ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Milli Savunma Bakanlığına sözleşmeli personel olarak atanma talebi incelenmiştir. Başvuran, tebligat tarihinden itibaren 45 gün içinde göreve başlaması gerektiği belirtilmesine rağmen, belirtilen süre içinde sözleşme imzalamak üzere görev yerine gelmemiştir. Başvuran, annesinin sağlık durumu ve kendi psikolojik durumu gibi gerekçelerle geç kalmış, ancak bu durumlar belge ile ispatlanamamıştır. İdare, kamu hizmetinin sürekliliğini sağlamak amacıyla atama işlemini iptal etme yetkisini kullanmıştır.

Hukuki değerlendirmede, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca, sözleşmeli personelin işe başlama süreleri ile ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı ve başvuranın iddialarının geçerli bir mazeret oluşturmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuş ve idarenin takdir yetkisini kullanmasında bir aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/3814-S.23.6330

BAŞVURU NO : 2022/15393

KARAR TARİHİ : 27/03/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın sözleşmeli personel olarak göreve başlatılması istemi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 21/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Milli Savunma Bakanlığına hasta bakım olarak atamasının

yapıldığını, tebligat geldikten sonra annesinin şeker, tansiyon, astım ve depresif hastalığı sebebiyle ek süre talep ettiğini, ağabeyinin engelli olduğunu ve tek başına annesine bakmak zorunda olduğunu, 19.07.2022 tarihinde kuruma gittiğinde aile bütünlüğünün bozulmaması için geri dönüş yaptığını ve kurumdan hava değişimi için ek süre talep ettiğini, kurumun 13.08.2022 tarihine kadar süre verdiğini, annesine bu süreçte bakıcı aradığını ve ev sorunları sebebiyle kaza geçirdiğini belirtmektedir. Başvuran, annesinin raporları, kendisinin iş göremezlik raporları, kurumun kendisine ek süre verdiğine dair telefon dokümanları dikkate alınarak işine başlatılmayı talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Milli Savunma Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 17/11/2022 tarih ve sayılı yazı

ve eklerinde özetle;

2.1) Adı geçenin Milli Savunma Bakanlığı 338 sözleşmeli (4/B) personel alımına ilişkin sözleşmeli Destek

Personeli (hasta bakıcı) unvanına başvurduğu,

2.2) Söz konusu alım faaliyetine ilişkin iş ve işlemlerin 6/61978-7/15754 tarih/sayılı “Sözleşmeli Personel

Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” başlıklı Bakanlar Kurulu Kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında yürütüldüğü,

2.3) Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda ilk defa alınan sözleşmeli personelin ikamet

ettiği ilden farklı bir ilde göreve başlayacak olması durumunda mehil müddeti kullanabileceği hususunda herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle personelin tebligatını aldığı günün ertesi günü görev yerinde

sözleşme imzalaması gerektiği, ancak Bakanlığın personel lehine insiyatif alarak yapılan sözleşmeli personelin işe başlama tebligatlarında emsal olabilecek Devlet Memurlarına verilen 15 günlük mehil müddetinin 3 katı kadar süre tanındığı,

2.4) Bakanlığın sözleşmeli personelin işe başlama tebligatlarında tebliğ tarihinden itibaren en geç 45 gün

içerisinde göreve başlanılması gerektiği, aksi halde atamaların iptal edileceğinin ifade edildiği, başvuranın tebligatını 23.05.2022 tarihinde teslim aldığı ancak tebligatta belirtilen azami süre sonuna kadar sözleşme imzalamak üzere görev yerine katılış yapmadığının tespit edildiği,

2.5) Söz konusu tebligat incelendiğinde; sözleşme imzalamak üzere göreve katılması gereken son tarihin

07.07.2022 olduğunun görüldüğü, başvuranın 22.07.2022 tarihli dilekçesinde miadından 12 gün sonra

19.07.2022 tarihinde sözleşme imzalamak üzere görev yerine geldiğini ancak Ankara’ya gelmesinden ötürü

hava değişimi yaşadığını ve psikolojisinin etkilendiğini belirterek “ani kararlar alıp sözleşme imzalamaktan vazgeçtiğini” ifade ettiği, buna karşın aynı durumla ilgili Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğu dilekçesinde ise, annesinin ameliyatı sebebiyle sözleşme imzalamadan ikameti olan Adıyaman’a döndüğünü belirttiği,

2.6) Yapılan inceleme neticesinde tebligatın teslim alındığı 23.05.2022 tarihinden 92 gün sonra

(22.08.2022) hakkında düzenlenmiş olan sağlık raporunu herhangi bir talep olmadan belgegeçer aracılığı ile gönderdiği, 26.08.2022 tarihinde ise dilekçe ile diğer sağlık raporlarını gönderdiğinin anlaşıldığı, Bakanlığın personel lehine inisiyatif alarak yapılan sözleşmeli personelin işe başlama tebligatlarında, emsal olabilecek Devlet Memurlarına verilen 15 günlük mehil müddetinin 3 katı (45 gün) süre tanınmasına karşın

Bakanlığa verdiği dilekçeyi ve sözleşme imzalamama gerekçesini KDK’ya vermediği ve söz konusu kuruma konu ile ilgili daha farklı mazeretler öne sürdüğü ayrıca katılması gereken süreden çok sonra sağlık raporu gönderdiği anlaşıldığından talebinin karşılanabilir olmadığının değerlendirildiği, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;

3.1) “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36 ıncı maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.3) “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinde;

“Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

5.1) “Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve

Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır.

Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanunda belirtilen özel hükümler uygulanır.”

5.2) “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.

A) Memur:

Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.

…

B) Sözleşmeli personel:

Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.”

5.3) “Atamalarda görev yerine hareket ve işe başlama süresi” başlıklı 62’nci maddesinde; “İlk defa

veya yeniden veyahut yer değiştirme suretiyle; a) Aynı yerdeki görevlere atananlar atama emirlerinin kendilerine tebliğ gününü, b) Başka yerdeki görevlere atananlar, atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde o yere hareket ederek belli yol süresini, izleyen iş günü içinde işe başlamak zorundadırlar. Savaş ve olağanüstü hallerde bu süre Cumhurbaşkanı Kararı ile kısaltılabilir.

Yukarıdaki süreler;

1 – Kanuni izinlerin kullanılması veya geçici bir görevin yapılması sırasında başka bir göreve atanan

memurlar için iznin veya geçici görevin bitimi,

2 – Hesaplarını, yerlerine gelenlere devir zorunda bulunan sayman ve sayman mutemetleri için devrin sona

ermesi,

3 – Eski görevlerine devamları kurumlarınca yazılı olarak tebliğ edilenler için yerlerine atanan memurların

gelmesi veya yeni görev yerlerine hareketlerinin kurumlarınca tebliği, tarihinde başlar.

5.4) “İşe başlamama halinde yapılacak işlem” başlıklı 63’üncü maddesinde; “Bir göreve ilk defa veya

yeniden atananlardan belge ile isbatı mümkün zorlayıcı sebepler olmaksızın 62 nci maddedeki süre içinde işe başlamayanların atanmaları iptal edilir ve bunlar 1 yıl süreyle Devlet memuru olarak istihdam edilemezler. Bunların belge ile isbatı mümkün zorlayıcı sebepler nedeniyle göreve başlamama hali iki ayı aştığı takdirde atama işlemi atamaya yetkili makamlarca iptal edilir.

Başka yerdeki bir göreve atananlardan 62 nci maddedeki süre içinde hareket ederek belli yol süresi sonunda yeni görevlerine başlamıyanlara, eski görevlerinden ayrılış ve yeni görevlerine başlayış tarihleri arasında aylık verilmemek şartı ile 10 günlük bir süre daha verilebilir. Belge ile isbatı mümkün zorlayıcı sebepler olmaksızın bu süre sonunda da yeni görevlerinde işe başlamıyanlar memuriyetten çekilmiş sayılırlar”.

6) 28/06/1978 tarihli ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararı Eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların;

6.1) 1’inci maddesinde;

“Bu Esaslar, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanır”.

6.2) 4’üncü maddesinde;

“Personel, sözleşmelerinde belirtilen görev yeri dışında çalıştırılamaz….”

6.3) 5’inci maddesinde;

“ (Değişik:22/11/2010-2010/1169) Sözleşme süreleri mali yıl ile sınırlıdır.”

6.4) 6’ncı maddesinde;

“İlgililer sözleşmelerinde belirtilen görev dışında başka bir işte çalıştırılamaz.”

6.5) 10’uncu maddesinde;

“ Resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere (Danıştay Onikinci

Dairesinin 11/03/2013 tarihli ve E:2009/3956, K:2013/1443 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/10/2015 tarihli ve E:2013/1713, K:2015/3762 sayılı kararı ile onanmıştır.) ücretli hastalık izni verilebilir. Hastalık sebebiyle, Sosyal Sigortalar Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik tazminatı ilgilinin ücretinden düşülür.”

6.6) 13’üncü maddesinde;

“Devlet memurları için saptanan çalışma saat ve süreleri sözleşmeli personel için de uygulanır.. Ancak, tam gün çalışmayı gerektirmeyen durumlarda Cumhurbaşkanlığının onayı alınmak kaydıyla birinci fıkra hükmü dışında düzenlemeler yapılabilir. Bu Karar Esaslarına göre çalıştırılacak sözleşmeli personel o gün bitirilmesi gereken işlerin bitimine kadar çalışmak zorundadır. Normal çalışma sürelerini aşan bu süreler için ilgili kanunlarında öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla her sekiz saati için bir gün hesabıyla izin verilir. (Ek:14/05/2018-2018/11809) Günün yirmi dört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan sözleşmeli personelin çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir…”

6.7) “Sözleşmenin Feshi” başlıklı Ek 6’ncı maddesinde;

“a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,

c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, (Danıştay On ikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.)

d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması, f) (Ek: 20/02/2017-2017/9949) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması, hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir.

Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir.

Hizmet sözleşmesi, ölüm ve 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılan hallerde kendiliğinden sona erer.”

Şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları,

ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere başvuran özetle; annesinin ve kendisinin sağlık

raporları ve kurumun kendisine ek süre verdiğine dair telefon dokümanları da dikkate alınarak sözleşmeli personel (hasta bakıcı) olarak atamasının yapılmasını talep etmektedir.

9) Konuyla ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde, Anayasamızın 128 inci maddesi ile kamu hizmetinin

gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüldüğü, 657 sayılı

Kanun’un 4/A maddesinde ise asli ve sürekli kamu hizmetlerinin ifası ile görevli olanların memur olduğunun düzenlendiği, aynı maddenin (B) bendinde sözleşmeli personel ve (D) bendinde de işçi tanımına yer verildiği anlaşılmaktadır.

10) Bilindiği üzere, devlet memurları bakımından ikamet ettiği yerden başka yere atanan kişiler için göreve

başlama süresi 657 sayılı Kanunun 62’nci maddesinde düzenlenmektedir. Aynı Kanunun 2’nci maddesinin ikinci fıkrasında ise, sözleşmeli personel hakkında ancak 657 sayılı Kanunda belirtilen özel hükümlerin uygulanabileceği hükmü öngörülmektedir. Bu hüküm doğrultusunda, 657 sayılı Kanun incelendiğinde, söz konusu Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalıştırılan sözleşmeli personel hakkında, adı geçen Kanunun 62’nci maddesinde düzenlenen hükümlerinin uygulanabileceğine dair özel bir hüküm bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan, sözleşmeli personele uygulanacak hükümlerin düzenlendiği “Sözleşmeli

Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” da da sözleşmeli personellere uygulanacak herhangi bir hükme yer verilmemekle birlikte, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun işe başlama süresi hükümlerine de herhangi bir atıfta bulunulmadığı anlaşılmaktadır.

11) Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik” tir. Bu

ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.

12) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun madde 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen personele ilişkin

genel esaslar, 06/06/1978 tarih, 15754 sayılı BKK ile düzenlenmiştir. Yapılan bu düzenleme ile, sözleşmeli personelin kamuda istihdamına ilişkin genel esaslar belirlenmiştir. Söz konusu düzenleme, sözleşme ücretleri, görev yeri, sözleşme sürelerinin mali yılla sınırlandırılması, emeklilik hakları, izin hakları, mesai saatleri gibi konuları içermektedir. Ayrıca sonradan yapılan değişikliklerle yeniden hizmete alınma, sınav şartı, kurum içi yer değişikliği, unvan değişikliği, sözleşme fesih nedenleri gibi hükümler eklenmiştir.

13) Anayasanın 7 nci maddesinde, yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğu ve

devredilemeyeceği; 8 inci maddesinde, yürütme yetkisinin Anayasaya ve kanunlara uygun olarak yerine getirileceği belirtilirken; 123 üncü maddesinde idarenin kanuniliği ilkesine yer verilmiştir. Buna göre, Anayasa’da kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda, yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Ayrıca, yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir yasa kuralının Anayasa’nın 7 nci maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri koyması, çerçeveyi çizmesi, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yürütmenin düzenlemesine bırakmaması gerekir.

14) İlk defa ataması yapılan ya da ikamet ettiği yerden başka yere atanan sözleşmeli personel tebliğ tarihini

takip eden gün sözleşme imzalayarak işe başlamak zorundadır. Ancak bazı kamu kurumları personelin lehine göreve başlamak için ilave süre verseler de mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Sözleşmeli personele belli durumlarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki göreve başlama süresi hükümlerine göre uygulama gerçekleştirilebilmektedir.

15) Nitekim Danıştay 12 nci Dairesinin 09/09/2015 tarihli ve E:2015/1695, K:2015/4717 sayılı

kararında; “Memurlarla aynı işi yapsalar da 657 sayılı Kanun gereğince statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri Devlet memurlarından farklılık arz eden geçici personelin istihdam koşulları ile ilgili olarak, yine 657 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak her yıl yayınlanan Bakanlar

Kurulu kararlarında, 657 sayılı Kanun’un memurlar için öngördüğü koşullardan farklı düzenlemelere gidilmiştir. Dolayısıyla, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi ile ilgili uyuşmazlıkların yargı mercilerince çözümünde, 657 sayılı Kanun’un memurlarla ilgili hükümlerini doğrudan uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bununla birlikte 57 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan düzenlemelerin, 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel (bu statünün ilga edilmesiyle 4/B sözleşmeli personel statüsü kazanılmıştır) hakkında referans norm olarak uygulanabileceği açıktır.” İfadelerine yer verilen kararda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun hükümlerinin referans norm olarak uygulanmasının yerinde olduğuna hükmedilmiştir.

16) Benzer şekilde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08/06/2017 tarihli ve E:2015/4402,

K:2017/2483 sayılı kararında; “Dolayısıyla, memurlarla aynı işi yapsalar da 657 sayılı Yasa gereğince aynı hukuksal durumda olmamaları nedeniyle özlük haklarının farklı olarak belirlenmesi mümkün olan sözleşmeli personelin istihdam koşulları ile ilgili olarak, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar’da, 657 sayılı Yasa’nın memurlar için öngördüğü koşullardan farklı düzenlemelere gidilmiş, söz konusu Esaslar’da, bu Esaslarda hüküm bulunmaması halinde 657 sayılı Yasa’nın memurlar için

öngördüğü düzenlemelerin uygulanacağı yolunda bir hükme de yer verilmemiştir. Ancak, 657 sayılı

Yasa’nın 4/B maddesi ile ilgili uyuşmazlıkların yargı mercilerince çözümünde, 657 sayılı Yasa’nın memurlarla ilgili hükümleri doğrudan uygulanamasa bile, bu hükümlerin referans olarak alınacak bir norm niteliği taşıdığı kuşkusuzdur.” denilerek 657 sayılı Kanun hükümlerinin referans norm olarak uygulanabilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.

17) İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke

genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.

18) Başvuranın iddiaları ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; İdarenin başvurana işe başlama

tebligatı gönderdiği, bu tebligatta tebliğ tarihinden itibaren en geç 45 gün içerisinde göreve başlanılmasının gerektiği aksi halde atamaların iptal edileceğinin belirtildiği, başvuranın tebligatını 23.05.2022 tarihinde teslim aldığı ve sözleşme imzalamak üzere gelmesi gereken son tarihin 07.07.2022 olduğu, başvuranın idareye verdiği 22.07.2022 tarihli dilekçesinde 19.07.2022 tarihinde sözleşme imzalamak üzere görev yerine geldiğini ancak Ankara’ya gelmesinden ötürü hava değişimi yaşadığını ve psikolojisinin etkilendiğini belirterek “ani kararlar alıp sözleşme imzalamaktan vazgeçtiğini” ifade ettiği, buna karşın aynı durumla ilgili Kurumumuza yaptığı başvuruda, annesinin ameliyatı sebebiyle sözleşme imzalamadan ikameti olan Adıyaman’a döndüğünü, kendisinin kaza geçirdiğini ve iş göremezlik raporlarının bulunduğunu, kurumun kendisine ek süre verdiğine dair telefon dokümanları olduğunu belirtmiştir. Ancak başvuranın tebligatta belirtilen azami süre sonuna kadar sözleşme imzalamak üzere görev yerine gelmemesi neticesinde idarenin, kamu hizmetini ön planda tutarak atama işleminin iptali için takdir yetkisini kullandığı anlaşılmaktadır.

19) Yukarıda yapılan açıklamalar, dosyadaki bilgi ve belgeler, anılan mevzuat hükümleri, yüksek yargı

kararları ve tüm dosya içeriği göz önünde bulundurularak başvuruya konu olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; başvuranın tebligatta belirtilen azami süre sonuna kadar sözleşme imzalamak üzere görev yerine gelmediği gibi belge ile ispatı mümkün zorlayıcı bir sebep de sunmadığı tespit edildiğinden idarenin atama işleminin iptalinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi