ÖZET: Başvuran, Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programı mezunu olarak, bu programın tıbbi sekreterlik için üst öğrenim sayılması talebinde bulunmuştur. Yükseköğretim Kurulu, 2006 yılında bu programı üst öğrenim olarak kabul ederken, 2016 yılında bu kararını geri almış ve Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programı’nın sağlık hizmetleri sınıfında üst öğrenim sayılmadığına karar vermiştir. Başvuran, bu değişikliğin eğitimine harcadığı emeği boşa çıkardığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini istemektedir.

Yükseköğretim Kurulu’nun bu konudaki takdir yetkisi, ilgili mevzuat çerçevesinde açıkça belirtilmiştir. YÖK, genel idare hizmetleri sınıfında yer alan bu programın sağlık hizmetleri sınıfındaki personel için üst öğrenim sayılmadığını ifade etmiştir. Danıştay kararları da, YÖK’ün bu tür değerlendirmelerinin dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, başvuranın talebi, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde reddedilmiş ve bu karar hukuka uygun bulunmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/2078-S.22.3139

BAŞVURU NO : 2021/16186

KARAR TARİHİ : 15/02/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI

Başvuranın bitirdiği bölümün sağlık personeli için üst öğrenim

BAŞVURUNUN KONUSU :

sayılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22/09/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. tarafından Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda özetle; başvuran, Çubuk İlçe Sağlık Müdürlüğünde tıbbi sekreter olarak görev yaptığını, Büro Yönetimi ve Yönetici

Asistanlığını bitirdiğini, Kurumunun ön lisansa göre intibak işlemlerimi yaptığını, ön lisansının kabul edildiğini, daha sonra YÖK’ün almış olduğu kararla bu kabulden dönüldüğünü, Yükseköğretim Genel

Kurulunun 01/12/2006 tarihinde Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programının (yeni adı ile Büro Yönetimi ve

Yönetici Asistanlığı) tıbbi sekreterlik bölümünün bir üst öğrenimi olduğuna karar verdiğini, 03/03/2016 tarihinde Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü bir üst öğrenim olmaktan çıkardığını, bu kararın eğitimine harcadığı emeğin ve maddi külfetin boşa gitmesine neden olduğunu belirterek bu uygulamanın kaldırılmasını ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuru konusu ile ilgili olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’ndan 29/09/2021 tarihli ve sayılı yazımızla bilgi ve belge talep edilmiş olup YÖK Başkanlığı tarafından gönderilen E– – sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Yükseköğretim Genel Kurulunun 01/12/2006 tarihli toplantısında; Üniversitelerarası Kurul

Başkanlığının görüşü de dikkate alınarak 2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı Kanunla değişik 43/b maddesi uyarınca, Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programının Sağlık Meslek Liselerinin Tıbbi Sekreterlik

Bölümünün bir üst öğrenimi olduğuna karar verildiği, 2.2. Kurullarına gelen çeşitli tarihlerdeki yazı ve dilekçelerde yer alan 19/11/2014 tarihli ve 6569 sayılı

Kanunun Geçici 69 uncu maddesi uyarınca sağlık alanındaki ön lisans mezunları için lisans tamamlama

programlarında görülen öğrenimlerin, mezun olunan ön lisans programlarının mesleki açıdan bir üst öğrenimi olup olmadığı, sağlıkla ilgili bir alan olup olmadığı hususunun ve 2006/10344 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın

4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmüne istinaden bitirilen üst öğrenim için öngörülen zam

ve tazminatın ödenip ödenemeyeceği konusundaki yazı ve dilekçelerin 13/04/2017 tarihli Yükseköğretim

Yürütme Kurulu toplantısında incelendiği ve 2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı Kanunla değişik 43/b maddesi uyarınca, Üniversitelerarası Kurulun görüşü ile birlikte Maliye Bakanlığının 17/03/2014 tarihli

2334 sayılı yazısında belirtilen “Teknik ve Sağlık Hizmetleri Sınıfında yer alan personelin söz konusu

hizmet sınıfına atanılabilecek herhangi bir mesleki üst öğrenimi bitirmeleri halinde, kariyerleri için öngörülen zam ve tazminatın ödenmesinde, bitirilen üst öğrenimin “kadro göreviyle ilgili olması”, “kurumun görev alanıyla ilgili olması” veya “mevcut mesleki öğrenimin program ve bölüm bazında devamı mahiyetinde bir üst öğrenim olması” gibi şartların aranmasına gerek bulunmadığı, sadece bulunulan hizmet sınıfına atanılabilecek mesleki bir üst öğrenimin bitirilmiş olmasının yeterli görülmesi gerektiği” yönündeki görüşü de dikkate alınarak; Sağlıkta Lisans Tamamlama hakkı verilen lisans bölümlerinden hangilerinin, önlisans programları için üst öğrenim olup olmadığından ziyade tamamlanan lisans öğreniminin Sağlık

Hizmetleri Sınıfında sayılıp sayılmadığına bakılarak değerlendirilmesi gerektiğine, Bu çerçevede; a) 6569 sayılı Kanunun Geçici 69 uncu maddesi uyarınca lisans tamamlama hakkı verilen lisans programlarından İnsan Kaynakları Yönetimi, Fizik, Zootekni, Gıda Teknolojisi, Biyoteknoloji, Tarımsal

Biyoteknoloji, İş Sağlığı ve Güvenliği programların sağlık hizmetleri sınıfında değerlendirilmemesine, b) 6569 sayılı Kanunun Geçici 69 uncu maddesi uyarınca lisans tamamlama hakkı verilen lisans programlarından Sağlık Yönetimi, Acil Yardım ve Afet Yönetimi, Sosyal Hizmet, Biyoloji, Beslenme ve

Diyetetik, Gerontoloji, Ebelik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Ergoterapi, Hemşirelik, Odyoloji Dil ve

Konuşma Terapisi, Perfüzyon programların sağlık hizmetleri sınıfında değerlendirilmesine, c) Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 03/03/2016 tarihli toplantısında alınan; 2547 Sayılı Kanunun 43/b maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının görüşü de dikkate alınarak; İş Sağlığı ve

Güvenliği Önlisans Programı, Büro Yönetimi ve Sekreterlik Önlisans Programı, Yaşlı Bakım Hizmetleri

Önlisans Programı, Hastane Yönetimi ve Organizasyonu Önlisans Programı, Tıbbi Mümessillik ve

Pazarlama Önlisans Programı, Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Önlisans Programı, Gıda Teknolojisi Önlisans

Programı, Sosyal Hizmetler Önlisans Programı, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Önlisans Programı, Çevre Koruma Önlisans Programı, Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı Önlisans Programı, Sağlık Eğitimi

Bölümü, Sağlık Yönetimi Bölümü, Sağlık Kurumları İşletmeciliği (lisans) Bölümü, Acil Yardım ve Afet

Yönetimi Bölümü, Dokümantasyon ve Enformasyon Bölümü’nün Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık

Hizmetleri sınıfında çalışan personel için mesleki sağlığa ilişkin bir üst öğrenim olmadığına ilişkin alınan 03/03/2016 tarihli ve 2016.9.1328 sayılı kararın iptal edilmesinin uygun olduğuna, d) Bu bağlamda; yükseköğretim kurumlarında yer alan önlisans programlarından Sağlık Teknikeri Unvanı alan ön lisans programlarının da ortaöğretim sağlık hizmetleri sınıfı için üst öğrenim sayılmasına, e) Lisans Tamamlama hakkı verilen lisans programlarından Biyokimya ile Kimya programlarından mezun olanların, Tıbbi Laborant kadrosunda çalışmaları durumunda sağlık hizmetleri sınıfında değerlendirilmesine, bu kadro dışında sağlık hizmetleri sınıfında değerlendirilmemesine karar verildiği,

2.3. 18/04/2018 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında; 2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı

Kanunla değişik 43/b maddesi uyarınca, Üniversitelerarası Kurulun görüşü dikkate alınarak verilen 13/04/2017 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı ile Maliye Bakanlığının 17/03/2014 tarihli 2334 sayılı yazısında yer alan “Teknik ve Sağlık Hizmetleri Sınıfında yer alan personelin söz konusu hizmet sınıfına atanılabilecek herhangi bir mesleki üst öğrenimi bitirmeleri halinde, kariyerleri için öngörülen zam ve tazminatın ödenmesinde, bitirilen üst öğrenimin “kadro göreviyle ilgili olması”, “kurumun görev alanıyla ilgili olması” veya “mevcut mesleki öğrenimin program ve bölüm bazında devamı mahiyetinde bir üst öğrenim olması” gibi şartların aranmasına gerek bulunmadığı, sadece bulunulan hizmet sınıfına atanılabilecek mesleki bir üst öğrenimin bitirilmiş olmasının yeterli görülmesi gerektiği” yönündeki görüşü de dikkate alınarak; Büro Yönetimi ve Sekreterlik ön lisans programının; içeriğinin sosyal bilimler alanıyla ilgili olması, söz konusu programın Meslek Elemanı unvanını alması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca “Meslek Elemanı” unvanı alan ön lisans programlarının Genel İdari Hizmetler Sınıfında yer alması, Tıbbi Sekreterlik ortaöğretim bölümünün ise Sağlık Hizmetleri Sınıfında yer alması nedenleriyle; Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programı ile söz konusu programla eşdeğer olan programların Tıbbi

Sekreterlik Bölümü ile Sağlık Hizmetleri Sınıfı’nda yer alan hiçbir program için üst öğrenim sayılamayacağına karar verildiği, 2.4. Yukarıdaki kararları çerçevesinde Büro Yönetimi ve Sekreterlik ön lisans programı mezunlarının

“Meslek Elemanı” unvanını kullanabildikleri; “Meslek Elemanı” unvanının da 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununda Genel İdare Hizmet Sınıfında değerlendirildiğinden, Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık

Hizmetleri Sınıfında görev yapanlar için üst öğrenim sayılmadığı hususlarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Yasama yetkisi” başlıklı 7 inci maddesinde; “Yasama yetkisi

Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” , “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” , 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 6/11/1981 tarihli ve 17506 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2547 sayılı

Yükseköğretim Kanununun;

5.1. “Yükseköğretim Kurulunun görevleri” başlıklı 7 nci maddesinde; “… b) Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, … e) Yükseköğretim kurumlarında eğitim – öğretim programlarının asgari ders saatlerini ve sürelerini, öğrencilerin yatay ve dikey geçişleriyle ve yüksekokul mezunlarının bir üst düzeyde öğrenim yapmalarına ilişkin esasları Üniversitelerarası Kurulun da görüşlerini alarak tespit etmek, … ı) Yükseköğretim kurumlarında ve bu kurumlara girişte imkân ve fırsat eşitliği sağlayacak önlemleri almak, … m) Çeşitli bilim ve sanat alanlarında bilimsel milli komiteler ve çalışma grupları kurmak,”, 5.2. “Üniversitelerarası Kurul” başlıklı 11 inci maddesinde; “a. Kuruluş ve işleyişi: …

Üniversitelerarası Kurul, Yükseköğretim Kuruluna üye seçmek dışındaki görevlerini Yönetim Kuruluna devredebilir. Yönetim Kurulu ayda en az bir defa toplanır. … Kurul, çalışmalarını kolaylaştırmak ve üniversitelerarasında ve uluslararası yükseköğretim kurumları ile işbirliğini düzenlemek amacı ile sürekli ve geçici birimler ve komisyonlar kurabilir. … Kurul, en az yılda iki defa, aksi kararlaştırılmadıkça başkanın bağlı olduğu üniversitenin bulunduğu şehirde toplanır ve kurul gündemi önceden Milli Eğitim

Bakanlığına, Yükseköğretim Kuruluna ve kurul üyelerine gönderilir. … b. Görevleri: Üniversitelerarası

Kurul akademik bir organ olup aşağıdaki görevleri yapar: (1) Yükseköğretim planlaması çerçevesinde, üniversitelerin eğitim – öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerini koordine etmek, uygulamaları değerlendirmek, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere önerilerde bulunmak, … (3) Üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim – öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmek, (4) Aynı veya benzer nitelikteki fakültelerin ya da üniversitelere veya fakültelere bağlı diğer yükseköğretim kurumlarının eğitim – öğretimine ilişkin ilkeler ve süreler arasında uyum sağlamak, …”, 5.3. “Lisans düzeyinde öğretim” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde; “Aynı meslek ve bilim dallarında, eğitim – öğretim yapan üniversitelerde, eğitim – öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususu Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine; öğretmen yetiştiren birimler için belirtilen esasların tespiti Milli Eğitim Bakanlığı ile de işbirliği yapılarak, Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir.” 5.4. 6569 sayılı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler İle Bazı Kanun ve

Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32 inci maddesi ile eklenen Geçici 69 uncu maddesinde; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla sağlık alanında ön lisans diploması alanlardan ebelik ve hemşirelik programlarından mezun olanlara kendi alanlarında, diğerlerine ise Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği, ebelik ve hemşirelik programları dışındaki ilişkili alanlarda lisans tamamlama eğitimi yaptırılır. Bu eğitimler, Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği alanlarda uzaktan eğitim yöntemleri ile verilebilir. Uygulama eğitimleri için Sağlık Bakanlığı ile

Yükseköğretim Kurulu iş birliği yapar. Bu eğitimlerin usul ve esasları Yükseköğretim Kurulunca belirlenir.”,

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarece tesis edilmiş olan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, Yükseköğretim Genel Kurulunun 01/12/2006 tarihinde Büro Yönetimi ve Sekreterlik

Programının (yeni adı ile Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı) tıbbi sekreterlik bölümünün bir üst öğrenimi olduğuna karar verdiğini, 03/03/2016 tarihinde Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü bir üst öğrenim olmaktan çıkardığını, bu kararın eğitimine harcadığı emeğin ve maddi külfetin boşa gitmesine neden olduğunu belirterek bu uygulamanın kaldırılmasını ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

8. Konuyla ilgili olarak Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı özetle; Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararları çerçevesinde Büro Yönetimi ve Sekreterlik ön lisans programı mezunlarının “Meslek Elemanı” unvanını kullanabildiklerini; “Meslek Elemanı” unvanının da 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda

Genel İdare Hizmetleri Sınıfında değerlendirildiğinden, Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri

Sınıfında görev yapanlar için üst öğrenim sayılmadığını ifade etmektedir.

9. Ayrıntılarına 5 no.lu paragraflarda yer verildiği üzere; aynı meslek ve bilim dallarında, eğitim-öğretim yapan üniversitelerde, eğitim-öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususu Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca verilecek karar ile gerçekleştirilmektedir.

10. Somut olayda yasa koyucunun, başvuranın mezun olduğu Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programı ile söz konusu programla eşdeğer olan programların Tıbbi Sekreterlik Bölümü ile Sağlık Hizmetleri Sınıfında yer alan programlar için üst öğrenim sayılıp sayılamayacağı hususunda Üniversitelerarası Kurul

Başkanlığının görüşünün alınması koşuluyla, YÖK’e takdir yetkisi tanıdığı açıktır. YÖK’ün konu ile ilgili olarak Kanunun kendisine verdiği yetkiye dayanarak, genel idare hizmetleri sınıfında bulunan söz konusu programın sağlık hizmetleri sınıfındaki sağlık personeli için üst öğrenim sayılmadığı yönünde karar verdiği görülmektedir.

11. Kurumumuza, mezun olunan programın sağlık personeli için mesleki üst öğrenim sayılması talebiyle yapılan 2018/11485 ve 2021/8317 numaralı başvurular hakkında da benzer gerekçelerle Ret Kararı verilmiş bulunmaktadır. (15/05/2020 tarihli ve 2020/7417-S.20.11703, tarihli ve 2021/13561S.21.21767 sayılı karar)

12. Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığının, Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programının tıbbi sekreterlik bölümünün mesleki açıdan bir üst öğrenimi olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının konuyla ilgili görüşünü ve Maliye Bakanlığının, “bitirilen üst öğrenimin “kadro göreviyle ilgili olması”, “kurumun görev alanıyla ilgili olması” veya “mevcut mesleki öğrenimin program ve bölüm bazında devamı mahiyetinde bir üst öğrenim olması” gibi şartların aranmasına gerek bulunmadığı, sadece bulunulan hizmet sınıfına atanılabilecek mesleki bir üst öğrenimin bitirilmiş olmasının yeterli görülmesi gerektiği” yönündeki görüşünü dikkate alarak; söz konusu programın

Sağlık Hizmetleri Sınıfında sayılıp sayılmadığını esas aldığı anlaşılmaktadır.

13. Görülen öğrenimin sağlık çalışanları için bir üst öğrenim sayılıp sayılmayacağı ve buna bağlı olarak brüt ücretlerinin yeni öğrenim durumlarına göre belirlenmesi talepleri ile ilgili Danıştay kararlarında

Danıştay’ın, yeni ücretlendirme ile ilgili başvurularda, YÖK’ün üst öğrenim sayılıp sayılmama konusundaki kararlarını dikkate aldığı görülmüştür; 13.1. Danıştay 11. Dairesinin 27.12.2013 tarihli ve 2011/8599 E., 2013/14728 K. sayılı kararında; “Kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla görevlendirilmiş bulunan personelin, görevinin devamı sırasında mesleği ile ilgili bir alanda üst öğrenimi tamamlaması durumunda, hizmete olan katkısından dolayı işin verimliliğini artıracağı kuşkusuz olup, sözleşmeli personelin öğrenim durumunda değişiklik olması halinde tamamlanan üst öğrenimin atanılan pozisyon unvanı ile ilgili olması kaydıyla brüt ücretlerinin yeni öğrenim durumlarına göre belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşmeli sağlık memuru olarak görev yapan davacının, mezun olduğu Sağlık

Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Programları Bölümü Tıbbi Laboratuvar Programının Yükseköğretim

Yürütme Kurulu’nun 25.08.2011 tarihli kararı ile tüm sağlık çalışanları için mesleki bir üst öğrenim sayılmasına karar verildiği dikkate alındığında, bitirdiği programın yürüttüğü meslekle ilgili bir üst öğrenim niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde ve davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır.”, 13.2. Danıştay 12. Dairesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/4969 E., 2018/3596 K. sayılı kararında; “…Nitekim, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 19.04.2017 tarihli ve 27456 sayılı yazısında, “fizyoterapi ve rehabilitasyon” lisans programının sağlık hizmetleri sınıfında değerlendirilmesine, ayrıca yükseköğretim kurumlarında yer alan önlisans programlarından “sağlık teknikeri” unvanı alan önlisans programlarının da ortaöğretim sağlık hizmetleri sınıfı için üst öğrenim sayılmasına karar verildiğinin belirtildiği; bunun üzerine, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 11.05.2017 tarihli ve 1504 sayılı yazısında da, Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık önlisans programım bitirenlerin, 657 sayılı Kanunun 152. maddesinde düzenlenen zam (yan ödeme) ve özel hizmet tazminatlarının üst öğrenime göre ödeneceği ifade edilmiştir. Bu durumda, Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında acil tıp teknisyeni olarak görev yapan davacının, mezun olduğu Başkent Üniversitesi Sağlık Hizmetleri

Meslek Yüksekokulu iki yıl süreli fizyoterapi önlisans programının, sağlık hizmetleri alanında bir üst öğrenim olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacının zam (yan ödeme) ve özel hizmet tazminatının mesleki üst öğrenimine göre ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde ve davanın reddi yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.” denilmektedir.

14. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması görevlerinin niteliği yönünden zorunludur. Ancak idareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak bir yetki değildir. İdare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı ve eşitlik ilkesi çerçevesinde hareket etmeli; bu yetki çerçevesinde alınan kararlar objektif ve gerekçeli olmalıdır.

15. Bu çerçevede; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, idarenin cevabi yazısı ve tüm dosyanın

Kurumumuzca değerlendirilmesi neticesinde, başvuranın talebinin reddedilmesi yönündeki idari işlemin, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde alınan karar uyarınca gerçekleştiği, bu yönüyle hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Konuyla ilgili olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile ilgili yapılan

incelemede; YÖK Başkanlığı tarafından Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin süresinde gönderildiği ancak tam olarak gönderilmediği, dolaysıyla “kanunlara uygunluk”, “yetkinin kötüye kullanılmaması”, “nezaket”, “şeffaflık” ve “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davranılmadığı; ayrıca şikâyetçiye verilen cevapta işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Bu Ret Kararının, BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞTERİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi