ÖZET: Bu karar, Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan bir hükümlünün sağlık hizmetlerine erişimindeki yetersizlikler üzerine yapılan başvurunun reddine ilişkindir. Başvuran, sağlık sorunları ve ilaç tedavisinin zamanında sağlanmadığı gerekçesiyle şikayette bulunmuş, bu durumun sağlık sorunlarını artırdığını ifade etmiştir. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde yaşama hakkı ve insan onuruna uygun muamele yükümlülükleri vurgulanmıştır.

İdarenin, başvuranın sağlık hizmetlerine erişimini sağlamak için gerekli adımları attığı, hastane sevklerinin zamanında gerçekleştirildiği ve ilaçların eksiksiz temin edildiği belirtilmiştir. Covid-19 pandemisi nedeniyle hastane sevklerinde yaşanan gecikmelerin, sağlık hizmetlerinin yetersizliğinden değil, mevcut koşullardan kaynaklandığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın sağlık hizmetlerine erişiminde herhangi bir kasıtlı ihmalin olmadığına karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/3535-S.22.5326

BAŞVURU NO : 2021/16651

KARAR TARİHİ : 14/03/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutulan başvuranın sağlık hizmetlerine erişiminin yetersiz olduğu, Ceza İnfaz Kurumu görevlilerinin hastane sevk istemlerini zamanında yerine getirmediği, ilaç tedavisinin aksatıldığı şikayetlerine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 30/09/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak barındırılmakta olan başvuran, 15/09/2021 tarih ve no’lu başvurusunda; “diz kapağı kayması, bel ve boyun fıtığı, kas yırtılması” hastalıkları nedeniyle düzenli ilaç tedavisi gördüğünü, ilaçlarının ikişer kutu olarak reçete edildiğini, bu ilaçların 33 gün süre içinde tükendiğini ve tekrar reçete edilmesi için hastaneye sevki gerektiğini, hastaneye geç sevk edilmesi nedeniyle ilaç kullanımının sekteye uğradığını, düzenli ilaç kullanamamasının hastalığa bağlı ağrılarını arttırdığını, sağlığının olumsuz etkilendiğini, bunun yanı sıra kurum sağlık çalışanları tarafından acil olarak hastaneye sevki uygun görülse dahi infaz koruma memurlarınca sevkinin gerçekleştirilmediğini, bekletildiği ve ancak uzun aralıklarla hastaneye sevk edildiğini ifade ederek

Kurumumuza başvuruda bulunmuş, başvuru hakkında sayı ile “gönderme kararı” verilmiş ise de başvuran başvuruya konu şikayetlerinin devam ettiğini, geç ve eksik sağlık hizmeti aldığını ifade ederek sağlık hizmetlerinden yararlandırılması, hastaneye sevkleri ile ilaçlarının düzenli olarak sağlanması talepleri ile Kurumumuza tekrar başvuruda bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü’nden, 15/11/2021 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş, Genel Müdürlüğün 26/01/2021 tarihli cevabi yazısında; 2.1. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz

/

anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, adı geçenin de sağlık durumuna ilişkin gerek Kurum revirinde, gerekse de Devlet hastanelerinde tedavisinin yaptırıldığı, 2.2. İnfaz mevzuatına göre hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa aile sağlığı merkezi veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 2.3. Ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlü ve tutuklulara olduğu gibi adı geçenin de sağlık sorunları ile ilgili gerekli tüm tetkiklerin ve tedavilerin özenle yerine getirildiği, infaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık haklarından ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, yapılan işlemlerin usûl ve yasaya uygun olduğu, muayene ve tedavi kayıtlarına bakıldığında herhangi bir ihmalin söz konusu olmadığı, 2.4. Ayrıca, adı geçenin raporlu olarak kullandığı bir ilacının bulunmadığı, ancak rahatsızlıklarına istinaden hekimler tarafından reçete edilen ilaçların kurum idaresince temin edilerek eksiksiz olarak kullanmasının sağlandığı, 2.5. Bunun yanında, Kurumda bulunan tüm hükümlü ve tutukluların revir biriminden eşit bir şekilde faydalandığı, reçete edilen ilaçlarının aynı gün temin edilerek, kendilerine teslim edildiği, 2.6. Diğer taraftan, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle infaz hâkimliklerine şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlara karşı ise, süresinde bu kararı veren

Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz imkânının bulunduğu, yargı bağımsızlığına sahip hâkim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin veya tavsiye suretiyle müdahale imkânı bulunmadığı, bu kapsamda, adı geçenin başvurusuna konu iddiaları ile ilgili olarak yargı mercilerine herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, 2.7. Bahse konu başvuruda geçen iddialara ilişkin olarak, ceza infaz kurumu idaresi ve görevli personelin görevleri yönünden herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı, yapılan işlem ve uygulamaların ilgili mevzuat gereğince yerine getirildiği, Bilgilerinin verildiği ve cevabi yazı ekinde başvuran adına düzenlenmiş reçete, hastane sevk muayeneleri, kurum revir muayeneleri, tetkik ve tedavilerine ilişkin ayrıntılı bilgi ve belgelerin yer aldığı görülmüştür.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

Müdürlüğü’nden, 15/11/2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 30/11/2021 tarihli cevabi yazısında; 3.1. Adı geçenin, kronik olarak raporlu bir ilacı olmadığı, sadece kurum aile hekimi tarafından muayeneye çıkıp sevk talebine istinaden Ereğli Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniğine sevk edildiği ve beyin cerrahi doktoru tarafından reçetesi düzenlendiği ancak ilaç bitiminde kontrol randevusuna çağrılmadığı, Ereğli Devlet Hastanesi Beyin Cerrahı haftanın üç günü Pazartesi, Salı ve Cuma 5’er kişi almakta olduğu ancak bu günlerde Covid Polikliniği ve Yoğun Bakım Ünitesinde olduğu zaman hasta gönderimi yapılamadığı, bu sebepten dolayı bu bölümü bekleyen hasta sayısının çok olduğu, lakin ülkemizin de gündeminde olan Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle tedbir amaçlı hastane sevklerinin

seyrek bir şekilde randevulu olduğu, randevularına sıra geldikçe gönderildiği, en son olarak da başvuranın 22/11/2021 tarihinde beyin cerrahisine muayenesi yapılarak reçetesi düzenlendiği, aynı gün içerisinde anlaşmalı eczaneye gönderildiği ve 23/11/2021 tarihinde anlaşmalı ilaçlarının öğleden sonra getirilerek akşama başlandığı, şuan itibariyle ilaçlarının kullanıldığı, 3.2. Kurum Müdürlüğü’ nün 26/11/2021 tarihli tutulan tutanakta; bu tarihte Kolluk Kuvvetleri ile birlikte yapılan rutin Çatı Aramasında, hükümlü ve tutukluların birbirleri ile haberleşmek için kullandıkları haberleşme toplarının incelendiğinde, ya ve bu kişinin de başka kişilere not gönderdiği, ayrıca haberleşme toplarının içerisinde ilaçların bulunduğu, sağlık görevlilerin incelemesinde renkli reçete sistemine ilaçların olduğu tespit edilmiştir. Tutanaktan da anlaşılacağı üzere, adı geçen hükümlünün tarafına reçete ile verilen ilaçların amacının dışında kullandığı, koğuşlar arası iletişim kurma çabasında olduğu, bu kişilerle sigara karşılığı alım satım yapma çabasında olduğunun anlaşıldığı, durum yeni tespit edildiği için, adli ve idari yönden gerekli işlem başlatılacağı, 3.3. 22/11/2021 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniğine sevkinin yapılarak, gerekli muayenesinin yaptırılmış olup, muayene sonunda ilaç tedavisi düzenlenmiş olduğu, ayrıca ilaç bitiminde kontrole çağrılmadığı, 09/12/2020 ila 18/11/2021 arasında muhtelif tarihleri toplam 32 defa Kurum Reviri, Aile Hekimi ve Ereğli Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniğine sevk edildiği, muayene edildiği, ilaç tedavisinin sağlandığı, tedavisinin gerekli kıldığı tüm işlemlerin eksiksiz yerine getirilmekte, kontrolleri var ise düzenli olarak yaptırılmakta olduğu, ayrıca kurumda halen bir aile hekiminin mesai saatlerinde kurumda bulunan hükümlü ve tutukluların muayenelerini gerçekleştirdiği, mesai saatleri dışında acil rahatsızlığını belirten hükümlü ve tutukluların ivedilikle 112 Acil çağırılarak ve derhal kurum jandarması ile irtibat kurularak gecikmeye mahal verilmeksizin gerekli tetkik ve tedavilerinin yaptırılmakta olduğu, mesai saatleri içerisinde ise hükümlü ve tutukluların rahatsızlıklarını belirten dilekçelerine istinaden koğuş sırasına göre revir birimine çıkarılarak muayene edilmekte olduğu, rahatsızlığı ciddi olan hastaların sıra beklemeksizin en kısa sürede revir biriminde muayene edilmekte olduğu, 3.4. Başvuranın, kurum aile hekiminin Ereğli Devlet Hastanesi Beyin Cerrahi Polikliniğine İvedi (acil)

gitmesi yönünden herhangi bir bilgi ve belgesi bulunmadığı, Kurum Aile Hekiminin muayene sonrası İvedi gitmesi gerektiğini sevk evrağında belirtmesi üzerine ivedilikle hastane sevk planlaması yapılmakta olunduğu, ayrıca Ereğli Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi haftanın üç günü Pazartesi.

Salı ve Cuma 5 er kişi almakta ancak bu günlerde Covid Polikliniği ve Yoğun Bakım ünitesinde olduğu zaman hasta gönderimi yapılamamakta olduğu, bu sebepten dolayı bu bölümü bekleyen hasta sayısının çok olduğu, bundan kaynaklı sevklerde gecikmelerin yaşanmakta olduğu, Bilgilerinin verildiği ve cevabi yazı ekinde başvuran adına düzenlenmiş Kurum revir hizmetleri, hastane sevkleri, ilaç raporları, reçeteleri, e-nabız ekran görüntüleri, v.b. sağlık evrakları ile başvuranın revir hizmetinden yararlanma taleplerini içerir ilgili ayrıntılı bilgi ve belgelerin yer aldığı görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

4.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. Maddesi; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”

4.2. “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19. Maddesi; “Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi… halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.” 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. Maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma

hakkına sahiptir.

2)Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.”

3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

(4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” Hükmüne amirdir.

5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 1. Maddesi; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.” hükmüne amirdir.

6. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6. Maddesi; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesi;

“(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” hükmüne amirdir.

8. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” kenar başlıklı 71. Maddesi; “Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.” 8.1.“Hükümlünün Muayene ve Tedavisi” başlıklı 78. Maddesi ;“(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

/

(3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.” 8.2.” Sağlık denetimi” başlıklı 79. Maddesi; “(1) Kurum hekimi, kurumu ayda en az bir kez denetleyerek genel ve özel önlem alınması gereken hastalıklar ile kurumda sağlık koşulları yönünden alınması gereken önerileri içeren bir rapor düzenler ve kurum yönetimine verir.” 8.3. “Hastaneye sevk” başlıklı 80. Maddesi; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.” hükmüne amirdir.

9. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik “Sağlık servisi” başlıklı 13. Maddesi; “(1) Sağlık servisi; kurumda koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerini cezaevi tabibinin başkanlığında yerine getiren servistir. Sağlık servisinde; cezaevi tabibi, diş tabibi, eczacı, veteriner, diyetisyen, sağlık memuru ve hayvan sağlık memuru görev yapar.

(2) Cezaevi tabibi; a) Kurumun sağlık koşullarını düzenleyerek, hükümlülerin ve kurum personelinin muayene ve tedavilerini yapar. b) Kurumun sağlık koşullarını bozan hareketlerin önlenmesi amacıyla, tedavi olmayı reddedenleri ve kurumun sağlığını bozacak şekilde hareket edenleri, kurum en üst amirine bildirir” 9.1. “Revir” başlıklı 97. Maddesi;

“(1) Her kurumda bir revir bulunur. Revir, cezaevi tabibinin sorumluluğunda faaliyet gösterir.

(2) Kurum revirinde bulundurulması gerekli tıbbi araç ve gereçler ile kurum revirinin çalışma esas ve usulleri kurum iç yönergesinde gösterilir. “ 9.2. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 98. Maddesi;

“(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi cezaevi tabibi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Kurumda, hükümlünün muayene veya tedavisi sırasında cezaevi tabibi tarafından talep edilmediği sürece muayene odasında sağlık personeli dışında görevli bulundurulmaz. Ancak güvenlik amacıyla ve konuşulanların duyulmayacağı şekilde, kurum idaresi tarafından gerekli tedbirler alınır.

(3) Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

(4) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbi deney yapılamaz.” 9.3. “Hükümlülerin hastaneye sevki ile hastanelerde muayene ve tedavileri” başlıklı 99. Maddesi; “(1)

Hükümlünün sağlık nedeniyle bir hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, cezaevi tabibi tarafından bir raporla derhal kurum en üst amirine bildirilir.

(2) Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan hükümlülerin muayene ve tedavileri devlet ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. Hükümlülerin yatarak tedavileri bunlar için ayrılan hükümlü koğuşlarında yapılır. Hükümlü koğuşu yoksa tedavileri dış güvenlikten sorumlu güvenlik görevlileri tarafından gerekli önlemler alınarak hastanelerin diğer birimlerinde yapılır.

/

(3) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevi hükümlülerinin kurum dışındaki yatarak tedavileri, tedavi eden kurumun bulunduğu yerdeki kurumun iç güvenlik görevlileri gözetiminde ve hükümlü odası dışındaki bir bölümde yapılır.

(4) Kurum dışında yatarak tedavileri yapılan hükümlülerin yanında, tedaviyi yapan hekimin raporuyla zorunlu olduğunun bildirilmesi hâlinde eşi, annesi, babası, kardeşi, çocuğu, bunların olmaması hâlinde

Cumhuriyet başsavcılığının uygun gördüğü bir aile yakını refakatçi olarak bulundurulabilir.” 10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin (8/4/1998 tarihli oturumda kabul edilmiş olan) Üye

Devletlere Cezaevinde Tıbbi Bakımın Ahlaki ve Kurumsal Yönleri ile İlgili R (98) 7 sayılı Tavsiye

Kararı’nın ilgili kısımları;

“R (98) 7 SAYILI TAVSİYE KARARINA EK

I. Cezaevinde Tıbbi Bakımın Ana Özellikleri

A. Bir Doktora Müracaat 1. Mahkûmlar cezaevine girdiklerinde ve orada bulundukları süre içerisinde herhangi bir yersiz gecikme olmaksızın ve tutukluluk rejimlerine bakılmaksızın, gerekirse sağlık durumları itibarıyla her zaman bir doktora veya tam mesleki tecrübeye sahip olan bir hemşireye müracaat etme imkânına sahip olmalıdır.

Bütün tutuklular cezaevine alınmalarında uygun olan bütün tıbbi uygulamalardan yararlandırılmalıdır.

Akli dengesizliğin, cezaevine psikolojik adaptasyonun, uyuşturucu kullanımından kaynaklanan zararlı belirtilerin, hap ve alkol bağımlılığının ve bulaşıcı ve kronik durumların üzerinde özel bir önemle durulmalıdır.

2. Mahpusların sağlık gereksinimlerini karşılayabilmek için, mahpusların sayılarına, sirkülasyonuna ve ortalama sağlık durumlarına dayalı olarak, büyük ceza infaz kurumlarında devamlı surette doktorlar ve tecrübeli hemşireler bulundurulmalıdır.

3. Bir cezaevi sağlık bakım ünitesi en azından açık tedavi ve dış hasta konsültasyonlarını yapabilecek imkanlara sahip olmalıdır. Şayet, mahkûmun sağlık durumu cezaevinde garanti altına alınamayacak bir tedaviyi gerektiriyorsa, cezaevi dışında bulunan sağlık kuruluşlarında ve her türlü güvenlik ortamında tedavinin yerine getirilmesi için mümkün olan her şey yapılmalıdır.

4. Mahpuslar gündüz ve gecenin her anında gerekli olduğunda bir doktora görünebilmelidir. Cezaevi binası ve eklentilerinde ilk yardımda bulunabilecek bir görevli her zaman hazır bulundurulacaktır. Ciddi acil durumlarda doktor, hemşire, personelinin bir üyesi ve cezaevi idaresi haberdar edilmelidir; gözetim personelinin aktif katılımı ve işlemde bulunması esastır.

…

9. Gerektiğinde, mahpus hastaneye götürülürken kendine doktor veya hemşire personelince refakat edilmelidir.

…”

Düzenlemelerine yer vermektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

/

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak barındırılmakta olan başvuran, sağlık sorunları olduğunu, ilaçlarının zamanında ve düzenli tedarik edilmediğini, hastaneye zamanında ve gereken sıklıkta sevkinin sağlanmadığını, bu durumun sağlık sorunlarının artmasına yol açtığını belirterek Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.

13. Anayasa’nın 17 nci maddesi 1 inci fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2 nci ve Medeni ve

Siyasi Haklar Sözleşmesi 6 ncı maddesi ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını da içermektedir.

14. Aynı şekilde Anayasa’nın 17 nci maddesi 3 üncü fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3 üncü ve İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 2 nci maddesi ile hiç kimsenin işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağı düzenlenmiş ve devlete her mahkuma, insan onuruna yaraşır asgari koşulları sağlama ve hakimiyet alanlarında bulunan kişilere karşı kötü muamelede bulunmama yükümlülüğü yüklenmiştir.

15. Yukarıda yer verilen uluslararası ve ulusal mevzuatlardan kaynaklanan yükümlülükler çerçevesinde, ceza infaz kurumunda devletin gözetim ve sorumluluğu altında olan tutuklu ve hükümlülerin içinde bulunduğu şartların insan onuruna yakışır bir şekilde olması gerekliliği de koruma altına alınmaktadır.

İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların mahkûmları, özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan acı eşiğini aşan yoğunlukta bir sıkıntıya veya sınava maruz bırakmaması gerekir. Ceza infaz kurumunda tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınması ve mahkûmlara gerekli tıbbi yardımın sağlanması da insan onuruna yakışır koşulların sağlanması için gereklidir (AYM, Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014).

16. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre cezaevi hastanelerinde verilen sağlık hizmeti, her zaman halkın istifade ettiği en iyi sağlık kurumlarıyla aynı düzeyde olmayabilir; bununla birlikte taraf devletlerin tutuklu ve hükümlülere gerekli tıbbi yardımı sağlayarak, onların sağlığını ve iyiliğini yeterince koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (AİHM, Khudobin / Rusya (59696/00), 26 Ekim 2006).

17. Anayasa Mahkemesi, ölüm olayının veya yaşam hakkına yönelik ciddi bir riskin tespit edilemediği durumlarda ceza infaz kurumlarının fiziki ve tıbbi imkanlarının sağlık durumuna uygun olmamasına dayalı şikayetleri kötü muamele yasağı kapsamında incelemekte, hasta bir kişinin uygun olmayan fiziki ve tıbbi koşullarda tutulmasını Anayasanın 17 nci maddesi 3 üncü fıkrasına aykırı bir muamele olarak kabul edebilmektedir (AYM, Murat Karabulut, B.No: 2013/2754, 18/2/2016).

18. Başvuranın sağlık sorunlarına ilişkin müracaatları ve yapılan işlemlere ilişkin belgeler ile başvuranın sağlık hizmetlerinden yararlandırılmadığı iddiaları kapsamında, barındırılmakta olduğu Ceza İnfaz

Kurumu ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden; başvuran adına düzenlenmiş kurum revir hizmetleri, hastane sevkleri, raporları ilgili ayrıntılı bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenmiştir.

19. Tevkifevleri Genel Müdürlüğü 26/01/2022 tarihli ve sayılı yazısı ile Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 30/11/2021 tarihli ve

Belge Doğrulama Kodu: 3c21-64ff-e034 Belge Doğrulama Adresi: https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/

sayılı yazısı ve ilgili dayanak belgelerle birlikte sunularak, yukarıda anılan yazımıza cevap verilmiştir.

20. Başvuranın sağlık dosyasının incelenmesinde, kurumda barındırıldığı süre zarfında çeşitli rahatsızlıklarına ilişkin olarak, 09/12/2020, 14/01/2021, 18/01/2021, 20/01/2021, 01702/2021, 08/02/2021, 18/02/2021, 05/03/2021, 09/03/2021, 11/03/2021, 16/03/2021, 24/03/2021, 02/04/2021, 05/04/2021, 28/04/2021, 24/05/2021, 02/06/2021, 07/06/2021, 16/06/2021, 24/06/2021, 05/07/2021, 04/08/2021, 18/08/2021, 23/08/2021, 26/08/2021, 31/08/2021, 27/09/2021, 04/10/2021, 04/11/2021, 12/11/2021 ve 18/11/2021 tarihlerinde “bel ağrısı, alerji, depresif nöbet, genel tıbbi muayene, göğüs ağrısı, yaygın anksiyete bozukluğu, üst solunum yolu hastalığı, dermatit, miyalji” rahatsızlıkları nedeniyle kurum reviri, kurum aile hekimliği tarafından muayenelerinin yapıldığı, muayene sonucu gerek görülmesi halinde Ereğli Devlet Hastanesine sevkinin sağlandığı, burada gerekli muayene, tahlil, tetkik ve tedavi hizmetlerinin verildiği, “anemi, vitamin D eksikliği, vitamin B12 eksikliği anemisi, yaygın anksiyete bozukluğu, uyku bozuklukları, mononöropati tanısı” konulmuş olan başvurana görevli uzman hekim tarafından ilaç tedavisi düzenlendiği hallerde, ilaçlarının temin edilerek kullanmasının sağlandığı anlaşılmıştır.

20.1. Başvuranın şikayetinin ceza infaz kurumunca hastaneye zamanında sevk edilmediğinden, “gabatevo” isimli ilacı düzenli kullanamadığı iddiası ekseninde yoğunlaştığı anlaşılmıştır. Anılan ilaç normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar kapsamında yer almaktadır. İlacın 3. Basamak sağlık kuruluşlarından çıkartılan Sağlık Kurulu raporuna istinaden ve rapor çıkartabilecek uzman hekimler tarafından reçete edilmesi halinde geri ödemesi yapılmaktadır. Dosya kapsamında yapılan incelemede, ilacın, Ereğli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Polikliniği Uzman Hekimi tarafından, başvuranın nöropatik ağrı tedavisinde ve sınırlı bir süre boyunca uygulanmak üzere reçete edildiği, ilaç tedavisi amacıyla başvuran adına düzenlenen bir sağlık raporu bulunmadığı ve ilaç tedavisinin tamamlanması sonrasında hekim tarafından başvurana ayrıca kontrol de önerilmediği görülmüştür. Başvurana düzenli hekim kontrolü önerilmediğinden, ceza infaz kurum idaresine rahatsızlığını iletmesi üzerine, ilgili poliklinikten randevu oluşturularak hastaneye sevki sağlanmaktadır. Covid-19 pandemisi nedeniyle virüsün kurumda yayılmaması için alınan önlemler kapsamında, aciliyet gerektiren haller istisnai tutulmak suretiyle, hastane sevkleri seyrek bir şekilde ve randevu sırasına göre gerçekleştirilmekte, başka bir hastalık nedeniyle hastanelere sevk edilen hükümlü/tutuklular kurumlara girişlerinde 14 gün boyunca izolasyona tabi tutulmaktadır. Bu süreç içerisinde, virüsün kurumda yayılmaması için alınan tedbirlerin gerekliliği, hastanelerin yoğunluğunun fazla, ilgili bölüm/branş uzman sayısının yetersiz oluşu ve kurumda hastane sevki bekleyen hasta sayısının fazlalığı nedenleri ile başvuranın sevk isteminin hemen yerine getirilemediği haller söz konusu olmuş ise de, başvuranın talep ettiği ve kurum hekimince önerildiği her durumda hastane ilgili polikliniğinden randevu alınarak sevkinin sağlandığı, idarenin başvuranın sevk istemini yerine getirme hususunda gerekli duyarlılık ve özeni gösterdiği, başvuran hastaneye geç sevk edilmesi nedeniyle sağlık durumunun bozulduğunu ifade etmiş ise de bu konuda başvuru dosyasına yansıyan herhangi bir bulgu bulunmadığı gözetildiğinde, İnfaz Kurumu yetkililerinin kasıtlı davranışıyla kendileri tarafından ve Kurum doktoru aracılığıyla başvuranın Beyin ve Sinir Cerrahi Polikliniğe sevkinin geciktirildiğini söylemek için haklı bir sebep söz konusu değildir.

20.2. Normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar kapsamında yer almakta olan, etken maddesi

“gabapentin” olan şikayet konusu ilacın kötüye kullanım riski de bulunmaktadır. Türkiye’de cezaevi hekimlerine yapılan bir anket çalışmasında, anılan ilacın mahkumlarca sıklıkla talep edildiği ve kötüye kullanıldığı sonucuna ulaşılmış olduğu görülmüştür (Şengül CB, Şengül C, Albuz B. Mahkumlarca kötüye

/

kullanılan ilaçlar değişiyor mu? Cezaevi hekimleri ile gerçekleştirilen bir ön araştırma. Bağımlılık Dergisi.

2015;16:113- 8). Kurum Müdürlüğü’ nün 26/11/2021 tarihli tutanağı ile, kolluk kuvvetleri ile birlikte yapılan rutin çatı aramasında, başvuranın da aralarında bulunduğu kişilerin haberleşme topları vasıtası ile iletişim kurduğu, bu topların içerisinde ilaçların bulunduğu, sağlık görevlilerince yapılan incelemede ilaçların renkli reçete sistemine tabii olduğunun belirlendiği, başvurana reçete ile verilen ilaçların amacı dışında kullandığı gerekçesi ile hakkında adli ve idari yönden gerekli işlem başlatılacağı hususunda bilgi edinilmiştir.

20.3. Bu tespitler ışığında, başvuranın rahatsızlandığı her seferinde Kurum hekimince muayene edilerek gerekli görüldüğünde hastaneye sevkinin ivedilikle sağlandığı, hastalığı nedeniyle kullandığı ilaçların geciktirilmeksizin eksiksiz temin edildiği, infaz kurumu yetkililerinin başvuranın sevkini geciktirmeye yönelik kasıtlı herhangi bir eylemleri bulunmadığı gözetildiğinde, Ceza İnfaz Kurumunda tutulan başvuranın sağlık hizmetlerine erişiminin yetersiz olduğunu, Ceza İnfaz Kurumu görevlilerinin sağlık hizmetlerinden faydalanması için gerekli adımları atmadığını söyleyebilmenin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği, bu yönüyle “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ereğli (Konya) İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle,

BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi