ÖZET: Başvuran, Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan sınav görevlendirmelerinin eşit, adil ve dengeli yapılmadığı iddiasıyla bilgi edinme talebinde bulunmuş, ancak bu talep olumsuz yanıtlanmıştır. İdare, başvuranın talebini, inceleme raporunun kurum içi düzenleme niteliğinde olduğu ve üçüncü kişilerin özel hayatına haksız müdahale oluşturacak nitelikte olduğu gerekçesiyle reddetmiştir.

Ancak, başvuranın şikayeti üzerine başlatılan idari soruşturmanın sonucuyla ilgili bilgi talebinin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bilgi edinme hakkının sınırları belirlenmiş olsa da, başvuranın konuya olan ilgisi ve soruşturma sürecindeki rolü nedeniyle, raporun özel hayatı ihlal etmeyecek şekilde paylaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın bilgi edinme talebinin, üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri çıkarılarak karşılanması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığına tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, bilgi edinme hakkının etkin bir şekilde kullanılmasının önemini ortaya koymaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/4690-S.23.7601

BAŞVURU NO : 2022/15441

KARAR TARİHİ : 10/04/2023

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğünde eğitim müfettişi olarak görev yaptığını, Malatya ilinde göreve başladığı 10/07/2017 tarihi itibari ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan sınavlardaki görevlendirmelerin mevzuatta belirtilen şekilde sınav sürecini kontrol etmek ve denetlemek üzere görev yapan kişilere eşit sayıda, adil ve görev yeri/alanı gözetilerek dengeli dağılımın yapılmadığının kendisi tarafından tespit edildiğini, bu doğrultuda yapılan görevlendirmeler hakkında bilgi edinme hakkı kapsamında 07/02/2022 tarihli dilekçe ile başvuru yaptığını ancak olumlu cevap alamadığını, 1.1. Bunun üzerine, Milli Eğitim Bakanlığına sunulmak üzere Malatya Valilik Makamına 30/05/2022 tarihli şikayet dilekçesi ile başvuruda bulunduğunu, ancak söz konusu dilekçesine talebi doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmadığı tarafına bildirildiğini, 1.2. Kanuni düzenlemeler doğrultusunda yaptığı başvurunun sonuçsuz kalması sebebiyle Milli Eğitim

Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına, şikayet dilekçesinde yer verilen hususların incelenmesi ve gerektiğinde soruşturulması talepli 15/06/2022 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduğunu, anılan Teftiş

Kurulu Başkanlığının 23/09/2022 tarihli ve sayılı yazısı üzerine CİMER üzerinden yapılan 30/09/2022 tarihli ve sayılı başvuruda, konu ile ilgili düzenlenen raporun bir suretinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu hükümleri çerçevesine tarafına verilmesi talebinde bulunduğunu, ancak olumsuz cevap aldığını, bu cevap üzerine, CİMER üzerinden yapılan 14/10/2022 tarihli ve sayılı başvuru ile yapmış olduğu başvuru sonrası yapılan soruşturmanın sonucunun tarafına bildirilmesi talebini yinelediğini, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi tarafından 21/10/2022 tarihinde

“Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine yapmış olduğunuz başvurunuz incelenmiş olup şikâyetçi olduğunuz hususlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre inceleme yaptırılmış ve uygulanmak üzere

ilgili birimlere gönderilmiştir. Bilgilerinizi rica ederiz.” şeklinde cevap verildiğini iddia ederek Malatya ilinde yapılan sınav görevlendirmelerinin eşit, adil ve dengeli yapılıp yapılmadığı, Milli Eğitim Bakanlığına gönderilmek üzere Malatya Valilik Makamına sunduğu 30/05/2022 tarihli şikayet dilekçesinin işleme alınmaması ve Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına 15/06/2022 tarihli dilekçe ile yapmış olduğu başvuru sonrası yapılan soruşturmanın sonucu hakkında tarafına açıklayıcı herhangi bir bilgi verilmemesi hususlarının incelenmesini ve gerekli işlemin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Milli Eğitim Bakanlığının başvuru konusuna ilişkin 06/12/2022 tarih ve sayılı yazısı ve ekinde özetle; 2.1. Başvuranın 15.06.2022 tarihli dilekçesindeki, “Malatya İl Millî Eğitim Müdürlüğü Yetkililerinin

Malatya ilinde yapılan sınavlarda; sınav sürecini kontrol etmek ve denetlemek üzere görev yapan kişilere eşit sayıda görev vermedikleri, söz konusu görevlendirmelerde adil davranmadıkları,” iddiaları üzerine

02.07.2022 tarihli ve – sayılı Bakanlık Makam Oluru talep edildiği, Bakanlığın

müfettişlerince inceleme yapıldığı ve 02.09.2022 tarihli sayılı İnceleme Raporu düzenlendiği, 2.2. Başvuranın sayılı CİMER başvurusuna; söz konusu inceleme raporunun başvuru sahibini doğrudan etkilemeyen, kurum içi düzenleme niteliğindeki belgelerden olduğu, ayrıca üçüncü kişilerin özel hayatına, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak nitelikte olduğu, dolayısıyla talebinin 4982 sayılı Kanunun 21 ve 25’inci maddeleri kapsamında kaldığı değerlendirilerek olumsuz cevap verildiği, İfade edilmiştir.

3. Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 28/12/2022 tarih ve sayılı yazısı ve ekinde özetle; 3.1. İl Müdürlüğü tarafından Malatya ilinde yapılan MTSK Direksiyon Eğitim Dersi Uygulama

Sınavlarında kursiyer sayısına göre sınav sürecini kontrol ve denetim görevlisi personel (Müdür

Yardımcısı, Şube Müdürü, Maarif Müfettişi) görevlendirmelerinin hakkaniyet ve eşitlik ilkesi doğrultusunda yapılmadığı ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliğin

28 inci maddesinin 9 uncu fıkrası ile 28/A maddesinin 1 inci fıkrasının (d) bendine aykırı bir şekilde şef,

memur, teknisyen unvanına sahip kişilerin sınav sürecini kontrol ve denetlemek üzere görevlendirildikleri ile ilgili Eğitim Müfettişi tarafından verilen 01.02.2022 tarihli şikayet yazısına 09.02.2022 tarihli ve sayılı yazı ile cevap verildiği, 3.2. Daha sonra başvuran adı geçen İl Müdürlüğünden talep etmiş olduğu bilgi ve belgeler ile ilgili Bilgi

Edinme Değerlendirme Kurulu Başkanlığına 25.02.2022 tarihinde müracaat ettiği, ilgili Kurum tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu verilen 18.03.2022 tarih ve sayılı Karar Tutanağında; “Başvuru sahibinin itiraz dilekçesi ve eklerinin 4982 sayılı kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmesi neticesinde ilgili Kurumun cevabi yazılarında ve yazı eklerinde gönderdiği bilgi ve belgelerin görevlendirmelere ve başvuru sahibinin başvurusunda yer alan iddialarına yönelik olarak kapsamlı bilgilendirme yapıldığı ve kendi görevlendirmelerine ilişkin başvuru sahibine bilgi verildiği görülmüştür.

Bu itibarla, bahse konu sınavlara ilişkin görevlendirme belgelerinin başvuru sahibini doğrudan etkilemeyen kurum içi düzenleme niteliğindeki belgelerden olduğu, ayrıca üçüncü kişilerin özel hayatına,

mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak nitelikte olduğu; dolayısıyla itiraza konu talebin 4982 sayılı Kanunun 21 ve 25 inci maddeleri kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle ’ ın itirazının REDDİ’ ne karar verildiği” belirtildiği, 3.3. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Başkanlığının ilgili kararı sonrası başvuranın anılan İl

Müdürlüğünden talep ettiği belgeleri alamaması sonrasında, Bakanlığa sunulmak üzere vermiş olduğu aynı konu ile ilgili şikayet ve talepler hakkındaki 30.05.2022 tarihli dilekçesine Müdürlük tarafından 10.06.2022 tarihli ve sayılı yazı ile tekrar cevap verildiği, 3.4. Anılan İl Müdürlüğü tarafından yapılan MTSK Direksiyon Eğitim Dersi Uygulama Sınavlarında kursiyer sayısına göre Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği kapsamında sınav sürecini kontrol ve denetim görevlisi personel (Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü, Maarif

Müfettişi) görevlendirmeleri hakkında 09.02.2022 tarihli ve sayılı yazı yazıda gerekli açıklamalar yapıldığı, bugüne kadar yapılan görevlendirmeler ile ilgili Eğitim Müfettişi

‘dan başka görev yapan hiçbir Eğitim Müfettişi tarafından gönderilen şikayet ve talep dilekçesi bulunmadığı, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 1982 Anayasasının; 4.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesi: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 4.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 6.2. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesi: “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya

açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”, 6.3. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19’uncu maddesi: “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”, 6.4. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi: “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 6.4. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesi: “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” 7. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi” başlıklı 121 inci maddesi: “Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.” 8. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanununun, 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi: “Bu Kanunun amacı, Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet

Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma haklarının kullanılma biçimini düzenlemektir” 8.2. “Gönderilen makamda hata” başlıklı 5 inci maddesinde: “Dilekçe, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmesi durumunda, bu makam tarafından yetkili idari makama gönderilir ve ayrıca dilekçe sahibine de bilgi verilir.” hükümlerini ihtiva etmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Birinci numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; Malatya ilinde yapılan sınav görevlendirmelerinin eşit, adil ve dengeli yapılıp yapılmadığı, Milli Eğitim Bakanlığına gönderilmek üzere

Malatya Valilik Makamına sunduğu 30/05/2022 tarihli şikayet dilekçesinin işleme alınmaması ve Milli

Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına 15/06/2022 tarihli dilekçe ile yapmış olduğu başvuru sonrası yapılan soruşturmanın sonucu hakkında tarafına açıklayıcı herhangi bir bilgi verilmemesi hususlarının incelenmesini ve gerekli işlemin yapılmasını talep etmektedir.

11. Somut olayda başvuranın, Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan görevlendirmelerin mevzuatta belirtilen unvanlarda sınav sürecini kontrol etmek ve denetlemek üzere görev yapan kişilere eşit sayıda, adil ve görev yeri/alanı gözetilerek dengeli yapılıp yapılmadığının incelenerek gerekli işlemin yapılması için Milli Eğitim Bakanlığına başvuru yaptığı, bunun üzerine Bakanlık Makamının 02.07.2022 tarihli ve sayılı oluruyla Bakanlık Müfettişleri görevlendirilerek bir inceleme başlatıldığı, incelemenin 02/09/2022 tarihinde sonuçlandığı incelenen belgelerden anlaşılmıştır. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, kendisinin başvurusu üzerine başlatılan incelemenin sonucunun kendisi ile bilgi edinme hakkı mevzuatı uyarınca paylaşılmasını talep etmektedir. Bu bağlamda aşağıda, söz konusu inceleme raporunun, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu hükümleri uyarınca başvuranla paylaşılıp paylaşılamayacağının açıklığa kavuşturulmasına çalışılmıştır.

12. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır.

Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.

13. Bütün haklarda olduğu gibi bu hak da sınırsız değildir. Esasında temel hak ve özgürlüklerin daha verimli ve etkin kullanılabilmeleri amacıyla, özlerine dokunulmaksızın sınırlandırılmaları, bu şekilde kamusal çıkarlarla aralarında bir denge oluşturulması zorunludur. Bilgi Edinme Hakkı Kanununda (BEHK), bilgi edinme hakkının istisnaları yani sınırları düzenlenmiştir. BEHK’nın 15 ve 28’inci maddeler arasında geniş bir çerçevede sayılan bu sınırlama sebeplerinden bir kısmı ise; istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler olduğu görülmektedir.

14. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir.

Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

15. Bir kimsenin hak ve özgürlüklerinin bir başka kimsenin hak ve özgürlüklerinin başladığı noktada biteceği hukukun bilinen ilkelerindendir. Herkes bilgi edinme hakkına sahip olduğu gibi özel hayatının gizliliği ve korunması hakkına da sahiptir. Her ikisi de demokratik hukuk devletinin vazgeçilmezi olan bu iki hak arasında kabul edilebilir hassas bir dengenin kurulması zorunludur. Bilgi edinme hakkını düzenleyen 4982 sayılı Kanunda özel hayatın gizliliği, bilgi edinme hakkının sınırlarından biri olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle bilgi edinme hakkı başvuruları bir başka kimsenin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğinde kural olarak reddedilecektir (GÖK Hasan, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Kararlarında

Özel Hayatın Gizliliği İstisnası, TBB Dergisi 2012 (99), s.153-154 ).

16. Kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).

17. Konu ile ilgili Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarında; 17.1. Üçüncü kişiler hakkındaki soruşturma dosyaları ve müfettiş raporları özel hayat istisnası kapsamında değerlendirildiği ve başvuruların reddedildiği görülmekle, soruşturma raporu üçüncü kişi hakkında olmakla birlikte, bilgi edinme başvurusu yapan kişiyi ilgilendiren bilgiler de içeriyorsa bu durumda raporda üçüncü kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal eden bilgiler olsa bile bilgi edinme başvurusu reddedilemez. Ancak, burada 9. madde hükmü doğrultusunda üçüncü kişilerin kimlik bilgileri kapatılarak belge başvuranın erişimine sunulmalıdır (BEDK, 2005/299 K, 27.04.2005).

17.2. Üçüncü kişi ile ilgili olan soruşturma dosyasına ulaşmanın mümkün olduğu bir diğer hal de bilgi edinme talebinde bulunan kişinin bu soruşturmanın açılmasına neden olan şikayetçi olmasıdır.

BEDK’ye göre; “…soruşturmanın açılmasına neden olmuş olan şikayetçi ile soruşturma neticesinde mağduriyeti söz konusu olan diğer kişilere, genel olarak Kanunda bilgi edinme hakkının kullanılabilme şartı olarak aranmayan ancak istisnai olarak burada aranması zorunlu olan “ilgililik” şartını gerçekleştirmiş oldukları kabul edildiğinden, talep etmiş oldukları 3.kişilerle ilgili soruşturma raporlarının

Kanun’un 19. ve 9. maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek verilmesi mümkün olacaktır.” (BEDK, 2005/664 K- 2005/665 K 21.09.2005 Aynı Yönde 2006/83 K, 15.02.2006) Böylece şikayetçi ve/veya mağdur soruşturmanın gidişatı hakkında bilgi sahibi olabilecek ve soruşturma sonuçlarından memnun kalmazsa diğer yasal haklarını kullanabilecektir. (GÖK, s. 158)

17.3. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun bir kararında; “…talep ettiği soruşturma raporunun bir suretinin, söz konusu Müdürlükçe varsa üçüncü kişilere ait bilgiler çıkarıldıktan sonra adı geçene verilmesine oy birliği ile karar verildi.” (BEDK, 05/04/2004 tarihli ve 2004/16 sayılı kararı); bir başka

kararında “Başvuru sahibinin talep ettiği bilgi ve belgelerden (1), (2), (3), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16) ve (17) numaralı maddelerde istenen soruşturma dosyaları ile yazıların içeriklerinin incelenerek, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 18 ve 19 ve 21 inci maddeleri kapsamına giren bilgi ve belgeler ile üçüncü şahıslarla ilgili bilgi ve belgeler çıkarıldıktan sonra kalan açık bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulmasının gerektiği,..” (31/08/2004 tarihli ve 2004/57 sayılı kararı); yine bir diğer kararında, “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince başvuru sahibince bilgi edinme başvurusuna konu edilen soruşturmaya ilişkin Soruşturma Raporunda yer alan “Sonuç-Kanaat-Teklif” bölümünün kendisi ve şikayet ettiği kişi hakkındaki kısımların- üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, aynı Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle- başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiğinin….karar verilmiştir.” (21/12/2017 tarihli ve 2017/2173 sayılı kararı) hususları vurgulanmıştır.

18. Somut olayda başvuranın, Malatya ilinde yapılan sınavlarda; mevzuatta belirtilen unvanlarda sınav sürecini kontrol etmek ve denetlemek üzere görev yapan kişilere eşit sayıda, adil ve görev yeri/alanı gözetilerek dengeli yapılıp yapılmadığının incelenerek gerekli işlemin yapılması için başvuru yapması üzerine İdare tarafından bir soruşturma başlatıldığı, hatta soruşturma sırasında ifadesine başvurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak İdare, söz konusu inceleme raporunun başvuranı doğrudan etkilemeyen, kurum içi düzenleme niteliğindeki belgelerden olduğu, ayrıca üçüncü kişilerin özel hayatına, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak nitelikte olduğu, dolayısıyla talebinin 4982 sayılı Kanunun 21 inci ve 25 inci maddeleri kapsamında kaldığı değerlendirmesine yer vererek olumsuz cevap verdiği görülmüştür.

19. Kurumumuza benzer konuda yapılan 2021/16549 şikayet numaralı başvuruda; Gelir İdaresi

Başkanlığına muhatap CİMER üzerinden yapılan başvuru ile daha önce başvuranın şikayeti sonucunda ilgili personel hakkında başlatılan idari soruşturmanın sonucunun tarafına bildirilmesi istediği, ancak anılan idare tarafından 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi gerekçe göstererek talebine olumsuz cevap verildiği, Kurumumuzca yapılan inceleme sonucunda adı geçen idarenin 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi gerekçe göstererek reddedilmesinin hukuka uyarlı olmadığı kanaat ve sonucuna varıldığı belirtilerek 14/03/2022 tarihinde başvuranın bilgi edinme talebinin karşılanması yönünde tavsiye kararı verildiği ve tavsiye kararımıza uyulduğu görülmüştür.

20. Yukarıda da açıklandığı üzere bilgi edinme hakkının sınırları yasa ile çizilmiştir. Yasa koyucu hangi durumlarda bunun sınırlandırılacağını maddeler halinde açıklamıştır. İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerin hangi durumlarda kişilerle paylaşılmayacağı 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca uygulamaya ilişkin karşılaşılan sorunlarla ilgili nasıl hareket edileceği hususunda

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun kararları yol gösterici olmuştur. BEDK, idari soruşturmaya ilişkin bilgi taleplerinde; başvuruyu yapan kişileri ilgilendiren bilgilerin bulunması (17.1. numaralı paragraf) ya da bilgi edinme başvurusunda bulunan kişinin başvurusu üzerine inceleme başlatılması (17.2. numaralı paragraf) gibi hususların bulunduğu durumlarda gizliliğe riayet edilerek bilgilerin paylaşılabileceği yönünde kararlar vermiştir. Bu çerçevede, başvuranın şikayeti üzerine soruşturma başlatılması ve ifadesine başvurulması hususları ile bilgi edinme hakkı düzenlemesinin amacı dikkate alındığında, başvuranın soruşturma konusundan tamamen bağımsız olmadığı, konunun ilgilisi olduğu, dolayısıyla sonuç hakkında bilgi sahibi olması gerektiği açıktır.

21. Başvuranın Malatya ilinde yapılan sınav görevlendirmelerinin eşit, adil ve dengeli yapılıp yapılmadığının tespitinin yapılması talebi incelendiğinde; belirtilen husus hakkında Milli Eğitim Bakanlığı

Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından bir incelemenin yapılıp sonuçlandırıldığı, söz konusu incelemenin ayrıntılı olarak ele alındığı ve gerekli tespitlerin yapıldığı, bu noktada Kurumumuz tarafından talep edilen konu hakkında tekrar bir inceleme yapılmasının yerinde olmayacağı kanaati oluşmuştur.

22. Başvuranın Milli Eğitim Bakanlığına gönderilmek üzere Malatya Valilik Makamına sunduğu 30/05/2022 tarihli şikayet dilekçesinin işleme alınmamasının incelenmesi talebine bakıldığında; söz konusu dilekçenin Malatya Valiliği tarafından kabul edildiği ve cevap verildiği, bu doğrultuda dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmediği, diğer bir ifade ile başvuranın doğrudan Milli Eğitim Bakanlığına başvurma hakkının mevcut olduğu ve söz konusu dilekçesinde talep ettiği hususları tekrarlayarak anılan Bakanlığa başvuru yaptığı anlaşılmıştır. Bu noktada Kurumumuz tarafından şikayet dilekçesinin işleme alınmaması hususu hakkında inceleme yapılmasının yerinde olmayacağı değerlendirilmiştir.

23. Bu kapsamda başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın başvuru sonrası başlatılan idari soruşturmanın sonucuyla ilgili bilgi talebinin üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, 4982 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle, özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek bilgilerin, başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda başvuranın bilgi edinme talebinin inceleme raporunun başvuranı doğrudan etkilemeyen, kurum içi düzenleme niteliğindeki belgelerden olduğu, ayrıca üçüncü kişilerin özel hayatına, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak nitelikte olduğu, dolayısıyla talebinin 4982 sayılı Kanunun 21 inci ve 25 inci maddeleri kapsamında kaldığı değerlendirmesini gerekçe göstererek reddedilmesinin hukuka uyarlı olmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın, 02/09/2022 tarihli inceleme raporuyla ilgili bilgi edinme talebinin, söz konusu raporun özel hayatın ihlaline mahal verecek kısımlarının çıkartılması/karartılması suretiyle karşılanması amacıyla makul sürede işlem tesisi için MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE bulunulmasına,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığınca bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ile MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi