|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na yaptığı bilgi edinme başvurusu incelenmiştir. Başvuran, psikoloji yüksek lisans programına ilişkin çeşitli taleplerle Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na başvurmuş, ancak bazı talepleri olumsuz yanıtlanmıştır. Kurul, başvuranın (2) ve (3) numaralı taleplerinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında değerlendirilebileceğine ve bu taleplerin karşılanması gerektiğine karar vermiştir.
Kurul, başvuranın diğer taleplerinin ise mütalaa ve kurum içi düzenlemelere ilişkin olduğunu belirterek, bu taleplerin reddedilmesine hükmetmiştir. Sonuç olarak, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na, başvuranın bilgi edinme taleplerine ilişkin makul sürede işlem yapması tavsiye edilmiştir. Bu karar, bilgi edinme hakkının kapsamını ve idarelerin bu hakka karşı yükümlülüklerini vurgulamaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/7631-S.22.11691
BAŞVURU NO : 2022/106
KARAR TARİHİ : 14/06/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarına ilişkin işlem yapılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/01/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikâyet başvurusunda bulunan başvuran özetle, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına 18/07/2018 tarihli yazı içeriği ile ilgili bilgi edinme başvurusunda bulunduğunu, ancak bilgi edinme talebine olumsuz cevap verildiğini, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafından bilgi edinme taleplerine cevap verilmesi gerektiğine dair 15/09/2021 tarihli ve sayılı, 08/12/2021 tarihli ve sayılı olumlu kararları da mevcut olduğunu, CİMER numarası ile 07/12/2021 tarihinde YÖK
Başkanlığına Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafından 15/09/2021 tarihli ve sayılı Kurul
Kararına ilişkin tarafına cevap verilmesini talep ettiğini, tarafına 14/12/2021 tarihinde CİMER üzerinden konuyla ilgili olarak Kurul’a yazılı bir dilekçeyle başvurulması gerektiğinin ifade edildiğini belirterek
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından bilgi edinme taleplerinin cevaplandırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 24/01/2022 tarihli ve sayılı, 06/04/2022 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden iletilen Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 21/04/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 15/09/2021 tarihli ve sayılı, 29/09/2021 tarihli ve sayılı, 24/11/2021 tarihli ve sayılı, 08/12/2021 tarihli ve sayılı kararlarının Kurul’a tebliğ edildiği, bu kararlardan 15/09/2021 tarihli ve sayılı, 29/09/2021 tarihli ve sayılı, 24/11/2021 tarihli ve sayılı kararlarında ’nın
itirazına konu başvurularında yer alan taleplerin genel itibarıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında kabul edilebilecek bilgi veya belgelere yönelik bir bilgi edinme talebi niteliğinde olmadığı, mütalaa talebi ve kurum içi düzenleme niteliğinde olduğu, 4982 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile 25 inci maddesi hükmü gereği itirazın reddedilerek başvuru sahibine bildirilmesine karar verildiği, söz konusu kararların tebliğ içeriği bilgi amaçlı olduğundan Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun bahse konu kararlarına ilişkin yapılacak bir işlem bulunmadığı, 2.2. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 08/12/2021 tarihli ve sayılı kararında
’nın itirazının kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiği, başvuru sahibinin bilgi edinme başvurusunda yer alan (2) ve (3) numaralı taleplerinin karşılanması ve başvuru sahibine bilgi verilmesi gerektiğinin bildirildiği, ancak Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 7 nci maddesi gereği başvuranın talep ettiği bilgilerin ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge gerektirdiğinden Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun 08/12/2021 tarihli ve sayılı kararına 04/01/2022 tarihli ve sayılı yazı ekinde “Sağlık Bakanlığı, Kamu Denetçiliği
Kurumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu Başkanlığı ve Bilgi Edinme Değerlendirme
Kurulu ’nın 2004 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi “Gemi İnşaatı
Mühendisliği” lisans programından, 2015 yılında Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
“Uygulamalı Psikoloji” yüksek lisans programından ardından Doğuş Üniversitesi Lisansüstü Eğitim
Enstitüsü Psikoloji doktora programından mezun olduğunu, ilgilinin diplomasında Klinik Psikoloji ibaresi yer almadığı için tescil işlemlerinin yapılamadığını belirterek; ilgilinin görmüş olduğu öğrenimin ders içeriklerinin incelenerek Klinik Psikoloji yüksek lisans programı ile eşdeğer olup olmadığı ve Klinik
Psikolog unvanını kullanıp kullanamayacağı konusundaki yazılar 22/12/2021 tarihli Yükseköğretim
Yürütme Kurulu toplantısında incelenmiş ve 2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı Kanun’la değişik 43/b maddesi uyarınca; Üniversitelerarası Kurul’un görüşü dikkate alınarak, ilgilinin Uygulamalı Psikoloji alanında görmüş olduğu yüksek lisans öğreniminin Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine eşdeğer olmadığına ve 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun kapsamında sayılamayacağına karar verilmiştir.” kararının bildirildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
…”, 3.5. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125 inci maddesinde; “… İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun, 5.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanunda geçen; … c) Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, d) Belge: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılarını, … ifade eder.”, 5.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. …”, 5.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.4. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.
Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.
İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.”, 5.5. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.
Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”, 5.6. “İtiraz usulü” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kurula itiraz edebilir.
Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur.”, 5.7. “Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme
hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur. …”, 5.8. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”, 5.9. “Tavsiye ve mütalaa talepleri” başlıklı 27 nci maddesinde, “Tavsiye ve mütalaa talepleri bu Kanun kapsamı dışındadır.” hükümleri düzenlenmiştir.
6. 27/04/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’te benzer hükümlere yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği hususunda hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Kurumumuza şikâyet başvurusunda bulunan , 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına 18/07/2018 tarihli yazı içeriği ile ilgili bilgi edinme başvurusunda bulunduğunu, ancak bilgi edinme talebine olumsuz cevap verildiğini, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafından bilgi edinme taleplerine cevap verilmesi gerektiğine dair 15/09/2021 tarihli ve sayılı, 08/12/2021 tarihli ve sayılı olumlu kararları da mevcut olduğunu, CİMER numarası ile 07/12/2021 tarihinde YÖK Başkanlığına Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafından 15/09/2021 tarihli ve sayılı Kurul Kararına ilişkin tarafına cevap verilmesini talep ettiğini, tarafına 14/12/2021 tarihinde CİMER üzerinden konuyla ilgili olarak Kurul’a yazılı bir dilekçeyle başvurulması gerektiğinin ifade edildiğini belirterek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından bilgi edinme taleplerinin cevaplandırılmasını talep etmektedir.
9. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 15/09/2021 tarihli ve sayılı kararında, başvuranın
“ 02/08/2021 tarihli CİMER başvurusu ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına başvurarak psikoloji bilim dalına ilişkin detaylı ve çok çeşitli bir takım sorular yöneltmiştir. Sorular aşağıdaki gibidir; l- Psikoloji yüksek lisans programı diplomalarında alt alan ismi klinik psikoloji olarak yazmayanlardan uygulamalı psikoloji programında klinik psikoloji müfredatı eğitimi alıp Kuruma diplomalarının klinik psikoloji olarak tescil edilmesi için başvuran kişi sayısı? 2- Bu başvuruların sonuçları nedir? 3- Hangi üniversitelerin diplomaları için başvurulmuştur? 4- Uygulamalı psikolojinin klinik psikolojiye denklik başvuruları sonrası verilen olumsuz cevaplar sonrası Kuruma açılan davalar olmuş mudur? Olduysa kararlar ne yöndedir? 5- 18/07/2018 tarihli hatalı diploma isimlendirilmelerinin yarattığı mağduriyet gidermek için görüş alınmış mıdır? Bu konu YÖK tarafından nasıl düzeltilecektir? 6- Psikoloji yüksek lisansı yaparak klinik psikoloji doktora programlarına kabul alıp mezun olacaklara klinik psikolog unvanı verilip verilmeyeceği? 7-Uygulamalı psikoloji yüksek lisansı hangi tarihe kadar klinik psikoloji olarak kabul edilmiştir? 8-2011 ila 2018 yılları arasında aksi yönde verilmiş bir karar mevcut mudur? 9- 1219 sayılı Kanunun düzeltilmesine yönelik bir çalışma var mıdır?” taleplerinde bulunduğu, Kurul tarafından
“… Açıklanan nedenlerle ’nın itirazının reddi ile; Başvuru sahibinin itirazına konu
başvurusunda yer alan taleplerinin genel itibarıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında kabul edilebilecek bilgi veya belgelere yönelik bir bilgi edinme talebi niteliğinde olmadığı, mütalaa talebi ve kurum içi düzenleme niteliğinde olduğu değerlendirildiğinden 4982 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin
“Tavsiye ve mütalaa talepleri bu Kanun kapsamı dışındadır.” hükmü ile “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı
25 inci maddesi hükmü gereği itirazının reddedildiğinin başvuru sahibine bildirilmesine …” şeklinde karar
verildiği görülmüştür.
10. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 29/09/2021 tarihli ve sayılı kararında, başvuranın
“ , 19/08/2021 tarihli ve sayılı CİMER başvurusuyla, Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığı’ndan özetle; Kurumunuzca üniversitelerarası kuruldan uygulamalı psikoloji yüksek lisans mezuniyetimin, Sağlık Bakanlığı’nın görüş yazısı talebinden farklı olarak yalnızca klinik psikoloji yüksek lisansına denkliği ya da eşdeğerliğinin sorulduğu, görüş yazısının içeriğinin Sağlık Bakanlığının talebinden farklı olacak şekilde neden sorulmuştur? Üniversiteler Arası Kurul ne zaman toplanacaktır? Üniversiteler
Arası Kurul kurula eksik sorulan görüş yazısı içeriğinin yeni bir yazı ile düzeltilecek midir?” taleplerinde bulunduğu, Kurul tarafından “… ’nın itirazının usulden reddi ile; Başvuru sahibinin itiraz dilekçesi ve eklerinin anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde incelenmesi neticesinde, 30 günlük zımni ret süresi dolmadan Kurulumuza itirazen başvuru yapıldığı görüldüğünden Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in “İtiraz usulü” başlıklı 24 üncü maddesi uyarınca itirazının usulden reddedildiğinin başvuru sahibine bildirilmesine …” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
11. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 24/11/2021 tarihli ve sayılı kararında, “
, 19/09/2021 tarihli ve sayılı CİMER başvurusuyla Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığı’ndan özetle; 2015 yılında bitirmiş olduğu uygulamalı psikoloji yüksek lisans diplomasının, klinik psikoloji veya psikoloji yüksek lisans programına eşdeğer ya da denk midir sorusunun cevabının tarafına verilmesini talep etmiştir.” taleplerinde bulunduğu, Kurul tarafından “… ’nın itirazının reddi ile; Başvuru sahibinin itiraz dilekçesi ile eklerinin 4982 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmesi neticesinde, söz konusu talebin tavsiye ve mütalaa talebi niteliğinde olduğu değerlendirildiğinden anılan Kanunun “Tavsiye ve mütalaa talepleri” başlıklı 27 nci maddesi uyarınca karşılanamayacağı ve itirazının reddedildiğinin başvuru sahibine bildirilmesine …” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
12. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 08/12/2021 tarihli ve sayılı kararında, “
’nın Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapmış olduğu 05/11/2021 tarih ve sayılı başvurusu aşağıdaki gibidir. 1) YÖK’ten onay alarak alt alanı klinik psikoloji adı ile açılan uygulamalı yüksek lisans programları var mıdır? 2) Uygulamalı psikoloji yüksek lisans programının; klinik psikoloji veya psikoloji yüksek lisans programına göre denk veya eşdeğer olduğuna yönelik müfredat değerlendirmesi yapılarak ya da program adlarına göre değerlendirme yapılarak verilen emsal kararlar var mıdır? 3) Uygulamalı psikoloji yüksek lisans programı; klinik psikoloji alt alanı haricinde spor, endüstri, sağlık alt alanı adı alanından YÖK’ten izin alınarak açılan diploma programları var mıdır?
Bunlar hangi üniversitelerde bulunmaktadır? 4) Kurumunuz tarafından Sağlık Bakanlığı ve tarafıma verdiğiniz cevabi yazıda; Üniversitelerarası Kurul Başkanlığından (ÜAK) uygulamalı psikoloji yüksek lisans mezuniyetimin, Sağlık Bakanlığının görüş yazısı talebinden farklı olarak yalnızca klinik psikoloji yüksek lisansına denk geldiği ya da eşdeğerliğinin ders içeriklerine göre evrakın gönderilerek sorduğunuzu belirtmiş bulunmaktasınız. Görüş yazınızın içeriği Sağlık Bakanlığının yazısından neden farklı sorulmuştur? Zira Sağlık Bakanlığı yüksek lisans mezuniyetimin psikoloji yüksek lisans mezuniyetine de denklik ve eşdeğerliğini de 1219 sayılı Kanun ve dilekçe kanunu gereğince sorulmasını talep etmiştir. (…)
Sağlık Bakanlığı tarafınıza evraklarımı göndermişken ve de bildiğim kadarıyla da Kurumunuzca da
evraklarımın Sağlık Bakanlığından istenildiğine dair bir yazı da bulunmuyorken; tarafıma verdiğiniz cevabi yazıda ÜAK’a evraklarımın da gönderildiği belirtilmektedir. ÜAK’tan görüş istemek için gönderdiğiniz yazının ekinde herhangi bir evrakım bulunmamakladır. (…) Gönderilmesi gereken tüm evraklarım; diploma, transkript, klinik psikoloji staj belgesi dahil daha önce yapmış olduğum Cimer başvuruları üzerinden Kurumunuza ve Sağlık Bakanlığına başvurum sırasında resmi yollardan iletilmiştir.
ÜAK ne zaman toplanacaktır? ÜAK’a eksik sorduğunuz görüş yazısı içeriği tüm evraklar gönderilerek uygulamalı psikoloji yüksek lisans mezuniyetimin ders içerikleri ve müfredatları yönünden mağduriyet yaşamamanı ve yapılan bu hatanın düzeltilmesi adına; 1219 sayılı Kanun klinik psikolog tanımı gereği, diğer lisans mezunu olarak mezun olduğum uygulamalı psikoloji tezli yüksek lisans programının; psikoloji yüksek lisansı veya klinik psikoloji yüksek lisansına ders müfredatına göre eşdeğerliği ya da denkliği var mıdır diye düzeltilerek yeni bir görüş yazısı ile ne zaman sorulacaktır? …” taleplerinde bulunduğu, Kurul tarafından “ ’nın itirazının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; Başvuru sahibinin bilgi edinme başvurusunda yer alan (2) ve (3) numaralı taleplerinin 4982 sayılı Kanunda düzenlenen istisna hükümleri kapsamında kalmadığı değerlendirildiğinden 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca karşılanması ve mezkur talepler hakkında başvuru sahibine bilgi verilmesini gerektiğinin
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, Başvuru sahibinin (1) numaralı talebinin daha önce bir itiraz başvurusuna konu yine (4) numaralı talepte yer alan “Görüş yazınızın içeriği Sağlık Bakanlığının yazısından neden farklı sorulmuştur?” ve “UAK ne zaman toplanacaktır?” sorularının cevaplandırılmasına yönelik olarak daha önce Kurulumuza itiraz başvurusunda bulunulduğu ve mezkur itirazın Kurulumuzun 29/09/2021 tarih ve 2021/1168 sayılı kararıyla karara bağlandığı anlaşıldığından, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “İtirazın usulden incelenmesi” başlıklı 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca itirazın işbu kısımlarının incelenmeksizin reddedildiğinin başvuru sahibine bildirilmesine, Başvuru sahibinin itirazına konu (4)
numaralı talebinde yer alan “… 1219 sayılı Kanun klinik psikolog tanımı gereği, diğer lisans mezunu olarak mezun olduğum uygulamalı psikoloji tezli yüksek lisans programının; psikoloji yüksek lisansı veya klinik psikoloji Yüksek lisansına ders müfredatına göre eşdeğerliği ya da denkliği var mıdır diye düzeltilerek yeni bir görüş yazısı ile ne zaman sorulacaktır?” şeklindeki sorunun ise 4982 sayılı Kanun kapsamında kabul edilebilecek bilgi veya belgelere yönelik bir bilgi edinme talebi niteliğinde olmadığı, mütalaa talebi niteliğinde olduğu değerlendirildiğinden 4982 sayılı Kanunun “Tavsiye ve mütalaa talepleri” başlıklı 27 nci maddesi uyarınca itirazının iş bu kısmının da reddedildiğinin başvuru sahibine bildirilmesine, …” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
13. Bilindiği üzere, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19 uncu maddesinde, herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu, bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağının düzenleme altına alındığı; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin
“İfade özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesinde ise, herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.
14. T.C. Anayasası’nın 26 ncı maddesi, herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.
15. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye
idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha
Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)
16. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13 üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı
Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir. Anılan Kanunun 3 üncü maddesinde bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilgi” kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri olarak tanımlanmıştır. Kanunun 4 üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkı bulunduğu belirtilmiştir.
17. Bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu Kanunda belirlenmiştir. Dolayısıyla, 4982 sayılı Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.
18. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476
Karar sayılı kararında; “… 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası
“Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla 4982 sayılı
Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.
19. Bilgi edinme hakkının istisnaları 4982 sayılı Kanunun 15 ila 27 nci maddeleri arasında düzenlenmiş olup 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Bu kapsamda, Kanunun 25 inci maddesinde, kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkının kapsamı dışında olduğu; 27 nci maddesinde ise, tavsiye ve mütalaa taleplerinin bu Kanun kapsamı dışında olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, Kanunun 7 nci maddesinde, bilgi edinme başvurusunun, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olması gerektiği, kurum ve kuruluşların, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebileceği, istenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesinin bu kurum ve kuruluşa gönderileceği ve durumun ilgiliye yazılı olarak bildirileceği ifade edilmiştir.
20. Somut olayda başvuranın Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’na dört adet başvurusunun olduğu,
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 08/12/2021 tarihli ve sayılı kararında, başvuranın bilgi edinme başvurusunda yer alan (2) ve (3) numaralı taleplerinin 4982 sayılı Kanunda düzenlenen istisna hükümler kapsamında olmadığı değerlendirildiğinden 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca karşılanması ve mezkur talepler hakkında başvurana bilgi verilmesi gerektiğine karar verildiği, diğer taleplerinin ise reddedildiği, dolayısıyla başvuranın yalnızca 08/12/2021 tarihli ve sayılı başvurusunda yer alan (2) ve (3) numaralı taleplerine ilişkin bilgi verilmesi yönünde kararın bulunduğu tespit edilmiştir.
21. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, 4982 sayılı Kanunun “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde yer alan “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. …” hükmüne atıfta bulunularak, başvuranın talep ettiği bilgilerin ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge olması sebebiyle başvuranla paylaşılmadığı ifade edilmiştir.
22. 4982 sayılı Kanunun 7 nci maddesine göre bilgi edinme başvuruları, kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevi gereği bulunması gereken bilgi ve belgelere ilişkin olmalıdır. Madde ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bilgi veya belge için yapılacak başvurular konusunda, kurum ve kuruluşlara takdir hakkı tanımaktadır. Kurumlar, bu tür başvurulara olumlu cevap verebileceği gibi olumsuz da cevap verebilirler. Bilgi edinme hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçilebilecek bir önlem olarak değerlendirilmesi gereken bu imkânın, Kanunun genel amacına ve ilkelerine uygun bir şekilde kullanılması beklenmelidir. Bu bağlamda yapılacak özel bir araştırma, çalışma veya analizin getireceği külfet ile bilgiye erişimin sağlanması halinde sağlanacak fayda arasında makul bir denge gözetilerek madde hükmünün uygulanması doğru olacaktır. (BEDK Kararları Işığında Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, Ocak 2022, s.124)
23. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 08/12/2021 tarihli ve sayılı kararında, başvuranın bilgi edinme başvurusunda yer alan (2) ve (3) numaralı talepleri hakkında başvurana bilgi verilmesi gerektiğinin bildirildiği, ancak “2)Uygulamalı psikoloji yüksek lisans programının; klinik psikoloji veya psikoloji yüksek lisans programına göre denk veya eşdeğer olduğuna yönelik müfredat değerlendirmesi yapılarak ya da program adlarına göre değerlendirme yapılarak verilen emsal kararlar var mıdır? 3) Uygulamalı psikoloji yüksek lisans programı; klinik psikoloji alt alanı haricinde spor, endüstri, sağlık alt alanı adı alanından YÖK’ten izin alınarak açılan diploma programları var mıdır?
Bunlar hangi üniversitelerde bulunmakladır?” taleplerinin idare tarafından reddedildiği, ilgili idare tarafından ret gerekçesi olarak 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 7 nci maddesine dayanıldığı görülmekle birlikte, talep konusu bilgi ve belgelerin 7 nci madde kapsamında ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bilgi veya belgeler mahiyetinde olmadığı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nda bulunması gereken bilgi ve belgelerden olduğu, ayrıca
4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar
dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmü uyarınca, anılan Kanunda sayılan istisnalar kapsamında olmadığı değerlendirildiğinden, başvuranın bilgi edinme talebinin reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “makul sürede karar verme” ilkesine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa)
arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın bilgi edinme başvurusunda yer alan (2) ve (3) numaralı taleplerinin karşılanmasına yönelik makul sürede işlem tesisi hususunda YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI’NA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi