ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikâyet başvurusundaki iddialarını, şikâyet aşamasında öne sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın incelemesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu bağlamda, başvuru sahibinin, ihale üzerinde bırakılan isteklinin sunduğu belgelerin “Belgelerin Sunuluş Şekli” kurallarına aykırı olarak sunulduğu yönündeki iddiasının, şikâyet başvurusunda yer almasa da itirazen şikâyet başvurusunda yer aldığı tespit edilmiştir. Kurul, bu iddianın esastan değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varmış, ancak önceki kararında bu iddianın şekil yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna dikkat çekmiştir.

Anayasa’nın 138. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereğince, mahkeme kararlarına uyulması zorunluluğu vurgulanmış, idarenin bu kararları gecikmeksizin yerine getirmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin 4. iddiasının esasının incelenmesine karar vermiştir. Bu durum, ihale süreçlerinde belgelerin sunuluş şekli ve itiraz süreçlerinin önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Karar no 2019/MK-208
Karar tarihi 18.07.2019
Toplantı No 2019/035
Gündem No 24
Gündem Konusu 2018/194655 İhale Kayıt Numaralı “Çiğdemli – Çekerek – 7 Bl Hd Yolu (Km= 8+100- 38+250) Ve (Aydıncık – Zile) Ayr – Çekerek – 7 Bl Hd Yolu (Km=17+000 – 31+189) Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları Ve Üstyapı (Bsk) Yol Yapım İşi” İhalesi

Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2018/194655 ihale kayıt numaralı “Çiğdemli – Çekerek – 7 Bl Hd Yolu (Km= 8+100- 38+250) ve (Aydıncık – Zile) Ayr – Çekerek – 7 Bl Hd Yolu (Km=17+000 – 31+189) Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları ve Üstyapı (BSK) Yol Yapım İşi” ihalesine ilişkin olarak, Bergiz İnşaat A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 29.08.2018 tarihli ve 2018/UY.I-1595 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Anılan Kurul kararının iptali istemiyle, Bergiz İnşaat A.Ş. tarafından açılan davada, Ankara 23. İdare Mahkemesinin 26.12.2018 tarihli E: 2018/1311, K: 2018/640 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bunun üzerine başvuru sahibinin temyiz başvurusunda bulunduğu, Ankara 23. İdare Mahkemesinin kararının temyiz incelemesi sonucunda verilen Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29.04.2019 tarihli E:2019/546, K:2019/1379 sayılı kararında “… 2. Temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirketin 4. iddiası yönünden davanın reddine ilişkin kısmı incelendiğinde;

Davacı şirketin, ihaleyi gerçekleştiren idareye yapmış olduğu şikâyet başvurusunda yer almamakla birlikte, Kurum’a yapmış olduğu itirazen şikâyet başvurusunda, “ihale üzerinde bırakılan isteklinin dosyada sunduğu imza sirküleri, vekâletname, imza beyannamesi ve iş deneyim belgesinin, “Belgelerin Sunuluş Şekli” kurallarına açıkça aykırı şekilde asıl (orijinal) belge ibraz edilmeden “suretin sureti” şeklinde çoğaltıldığı, bazı belgelerinde “ibraz edilen suretin aynıdır” şeklindeki şerhlerle sunulduğu” yönündeki iddiayla yer verildiği görülmektedir.

4734 sayılı Kanun’un 56. maddesinin lafzından, başvuru sahibinin iddialarından sadece şikâyet başvurusunda yer alan iddiaların anlaşılamayacağı şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularında yer alan tüm iddiaların incelenmesinin gerektiği, Kanun’da sayma suretiyle bir sınırlama yapılmadığı, Kamu ihale Kurulu’nun, başvuru sahibinin itirazen şikâyet başvurusundaki iddialarını, bu iddiaların şikâyet aşamasında öne sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın incelemesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının, şikâyet başvurusunun reddi üzerine, 4734 sayılı Kanun’da öngörülen şekil ve usul kurallarına uygun olarak itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu açık olup, davacının söz konusu iddiasının da esastan değerlendirilmesi gerekirken, şekil yönünden reddine dair dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu idare Mahkemesi kararının, davacı şirketin dördüncü iddiasına ilişkin kısmında hukukî isabet bulunmamaktadır…” şeklinde gerekçe belirtilerek temyiz konusu işlemin 4’üncü iddia yönünden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 29.08.2018 tarihli ve 2018/UY.I-1595 sayılı kararının 4’üncü iddia ile ilgili kısmının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin 4’üncü iddiasının esasının incelenmesine geçilmesine,


Oybirliği ile karar verildi.