|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın ailesinin ikametgâhına yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebi ele alınmıştır. Anayasa’nın 41. maddesi gereği devletin aile bütünlüğünü koruma yükümlülüğü vurgulanırken, mahkûmiyetin bireylerin temel hak ve özgürlüklerinde kısıtlamalara yol açtığı belirtilmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin amacı, bireylerin ıslahı ve toplum güvenliğinin sağlanmasıdır; bu nedenle, nakil taleplerinin belirli koşullara bağlı olduğu ifade edilmiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun’un 54. maddesi uyarınca, hükümlülerin nakil taleplerinin yerine getirilebilmesi için uygun koşulların sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve suç türü itibarıyla uygunluk durumu, nakil talebinin reddedilmesinde etkili olmuştur. Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuş, ancak nakil koşullarının sağlanması durumunda taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği tavsiye edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/2626-S.23.4454
BAŞVURU NO : 2022/14845
KARAR TARİHİ : 03/03/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın isteğe bağlı nakil talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 12/10/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan şikâyet başvurusunda özetle; Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunu, ailesi ile ziyaret görüşmesi yapma hususunda sorunlar yaşadığını, babasının Mart ayında vefat ettiğini ve annesini 15 yıldır göremediğini, bu zaman zarfında yaptığı nakil başvurularının reddedildiğini belirterek Malatya İli Akçadağ veya Doğanşehir İlçesi ya da Elazığ İlinde bulunan ve ailesinin ikametgâhına da yakın olan ceza infaz kurumlarından birine naklini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 28.10.2022 tarihli ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 01.12.2022 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Başvuranın, başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesine ilişkin son nakil talebinin, 25.10.2022 tarihli
ve sayılı Genel Müdürlük yazısı ile uygun görülmediği,
2.2 Başvuranın, bilgi formunun incelenmesi sonucunda hâlihazırda infaz edilmemiş ve kaldırılmamış
herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı,
2.3 Başvuranın 03.10.2022 tarihli dilekçesinde naklini talep ettiği; Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1271, doluluk oranının %106, Elazığ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1020, doluluk oranının %102 olduğu, isteğe bağlı nakil talebinde bulunduğu Kartal H Tipi ve Ümraniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının ise suç türü itibarıyla başvuranın konumuna uygun olmadığı, Bunun yanı sıra başvuranın hâlihazırda barındırıldığı
/
Afyonkarahisar 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1045, doluluk oranının %87 olduğu,
2.4 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca başvuranın suç türü itibarıyla yüksek
güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu,
2.5 Hükümlü ve tutukluların kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri
için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği ve ceza infaz kurumlarında kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklunun bulunması nedeniyle nakil taleplerinin değerlendirilmesinde; kurum kapasitesi, güvenliği, talep eden kişinin suç türüne ait oda bulunması ve nakil talebinde bulunan kişinin talep ettiği ceza infaz kurumunda hasım gösterdiği birinin olup olmadığı hususlarında değerlendirme yapıldığı ve bu kapsamda her nakil talebinin uygun görülmediğini,
2.6 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca, eylem ve
tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda oldukları, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumlarının dikkate alınarak değerlendirildiği,
2.7 Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk,
cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı,
2.8 Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu
nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin günaşırı değiştiği, bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri
Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği,
2.9 Ayrıca her ay isteğe bağlı nakillerin açıldığının tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına duyurulduğu,
başvuranın da sonraki nakil dönemlerinde konumuna uygun en az üç yeri belirtir dilekçesi ile nakil talebinde bulunması halinde mevzuat çerçevesinde değerlendirilebileceği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1 “Temel hak ve hürriyetlerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesinde; “Herkes, kişiliğine bağlı,
dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.”,
3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,
özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,
3.3 “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Mahkemelerce verilmiş hürriyeti
kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda
/
öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.”,
3.4 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında; “Anayasa
ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.”,
3.5 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin ikinci
fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” kenar başlıklı
8 inci maddesinde; “(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına
sahiptir.(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”, 6. Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Özgürlüklerinden yoksun bırakılan herkese insanca ve kişinin doğuştan sahip olduğu onura saygı gösterilerek davranılır.”, 7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un;
7.1 “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik
tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”,
7.2 “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında;
“Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308),
e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
(3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.
(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.
(5) (Değişik: 25/5/2005-5351/1 md.) Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir.”,
7.3 “Nakiller” başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu
sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”,
7.4 “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54 üncü maddesinin birinci fıkrası (e) bendinde; “İstekte
bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması.”, 8. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi
İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Bakanlık tarafından kapasite yoğunluğu veya konumu itibariyle nakil yapılmayacak ceza infaz kurumları dönemsel olarak Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirilebilecektir. Hükümlü ve hükümözlüler tarafından bu kurumlar için nakil talebinde bulunulması halinde gereksiz yazışmaları önlemek amacıyla Cumhuriyet başsavcılığı tarafından talepler reddedilecek ve ret gerekçesi ile birlikte ilgiliye tebliğ edilecektir. Sadece nakil yapılmayacak ceza infaz kurumları listesinde yer almayan ve konumlarına uygun ceza infaz kurumlarını belirten dilekçeler gönderilecektir. Listede yer alan ceza infaz kurumlarını tercih eden hükümlü ve hükümözlülerin dilekçelerine işlem yapılmayarak mahalline iade edilecektir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle ailesinin ikametgâhına yakın olan ve talep ettiği bir ceza infaz kurumuna naklinin yapılmasını istemektedir.
11. Anayasamızın 41 inci maddesinde; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.” hükmü gereğince devletin, aile bütünlüğünü sağlaması adına gerekli tedbirleri alması ve bu husustaki pozitif yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir.
12. Ancak hukuka uygun olarak verilen mahkûmiyet kararı nedeni ile bireylerin temel hak ve özgürlüklerinde birtakım kısıtlamaların olması kaçınılmaz ve doğal bir sonuçtur. Bu nedenle; ıslah etmeyi, tekrar suç işlenmesini önlemeyi ve toplumu suça karşı korumayı amaçlayan ceza ve güvenlik tedbirleri ile bireyin mahkûmiyeti nedeniyle kısıtlanan temel hak ve özgürlükleri arasında makul bir dengenin olması esastır.
13. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun uyarınca hükümlü ve hükümözlülerin isteğe bağlı nakil taleplerinin yerine getirilebilmesi belirli koşullara bağlanmıştır. Hükümlülerin ve hükümözlülerin bu koşulların gereğini sağlaması ve 5275 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi birinci fıkrası (e) bendindeki şartlar dâhilinde nakillerin yapılacağı belirtilmiştir.
14. Anayasa Mahkemesinin 2017/31069 başvuru numaralı ve 30.9.2020 tarihli Kararında; “48.
Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36).
49. Devletin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla iletişimini devam ettirecek önlemleri alması pozitif yükümlülüklerinin bir gereği olsa da -belirtildiği üzere- hukuka uygun bir tutulmadan kaynaklanan kaçınılmaz sonuçlar nedeniyle aile hayatı kapsamındaki temasın sınırlandırılması doğaldır. Kamu düzeninin ve kurum güvenliğinin sağlanması yönündeki meşru amaç doğrultusunda ve makul bir gerekliliğin olması durumunda gerekçeleri ilgili ve yeterli şekilde açıklanarak belirli bir süre boyunca söz konusu pozitif yükümlülüğün karşılanmaması da olağan kabul edilebilir. Ancak aile hayatına saygı hakkının gereklerinin mümkün olan ilk fırsatta yerine getirilmesi ve mahpusların ailesiyle olan temasının hızlı şekilde yeniden sağlanması bir gerekliliktir (Murat Aydın, B. No: 2016/58533, 3/7/2019, § 54)” belirtildiği üzere hükümlünün nakil talebinin değerlendirilmesinde bu hususların gözetilmesi gerekmektedir.
15. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının ‘’Temel İlkeler’’ başlıklı birinci bölüm üçüncü maddesinde; “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, gereken asgarî düzeyde ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.” benzer ilkeler belirtilmiştir.
16. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17 inci maddesi birinci fıkrasında; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.” ifadelerine yer vermiştir.
17. Yukarıda yer verilen yargı kararı ve içtihat hükümleri gereğince hükümlünün nakil talebinin değerlendirilmesinde, devletin idari işleminde pozitif yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmede esas alınması gereken ölçütler; 1) Makul gerekçe 2)
Meşru amaç 3) Ölçülülük olarak belirtilebilir.
18. Şikâyet başvuru dilekçesi ve İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 19. Başvuranın, Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, hâlihazırda infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı ancak suç türü itibariyle yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, /
20. Başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının kapasitesinin oldukça dolu olduğu, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumu mevcutlarının (olağan dışı durumlar hariç) kapasitelerinin üzerine çıkarılmamaya çalışıldığı, 21. Başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarında; yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması yönünden şartların sağlanmadığı, 22. Başvuranın suç türü itibariyle belirli ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, 23. Kurumumuza ulaşan benzer nitelikteki çok sayıda başvuruya Kısmen Tavsiye Kısmen Ret
Kararları verildiği (Bkz: 2022/7499 başvuru numaralı ve 07/11/2022 tarihli karar, 2022/10355 başvuru numaralı ve 07/11/2022 tarihli karar, 2022/12974 başvuru numaralı ve 28/11/2022 tarihli karar,2022/9919 başvuru numaralı ve 21/10/2022 tarihli karar), 24. Yukarıda belirtilen hususlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hükümlülerin, ailelerinin ikametgâhına yakın bir ceza infaz kurumunda mahkûmiyetlerini tamamlamaları, aile bütünlüğünün sağlanması ve hükümlünün infaz süreci sonrasında yeniden topluma kazandırılmaları yönünden önemlidir. Ancak kamu idaresinin imkânları ile hükümlünün suç türü, iyi hâl durumu, infaz sürecindeki tutum ve davranışlarının nakil talebinde birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü bireyin mahkûmiyet nedeniyle kısıtlanan temel hak ve hürriyetleri ile kamu düzeni ve kurum güvenliğinin sağlanması arasında makul bir dengenin olması gerekmektedir. Somut olayda başvuranın nakil talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının ise kapasitesinin dolu olduğu ve başvuranın suç türü itibariyle belirli ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, idarenin işleminde makul bir gerekçe sunduğu ve bu işlemin kamu düzenin ve kurum güvenliğinin sağlanması meşru amacına matuf olduğu, bu nedenle başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte ölçülü bir idari işlemin tesis edilmesi amacıyla ve başvuranın aile bütünlüğünün sağlanabilmesi için nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının halihazırda kapasitelerinin üzerinde dolu olması nedeni ile nakli sağlanamamış olsa da nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait ceza infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
26. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde
bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE; Başvuranın, talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakledilmesi talebinin REDDİNE, Başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği ceza infaz kurumlarında boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait ceza infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Adalet Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararının BAŞVURANA VE ADALET BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi