ÖZET: Sayıştay kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddeleri uyarınca yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. Bu çerçevede, encümen üyeleri ve vali yardımcılarına yapılan ödemelerin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesi gereğince gelir vergisinden istisna edilmediği vurgulanmıştır. Ayrıca, 5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemenin vergi muafiyetinin yalnızca bu ödemeye özgü olduğu ve 5302 sayılı Kanun kapsamındaki ödeneklere uygulanamayacağı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, 5302 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiği yönündeki değerlendirme, Danıştay içtihatlarıyla da desteklenmiştir. Bu durum, kamu zararına yol açan bir durum olarak değerlendirilmiş ve sorumluların, Sayıştay Kanunu’nun 53. maddesi gereğince hesaplanan kamu zararını ödemesi gerektiği hükmüne varılmıştır. Böylece, kamu mali yönetimi açısından önemli bir hukuki değerlendirme yapılmıştır.

Kamu İdaresi Türü Özel İdareler
Yılı 2011
Dairesi 1
Karar No 10232
İlam No 43
Tutanak Tarihi 19.3.2013
Kararın Konusu Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

Gelir Vergisi

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci maddesinde,

“Encümenin memur olmayan, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümen başkanı hariç encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir.”

63 üncü maddesinde ise,

“Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali yardımcılarına ve kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde de ücretler gelir vergisine tabi tutulacak kazançlar arasında sayılmış ve 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63 üncü maddeleri gereğince ödenen ücretler de gelir vergisinden istisna edilmemiştir.

5540 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “ek ödeme” başlıklı Ek 5 inci maddesinde,

“İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kıstaslar dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.”

Denilmektedir.

Görüldüğü üzere, 5540 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, 5302 sayılı kanunun 28 ve 63 üncü maddesine göre ve adı geçen kamu görevlilerinin İl Özel İdaresi ile ilgili görevleri karşılığında verilen ödenekler dışında, ayrı ve farklı nitelikte bir ödeme ihdas edilmiştir. Bu ödemenin 5302 sayılı Kanunu 28 ve 63 üncü maddelerinde öngörülen ödeneklerle ilgisi sadece tutarının tespitinde dikkate alınacak esaslar ile sınırlıdır. Madde metninde yer alan, “(…)bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.” Hükmü ile getirilen vergi muafiyeti, 5540 sayılı yasanın 1 inci maddesiyle 1700 sayılı Kanuna eklenen Ek 5 inci maddeyle getirilen ödemeye münhasır olup, bu muafiyetin yine bu hüküm gerekçe gösterilerek 5302 sayılı yasanın 28 ve 63 üncü maddeleriyle öngörülen ödeneklere de teşmili yasal açıdan mümkün görülmemektedir. Zira madde metninde yer alan “bu ödemeden” ibaresiyle kastedilen ödemenin 1700 sayılı yasanın Ek 5 inci maddesiyle yapılan ödeme olduğu açıktır. Dolayısıyla 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63 üncü maddeleri gereğince yapılan ödemelerden Gelir Vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 03.06.2011 gün ve E.2010/290, K:2011/240 sayılı kararında da, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63 üncü maddeleri gereğince yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61 inci maddesi hükümleri doğrultusunda bahsi geçen kamu zararından Muhasebe Yetkililerinin Sayıştaya karşı sorumluluğu bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle ve hesabı aşağıda gösterildiği üzere Vali ve Vali Yardımcılarına 5302 sayılı Kanununun 28 ve 63 üncü maddeleri gereğince yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi sonucunda oluşan toplam … TL kamu zararından, sorumlularına

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ve temyiz yolu açık olmak üzere ödettirilmesine oy birliğiyle,