ÖZET: Sayıştay, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca, Başkan Yardımcıları, Daire Başkanları ve Başkanlık Müşavirlerine yapılan aylık ücret ödemelerinin, kadro karşılığı sözleşmeli personel için belirlenen üst sınırı aştığını tespit etmiştir. Kanun, personelin mali ve sosyal hakları için iki ayrı üst sınır öngörmekte, ancak yapılan incelemede bu sınırların dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır.

Kararda, 102. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, sosyal hakların da üst sınır hesabında dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, bazı üyeler, bu görüşe itiraz ederek, tek bir üst sınırın varlığını savunmuş ve sosyal yardımların ayrı bir değerlendirme gerektirdiğini ifade etmiştir.

Sonuç olarak, Sayıştay, yapılan ödemelerin 631 sayılı KHK hükümlerine göre hesaplanması gerektiğine ve kamu zararının oluştuğu tespitine dayanarak, sorumluların bu zararı ödemesine hükmetmiştir. Bu durum, kamu idaresinin mali disiplinini koruma açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

Kamu İdaresi Türü Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar
Yılı 2012
Dairesi 8
Karar No 16
İlam No 69
Tutanak Tarihi 12.12.2013
Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Aylık Ücret Üst Sınırının Aşılması:

…… Başkan Yardımcılarına, Daire Başkanlarına ve Başkanlık Müşavirlerine yapılan aylık ücret ödemelerinde, kadro karşılığı sözleşmeli personel için öngörülen aylık ücret üst sınırının aşılması ile ilgili olarak;

5411 sayılı Bankacılık Kanununun “Ücretler, malî ve diğer sosyal haklar” başlıklı 102 nci maddesinin ilk üç fıkrası hükümleri incelendiğinde ikinci fıkrada personelin ücret ve diğer mali ve sosyal hakları için öngörülmüş bir üst sınırın bulunduğu ve üçüncü fıkrada fazla mesai ücreti ve performansa dayalı ödüle ilişkin olarak da ayrı, ikinci bir üst sınırın öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Zira üçüncü fıkrada yer alan ikinci sınır Kanun Koyucu tarafından bu fıkrada aynı paragraf içinde düzenlenmiş, ayrı bir fıkra olarak düzenlenmemiştir. Aksi halde tüm ödemeler için tek bir sınır olması murad edilmiş olsaydı Kanun Koyucu tarafından ilk fıkrada yer alan sınıra rağmen ikinci bir sınırın getirilmemiş olması veya madde metninde tüm ödemeler için geçerli tek bir sınır olmasına yönelik ayrı bir fıkra düzenlemesi gerekirdi.

Diğer taraftan 102’nci maddenin ilk fıkrasında yer alan “Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü ödemeler dâhil malî ve sosyal haklar tutarı” ifadesinden, yapılacak ödemelerde esas alınacak üst sınır hesabında Başbakanlık Müsteşarına yapılan sosyal hak ödemelerinin de dahil edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede kapsama dahil kuruluşlar tarafından tüm personel için her ne ad altında olursa olsun yapılan mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün altı aylık net ortalaması toplamının (ortalama ücret toplamı), 657 sayılı Devlet Memulları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna her ne ad altında olursa olsun fiilen yapılan mali ve sosyal hak niteliğindeki her türlü ödemeler dahil bulunacak toplamının altı aylık net ortalamasını (ortalama kanuni ücret tavanı) geçemeyeceği belirlenmiş ise de 5411 sayılı Kanunda 631 sayılı KHK’den farklı olarak fiilen yapılan ödemelerin haricinde belirlenen her türlü ödemelerin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla Başbakanlık Müsteşarına sağlanan örneğin konut yardımı gibi sosyal hakların da üst sınır hesabında dikkate alınması gerekmektedir. Sorgu üzerinde yapılan incelemede ise 5411 sayılı Kanunun 102’nci maddesinde bahsi geçen üst sınırın hesabında Başkanlık Müsteşarına sağlanan sosyal hakların da hesaba katılmadığı ve ………. Başkan Yardımcılarına, Daire Başkanlarına ve Başkanlık Müşavirlerine 5411 sayılı Kanunun 102’nci maddesi uyarınca yapılan aylık ücret ve diğer performans veya fazla mesai ödemelerinin ayrı ayrı olarak kanun maddesinde belirlenen iki ayrı üst sınırı aştığına dair bir tespit bulunmadığı anlaşılmış olup konu hakkında kamu zararı oluşmadığından yapılacak işlem bulunmadığına,

(Üye …………’nin; “5411 sayılı Kanunun 102’nci maddesinde iki ayrı üst sınırın bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Zira üçüncü fıkrada yer alan ‘Her halde Kurum personeline yapılacak ödeme tutarı birinci fıkrada belirlenen ücret tavanını geçemez.’ ifadesi personele yapılan tüm ödemelerin dahil olduğu tek bir sınırı ifade etmektedir. Kaldı ki yapılan kira yardımı da birinci fıkra kapsamında bir ödemedir. Zira “mali ve sosyal hakların tutarı” denilerek tek bir fıkrada zikredilmiştir. Üçüncü fıkrada bahsedilen ise fazla mesai ve performansa dayalı ücrettir. Başkan Yardımcılarına, Daire Başkanlarına ve Başkanlık Müşavirlerine bu kapsamda bir ödemede bulunulmamıştır.

Diğer taraftan 5411 sayılı Kanunda yer alan ‘belirlenen her türlü’ ödemeler ifadesinden hareketle Başbakanlık Müsteşarına yapılan konut yardımı gibi sosyal hakların da üst sınırın hesabında dikkate alınması mümkün değildir. Zira böyle bir uygulama, Kurum içerisinde personele yapılan ödemeler aracılığıyla korunan hiyerarşinin bozulmasına yol açacak, konut yardımı gibi ödemelerle personele yapılan tüm ödemelerin eşitlenmesi gibi adaletsiz bir sonuca yol açacaktır.

Ayrıca sosyal yardımların nelerden ibaret olduğu 657 sayılı Kanunda sayılmış, kira yardımı olarak herhangi bir parasal ifadeye yer verilmemiştir. Başbakanlık Müsteşarı için sosyal haklar kapsamında lojman tahsisi öngörülmüş ise de bu, ayni bir haktır. Kurumun lojmanı varsa tahsis edilebilir ya da Kamu Konutları Yönetmeliği kapsamında kiralama suretiyle tahsis yapılabilir. Ancak bu hakkın hiçbir surette nakdi yardıma dönüştürülmesi mümkün değildir.

Dolayısıyla …….. Başkan Yardımcılarına, Daire Başkanlarına ve Başkanlık Müşavirlerine yapılan ödemelerde 631 sayılı KHK hükümlerine göre hareket edilerek ortalama ücret ve ortalama kanuni ücret hesabında sadece Başbakanlık Müsteşarına yapılan fiili ödemelerin esas alınması ve 5411 sayılı Kanunun 102’nci maddesinde tek bir üst sınırın olduğunun kabulü gerektiğinden ………. Başkan Yardımcılarına, Daire Başkanlarına ve Başkanlık Müşavirlerine yapılan aylık ücret ödemelerinde, kadro karşılığı sözleşmeli personel için öngörülen aylık ücret üst sınırının aşılması suretiyle sebep olunan toplam ……….-TL kamu zararının 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte sorumlulara müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmesi uygun olur.” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oy çokluğuyla karar verildi.