|
ÖZET: Bu karar, Hakkari Valiliği’nin mahkeme kararını yerine getirmemesi ve yasal faizi ödememesi üzerine yapılan bir başvuruya ilişkindir. Başvuran, mahkeme kararının bir bütün olarak yerine getirilmesini ve işlemiş yasal faizin ödenmesini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin yargı kararlarını geciktirmesinin hukuka aykırı olduğunu, bunun adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ve hizmet kusuru oluşturduğunu belirtmiştir.
Anayasa’nın 138. maddesi gereğince, idarelerin mahkeme kararlarını zamanında uygulamak zorunda olduğu vurgulanmış, ekonomik kaynak yokluğunun bu yükümlülüğü ortadan kaldırmayacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Hakkari Valiliği’ne yasal faiz alacağının ödenmesi için makul sürede işlem tesis etmesi tavsiye edilmiştir. Bu karar, hukuk devleti ilkesinin ve mahkemeye erişim hakkının önemini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/1813-S.22.2749
BAŞVURU NO : 2021/15165
KARAR TARİHİ : 09/02/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : HAKKARİ VALİLİĞİ
Başvuran, mahkeme kararının bir bütün olarak yerine
BAŞVURUNUN KONUSU :
getirilerek işlemiş yasal faizin de ödenmesini talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 07/09/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza müvekkili aracılığıyla şikayet başvurusunda bulunan (T.C Kimlik
No: başvurusunda özetle; Van 1. İdare Mahkemesi’nin / Esas sayılı ilamı ile 984.096,00TL. tazminat bedelinin 16/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, idare tarafından yasal faiz hesaplanmadan yalnızca asıl alacak miktarının ödendiğini ve söz konusu ödemenin de icra dosyasına yapılmadığını, tazminat ya da alacakların vekaletnameye istinaden vekile ödenmesi gerektiğini belirterek; mahkeme kararının bir bütün olarak yerine getirilerek işlemiş yasal faizin de ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 28/09/2021 tarihli ve . sayılı yazısı ile şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Hakkari Valiliğinden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Hakkari İl Özel
İdaresi Zarar Tespit Komisyonu tarafından gönderilen 20/01/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Zarar Tespit Komisyonunca ana paranın ödenmesinin hak sahibinin banka hesabına yapıldığı, yasal faiz
kısmına ilişkin ödeme işlemlerinin ise ödeme sırasına alınmış olup, ödenek durumuna göre ödemesinin yapılacağı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir”,
3.1 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak
suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,
3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve
hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,
3.3 ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve
dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.4 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı
ödemekle yükümlüdür.”, 3.5. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun, “Kararların Sonuçları” başlıklı 28. maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 7. Başvuran1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; mahkeme kararının bir bütün olarak yerine getirilerek işlemiş yasal faizin de ödenmesini talep etmektedir.
8. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına
egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa
Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
9. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.
maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın
Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
10. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca
Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (Bkz: Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)
11. Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir. Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail
Ercan, “Anayasa Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15. Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s.
412- 417)
12. Ahzu kabz yetkisi, karar ile hükmedilen şeyin vekil tarafından teslim alınması ve uhdesinde bulundurması anlamına gelmektedir. Bu kapsamda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden önce düzenlenen vekaletnamelerde ahzu kabz yetkisinin kullanılabilmesi için vekaletnamede açıkça yetki verilmesi gerekirken, 6100 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen vekaletnamelerde aksi belirtilmediği sürece ahzu kabz yetkisi vekil tarafından kullanılabilmektedir. Ahzu kabz yetkisi resmi kurumlarla gerçekleştirilen parasal işlemleri yürütmek için kullanılır, bu yetkiye sahip bir avukat icra dairesinden veya adliyenin ilgili birimlerinden, müvekkili adına para çekme işlemini gerçekleştirebilir. Nitekim ahzu kabz ile yetkilendirilmiş avukat mahkeme kalemlerinde bulunan ve müvekkile ait alan parayı tahsil edebilmektedir, ancak bir vekile ahzu kabz yetkisi verilmiş olması müvekkilinin kendisinin de tahsil yapmasına engel oluşturmamaktadır. Başvuru dosyası kapsamında 11/07/2016 tarihinde düzenlenen vekaletname kapsamında vekilin müvekkilleri adına ahzu kabza yetkili olduğu açıkça ifade edilmiş olup, ödeme müvekkile yapılabileceği gibi vekile yapılmasına da herhangi bir engel bulunmadığı tespit edilmiştir.
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından
/
verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125. maddesinde belirtilen “İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; idare tarafından ilama bağlı yasal faiz alacağının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. 29. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
15. 30. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Van İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Söz konusu yasal faiz alacağının ödenmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için HAKKARİ
VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Hakkari Valiliği tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURAN VEKİLİNE ve HAKKARİ VALİLİĞİNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi