|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlü olan bir öğrencinin öğrenim kredisinin kesilmesi üzerine yapılan başvuru incelenmiştir. Başvuran, Celal Bayar Üniversitesi öğrencisi olarak burs/kredi talep etmiş, ancak kesin hükümle mahkum olması nedeniyle kredisi kesilmiştir. İlgili idare, burs ve kredi verilmesine ilişkin yönetmeliklerin, mahkumiyet durumunda burs ve kredilerin kesileceğini belirttiğini ifade etmiştir. Ancak, başvuranın krediye başvurduğu dönemdeki süreçte yaşanan bilgi eksiklikleri ve idarenin iç işleyişindeki koordinasyon sorunları, başvuranın haklı beklentisinin karşılanmamasına yol açmıştır.
Kararda, eğitim hakkının korunması ve hükümlülerin rehabilitasyonu açısından, mevcut mevzuatın gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, hükümlülerin eğitim haklarının desteklenmesi amacıyla yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda, ilgili bakanlıklara tavsiyelerde bulunulmuş ve başvuranın kredi talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7409-S.11323
BAŞVURU NO : 2019/5082
KARAR TARİHİ : 23/08/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KREDİ VE YURTLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın hükümlü olduğu gerekçesiyle kesilen öğrenim kredisinin yeniden bağlanması talebi hakkında.
BAŞVURU TARİHİ : 28/02/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran … …, Salihli Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğunu, Celal Bayar
Üniversitesi Salihli Meslek Yüksekokulu, … Bölümü 1. sınıf öğrencisi olduğunu, 2018-2019 eğitim – öğretim yılının başında Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne yaptığı burs/kredi başvurusunun onaylanmış olmasına rağmen daha sonra hükümlü olduğu gerekçesiyle iptal edildiğini belirterek kesilen bursunun/kredisinin yeniden bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusunun çözümüne dayanak teşkil etmek üzere 11/3/2019 tarihinde Gençlik ve
Spor Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1. Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan 28/3/2019 tarihli cevabi yazıda özetle; burs ve öğrenim kredisi almak üzere
Kurumlarına başvuran öğrencilerin taleplerinin Yönetim Kurulunca kabul edilen kıstaslar dahilinde değerlendirildiği, başvuranın 2018 – 2019 öğretim yılında burs almak için e-Devlet üzerinden başvuru yaptığı, elektronik ortamda ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan bilgiler doğrultusunda tarafına … numara ile öğrenim kredisi tahsis edildiği ve öğrenciye ödeme yapıldığı, ancak ilgili Yönetmeliğin “Kesin Hükümle Mahkum Olma Halinde Bursun
Kesilmesi” başlıklı 29’uncu maddesinde yer alan “Herhangi bir suçtan dolayı haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkumiyeti bulunanların (cezası tecil edilenler hariç) bursları kesilir.” düzenlemesi uyarınca bütün öğrencilerin adli sicil sorgularının yapıldığı, söz konusu sorgulamanın Hukuk Müşavirliklerince incelendiği ve Yönetmeliğe uygun olan öğrencilerin burslarının devam ettiği, uygun olmayanların ise kesildiği belirtilmiştir.
2.2. İlgili Bakanlıktan cevaben gönderilen yazıda 11/3/2019 tarihinde talep edilen bilgi ve belgelerin tamamının gönderilmediği anlaşıldığından, 19/6/2019 ve 06/8/2019 tarihlerinde yeniden bilgi ve belge talep edilmiş olup ancak söz konusu yazılarımıza cevap verilmemiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin Ek 1 inci Protokolünün ikinci Maddesinde; “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.” hükmü bulunmaktadır.
4. İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal Kuruluşların
Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensiplerinde; “…Ulusal kuruluşlar, …Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…” hükmü yer almaktadır.
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2 inci maddesinde Türkiye
Cumhuriyetinin sosyal bir hukuk devleti olduğu, 5 inci maddesinde Devletin temel amaç ve görevlerinden birisinin kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğu, ‘Kanun önünde eşitlik’ başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında, Devletin organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları, ‘Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü’ başlıklı 11 inci maddesinde Anayasa hükümlerinin idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallar olduğu, ‘Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması’ başlıklı 13 üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik
Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, ‘Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi’ başlıklı 42 nci maddesinde Devletin, maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapacağı, ‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı’ başlıklı
74 üncü maddesinde, herkesin, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip
olduğu, Kamu Denetçiliği Kurumunun idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri incelediği hüküm altına alınmıştır.
6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır.
7. 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanununun ‘Amaç’ başlıklı
2 nci maddesinde “… Yükseköğrenim öğrencilerine kredi veya burs vermek, öğrencilerin
yükseköğrenimlerini kolaylaştırmaktır.” hükmü yer almaktadır.
8. Öğrenim kredisi başlıklı 14 üncü maddesinde; “Yüksek (…) öğrenim gören ve bu kanuna göre yapılacak yönetmeliklerle belirtilen esas ve şartlar içinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tesbit edilen öğrencilere öğrenim kredisi verilir.” hükmü yer almaktadır.
9. 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin
Kanunun ‘Burs ve kredilerin verilmesi’ başlıklı 2 nci maddesinde; “Yüksek Öğrenim
Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yükseköğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dâhilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.” hükmü yer almaktadır.
10. 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ‘Kredi ve Yurtlar Genel
Müdürlüğü’ başlıklı 188 inci maddesinde; – (1) Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünün
görev ve yetkileri şunlardır:
h) Öğrencilerin desteklenmelerine ilişkin politikaların tespiti amacıyla gerekli çalışmaları yapmak,
ı) Öğrencilere verilecek öğrenim kredisi ve burslar ile kredi borcunun tespiti, takibatı ve tahsilâtı ile kredi teminatına ilişkin usul ve esasları belirlemek, kredi ve burs başvurularının alınması ve değerlendirilmesi ve ödeme işlemlerinin yapılmasını sağlamak” hükmü yer almaktadır.
11. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliğinin “Kesin
Hükümle Mahkûm Olma Halinde Bursun Kesilmesi” başlıklı 29 uncu maddesinde; “Herhangi bir suçtan dolayı haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanların (cezası tecil edilenler hariç) bursları kesilir.” hükmü yer almaktadır.
12. Yüksek Öğrenim Kredi Ve Yurtlar Kurumu Öğrenim Kredisi Yönetmeliğinin
“Kesin Hükümle Mahkûm Olma Halinde Kredinin Kesilmesi” başlıklı 30 uncu maddesinde: “Taksirli suçlar hariç, tecil edilmiş olsa dahi kasıtlı bir suçtan haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı verilenlerin kredileri kesilir.” hükmü yer almaktadır.
13. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanunun; “Öğretimden yararlanma” başlıklı 76 ncı maddesinde; “Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.” hükmü düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
14. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
15. Başvuran, 1’inci paragrafta açıklandığı üzere hükümlü olduğu gerekçesi ile kesilen öğrenim kredisinin devam ettirilmesini talep etmektedir.
16. İlgili idare, … …’ün Celal Bayar Üniversitesi Salihli Meslek Yüksekokulu öğrencisi olarak 2018-2019 öğretim yılında burs/kredi başvurusunda bulunduğunu, yapılan değerlendirme sonucunda tarafına … numara ile öğrenim kredisi tahsis edildiğini, ancak Hukuk Müşavirliği tarafından burs/kredi almaması gereken öğrenci olarak bildirilmesi sebebiyle kredisinin kesildiğini belirtmektedir.
17. Mülga Kredi ve Yurtlar Kurumu 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Hizmetleri
Kanunu gereğince öğrenim kredisi, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi
Verilmesine İlişkin Kanun gereğince burs vermekte iken 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi ile Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü adı altında Gençlik ve Spor Bakanlığının hizmet birimleri içerisine alınmıştır. Mevcut düzenlemeler uyarınca öğrenim kredisi ve burslar ile kredi borcunun tespiti, takibatı ve tahsilâtı ile kredi teminatına ilişkin usul ve esasları belirlemek, kredi ve burs başvurularının alınması ve değerlendirilmesi ve ödeme işlemlerinin yapılmasını sağlamak Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasındadır.
18. Başvuruya konu olayda, burs/kredi verilen kişinin kesin hükümle mahkûm olması halinde almakta olduğu burs veya kredinin kesileceği ilgili yönetmeliklerde belirtilmiştir.
19. Dosya kapsamına göre, 2018-2019 öğretim yılı için burs/kredi başvurularının 1521/10/2018 tarihleri arasında alındığı, şikâyetçinin Açık Ceza İnfaz Kurumundayken üniversiteyi kazanması üzerine yaptığı başvurusu sonucunda tarafına kredi bağlandığı, 30/01/2019 tarihinde hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olduğu gerekçesi ile kredinin kesildiği hususları tespit edilmiştir. Diğer taraftan, sicil sorgularının ne zaman yapıldığına ilişkin Kurumumuz tarafından talep edilen bilgi ve belgelere Gençlik ve Spor Bakanlığı cevap vermemiş olup, Kurumumuza aynı konuda daha önce yapılan ve Kurumumuz tarafından 09/7/2019 tarihinde Tavsiye Kararı verilen aynı nitelikteki bir başvuruya istinaden sorgulamaların Hukuk Müşavirliği marifeti ile 18/10/2018 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
20. Bu kapsamda şikâyetçiye önce kredi bağlandığı ve kredinin kesildiğinin 30/01/2019 tarihinde başvurana bildirildiği, bu durumun açık mevzuat hükümleri gereğince kazanılmış hak kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak ilgili idarenin iç işleyişinde bilgi aktarımı konusunda yaşanan koordinasyon eksikliği sonucunda şikâyetçinin haklı beklentisine uygun davranılmadığı tespit edilmiştir.
21. Ayrıca, Kamu Denetçiliği Kurumu, 2016/3186 numaralı dosyada; “Danıştay 8. Dairesinin 21/01/2014 tarihli ve E:2011/2399; K:2014/62 sayılı Kararında; “Yüksek Öğrenim Kredi ve
Yurtlar Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliğinin” bazı maddelerinin tamamı ile diğer bazı madde içeriklerindeki “kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan öğrencilerin burslarının kesilerek bu kişilere bir daha burs verilmemesini” öngören hükümlerin iptali istemiyle açılan davada; Ceza
Hukuku açısından, cezanın suç işlenmesini önlemek (caydırmak) ve suç işleyeni ıslah yoluyla topluma kazandırmak amacı karşısında, kanunda öngörülen biçimde yerine getirilmiş bir cezanın kişilerin yaşamı boyunca belirli haklardan yararlanmasına engel oluşturmasında bu amaca uyarlık bulunmadığı; Bu itibarla, herhangi bir suçtan dolayı haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan öğrencilerin, cezalarının infazı süresince kendilerine sağlanan burstan yararlandırılmamaları hukuken kabul edilebilir ise de, yasalarla belirlenen biçimde cezasını çeken öğrencilerin, sadece bu nedenle bir daha burstan yararlandırılmayacağına ilişkin hükümde hukuka uyarlık bulunmadığı …” belirtilerek; dava konusu Yönetmeliğin ilgili maddelerindeki “Bir daha burs verilemez” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
22. Ankara 11. İdare Mahkemesinin 15/04/2016 tarihli ve E.2015/2372; K:2016/1211 sayılı
Kararında; “… Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan davacı tarafından, yükseköğretim öğrencisi olduğundan bahisle tarafına burs/kredi verilmesi talebi ile yaptığı başvurunun KYK tarafından reddine ilişkin, idari işlemin iptali istemiyle açılan davada; … KYK Burs-Kredi
Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinde, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanların burslarının kesileceğinin düzenlendiği, davacı hakkında da kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunduğu, burs verilemeyecek öğrencilerin Yönetmeliğin 9. maddesinde bentler halinde tahdidi olarak sayıldığı ve bu haller arasında kesinleşmiş bir suçtan mahkûm olmamak şartının yer almadığı; kesinleşmiş bir suçtan mahkûm olmak şartının bursun kesileceği bir hal olarak ayrıca düzenlendiği, bir bursun kesilmesinden bahsedilmek için ise öncesinde bağlanmış bir bursun varlığının gerektiği, dolayısıyla kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bursun verilmesine engel teşkil etmediği, bu halin ancak burs bağlandıktan sonra suç işleyip mahkûm olanlar için verilmiş olan bursun kesilmesine yol açacağı sonuçlarına ulaşıldığı, bu durumda, tarafına burs bağlanmasına engel bir hali bulunmayan, engelli olması hasebiyle burs önceliği de bulunan davacının, burs/kredi verilmesi talebi ile yaptığı başvurunun reddine ilişkin, davalı idarenin işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı, … Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline
…” karar verilmiştir.
23. Başvuru konusu Burs-Kredi Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirildiğinde ise
Yönetmelikte, burs kredi alamayacak öğrenciler arasında hükümlülerin sayılmadığı, buna karşılık idarenin hükümlü öğrencilerle ilgili işlemlerini 29 uncu maddede yer alan “herhangi bir suçtan dolayı haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanların (cezası tecil edilenler hariç) burslarının kesileceği” düzenlemesi üzerinden yürüttüğü; dolayısıyla hükümlülere kredi/burs verilmemesinin mevzuatta açıkça düzenlenmediği, ancak uygulamada bunun bir teamül haline geldiği anlaşılmaktadır. …
24. Diğer taraftan, gerek kredi-Burs Yönetmeliği gerekse de Kredi Yönetmeliğinde hâlihazırda hükümlü olan öğrencilerin burs/kredi alıp alamayacakları hususunun da somut dosya çerçevesinde tartışılması gerekmektedir. Öğrenim Kredisi Yönetmeliği uyarınca hükümlülerin
“kredi verilemeyecekler” arasında sayılmamakla birlikte “kesin hükümle mahkûm olma” hali
“kredinin kesilme koşulları” arasında sayılmakta, teamülde KYK tarafından hükümlü olanlara burs/kredi verilmemektedir.
25. Bu noktada “eğitim” konusunun modern ceza infaz sistemi içindeki önemine dikkat çekmekte fayda görülmektedir. Mevcut ceza infaz sisteminin temelinde yatan suçluyu
“iyileştirme” ve “topluma yeniden kazandırma” felsefesi “eğitim” üzerine inşa edilmektedir.
Günümüzde geçerli olan modern infaz anlayışına göre cezaevi, suç işlemiş kişilerin topluma yeniden kazandırılması amacıyla eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin yapıldığı yerler olarak düşünülmektedir. (Dr. M. Saldırım, Uluslararası Hukuk Açısından Türkiye’deki Tutuklu ve
Hükümlülerin Eğitim Hakkı, Ankara, 2004, http://saldirim.com/yeni/wpcontent/uploads/2013).
26. Tutuklu ve hükümlülerin eğitim hakları AİHS ile İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ilgili maddeleri başta olmak üzere, Anayasamız ve 5275 sayılı Kanun gibi ulusal mevzuat ve
Türkiye’nin de bir üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Örgütünün Mahpusların Islahı için Asgari
Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararları gibi uluslararası metinlerle de güvence altına alınmıştır. AİHM tarafından da tutuklular ve hükümlülerin kanuni bir mahkûmiyet kararı sonucunda kaybettikleri hakları dışında Anayasanın ve AİHS’nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerinin tamamına sahip oldukları kabul edilmektedir (Bkz: Hirst/Birleşik Krallık (No: 2), B.No. 74025/01, 6/10/2005, 69).
27. Adalet Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde Ceza İnfaz Kurumlarımızdaki eğitim çalışmalarının hayat boyu öğrenme anlayışı ile yürütülmekte olduğu, örgün yükseköğretim programına kayıtlı iken ceza infaz kurumuna giren ve ÖSYM tarafından gerçekleştirilen sınavlar sonucu üniversitelerin örgün yükseköğretim programlarını kazanan hükümlülerden açık ceza infaz kurumlarında bulunanların, kayıtlı oldukları yükseköğretim programları ile ceza infaz kurumu aynı belediye sınırları içerisinde ise okullarına gidip, derslere katılarak eğitimlerini sürdürebilmekte oldukları, internet erişimli sanal sınıf uygulamaları kapsamında, bir bölümü yaygın öğretim, bir bölümü ise örgün öğretim hizmetleri olan uzaktan eğitimden, kurum imkânları dahilinde hükümlü ve tutukluların yararlanmalarının sağlanmakta olduğu belirtilmiştir (http://www.cte.adalet.gov.tr/).
28. Örgün öğretime devam hususunun bir takım maddi kaynaklar gerektirdiği de ortadadır.
Ceza infaz kurumundan örgün öğretime devam eden öğrencilerin, ulaşım, kurum dışında yemek, kırtasiye, sınav ve benzeri ek masrafları ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu kişilerin de diğer yükseköğrenim öğrencileri gibi maddi desteğe ihtiyaçları olabilecektir. Nitekim çoğu hükümlü “maddi olanaksızlıklar sebebiyle okuyamadıklarını” belirterek devletten bu konuda da yardım beklediklerini iletmektedir (Okumak İsteyen Mahkûm Herkese Yolu Açtı, Bir Mektup
Yazdı Dünyası Değişti, Radikal, 06/03/2010).
29. Bu amaçla, kurumlarda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin sürdürülmesi için MEB, ASPB, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olmak üzere üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapıldığı görülmektedir (http://www.cte.adalet.gov.tr/).
Bunun yanında maddi durumu yetersiz tutuklu ve hükümlülerden Açık Öğretim Ortaokulu, Açık
Öğretim Lisesi ve Açık Öğretim Fakültesine devam eden öğrenciler için ASPB’ye bağlı Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları eliyle “sınav ve kayıt giderlerinin karşılanmasına” yönelik yardımlar yapıldığı; Kızılay tarafından çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında veya çocuk eğitimevlerinde bulunan çocuklardan ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilenlerin ailelerine ulaştırılmaları veya aile üyelerinin çocukları ile olan ilişkilerini güçlendirmek amacı ile maddi destek sağlandığı bilinmektedir. Bu çerçevede; yapılacak yeni bir idari düzenlemeyle yükseköğrenime devam eden tutuklu ve hükümlülere KYK tarafından burs veya kredi verilmek suretiyle yardım sağlanmasının şimdiye kadar yapılan çalışmaların da tamamlayıcısı olabileceği değerlendirilmektedir.
30. Ancak, böyle bir uygulamanın suiistimal edilmemesi amacıyla tutuklu ve hükümlülerin burs/kredi imkânlarından yararlanabilmesi için bazı özel düzenlemeler yapılması gerektiği; bu konuda da Adalet Bakanlığı ile işbirliği halinde çalışılabileceği değerlendirilmektedir.
31. Bu çerçevede, mevzuatta aranan başarı durumu, gelir durumu, mevcut menkul ve gayr-ı menkul varlıkları, daha önce kredi alınıp alınmadığı, engellilik durumu vb. şartlara ek olarak hangi tutuklu ve hükümlülere burs/kredi tahsis edilebileceği hususunda Adalet Bakanlığı’nın görüş ve önerilerinin alınabileceği düşünülmektedir. Bu yönde yapılacak yeni bir düzenleme ile tutuklu ve hükümlülerden ihtiyaç sahibi ve başarılı yükseköğrenim öğrencilerinin desteklenmesinin, insan haklarının ilerletilmesi yoluyla toplumsal barışın güçlendirilmesine vesile olacağı değerlendirilmektedir.” gerekçesi ile krediye dönüştürülen bursun geri ödenmesi işleminin iptali ve Adalet Bakanlığının … görüşü doğrultusunda tutuklu ve hükümlülerin eğitim haklarının, rehabilite edilerek topluma kazandırılmalarının, yaşam boyu öğrenme anlayışı çerçevesinde desteklenmesi amacıyla; gerekli kriterler belirlenerek örgün öğretime devam edebilecek nitelikteki hükümlü ve tutuklulara burs ve kredi tahsis edilmesi için ilgili mevzuatta makul sürede yeni bir düzenlemeye gidilmesi hususunda Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunmuştur.
32. Tavsiye Kararına yönelik Millî Eğitim Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün
3342359 sayı ve 14.03.2017 tarihli cevabi yazısında “Tavsiye kararının Bakanlığımıza ilişkin
kısmının 6328 Sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca incelenmesi neticesinde; Anayasanın 42.
maddesinde yer alan “Kimse Eğitim ve Öğretim hakkından yoksun bırakılamaz” hükmü dikkate alındığında tavsiye kararındaki çözümün uygulanabilir bulunduğu” ifadelerine yer verilmiştir.
33. Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü
Kredi Dairesi Başkanlığının 30794801 sayı 29/03/2017 tarihli cevabi yazısında ise “İlgi tavsiye kararınız doğrultusunda; konuya ilişkin mevzuatımızda gerekli çalışmalar yapılacaktır.” ifadelerine yer verilmiştir.
34. Sonuç olarak; ilgili İdare tarafından söz konusu bu şikayet hakkında da “Genel
Müdürlüğümüzce burs/kredi mevzuat çalışmaları devam etmektedir.” şeklinde cevap verildiği, yukarıda yer verilen emsal Tavsiye Kararı sonrasında da benzer yaklaşımda bulunulmasına rağmen somut adım atılmadığı, gerçekleşen teşkilat değişikliği sonrasında 1 numaralı
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ‘Düzenleme görev ve yetkisi’ başlıklı 508 inci maddesinde yer alan “Bakanlık görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilir.”, ‘Yönetmelikler’ başlıklı 537 nci maddede yer alan “Bu Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.” hükümleri gereğince veya 5102 sayılı Yüksek Öğrenim
Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun kapsamında Maliye ve Mili Eğitim
Bakanlığınca ivedilikle düzenleme yapılması gerekmektedir.
35. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyetçinin almakta olduğu kredinin, kredi ve burs verme süreç ve imkânlarını iyileştirmek ve geliştirmekle yükümlü
İdarece kesilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden
36. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, eşitlik, haklı beklentiye uygunluk, makul sürede karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi kararların gerekçeli olması ve karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
37. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuran hakkında uygulanan işlemin geri alınarak burs/kredi talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Tutuklu ve hükümlülerin eğitim haklarının, rehabilite edilerek topluma kazandırılmalarının, yaşam boyu öğrenme anlayışı çerçevesinde desteklenmesi amacıyla; gerekli kriterler belirlenerek örgün öğretime devam edebilecek nitelikteki hükümlü ve tutuklulara burs ve kredi tahsis edilmesi için ilgili mevzuatta makul sürede yeni bir düzenlemeye gidilmesi hususunda
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, GENÇLİK VE
SPOR BAKANLIĞI ve CUMHURBAŞKANLIĞI İDARİ İŞLER BAŞKANLIĞI
HUKUK VE MEVZUAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, GENÇLİK ve SPOR
BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI, MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞI, GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI ve CUMHURBAŞKANLIĞI İDARİ
İŞLER BAŞKANLIĞI HUKUK VE MEVZUAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi