|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, Üstün Zekalılar Öğretmenliği mezunlarının Özel Eğitim Öğretmenliği alanına atanma talebini incelemektedir. Başvuran, mezun olduğu programın Talim ve Terbiye Kurulu kararları doğrultusunda Özel Eğitim Öğretmenliği alanına alınmasını istemiştir. İlgili idarelerin açıklamaları ve mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmelerde, Üstün Zekalılar Öğretmenliği programının içerik olarak Özel Eğitim Öğretmenliği ile eşdeğer olmadığı, bu nedenle mezunların özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için yeterli eğitim almadıkları belirtilmiştir.
Ancak, Yükseköğretim Kurulu’nun 11.03.2020 tarihli kararıyla, bu iki programın eşdeğer olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın talebinin reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Talim ve Terbiye Kurulu’na, Özel Eğitim Öğretmenliği alanına atanacak mezunların belirlenmesi için yeniden çalışma yapılması tavsiye edilmiştir. Bu karar, eşitlik ilkesinin ve hukukun üstünlüğünün önemini vurgulamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/9580-S.21.15468
BAŞVURU NO : 2021/1305
KARAR TARİHİ : 29/06/2021
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAKANLIĞI
Başvuranın, Üstün Zekalılar Öğretmenliğinin Sınıf Öğretmenliği
BAŞVURUNUN KONUSU :
alanındaki atama yerinden çıkartılarak Özel Eğitim Öğretmenliği alanına alınması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19/01/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 19.01.2021 tarihinde yapılan başvuruda özetle; diplomasında yer
alan “Özel Eğitim Bölümü Özel Yetenekliler Anabilimdalı Üstün Zekâlılar Öğretmenliği” ibaresi ve
YLSY-2020 kılavuzundaki alanlar dikkate alınarak Üstün Zekâlılar Öğretmenliğinin, Talim ve Terbiye
Kurulu Başkanlığı Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları 9 sayılı Kurul Kararı’ndaki Sınıf
Öğretmenliği alanındaki atama yerinden çıkartılarak Özel Eğitim Öğretmenliği alanına alınmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 08.02.2021 tarihli ve S. sayılı yazısıyla bilgi-belge talep edilmiş olup;
2.1) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığının 11.02.2021 tarihli ve
sayılı cevabi yazısında; konuya ilişkin olarak, 11.03.2020 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında; yükseköğretim kurumlarındaki içerikleri aynı, ancak isimleri farklı olan lisans programlarındaki isim kargaşası nedeniyle mezunların karşılaştıkları sorunları ortadan kaldırmak amacıyla alanında yetkin öğretim elemanlarının katılımıyla oluşturulan komisyonlar marifeti ve yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim paydaşlarının önerileri doğrultusunda, lisans bölüm/programlarının isimlerinin ve içeriklerinin gözden geçirildiği ve sadeleştirildiği, Özel Eğitim Öğretmenliği, Özel Eğitim
Görme Engelliler Öğretmenliği, İşitme Engelliler Öğretmenliği, Özel Öğretmenlik, Üstün Zekâlılar
Öğretmenliği ve Zihin Engelliler Öğretmenliği program isimlerinin “Özel Eğitim Öğretmenliği” programı
olarak değiştirilmesine ve söz konusu programların “Özel Eğitim Öğretmenliği” programına eşdeğer olduğuna karar verildiği;
2.2) Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 26.02.2021
tarihli ve sayılı cevabi yazısında;
2.2.1) “Üstün Zekâlılar Öğretmenliği” lisans programı incelendiğinde; özel eğitim öğrencilerine sunulan
özel eğitim hizmetlerine ilişkin verilen dersler ve kredilerinin, “Özel Eğitim” (3 kredi), “Bireyselleştirilmiş
Öğretim Planları Geliştirme ve Değerlendirme” (2 kredi), “Özel Eğitim” dersinin öğretmenlik meslek bilgisi dersi kapsamında işlendiği ve ders içerkilerinin özel yetenekli öğrencilere göre düzenlenmiş olduğunun görüldüğü, bu kapsamda Üstün Zekalılar Öğretmenliği Bölümü mezunlarının özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin yetersizlik türlerine göre eğitim almamış oldukları ve özel eğitim öğretmenliğine kaynaklık eden “özel eğitim” programlarının temel kazanımlarını ve kredilerini kapsamadığının görüldüğü;
2.2.2) Karşılaştırmalı tabloda incelendiğinde “Özel Eğitim Öğretmenliği” Bölümünde alan bilgisi dersi
kapsamında 123 kredilik 53 ders bulunduğu, “Üstün Zekalılar Öğretmenliği” Bölümünde ise özel eğitim alan bilgisi dersi kapsamında 5 kredilik 2 dersin bulunduğu, “Üstün Zekalılar Öğretmenliği” lisans programı derslerinin, “Özel Eğitim Öğretmenliği” lisans programındaki derslerin yaklaşık % 3’ünü karşıladığının görüldüğü;
2.2.3) “Üstün Zekalılar Öğretmenliği” lisans programı içeriğinin özel eğitim öğretmenlerinin sahip olması
gereken temel bilgi, beceri, kazanım, yeterlikleri ve kredileri (% 97) kapsamaması sebebiyle “Üstün
Yetenekliler Öğretmenliği Lisans Programı” mezunlarının “Özel Eğitim Öğetmeni” olarak değerlendirilmelerinin uygun olmadığının düşünüldüğü;
2.3) Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 10.03.2021 tarihli ve
sayılı cevabi yazısında;
2.3.1) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylere sunulacak eğitim hizmetlerine ilişkin usul ve esasların
düzenlendiği Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde özel eğitim ihtiyacı olan bireyin “Bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren birey” olarak tanımlandığı, aynı Yönetmelik’te özel yetenekli bireyin “Yaşıtlarına göre daha hızlı öğrenen, yaratıcılık, sanat, liderliğe ilişkin kapasitede önde olan, özel akademik yeteneğe sahip, soyut fikirleri anlayabilen, ilgi alanlarında bağımsız hareket etmeyi seven ve yüksek düzeyde performans gösteren birey” şeklinde tanımlandığı, söz konusu Yönetmelik’te görme, işitme, otizm ya da zihinsel yetersizliğin ise görme gücünün kaybı, işitme duyarlılığının kaybı ya da sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişim, ilgi ve etkinliklerdeki yetersizlik ile zihinsel işlevlerde, kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde yetersizlik nedeniyle özel eğitim ve destek eğitime ihtiyacı olan bireyler olarak tanımlandığı;
2.3.2) Bu bağlamda özel yetenekli bireylerin özel eğitim ihtiyacı olan bireyler kapsamında
değerlendirilmekte olduğu ve bu bireylere sunulacak eğitim hizmetlerinin, yaşıtlarından daha yüksek düzeyde performans göstermeleri nedeniyle yetersizlikten etkilenen görme, işitme, zihinsel engelli ya da otizmli bireylere sunulan eğitim hizmetlerinden farklılık göstermekte olduğu, diğer taraftan bahse konu alanların lisans programlarında yer alan dersleri incelendiğinde görme, işitme ya da zihinsel engelliler öğretmenliği bölümlerinin yetersizlikten etkilenen bireylere yönelik dersleri içerdiğinin görüldüğü, üstün zekâlılar öğretmenliği lisans programının ise sınıf öğretmenliği lisans programında okutulan derslerle örtüştüğü ve özel yetenekli çocukların eğitimine diğer bir ifadeyle yüksek düzeyde performans gösteren çocukların eğitimine yönelik derslerden oluştuğunun gözlendiği;
2.3.3) Karşılaştırmalı tabloda Özel Eğitim Öğretmenliği lisans programı ile Üstün Zekâlılar Öğretmenliği
lisans programına ait dersler incelendiğinde; Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümünde alan bilgisi dersi kapsamında 123 kredilik 53 ders bulunduğunun, Üstün Zekâlılar Öğretmenliği Bölümünde ise özel eğitim alan bilgisi dersi kapsamında 5 kredilik 2 ders bulunduğunun görüldüğü, bu durumun Üstün Zekâlılar
Öğretmenliği lisans programı derslerinin, Özel Eğitim Öğretmenliği lisans programındaki derslerin yaklaşık %3’ünü karşıladığını gösterdiği, bu bağlamda Özel Eğitim Öğretmenliği mezunu kişiler ile Üstün
Zekâlılar Öğretmenliği mezunu kişilerin üniversiteyi birbirinden farklı kazanımlarla bitirdiğinin görüldüğü, Üstün Zekâlılar Öğretmenliği lisans programında özel eğitim öğrencilerine sunulan özel eğitim hizmetlerine ilişkin verilen dersler ve kredilerin, Özel Eğitim (3 kredi), Bireyselleştirilmiş Öğretim Planları
Geliştirme ve Değerlendirme (2 kredi) olarak belirlendiği, Özel Eğitim derslerinin de öğretmenlik meslek bilgisi dersi kapsamında işlendiği ve ders içeriklerinin özel yetenekli öğrencilere göre düzenlenmiş olduğunun görüldüğü, bu durumun ise Üstün Zekâlılar Öğretmenliği bölümü mezunlarının özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin yetersizlik türlerine göre eğitim almadıklarını ve derslerin özel eğitim öğretmenliğine kaynaklık eden özel eğitim programlarının temel kazanımlarını ve kredilerini kapsamadığını gösterdiği, bu itibarla Üstün Zekâlılar Öğretmenliği mezunlarına Talim ve Terbiye Kurulu
Başkanlığının 20.02.2014 tarihli ve 9 sayılı kararında Sınıf Öğretmenliği alanı öğretmenliğine başvuru hakkı verildiği, Özel Eğitim alanı öğretmenliğine ise Bakanlığa bağlı gerek ilköğretim gerekse ortaöğretimde okutulan özel eğitim derslerine ait öğretim programlarının öngördüğü kazanımları özel gereksinimleri bireylere kazandırabilecek nitelikte eğitim alan Özel Eğitim Öğretmenliği, Özel Eğitim
Bölümü, Zihin Engelliler Öğretmenliği, Görme Engelliler Öğretmenliği, İşitme Engelliler Öğretmenliği mezunlarına başvuru hakkı tanındığı;
Hususlarının açıklandığı görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesine göre;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 04.11.1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Lisans düzeyinde öğretim” başlıklı
43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “b. (Değişik: 17/8/1983 – 2880/24 md.) Aynı meslek
ve bilim dallarında, eğitim – öğretim yapan üniversitelerde, eğitim – öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususu Üniversitelerarası Kurulun önerisi
üzerine; öğretmen yetiştiren birimler için belirtilen esasların tespiti Milli Eğitim Bakanlığı ile de işbirliği yapılarak, Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir.”
6) 24.6.1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun;
6.1) “Öğretmenlik” başlıklı 43 üncü maddesinde; “Öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla
ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk Milli
Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler. Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır. Yukarıda belirtilen nitelikleri kazanabilmeleri için, hangi öğretim kademesinde olursa olsun, öğretmen adaylarının yüksek öğrenim görmelerinin sağlanması esastır. Bu öğrenim lisans öncesi, lisans ve lisans üstü seviyelerde yatay ve dikey geçişlere de imkan verecek biçimde düzenlenir… (Ek fıkra: 1/3/2014-6528/5 md.) Aday öğretmenliğe atanabilmek için; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan şartlara ek olarak, yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından mezun olma ve Bakanlıkça ve/veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılacak sınavlarda başarılı olma şartları aranır…”
6.2) “Öğretmenlerin nitelikleri ve seçimi” başlıklı 45 inci maddesinde; “Öğretmen adaylarında genel
kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon bakımından aranacak nitelikler Milli Eğitim Bakanlığınca tespit olunur. (Değişik: 16/6/1983 – 2842/13 md.) Öğretmenler, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarından ve bunlara denkliği kabul edilen yurtdışı yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar arasından, Milli Eğitim Bakanlığınca seçilirler. Yüksek öğrenimleri sırasında pedagojik formasyon kazanmamış olanların ihtiyaç duyulan alanlarda, öğretmenliğe atanmaları halinde bu gibilerin adaylık dönemi içinde yetişmeleri için Milli Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır. Hangi derece ve türdeki eğitim, öğretim, teftiş ve yönetim görevlerine, hangi seviye ve alanda öğrenim görmüş olanların ne gibi şartlarla seçilebilecekleri yönetmelikle düzenlenir.”
7) 30.05.1997 tarihli ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin
“Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede geçen; a) “Özel eğitim gerektiren birey”, çeşitli nedenlerle, bireysel özellikleri ve eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren bireyi, b) “Özel eğitim”, özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların engellilik durumu ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitimi, …”
8) 10.7.2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı
Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
8.1) “Milli Eğitim Bakanlığı” “Görevler” başlıklı 301 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde;
“Yükseköğretimin millî eğitim politikası bütünlüğü içinde yürütülmesini sağlamak için, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bakanlığa verilmiş olan görev ve sorumlulukları yerine getirmek,”
8.2) “Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı” başlıklı 319 uncu maddesinde; “(1) Talim ve Terbiye
Kurulu Başkanlığı, Bakanlığın bilimsel danışma ve inceleme organıdır. (2) Talim ve Terbiye Kurulu
Başkanlığının oluşumu, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. (3) Talim ve Terbiye Kurulu, evrensel değer ve standartları göz önünde bulundurarak, kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile millî ve toplumsal değerlere dayalı bir eğitim sistemi oluşturmak amacıyla aşağıdaki görevleri yerine getirir: a) Eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve
programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve uygulamaya ilişkin görüşlerini Bakana sunmak, b) Bakanlık birimlerince hazırlanan eğitim ve öğretim programları, ders kitapları, yardımcı kitaplar ile öğretmen kılavuz kitaplarını incelemek, inceletmek ve sonucunu Bakana sunmak, c) Yurtdışı eğitim ve öğretim kurumlarından alınmış, ilköğretim ve ortaöğretim diploma ve öğrenim belgelerinin derece ve denkliklerine ilişkin ilke kararlarını Bakanın onayına sunmak, ç) Eğitim ve öğretimle ilgili konularda Bakanlığın diğer birimleri ile işbirliği yapmak.”
9) 17.04.2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen
Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Atama Şartları” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1)
Öğretmenlik mesleğine aday öğretmen olarak girilir. (2) Aday öğretmenliğe/öğretmenliğe atanacaklarda, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartların yanında aşağıdaki özel şartlar aranır; a) Mezun olunan yükseköğretim programının, Bakanlığın öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atama yapılacak alana uygun olması, b) Öğretmenliğe kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun olanların ihtiyacı karşılamadığı alanlara atanacaklar hariç olmak üzere, Bakanlıkça uygun görülen pedagojik formasyon eğitiminin başarıyla tamamlanmış olması, c) Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanların, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca yükseköğrenimlerinin ve/veya pedagojik formasyon belgelerinin yurt içindeki yükseköğretim kurumlarına veya programlarına denkliğinin kabul edilmiş olması, ç) İlk atama kapsamında atanacakların, KPSS’den atanacakları alanlar için belirlenen taban puan ve üzerinde puan almış olmaları, d) Devlet memurluğundan veya öğretmenlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir ceza alınmamış olması.”
10) 12.9.2012 tarihli ve 28409 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve
Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği’nin 6 ncı maddesinde; “(1) Bakanlığın bilimsel danışma ve karar organı olan Başkanlık, 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinde belirtilen görevlerle birlikte aşağıdaki görevleri yapar: a)
Milli eğitimin genel amaç ve temel ilkeleri ile evrensel değer ve standartları göz önünde bulundurarak kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile milli ve toplumsal değerlere dayalı olarak eğitim sistemini geliştirme çalışmalarını yürütmek, …ğ) Öğretmenliğe atanacakların alanlara göre mezun olacakları yüksek öğretim programlarının belirlenmesi ile ilgili çalışmalar yapmak ve onaya sunmak,…”
11) 07.07.2018 tarihli ve 30471 sayılı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Birden fazla
yetersizliği olan bireylerin eğitimi” başlıklı 13 üncü maddesinde; “(1) Zorunlu öğrenim çağında olup birden fazla yetersizliği nedeniyle ilköğretim veya ortaöğretim programlarına devam edemeyecek durumdaki öğrenciler için öncelikle özel eğitim okullarında; özel eğitim okulu bulunmayan yerleşim yerlerinde diğer okullar bünyesinde, il veya ilçe özel eğitim hizmetleri kurulunun teklifi doğrultusunda valilik oluru ile sınıf açılır. Bu sınıflarda eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Sınıflarda özel eğitim programı uygulanır. Öğrencilerin başarılarının değerlendirilmesi, takip ettikleri özel eğitim programı esas alınarak hazırlanan BEP’e göre yapılır… ç) Dersler özel eğitim öğretmenleri tarafından okutulur. İlkokullarda haftalık ders çizelgesinde yer alan din kültürü ve ahlak bilgisi; diğer kademelerde din kültürü ve ahlak bilgisi, görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi alanlarına ilişkin dersler ile meslek dersleri ilgili alan öğretmenleri tarafından okutulur. Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere özel eğitim öğretmenleri dersin işlenişine destek vermek üzere katılır.”
12) 20/02/2014 tarihli ve 9 sayılı Kurul kararı ile Mart 2014-2678 sayılı Tebliğler Dergisinde
yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları’nın;
/
12.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “(1) Bu Esasların amacı; a. Öğretmen olarak atamaya esas
alınacak alanların, b. Öğretmenliğe atanacakların alanlara göre mezun oldukları yükseköğretim programlarının, c. Öğretmenliğe atananların alanlarına göre aylık karşılığında okutacakları derslerin belirlenmesidir.”
12.2) “Kapsam” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Bu Esaslar, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ve
özel; örgün ve yaygın eğitim kurumlarına öğretmen olarak atanacakların atamalarına esas olan alanlar ile mezun oldukları yükseköğretim programları ve aylık karşılığı okutacakları derslerin belirlenmesine ilişkin hükümleri kapsar.”
12.3) “Öğretmen Olarak Atamaya Esas Alanlar, Yükseköğretim Programları ve Aylık Karşılığı
Okutulacak Dersler” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Öğretmen olarak atanmaya esas alanlar, her bir alan öğretmenliği için mezun olunacak yükseköğretim programı ile öğretmenliğe atananların alan ve yan alanlarına göre aylıkları karşılığında okutacakları dersler ek çizelgede belirtilmiştir.”
12.4) “Öğrenim Durumu” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Öğretmenler, ek çizelgede belirtilen alanlar
itibarıyla bu alanların karşısında gösterilen yükseköğretim programlarından en az lisans mezunu olanlar arasından seçilir.”
12.5) Ekte yer alan “Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarına İlişkin Çizelge”nin
62. sırasında yer alan “Atamaya Esas Olan Alan” olarak “Özel Eğitim” için “Mezun Olduğu
Yükseköğretim Programı/Fakülte” olarak 1. Özel Eğitim Öğretmenliği 2. Özel Eğitim Bölümü 3. Zihin
Engelliler Öğretmenliği 4. Görme Engelliler Öğretmenliği 5. İşitme Engelliler Öğretmenliği Bölümlerinin belirlendiği;
Şeklinde düzenlemeler olduğu görülmüştür.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
13) Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirildiğinde; başvurunun kabulü ile Talim ve Terbiye Kurulu tarafından YÖK Yürütüme
Kurulunun 11.03.2020 tarihli eşdeğerlik kararının dikkate alınarak Özel Eğitim Öğretmenliğine atanacakların mezun olacakları yükseköğretim programlarının belirlenmesi ile ilgili yeniden çalışma yapılması ve onaya sunulması hususunda Milli Eğitim Bakanlığına tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14) Kurumumuza yapılan başvuruda; Üstün Zekâlılar Öğretmenliğinin, Talim ve Terbiye Kurulu
Başkanlığı Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları 9 sayılı Kurul Kararı’ndaki Sınıf
Öğretmenliği alanındaki atama yerinden çıkartılarak Özel Eğitim Öğretmenliği alanına alınması talep edilmektedir.
15) Somut olaya bakıldığında;
15.1) Kafkas Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği mezunu olan başvuranın sonrasında, 06.03.2019 tarihinde
İstanbul Sebahattin Zaim Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Özel Yetenekliler Eğitimi
Anabilim Dalı Üstün Zekâlılar Öğretmenliği lisans programından mezun olduğu;
15.2) Başvuranın, 24.11.2020 tarihli CİMER başvurusuyla, Üstün Zekâlılar Öğretmenliğinin, Talim ve
Terbiye Kurulu Başkanlığı Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları 9 sayılı Kurul
Kararı’ndaki Sınıf Öğretmenliği alanındaki atama yerinden çıkartılarak Özel Eğitim Öğretmenliği alanına alınmasını talep ettiği ve MEB’in 03.12.2020 tarihli cevabında, söz konusu talebin 20.02.2019 tarihli Kurul toplantısında Kurul gündemine alınıp Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün de görüşleri alınarak uygun görülmediğinin bildirildiği; başvuranın bunun üzerine yine CİMER aracılığıyla yaptığı 16.12.2020 tarihli başvurusuyla konu hakkında itirazlarını sunduğu, cevap alamaması üzerine
19.01.2020 tarihinde Kurumumuza başvurduğu;
Tespit edilmiştir.
16) Konuyla ilgili olarak;
16.1) Milli Eğitim Bakanlığının ilgili birimlerinin açıklamalarından, “Üstün Zekâlılar Öğretmenliği”
lisans programı ders içeriklerinin özel yetenekli öğrencilere göre düzenlenmiş olduğu ve bu program mezunlarının özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin yetersizlik türlerine göre eğitim almamış oldukları ve bir karşılaştırma yapıldığında “Üstün Zekâlılar Öğretmenliği” lisans programı derslerinin, “Özel Eğitim
Öğretmenliği” lisans programındaki derslerin yaklaşık % 3’ünü karşıladığının görüldüğü, diğer yandan
Görme, İşitme ya da Zihinsel Engelliler Öğretmenliği Bölümlerinin yetersizlikten etkilenen bireylere yönelik dersleri içerdiğinin görüldüğü, Üstün Zekâlılar Öğretmenliği lisans programının ise Sınıf
Öğretmenliği lisans programında okutulan derslerle örtüştüğü ve özel yetenekli çocukların eğitimine, diğer bir ifadeyle yüksek düzeyde performans gösteren çocukların eğitimine yönelik derslerden oluştuğunun gözlendiği, bu çerçevede “Üstün Zekâlılar Öğretmenliği” lisans programı içeriğinin özel eğitim öğretmenlerinin sahip olması gereken temel bilgi, beceri, kazanım, yeterlikleri ve kredileri (% 97)
kapsamaması sebebiyle “Üstün Yetenekliler Öğretmenliği Lisans Programı” mezunlarının “Özel Eğitim
Öğretmeni” olarak değerlendirilmelerinin uygun olmadığının düşünüldüğü anlaşılmıştır.
16.2) YÖK Başkanlığının cevabi yazısından ise 11.03.2020 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu
toplantısında, Özel Eğitim Öğretmenliği, Özel Eğitim Görme Engelliler Öğretmenliği, İşitme Engelliler
Öğretmenliği, Özel Öğretmenlik, Üstün Zekâlılar Öğretmenliği ve Zihin Engelliler Öğretmenliği program isimlerinin “Özel Eğitim Öğretmenliği” programı olarak değiştirilmesine ve söz konusu programların “Özel
Eğitim Öğretmenliği” programına eşdeğer olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır.
17) Konuyla ilgili mevzuata bakıldığında; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda öğretmenliğin,
Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği olarak tanımlandığı ve öğretmenlik mesleğine hazırlığın genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanacağı, aday öğretmenliğe atanabilme şartlarından birinin ise yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından mezun olma olarak belirlendiği; 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanunu’nda aynı meslek ve bilim dallarında, eğitim – öğretim yapan üniversitelerde, eğitim – öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususunun öğretmen yetiştiren birimler için Milli Eğitim Bakanlığı ile de işbirliği yapılarak, Yükseköğretim Kurulunca düzenleneceği; Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve yer Değiştirme Yönetmeliği’nde ise öğretmenlik mesleğine aday öğretmen olarak girileceği ve aday öğretmenliğe atanacaklarda, 657 sayılı
/
Kanunun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartların yanında mezun olunan yükseköğretim programının, Bakanlığın öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atama yapılacak alana uygun olması şartının aranacağı, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliğine göre
Talim ve Terbiye Kurulunun öğretmenliğe atanacakların alanlara göre mezun olacakları yükseköğretim programlarının belirlenmesi ile ilgili çalışmalar yapmak ve onaya sunmak ile görevli olduğu ve bu çerçevede çıkartılan Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları’nda “Özel Eğitim” alanı için Özel Eğitim Öğretmenliği, Özel Eğitim Bölümü, Zihin Engelliler Öğretmenliği, Görme Engelliler
Öğretmenliği ve İşitme Engelliler Öğretmenliği mezunu olmanın, Üstün Zekalılar Öğretmenliği mezunlarının ise Sınıf Öğretmenliği alanına atanabileceklerinin belirlendiği görülmüştür.
18) Kurumumuzca yapılan değerlendirmede;
18.1) 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda aday öğretmenliğe atanabilme şartlarından biri olarak
yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından mezun olmanın yer aldığı, ilgili Yönetmelik olan
Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve yer Değiştirme Yönetmeliği’nde ise aday öğretmenliğe atanacaklarda, mezun olunan yükseköğretim programının, Bakanlığın öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atama yapılacak alana uygun olması şartının aranacağının kurala bağlandığı ve Talim ve Terbiye Kuruluna öğretmenliğe atanacakların alanlara göre mezun olacakları yükseköğretim programlarının belirlenmesi ile ilgili çalışmalar yapmak ve onaya sunmak görevinin verildiği anlaşılmış olup konuyla ilgili Talim ve Terbiye Kurulunun takdir yetkisi olduğu ve bu takdir yetkisi ile öğretmenliğe atanacakların alanlara göre mezun olacakları yükseköğretim programlarını belirleme konusunda yapacağı çalışma sonucunda belli bir kararı alıp almama veya alınması mümkün birden fazla karar arasından birisini seçme serbestisi olduğu ancak söz konusu takdir yetkisinin hukuka aykırı işlem yapma imkânı vermediği (Gözler, 2009), idarelerin kendilerine Anayasa ve kanunlar ile verilen düzenleme yapma konusundaki takdir yetkisini keyfi kullanamayacakları, bir hukuk devletinde idarenin, takdir yetkisine sahip olduğu durumlarda, takdir yetkisini keyfi olarak değil, eşitlik ilkesine uygun olarak kullanması gerektiği; yani idarenin takdir yetkisini kullanırken herkesi aynı esaslara tabi tutması gerektiği değerlendirilmiştir.
Zira yukarıda da yer verilen Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği’nin
6 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendinde Kurulun, evrensel değer ve standartları göz önünde
bulundurarak, kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile milli ve toplumsal değerlere dayalı bir eğitim sistemi oluşturmak amacıyla görevlerini yerine getireceği hüküm altına alınmıştır.
18.2) Eşitlik ilkesine bakıldığında;
18.2.1) T.C. Anayasası’nın “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesine göre Devlet organları
ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olup mevcut Anayasa sisteminde temel bir haktan çok devlet yönetimine hâkim olan temel bir ilke olarak ortaya konan eşitlik ilkesinin, devlet organları ve idare makamlarına eşit işlem yapmaları konusunda verilmiş bir emir niteliğinde olduğu (Ergun Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, Ankara: Yetkin Yayınevi, 2013, ss. 113-114), eşitlik ilkesinin öncelikle kanunun uygulayıcılarına hitap ettiği ve bu nedenle bir kanunu uygulayacak olan idari makamların, bireysel durumlarda uygulayacakları kanunu eşitlik ilkesine uygun bir şekilde tatbik etmek zorunda oldukları, bir kanunun aynı hükmünün bir kişi için bir şekilde, diğer kişi için başka bir şekilde uygulayan idari makamın işleminin, idari yargı organları tarafından sırf eşitlik ilkesine aykırılıktan dolayı iptal edilebileceği (Kemal Gözler, Türk Anayasa Hukuku, Bursa: Ekin Kitabevi
Yayınları, 2000, s. 181) kabul görmektedir.
18.2.2) Burada dikkate alınması gereken eşitlik ise mutlak bir eşitlikten ziyade nispi bir eşitlik olup nispi
eşitlikten kastedilen şey ise, aynı hukuksal durumda bulunan kişilerin aynı işleme tabi tutulmasıdır. Bu
ilke ile güdülen amaç, benzer hukuki koşullar içinde olan, özdeş nitelikte bulunan durumların yasalarca aynı işleme tabi tutulmasını sağlamak ve bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesini engellemektir. Anayasa Mahkemesinin
1.7.1998 tarihli ve 1998/45 sayılı kararında ifade edildiği gibi Anayasa’nın amaçladığı eylemli değil,
hukuksal eşitliktir. Bu ilke, özdeş nitelikte ve durumda olanlar arasında farklı uygulamaya engel olup tüm yurttaşların mutlaka her yönden aynı kurallara bağlı tutulmaları zorunluluğunu içermez. Hukuksal eşitlikte bireylerin birer hukuksal kişilik olmaları nedeniyle kanun önünde eşit sayılmaları anlayışı hâkimdir. (Selda Çağlar, “Anayasa Mahkemesi Kararlarında Eşitliğin Dar Yorumu”, Ankara Barosu
Dergisi, Cilt 3, 2012, s. 46) Bu itibarla, bu ilkenin tüm yurttaşların mutlaka her yönden aynı kurallara bağlı tutulmaları zorunluluğunu içermediği kabul edilmekle birlikte bunun söz konusu olabilmesi için belli ölçütlerin var olması gerektiği değerlendirilmektedir. Mesela Anayasa Mahkemesi, kanun hükümlerinin eşitlik ilkesine aykırı olup olmadığını denetlerken, kanunun yaptığı ayrımın bir haklı nedene dayanması kriterini kullanmaktadır. (Özbudun, 2013) Yani Anayasa Mahkemesi, eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilen bir kanun hükmü “haklı bir neden”e dayanıyorsa, bu hükmü eşitlik ilkesine aykırı olarak görmemektedir. Diğer bir ölçüt ise “Anayasanın 13 üncü maddesindeki nedenler” olup Anayasanın 13 üncü maddesinde yer alan Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli egemenliğinin, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması nedenlerinin söz konusu olduğunda kanun hükmünün eşitlik ilkesine aykırı olmadığı değerlendirilebilmektedir.
18.2.3) Buna benzer şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de ulusal düzeyde haklı bir nedene
dayanarak farklı muameleye yer veren çok çeşitli yasal veya idari rejimlerin mevcudiyetini kabul etmektedir. Ancak fark gözetmenin makul ve nesnel bir gerekçeyle haklı kılınmaması durumunda eşit muamele ilkesinin ihlal edileceğine karar vermektedir. AİHM, önüne gelen farklı bir muameleyi incelerken, hükümetin iddia edilen farklı muameleyi herhangi bir şekilde haklı kılamaması durumunda başvurucunun bu yöndeki iddiasını, istisnai durumlar dışında, haklı bulmaktadır. AİHM bu durumlarda hükümetlerin ortaya koyduğu gerekçelendirmenin makul bir temeli olmasını ve gerekçelendirmenin kanıtlara dayanmasını beklemektedir. (D. J. Harris, M. O’Boyle, E. P. Bates ve C. M. Buckley, Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi Hukuku, Oxford University Press, 2009, ss. 606-607)
18.2.4) Sonuç olarak ancak haklı bir neden veya Anayasanın 13 üncü maddesinde sayılan gerekçeler varsa,
idarenin yaptığı işlemdeki farklı muamele eşitlik ilkesine aykırılık olarak değerlendirilmeyebilir. İdarelerin eylem ve işlemlerinde eşitlik ilkesi çerçevesinde hareket etmeleri yanında bu ilke ile bağlantılı olarak idarelerin yerinde karar vermesi de beklenmektedir.
18.3) Bu çerçevede somut olaya bakıldığında;
18.3.1) Milli Eğitim Bakanlığının Kurumumuza gönderdiği cevapta ortaya konulan “Üstün Zekâlılar
Öğretmenliği” lisans programı ders içeriklerinin özel yetenekli öğrencilere göre düzenlenmiş olduğu ve bu program mezunlarının özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin yetersizlik türlerine göre eğitim almamış oldukları şeklindeki açıklamanın geçerli, makul ve haklı bir neden olmadığının söylenemeyeceği değerlendirilmiştir.
18.3.2) Diğer yandan yukarıda 5 nolu paragrafta yer verildiği üzere 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun
43 üncü maddesi gereğince aynı meslek ve bilim dallarında, eğitim – öğretim yapan üniversitelerde, eğitim
– öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususunun
Yükseköğretim Kurulunca düzenleneceği ve bu çerçevede, YÖK Yürütüme Kurulunun 11.03.2020 tarihli
kararıyla, içerikleri aynı, ancak isimleri farklı olan lisans programlarındaki isim kargaşası nedeniyle mezunların karşılaştıkları sorunları ortadan kaldırmak amacıyla alanında yetkin öğretim elemanlarının katılımıyla oluşturulan komisyonlar marifeti ve yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim paydaşlarının önerileri doğrultusunda Özel Eğitim Öğretmenliği, Özel Eğitim Görme Engelliler Öğretmenliği, İşitme
Engelliler Öğretmenliği, Özel Öğretmenlik, Üstün Zekâlılar Öğretmenliği ve Zihin Engelliler Öğretmenliği program isimlerinin “Özel Eğitim Öğretmenliği” programı olarak değiştirilmesine ve söz konusu programların “Özel Eğitim Öğretmenliği” programına eşdeğer olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır.
18.3.3) YÖK Başkanlığının ifadesiyle yetkin öğretim elemanlarının katılımıyla oluşturulan komisyonlar
marifeti ve yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim paydaşlarının önerileri doğrultusunda alınan söz konusu eşdeğerlik kararı ile Üstün Zekâlılar Öğretmenliği mezunları ile başta Özel Eğitim Öğretmenliği olmak üzere bahsi geçen Öğretmenlik programlarının mezunlarının hukuki anlamda eşit olduklarının ve bunun, 2547 sayılı Kanun’da da hüküm altına alındığı şekliyle öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususlarını da içerdiği değerlendirilmiş ve sonuç olarak aynı hukuksal durumda bulundukları anlaşılan Üstün Zekâlılar Öğretmenliği mezunları ile bahse konu diğer program mezunlarının atanabilecekleri alanlar bakımından aynı işleme tabi tutulmasının eşitlik ilkesinin bir gereği olduğu ve bu çerçevede, idarenin ret gerekçesi olarak sunduğu ve geçerli, makul ve haklı olarak görülebilecek nedenlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
19) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte
değerlendirilmesi neticesinde; gerek Anayasanın 10 uncu maddesinde yer bulan “kanun önünde eşitlik” hükmü, gerekse Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde yer alan Talim ve Terbiye Kurulunun, evrensel değer ve standartları göz önünde bulundurarak, kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile milli ve toplumsal değerlere dayalı bir eğitim sistemi oluşturmak amacıyla görevlerini yerine getireceği hükmü ile YÖK Yürütüme Kurulunun 11.03.2020 tarihli eşdeğerlik kararı birlikte dikkate alındığında, başvuranın Üstün Zekâlılar Öğretmenliğinin, Talim ve
Terbiye Kurulu Başkanlığı Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları 9 sayılı Kurul
Kararı’ndaki Sınıf Öğretmenliği alanındaki atama yerinden çıkartılarak Özel Eğitim Öğretmenliği alanına alınması talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak İdarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması;
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde
herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden
işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarelerin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun KABULÜ ile Talim ve Terbiye Kurulu tarafından YÖK Yürütüme Kurulunun 11.03.2020 tarihli eşdeğerlik kararının dikkate alınarak Özel Eğitim Öğretmenliğine atanacakların mezun olacakları yükseköğretim programlarının belirlenmesi ile ilgili yeniden çalışma yapılması ve onaya sunulması hususunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tavsiyede bulunulmasına,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi