısıyla tüm adayların eşit şekilde bilgi sahibi olduğu soruların bir kısmının veya benzerlerinin yıllar içinde yeniden sorulması mümkün bulunmaktayken anılan hakların sınırlandırılması yönteminin tercih edilmesi, kurala konu sınırlamanın demokratik bir hukuk devletinde alınması gerekli zorunlu tedbirler kapsamında kalmadığını göstermektedir.

(15.4) Bu yönleriyle dava konusu kuralda ulaşılmak istenen kamu yararı ile bilgi edinme hakkı ve hak arama özgürlüğü arasındaki makul dengenin kurulamadığı ve kurala konu sınırlayıcı önlemin zorunlu bir toplumsal ihtiyaçtan kaynaklanmadığı, dolayısıyla kuralın bilgi edinme hakkının ve hak arama özgürlüğünün ölçüsüzce sınırlandırılmasına neden olduğu anlaşılmaktadır.” Şeklinde değerlendirmeye yer verilmiş ve Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine varılarak anılan hüküm iptal edilmiştir.

(16) Danıştay 8 inci Dairesi E.2014/8893, K.2015/3715 sayılı Kararında; “davalı idarece hukuki güvenlik, açıklık ve şeffaflık ilkelerine aykırı olarak tesis edilen ve 2014 YGS’de sorulacak soruların belli bir kısmının yayımlanmaması niteliğinde bulunan dava konusu işlemin, ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan ve “hukuk devleti”nin vazgeçilmez ilkelerinden olan “hak arama özgürlüğü”, “adil yargılanma hakkı” ve “mahkemeye başvuru hakkı”nı doğrudan veya dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna varılmış ve 2014 YGS’de sorulacak soruların %20’sinin yayımlanmasına ilişkin ÖSYM

Yönetim Kurulu’nun 12.03.2014 gün ve 7 sayılı kararının iptaline” karar vermiştir.

(17) Somut olay açısından meseleye yaklaştığımızda, cevap kağıdı ve cevap anahtarının şıklı olarak açıklanması sınava giren adayların kendi cevaplarıyla idarece açıklanan cevapları karşılaştırılarak sınav hakkında genel bir kanaate ulaşmalarında yol gösterici olabileceği gibi, sınav sonucunun açıklanmasında herhangi bir hata olması halinde bu hataların düzeltilmesine de yardımcı olacağı kuşkusuzdur.

(18) Bu suretle, yapılan sınavın cevap kağıdı ve cevap anahtarının adaylarla paylaşılmama kararı alması, hatalı işlemin tespit edilememesine ve sınava girenlerin mağduriyet yaşamasına sebebiyet verecektir.

Sınavların denetlenemediği ortamda da ne idarece hatalı sorunun iptaline karar verilebilecek ne de sınava girenler haklarını arayabilecektir. Zira sınava giren adayların iş hayatı bakımından geleceklerini belirleyen bu sınavların, doğru olarak uygulanıp uygulanmadığını denetleyebilmeleri ve buna ilişkin hak arama özgürlüklerini kullanabilmeleri için anılan soru ve cevaplara erişebilmeleri gerekmektedir.

(19) Buradan hareketle, sınava giren adayın sınavda yaptığı sorulara ilişkin olarak yanlışlarını bilmek ve sınav sonucunun doğru olarak açıklandığını denetlemek istemesinin en doğal hakları olduğu, şikayete konu idarenin de şeffaflık ve açıklık ilkesi gereğince cevap kağıdı ve cevap anahtarının şıklı olarak karşılaştırma yapılmasını olanak sağlayacak şekilde açıklamakla yükümlü olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.

(20) Ayrıca Anayasal bir hak olan bilgi edinme hakkının ancak 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunda yer verilen sınırlama sebeplerine bağlı olarak sınırlanabileceği açık olmasına rağmen başvuranın bilgi edinme talebinin idare tarafından yerine getirilmemesinin sebebi olarak sadece Sınav Protokolünün ileri sürüldüğü, anılan Kanunda yer alan sınırlama sebeplerinin herhangi birine atıf yapılmadığı görüşmüştür.

(21) Başvurunun içeriği, idareden gelen bilgi ve belgeler, yargı kararları ile tüm dosya içeriği birlikte incelenerek Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından söz konusu sınav sorularının, cevap anahtarı ve cevap kağıdının şıklarını açık bir şekilde başvurana verilmemesi işleminin hukuka uyarlı olmadığı sunucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetişim İlkeleri Yönünden Değerlendirme (22) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ve “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davranmadığı diğer taraftan “makul sürede karar verme”, “kararların gerekçeli olması”, ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

(23) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULUNE;

Başvuranın bilgi edinme hakkı kapsamında sınavda sorulan soruların, cevap anahtarı ile sorulara verdiği cevapların karşılaştırma yapabilmesini imkan sağlayacak şekilde tarafına bildirilmesi talebinin karşılanması hususunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA

Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanun’un 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığının bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi