ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin birden fazla avukat tarafından temsil edilmesi durumunda, vekaletnamenin aslına uygunluğunun nasıl onaylanacağına dair önemli bir tespitte bulunmuştur. Uyuşmazlık, bir avukatın idareye şikayet başvurusunu imzalaması ve diğer vekilin vekaletnamenin aslına uygunluğunu onaylama yetkisi üzerinedir. Kurul, mevzuat gereği, tek vekaletname ile birden fazla avukatın vekil tayin edildiği durumlarda, vekaletnamenin aslına uygunluğunu herhangi bir avukatın onaylayabileceğini belirtmiştir.

Bu durumun aksinin kabul edilmesi için mevzuatta açık bir engel bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Kurul, avukatların vekaletname ile ilgili yetkilerinin, hak arama hürriyetini kısıtlamayacak şekilde yorumlanması gerektiğini ifade ederek, başvuru dilekçesinin değerlendirilmesinde vekaletnamenin geçerliliğinin kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Böylece, hukuka aykırı bir işlem nedeniyle başvurunun reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Karar no 2015/MK-133
Karar tarihi 01.04.2015
Toplantı No 2015/022
Gündem No 66
Gündem Konusu 2014/14230 İhale Kayıt Numaralı “Tcdd Konvansiyonel Hatları, Hızlı Tren Hatları İle Yüksek Hızlı Tren Hatlarının Bakımlarının İki Yılda Toplam 2650 Km`Lik Hattın 2 Set Makine Ve 2 Yıl Süre İle Yaptırılması” İhalesi

T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü (TCDD) tarafından 22.05.2014 tarihinde Açık İhale Usulü ile yapılan 2014/14230 ihale kayıt numaralı “TCDD Konvansiyonel Hatları, Hızlı Tren Hatları İle Yüksek Hızlı Tren Hatlarının Bakımlarının İki Yılda Toplam 2650 Km`Lik Hattın 2 Set Makine ve 2 Yıl Süre İle Yaptırılması“ ihalesine ilişkin olarak İnter-Ray Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.nin 18.09.2014 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 30.09.2014 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibi 08.10.2014 tarih ve 33837 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 08.10.2014 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 28.11.2014 tarihli ve 2014/UH.III-3884 sayılı karar ile “Başvurunun reddine“karar verilmiştir.

Davacı İnter-Ray Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 17. İdare Mahkemesinin 20.02.2015 tarihli E:2014/2059 sayılı kararında, “…Anayasanın “Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” başlıklı 11. maddesinde; Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve vargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu, “Hak arama Hürriyeti” başlıklı 36. Maddesinde ise: herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

İdare ile kişiler arasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkları nihai olarak sonlandırma amacı güden yargılama fonksiyonunun ön koşulu kabul edilen hak arama hürriyeti, Anayasa’nın temel haklar ve özgürlükler bölümünde düzenlenmiş ve bu hakkın ilk koşulu olan yargı mercilerine başvurabilme hakkı ve hürriyeti kural altına alınmış olup; bunun doğal bir sonucu olarak, bireylerin vargı organları önünde iddia, savunma ve adil yargılanma hakkına sahip oldukları kuşkusuzdur. Hak arama hürriyeti: devredilemeyen, vazgeçilemeyen temel hak ve hürriyetler arasında olmasının yanında, kişilerin diğer temel hak ve hürriyetlerinin korunmasının bir teminatı ve usuli güvencesidir. Hak arama hürriyeti, bireylerin sahip oldukları tabii ve pozitif hakların ihlali durumunda, bu ihlali sonlandırma veya menfi etkilerini ortadan kaldırma işlevini görmekte ve mahkemeye ulaşma hakkı olarak da tanımlanmaktadır. Yasama ve yürütme organları, idare makamları ve diğer kuruluş ve kişiler gibi temel hukuk kurallarıyla bağlı olan yargı organları, davaya konu edilen uyuşmazlıkları çözerek bireylerin bu haklarım koruma ve kullanmalarını sağlamakla görevlidirler.

Bakılan davada, uyuşmazlık davacı şirket tarafından birden fazla avukat tek vekaletname ile vekil temsil edildiğinde, bu vekillerden biri idareye şikayet başvurusu dilekçesini imzaladığı durumda, başvuru dilekçesine eklenen vekaletnamenin aslına uygunluğunu diğer vekilin imzalaması durumunun mümkün olup olmadığından kaynaklanmaktadır.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinden avukatın usulüne uygun olarak düzenlenen ve kendisine verilmiş olan vekâletnamelerin örneklerini çıkarıp aslına uygunluğunu imzası ile onaylayarak kullanabilecektir. Tek vekaletname ile birden çok avukatın vekil tayin edildiği durumlarda, anılan vekaletnamenin aslına uygunluğunu vekaletnamede adı geçen avukatlardan her hangi birinin yapabilecektir. Bu durumun aksinin kabul edilebilmesi için bu durumu engelleyen bu açık bir mevzuat hükmünün bulunması gerektiği açıktır. Öte yandan “avukatın kendisine verilen vekaletnamenin aslına uygunluğunu imzası ile onaylayabilme yetkisinin vekâletnamenin kendisi tarafından kullanıldığı işlemlerle sınırlı olduğu” şeklindeki düşünce hak arama hürriyetini sınırlama manasına da geleceğinden kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu durumda, uyuşmazlık konusu şikâyet başvurusu bakımından vekâletnamenin aslına uygunluğu davacı şirketçe verilen vekaletnamede adı geçen avukat tarafından mevzuata uygun olarak onaylandığından, söz konusu vekâletnamenin şikâyet başvurusunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceğinden itirazen şikayet başvurunun şekil yönünden reddi gerektiği yönündeki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına…” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

Anayasanın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle;

1- Kamu İhale Kurulunun 28.11.2014 tarihli ve 2014/UH.III-3884 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, işin esasının incelenmesine,


Oybirliği ile karar verildi.

Mahmut GÜRSES

Başkan

Kazım ÖZKAN

II. Başkan

Ali Kemal AKKOÇ

Kurul Üyesi

Ahmet ÖZBAKIR

Kurul Üyesi

Mehmet Zeki ADLI

Kurul Üyesi

Hasan KOCAGÖZ

Kurul Üyesi

Hamdi GÜLEÇ

Kurul Üyesi

Mehmet AKSOY

Kurul Üyesi