ÖZET: Bu karar, bir milletvekilinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme başvurularının yanıtlanmaması üzerine alınmıştır. Anayasa’nın 74. maddesi ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, kamu kurumlarının bilgi edinme taleplerine zamanında yanıt verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak, başvuruların bazıları, ticari sır ve banka sırrı olarak değerlendirilen bilgiler içermekteydi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, bilgi taleplerine yanıt vermediği iddialarını değerlendirirken, başvuruların bazılarını daha önce yanıtlandığı gerekçesiyle reddetmiş ve diğerlerini ise ticari sır kapsamında değerlendirmiştir. Karar, bilgi edinme hakkının kamu yönetiminde şeffaflık sağladığına vurgu yaparak, bilgi taleplerinin etkin ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılması gerektiğini belirtmektedir. Sonuç olarak, bilgi edinme taleplerinin bazıları reddedilirken, Bakanlık’a tavsiye niteliğinde bir karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/6315-S.22.9651

BAŞVURU NO : 2021/16830

KARAR TARİHİ : 17/05/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran Milletvekilinin bilgi edinme talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14/04/2021

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuran TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi olduğunu, çalışmalarında kullanmak ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla ilgili kurumlardan ve kurum ve kuruluşlardan Anayasa’nın 74 üncü maddesi ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bilgi ve belgeler talep ettiğini, 15 ayda toplamda 105 farklı konuda bilgi talep etmesine rağmen 51 tanesine yasal süre içerisinde ve sonrasında hiçbir yanıt verilmediğini, 9 tanesine ticari sır denildiğini, 1 tanesine bilgi ektedir dendiğini fakat ek gönderilmediğini, bilgi edinme taleplerine yasal süre olan 15 gün içerisinde yanıt verilmesi gerekirken, kurumlarca taleplere yanıt verilmemesinin devlete olan güveni sarstığını ve kurumların şeffaflıktan uzaklaştığını gözler önüne serdiğini, bu sebeple şikâyete konu kurum ve kuruluşlara yöneltilen bilgi edinme başvurularının incelenerek, yöneltilen soruların zamanında cevaplanması için tavsiye kararı alınmasını ve ilgili kurumlara uyarıda bulunulmasını talep etmiştir.

1.1. Şikâyet başvurusunun yapılan ön incelemesi neticesinde, başvuranın dilekçesinde sıralanan (62)

maddelik listede yer alan bilgi edinme başvurularından, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun

3 üncü, 5 inci ve 17 nci maddesi ile 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince “Kuruma başvuru için gerekli süre şartını taşımadığı” ya da “Kurumun görev alanına girmediği” tespit edilenler incelemeye esas başvurudan ayrılarak verilen 30/06/2021 tarihli ve S.21.15509 sayılı (2021/11365 başvuru numaralı) İncelenemezlik

Kararı başvurana tebliğ edilmiştir.

1.2. Yapılan ön inceleme neticesinde, başvuranın dilekçesinde yer alan işlemlerden idari başvuru yollarının tüketilmediği tespit edilen iki başvurudan ilki 2021/11364 başvuru numaralı dosya kapsamında verilen 30/06/2021 tarihli ve S.21.15511 sayılı Gönderme Kararı ile başvurana ve Kredi ve Yurtlar Genel

Müdürlüğü’ne; diğeri 2021/11366 başvuru numaralı dosya kapsamında verilen 30/06/2021 tarihli ve

S.21.15510 sayılı Gönderme Kararı ile başvurana ve Adalet Bakanlığı’na gönderilmiştir.

1.3. Şikâyet başvurusunda yer alan diğer işlemler hakkında ayrı ayrı inceleme ve araştırma yapılmış olup, işbu dosya kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan bilgi edinme başvurularına ilişkin şikâyetleri incelenmiştir. Başvuran tarafından;

1) 29.03.2021 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan “ Oto Şirketi Alındıktan Sonra Bu

Şirket Üzerinden Kaç Kamu Ve Kurum İştirakine Kaç Araç Kiralanmıştır Ve Toplam Tutarı Nedir?” sorularını haiz bilgi edinme başvurusuna “Ticari Sır Denilerek Cevap Verilmediği”

2) 23.03.2021 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan “Vergi Kayıp ve Kaçağı İle İlgili İhbar

Müessesine Kaç Başvuruda Bulunulmuştur?” sorusunu haiz bilgi edinme başvurusuna “Cevap

Verilmediği”,

3) 29.03.2021 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan “ , , , Ve

Holding Hangi Vakıflara Bağışta Bulunmuş Ve Bu Bağışlardan Kaynaklı Ne Kadar Vergi İndirimi

Uygulanmıştır?” sorularını haiz bilgi edinme başvurusuna “Cevap Verilmediği”,

4) 15/01/2021 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan “Son 5 Yılda Cep Telefonlarından Alınan

Vergi” ile ilgili soruya “Cevap Verilmediği” belirtilerek 4982 sayılı Kanun kapsamında bahse konu soruların yanıtlarının verilmesi talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Konu hakkında bilgi edinilmek üzere, 21/06/2021 tarihli ve sayılı yazımızla Hazine ve

Maliye Bakanlığı’ndan bilgi belge talep edilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı Özel Kalem

Müdürlüğü’nün 16/07/2021 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısında; 2.1. Başvuranın 29.03.2021 tarihli “ Oto Şirketi Alındıktan Sonra Bu Şirket Üzerinden Kaç Kamu

Ve Kurum İştirakine Kaç Araç Kiralanmıştır Ve Toplam Tutarı Nedir?” sorularını haiz bilgi edinme başvurusunun 07.04.2021 tarihinde Bakanlık kayıtlarına girdiği, başvurunun 05.07.2021 tarihinde T.C.

Ziraat Bankası AŞ’ye gönderildiği, ilgili banka tarafından 08.07.2021 tarihinde gönderilen cevabi yazıya istinaden 09.07.2021 tarihinde CİMER sitemi üzerinden cevap verildiği, 2.2. Söz konusu cevabın “5411 Sayılı Bankacılık Kanununun ‘Sırların Saklanması’ başlıklı 73. maddesi kapsamında banka ve müşteri sırrı olduğu mütalaa edildiğinden paylaşılması mümkün bulunmamaktadır.” şeklinde olduğu, 2.3. Başvuruya zamanında cevap verilememesinin pandemi döneminde alınan tedbirler kapsamında personelin esnek çalışmasından ve CİMER başvurularında bir önceki yıla göre yaşanan artış nedeniyle oluşan yoğunluktan kaynaklandığı, belirtilmiştir.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla, Kurumumuzun 21/06/2021 tarih ve sayılı yazısı ile Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan da bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, anılan

Başkanlıktan alınan 13/07/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinden; 3.1. 23.03.2021 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan “Vergi Kayıp ve Kaçağı İle İlgili İhbar

Müessesine Kaç Başvuruda Bulunulmuştur?” sorusunu haiz bilgi edinme başvurusuna “Cevap

Verilmediği” iddiasına yönelik olarak; 3.1.1. Başvuranın bilgi edinme talepli dilekçesinin 26/03/2021 tarihinde Başkanlık kayıtlarına girdiği, 3.1.2. Söz konusu dilekçenin başvuranın 26/01/2021 tarihli başvurusunda yer alan bilgi edinme talepleri ile aynı içerikli olduğunun anlaşıldığı, 3.1.3. 4982 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 18 nci maddesinin son fıkrasının daha önce cevaplandığı halde aynı kişiler tarafından yapılan tekrar mahiyetindeki başvuruların işleme konulmayacağı ve durumun başvuru sahibine bildirileceği hükmünü amir olduğu, 3.1.4. Bu kapsamda, 23/03/2021 tarihli dilekçede yer alan hususlara ilişkin önceki dilekçede verilen cevapların geçerli olduğu, hususlarının belirtildiği görülmüştür.

3.2. 29.03.2021 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan “Son 5 yılda , , , Ve isimli holdingler ve bunlara bağlı ticari faaliyet sürdüren şirketlerin vakıflara yaptıkları bağışlardan kaynaklı faydalandıkları vergi indirimleri ne kadardır? Bu vakıflar hangileridir?” sorularını haiz bilgi edinme başvurusuna “Cevap Verilmediği” iddiasına yönelik olarak; söz konusu dilekçeye Gelir

İdaresi Başkanlığı’nın 07/04/2021 tarihli ve sayılı yazısı ile cevap verildiği belirtilmiştir.

3.3. 15/01/2021 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan “Son 5 Yılda Cep Telefonlarından Alınan

Vergi” ile ilgili soruya “Cevap Verilmediği” iddiasına yönelik olarak; şikayete konu bilgi edinme talepli dilekçenin Başkanlık kayıtlarına girmediği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “(1) Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla

Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Sırların Saklanması” başlıklı 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası “(Değişik üçüncü fıkra: 13/2/2011-6111/146 md.) Sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, söz konusu sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden

başkasına açıklayamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder. (Ek cümleler:20/2/2020-7222/10 md.) Bankacılık faaliyetlerine özgü olarak bankalarla müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan gerçek ve tüzel kişilere ait veriler, müşteri sırrı hâline gelir. Diğer kanunların emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla, müşteri sırrı niteliğindeki bilgiler, bu maddede belirtilen sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan hâller haricinde, 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin

Korunması Kanunu uyarınca müşterinin açık rızası alınsa dahi, müşteriden gelen bir talep ya da talimat olmaksızın yurt içindeki ve yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılamaz ve bunlara aktarılamaz. Kurul ekonomik güvenliğe ilişkin yapacağı değerlendirme neticesinde, müşteri sırrı ya da banka sırrı niteliğinde olan her türlü verinin, yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılmasını ya da bunlara aktarılmasını yasaklamaya, ayrıca bankaların faaliyetlerini yürütmede kullandıkları bilgi sistemleri ve bunların yedeklerinin yurt içinde bulundurulması hususunda karar almaya yetkilidir. Bu maddede belirtilen sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan hâllerde yapılacak paylaşımlar da dâhil olmak üzere, müşteri sırrı ve banka sırrı niteliğindeki bilgiler, sadece belirtilen amaçlarla sınırlı olmak ve ölçülülük ilkesine uygun olarak bu amaçların gerektirdiği kadar veriyi içermek kaydıyla paylaşılabilir. 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı

Borçlar Kanunu, 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki

Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun, 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalıştırılan işçi, gemi adamı ve gazetecinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikte her çeşit istihkak ödemelerinin özel olarak açılan banka hesabına yapılması halinde, bu hesaplara ilişkin bilgi ve belgelerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine

Müsteşarlığı ile bunlara bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşlara verilmesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 8 inci ve 100 üncü maddelerinin uygulanması ile genel sağlık sigortalılığında gelir testinin yapılmasına ilişkin bilgi ve belgelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ve il veya ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca yapılan sosyal yardım hak sahiplerinin tespiti ile gelir testi işlemlerinin yürütülmesi amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar

Genel Müdürlüğüne verilmesi sırrın ifşası sayılmaz. Bu bilgi ve belgelerin verilmesine ilişkin usûl ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu

Bakanlık ile Kurulca belirlenir.” 7. 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı

Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Hazine ve Maliye Bakanlığı” başlıklı Sekizinci

Bölümünde yer alan “Görev” başlıklı 217 nci maddesinde,

“(1) Hazine ve Maliye Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:

e) Bakanlığın ilgili kuruluşlarının işletme ve yatırım programlarını inceleyerek onaylamak ve yıllık programlara göre faaliyetlerini takip etmek ve denetlemek…”

…

8. 25.11.2000 tarihli ve 24241 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti

Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi Ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi

Hakkında Kanun’un;

8.1. 1 inci maddesi “(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası

Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin (bankalar) çağdaş bankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerine göre çalışmalarını ve özelleştirmeye hazırlanmalarını sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmaları ile hisse satışlarına ilişkin düzenlemelerin ve hisselerin tamamına kadarının özel hukuk hükümlerine tabî gerçek ve tüzel kişilere satışının gerçekleştirilmesidir. (2) Bankalar, anonim şirket statüsündedirler. Bu Kanunda yer alan hükümler dışında 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabidirler…” 8.2. 2 nci maddesi “(1) Bankaların (bağlı ortaklık ve iştiraklerindeki payları dahil) etkin, verimli ve özerk bir şekilde çalışmalarının sağlanması amacıyla yeniden yapılandırılmalarına ilişkin usul ve esaslar, 9/12/1994 tarihli ve 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin (b) fıkrası uyarınca ve mevcut yönetim düzenlemeleri dikkate alınarak, Cumhurbaşkanınca belirlenir. … (3) (Ek fıkra: 13/6/2012-6327/15 md.) Bankalardaki kamu paylarının satış işlemleri tamamlanıncaya kadar, bu hisseler Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca bankaların bağlı bulunduğu

”

Bakan tarafından idare ve temsil edilir…

9. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 9.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.” 9.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 9.3. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” 9.4. “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 8 inci maddesi “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.” 9.5. “Bilgi veya belgeye erişim süreleri” başlıklı 11 inci maddesi “Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi onbeş iş günü içinde sağlarlar. Ancak istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlanması; başvuru ile ilgili olarak bir başka kurum ve kuruluşun görüşünün alınmasının gerekmesi veya başvuru içeriğinin birden fazla kurum ve

kuruluşu ilgilendirmesi durumlarında bilgi veya belgeye erişim otuz iş günü içinde sağlanır. Bu durumda, sürenin uzatılması ve bunun gerekçesi başvuru sahibine yazılı olarak ve onbeş iş günlük sürenin bitiminden önce bildirilir…” 9.6. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesi “ Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.

Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.” 9.7. “Ticari Sır” başlıklı 23 üncü maddesi “Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” 10. 27.04.2004 tarih ve 25445 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun

Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin; 10.1. “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 13 üncü maddesi “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya kitap, broşür, ilan ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurusuna konu olamaz. Ancak birinci fıkrada belirtilen yollarla kamuoyuna açıklanmış veya kurum ve kuruluşlarca elektronik ortamda yayımlanmış kamunun erişimine açık bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.” 10.2. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 18 inci maddesi “Bilgi edinme birimlerince iletilen başvurular, kurum ve kuruluşların ilgili birimlerince cevaplandırılır. Başvuruya cevap verecek birimin, istenen bilgi veya belgeyi kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlaması, başvuru ile ilgili olarak bir başka kurum ve kuruluşun görüşüne ihtiyaç duyulması veya başvuru içeriğinin birden fazla kurum ve kuruluşu ilgilendirmesi durumunda, 17 nci madde hükmü uygulanır. … Bilgi edinme başvuruları hakkında gerekli inceleme ve araştırma, başvuruya cevap verecek birim tarafından yapılır ve başvurular, 20 nci maddede belirtilen süreler içinde cevaplandırılır. … Daha önce cevaplandığı halde aynı kişiler tarafından yapılan tekrar mahiyetindeki başvurular ile soyut ve genel nitelikteki başvurular işleme konulmaz ve durum başvuru sahibine bildirilir.” 10.3. “Bilgi veya belgeye erişim süreleri” başlıklı 20 nci maddesi “Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi on beş iş günü içinde sağlarlar. Ancak istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlanması; başvuru ile ilgili olarak bir başka kurum ve kuruluşun görüşünün alınmasının gerekmesi veya başvuru içeriğinin birden fazla kurum ve kuruluşu ilgilendirmesi durumlarında bilgi veya belgeye erişim otuz iş günü içinde sağlanır. Bu durumda, sürenin uzatılması ve bunun gerekçesi başvuru sahibine on beş iş günlük sürenin bitiminden önce bildiriler.” 11. 04.06.2021 tarihli ve 31501 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak 1/1/2022 tarihinde yürürlüğe giren Sır Niteliğindeki Bilgilerin Paylaşılması Hakkında Yönetmeliğin; 11.1. “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1 inci maddesi “Bu Yönetmeliğin amacı, banka sırrı ve müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin paylaşım ve aktarımlarına ilişkin kapsam, şekil, usul ve esasların belirlenmesidir.”

11.2. “Sır saklama yükümlülüğü” başlıklı 4 üncü maddesi “(1) Sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, söz konusu sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder. (2)

Birinci fıkra kapsamındaki yükümlülük, müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin, otomatik olmayan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmayan yöntemlerle elde edilmesi ve öğrenilmesi halinde de geçerlidir. (3) Bankacılık faaliyetlerine özgü olarak bankalarla müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan gerçek ve tüzel kişilere ait veriler, müşteri sırrı hâline gelir. Bir gerçek veya tüzel kişi müşterinin, bankanın müşterisi olduğunu gösterir her türlü bilgi de müşteri sırrı kapsamındadır. Müşteri ilişkisi kurulmamış olsa dahi, başka bir banka nezdinde bulunan müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin elde edilmesi ve öğrenilmesi de birinci fıkra kapsamındaki yükümlülüğe tabidir. (4) Kişisel veriler de dâhil olmak üzere, bankalar ile müşteri ilişkisi kurulmadan önce de var olan ve başka bir bankanın müşteri sırrı niteliğinde olmayan gerçek ve tüzel kişilere ilişkin veriler, tek başına sır kapsamında bulunmamakla birlikte, ilgili kişinin banka müşterisi olduğunu gösterecek şekilde, tek başına ya da üçüncü fıkrada belirtilen müşteri ilişkisinin kurulmasından sonra oluşan verilerle birlikte işlendiğinde, müşteri sırrı haline gelir. Söz konusu verilere ilişkin birinci fıkra kapsamındaki yükümlülük, bu verilerin müşteri sırrı haline gelmesinden itibaren başlar.” 11.3. “Sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan haller” başlıklı 2 nci maddesi “Gizlilik sözleşmesi yapılması ve sadece belirtilen amaçlar ile sınırlı kılınması koşuluyla banka sırrı ya da müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin aşağıdaki durumlarda paylaşımı sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmez: … (5) Müşteri sırrı niteliğinde olmayıp yalnızca bankaya ait bilgileri içeren banka sırrı niteliğindeki bilgilerin, banka yönetim kurulu kararı ile banka sorumluluğunda üçüncü taraflar ile paylaşılması sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmez. Banka Yönetim Kurulu bu yetkisini usul ve esasları belirlemek suretiyle Genel Müdürlüğe devredebilir.”

Hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

12. İlgili mevzuat, idarenin cevabı ve tüm dosya kapsamı birlikte incelenerek hazırlanan “Kısmen Tavsiye

Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 13. (1) numaralı paragraflarda ayrıntılarına yer verildiği üzere; başvuran Milletvekili tarafından muhtelif tarihlerinde farklı konularda Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan bilgi edinme başvurularına cevap verilmediği belirtilerek, söz konusu başvuruların 4982 sayılı Kanun çerçevesinde cevaplanması için tavsiye kararı alınması talep edilmiştir.

14. Bilindiği üzere bilgi edinme hakkı, 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 2010 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği ile de anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Anayasanın 74 üncü maddesinde herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; aynı hüküm, bilgi edinme hakkının usul ve esaslarının düzenlendiği 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4 üncü maddesinde tekrar edilmiştir.

15. Anılan Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin bilgi verme yükümlülüğünün sınırları Kanunun Dördüncü Bölümünde yer alan maddelerde tahdidi olarak sayılmıştır. Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.

16. Bilgi edinme hakkı, kamu yönetiminde ve sunulan hizmetlerde şeffaflığın sağlanması, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. Bu hakkın sınırlanmasını öngören düzenlemelerin de Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere ve bu bağlamda ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği açıktır. (AYM, E:2013/114,

K:2014/184, 4.12.2014)

17. 29.03.2021 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı muhatap “ Oto Şirketi Alındıktan

Sonra Bu Şirket Üzerinden Kaç Kamu ve Kurum İştirakine Kaç Araç Kiralanmıştır ve Toplam

Tutarı Nedir?” sorularını haiz bilgi edinme başvurusuna “Ticari Sır Denilerek Cevap Verilmediği”

belirtilerek yapılan şikâyetin incelenmesi:

17.1. İdare tarafından başvuranın 29.03.2021 tarihli “ Oto Şirketi Alındıktan Sonra Bu Şirket

Üzerinden Kaç Kamu Ve Kurum İştirakine Kaç Araç Kiralanmıştır Ve Toplam Tutarı Nedir?” sorularını haiz bilgi edinme başvurusunun 07.04.2021 tarihinde Bakanlık kayıtlarına girdiği, başvurunun 05.07.2021 tarihinde T.C. Ziraat Bankası AŞ’ye gönderildiği, ilgili banka tarafından 08.07.2021 tarihinde gönderilen cevabi yazıya istinaden 09.07.2021 tarihinde CİMER sitemi üzerinden cevap verildiği belirtilmiştir.

17.2. 4982 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde kurum ve kuruluşların, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi onbeş iş günü içinde sağlayacakları, ancak istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlanması veya başvuru ile ilgili olarak bir başka kurum ve kuruluşun görüşünün alınmasının gerekmesi durumlarında bilgi veya belgeye erişimin otuz iş günü içinde sağlanabileceği, bu durumda, sürenin uzatılması ve bunun gerekçesinin başvuru sahibine yazılı olarak ve onbeş iş günlük sürenin bitiminden önce bildirileceği hüküm altına alınmıştır. Benzer düzenlemelere

Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde de yer verilmiştir.

17.3. Başvuruya verilen cevap süre yönünden incelendiğinde; 29/03/2021 tarihli bilgi edinme başvurusunun 09/07/2021 tarihinde yanıtlandığı dikkate alındığında, bilgi veya belgeye erişim süresinin

Kanunun 11 inci maddesinde yer verilen süre ile uyumlu olmadığı, başvurunun yasal süre geçtikten sonra gecikmeli olarak yanıtlandığı görülmektedir.

17.4. İdare tarafından başvuruya zamanında cevap verilememesinin pandemi döneminde alınan tedbirler kapsamında personelin esnek çalışmasından ve CİMER başvurularında bir önceki yıla göre yaşanan artış nedeniyle oluşan yoğunluktan kaynaklandığı belirtilmiştir. Bilgi edinme başvuruları yanıtlanırken Kanunda

belirtilen yasal sürelere uyulması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi hususunun idareye hatırlatılmasının yerinde olacağı değerlendirilmiştir.

17.5. Başvuranın bilgi edinme talebine konu ettiği Oto Şirketinin, Bankanın Ziraat Girişim

Sermayesi Ortaklığı A.Ş. üzerinden yüzde 99’unu satın aldığı bir şirket olduğu, böylece şirketin %99 hissesinin kamu sermayesine geçtiği 2021 yılına ait Sayıştay raporlarından anlaşılmaktadır. Başvuran, varlığı neredeyse tamamen kamuya geçen söz konusu şirket üzerinden kamu kurum ve iştiraklerine yapılan araç kiralama sayılarını ve toplam tutarını öğrenmek istemiştir.

17.6. Başvurana CİMER üzerinden verilen yanıtta “Sayın Başvuru Sahibi; “Bankamıza ilişkin bilgiler, üçer aylık dönemlerde Kamuyu Aydınlatma Platformu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye Bankalar Birliği ve Bankamız internet sitesinde kamuya açıklanan bağımsız denetim raporunda yer almakta olup, anılan bilgilere bu adreslerden ulaşılabilmektedir. Kamuya açıklanan Bankamız finansal tabloları, denetim raporları ve faaliyet raporlarında yer alan veriler haricinde talep edilen detay bilgilerin ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Sırların saklanması” başlıklı 73. maddesi kapsamında banka ve müşteri sırrı olduğu mütalaa edildiğinden paylaşılması mümkün bulunmamaktadır.” denmiştir.

17.7. Başvuruyla ilgili olarak bilgi talep edilen Ziraat Bankası tarafından özetle Bankanın sektördeki diğer bankalar gibi Bankacılık Kanunu ve sair özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyetlerini sürdürdüğü, iştigal konusunun münhasıran bankacılık olduğu, gerçekleştirdiği iş ve işlemlerde hiçbir kamusal yetki ve ayrıcalığı bulunmadığı, Banka ile müşteri arasındaki ilişkilerin özel hukuka tabi işlemler olduğu, bankacılık sektörünün 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve alt düzenlemelerinin yanı sıra 5411 sayılı

Bankacılık Kanunu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan ikincil mevzuata tabi olduğu, bankacılık sektörüne özgü düzenlemelerin kişisel veriler dahil olmak üzere tüm müşteri ve banka bilgilerinin güvenliğinin sağlanmasını amaçladığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun

“sırların saklanması” kenar başlıklı 73 üncü maddesi hükmü ile açıkça yetkili kılınan merciler dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlara müşteri sırrının açıklanmasının mümkün olmadığı, bankacılık faaliyetlerine özgü olarak bankalarla müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan verilerin müşteri sırrı haline geldiği, diğer kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla, müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin 6698 sayılı

KVKK uyarınca müşterinin açık rızası alınsa dahi, müşteriden gelen bir talep ya da talimat olmaksızın yurt içindeki ve yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı, KVKK’nın 5/2. maddesinde kişisel verilerin aktarımını da içeren işlenme şartlarının sınırlı olarak sayıldığı ve genişletilemeyeceği, buna göre veri sahibinin açık rızası bulunmadığı hallerde KVKK’da sayılan hukuka uygunluk nedenleri de yoksa veri sorumluları tarafından veri sahiplerinin kişisel verilerinin üçüncü kişilere aktarılmasının mümkün olmadığı, sonuç itibariyle, müşteri sırrı niteliği taşıyan kişisel verilerin, müşterilerin Bankaya yönelik 5411 sayılı

Bankacılık Kanunu’nun 73 üncü maddesi kapsamında hem de KVKK uyarınca ayrı ve açık talepleri/talimatları olmadıkça, mezkûr Kanunların emredici hükümleri uyarınca üçüncü kişilerle paylaşılmasının hukuken mümkün olmadığı bildirilmiştir.

17.8. 4982 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi “Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” Hükmünü amirdir. Aynı hüküm anılan Kanunun Uygulama

Yönetmeliğinin 34 üncü maddesinde de tekrarlanmaktadır. Başvuranın soru içerikleri ve Bankanın ret gerekçesi incelendiğinde, ticari sır, banka sırrı ve müşteri sırrı kavramlarına bakılması yerinde olacaktır.

17.9. Ticari sır kavramının mevzuatta açık tanımı bulunmamaktadır. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ancak kanunlaşmayan Ticari Sır, Banka Sırrı ve Müşteri Sırrı hakkındaki Kanun Tasarısının 2.

maddesi a) bendinde ticari sır, bir ticari işletme veya şirketin faaliyet alanıyla ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipler tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve 3. kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken; iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, mali, iktisadi, kredi ve nakit durumu araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, imalatının teknik özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar payları, toptancı ve parakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tabii veya tabii olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin veya bu gibi bilgi ve belgeleri” olarak tanımlanmıştır.

17.10. Yargıtay Yirmi Üçüncü Hukuk Dairesinin 21/10/2019 tarihli ve 2016/6958 E. 2019/4349 K. sayılı kararında ise “dar anlamda “ticari sır; gerçek ya da tüzel kişi tacire, rakiplerine karşı ekonomik anlamda menfaat sağlayan, sır olarak saklanan ve gizli kalması için gerekli önlemlerin sahibi tarafından alındığı bilgi olarak tanımlanmaktadır. Yine haksız rekabet ilkeleri de göz önünde bulundurularak bir başka tanım olarak ticari sır; ”Tacirin ticari faaliyetleri esnasında kullandığı, aynı olanağa sahip olmayan veya kullanamayan rakiplerine karşı kendisi için avantaj teşkil eden herhangi bir formül, düzen, model vs. toplam bilgiler şeklinde” tanımlanabilir. Yargıtay uygulamasında ise, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 02.06.2005 tarih ve 2004/7827 Esas, 2005/5755 Karar sayılı ilamında ”Ticari sır kavramının en önemli unsurunun toplumun bilgisi dahilinde olmama veya ilgili alanda rakip firmalarca bilinmeme şartının olduğunu” belirterek verdiğimiz son tanımı desteklemiştir.” Denmek suretiyle ticari sır kavramı açıklanmıştır.

17.11. Banka sırrı ise “Bankanın üçüncü kişilere ait bilgiler dışındaki, kanunlara göre açıklanması ve yayımlanması zorunlu olmayan, genel ve soyut özellikler taşımayan her türlü rakamları, tabloları, cetvelleri, programları, bütçeleri, projeleri, sözleşmeleri, kararları, yazışmaları gibi belge ve bilgilerdir.

Bankacılık uygulaması da dikkate alındığında banka sırrı kavramına, bankanın mali ve iktisadi durumu; kredi, mevduat ve diğer bankacılık hizmetlerine ilişkin toplulaştırılmış ve sınıflandırılmış her tür bilgi ve belge; yönetim ve denetim kurulu ile denetim komitesinin ve iç sistemler kapsamındaki birimlerin her türlü faaliyeti hakkında bilgi ve belgeler; bankanın bütçesi… bilgi ve belgeler dahildir.” olarak

tanımlanmaktadır. (Akın EKİNCİ, Bankacılar Dergisi, Sayı 63, 2007; Erişim tarihi:

https://www.tbb.org.tr/Dosyalar/Arastirma_ve_Raporlar/bankacilik_mevzuati_kapsaminda_banka_ve_musteri_sirri.pdf)

17.12. 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 73 üncü maddesinde “bankacılık faaliyetlerine özgü olarak bankalarla müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan gerçek ve tüzel kişilere ait verilerin müşteri sırrı hâline geleceği belirtilmiştir.

17.13. Ticari sır, banka sırrı ve müşteri sırrının kapsamına ilişkin olarak yapılan tanımlamalar kapsamında, başvuranın “ Oto Şirketi Alındıktan Sonra Bu Şirket Üzerinden Kaç Kamu ve Kurum İştirakine Kaç

Araç Kiralanmıştır ve Toplam Tutarı Nedir?” sorusunu haiz bilgi edinme başvurusunda doğrudan gerçek ya da tüzel kişilere atıfta bulunulmadığı, Bankanın veri sisteminden derlenebilecek istatistiki bilgi

niteliğinde olduğu, banka müşterilerinin kimliğinin tespitini mümkün kılmayacak anonim bilgiler olduğu değerlendirildiğinden, talebin “müşteri sırrı” ya da kişisel veri niteliğinde olmadığı değerlendirilmiştir.

17.14. Öte yandan, 5411 sayılı Kanun ve 4982 sayılı Kanun açısından müşteri sırlarının yanı sıra banka sırlarının ve ticari sırların paylaşılmasının özel düzenlemelere tabi olduğu görülmektedir. 5411 sayılı

Kanunun aynı maddesinin üçüncü fıkrasında, sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenlerin, söz konusu sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamayacakları, bu maddede belirtilen sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan hâllerde yapılacak paylaşımlar da dâhil olmak üzere, müşteri sırrı ve banka sırrı niteliğindeki bilgilerin, sadece belirtilen amaçlarla sınırlı olmak ve ölçülülük ilkesine uygun olarak bu amaçların gerektirdiği kadar veriyi içermek kaydıyla paylaşılabileceği belirtilmiş ve paylaşılabilecek merciler tahdidi olarak sayılmıştır.

17.15. Finansal piyasaların şeffaflaşması amacıyla 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca halka açık anonim şirketlere, alınacak kararlarında ve bilânçolarında açıklık ilkesine uyarak kamuyu aydınlatma zorunluluğu getirilmiştir. Bu kapsamda, anılan Bankaya ilişkin pek çok finansal bilgi, üçer aylık dönemlerde Kamuyu Aydınlatma Platformu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye

Bankalar Birliği ve Bankanın internet sitesinde kamuya açıklanan bağımsız denetim raporunda yer almakta olup, Bankanın faaliyetlerinin etkinlik, ekonomiklik ve verimlilik bağlamında bu adreslerden takibi mümkündür.

17.16. Açıklanan gerekçelerle, talebe konu bilginin soyut ve genel nitelikte kaldığı ve müşteri sırrı kapsamında bulunmadığı görülmekle birlikte ilgili mevzuat gereği Bankanın kamuya açıklanan finansal tabloları, denetim raporları ve faaliyet raporlarında yer alan veriler haricinde kalan, kanunlara göre açıklanması ve yayımlanması zorunlu olmayan ve Bankanın rakiplerine karşı ekonomik anlamda avantaj ya da dezavantaj oluşturabilecek türden bilgi olduğu ve banka sırrı ve ticari sır kapsamında kaldığı değerlendirilerek, Bakanlık tarafından ilgili kuruluşu olan Bankanın faaliyetlerine yönelik olarak talep edilen bilgilerin gerek 5411 sayılı Kanunun 73 üncü gerekse 4982 sayılı Kanunun 23 üncü maddeleri uyarınca başvuranla paylaşılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

18. 23.03.2021 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan “Vergi Kayıp ve Kaçağı İle İlgili İhbar

Müessesine Kaç Başvuruda Bulunulmuştur?” sorusunu haiz bilgi edinme başvurusuna “Cevap

Verilmediği” iddiasına yönelik olarak yapılan inceleme:

18.1. İdareden temin edilen belgelerden, başvuranın 23/03/2021 tarihli dilekçesinin 26/03/2021 tarihinde

Başkanlık kayıtlarına girdiği, söz konusu dilekçenin başvuranın 26/01/2021 tarihli dilekçesi ile aynı içerikte olduğu belirtilerek 4982 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 18 nci maddesinin son fıkrasında yer alan “daha önce cevaplandığı halde aynı kişiler tarafından yapılan tekrar mahiyetindeki başvuruların işleme konulmayacağı ve durumun başvuru sahibine bildirileceği” hükmü kapsamında önceki dilekçede verilen cevapların geçerli olduğu, belirtilerek yanıtlandığı görülmüştür.

18.2. Başvuran Milletvekilinin Gelir İdaresi Başkanlığını muhatap 23/03/2021 tarihli dilekçesinde; “1) Gelir İdaresi tarafından vergi kayıp ve kaçağını azaltmak için oluşturulan ihbar müessesesine son 10 yılda kaç vatandaşımız ihbarda bulunmuştur?

2) Bu ihbarlar sonucunda son 10 yılda kaç vatandaşımıza, toplamda ne kadar ceza kesilmiştir? Yıllara göre

dağılımı nedir?

3) Bu ihbarları yapan vatandaşlara toplamda ne kadar ödül ödenmiştir? Son 10 yıla göre dağılımı nedir?”

sorularının idareye yöneltildiği görülmüştür.

18.3. Başvuran Milletvekilinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı muhatap 26/01/2021 tarihli ilk dilekçesinde ise; “Vergi kayıp kaçak ihbarları hakkında; 1. Son 10 yılda kaç vergi kayıp ve kaçak ihbarı yapılmıştır? Bu ihbarlar sonucu tespit edilen kayıp ve kaçak miktarı ne kadardır? Yıllara ve illere göre dağılım nedir?

2. Son 10 yılda ihbar edilerek tespit edilen kayıp ve kaçak verginin toplamı ne kadardır ve bu tutarın ne kadarı tahsil edilebilmiştir?

3. Kayıp kaçak ihbarları üzerine tespit edilen vergi kaçağı tahsil edilmese dahi ihbarcıya ikramiye ödenmekte midir? Eğer ödeniyorsa vergi tahsilatı yapılmamasına rağmen son 10 yılda ödenen ikramiye ne kadardır?

4. Son 10 yılda kayıp ve kaçak ihbarında bulunan kaç kişiye toplamda ne kadar ikramiye ödenmiştir? Yıllara ve illere göre dağılım nedir?

5. Son 10 yılda en fazla vergi kayıp kaçak ihbarı yapılan ilk 5 sektör hangileridir?” sorularının idareye yöneltildiği belirlenmiştir.

18.4. Başvuranın 23/03/2021 tarihli dilekçesinin 1. ve 3. sorularının mahiyetinin 26/01/2021 tarihli dilekçe ile aynı olduğu; ancak “vergi cezaları” ile ilgili 2. sorunun ilk dilekçede yer almadığı görülmektedir.

18.5. Bununla birlikte, 26/01/2021 tarihli ilk dilekçesinin mahiyetinin daha kapsamlı olduğu dikkate alındığında, 23/03/2021 tarihli tekrar niteliğindeki ikinci dilekçeye idare tarafından 4982 sayılı Kanunun

Uygulama Yönetmeliğinin 18 nci madde hükmü kapsamında yanıt verilmesinin hukuken yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Ancak bu noktada, başvuranın ilk dilekçesine verilen yanıtın 4982 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

18.6. Başvuranın 26/01/2021 tarihli ilk bilgi edinme talepli dilekçesinin Bakanlık tarafından 03/02/2021 tarihli iç yazışmayla Gelir İdaresi Başkanlığı’na gönderildiği, başvurana iletilecek cevabi yazının örneğinin

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 09/02/2021 tarihli yazısıyla Bakanlığa iletildiği, Bakanlık Özel Kalem

Müdürlüğü’nün 02/03/2021 tarihli uygun görüşü doğrultusunda GİB Basın ve Halkla İlişkiler

Müşavirliği’nin başvuranı muhatap 26/02/2021 tarihli ve sayılı yazısıyla dilekçesinin yanıtlandığı görülmüştür.

18.7. Söz konusu cevabi yazıda “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci ve “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 8 inci maddelerine atıf yapıldıktan sonra “söz konusu dilekçenizdeki sorulara ilişkin bilgilere her yıl Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından www.gib.gov.tr adresinde yayımlanan Faaliyet Raporlarından erişilebilmektedir.” şeklinde yanıt verildiği tespit edilmiştir.

18.8. 4982 sayılı Kanunun “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 8 inci maddesi “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.” hükmünü amirdir. Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde de benzer düzenlemelere yer verilmiştir.

18.9. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2020 Yılı Faaliyet Raporunda vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi için yapılan ihbarlar konusunda “5.2.3 Vergi İletişim Merkezince Verilen Hizmetler (VİMER) – 189” başlığı altında “VİMER’in 25 Aralık 2007 tarihinde faaliyetlerine başladığı, ihbar bildirimlerinin tek merkezden

VİMER aracılığıyla alınmasına ve sonuçlarının takip edilmesine ilişkin çalışmalara devam ettiği” belirtilerek VİMER’den son beş yıl içerisinde alınan ihbar sayılarına yer verildiği; “5.4.5. İhbar Dilekçeleri” başlığı altında “1905 sayılı Kanun uyarınca 01/01/2020 – 31/12/2020 tarihleri arasında ihbarda bulunan

249 kişiye ödenmek üzere toplam 12.345.691,00 TL ihbar ikramiyesi ödeneği ilgili vergi dairelerine

gönderilmiştir.” dendiği, İhbar ve Değerlendirme Komisyonundan Çıkan İhbar Sayısı/ İnceleme Talebi

Sayısı gibi sayısal verilerin yer aldığı görülmektedir. (Kaynak:

https://www.gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/faaliyetraporlari/2020/2020_faaliyet_raporu.pdf

Erişim tarihi: 26/04/2022) Benzer bilgilerin diğer yıllara ait raporlarda da yer aldığı anlaşılmaktadır.

18.10. Başvuranın sorularının Bakanlık tarafından yayınlanan faaliyet raporları ve 4982 sayılı Kanunun 8 inci madde hükmü kapsamında incelenmesinden; bilgi edinmeye konu edilen vergi kayıp ve kaçağına yönelik ihbar sayıları, ödenen ikramiye tutarları gibi bazı soruların yanıtlarının yıllık faaliyet raporlarında bulunduğu; kesilen ceza tutarları; sektörel bilgiler ya da mevzuat uyarınca vergi kaçağı tahsil edilmese dahi ihbarcıya ikramiye ödenip ödenmediği gibi bazı soruların yanıtlarının ise raporlarda yer almadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda, raporlarda yer alan veriler bakımından, idarenin cevabının mevzuata uyarlı olduğunu belirtmek gerekmektedir.

18.11. İdare tarafından raporlarda yer almayan bilgilerle ilgili olarak ise 4982 sayılı Kanunun “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde yer alan “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. …” hükmüne atıfta bulunulmaktadır. Buna göre, Raporlarda yer almayan bilgilerin ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge olması sebebiyle başvuranla paylaşılmadığı, söz konusu düzenlemeyle Kanunun 5 inci maddesi ile bilgi verme yükümlülüğü altına sokulmuş olan kurum ve kuruluşlara, bu yükümlülüğü yerine getirip getirmeme konusunda bir takdir hakkı verildiği, Kurumların bu tür başvurulara olumlu cevap verebileceği gibi olumsuz cevap da verebilecekleri anlaşılmaktadır.

18.12. Bu hallerde; yapılacak bu çalışmaların idareye getireceği külfet ile bilgiye erişimin sağlanması halinde sağlanacak fayda arasında makul bir denge gözetilerek madde hükmünün uygulanması doğru olacaktır. Zira erişime açık olan hemen her bilgi ve belge için kurum veya kuruluşların kayıtlarında bir çalışma, araştırma ve/veya analiz yapılarak başvuru sahiplerinin erişimine sunulacağı açıktır. Somut başvuruda, idare tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda, talep edilen bilginin analizinin idareye ne

ölçüde külfet getireceği hususuna değinilmemiş, bahse konu makul dengenin kurulup kurulmadığı tespit edilememiştir.

19. 29.03.2021 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan “Son 5 yılda , , , Ve isimli holdingler ve bunlara bağlı ticari faaliyet sürdüren şirketlerin vakıflara yaptıkları bağışlardan kaynaklı faydalandıkları vergi indirimleri ne kadardır? Bu vakıflar hangileridir?” sorularını haiz bilgi edinme başvurusuna “Cevap Verilmediği” iddiasına yönelik

olarak yapılan inceleme:

19.1. Söz konusu dilekçeye Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 07/04/2021 tarihli ve sayılı yazısı ile cevap verildiği belirtilmiştir. Söz konusu yazıda; “213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergi Mahremiyeti” başlıklı 5 inci maddesinde; “Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine mütaallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef’ine kullanamazlar; 1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar; 2. Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar; 3. Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler; 4. Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.

Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder…” denilmektedir.

Buna göre, bahsigeçen şirketler hakkında istenilen ve vergi mahremiyeti kapsamında olan bilgilerin verilmesi mümkün bulunmamaktadır.” içeriğindedir.

19.2. Başvuranın 29.03.2021 tarihli dilekçe ile aynı mahiyetteki ikinci dilekçesinin 15.04.2021 tarihinde

Başkanlık kayıtlarına girdiği belirtilmiştir.

19.3. Söz konusu ikinci başvuruya verilen 03.05.2021 tarihli ve sayılı yazıda ise; “29.03.2021 tarihli ilk dilekçeye ve buna verilen 07/04/2021 tarihli cevabi yazıya atıfta bulunularak “4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununa dayanılarak 19/04/2004 gün ve 2004/7189 sayılı Bakanlar Kurulu

Kararı uyarınca çıkartılan Yönetmeliğin “Başvuruların Cevaplandırılması” başlıklı 18 inci maddesinin son paragrafında “Daha önce cevaplandığı halde aynı kişiler tarafından yapılan tekrar mahiyetindeki başvurular ile soyut ve genel nitelikteki başvurular işleme konulmaz ve durum başvuru sahibine bildirilir.” Hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm gereği, aynı mahiyetteki ilgi (a) dilekçenize ilgi (b) yazımız ile cevap verilmiş olup, ilgi (c)

(15.04.2021 tarihli) dilekçeniz hakkında Başkanlığımızca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.” şeklinde yanıt verilmiş olup, başvuranın ikinci dilekçesinin ilkini tekrar mahiyetinde olduğu görüldüğünden, söz konusu yanıtın mevzuata uyarlı olduğu değerlendirilmiştir.

19.4. Başvuranın sorusunun yanıtlandığı 07/04/2021 tarihli ve sayılı yazı incelendiğinde ise, 4982 sayılı Kanunun “Ticarî sır” başlıklı 23 üncü maddesi ile kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler bilgi edinme hakkının kapsamı dışında bırakılmıştır. Başvuranın talebine konu edilen bilgiler, idare tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında adı geçen şirketlerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgilerden olup, bilginin başvuranla paylaşılmamasına yönelik idari işlemde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

20. 15/01/2021 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan “Son 5 Yılda Cep Telefonlarından

Alınan Vergi” ile ilgili soruya “Cevap Verilmediği” iddiasına yönelik inceleme:

20.1. Şikâyete konu bilgi edinme talepli dilekçenin Başkanlık kayıtlarına girmediği, ifade edilmiş olup, başvuran tarafından söz konusu dilekçenin idareye iletildiğine ilişkin kanıtlayıcı belgenin dosyasına sunulmadığı görüldüğünden, bu konuda Kurumumuzca inceleme yapılamamıştır.

21. Bilindiği üzere, Anayasa’nın 98 inci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bilgi edinme ve denetim yetkisini Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yolları ile kullanacağı belirtilmiştir. Kaynağını Anayasa’dan alan ve Meclis İçtüzüğünde düzenlenen bu yetkiler, milletvekillerine münhasıran, yürüttükleri görev ve hizmetin gereği olarak tanınmış, diğer vatandaşlardan farklı imtiyazlar ve imkânlar sağlayan, başkalarına devredilmesi söz konusu olmayan, doğrudan şahsa bağlı siyasi haklardır. Söz konusu haklar, milletvekillerinin kamu yararının sağlanması amacıyla taşıdıkları sorumluluklarının ve ifa ettikleri görevlerinin doğal sonucu olan üstün haklar olup, milletvekillerine ülke genelindeki sorunların ortaya konmasında daha etkin bilgi edinme ve denetim imkânı sunmaktadır.

22. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar kapsamında sonuç olarak; 22.1. Başvuran Milletvekilinin 15/01/2021 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan “Son 5 Yılda

Cep Telefonlarından Alınan Vergi” ile ilgili bilgi edinme başvurusu hakkında idare tarafından söz konusu dilekçenin Başkanlık kayıtlarına girmediği, başvuran tarafından dilekçenin idareye iletildiğine ilişkin kanıtlayıcı belgenin dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından bu konuda Kurumumuzca inceleme yapılamadığı; İncelemesi yapılabilen; 22.2. 29.03.2021 tarihli “ Oto Şirketi Alındıktan Sonra Bu Şirket Üzerinden Kaç Kamu Ve Kurum

İştirakine Kaç Araç Kiralanmıştır Ve Toplam Tutarı Nedir?” sorularını haiz bilgi edinme başvurusu ile talep edilen bilgilerin 5411 sayılı Kanunun 73 üncü ve 4982 sayılı Kanunun 23 üncü maddeleri uyarınca başvuranla paylaşılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı; 22.3. 23.03.2021 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan “Vergi Kayıp ve Kaçağı İle İlgili İhbar

Müessesine Kaç Başvuruda Bulunulmuştur?” sorusunu haiz bilgi edinme başvurusunda 4982 sayılı

Kanunun 8 inci maddesi ile başvuranın yönlendirildiği idarenin yıllık faaliyet raporlarında talebe konu tüm bilgilerin bulunduğunun tespit edilemediği, idare için kayıtlarında inceleme ve araştırma gerektirebilecek talebe konu diğer bilgilerin başvuranla paylaşılmamasının 4982 sayılı Kanunun 7 nci maddesine ve ilgili

Yönetmelik hükmüne aykırılık teşkil etmediği;

22.4. 29.03.2021 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan “ , , , Ve

Holding Hangi Vakıflara Bağışta Bulunmuş Ve Bu Bağışlardan Kaynaklı Ne Kadar Vergi İndirimi

Uygulanmıştır?” sorularını haiz bilgi edinme başvurusu ile talep edilen bilgilerin idare tarafından 213 sayılı

Vergi Usul Kanunu kapsamında adı geçen şirketlerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgilerden olduğu değerlendirilerek, 4982 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi kapsamında bilginin başvuranla paylaşılmamasına yönelik idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek

Bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca etkin, süratli ve doğru sonuçlandırılması ve başvurular yanıtlanırken Kanunda belirtilen yasal sürelere uyulması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı’na tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idare tarafından Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “şeffaflık”, “nezaket” ilkelerine uygun hareket edildiği; başvuranın bilgi edinme başvuruları bakımından ise “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket edilmediği tespit edilmiş olup, idareye bu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

23.1. Diğer yandan 18 nolu paragrafta belirtilen hususlar bakımından; ilgili Raporlarda yer alamayan verilerin paylaşıma açılmasının özel bir çalışma ve analiz gerektirdiği kabul edilmekle birlikte, başvuranın

Milletvekili olması ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda görev alması nedeniyle kamu yararına çalışmalar yürüttüğü, sorduğu soruların milyonlarca kişinin hayatını etkileyen düzenlemelere dayanak olarak kullanılabileceği dikkate alındığında, idarenin yanıtının 4982 sayılı Kanunun 7 nci maddesine ve ilgili Yönetmelik hükmüne aykırılık teşkil ettiği söylenememekle birlikte, Kanun hükmündeki takdir yetkisinin bilgiyi paylaşmama yönünde kullanılmasının “şeffaflık”, “hesap verebilirlik” ve “bilgi edinme hakkı” boyutlarıyla iyi yönetim ilkelerine uyarlı olmadığı değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 13/10/2021 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Anayasa ile münhasıran Milletvekillerine tanınan Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yollarının ülke genelindeki sorunların ortaya konmasında daha etkin bilgi edinme ve denetim imkânı sağladığı bilinmekle birlikte, 4982 sayılı Kanun kapsamında idareye yapılan başvurularının

yanıtlanmadığı iddiasıyla Kurumumuza yapılan BAŞVURUNUN KISMEN KABUL VE KISMEN

REDDİ İLE;

Bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca etkin, süratli ve doğru sonuçlandırılması ve başvurular yanıtlanırken Kanunda belirtilen yasal sürelere uyulması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi amacıyla HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Bilgi edinme başvuruları bakımından şikâyetin REDDİNE,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın Başvurana ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi