ÖZET: Başvuran, eğitim hakkının ihlali nedeniyle ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 53-58. maddeleri çerçevesinde, hükümlülerin nakil talepleri, belirli şartlara bağlıdır. İlgili mevzuat, hükümlülerin eğitim nedeniyle nakil edilmelerini zorunlu kılmamaktadır. Başvuranın, mevcut durumda online derslere erişim sağladığı ve herhangi bir maliyetin bulunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, eğitim nedeniyle nakil talebi, güçlü bir gerekçe teşkil etmemektedir.

Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddedilmesi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur. Ancak, başvuranın nakil koşullarını taşıması durumunda, uygun kurumlarda boşalma olması halinde talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, hem başvuranın eğitim hakkının korunması hem de aile bağlarının sürdürülmesi açısından önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/15409-S.22.23564

BAŞVURU NO : 2022/12973

KARAR TARİHİ : 29/11/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:-

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvuranın, eğitim ve aile hayatına dayalı nakil istemine ilişkindir

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 08/09/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran dilekçesinde özetle; Kocaeli 1 Nolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunu, 2020 yılı üniversite sınavında Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim

Fakültesi Sanat Tarihi bölümünü kazandığını, derslerini bilgisayardan takip etmesi gerektiğini, ancak uyap sisteminden bazı derslerine giremediğini, ailesinin Diyarbakır ilinde ikamet ettiğini, eğer ailesinin bulunduğu yere nakledilirse uyaptan açılmayan derslerine ait notların haftalık günlük ailesi tarafından kendisine ulaştırılacağını, mevcut durumda eğitim hakkından yararlanmadığını ve mağdur olduğunu belirtmiş, eğitimini tamamlayabilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi için Diyarbakır ilinde bulunan yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarından uygun olan birine sevk edilmesi talebi ile kurumumuza başvurmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 05/10/2022 tarihli cevabi yazısında, 2.1.Adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda, 17.02.2022 tarihi itibariyle iyi halliliğini kazandığı ve infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 2.2.Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e)

bendinde ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği, 2.3. Bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir

kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.4. Hükümlü Bülent Kaya’nın Yüksek Lisans öğrencisi olmayıp halen Ankara Üniversitesi Açık ve

Uzaktan Eğitim Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü 2. sınıf öğrencisi olduğu, adı geçene UYAP internet bağlantısı üzerinden Genel Müdürlükçe verilen şifre kullanılarak online sınavlara erişiminin sağlandığı, sınav ulaşımı için herhangi bir maliyet bulunmadığı, 2.5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Öğretimden yararlanma” başlıklı 76/1inci maddesinde “Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.” hükmüne, 2.6. 5275 sayılı Kanun’un “Kapalı ceza infaz kurumu dışına çıkma hâlleri” başlıklı 92 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve

yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle:

15/8/2016-KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/16 md.) 9’uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan hükümlü ve tutuklu olanların, ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde kurum dışına çıkmaları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından kısıtlanabilir” hükmüne, 2.7. 5275 sayılı Kanun’un “Nakiller” başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “(1) Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler” hükmüne, 2.8. Aynı kanunun “Zorunlu nedenlerle nakil” başlıklı 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında ise “(1)

Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler.” hükümlerine yer verildiği, 2.9. 27.07.2007 tarihli ve “Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve

Diğer Hükümler” konulu 46/1 nolu Genelge’nin “F- Yüksek Öğretim Çalışmaları” başlıklı bölümünün birinci fıkrasında ise; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında, açık ceza infaz kurumlarından iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır. Talebi olması hâlinde okullarının kabul etmesi koşuluyla kayıt dondurma işlemi yapılması için girişimlerde de bulunulacaktır.” hükümlerine yer verildiği, 2.10. Bu kapsamda adı geçenin, 2019 yılı ve sonrasında 10 defa eğitim öğretim nedenli nakil talebinde bulunduğu, taleplerinin tamamının Genel Müdürlük tarafından kabul edilmediği, hükümlünün nakil gerekçelerinde özetle; ” Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Sanat Tarihi bölümünü kazandığını ve derslerini bilgisayar ortamında çalışması gerektiğini gerekçe göstererek Diyarbakır İlinde bulunan bir ceza İnfaz kurumuna nakil edilmesi talebinde bulunduğu “, mevcut şartlarda adı geçenin eğitimi

Belge

için gerekli döküman ve materyallerin fiziki olarak tedarik edilenleri elden teslim edildiği, mümkün olmayan derslere ise UYAP internet sistemine bağlı bilgisayar kullandırılarak ulaşımı sağlandığı, 2.11. Adı geçenin, barındırıldığı Kocaeli 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumun kapasitesinin 368, mevcudunun 247, doluluk oranının %67 olduğu, 08.09.2022 tarihli dilekçesinde naklini talep ettiği; Sincan 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 487, mevcudunun 265, doluluk oranının %54, Sincan 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 487, mevcudunun 261, doluluk oranı %54, Sincan 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu kapasitesinin 368, mevcudunun 286, doluluk oranının %78, Sincan 1 No.lu F Tipi Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 368, mevcudunun 254, doluluk oranının %69, Sincan

1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin1764, mevcudunun 2245, doluluk oranının %127,

Sincan 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1724, mevcudunun 1938, doluluk oranının

%112, Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1269, doluluk oranının

%106, Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1500, mevcudunun 1732, doluluk oranının

%115, Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1516, doluluk oranının

%126 olduğu, Sincan ve 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının yeni hizmete açıldığı ve tam kapasite çalışmadığı, Ümraniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Delice Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu, Kızılcahamam Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Sulakyurt Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ise konumuna uygun olmadığı için isteğe bağlı nakil talebi anılan kurumlara uygun görülmediği, 2.12. 5275 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi ile 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin 15 inci maddesinin ilgili fıkraları gereğince, hükümlülerin gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten dilekçe vermeleri gerektiği hüküm altına alınmış olduğundan Genel Müdürlüğün isteğe bağlı nakillerde hükümlülerin nakil gitmek istedikleri yer dışında re’sen kurum belirleme yetkisinin bulunmadığı, 2.13. Adı geçen hükümlünün suç profilinin 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinde barındırılması gereken hükümlü profili olduğundan yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gerektiği, talep ettiği kurumlarda terör suçundan bulunan hükümlü/tutuklulara ayrılan odaların kapasitelerinin dolu olduğu, 2.14. Ülke genelinde bulunan F tipi yüksek güvenlikli ve yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının doluluk oranları Genel Müdürlüğümüzce titizlikle takip edilmekte, doluluk oranları %100’e ulaştığında bahse konu kurumlardan diğer kurumlara (nakli istenilen kişilerin, hükümlü ve tutuklu bilgi formu ile infaz dosyasında incelemeler yapıldıktan sonra, bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmasında bir sakınca bulunmadığı tespit edilen kişiler belirlenerek) kapasite nedeniyle nakiller yapılarak, F tipi yüksek güvenlikli ve yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının mevcutlarının (olağan dışı durumlar hariç) hiç bir zaman kapasitenin üzerine çıkarılmadığı, 2.15. Hükümlü ve tutuklular tarafından Genel Müdürlüğümüze gönderilen isteğe bağlı nakil talepleri incelendiğinde, F tipi yüksek güvenlikli ve yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarını talep eden birçok kişi olduğu ve bu taleplerin olumlu karşılandığı düşünüldüğünde, bu kurumların güvenli bir şekilde işleyişinin neredeyse imkânsız hâl alacağı, 2.16. Öte yandan, aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği,

2.17. Bunun yanı sıra, adı geçenin nakil talebinde bulunduğu Ankara ili, suç ve yargılama yeri nedeniyle pek çok davanın merkezi olduğu, Ankara ilinde bulunan ceza infaz kurumlarına duruşmalar nedeniyle haftalık olarak nakil yapıldığı, sirkülasyonun çok fazla olduğu, kurumların mevcutları haftadan haftaya yapılacak olan duruşma sayıları, görülen davalar ve dava dosyalarında bulunan sanıkların çokluğuna göre değiştiği, 2.18. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumları dikkate alınarak değerlendirildiği, 2.19. Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, 2.20. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin günaşırı değiştiği, bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri

Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, bu nedenle, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü/tutukluların nakil talepleri Genel

Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, 2.21. Bunun yanı sıra, Genel Müdürlüğün 25.05.2022 tarihli ve sayılı yazısıyla her ayın 1’i ilâ 10’u arasında isteğe bağlı nakil taleplerinin alınacağının tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği, yukarıda da belirtildiği üzere, adı geçenin 08.09.2022 tarihli dilekçesiyle nakil talebinde bulunduğu, söz konusu talebin değerlendirmesi sonucunda 28.09.2022 tarihli ve sayılı yazıyla talep edilen kurumların kapasitelerinin dolu olması nedeniyle uygun görülmediği, konunun adı geçene tebliğ edildiği, 2.22. Başvuranın kurumda barındırıldığı son 6 aylık süre içerisinde (24/03/2022 – 26/08/2022) 9 kez ayrı tarihlerde ailesi ve akrabalarıyla görüştüğü, haftalık telefon görüşmesini ise aile bireyleri ile düzenli olarak gerçekleştirdiği, bilgilerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 3.2. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. Maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.”

/

3.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. Maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 3.4. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin; 4.1. “Eğitim hakkı” başlıklı 2. maddesinde; “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.” 4.2. “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 5.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesinde; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), /

b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.

(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.

5.4. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 5.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.

5.6. “Eğitim programları” başlıklı 75. maddesinde; “ (1) Ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içinde hükümlüye, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak programlar uygulanır.

(2) Hükümlünün yaş, ceza süresi ve yeteneklerine öncelik verilerek ekonomik ve kültür durumuna uygun biçimde düzenlenen eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar.

5.7. “Öğretimden yararlanma” başlıklı 76. Maddesinde; (1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.

5.8. “Kapalı ceza infaz kurumu dışına çıkma hâlleri” başlıklı 92. Maddesinde; (1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle: 15/8/2016KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/16 md.) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı

suçlardan hükümlü ve tutuklu olanların, ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde kurum dışına çıkmaları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından kısıtlanabilir.

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “ Eğitim ve öğretim ile eğitim programları” başlıklı 88inci maddesinde; “(1) Kurumlarda eğitim ve öğretim; hükümlüye yeni ve olumlu davranışlar kazandırmayı hedefleyen ve bu amacı gerçekleştirmek üzere beden, zihin, ahlâk ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı bir biçimde gelişmiş bir yapıya, özgür ve bilimsel düşünceye, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan hakları ve onuruna saygılı, yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek, bilgi, yetenek, beceri ve davranışlarını geliştirmek, birlikte çalışma ve iş görme alışkanlığı kazandırarak yaşama hazırlamak, kendilerinin geçim ve mutluluklarını sağlayacak faaliyetleri içeren hizmetlerin bütünüdür. (2) Hükümlüye, kurumda bulunduğu süre içinde, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak eğitim programları uygulanır. (3) Eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar. (4) Eğitim programları, hükümlünün, yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, ceza süresi, yetenekleri ve kültür durumuna uygun olarak hazırlanır.” 7.2. “Öğretimden yararlanma” başlıklı 89. maddesinde; “ (1) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.”, 7.3. “Kurum dışına çıkma hâlleri” başlıklı 163 üncü maddesinde; “ (1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz” 7.4.“Hükümlülerin Nakillerinde Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında;“Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanunun 53 ila 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.”, 8. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi

İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Tüzük’ün “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması,

ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”, 9. “Eğitim ve Öğretim Nedeniyle Nakil” başlıklı 19. maddesinde; “(1) Hükümlüler eğitim ve öğretim nedeniyle, … c. Talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması, f. Almış oldukları disiplin cezaları, cezanın türü ve ceza almalarına neden olan eylemin niteliği, suç vasıfları itibariyle, talep ettikleri ceza infaz kurumunda güvenlik riski oluşturmamaları koşuluyla, süreli veya daimi olarak

Bakanlıkça başka bir ceza infaz kurumuna nakledilebileceklerdir.”, 10. Genç Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirme İşlemleri ve Diğer Hükümler

Hakkında 46/1No’lu Genelge’nin “Eğitim-Öğretim Çalışmaları” başlıklı 4 üncü Bölümünün F Yüksek

Öğretim Çalışmaları başlığının birinci fıkrasında; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında, açık ceza infaz kurumlarından iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır. Talebi olması hâlinde okullarının kabul etmesi koşuluyla kayıt dondurma işlemi yapılması için girişimlerde de bulunulacaktır.”, dördüncü fıkrasında; “Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, kurumla aynı Büyükşehir belediyesi veya belediye sınırları içinde olan herhangi bir yüksek öğretim kurumunda okuma hakkını kazandıklarında, okullarının kabul etmesi hâlinde, talepleri doğrultusunda, okullarına devam etmeleri ve örgün eğitimden yararlanmaları sağlanacaktır.” 11. 22/1/2007 tarihli ve 45/1 No.lu Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer

Hükümler konulu Genelge’nin “Hükümlü ve Tutukluların Nakil İşlemleri” başlıklı İkinci Bölümünün ilgili kısımlarında; “Hükümlü ve tutukluların, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakilleri yapılabilecektir.” 12. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 12.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 12.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmen

Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 14. Başvuran, Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü 2. sınıf öğrencisi olduğu, derslerini bilgisayardan takip etmesi gerektiğini, ancak uyap sisteminden bazı derslerine giremediğini, ailesinin Diyarbakır ilinde ikamet ettiğini, eğer ailesinin bulunduğu yere nakledilirse hem uyaptan açılmayan derslerine ait notların haftalık günlük ailesi tarafından kendisine ulaştırılacağını, hem de ailesi ile rahatça görüşebileceğini iddia ederek, mağduriyetinin giderilmesi için ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna naklinin sağlanması talebinde bulunmaktadır.

15. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’ şartları düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge, hükümlülerin, eğitim, öğretim nedeniyle başka ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık 5275 sayılı

Kanun, ilgili Yönetmelik, ve 167 sayılı Genelge’de, ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü kapsamında, maddede düzenlenen şartlar mevcut olduğu takdirde naklin mümkün olduğu düzenlenmiştir.

16. Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’ne ek Türkiye’nin taraf olduğu 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi şöyledir: “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.” 17. Mahkûmlar, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma” şeklinde değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında Anayasa’nın ve

Sözleşme’nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık, B.No. 74025/01, 6/10/2005).

18. Bununla birlikte mahkûmların temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların mahkûmlar için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında mahkûmların hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda haklar sınırlanabilir.

19. Eğitim hakkı için de aynı değerlendirme mümkündür. Tutuklu ve hükümlülerin eğitim hakkına yönelik değerlendirmelerde tutuklu ve hükümlüler açısından ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal ve kaçınılmaz sonuçları gözönünde tutulmalıdır. Zira tutuklu ve hükümlülerin temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların tutuklu ve hükümlüler için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında tutuklu ve hükümlülerin hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin olarak Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen kanunla, meşru bir amaçla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak ölçülü olma şartları gözetilerek mahkûmların haklarına yönelik sınırlandırma yapılması mümkündür.

20. AİHM de, “hükümlüler”in bir mahkeme tarafından verilen mahkumiyetin infazı için tutuldukları süreye karşılık gelen süre boyunca (Epistatu/Ramanya, B. No: 29343/10, 24/9/2013), “tutuklular”ın ise devam etmekte olan bir yargılama esnasındaki yasal tutukluluk süresi zarfında (Baltan/Türkiye, B. No: 32777/09, 27/3/2012) tam zamanlı eğitime erişimlerinin engellenmesinin ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin birinci cümlesi kapsamında eğitimden yoksun bırakma olarak değerlendirilemeyeceği görüşündedir. Bu kapsamda

AİHM, Sözleşme’ye hükümlü veya tutukluların ceza infaz kurumunda bulundukları süre zarfında fiilen eğitimlerine devam edememelerinin eğitim hakkını ihlal ettiğine ilişkin başvuruları açıkça dayanaktan yoksun bulmaktadır (Durmaz, Işık, Unutmaz ve Sezal/Türkiye, B. No: 46506/99, 46569/99, 46570/99, 4/9/2001).

21. 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelge’nin; 4/F-1’inci maddesi; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır.” hükmü yer almaktadır.

22. 167 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin 19 uncu maddesinde ise hükümlü ve tutukluların, eğitim ve öğretim nedeniyle nakil talep edebilecekleri, ancak bunun için bir takım şartların sağlanması gerektiği belirtilmiş, (f) bendinde “Talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması” koşulu getirilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise 46/1

Nolu Genelge’dekine benzer şekilde, Milli Eğitim Bakanlığı’na veya Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı okullara kayıtlı olan hükümlü ve tutukluların yılsonu, ara ve bütünleme gibi okullarında yapılan sınavlarına; kapalı ceza infaz kurumlarında kalanların dış koruma görevlileri nezaretinde katılacağı belirtilmiştir.

23. Yer verilen mevzuat kapsamında devlete; tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin derslere devam etmesini sağlamak adına pozitif bir yükümlülük yüklenmemiştir. Mevzuat kapsamında, devletin yükümlülüğü, okullarının kabul etmesi durumunda, tutuklu/hükümlülerin sınavlara katılmalarını sağlamak olarak belirlenmiştir.

24. Başvuranın halen Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü 2. sınıf öğrencisi olduğu, UYAP internet bağlantısı üzerinden Genel Müdürlükçe verilen şifre kullanılarak online sınavlara erişiminin sağlandığı, adı geçenin sınav ulaşımı için herhangi bir maliyetin bulunmadığı anlaşılmıştır.

25. Başvuranın, 5275 sayılı yasa 53. maddesi kapsamında eğitim, öğretim nedeniyle başka bir kuruma nakledilmeyi talep hakkı mevcuttur ancak talebinin yerine getirilebilmesi için aynı yasa 54. maddesi kapsamında yer alan ve 167 sayılı Genelge ile bu maddeye eklenen şartların da mevcudiyeti aranmaktadır.

Başvuranın kesinleşmiş mahkeme kararına bağlı olarak kapalı ceza infaz kurumunda hükümlü statüsünde bulunması dolayısıyla tam zamanlı lisans eğitimine katılabilmesi mümkün değildir. Hâlihazırda başvuranın

Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü 2. sınıf öğrencisi olduğu, UYAP internet bağlantısı üzerinden Genel Müdürlükçe verilen şifre kullanılarak online sınavlara erişiminin sağlandığı, ayrıca sınav ulaşımı için herhangi bir maliyetin de bulunmadığı anlaşılmakla, başvuranın eğitim sebebiyle nakil talebi güçlü bir nakil gerekçesi teşkil etmemektedir.

26. Anayasamızın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı

sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, 37862/02).

27. Hem AİHM kararlarında, hem Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü” nün ilgili maddesinde, hem Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere

Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17.1 inci maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir.

28. Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir. Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir (Bu konuda bakınız; İngiltere ve Galler Bölgesi Ceza İnfaz Kurumları

Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların Rehabilitasyonu konulu Rapor, Eylül 2014).

29. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin (b)

bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuruya konu nakil talebinde ise, ilgili infaz kurumunun kapasitesinin dolu olması gerekçesiyle ret işlemi tesis edilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir.

Çünkü “kurum kapasitesi”nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur. Ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, sağlık sorunlarının, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.

30. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayın tüm koşulları birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın suç grubu nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği, talep ettiği kurumların bir bölümünün yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumu olduğu, ayrıca bahse konu ceza infaz kurumlarına hükümlü/tutukluların nakilleri yapılırken sadece doluluk oranlarının değil, kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususların da dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, ilgili mevzuat kapsamında başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut nakil talep ettiği kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği, kanaatine varılmıştır.

/

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 31. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet

Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

32. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE; Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE, Diğer yandan, başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI’NA tebliğine;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi