|
ÖZET: Bu karar, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı YLSY bursiyeri olan bir öğrencinin, Lahey Eğitim Müşavirliği tarafından izinsiz ayrıldığı gerekçesiyle bursunun kesilmesine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Öğrenci, 2020 Şubat ayında Hollanda’da doktora eğitimine başlamış, pandemi nedeniyle Türkiye’ye dönmek zorunda kalmış ve bu durumu Müşavirliğe bildirmediği için bursu kesilmiştir. İzin talep formunu geç göndermesi ve izinsiz ayrılmasının tespiti üzerine bursunun kesilmesi, ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde uygun bulunmuştur.
Başvuran, pandemi sürecinde yaşadığı zorlukları gerekçe göstererek burs kesintisinin haksız olduğunu savunmuş, ancak yapılan incelemelerde, izinsiz ayrılışın ve izin prosedürlerine uyulmamasının hukuka aykırı bir durum oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. İdare, başvuranın durumunu değerlendirerek gerekli burs hesaplamalarını yapmış ve izinsiz burs ödemelerinin mahsup edileceğini bildirmiştir. Sonuç olarak, başvuranın taleplerinin yerinde olmadığı ve idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/2033-S.22.3070
BAŞVURU NO : 2021/14710
KARAR TARİHİ : 14/02/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI (Re’sen)
LAHEY EĞİTİM MÜŞAVİRLİĞİ
Milli Eğitim Bakanlığı yurt dışı bursiyeri olan başvuranın, Lahey
BAŞVURUNUN KONUSU :
Eğitim Müşavirinin mevcut yönetmelik ve uygulamaları aşan tasarruflarından dolayı maddi ve manevi olarak mağdur olduğu iddiası hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 01/09/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 01.09.2021 tarihinde yapılan başvuruda Kurumumuza
13.07.2021 tarihinde yaptığı 2021/12383 nolu başvurusuna verilen 29.07.2021 tarihli Gönderme Kararına
30 gün içinde cevap verilmediğini ifade etmekte ve başvurusunun incelenmesini talep etmektedir.
2) Başvuranın 13.07.2021 tarihli ve 2021/12383 nolu başvurusunda ise; Millî Eğitim Bakanlığına
(MEB) bağlı YLSY bursiyeri olarak 2020 Şubat ayında Hollanda’da doktora eğitimine başladığını, son bir yılı aşkın süredir Lahey Eğitim Müşavirinin mevcut yönetmelik ve uygulamaları aşan tasarruflarından dolayı maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu, yaşadığı mağduriyetlerin iki ayrı süreci kapsadığını;
2.1) Birinci süreçte: Hollanda’da eğitimine başladıktan kısa bir süre sonra ortaya çıkan pandemi nedeniyle
karantina dönemi başladığını, 2020 yılı Haziran ayına kadar bu süreci Hollanda’da geçirdiğini, eğitim faaliyetlerinin bütünüyle uzaktan devam etmesi üzerine 13.06.2020 tarihinde Türkiye’ye döndüğünü, bu dönüşünü Müşavirliğe talep ettikleri izin formunu göndererek 18.06.2020 tarihinde bildirdiğini, Müşavirliğin Hollanda’dan izinsiz ayrıldığı gerekçesiyle MEB’e yazı yazarak bursunu kestirdiğini, bunun kendisine tebliğ edilmediğini, sonraki ay bursunun gecikmesi üzerine durumdan haberdar olduğunu, ilgili
Yönetmeliğin 31 inci maddesinde “aynı yıl içinde iki ayı aşan süreler için izin almadan öğrenim yerinden ayrılan” öğrencilere burs ödenmez denmesine rağmen kendisi için Türkiye’ye gelir gelmez ve tebliğ edilmeksizin bursunun durdurulduğunu, Müşavirliğin ilgili Tebliğin 7 nci maddesinin 16 ncı fıkrasına göre
işlem yaptığını öne sürse de bu durumun Yönetmelik’le çeliştiğini, Yönetmelik’le Tebliğin beraber değerlendirilmesiyle fıkradaki “yurda dönme” durumunun öğrenim yerinden temelli ayrılmak olarak anlaşılmakta olduğunu, Yönetmelik’te ve Tebliğ’de yer alan “öğrenim yerinden ayrılmak” ve “yurda dönmek” ifadelerinin farklı durumlar için kullanılmakta olduğunu, MEB ve Müşavirlik arasında yaklaşık iki ay süren, hem zaman olarak hem de zihnen yıpratıcı bir süreç sonrasında, Müşavirliğin, bursunun tekrardan başlatılmasını fakat 12.06.2020-10.07.2020 tarihleri arasındaki bursunun kesilmesine ilişkin bir yazıyı MEB’e gönderdiğini, MEB’in de buna istinaden kesinti uyguladığını, bu şekilde bir kesintinin
Yönetmeliğe aykırı olduğu gibi seçilen tarihlerin de keyfi olduğunu;
2.2) İkinci süreçte: 2020 yaz dönemi sonrasında öğrenim gördüğü Hollanda’daki Leiden Üniversitesinin,
2020-2021 akademik yılının pandemi koşulları sebebiyle bir süre çevrimiçi olarak devam edeceğini ve üniversite ortamının kullanımının kısıtlanacağını duyurduğunu, bu durumu 03.09.2020 tarihinde
Müşavirliğe yazılı olarak haber verdiğini ve eğitim faaliyetlerinin normale dönmesiyle Hollanda’ya dönebileceğini bildirdiğini, Müşavirliğin ise Türkiye’de kaldığı süre iki ayı geçtiği için bu durumu kendilerinin Bakanlığa bildireceğini ve sonrasında bursunun yurtiçi bursuna çevrileceğini söylediğini, Bakanlığın pandemi sebebiyle eğitimine Türkiye’de devam etmek durumunda kalan bursiyerlerin yurtdışı burslarını devam ettirdiği için kendi bursunun da yurtdışı bursu olarak devam ettirildiğini, fakat 2021
Haziran ayında Müşavirliğin, öğrenim yerinden izinsiz ayrıldığını öne sürerek savunma talep ettiğini, oysa pandemi sebebiyle Türkiye’de olduğunun ve doktora çalışmalarına uzaktan devam ettiğinin Müşavirliğin ve Bakanlığın zaten bilgisi dâhilinde olduğunu, yeni bir durum varmış gibi işlem yapıldığını, ayrıca
Müşavirliğin yurda giriş/çıkış bilgilerine istinaden 30.03.2021-30.05.2021 tarihleri arasında nerede olduğunu sorduğunu, bu tarihlerde alan ve dil tecrübesi için Ürdün’de bulunduğunu belirttiğini, bu konuda izin almadığı için MEB’e ayrıca yazı yazılacağının belirtildiğini, oysa Yönetmeliğe göre yalnızca öğrenim yeri olan Hollanda’dan ayrılışlarını Müşavirliğe bildirmekle yükümlü olduğunu, Türkiye’den başka bir ülkeye yapacağı seyahatin Müşavirliğin iznine tabi olduğunun yönetmelikte belirtilmediğini iddia etmekte ve mevcut Müşavirin görevi müddetince, bundan sonraki burs ödemeleri dâhil tüm bursiyerlik işlemlerinin doğrudan Bakanlık üzerinden devam ettirilmesini, Müşavirin keyfî tasarrufları nedeniyle burslarında yapılan tüm kesintilerin tazmin edilmesini ve pandemi süresince Türkiye’de bir yıl içinde iki aydan fazla kalma durumuyla ilgili olarak benzer durumdaki bursiyerlere sağlanan maddi hakların kendisi için de geçerli olmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3) Kurumumuzun 09.09.2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına istinaden Millî
Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğünün 08.10.2021 tarihli ve sayılı yazısında;
3.1) Bakanlık tarafından 1416 Sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun, Türk
Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik ve 1416 Sayılı Kanun ve Buna Bağlı
Yönetmelik Uyarınca Yurt Dışında Lisans ve Lisansüstü Öğrenim Gören Öğrencilere Yapılacak Ödemeler
Hakkında Tebliğ hükümleri doğrultusunda öğrencilerin iş ve işlemlerinin yürütülmekte olup genel anlamda başvuranın iddia ve taleplerinin bu mevzuat hükümleri ile uyumlu olmadığının değerlendirildiği;
3.2) 04.08.2021 tarihli ve sayılı yazımıza ve 29.07.2021 tarihli Gönderme Kararına 05.09.2021
tarihli ve sayılı yazı ile cevap verildiği;
3.3) Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik’in 20 inci maddesinin 2 nci
fıkrasında “Öğrenciler öğrenim yerinden ayrılmak istedikleri takdirde, aynı eğitim-öğretim yılı içinde iki
/
aya kadar olan süreler için Bakanlığa ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşa bildirilmek üzere yurt dışı temsilciliklerine yazılı olarak bilgi vermek zorundadır. İki ayı geçen her türlü izin yurt dışı temsilciliğinin teklifi üzerine Bakanlıkça ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşça verilebilir.” denildiği, başvuranın yurda giriş-çıkış kayıtları ve e-postaları incelendiğinde 2020 yılı içerisinde izin talebini gecikmeli olarak e-posta yoluyla Lahey Eğitim Müşavirliğine bildirdiği ve 2021 yılı içinse
Türkiye’de bulunduğu, Türkiye’deyken Ürdün’e gitmiş olduğu dönem içinse herhangi bir alan çalışması ve izin talebinin olmadığının görüldüğü, dolayısıyla yasal izin süresinin aşıldığının anlaşıldığı;
3.4) Başvuranın iddia ettiği gibi pandemi nedeniyle eğitimine Türkiye’de devam etmek durumunda kalan
bursiyerlere yurt dışı burs ödemesinin yapıldığının ve bunun ayrımcılığa neden olduğu konusunun gerçeği yansıtmadığı, ancak öğrencilerin yurt dışı temsilciliklerine bilgi vermeden öğrenim ülkelerini terk etmeleri ya da pandemi nedeniyle bilgi ve belgelerin Bakanlığa geç ulaşması sebebiyle öğrencilere yurt dışı bursu ödenmeye devam edilmiş olsa bile 2020 yılı Ocak ayı itibariyle öğrencilerden yurda giriş-çıkış kayıtlarının istenildiği ve 1416 Sayılı Kanun ve Buna Bağlı Yönetmelik Uyarınca Yurt Dışında Lisans ve Lisansüstü
Öğrenim Gören Öğrencilere Yapılacak Ödemeler Hakkında Tebliğ’in 7 nci maddesinin 14 üncü fıkrasının
“Bursların öğrencilere fazla ödenmesi durumunda, bu durum öğrencilere tebliğ edildikten sonra, fazla ödenen bursların öğrenciler tarafından iade edilmesi zorunludur. Ancak öğrenime devam edecek öğrenciler için fazla ödenen bursları, alacakları burslarına mahsup edilir. Burslar TL cinsinden iade edilecekse, öğrencilerin iade için ödemeyi yapacağı tarihteki günün efektif döviz satış kuru esas alınarak hesaplanır.” hükmü doğrultusunda gerekli burs mahsuplarının yapıldığı ve yapılmaya devam edilmekte olduğu, dolayısıyla herhangi bir bursiyere farklı uygulama yapılmasının söz konusu olmadığı;
3.5) Başvuranın 2021 Temmuz ayı bursunun Müşavirlik tasarrufu ile tutulduğu ve hesabına aktarılmadığı
iddiasının da gerçeği yansıtmadığı, söz konusu Tebliğ’in 7 nci maddesinin 5 inci fıkrasının “Ödemeleri
Bakanlıkça yapılan resmî burslu statüde öğrenim gören öğrencilerin aylık bursları avans/kredi açılmadan müşavirlik/ataşelik resmî hesaplarına; müşavirlik/ataşelik bulunmayan veya müşavirlik/ataşelik tarafından ödeme imkânı bulunmayan ülkelerde ise öğrencilerin şahsi hesaplarına aktarılacak şekilde Bakanlıkça işlem yapılır.” hükmü doğrultusunda burs ödemesinin Müşavirlik hesabına aktarıldığı, söz konusu
Yönetmeliğin 31 inci maddesinde “Aynı yıl içinde iki ayı aşan süreler için yurt dışı temsilciliğinin teklifi üzerine Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluştan izin almadan öğrenim yerinden ayrılan ve/veya izinli olarak bulunduğu süre sonunda öğrenim yerine dönmeyen öğrencilere izinsiz oldukları sürelerde burs ödenmez. Öğrenim süreleri içinde fiilin tekrarlanması hâlinde 32 nci madde hükümlerine göre işlem yapılabilir.” denildiği, bu doğrultuda başvuranın öğrenim ülkesini izinsiz terk ettiğinin Müşavirlik tarafından tespit edildiği ve Bakanlığa bildirildiği için Bakanlığın bilgisi dâhilinde
Müşavirlik tarafından başvuranın bursunun hesabına aktarılmadığı, bu gibi durumlarda Bakanlık tarafından konuyla ilgili değerlendirme yapıldıktan sonra bu bursun hakettiğine karar verilmesi durumunda Müşavirlik tarafından bursun ilgilinin hesabına aktarılmasının sağlanacak olduğu, aksi durumda ise sistemde öğrencinin borcuna yazılmış olan bursun Merkez Bankası hesabına aktarıldıktan sonra borcundan düşülecek olduğu;
3.6) Başvuranın Müşavirliğin yönetmelik ve tebliğdeki ifadeleri öğrenciyi mağdur edecek şekilde
yorumlayarak Bakanlığa uygulattığı iddiasının hem yönetmelik ve tebliğdeki hükümlerin net olması hem de Bakanlık merkez ve yurt dışı teşkilatının hiyerarşik yapılanması açısından yersiz olduğunun değerlendirildiği, kaldı ki bu ve bunun gibi diğer konularda nihai karar merciinin Bakanlık olduğu;
3.7) Konu ile ilgili başka bursiyerler tarafından pandemi döneminde Türkiye’de geçirilen süreler için yurt
dışı bursu ödenmesi gerektiği yönünde açılan davada mahkeme tarafından Bakanlık lehine karar verildiği ve yapılan yürütmeyi durdurma talebinin reddedildiği; /
3.8) Başvurunun incelenmesi ve araştırmanın yapılması amacıyla yukarıda belirtilen bilgilere ait belgelerin
ekte sunulduğu ve gelinen noktada başvuranın durumuyla ilgili yapılan değerlendirmeler neticesinde başvuranın Türkiye’de bulunmuş olduğu dönemler de dikkate alınarak gerekli burs hesaplamalarının yapıldığı ve 08.09.2021 tarihi itibariyle Hollanda’ya gittiğini bildirmiş olması nedeniyle ilk zamanlarda yurt dışında maddi anlamda sıkıntı yaşamaması adına almaması gerektiği halde almış olduğu yurt dışı burslarının öğrenim süresinin son aylarından mahsup edilebileceğinin kendisine bildirilerek gerekli işlemlerin yapıldığı; Hususlarının açıklandığı görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve
kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
5) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6) 08.04.1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun’un
13 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Öğrenci ödeneği, bütün öğrencileri kapsamak üzere her yıl Millî
Eğitim ve Maliye Bakanlıklarınca tespit edilecek aylık miktar ile zaruri giderler toplamından teşekkül eder.”
7) 01.03.2020 tarihli ve 31055 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Öğrencilerin Yabancı
Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik’in;
7.1) “Öğrenim planı” başlıklı 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “(2) Öğrenim planı öğrenim süresi
bakımından eğitim müşavirlikleri/ataşelikleri, ders içeriği bakımından ise yurt içi akademik danışman veya zorunlu hâllerde koordinatör tarafından incelenerek Bakanlığa ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşa görüş bildirilir. Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluş öğrenim planını onaylayabilir, reddedebilir veya öğrencilerden düzeltme isteyebilir. Öğrenciler, Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluş tarafından onaylanan öğrenim planına dayalı olarak öğrenimlerine devam ederler. (3) Öğrenim planları Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşun izniyle değiştirilebilir.”
7.2) “Staj, tez ve alan çalışmaları ve bilimsel etkinliklere katılım” başlıklı 13 üncü maddesinin ilgili
fıkralarında; “(1) Yurt dışında öğrenim gören öğrencilerin öğrenimleri esnasında öğrenim gördükleri konularla ilgili olarak teknik bilgi ve görgülerini artırmak ve süresi üç ayı aşmamak üzere bulundukları ülkelerde veya zorunlu hâllerde diğer ülkelerdeki kurum veya kuruluşlarda staj yapmalarına eğitim müşavirlikleri/ataşeliklerince, bunların bulunmadığı ülkelerde ise Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşça izin verilebilir. (2) Tez veya teziyle ilgili alan çalışmasına ilişkin detaylı çalışma programını en geç bir ay öncesinde sunmak kaydıyla öğrencilere eğitim müşavirlikleri/ataşeliklerince, bunların bulunmadığı ülkelerde ise Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşça izin
/
verilebilir. (3) Öğrencilerden öğrenim alanıyla ilgili seminer, konferans veya bilimsel bir toplantıya katılmaları ya da sanat dallarında öğrenim görenlerin eğitim, konser, sergi, müze, opera ve benzeri bir sanatsal faaliyete gitmeleri zorunlu görülenlere en az bir ay önceden başvurmaları hâlinde eğitim müşavirlikleri/ataşeliklerince izin verilebilir ve durumları Bakanlığa bildirilir. Bunların bulunmadığı yerlerde ise bu işlemler Bakanlıkça yapılır. Bu öğrencilerin yapılan çalışmaları belgelendirmesi zorunludur.
Belgelendirilmeyen veya eğitim müşavirlikleri/ataşeliklerince ya da Bakanlıkça onaylanmayan çalışmalar için herhangi bir ödeme yapılmaz.”
7.3) “Öğrenim durumunun izlenmesi” başlıklı 19 uncu maddesinde; “(1) Öğrenciler ile özel
öğrencilerin kayıt belgelerini eğitim-öğretim yılı başında, başarı durum belgelerini ise eğitim-öğretim yılı sonunda ilgili yurt dışı temsilciliğine ve/veya adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşa vermeleri zorunludur. (2) Öğrenciler yaptıkları akademik çalışmalarla ilgili raporlarını yurt dışı akademik danışmanlarına ve/veya öğrenim görülen bölüme onaylatarak her yıl ocak ve haziran ayları içinde
Bakanlığa ve adına öğrenim görülen kurum ya da kuruluşa sunmakla yükümlüdürler.”
7.4) “İzin ve öğrenim yerinden ayrılış ve dönüş” başlıklı 20 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve
dördüncü fıkralarında; “(2) Öğrenciler öğrenim yerinden ayrılmak istedikleri takdirde, aynı eğitimöğretim yılı içinde iki aya kadar olan süreler için Bakanlığa ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşa bildirilmek üzere yurt dışı temsilciliklerine yazılı olarak bilgi vermek zorundadır. İki ayı geçen her türlü izin yurt dışı temsilciliğinin teklifi üzerine Bakanlıkça ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşça verilebilir. (3) Öğrenciler, öğrenim yerlerinden ayrılışlarını ve dönüşlerini yurt dışı temsilciliğine bildirmek zorundadırlar.”
7.5) “Öğrencilerle ilgili ödenekler” başlıklı 23 üncü maddesinde; “(1) Öğrencilerin aylık
ödenekleri, yollukları, öğrenim, tedavi ve diğer giderleri her yıl yeniden düzenlenen tebliğe göre ödenir.”
7.6) “Yurt içi aylığı” başlıklı 24 üncü maddesinde; “(1) Resmî burslu ve kısmi resmî burslu
öğrencilerden yurt içinde dil öğrenimi görenlere öğrenimleri süresince; yurt dışından burslu izinli olarak ya da tez çalışması yapmak üzere aynı yıl içinde aralıklı olarak toplam altmış günden fazla yurt içinde kalanlara ise yurt içinde kaldıkları altmış birinci günden itibaren yurt dışındaki öğrenim kurumlarına dönene kadar tebliğde belirtilen yurt içi aylığı ödenir.”
7.7) “Öğrenim gördüğü ülkeden izinsiz ayrılma” başlıklı 31 inci maddesinde; “(1) Aynı yıl içinde
iki ayı aşan süreler için yurt dışı temsilciliğinin teklifi üzerine Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluştan izin almadan öğrenim yerinden ayrılan ve/veya izinli olarak bulunduğu süre sonunda öğrenim yerine dönmeyen öğrencilere izinsiz oldukları sürelerde burs ödenmez. Öğrenim süreleri içinde fiilin tekrarlanması hâlinde 32 nci madde hükümlerine göre işlem yapılabilir.”
7.8) “Mevzuata aykırı hareketler ile diğer sebeplerden dolayı ilişik kesme” başlıklı 32 nci
maddesinde; “(1) Öğrencilerden; a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı veya öğrencilik onuruna yakışmayan harekette bulunanların, b) Mevzuata göre ülke için zararlı sayılan fiil ve hareketlerde bulunan veya bu çeşit faaliyetlere katıldıkları belirlenenlerin, c) Öğrenim gördüğü kurumun kurallarına aykırı hareketlerinden dolayı öğrenim kurumuyla ilişiği kesilenlerin, ç) Bölgesinde bulunduğu yurt dışı temsilciliğinin talimatını dinlememekte ısrar edenlerin, d) Akademik çalışmalarını engelleyici nitelikte gelir getirici bir işle meşgul olanların, e) Bulundukları ülke kanunlarına göre suç teşkil eden fiil ve hareketlerden dolayı haklarında hapis cezasına mahkûmiyet kararı verilenlerin, f) Bu Yönetmelik hükümlerine ve yüklenme senedi/taahhütname esaslarına aykırı hareket edenlerin yurt dışı temsilciliğinin
teklifi üzerine Bakanlıkça ya da adına öğrenim görülen kurum ve kuruluşça öğrencilikle ilişikleri kesilir.
(2) Bakanlık kararının ilgiliye yazı ile tebliğ edildiği tarihten itibaren verilen karara beş işgünü içinde yazılı olarak itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmezse verilen karar kesinleşir. İtiraz hâlinde, Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluş beş işgünü içinde dosya üzerinde yapacağı inceleme sonucunda, verilen kararı onaylayabilir veya kaldırabilir. (3) Bu Yönetmelikte sayılan öğrencilikle ilişik kesmeyi gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer fiilleri işleyenlerin de öğrencilikle ilişikleri kesilir.”
7.9) “Tereddütlerin giderilmesi” başlıklı 41 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin uygulanması
sırasında ortaya çıkacak tereddütlerin giderilmesinde Bakanlık yetkilidir. (2) Eğitim müşavirliği veya ataşeliğinin bulunmadığı yerlerde öğrenim gören öğrencilerin bu Yönetmelik kapsamındaki iş ve işlemleri
Bakanlıkça ya da gerekli görülmesi hâlinde Türkiye Cumhuriyeti büyükelçiliği veya başkonsolosluğu aracılığıyla yürütülebilir.”
8) 29.07.2020 tarihli ve 31200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1416 sayılı Kanun ve Buna Bağlı
Yönetmelik Uyarınca Yurt Dışında Lisans ve Lisansüstü Öğrenim Yapan Öğrencilere Yapılacak
Ödemeler Hakkında Tebliğ’in;
8.1) “Yurt içi aylığı” başlıklı 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında; “(5) Bakanlık kararı ile geçici bir süre
için Türkiye’de tedavi edilmek veya tez çalışmalarında bulunmak üzere yurda gelmeleri uygun görülen resmî burslu öğrencilerin ilk iki aylık bursu, bulundukları yabancı ülke için öngörülen aylık burs tutarı üzerinden; Türkiye’de bir defada veya fasılalı olarak bir yılda toplam iki aydan fazla kalmaları hâlinde ise ikinci ayın bitiminden itibaren yurt içi aylık burs miktarı üzerinden ödeme yapılır.”
8.2) “Yurt dışı aylığı, ek ödenek ve okul ücretleri” başlıklı 7 nci maddesinin ilgili fıkralarında; “(5)
Ödemeleri Bakanlıkça yapılan resmî burslu statüde öğrenim gören öğrencilerin aylık bursları avans/kredi açılmadan müşavirlik/ataşelik resmî hesaplarına; müşavirlik/ataşelik bulunmayan veya müşavirlik/ataşelik tarafından ödeme imkânı bulunmayan ülkelerde ise öğrencilerin şahsi hesaplarına aktarılacak şekilde
Bakanlıkça işlem yapılır. (10) Yurt dışında öğrenim görmekte iken, zorunlu hallerde Bakanlık kararı ile geçici süre için yurda çağrılan resmî burslu öğrencilerden, tekrar yurt dışına çıkıp öğrenimlerine devam etmelerine karar verilenlere ilk iki aylık bursları peşin olarak verilebilir. (14) Bursların öğrencilere fazla ödenmesi durumunda, bu durum öğrencilere tebliğ edildikten sonra, fazla ödenen bursların öğrenciler tarafından iade edilmesi zorunludur. Ancak öğrenime devam edecek öğrenciler için fazla ödenen bursları, alacakları burslarına mahsup edilir. Burslar TL cinsinden iade edilecekse, öğrencilerin iade için ödemeyi yapacağı tarihteki günün efektif döviz satış kuru esas alınarak hesaplanır. (15) Öğrencilerin askerlik hizmetlerini yaptıkları süre ile resmî burssuz ve burssuz izinli sayıldıkları bekleme sürelerinde burs ödenmez. (16) Müşavirlik/ataşelikten veya Bakanlıktan izin almadan yurda dönen resmî burslu öğrencilerin bursları kesilir.”
8.3) “Tez ve alan çalışması” başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) Bakanlık, yükseköğretim kurumları veya
öğrenim giderleri Bakanlıkça karşılanan kamu kurum ve kuruluşları adına öğrenim gören resmî burslu öğrencilerden tez çalışması veya tezi ile ilgili alan çalışması yapmak üzere seminer, konferans veya bilimsel bir toplantıya katılmaları ya da sanat dallarında öğrenim görenlerin eğitim, konser, sergi, müze, opera ve benzeri bir sanatsal faaliyete gitmeleri öğrenim gördükleri eğitim kurumunca zorunlu görülen öğrencilere, en az bir ay önceden başvurmaları halinde yurt dışı temsilciliklerince izin verilebilir ve bunların durumları
Bakanlığa bildirilir. Öğrencilerin yapılan çalışmaları belgelendirmesi zorunludur. Belgelendirilmeyen ya da yurt dışı temsilciliğince onaylanmayan çalışmalar için herhangi bir ödeme yapılmaz. Bu durumdaki öğrenciler kendilerine yapılmış olan harcamaları geri ödemekle yükümlüdürler. Öğrenim giderleri kurumlarınca karşılanan öğrencilerin bu kapsamdaki izinleri adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşça
verilebilir ve bunların durumları Bakanlığa bildirilir. (2) Yurt dışında öğrenim gören resmî burslu öğrencilerden tez veya teziyle ilgili alan çalışmasına ilişkin detaylı çalışma programını, çalışma tarihinden en az iki ay önceden müşavirlik/ataşeliğe sunan ve izin verilen öğrencilere lisans, yüksek lisans ve doktora için her öğrenim seviyesinde en fazla iki defa olmak üzere gidiş-dönüş uçak bileti bedeli
Bakanlık/müşavirlik/ataşelik veya ilgili kurumca karşılanır. Çalışmanın yapılacağı ülkede iki aydan fazla kalınması hâlinde bu ülkenin burs tutarı esas alınarak ödeme yapılır. Ayrıca teziyle ilgili çalışma yapan bu öğrencilere çalışma programlarında yer alan konu ve bölgelerine göre belgelendirilmiş tren, otobüs ve uçak bileti ücretlerinin tamamı ile tez çalışmalarının gerektirdiği malzeme giderlerinin en çok bir aylık yurt dışı bursu kadar olan kısmı Bakanlık/müşavirlik/ataşelik veya ilgili kurumca ödenir. (3) Yurt dışında öğrenim gören resmî burslu öğrencilerden, tez konusu Türkiye ile mukayeseli bir çalışma olan ve gerekli dokümanların mutlaka Türkiye’den şahsen temini için yurda gelmeleri zorunlu olup yapacağı çalışma ile ilgili detay programını çalışma tarihinden iki ay önceden müşavirlik/ataşeliğe sunan ve izin verilenlere, lisans, yüksek lisans ve doktora için her öğrenim seviyesinde en fazla iki defa olmak üzere yurda gelişdönüş uçak bileti bedeli ilgili kurumca karşılanır. Türkiye’de iki aydan fazla kalmaları hâlinde yurt içi burs tutarı esas alınarak ödeme yapılır. Ayrıca yurtta tezle ilgili çalışma yapan bu öğrencilere çalışma programlarında yer alan konu ve bölgelerine göre Türkiye’deki belgelendirilmiş tren, otobüs ve uçak bileti ücretlerinin tamamı ile tez çalışmalarının gerektirdiği malzeme giderlerinin en çok üç aylık yurt içi bursu kadar olan kısmı bağlı bulunduğu kurumca ödenir. (4) Müşavirlik/ataşelik bulunmayan veya müşavirlik/ataşelik tarafından ödeme imkânı bulunmayan ülkelerdeki öğrencilerin bu madde kapsamındaki işlemleri ve ödemeleri Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurumlarca yapılır. Bu durumdaki öğrencilerin yaptıkları harcamaların ödenebilmesi için yurt dışında alınmış harcama belgelerinin ve bunların Türkçe tercümelerinin bulundukları ülkelerdeki büyükelçilik/konsolosluklara onaylatılarak
Bakanlığa/kuruma gönderilmesi gerekir.”
8.4) “Oryantasyon/bilgilendirme eğitimi ve toplantı faaliyetleri” başlıklı 13 üncü maddesinin ikinci
fıkrasında; “(2) Bu Tebliğ kapsamında yürütülecek iş ve işlemlerin etkin, verimli ve mevzuata uygun bir şekilde yürütülmesinden Bakanlık sorumludur.”
Hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Başvuranların iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, emsal yargı kararları ve tüm
dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; Millî Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı YLSY bursiyeri
olarak 2020 Şubat ayında Hollanda’da doktora eğitimine başlayan başvuranın Lahey Eğitim Müşavirinin mevcut yönetmelik ve uygulamaları aşan tasarruflarından dolayı maddi ve manevi olarak mağdur olduğu iddiasında olduğu ve mevcut Müşavirin görevi müddetince, bundan sonraki burs ödemeleri dâhil tüm bursiyerlik işlemlerinin doğrudan Bakanlık üzerinden devam ettirilmesini, Müşavirin keyfî tasarrufları nedeniyle burslarında yapılan tüm kesintilerin tazmin edilmesini ve pandemi süresince Türkiye’de bir yıl içinde iki aydan fazla kalma durumuyla ilgili olarak benzer durumdaki bursiyerlere sağlanan maddi hakların kendisi için de geçerli olmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
11) Somut olaya bakıldığında;
11.1) Başvuranın, 1416 sayılı Kanun kapsamında Marmara Üniversitesi adına Millî Eğitim Bakanlığına
bağlı YLSY bursiyeri olarak 2020 Şubat ayında Hollanda’da Leiden Üniversitesinde doktora eğitimine başladığı;
11.2) 18.06.2020 tarihli İzin Talep Formu ile birlikte izin tarihleri 12.06.2020-12.08.2020 olmak ve iznini
Türkiye’de geçirmek üzere izin talebinde bulunduğu;
11.3) Lahey Eğitim Müşavirliğinin MEB’e 18.06.2020 tarihli yazısıyla, başvuranın Bakanlığa ya da adına
öğrenim görülen kurum veya kuruluşa bildirilmek üzere yurt dışı temsilciliğine yazılı olarak bilgi vermeden
Türkiye’ye gittiği tespit edildiğinden ilgili Yönetmeliğin 31 inci maddesi uyarınca öğrenim gördüğü ülkeden izinsiz ayrıldığı için bursunun kesilmesinin uygun bulunduğu;
11.4) Başvuranın 10.07.2020 tarihli dilekçesi ile pandemi sürecinde yaşanan sıkıntılardan dolayı
Müşavirliğe haber vermeyi sehven unuttuğunu ifade ettiği;
11.5) Lahey Eğitim Müşavirliğinin 28.07.2020 tarihli MEB’e yazısıyla, başvuranın 10.07.2020 tarihinden
itibaren izinli sayılarak bursunun yeniden bağlanmasının ve izinsiz ayrıldığı 12.06.2020-10.07.2020 tarihleri arasında bursunun kesilmesinin uygun olacağının bildirildiği;
11.6) Başvuranın Lahey Eğitim Ataşeliğine gönderdiği 03.09.2020 tarihli e-postasıyla, Leiden
Üniversitesinde eğitim uzaktan devam edeceğinden şu aşamada dönmeyeceğini bildirdiği ve izin formu göndermesi gerekli ise bilgi verilmesini talep ettiği;
11.7) Lahey Eğitim Ataşeliğinden verilen 04.09.2020 tarihli e-posta cevabında, Türkiye’de kalınan süre 2
ayı geçtiğinden durumun Bakanlığa bildirileceği ve sonrasında Türkiye bursu bağlanacağı hususlarının açıklandığı;
11.8) Lahey Büyükelçiliğinin 03.06.2021 tarihli e-postasıyla büyükelçinin ev sahipliğinde Hollanda’da
resmi burslu statüde öğrenim gören bursiyerlerle tanışma toplantısı yapılmasının planlandığı ve başvuranın da davet edildiği; başvuranın 07.06.2021 tarihli e-posta cevabında, Hollanda’da olmayacağından ötürü toplantıya katılamayacağını bildirdiği;
11.9) Lahey Eğitim Müşavirliğinin 21.06.2021 tarihli e-postasıyla başvurana, söz konusu toplantıya
Hollanda’da olmayacağından katılmayacağını bildirdiği halde kayıtlarda izinli olduğuna dair bilgiye ulaşılmadığının sorulduğu; başvuranın 22.06.2021 tarihli e-posta cevabında, üniversitesinin uzaktan eğitime devam etmesi sebebiyle doktora çalışmalarına Türkiye’de devam ettiğini, yaz sonunda eğitimin normale dönmesiyle Hollanda’ya döneceğini ve ilgili formu bilahare göndereceğini bildirdiği; buna cevaben Lahey Eğitim Müşavirinin 22.06.2021 tarihli e-postasıyla başvurandan, e-devlet üzerinden yurda giriş-çıkış belgesi ve/veya pasaportunun bütün sayfalarının göndermesinin talep edildiği;
11.10) Lahey Eğitim Müşavirliğinin 23.06.2021 tarihli ve sayılı yazısıyla başvurana, yapılan
inceleme neticesinde 13.06.2020 tarihinden 30.03.2021 tarihinde kadar Türkiye’de bulunduğunun ve
30.05.2021 tarihinde de tekrar Türkiye’ye izinsiz olarak gittiğinin tespit edildiği, Türk Öğrencilerin
Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre bursiyerlerin aynı eğitim-öğretim yılı içinde iki aya kadar olan süreler için Bakanlığa ya da adına öğrenim
/
görülen kurum veya kuruluşa bildirilmek üzere yurt dışı temsilciliklerine yazılı olarak bilgi vermek zorunda olmasına karşın 2020-2021 eğitim-öğretim yılında yasal izin süresini aştığının bildirilerek öğrenim gördüğü ülkeyi neden izinsiz olarak terk ettiğinin yazılı olarak açıklamasının istenildiği;
11.11) Lahey Eğitim Müşavirliğinin 01.07.2021 tarihli ve sayılı yazısıyla MEB Yükseköğretim
ve Yurtdışı Eğitim Genel Müdürlüğüne, başvuranla ilgili olarak verilen bilgide, başvuranın 25.06.2021 tarihli savunmasında 13.06.2020 tarihinde Türkiye’ye gittiğini, 28.06.2021 tarihli e-postasında da 30.03.2021-30.05.2021 tarihleri arasında dil tecrübesi için Ürdün’e gittiğini ifade ettiği, başvuranın
Türkiye’de 60 günü aşan sürede bulunmasından dolayı yurt dışı bursunun 10.09.2020 tarihinden itibaren yurtiçi burusuna döndürülüp bugüne kadar aldığı yurtdışı bursunun hesaplanarak kendisinden mahsup edilmesi ve onaysız olarak Ürdün’e gitme hususunun aktarıldığı;
11.12) MEB’in 08.07.2021 tarihli e-postasıyla, Elçilikten gelen yazıyla 9 ayı aşkın bir süre yurtdışında
olması gerekirken yurtiçinde bulunduğu ve bu süre zarfında yurt dışı bursu aldığının anlaşıldığı, Ağustos ayından itibaren sonraki 7 ay boyunca alacağı bursların yurtiçi bursa çevrildiği, 30.05.2021 tarihinde itibaren Türkiye’de bulunduğu anlaşıldığından 2 ayı aşan süreler içinde yeniden burs kesintisi uygulanması gerektiği, yurt dışına çıktığında yurt dışı çıkış belgesini taraflarına göndermesi gerektiği, süreç sonunda burslarla ilgili yeni bir planlama ve kontrol yapılacağı, eksik veya fazlalık burslarının yeniden hesaplanacağı hususlarında bilgilendirme yapıldığı;
11.13) Başvuranın 13.07.2021 tarihinde Kurumumuza başvurduğu ve 29.07.2021 tarihli Gönderme
Kararında; başvuranın 12.06.2020-10.07.2020 tarihleri arasındaki bursunun kesilmesine ilişkin itirazı ile ilgili olarak söz konusu kesinti işleminin kendisine tebliğ edilmediği ifade edilse de bir sonraki ay bursunun gecikmesi üzerine başvuranın konudan haberdar olduğu, ancak Kurumumuz mevzuatı gereğince süresi (idari dava açma süresi) içerisinde gerekli itirazın yapılarak yine süresi içerisinde (6 ay) Kurumumuza başvuru yapılmadığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının “süre şartını” taşımadığı ve Kurumumuzca incelenmesine imkân bulunmadığı; başvuranın, yukarıda 2.2. nolu paragrafta yer verilen şikâyetlerinin ise idare tarafından incelenmesi ve başvurana cevap verilmesi gerektiği değerlendirildiğinden Milli Eğitim
Bakanlığına gönderilmesine karar verildiği;
11.14) Başvuranın cevap alamadığından bahisle başvurusunun esastan incelenmesi talebiyle yeniden
Kurumumuza başvurduğu;
11.15) MEB Yükseköğretim ve Yurtdışı Eğitim Genel Müdürlüğünün 05.09.2021 tarihli ve sayılı
yazısında; Bakanlıklarınca, 1416 Saylı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun kapsamında Hollanda’ya doktora öğrenimi görmek üzere gönderilen başvuranın doktora öğrenimine
17.02.2020 tarihinde başladığı, Lahey Eğitim Müşavirliğini bilgilendirmeden öğrenim gördüğü ülkeden
izinsiz ayrılarak 13.06.2020 tarihinde Türkiye’ye geldiği, bilahare Bakanlığın ve Lahey Eğitim
Müşavirliğinin bilgisi ve izni dışında 30.03.2021 tarihinde Ürdün’e gittiği ve 30.05.2021 tarihinde
Ürdün’den Türkiye’ye döndüğü hususlarının ilgili belgelerden ve öğrencinin beyanlarından anlaşıldığı; Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Öğrenciler öğrenim yerinden ayrılmak istedikleri takdirde, aynı eğitim-öğretim yılı içinde iki aya kadar olan süreler için Bakanlığa ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşa bildirilmek üzere yurt dışı temsilciliklerine yazılı olarak bilgi vermek zorundadır. İki ayı geçen her türlü izin yurt dışı temsilciliğinin teklifi üzerine Bakanlıkça ya da adına, öğrenim görülen kurum veya kuruluşça verilebilir.”
“ ifadesinin bulunduğu ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise Öğrenciler, öğrenim yerlerinden ayrılışlarını ve dönüşlerini yurt dışı temsilciliğine bildirmek zorundadırlar.” denildiği, aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasında “Aynı yıl içinde iki ayı aşan süreler için yurt dışı temsilciliğinin teklifi üzerine
/
Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluştan izin almadan öğrenim yerinden ayrılan ve/veya izinli olarak bulunduğu süre sonunda öğrenim yerine dönmeyen öğrencilere izinsiz oldukları sürelerde burs ödenmez. Öğrenim süreleri içinde fiilin tekrarlanması hâlinde 32 nci madde hükümlerine göre işlem yapılabilir.” dendiği, mezkûr Yönetmeliğin 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde
“Bu Yönetmelik hükümlerine ve yüklenme senedi/taahhütname esaslarına aykırı hareket edenlerin yurt dışı temsilciliğinin teklifi üzerine Bakanlıkça ya da adına öğrenim görülen kurum ve kuruluşça öğrencilikle ilişikleri kesilir.” Dendiği; başvuranın yurda giriş çıkış belgesi incelendiğinde öğrencinin 13.06.2020 tarihinden itibaren öğrenim gördüğü ülkeden izinsiz olarak yurda döndüğü ayrıca izinsiz olarak Türkiye’de kaldığı süreler içerisinde yine izinsiz olarak Ürdün’e gittiği ve iki ay sonra yurda döndüğü; Lahey Eğitim
Müşavirliği başvuranın hiçbir bilgi vermeden öğrenim gördüğü ülkeyi terk etmesi nedeniyle bursunun kesilmesini teklif ettiği, bu itibarla başvuran hakkında gerekli incelemenin başlatıldığı ve süreç neticeleninceye kadar burslarının kesildiği;
Tespit edilmiştir.
12) Yapılan değerlendirmede; yukarıda 11.13 nolu paragrafta yer verildiği üzere başvuranın yukarıda 2.1
nolu paragrafta yer verilen 12.06.2020-10.07.2020 tarihleri arasındaki bursunun kesilmesine ilişkin itirazı ile ilgili olarak bu kısmın “süre şartını” taşımadığı gerekçesiyle incelenmesine imkân bulunmadığı değerlendirilmiş olup başvuranın, yukarıda 2.2. nolu paragrafta yer verilen şikâyetlerinin incelenmesi neticesinde;
12.1) Üç hususunun uyuşmazlığa konu olduğu; birincisinin, Müşavirliğin, başvuranın 2021 Haziran ayında
öğrenim yerinden izinsiz ayrıldığını öne sürerek savunma talep ettiği, hâlbuki pandemi sebebiyle
Türkiye’de olduğunun ve doktora çalışmalarına uzaktan devam ettiğinin Müşavirliğin ve Bakanlığın zaten bilgisi dâhilinde olduğu, ancak yeni bir durum varmış gibi işlem yapıldığı; ikincisinin, 30.03.2021-
30.05.2021 tarihleri arasında alan ve dil tecrübesi için Ürdün’de bulunan başvuranın, bu konuda izin
almadığı ve ilgili Yönetmeliğe göre yalnızca öğrenim yeri olan Hollanda’dan ayrılışlarını Müşavirliğe bildirmekle yükümlü olduğu, Türkiye’den başka bir ülkeye yapacağı seyahatin Müşavirliğin iznine tabi olduğunun yönetmelikte belirtilmediği; üçüncüsünün ise pandemi süresince Türkiye’de bir yıl içinde iki aydan fazla kalma durumuyla ilgili olarak benzer durumdaki bursiyerlere sağlanan maddi hakların kendisi için de geçerli olması gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
12.1.1) Müşavirliğin, 2021 Haziran ayında başvuranın öğrenim yerinden izinsiz ayrıldığını öne
sürerek savunma talep ettiği, hâlbuki pandemi sebebiyle Türkiye’de olduğunun ve doktora çalışmalarına uzaktan devam ettiğinin Müşavirliğin ve Bakanlığın zaten bilgisi dâhilinde olduğu, ancak yeni bir durum varmış gibi işlem yapıldığı hususuna ilişkin olarak; 17.02.2020 tarihinde
Hollanda Leiden Üniversitesinde doktora eğitimine başlayan başvuranın 13.06.2020 tarihinde izinsiz olarak
Türkiye’ye geldiğinin tespitiyle başvuranın geç de olsa 18.06.2020 tarihli izin talep formunu doldurarak 12.06.2020-12.08.2020 tarihleri arasında izin kullanma talebini ilettiği, akabinde yukarıda 11.5 ve 11.6 nolu paragraflarda da yer verildiği üzere 03.09.2020 tarihli e-postasıyla durumunu bildirdiği ve izin formu göndermesi gerekli ise bilgilendirilmesini talep ettiği, cevaben ise Türkiye’de kaldığı sürenin 2 ayı geçmesi nedeniyle durumun Bakanlığa bildirileceği ve sonrasında Türkiye bursunun bağlanacağı hususlarının açıklandığı görülmüş olup başvuranın öğrenim yerinden izinsiz ayrıldığının gerçeği yansıtmadığı, ancak ilk ayrılışıyla birlikte aldığı izin süresinin aşılması nedeniyle yeni izin talep formunu doldurmadığı, her ne kadar izin formu göndermesinin gerekli olup olmadığını sorduğu halde buna net cevap alamasa da Türk
Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin “İzin ve öğrenim yerinden ayrılış ve dönüş” başlıklı 20 nci maddesine göre öğrencilerin öğrenim yerinden ayrılmak istedikleri takdirde, aynı eğitim-öğretim yılı içinde iki aya kadar olan süreler için Bakanlığa ya da adına öğrenim görülen kurum
veya kuruluşa bildirilmek üzere yurt dışı temsilciliklerine yazılı olarak bilgi vermek zorunda oldukları ve iki ayı geçen her türlü iznin yurt dışı temsilciliğinin teklifi üzerine Bakanlıkça ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşça verilebileceği, ayrıca öğrencilerin, öğrenim yerlerinden ayrılışlarını ve dönüşlerini yurt dışı temsilciliğine bildirmek zorunda oldukları ve müşavirlik veya Bakanlıktan izin almadan yurda dönen resmî burslu öğrencilerin burslarının kesileceği hususlarının açıkça mevzuatta düzenlenmesi, diğer yandan başvuranın daha önceki izinsiz ayrılışıyla yaşadığı tecrübe karşısında bu hususu bilmemesinin mazeret olamayacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca, idare tarafından açıklandığı üzere başvuranın Türkiye’de bulunmuş olduğu dönemler de dikkate alınarak gerekli burs hesaplamalarının yapıldığı ve 08.09.2021 tarihi itibariyle Hollanda’ya gittiğini bildirmiş olması nedeniyle ilk zamanlarda yurt dışında maddi anlamda sıkıntı yaşamaması adına almaması gerektiği halde almış olduğu yurt dışı burslarının öğrenim süresinin son aylarından mahsup edilebileceğinin kendisine bildirilerek gerekli işlemlerin yapıldığı ve 1416 sayılı Kanun ve Buna Bağlı Yönetmelik Uyarınca Yurt Dışında Lisans ve Lisansüstü Öğrenim Yapan Öğrencilere
Yapılacak Ödemeler Hakkında Tebliğ’in “Yurt dışı aylığı, ek ödenek ve okul ücretleri” başlıklı 7 nci maddesinin on dördüncü fıkrasındaki bursların öğrencilere fazla ödenmesi durumunda, bu durum öğrencilere tebliğ edildikten sonra, fazla ödenen bursların öğrenciler tarafından iade edilmesinin zorunlu olduğu, ancak öğrenime devam edecek öğrenciler için fazla ödenen bursların, alacakları burslarına mahsup edileceği hükmü karşısında yapılan bu işlemin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
12.1.2) Başvuranın 30.03.2021-30.05.2021 tarihleri arasında alan ve dil tecrübesi için Ürdün’de
bulunuşunun izne tabi olmadığı iddiası incelendiğinde; başvuranın Türkiye’den başka bir ülkeye yapacağı seyahatin Müşavirliğin iznine tabi olduğunun yönetmelikte belirtilmediğini iddia ettiği, ancak
Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin “Staj, tez ve alan çalışmaları ve bilimsel etkinliklere katılım” başlıklı 13 üncü maddesi ile “İzin ve öğrenim yerinden ayrılış ve dönüş” başlıklı 20 nci maddesinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde tez veya teziyle ilgili alan çalışmasına ilişkin detaylı çalışma programını en geç bir ay öncesinde sunmak kaydıyla öğrencilere eğitim müşavirlikleri/ataşeliklerince, bunların bulunmadığı ülkelerde ise Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşça izin verilebileceğinin, her hâlükârda öğrencilerin, öğrenim yerlerinden ayrılışlarını yurt dışı temsilciliğine bildirmek zorunda olduklarının ve Türkiye Cumhuriyeti eğitim müşavirliği, eğitim ataşeliği, bunların bulunmadığı yerlerde Türkiye Cumhuriyeti büyükelçiliği veya başkonsolosluğu olarak tanımlanan yurt dışı temsilciliğinin talimatını dinlemekle de yükümlü olduklarının açık olduğu, her ne kadar başvuranın hâlihazırda pandemi nedeniyle öğrenim yeri olan Hollanda dışında olsa da Ürdün’e gidişi ile ilgili olarak da izin almak zorunda olduğu değerlendirilmiştir.
12.1.3) Son olarak başvuranın, pandemi süresince Türkiye’de bir yıl içinde iki aydan fazla kalma
durumuyla ilgili olarak benzer durumdaki bursiyerlere sağlanan maddi hakların kendisi için de geçerli olması gerektiği iddiası incelendiğinde; konuyla ilgili olarak idarenin, pandemi nedeniyle eğitimine Türkiye’de devam etmek durumunda kalan bursiyerlere yurt dışı burs ödemesinin yapıldığının ve bunun ayrımcılığa neden olduğu konusunun gerçeği yansıtmadığı, ancak öğrencilerin yurt dışı temsilciliklerine bilgi vermeden öğrenim ülkelerini terk etmeleri ya da pandemi nedeniyle bilgi ve belgelerin Bakanlığa geç ulaşması sebebiyle öğrencilere yurt dışı bursu ödenmeye devam edilmiş olsa bile
2020 yılı Ocak ayı itibariyle öğrencilerden yurda giriş-çıkış kayıtlarının istenildiği ve ilgili Tebliğ’in 7 nci
maddesine göre bursların öğrencilere fazla ödenmesi durumunda, bu durum öğrencilere tebliğ edildikten sonra, fazla ödenen bursların öğrenciler tarafından iade edilmesinin zorunlu olduğu ancak öğrenime devam edecek öğrenciler için fazla ödenen bursların, alacakları burslarına mahsup edileceği hükmü doğrultusunda gerekli burs mahsuplarının yapıldığı ve yapılmaya devam edilmekte olduğu, dolayısıyla herhangi bir bursiyere farklı uygulama yapılmasının söz konusu olmadığı; ayrıca konu ile ilgili başka bursiyerler tarafından pandemi döneminde Türkiye’de geçirilen süreler için yurt dışı bursu ödenmesi gerektiği yönünde talepler geldiği görülmüş ve bu taleplere ilişkin olarak idare tarafından verilen cevaplarda, yurt içinde
uzaktan eğitim alan resmi burslu öğrencilere, yurt içinde iken ve öğrenim gördüğü ülkeye hiç gitmemişken yurt dışı bursu ödenmesi durumunda, öğrenim ülkesi ve yurt dışı burs miktarı farklı olan öğrencilere yurt içinde iken aynı şartlarda fakat farklı tutarlarda yurt dışı bursu ödenmesinin uygun olmayacağı hususlarının değerlendirildiği ve açılan davalarda mahkemeler (Ankara 10. İdare Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/659 nolu kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/534 nolu kararı) tarafından Bakanlık lehine karar verildiği ve yapılan yürütmeyi durdurma talebinin de reddedildiği anlaşılmıştır.
13) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları ve ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirme
neticesinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle, başvuranın iddialarının yerinde olmadığı, ilgili mevzuatta açıkça belirlenen izin prosedürlerine başvuranın uyması gerektiği ve bölgesinde bulunduğu yurt dışı temsilciliği olan Türkiye Cumhuriyeti eğitim müşavirliğinin talimatını dinlemekle de yükümlü olduğu, bu husustaki uyarı ve taleplerin keyfi tasarruf olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki bütün işlemler hakkında
Bakanlığa da bilgi verildiği ve almış olduğu yurt dışı burslarının öğrenim süresinin son aylarından mahsup edileceğine karar verildiği anlaşılmış olup başvuranın, bundan sonraki burs ödemeleri dâhil tüm bursiyerlik işlemlerinin doğrudan Bakanlık üzerinden devam ettirilmesi, Müşavirin keyfî tasarrufları nedeniyle burslarında yapılan tüm kesintilerin tazmin edilmesi ve pandemi süresince Türkiye’de bir yıl içinde iki aydan fazla kalma durumuyla ilgili olarak benzer durumdaki bursiyerlere sağlanan maddi hakların kendisi için de geçerli olması taleplerinin yerinde olmadığı, idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14) 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak Kurumumuzun Gönderme Kararı üzerine başvurana verilmesi gerek verilen cevaplarda söz konusu ilkelere uyulmadığı gibi işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine de uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranılması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
15) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvurunun REDDİNE;
Kararın başvuran ile MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
/
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi