onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan bir motorsikletin karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Mahkeme, motorlu bisikletin tanımını ve zorunlu sigorta kapsamını değerlendirerek, kazaya karışan aracın silindir hacminin 50 cc’nin altında olduğunu belirlemiş ve bu nedenle ZMSS Poliçesi yaptırma zorunluluğu bulunmadığına hükmetmiştir.

Davalı, aracın motorlu bisiklet olarak nitelendirildiği ve dolayısıyla tazminat talebinin geçersiz olduğu yönünde itirazda bulunmuştur. Mahkeme, yapılan bilirkişi incelemeleri ve mevcut yasal düzenlemeleri dikkate alarak, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, aracın motorlu bisiklet niteliğinde olduğu ve dolayısıyla ZMSS Poliçesi kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek, İtiraz Hakem Heyeti kararını bozmuş ve davanın reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, motorlu bisikletlerin zorunlu sigorta kapsamı dışında olduğu ve dolayısıyla tazminat taleplerinin geçersiz olduğu yönündeki içtihatları pekiştirmiştir.

4. Hukuk Dairesi         2022/13047 E.  ,  2024/10217 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
    SAYISI : 2022/699 Değişik İş – 2022/705 Karar

    İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (KZMSS) poliçesi bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde motorsiklette yolcu olan davacının eşi …’ın vefat ettiğini ve davacının eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesi ile talebini 278.962,00 TL’ye yükseltmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı sürücü … sevk ve idaresindeki tescilsiz aracın motorlu bisiklet olması nedeniyle davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağında aracın motorlu bisiklet olduğunun açıkça belirtildiğini, dava konusu kaza sonrası meydana gelen ölüm ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, desteğin müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 iskonto faiz oranın uygulanması gerektiğini, hatır taşıması söz konusu olduğundan tazminattan indirim uygulanması gerektiğini, davalının sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, temerrüdün söz konusu olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
    IV. İTİRAZ
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar Uyuşmazlık Hakem Heyetince ara kararın gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle başvurunun usulden reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafça ara kararda istenilen belgelerin itiraz dilekçesi ile birlikte dosyaya sunulduğu ve dava şartı noksanlığının giderildiği, dosyaya ibraz edilen Konya 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/27 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda aracın 108,60 cc silindir hacimli motor olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağının tamamı incelendiğinde bunun aksini ispatlar bir bilgi bulunmadığı, dolayısıyla meydana gelen zarardan davalının sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle davalı …’nın zararın teminat kapsamı dışında olduğuna ilişkin itirazının yerinde olmadığı, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının 278.962,00 TL olarak hesaplandığı, raporun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu, ölü muayene otopsi raporuna göre davacının desteği …’ın kafasına aldığı darbe ile ölümü arasında illiyet bağı olduğu, bu nedenle desteğin müterafik kusuru nedeniyle tazminat tutarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi uygulandığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile 223.169,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, dava dışı sürücü Hasan Basri Kaya sevk ve idaresindeki tescilsiz aracın motorlu bisiklet olması ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi yaptırma zorunluluğunun bulunmaması nedeniyle davalı kuruma sorumluluk yüklenemeyeceğini, desteğin ölümü ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru ve olayda hatır taşıması bulunması nedeniyle tazminat tutarına indirim uygulanması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan motorsiklet sürücüsünün karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
    2918 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, … Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde de silindir hacmi 50 santimetreküpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 45 kilometreden az olan araçların bisiklet olduğu, 2918 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
    Güvence Hesabına başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde “Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar” düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, … Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabına husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
    Davalı … Hesabına aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle davacının desteği …’ın yolcu olarak bulunduğu motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.
    Zira, ZMSS Genel Şartları’nın A.6-ı maddesi gereğince “Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar” teminat dışı hallerden olup yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır.
    Anılan düzenlemeler gereği, motosikletin, 2918 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı … Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir.
    Somut olayda davalı …, desteğin yolcu olarak bulunduğu motorsikletin zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi olup olmadığı, cinsinin belirlenmesi gerektiği itirazında bulunmuştur.
    Dosya içeriğinden; Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/27 D. İş sayılı dosyasında dava konusu kazaya karışan aracın silindir hacminin 108,60 cm3 olduğunun tespit edildiği, ancak Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/556 esas ve 2023/375 karar sayılı dava dosyasında davacılar …. ve… tarafından destek …’ın ölümü nedeniyle davalı … aleyhine açılan tazminat davasında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazaya karışan aracın silindir hacminin 49,11 cm3 olduğu, bu bakımdan motorlu bisiklet vasfına haiz olduğu ve dolayısıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi yaptırılması zorunlu olan araçlardan olmadığının belirlendiği ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.6-ı bendinde, “Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar”ın teminat dışı haller içerisinde sayılmış olması nedeni ile zararın teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinafa başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Bu durumda; dava konusu kazaya karışan … plakalı aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle davalı …’na husumet yöneltildiği, aynı olay ile ilgili Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/556 esas ve 2023/375 karar sayılı dava dosyasında … plakalı aracın motorlu bisiklet niteliğine haiz olduğu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi yaptırılması zorunlu olan araçlardan olmadığı ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.6-ı bendi uyarınca, “Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar”ın teminat kapsamı dışında olduğunun belirlendiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
    VI. KARAR
    Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
    Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.