|
ÖZET: Bu karar, başvuranın ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddedilmesine ilişkin bir hukuki değerlendirme sunmaktadır. Başvuran, ailesinin ikametgâhına yakın bir ceza infaz kurumuna nakil edilmesini istemekte, ancak mahkûmiyet kararı gereği bireylerin temel hak ve özgürlüklerinde kısıtlamaların kaçınılmaz olduğu belirtilmektedir. Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun’un 54. maddesi uyarınca, nakil taleplerinin belirli koşullara bağlı olduğu ifade edilmiştir.
Başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitesinin dolu olması ve suç türü itibariyle yüksek güvenlikli kurumlarda barındırılması gerektiği gerekçeleriyle, idarenin işleminde makul bir gerekçe sunduğu ve kamu düzeninin sağlanması amacıyla bu talebin reddedildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, başvuranın nakil koşullarını taşıması durumunda, gelecekteki boşalma veya uygun kurumların bulunması halinde nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/429-S.23.771
BAŞVURU NO : 2022/12715
KARAR TARİHİ : 11/01/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın nakil talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05/09/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan şikâyet başvurusunda özetle; Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğunu ve 74 aydır tutukluluk sürecinin devam ettiğini, bu süre zarfında önce Rize L Tipi Ceza İnfaz Kurumuna ve ardından
Patnos L Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini, çocukları ile görüşme yapma hususunda çeşitli sıkıntılar yaşadığını, bu süreçte eşi ile birtakım ailevi problemler yaşadığını ve bundan dolayı boşanma aşamasında olduğunu, ailesinin ekonomik durumunun kötü olduğunu ve tutuklu bulunduğu Patnos L Tipi Ceza İnfaz
Kurumunun ailesinin ikamet ettiği yere uzak olması nedeniyle ziyaretine gelemediklerini belirterek talep ettiği bir ceza infaz kurumuna naklini istemektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 03/10/2022 tarihli ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 25/11/2022 tarihli ve Esayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Başvuranın, başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesine ilişkin son nakil talebinin, 25/10/2022 tarihli
ve sayılı Genel Müdürlük yazısı ile uygun görülmediği,
2.2 Başvuranın, bilgi formunun incelenmesi sonucunda infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir
disiplin cezasının bulunmadığını,
2.3 Başvuranın naklini talep ettiği; Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1670,
mevcudunun 1859, doluluk oranının %111, Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1489, doluluk oranının %124, Sakarya 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1670, mevcudunun 1426, doluluk oranının %85, Sakarya 2 No.lu L Tipi Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu kapasitesinin 1322, mevcudunun 1026, doluluk oranının %78, Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1203, doluluk oranının %100, Keskin T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1284, doluluk oranının %107, Samsun T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1443, doluluk oranının %144, Tokat T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 946, doluluk oranının %95, Kırıkkale F Tipi Yüksek
Güvenlikli Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 368, mevcudunun 215, doluluk oranının %58, Manisa T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1071, doluluk oranının %107, Salihli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 400, mevcudunun 676, doluluk oranının %169, Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 550, mevcudunun 576, doluluk oranının %105, Çankırı E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 628, mevcudunun 734, doluluk oranının %117, Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 983, doluluk oranının %98 olduğu,
2.4 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca başvuranın suç türü itibarıyla yüksek
güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, bu kapsamda başvuranın isteğe bağlı naklini talep ettiği; Sakarya 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda henüz personel entegrasyonunun tamamlanamadığı, bu sebeple tam kapasite çalışamadığından talebinin uygun görülmediği, Sakarya 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kapasitesinde artışa gidilmiş ise de, söz konusu Kurumun yüksek güvenlikli bölümünün kapasitesinin dolu olması nedeniyle talebinin uygun görülmediği, Sakarya 3 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu henüz hizmete açılmadığından talebinin uygun görülmediği, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda yıllara bağlı yıpranmadan dolayı tadilat işlemlerinin başlatılacağı, söz konusu Kurumun yüksek güvenlikli olması nedeniyle herhangi bir asayiş ve güvenlik zafiyeti oluşmaması adına söz konusu tadilat işlemlerinin bitimine kadar yeni hükümlü ve tutuklu kabul edilmeyeceğinden talebinin uygun görülmediği,
2.5 Hükümlü ve tutukluların kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri
için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği ve ceza infaz kurumlarında kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklunun bulunması nedeniyle nakil taleplerinin değerlendirilmesinde; kurum kapasitesi, güvenliği, talep eden kişinin suç türüne ait oda bulunması ve nakil talebinde bulunan kişinin talep ettiği ceza infaz kurumunda hasım gösterdiği birinin olup olmadığı hususlarında değerlendirme yapıldığı ve bu kapsamda her nakil talebinin uygun görülmediğini,
2.6 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca, eylem ve
tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda oldukları, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumlarının dikkate alınarak değerlendirildiği,
2.7 Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk,
cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile, ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı,
2.8 Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu
nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin günaşırı değiştiği, bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri
Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, /
2.9 Ayrıca her ay isteğe bağlı nakillerin açıldığının tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına duyurulduğu,
başvuranın da sonraki nakil dönemlerinde konumuna uygun en az üç yeri belirtir dilekçesi ile nakil talebinde bulunması halinde mevzuat çerçevesinde değerlendirilebileceği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,
özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,
3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında; “Anayasa
ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.”,
3.3 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin ikinci
fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” kenar başlıklı
8 inci maddesinde;”(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına
sahiptir.(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”, 6. Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; ‘‘Özgürlüklerinden yoksun bırakılan herkese insanca ve kişinin doğuştan sahip olduğu onura saygı gösterilerek davranılır.’’, 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un;
7.1 “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin
infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”,
7.2 ‘’Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları’’ başlıklı 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında;
‘‘Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188),
d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
(3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.
(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.
(5) (Değişik: 25/5/2005-5351/1 md.) Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir’’,
7.3 “Nakiller” başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu
sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”,
7.4 “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54 üncü maddesinin birinci fıkrası (e) bendinde; ‘’İstekte
bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması’’, 8. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi
İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Bakanlık tarafından kapasite yoğunluğu veya konumu itibariyle nakil yapılmayacak ceza infaz kurumları dönemsel olarak Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirilebilecektir. Hükümlü ve hükümözlüler tarafından bu kurumlar için nakil talebinde bulunulması halinde gereksiz yazışmaları önlemek amacıyla Cumhuriyet başsavcılığı tarafından talepler reddedilecek ve ret gerekçesi ile birlikte ilgiliye tebliğ edilecektir. Sadece nakil yapılmayacak ceza infaz kurumları listesinde yer almayan ve konumlarına uygun ceza infaz kurumlarını belirten dilekçeler gönderilecektir. Listede yer alan ceza infaz kurumlarını tercih eden hükümlü ve hükümözlülerin dilekçelerine işlem yapılmayarak mahalline iade edilecektir.’’
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle ailesinin ikametgâhına yakın olan ve talep ettiği bir ceza infaz kurumuna naklinin yapılmasını istemektedir.
11. Anayasamızın 41 inci maddesinde; ‘‘ Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.’’ hükmü gereğince devletin, aile bütünlüğünü sağlaması adına gerekli tedbirleri alması ve bu husustaki pozitif yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir.
/
12. Ancak hukuka uygun olarak verilen mahkûmiyet kararı nedeni ile bireylerin temel hak ve özgürlüklerinde birtakım kısıtlamaların olması kaçınılmaz ve doğal bir sonuçtur. Bu nedenle; ıslah etmeyi, tekrar suç işlenmesini önlemeyi ve toplumu suça karşı korumayı amaçlayan ceza ve güvenlik tedbirleri ile bireyin mahkûmiyeti nedeniyle kısıtlanan temel hak ve özgürlükleri arasında makul bir dengenin olması esastır.
13. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun uyarınca hükümlü ve hükümözlülerin isteğe bağlı nakil taleplerinin yerine getirilebilmesi belirli koşullara bağlanmıştır. Hükümlülerin ve hükümözlülerin bu koşulların gereğini sağlaması ve 5275 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi birinci fıkrası (e) bendindeki şartlar dâhilinde nakillerin yapılacağı belirtilmiştir.
14. Anayasa Mahkemesinin 2017/31069 başvuru numaralı ve 30/9/2020 tarihli Kararında; ” 48.
Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36).
49. Devletin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla iletişimini devam ettirecek önlemleri alması pozitif yükümlülüklerinin bir gereği olsa da -belirtildiği üzere- hukuka uygun bir tutulmadan kaynaklanan kaçınılmaz sonuçlar nedeniyle aile hayatı kapsamındaki temasın sınırlandırılması doğaldır. Kamu düzeninin ve kurum güvenliğinin sağlanması yönündeki meşru amaç doğrultusunda ve makul bir gerekliliğin olması durumunda gerekçeleri ilgili ve yeterli şekilde açıklanarak belirli bir süre boyunca söz konusu pozitif yükümlülüğün karşılanmaması da olağan kabul edilebilir. Ancak aile hayatına saygı hakkının gereklerinin mümkün olan ilk fırsatta yerine getirilmesi ve mahpusların ailesiyle olan temasının hızlı şekilde yeniden sağlanması bir gerekliliktir (Murat Aydın, B. No: 2016/58533, 3/7/2019, § 54) ” belirtildiği üzere hükümlünün nakil talebinin değerlendirilmesinde bu hususların gözetilmesi gerekmektedir.
15. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının ‘’Temel İlkeler’’ başlıklı birinci bölüm üçüncü maddesinde; ‘’Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, gereken asgarî düzeyde ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’ benzer ilkeler belirtilmiştir.
16. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17 inci maddesi birinci fıkrasında; ‘’ Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.’’ ifadelerine yer vermiştir.
17. Yukarıda yer verilen yargı kararı ve içtihat hükümleri gereğince hükümlünün nakil talebinin değerlendirilmesinde, devletin idari işleminde pozitif yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmede esas alınması gereken ölçütler; 1) Makul gerekçe 2)
Meşru amaç 3) Ölçülülük olarak belirtilebilir.
18. Şikâyet başvuru dilekçesi ve İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 19. Başvuranın, Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, halihazırda infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı ancak suç türü itibariyle
yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, 20. Başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitesinin oldukça dolu olduğu, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumu mevcutlarının (olağan dışı durumlar hariç) kapasitelerinin üzerine çıkarılmamaya çalışıldığı, 21. Başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarında; yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması yönünden şartların sağlanmadığı, 22. Başvuranın suç türü itibariyle belirli ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, 23. Kurumumuza ulaşan benzer nitelikteki çok sayıda başvuruya Kısmen Tavsiye Kısmen Ret
Kararları verildiği (Bkz: 2022/7499 başvuru numaralı ve 07/11/2022 tarihli karar, 2022/10355 başvuru numaralı ve 07/11/2022 tarihli karar, 2022/12974 başvuru numaralı ve 28/11/2022 tarihli karar,2022/9919 başvuru numaralı ve 21/10/2022 tarihli karar), 24. Yukarıda belirtilen hususlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hükümlülerin, ailelerinin ikametgâhına yakın bir ceza infaz kurumunda mahkûmiyetlerini tamamlamaları, aile bütünlüğünün sağlanması ve hükümlünün infaz süreci sonrasında yeniden topluma kazandırılmaları yönünden önemlidir. Ancak kamu idaresinin imkânları ile hükümlünün suç türü, iyi hâl durumu, infaz sürecindeki tutum ve davranışlarının nakil talebinde birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü bireyin mahkûmiyet nedeniyle kısıtlanan temel hak ve hürriyetleri ile kamu düzeni ve kurum güvenliğinin sağlanması arasında makul bir dengenin olması gerekmektedir. Somut olayda başvuranın nakil talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının ise kapasitesinin dolu olduğu ve başvuranın suç türü itibariyle belirli ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, idarenin işleminde makul bir gerekçe sunduğu ve bu işlemin kamu düzenin ve kurum güvenliğinin sağlanması meşru amacına matuf olduğu, bu nedenle başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte ölçülü bir idari işlemin tesis edilmesi amacıyla ve başvuranın aile bütünlüğünün sağlanabilmesi için nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının halihazırda kapasitelerinin üzerinde dolu olması nedeni ile nakli sağlanamamış olsa da nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait ceza infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
26. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret
kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE; Başvuranın, talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakledilmesi talebinin REDDİNE, Başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği ceza infaz kurumlarında boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait ceza infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Adalet Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararının BAŞVURANA VE ADALET BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi