ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın mezun belgesinin güncel kimlik bilgilerini içermesi talebi değerlendirildi. Yükseköğretim Kurulu, mezuniyet sonrası kişisel bilgilerin güncellenemediğini, ancak mahkeme kararı ile değişiklik yapılabileceğini belirtti. Başvuranın mezun belgesinde, mezun olduğu tarihteki hukuki durumu yansıtan bilgilerin yer aldığı, dolayısıyla soyadı değişikliğinin belgenin geçerliliğini etkilemediği vurgulandı.

Danıştay, diplomaların düzenlendikleri tarihteki hukuki durumu yansıttığını, bu nedenle mezuniyet sonrası meydana gelen isim veya soyadı değişikliklerinin diplomanın geçerliliğini etkilemeyeceğini ifade etti. Başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldı. Bu karar, mezun belgesinin hukuki niteliğinin değişmediğini ve kişilerin yalnızca okul idaresine başvurarak isim değişikliğiyle ilgili belge talep edebileceğini ortaya koymaktadır.

hususlarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.2. “Yasama yetkisi” başlıklı 7 inci maddesinde; “Yasama yetkisi Türk Milleti adına

Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” , “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” , 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 2525 sayılı Soyadı Kanununun; 5.1. 1 inci maddesinde; “Her Türk öz adından başka soyadını da taşımağa mecburdur.”, 5.2. 3 üncü maddesinde; “Rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç olan soyadları kullanılamaz.”, 5.3. 5 inci maddesinde; “Mümeyyiz olan reşit soyadını seçmekte serbesttir…”, 6. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medenî durumuna, uyrukluğuna ve bunlarda meydana gelebilecek değişikliklere ait doğal ve hukukî olayların belirlenip saptanması, bu amaçla düzenlenmiş kütüklere yazılması, elektronik ortamda ulusal adres veri tabanının oluşturulması, nüfus kayıtları ile adres bilgilerinin ilişkilendirilmesini sağlamaktır.”, 6.2. “Kimlik numarası” başlıklı 46 ncı maddesinde, “Kimlik numarası, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının nüfus kayıtları arasında bağ kurmak, kişilerin kaydına ulaşmak ve kamu kuruluşlarında tutulan kayıtlar arasında ilişki sağlamak amacını taşıyan bir numara sistemidir.

Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kişiye bir defa verilir ve değiştirilemez.”, 6.3. “Ad ve soyadı düzeltilmesi” başlıklı geçici 8 inci maddesinde (Ek: 19/10/2017-7039/26 md.), “Kişinin iki yıl içerisinde yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne yazılı olarak başvurması kaydıyla; 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanununun 3 üncü maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan ad ve soyadları, mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilir. İl ve ilçe idare kurullarının vereceği karar kesindir. Soyadı değiştirilen erkek ise kendisi ile birlikte varsa karısının ve müracaat tarihinde ergin olmayan çocuklarının da soyadları düzeltilir. Soyadı değiştirilen kadın ise kendisi ile birlikte ergin olmayan evlilik dışı çocukları varsa onların da soyadları düzeltilir.”, 6.4. Geçici 11 inci maddesinde (Ek:6/12/2019-7196/61 md.), “Kişinin üç yıl içerisinde yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne yazılı olarak başvurması kaydıyla; 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanununun 3 üncü maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan, genel ahlaka uygun olmayan, toplum tarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen ad ve soyadları, mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilir. İl ve ilçe idare kurullarının vereceği karar kesindir.

Soyadı değiştirilen erkek ise kendisi ile birlikte varsa karısının ve müracaat tarihinde ergin olmayan çocuklarının da soyadları düzeltilir. Soyadı değiştirilen kadın ise kendisi ile birlikte ergin olmayan evlilik dışı çocukları varsa onların da soyadları düzeltilir. Bu maddede belirlenen sürenin bir katına kadar uzatılmasında Cumhurbaşkanı yetkilidir.”, 7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim – öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir.”, 7.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, “Bu kanun; yükseköğretim üst kuruluşlarını, bütün yükseköğretim kurumlarını, bağlı birimlerini ve bunlarla ilgili faaliyet ve esasları kapsar.”, 7.3. “Lisans düzeyinde öğretim” başlıklı 43 üncü maddesinde, “Yükseköğretim, harca tabi olup bu kanunda belirlenen amaç ve ana ilkelere göre aşağıdaki şekilde düzenlenir.

a. Yükseköğretim kurumlarında, kuruluş özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre yapılan eğitim – öğretim ve buna dayalı olarak verilen diplomalarla ilgili esaslar her üniversitece hazırlanacak öğretim ve sınav yönetmeliğinde belirtilir…”,

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMUDENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarece tesis edilmiş olan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuru sahibi, e-devlet altyapısı üzerinden sağlanan “mezun belgesi sorgula” hizmetinin güncel kimlik bilgilerini içermesinin sağlanmasını talep etmektedir.

10. Konuyla ilgili olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrencilerin üniversitesinden eğitim aldığı dönemdeki kişi bilgilerine göre kayıtlarının tutulduğunu, öğrencinin mezuniyeti ile bu kayıtların kapatıldığı, kişilerin mezun olduktan sonra bilgilerinde oluşan değişikliklerin sisteme işlenemediğini, ancak konuya ilişkin mahkeme kararı olması durumunda kararın ilgili üniversiteye ibraz edilmesi halinde kimlik bilgilerinin güncellenebildiği ifade etmektedir.

11. Soyadı Kanununun 3 üncü maddesinde, rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç olan soyadlarının kullanılamayacağı, 5 inci maddesinde mümeyyiz olan reşit kimselerin soyadını seçmekte serbest oldukları; Nüfus Hizmetleri Kanununa 19/10/2017 tarihinde eklenen geçici 8 inci madde ve 06/12/2019 tarihinde eklenen geçici 11 inci madde ile Soyadı Kanununun 3 üncü maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan, genel ahlaka uygun olmayan, toplum tarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen ad ve soyadlarının mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

12. Nüfus Hizmetleri Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının nüfus kayıtları arasında bağ kurmak, kişilerin kaydına ulaşmak ve kamu kuruluşlarında tutulan kayıtlar arasında ilişki sağlamak amacını taşıyan Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kişilere bir defa verilmekte ve değiştirilmemektedir. Her vatandaşa tek bir

Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası verilmesiyle kimlik tespitinin hızlı ve etkin bir şekilde yapılması, doğumdan itibaren hastane, okul, vergi dairesi, belediye, tapu vb. tüm işlemlerin tek bir numara ile yürütülmesinin sağlanması, kişiler arasındaki isim benzerliğinden kaynaklanan sorunların ortadan kaldırılması gibi faydalar elde edilmiştir.

13. Başvuru konusu olayda, başvuranın e-devlet sisteminden sorguladığı mezun belgesinde mezun olduğu tarihte var olan hukuki ve fiili durumu belirten bilgilerinin yer aldığı, belgenin başvuranın soyadında meydana gelen değişikliği içermediği, ancak her vatandaşın kendine ait bir tane Türkiye Cumhuriyeti Kimlik numarası mevcut olduğundan, belge üzerinde mezuniyet bilgisi belirtilen kişinin güncel kimlik bilgileri farklı olsa da aynı gerçek kişiyi gösterdiği; ayrıca başvuranın mezun olduğu tarihteki soyadında sonradan meydana gelen değişikliğin önceki durumu ve dolayısıyla mezun belgesini veya diplomasını geçersiz kılmayacağı değerlendirilmektedir.

14. Başvuru konusuna benzer olup dava konusu yapılmış olaylarla ilgili yargı kararlarına baktığımızda;

14.1. Danıştay 10. Dairesinin 09/12/1996 tarihli ve Esas No:1994/5624, Karar No:1996/8095 sayılı kararında; “…Dava dosyasının incelenmesinden, 1.7.1996 tarihinde … Üniversitesi

Hukuk Fakültesinden mezun olarak diplomasını alan davacının … Asliye Hukuk Mahkemesinin

… tarih ve …sayılı kararı ile H. olan isminin T. olarak değiştirildiği ve bu değişiklik sonucu davacının diplomasının da T. olarak değiştirilmesi istemiyle idareye yaptığı başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacının fakülteden mezun olduğu ve diplomanın düzenlendiği tarihte isminin H. olduğunun çekişmesiz olduğu, diplomanın; düzenlendiği tarih itibariyle mevcut hukuki ve fiili durumu yansıtması gerektiği, bir başka ifadeyle diplomanın verildiği tarihteki durum için geçerlilik taşıyacağı kuşkusuz olduğundan, davacının diplomanın düzenlenme tarihinden sonra isminde meydana gelen değişikliğin, önceden verilen diplomayı geçersiz kılmayacağı gibi bu diplomanın değiştirilmesini de gerektirmeyeceği açıktır. Bu durumda, davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir…” denilerek, mahkeme kararıyla ismini değiştiren davacının bu ismine göre yeni bir diploma düzenlenmesi yönündeki talebinin yerinde görülmediğini, 14.2. Danıştay 8. Dairesinin 04/10/2004 tarihli ve Esas No:2004/448, Karar No:2004/3589 sayılı kararında; “… Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin 33/c maddesinde, ancak diplomanın kaybı durumda bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir diplomanın verileceği ve diploma üzerine “ikinci nüsha” ibaresinin konulacağı hüküm altına alınmıştır. Diplomalar, düzenlendikleri tarihte var olan hukuki ve fiili durumu gözeten belgelerdir. Davacının mezun olduğu ve diplomanın düzenlendiği tarihteki soy isminin B.

olduğu, diplomanın bu hukuksal durumu yansıttığı açıktır. Diplomanın düzenlenmesinden sonra davacının kimlik bilgilerinde meydana gelen değişiklik ise, önceki durumu geçersiz kılmayacağı gibi, diplomanın değiştirilmesini gerektiren hukuki bir neden de değildir. Bu durumda davacının ancak Fakülte İdaresine başvurarak diplomasının uygun yerine, sonradan mahkeme kararıyla soy isminin değiştirildiğine dair bir açıklama yapılmasını veya bu hususu bildiren bir belge verilmesini isteme hakkı vardır. Bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerekmektedir…” şeklindeki ifadelerle bir önceki paragrafta yer alan Danıştay 10. Dairesi kararındaki gerekçeleri tekrar ettiğini görmekteyiz.

15. Danıştay kararlarında özetle; diplomaların, düzenlendikleri tarihte var olan hukuki ve fiili durumu gözeten belgeler olduğu, bu sebeple kişilerin mezun olduğu ve diplomanın düzenlendiği tarihteki isim veya soy isimlerinde sonradan meydana gelen değişikliklerin, önceki durumu geçersiz kılmayacağı gibi diplomanın değiştirilmesini gerektiren hukuki bir neden de olmadığı, bu nedenle ilgililerin ancak mezun oldukları okul idaresine başvurarak diplomasının uygun yerine sonradan mahkeme kararıyla isim veya soy isminin değiştirildiğine dair bir açıklama yapılmasını veya bu hususu bildiren bir belge verilmesini isteyebileceği belirtilerek, idarelerin eski diploma üzerine isim veya soy isim değişikliğini şerh işleminin yeterli ve hukuka uygun olduğu belirtilmektedir.

16. Başvuru konusu olayda, her kişinin doğumundan itibaren Türkiye Cumhuriyeti Kimlik numarasının olduğu ve isim, soy isim, kütük gibi diğer kimlik bilgilerinde değişiklik olabileceği ancak kimlik numarasının değişmesinin mümkün olmadığı; öte yandan, soy isim değişikliğinin mezun belgesinin hukuki niteliğine etki etmediği hususları dikkate alındığında, mezun belgesinde başvuranın mezun olduğu tarihteki kimlik bilgilerinin bulunmasının hak kaybına yol açmadığı anlaşılmaktadır.

17. Öte yandan, idarenin cevabi yazısında da belirtildiği üzere, kişilerin mezun olduktan sonra bilgilerinde oluşan değişiklikler sisteme işlenememekle birlikte konuya ilişkin mahkeme kararı olması durumunda kararın ilgili üniversiteye ibraz edilmesi halinde kimlik bilgilerinin güncellenebilmesi mümkün bulunmaktadır.

18. Bu çerçevede; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, idarenin cevabi yazısı ve tüm dosyanın Kurumumuzca değerlendirilmesi neticesinde, başvuranın talebinin reddedilmesi yönündeki idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda

“kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ayrıca şikâyetçiye verilen cevapta işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Bu Ret Kararının, BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi