ÖZET: Bu karar, başvuranın ceza infaz kurumunda görüntülü görüşme hakkı talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa’nın haberleşme hürriyeti ile ilgili maddelerine atıfta bulunarak, bu hakkın ihlal edildiğini iddia etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, ceza infaz kurumlarında kalan mahpusların haberleşme hürriyetine istisnalar getirmektedir. Anayasa’nın 19. maddesi gereğince, hükümlülerin haberleşme hürriyeti ve aile hayatına saygı hakkının sınırlanması, ceza infaz kurumunda tutulmanın doğal bir sonucudur.

Mahkeme, ceza infaz kurumlarının güvenliği ve kamu düzeninin korunması gibi nedenlerle, bu tür sınırlamaların hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla, başvuranın talebi, ceza infaz kurumlarının yönetimi ve güvenlik tedbirleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/8733-S.22.13334

BAŞVURU NO : 2022/3334

KARAR TARİHİ : 06/07/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, görüntülü görüşmeden yararlanma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan ( )

başvurusunda özetle; İzmir 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hüküm özlü konumda bulunduğunu, bulunduğu koğuşa 19/01/2022 tarihinde görüntülü görüşme kabini yapıldığını, 31/01/2022 tarihi itibariyle de uygulamaya geçildiğini, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 74. maddesi kapsamında kendisine de 30 dakikalık görüntülü görüşme hakkı verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 22/03/2022 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi üzerine Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 05/04/2022 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülmekte olan ve ”Yargı Reformu Stratejisi” ile ”İnsan Hakları

Eylem Planı”nda da yer alan ACEP (Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu) Projesi kapsamında, Sincan ve Bakırköy Kadın ile Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında başlatılan pilot denemelerin akabinde gerekli revizeler yapılarak Ülkemiz genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarına yaygınlaştırma çalışmalarının başlatıldığı, bu kapsamda adı geçenin barındırıldığı kurumda da kurulumların gerçekleştirildiği

2.2 Diğer yandan; ceza infaz kurumlarında görüntülü görüşme dahil telefon görüşmelerinin, 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66 ncı maddesi ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Yönetmelik’in “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde gerçekleştirildiği ve bu minvalde işlem tesis edildiği,

2.3 Adı geçen hakkında da, suç grubu nedeniyle anılan Yönetmelik’in “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı

74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendinde yer alan; ”Terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek

amacıyla kurulan silâhlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm olanlar, konuşma süresi haftada on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşme yapabilir. Suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülere idare ve gözlem kurulu kararıyla telefon görüşmesi hiçbir şekilde yaptırılmaz.” hükmü uyarınca işlem tesis edildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasasını;

3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî

dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”

3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,

özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz”

3.3 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

3.4 “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22. maddesinde; “(Değişik: 3/10/2001-4709/7 md.) Herkes,

haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar. İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.”

3.5 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.6 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve

hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme

/

hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.7 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve

dördüncü fıkralarında; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye

Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”,

6. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler

Bütünü”nün “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19. maddesinde “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 7. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2-Rev Sayılı Tavsiye Kararının, “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı;

7.1 24.1. maddesinde; “Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim

vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.”

7.2 24.2 maddesinde; “Devam etmekte olan bir ceza soruşturması, emniyet, güvenlik ve düzenin muhafaza

edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurlarının korunması için gerekli görülmesi halinde, haberleşme ve ziyaretler kısıtlanabilir ve izlenebilir. Ancak adlî bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dâhil olmak üzere, bu tür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgarî bir iletişime izin vermelidir.”

7.3 24.5. maddesinde; “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli temaslarının sürdürülmesinde mahpuslara

destek olmalı ve bunun için gereken imkânı sağlamalıdırlar.”

8. Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Nelson Mandela

̈

Kuralları) “Dış dunya ile iliş ki” başlıklı 58. maddesinde; “1. Mahpuslara, aileleri ve arkadaşları ile gerekli denetim altında, düzenli aralıklarla aşağıdaki şekilde iletişim kurmalarına izin verilir: (a) Karşılıklı yazışarak, mümkün olduğu durumlarda telekomünikasyon, elektronik, dijital ve diğer araçları kullanarak ve (b) Ziyaret kabul etmesiyle, 2. Eşle özel görüşme izni verildiği durumlarda, bu hak ayrım yapılmaksızın kullandırılır ve kadın mahpuslar da bu hakkı erkek mahpuslar ile eşit koşullarda kullanır. Güvenlik ve onurun korunmasını dikkate alarak, adil ve eşit erişim sağlayacak usuller ve mekanlar, kullanılabilir duruma getirilir.”

9. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun; “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” başlıklı 47.

maddesinde; “(1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve

Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir.”

10. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un;

10.1. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesinde; “ (1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır. (2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir. (3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler. (4)

Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır. (5) (Değişik: 25/5/2005-5351/1 md.)

Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir.”,

10.2 “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı” başlıklı 25. maddesinde; “(1) Ağırlaştırılmış

müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir:

a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır.

b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır.

c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir.

d) Hükümlü, yaşadığı yerin olanak verdiği ve idare kurulunun uygun göreceği bir sanat veya meslek etkinliğini yürütebilir.

e) Hükümlü, kurum idare kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve onbeş günde bir kez olmak üzere (f)

bendinde gösterilen kişilere, süresi on dakikayı geçmemek üzere telefon edebilir.

/

f) Hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler.

g) Hükümlü hiçbir suretle ceza infaz kurumu dışında çalıştırılamaz ve kendisine izin verilmez.

h) Hükümlü, kurum iç yönetmeliğinde belirtilenlerin dışında herhangi bir spor ve iyileştirme faaliyetine katılamaz.

ı) Hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez. Hükümlü hakkında uygulanacak tüm sağlık tedbirleri, tıbbî tetkik ve zorunluluklar hariç ceza infaz kurumlarında, mümkün olmadığı takdirde tam teşekküllü Devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik ve yüksek güvenlikli mahkûm koğuşlarında uygulanır.”

10.3. “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66. maddesinde; “(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.

(2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler.

(3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.

(4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitim evlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.”

10.4. “Tutukluların yükümlülükleri” başlıklı 116. maddesinde; “(1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi, kuruma alınma ve kayıt işlemleri, hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi, cezayı çekme, güvenlik ve iyileştirme programına ve sağlığın korunması kurallarına uyma, bina ve eşyaların korunması, … kütüphaneden yararlanma, süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı, telefonla haberleşme hakkı, radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı, mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı, … konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir.”

11. 29.03.2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

11.1. İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri başlıklı 28. maddesinde; “(1) İdare ve gözlem

kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir:

a) Hükümlülerin suç türlerini belirleyerek, durumlarına uygun kurumlara ayrılmalarını sağlamak ve bunlara uygun olacak infaz ve iyileştirme rejimini saptamak.

b) Hükümlülerin kurumlara kabullerinden sonra kalacakları odaları belirlemek.

c) Kurumlarda kalmakta olan hükümlüleri gruplandırmak.

ç) Hükümlülerin kalmakta oldukları odaları değiştirmek.

d) Hükümlülerin bireysel olarak, psiko-sosyal yardım servisince hazırlanan iyileştirme programlarına uyumunu ve sonuçlarını değerlendirmek.

e) İyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlülerin belirlenmesi ile ilgili karar almak.

/

f) Tehlikeli hâli bulunan ya da örgüt mensubu olan hükümlülerle ilgili olarak, telefon görüşmeleri ile radyo, televizyon yayınları ve internet olanaklarından yararlanma hakkının kısıtlanmasına karar vermek.

g) Açık kurumlar ile eğitimevlerinde bulunan hükümlülerden; kurum dışındaki eğitim, ağaçlandırma, çevre düzenlemesi ve temizliği, doğal afet sonrası yardım, tiyatro çalışmaları gibi sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere katılacak hükümlülerin, kurum dışına çıkabilmeleri için karar almak.

ğ) Açık kurumlarda ve eğitimevlerinde kalan hükümlülerin, oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri eşyanın cinsi ve miktarını belirlemek.

h) Koşullu salıvermeye ve uygulanacak infaz rejimine esas teşkil edecek iyi hâl kararını almak.

ı) Hükümlüleri, tutum ve davranışlarına göre ödüllendirmek.

i) (Ek:RG-12/11/2021-31657-CK-4773/12 md.) 5275 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi gereğince hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar vermek.

j) Mevzuatla verilen diğer görevleri yerine getirmek.

(2) İdare ve gözlem kurulu, birinci fıkrada sayılan görevleri yerine getirirken diğer kurulların önerilerini de dikkate alır.

(3) İdare ve gözlem kurulunun, birinci fıkranın (b) ilâ (ğ) bentlerinde sayılan görevleriyle ilgili olarak aldığı kararlarla, diğer kurulların kararları arasında uyumsuzluk bulunması durumunda, psiko-sosyal yardım servisinde çalışan personelin görüşü de alındıktan sonra, idare ve gözlem kurulu tarafından verilecek karar uygulanır.”

11.2. “Telefonla görüşme hakkı”nın düzenlendiği 74. maddesinde; “(1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.

(2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır:

a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır.

b) Disiplin cezaları olsa bile, anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları veya doğal afet hâllerinde, hükümlülerin telefon görüşme hakları hiçbir şekilde engellenemez.

c) Açık ve kapalı kurumlardaki hükümlüler; altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhal yararlandırılır. Bu hâlde, yapılan telefon konuşmaları o haftaya ait konuşma hakkından sayılmaz. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.

ç) Kurum personeli hükümlülere tahsis edilen telefonları kullanamaz.

d) Hükümlüler, telefon görüşmesi hakkına sahip oldukları konusunda bilgilendirilir.

e) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir.

f) Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısı artırılabilir.

g) Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu

Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir. Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir sonraki haftalık telefon görüşme süresine ayrıca otuz dakika ilave edilir ve bu süre devredilemez. Bu kapsamdaki görüşmeler aynı hafta içerisinde toplam üç görüşmeyi aşmamak koşuluyla bölünmek suretiyle de yapılabilir. İlave edilen otuz dakika için üç görüşme hakkı daha verilir. Bu görüşmeler görüntülü ve sesli olarak yapılabileceği gibi sadece sesli olarak da

yapılabilir. (Ek cümleler:RG-12/11/2021-31657-CK-4773/28 md.) Çocuk hükümlüler ile sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler hakkında bu bentte düzenlenen telefonla görüşme süresi iki kat olarak uygulanır. Hükümlülere mensubu bulundukları dinin bayramlarında kullanılmak üzere otuz dakika ilave görüşme hakkı verilir.

ğ) Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumları göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilir.

h) Tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlüler on beş günde bir kez olmak ve on dakikayı geçmemek üzere sadece eşi, çocukları, annesi ve babası ile sadece sesli olarak görüşebilir ı) (Değişik:RG-12/11/2021-31657-CK-4773/28 md.) Hükümlünün, kurumun güvenliğini tehlikeye düşüren, suç oluşturan veya bir suça azmettirme ya da yardım etme sonucunu doğurabilecek konuşmalarda bulunduğu veya kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşme yaptığı dinleme sırasında belirlendiğinde, görüşme derhal kesilir. Bu hâlde hükümlü hakkında adli veya idari soruşturmaya esas olacak işlemler kurum en üst amiri tarafından yapılır.

i) Terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm olanlar, konuşma süresi haftada on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşme yapabilir. Suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülere idare ve gözlem kurulu kararıyla telefon görüşmesi hiçbir şekilde yaptırılmaz.

j) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler, idare ve gözlem kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve on beş günde bir olmak üzere eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi ile on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşebilir.

k) Telefonla görüşme ücreti, görüşmeyi yapan hükümlü tarafından karşılanır. Görüşme için kullanılan telefon kartları kurum kantininde satılır. Müdürü bulunmayan kurumlarda telefon kartları, ücreti hükümlülerden alınmak koşuluyla görevli memurlar tarafından temin edilir. Gerekli teknik altyapının kurulu olduğu kurumlarda telefon kartları elektronik ortamda sağlanır.

l) Hükümlü bu maddede belirtilen telefonla görüşme hakkını kullanabilmek için “Telefon Görüşme Formu” doldurur. Bu formda; telefon görüşmesi yapmak istediği kişiler ve bunlarla olan yakınlık derecesini, görüşme yapmak istediği sabit, cep telefon numaraları ile yurtdışı telefon numarasını, telefon görüşmesi yapacağı yakınlarının açık adreslerini belirtir ve gerekli belgeler eklendikten sonra idareye verir. İdare gerekli gördüğü takdirde gideri hükümlüden alınmak koşuluyla formdaki bilgilerin doğruluğunu araştırabilir. Telefon görüşme formunda yer alan bilgilerde değişiklik olması hâlinde hükümlü yeni bir form düzenleyerek idareye bildirir. Hükümlü tarafından formda gösterilmemiş olan kişilerle telefon görüşmesi yaptırılmaz.

m) Hükümlünün formda belirttiği bilgiler ve varsa değişiklikler deftere veya sisteme kaydedilir. Bu deftere veya sisteme, ayrıca telefon görüşmesi yapmak isteyen hükümlünün haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası olup olmadığı ve varsa hücreye koyma cezasının infazına başlanıp başlanmadığı yazılır. Defter, bu işle görevlendirilmiş ikinci müdürün kontrolünde güvenlik ve gözetim servisi tarafından tutulur. Defterin sayfaları numaralanır ve mühürlenir, kaç sayfadan ibaret olduğu kurum müdürü tarafından tasdik olunur. Defterler, her an denetime hazır hâlde bulundurulur.

n) Telefonla konuşmak isteyen hükümlüler, “Telefon Görüşme İstek Formu” doldurarak idareye verir. Bu formlar, hükümlü telefon görüşme defteri ile karşılaştırılır. Telefonla görüşmeye engel hâlleri bulunmayan hükümlülerin isim listesi bu işle görevli ikinci müdür tarafından kontrol ve tasdik edilerek infaz ve koruma başmemurluğuna verilir. Müdürü bulunmayan kurumlarda bu işlem infaz ve koruma başmemuru tarafından yapılır. Telefon görüşmesi yapmak isteyen hükümlünün bu görüşmeyi yapmasına engel bir hâli bulunması

hâlinde bunun sebepleri gerekçelendirilmek suretiyle tutanağa yazılır ve bu tutanağın içeriği hükümlüye bildirilerek dosyasına konulur.

o) Konuşma sırası gelen hükümlünün, kurum içindeki tehlikelilik durumu da dikkate alınarak, gerekli güvenlik önlemleri alınmak suretiyle telefon görüşmesi yapılacak yere getirilerek veya teknik alt yapının kurulu olduğu kurumlarda belirlenen yerde görüştürülür. Hükümlü, öncelikle konuşmasına kendi adını ve soyadını söyleyerek başlar. Görüştüğü karşıdaki kişiye, adını, soyadını ve telefon numarasını tekrar etmesini isteyerek konuşmasına devam eder. Bu işlemin yapılması zorunlu olup, konuşma bittikten sonra, “Telefon Görüşme İstek Formu”nun konuşmanın yapıldığına ilişkin bölümü doldurulur, konuşmayı yapan hükümlü ve görevli memur tarafından imzalanır. Bu formdaki bilgiler, deftere kaydedilmek üzere güvenlik ve gözetim servisine verilir.

ö) Hükümlülere dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılmaz.

p) Telefon görüşmeleri Türkçe yapılır. Ancak hükümlünün, kendisinin veya görüşeceğini bildirdiği kişinin

Türkçe bilmediğini beyan etmesi hâlinde, konuşmanın yapılmasına izin verilir ve konuşma kayda alınır.

Kayıtların incelenmesi sonucu, konuşmanın suç teşkil etme ihtimali olan faaliyetler için kullanıldığının anlaşılması durumunda, hükümlünün bir daha aynı kişiyle Türkçeden başka bir dille konuşmasına izin verilmez.

r) Yabancı uyruklu hükümlülerin görüşmeleri için bildirdiği telefon numaralarının, bildirilen kişilere ait olup olmadığı, ayrıca görüşmek istenen kişinin, belirtilen kişi olmadığı yönünde bir şüphe bulunması hâlinde, ilgili konsolosluk makamlarından bilgi istenir. Görüşme yapılması talep edilen telefon numaralarının kime ait olduğunu gösteren, yetkili makamlarca düzenlenmiş resmi evrakın Türkçe tercümesi, hükümlünün yasal temsilcisi veya yakınları tarafından da ibraz edilebilir.

(3) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin, bu maddede belirtilen yakınları ile yaptığı telefon görüşmeleri, idare tarafından dinlenir ve elektronik aletler ile kayda alınır.

(4) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, ücretli telefonlarla sesli veya görüntülü olarak serbestçe görüşme yapabilirler. Çocuk hükümlülerin telefonla konuşması hiçbir şekilde kısıtlanamaz ve engellenemez.

(5) Hükümlüler, açık ve kapalı kurumlarda, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamaz.

(6) Hükümlülere tanınan telefonla görüşme hakkı; a) Genel ve kısmi aramalar sırasında, b) Yemek dağıtım saatlerinde, c) Kurum asayiş ve güvenliğini bozucu her türlü bireysel veya toplu olaylar sırasında, kullandırılmaz.”

11.3. Tutuklulara uygulanacak hükümler ve yükümlülükleri başlıklı 141. maddesinde; “5275 sayılı

Kanunun 116 ncı maddesinde tutuklular bakımından da uygulanacağı belirtilen hükümlere karşılık gelen bu Yönetmelik hükümleri ile tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olan diğer hükümler tutuklular hakkında da uygulanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran başvurusunda özetle; görüntülü görüşme hakkı verilmesini talep etmektedir.

14. Avrupa İnsan Hakları Sözleşme’nin 8. maddesinde herkesin haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasa’nın 22. Maddesinde de herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu ve bu hakkın istisnalarının uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşlarının kanunda belirtileceği düzenlenmiştir.

15. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usûl ve esasları düzenleyen 5275 sayılı Kanunda ceza infaz kurumlarında kalan mahpusların haberleşme hürriyeti hakkına istisna getiren Kanunlardandır.

16. Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların haberleşme hürriyeti ve aile hayatına saygı hakkının sınırlanması, hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır. Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir denge sağlanmalıdır.

(Anayasa Mahkemesi B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36).

17. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de yerleşik içtihatlarında; mahpusların dış dünya ile temaslarının kontrolü bakımından bazı tedbirlerin gerektiğini ve bunların Sözleşme ile bağdaştığını kabul etmektedir.(Aliev/Ukrayna, 2003, § 187; Kyriacou Tsiakkourmas ve Diğerleri/Türkiye , 2015, § 303). Bu önlemler, aile ziyaretlerinin sayısına getirilen kısıtlamalar ve bu ziyaretlerin denetlenmesi şeklinde olabileceği gibi suçun niteliği ve bir tutukluya özgü bireysel özellikler ile gerekçelendirilmesi halinde, tutuklunun özel bir cezaevi rejimine veya özel ziyaret düzenlemelerine tabi tutulması şeklinde de olabilir. (Hagyó/Macaristan , 2013, § 84). Yine yüksek güvenlikli cezaevleri bağlamında, fiziksel ayrım gibi tedbirlerin uygulanmasının, cezaevinin güvenlik ihtiyaçları ya da bir tutuklunun ailesi aracılığıyla suç örgütleriyle iletişim kurma tehlikesi ile gerekçelendirilebileceğini hüküm altına almaktadır. (Lorsé ve

Diğerleri/Hollanda, 2003, §§ 83-86).

18. İngiltere ve Galler Bölgesi Ceza İnfaz Kurumları Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların Rehabilitasyonu konulu, Eylül 2014 tarihli Raporda; Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir. Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir.

19. Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kurallar’ da gerekli gözetim altında mahpusların düzenli aralıklarla aileleri yakın arkadaşları ile haberleşmelerine ve ziyaret edilmelerine imkan verilerek onlarla iletişim kurmalarına izin verilir denilmiştir.

20. Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kurallarında da; (Nelson Mandela

Kuralları) mahpuslara, aileleri ve arkadaşları ile gerekli denetim altında, düzenli aralıklarla karşılıklı yazışarak, mümkün olduğu durumlarda da telekomünikasyon, elektronik, dijital ve diğer araçları kullanarak ve ziyaret kabul etmesiyle, iletişim kurmalarına izin verilir denilmiştir.

/

21. Cezaevi sosyolojisi alanında yapılan araştırmalar, kırk yılı aşkın bir süreden beri, cezaevlerini; hükümlülerin ve ailelerinin kişisel ve toplumsal konumlarına zararlı bir etki yapan ve topluma yeniden uyum sağlamayı kolaylaştıracağı yerde daha da azaltan mutlak kurumlar olarak tanımlamaktadır. Bu nedenle cezaevleri, günümüze kadar her alanda tartışılmış, bu kurumlarda reformun gerekliliği belirtilmiştir. Avrupa ülkelerinin çoğunda son yirmi yılın cezaevi reformunun temel yaklaşım biçimlerinden birisi, değişik reformlar aracılığıyla infazın dış dünyaya açılmış olmasıdır. İnfazın, dışarıya açılmış olması, cezaevleriyle ilgili mutlak bir kurum olma tanımından kaynaklanan olumsuz belirtileri azaltan, topluma yeniden uyum sağlamayı destekleyen ve fazla büyük bir ekonomik yük gerektirmeyen hususlardır.

Haberleşme ve ziyaret olanaklarının genişletilmesi, hükümlülere insan onuruna yaraşır ve tahammül edilebilir ortak bir yaşam sağlamaya yönelik, serbestliğe doğru giden çağdaş infaz sisteminin esaslarındandır. (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında Tutuklu Ve Hükümlülerin Dış Dünya ile İletişimi Yrd. Doç. Dr. Handan Yokuş Sevük)

22. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, 5275 sayılı Kanunun 3.

maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir.

Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

23. Öte yandan, 29/3/2020 Resmi Gazete tarihli Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74/g maddesinin “görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir” düzenlemesi ile ceza infaz kurumlarında telefonla görüşmede yeni bir döneme geçilmiştir.

24. Bu kapsamda; Adalet Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı iş birliğinde Akıllı Teknolojilerin

Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu (E-Görüş) Projesi (ACEP) geliştirilmiştir. Proje ile hükümlülerin personel tarafından oda ve koğuş dışına çıkartılması suretiyle yürütülen çeşitli hizmetlerin, ses izolasyonlu bir kabin içerisinde oda ve koğuşlara yerleştirilecek multimedya cihaz marifetiyle, personel sirkülasyonuna gerek olmaksızın daha az insan kaynağı harcanarak, hızlı ve güvenilir bir biçimde gerçekleştirilmesi hedeflenmiş ve proje kapsamında görüntülü görüşme ve e-doktor uygulaması gibi daha önce hiç yapılmamış uygulamaların da hayata geçirilmesi planlandığı, içerik itibariyle geliştirilebilir bir tasarım tercih edilen sistemde hali hazırda geliştirilen içerikler; sesli ve görüntülü görüşme, sayım, dilekçe, kantin sipariş ve online ödeme, kütüphane kitap talebi, e-mektup, e-doktor ve Bakanlık iletişim uygulamaları olduğu, 01 Ekim 2020 tarihinde Sincan Kadın Kapalı, Sincan Çocuk ve Gençlik ile Bakırköy Kadın Kapalı

Ceza İnfaz Kurumlarında kurulumlar yapılarak hükümlü ve tutukluların görüntülü görüşme altyapısını da destekleyen pilot uygulamaları başlatıldığı, bahse konu Ceza İnfaz Kurumlarında yapılacak pilot denemelerin ardından gerekli revizeler yapılarak 24 ay içerisinde 20.000 multimedya cihaz kurulumu ile projenin tamamlanmasının planlandığı anlaşılmıştır.

(Kaynak:https://cte.adalet.gov.tr/Home/SayfaDetay/akilli-teknolojilerin-ceza-infazkurumlarinaentegrasyon-e-gorus-projesi22102020122426 Erişim Tarihi: 07/06/2022)

25. Genel Müdürlük bünyesinde başlatılan Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu (ACEP) projesi aynı zamanda kamuoyuna açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı ve Yargı Reformu Strateji

Belgesinde belirlenen dijital hedefler arasında da yer almaktadır. Proje ceza infaz kurumlarının kurumsal kapasitesinin doğrudan güçlendirilmesinin hedeflendiği, ayrıca projenin sağladığı imkanlarla hükümlü yakınları için kolaylaştırıcı ve hükümlüler açısından iyileştirici uygulamalar içerdiği, ACEP projesinin en önemli ayağını infaz kurumlarına yerleştirilecek multimedya cihazları (MMC) oluşturduğu, personel aracılığıyla kurumlarda yürütülen uygulamalar bu cihazlar üzerinden hükümlüler tarafından doğrudan gerçekleştirileceği, MMC cihazlarında görüntülü ve sesli arama, kantin alışverişi, dilekçe gönderme, emektup, e-kütüphane, e-doktor ve Bakanlık iletişimi gibi dijital uygulamaların bulunduğu, ayrıca ceza infaz kurumlarında yapılan rutin uygulamalardan biri olan sayım işlemi dahi bu cihazlar sayesinde yapılabileceği anlaşılmıştır.(kaynak: https://cte.adalet.gov.tr/Home/SayfaDetay/ceza-infaz-kurumlarinda-dijitaldonusum-icin-altyapi-calismalari-devam-ediyor25102021031431 erişim tarihi: 07/06/2022)

26. Görüntülü görüşme hakkına ilişkin temel usul Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74. maddesinde çizilmiştir. Madde düzenlemesinde;

26.1 Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu

Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresinin otuz dakika olarak uygulanacağı,

26.2 Bu sistemin oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabileceği,

26.3 Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir sonraki haftalık telefon görüşme süresine

ayrıca otuz dakika ilave edileceği ve bu sürenin devredilemeyeceği, bu kapsamdaki görüşmelerin aynı hafta içerisinde toplam üç görüşmeyi aşmamak koşuluyla bölünmek suretiyle de yapılabileceği, ilave edilen otuz dakika için üç görüşme hakkı daha verileceği, bu görüşmelerin görüntülü ve sesli olarak yapılabileceği gibi sadece sesli olarak da yapılabilir.

26.4 Çocuk hükümlüler ile sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler hakkında bu bentte

düzenlenen telefonla görüşme süresinin iki kat olarak uygulanacağı, Hükümlülere mensubu bulundukları dinin bayramlarında kullanılmak üzere otuz dakika ilave görüşme hakkı verileceği,

26.5 Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin

bu haktan kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumları göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabileceği,

26.6 Tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlülerin on beş günde

bir kez olmak ve on dakikayı geçmemek üzere sadece eşi, çocukları, annesi ve babası ile sadece sesli olarak görüşebileceği,

26.7 Hükümlünün, kurumun güvenliğini tehlikeye düşüren, suç oluşturan veya bir suça azmettirme ya da

yardım etme sonucunu doğurabilecek konuşmalarda bulunduğu veya kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşme yaptığının dinleme sırasında belirlendiğinde, görüşmenin derhal

kesileceği, bu hâlde hükümlü hakkında adli veya idari soruşturmaya esas olacak işlemlerin kurum en üst amiri tarafından yapılacağı,

26.8 Terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm

olanların, konuşma süresi haftada on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşme yapabileceği, suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülere idare ve gözlem kurulu kararıyla telefon görüşmesinin hiçbir şekilde yaptırılmayacağı,

26.9 Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlülerin, idare ve gözlem kurulunun uygun gördüğü

hâllerde ve on beş günde bir olmak üzere eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi ile on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşebileceği hususları belirtilmiştir.

27. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;

27.1 Başvuranın, İzmir 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükmen tutuklu olduğu,

27.2 İzmir 1 No.lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda; görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan

teknik alt yapının kurulu bulunduğu,

27.3 Başvuranın, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/05/2018 tarih ve Esas, Karar

sayılı ilamı ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasından hükmen tutuklu olduğu,

27.4 Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in

74. maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi hükmü uyarınca işlem tesis edildiği anlaşılmıştır.

28. 5275 sayılı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasında “Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre telefon görüşmesi yapabileceği, bu hakkın, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği, Kanunun 116. maddesinde Kanunun 66. maddesinde yer alan düzenlemelerden tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanların tutuklular hakkında da uygulanabileceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir.

29. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve

Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanların, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında cezaları infaz ettirilir. Kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır. Hükümlü, kurum idare kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve on beş günde bir kez olmak üzere eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi gösterilen kişilere, süresi on dakikayı geçmemek üzere telefon edebilir. Hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde on beş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler.

30. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin

74. maddesinde ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler ile tehlikeli hükümlü oldukları belirlenen hükümlülerin, idare ve gözlem kurulunun uygun gördüğü hâllerde on beş günde bir olmak üzere on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşebileceği belirtilmiştir. Anılan Yönetmelik maddesinde, terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm olanların, konuşma süresi haftada on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşme olarak belirlenmiştir.

31. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Görüntülü görüşme hakkına ilişkin temel usulün

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74.

maddesinde çizildiği, Başvuranın, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/05/2018 tarih ve Esas, Karar sayılı ilamı ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasından hükmen tutuklu olduğu, 5275 sayılı Kanun’un 116. maddesinde Kanunun 66. maddesinde yer alan düzenlemelerden tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanların tutuklular hakkında da uygulanabileceğinin hüküm altına alındığı, başvuran hakkında Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Yönetmelik’in 74. maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi hükmü uyarınca işlem tesis edildiği idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

32. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği anlaşılmıştır.

33. Bir kurumun bulunduğu bağlamda daha iyi performansa sahip olmasına katkı sağlayan, üstün metod veya yenilikçi uygulamalarına iyi uygulama örneği denilmektedir. Bilişim ve iletişim teknolojilerinde yaşanan önemli gelişmeler devletin tüm kurumlarında hizmet sunumlarını etkilemektedir. Bu kapsamda; İnsan Hakları Eylem Planı ve Yargı Reformu Strateji Belgesinde belirlenen dijital hedefler kapsamında

Adalet Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı iş birliğinde Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz

Kurumlarına Entegrasyonu (E-Görüş) Projesi (ACEP) geliştirilmiş Proje ile hükümlülerin personel tarafından oda ve koğuş dışına çıkartılması suretiyle yürütülen çeşitli hizmetlerin, ses izolasyonlu bir kabin içerisinde oda ve koğuşlara yerleştirilecek multimedya cihaz marifetiyle, personel sirkülasyonuna gerek olmaksızın daha az insan kaynağı harcanarak, hızlı ve güvenilir bir biçimde gerçekleştirilmesi hedeflenmiş ve proje kapsamında görüntülü görüşme ve e-doktor uygulaması gibi daha önce hiç yapılmamış uygulamaların da hayata geçirilmesi planlanmıştır. Projenin sağladığı imkanlarla hükümlü yakınları için kolaylaştırıcı ve hükümlüler açısından iyileştirici uygulamalar içerdiği, Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amacının hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek ve yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek olduğu, haberleşme ve ziyaret olanaklarının genişletilmesinin, hükümlülere insan onuruna yaraşır ve tahammül edilebilir ortak bir yaşam sağlamaya yönelik, serbestliğe doğru giden çağdaş infaz sisteminin esaslarından olduğu da dikkate alındığında; iyi uygulama örneği olarak değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

34. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava

açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA, ADALET BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/