ÖZET: Bu karar, başvuranın mahkeme kararının uygulanması talebine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, Sağlık Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme başvurusunun reddedilmesi üzerine, Ankara 17. İdare Mahkemesi’nde dava açmış ve mahkeme, bilgi edinme talebinin karşılanması gerektiğine hükmetmiştir. Ancak, Sağlık Bakanlığı’nın bu kararı uygulamaması, Anayasa’nın 138. maddesi gereği idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu ilkesini ihlal etmektedir.

Mahkeme kararlarının uygulanmaması, idarenin hukuki sorumluluğunu doğurmakta ve bu durum, adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. İdarenin, mahkeme kararlarını geciktirmeden yerine getirmesi gerektiği, Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın talebi doğrultusunda Sağlık Bakanlığı’na, mahkeme kararının gereğini yerine getirmesi için tavsiyede bulunulmuştur. Bu bağlamda, idarenin hizmet kusuru nedeniyle sorumlu olduğu ve mahkeme kararının uygulanmamasının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/5622-S.22.8565

BAŞVURU NO : 2021/21222

KARAR TARİHİ : 25/04/2022

TAVSİYE KARARI

.

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

Kurumumuza vekili aracılığıyla şikayet başvurusunda bulunan (T.C Kimlik No:

başvurusunda özetle; Sağlık Bakanlığına bilgi edinme başvurusunda bulunduğunu, bilgi edinme talebinin karşılanmaması üzerine idare aleyhine Ankara 17. İdare Mahkemesinde davası açtığını, Ankara 17. İdare Mahkemesinin ., sayılı ve 11/06/2021 tarihli kararının, Ankara

Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin 2021/1238 Kararı ile kesinleştiğini, Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yaptıkları başvuru ile Kurulun itirazın kabulüne karar verdiğini, ancak idare tarafından bugüne kadar bilgi edinme taleplerinin karşılanmadığını belirterek; mahkeme kararının gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 05/01/2022 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sağlık Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Sağlık Bakanlığı

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 18/03/2022 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Başvuru sahibi 20/05/2020 tarihinde CİMER üzerinden başvuru yaparak; Gaziantep,

Rize ve Batman illerinde 14 Nisan-14 Mayıs 2020 tarihleri arasında her gün tespit edilen COVID-19 vaka sayısının ve her gün tespit edilen COVID-19 kaynaklı ölüm sayısının tarafına mümkünse CD’ye kayıt yapılarak verilmesini talep ettiği,

2.2 Bunun üzerine söz konusu başvurunun Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü tarafından CİMER

üzerinden Gaziantep, Rize ve Batman illerine sevk edildiği ve başvuru ile istenilen bilgilerin, il sağlık müdürlükleri tarafından çeşitli nedenlerle yerine getirilemediği,

2.3 Bunun üzerine başvuru sahibinin 11/09/2020 tarihinde başvurunun yerine getirilmemesi ile ilgili olarak

Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazda bulunduğu,

2.4 İtiraz üzerine Kurulun, 01/07/2020 tarihli ve / sayılı Kararı ile itiraz başvurusunun reddine

karar verdiği,

2.5 Söz konusu ret kararı üzerine, kararı veren Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu aleyhine

tarafından Ankara 17. İdare Mahkemesi’nin sayılı dosyası ile iptal davası açıldığı ve Mahkemenin mezkur Kararı ile Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun vermiş olduğu itirazın reddi kararının iptaline karar verildiği,

2.6 Mahkeme Kararı üzerine Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun, 07/07/2021 tarihli ve sayılı

Kararı ile Mahkeme Kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, kararın uygulanmasına ve Bakanlığa tebliğine karar verildiği,

2.7 Kararın, 12/08/2021 tarihinde Bakanlığımıza tebliğ edilmiştir. Ancak Bakanlığımız evrak biriminde

yapmış olduğumuz incelemeler neticesinde söz konusu Kararın konuyla ilgilenen Sağlığın Geliştirilmesi

Genel Müdürlüğü’ne 01/10/2021 tarihinde iletildiği, Genel Müdürlüğümüze ise hiç ulaştırılmadığı,

2.8 Bu işlemler devam ederken başvuru sahibi vekili tarafından Mahkeme Kararı’nın uygulanması için

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na başvuruda bulunulduğu ve söz konusu başvuru, Kurulun 04/08/2021 tarihli ve 2021/961 sayılı Kararı ile halihazırda Mahkeme Kararı’na uyulduğundan bahisle usulden reddedildiği ve bu Kararın Bakanlığa 21/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu 04/08/2021 tarihli ve 2021/961 sayılı Karar, Bakanlığın Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü tarafından 30/09/2021 tarihli ve sayılı yazı ile Gaziantep, Rize ve Batman İl Sağlık Müdürlüklerine gereğinin ifası için iletildiği, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun Mahkeme Kararı’nın uygulanmasına yönelik 07/07/2021 tarihli ve 2021/884 sayılı Kararın 01/10/2021 tarihinde Sağlığın Geliştirilmesi Genel

Müdürlüğü’ne iletilmesinin akabinde mezkur Genel Müdürlüğün 05/10/2021 tarihli ve sayılı yazı ile Karar’ı yine Gaziantep, Rize ve Batman İl Sağlık Müdürlüklerine ilettiği, ancak Batman İl Sağlık

Müdürlüğü’nden alınan 12/01/2022 tarihli ve sayılı yazı ile mezkur Mahkeme

Kararı’na istinaden nasıl bir işlem tesis edileceğine dair tereddüt hasıl olduğundan bahisle Bakanlıktan görüş talep edildiği, yine Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’nden alınan 19/01/2022 tarihli ve sayılı yazı ile söz konusu talebin Bakanlıkça yerine getirilmesinin uygun olacağı hususunda resmi yazı gönderildiği, Rize İl Sağlık Müdürlüğü ile yapılan şifahi görüşmede ise, Kurul’un Kararı’nın

/

kendilerine iletilmesinden sonra Bakanlık ile görüşme yaptıklarını ve Karar gereğinin ifasının Bakanlıkça yerine getirilmesi gerektiği, bu aşamada bir işlem tesis edilmeyeceğini beyan ettiklerini bildirdiği,

2.9 Mahkeme Kararı neticesinde tesis edilecek iş ve işlemler ile ilgili Bakanlık tarafından değerlendirme

yapılmakta olup değerlendirmenin neticelenmesinin akabinde bilgi verileceği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî

dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”

3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.3 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve

hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.4 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.5 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı

ödemekle yükümlüdür.”,

3.6 “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme

organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”, 5. 2577 sayılı İdari yargılama Usulü Kanununun “Kararların sonuçları” başlıklı 28. maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez…”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; mahkeme kararının yerine getirilerek bilgi edinme talebinin karşılanmasını talep etmektedir.

8. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi

, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)

9. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.

maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın

Dağıtım Ağustos 2017, s.28)

10. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.

11. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.

(Bkz: 2017/5018 Başvuru Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)

12. Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir. Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail

Ercan, “Anayasa Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15. Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s.

412- 417)

13. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; /

13.1 Ankara 17. İdare Mahkemesi’nin 2020/71648 Esas ve 2021/946 Karar sayılı 11/06/2021 Karar

tarihli ilamı ile Başvuran tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanunun 7/2. maddesi kapsamında kalmadığı değerlendirmesi ile idarece başvuranın talebinin zımnen reddedilmesi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği,

13.2 İdare tarafından Mahkeme Kararı neticesinde tesis edilecek iş ve işlemler ile ilgili değerlendirme

yapıldığı belirtilmiştir.

14. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirildiği ve bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125. maddesinde belirtilen

“İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; mahkeme kararının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine

30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma

süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için SAĞLIK

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sağlık

Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Tavsiye Kararının BAŞVURAN VEKİLİNE ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi