|
ÖZET: Bu karar, adli yardım talebinin kabulü durumunda noterlikte düzenlenecek vekaletnameler için harç ve diğer ücretlerin tahsil edilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal bir hukuk devleti olması gereği, devletin sosyal açıdan zayıf olan bireylerin hak arama özgürlüğünü sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Anayasa’nın 5. maddesi, bireylerin temel hak ve hürriyetlerini koruma yükümlülüğünü devlete yüklerken, adil yargılanma hakkının engellenmemesi gerektiği ifade edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 335. maddesi, adli yardımın kapsamını belirlerken, mahkemeler tarafından verilen adli yardım kararlarının tüm yargılama giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığını belirtmektedir. Bu bağlamda, adli yardım talebinin kabulü ile vekaletname düzenlenmesi esnasında tahsil edilmeyen bedellerin dava sonunda mahkeme kararına göre işlem yapılması gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin mevcut uygulamasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/6520-S.23.10734
BAŞVURU NO : 2022/17765
KARAR TARİHİ : 30/05/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, adli yardım talebinin kabul edilmesi halinde, noterde düzenlenecek avukat vekaletnamelerinden hiçbir ücret tahsil edilmemesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02/12/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda (T.C Kimlik No: ) özetle; Türkiye
Noterler Birliği Başkanlığı’nın 2022/10 sayılı genelgesinin kaldırılması ve mahkeme tarafından adli yardım talebinin kabul edilmesi halinde, noterde düzenlenecek avukat vekaletnamesinden, harç, değerli kağıt bedeli, sair tahsilat, noterlik ücreti gibi hiçbir ücret tahsil edilmemesi yönünde genelge çıkarılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 22/03/2023 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Noterler Birliğinden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Türkiye
Noterler Birliği tarafından gönderilen 16/05/2023 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Hukuk Muhakemeleri Kanununun 335 inci maddesinde; “Adli yardım kararı, ilgiliye, aşağıdaki
hususları sağlar: … c) Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi,” hususunun,
2.2 Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde; “….. Vekaletname masrafı adli
yardım faslından ödenebilir. Yargılama giderlerini karşılayamayacaklar için 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465-472 nci maddeleri gereğince adli müzaheret talebinde bulunulur. Bu talebin reddi halinde ilgilisi, avukatlık ücreti dışındaki diğer yargılama giderlerini karşılamak durumundadır. Aksi halde adli yardım istemi reddedilebilir. (Değişik:RG-7/11/2020-31297)
Ancak, yargılama giderlerinin karşılanamayacağının açıkça anlaşılması ve adli yardım talebinde
bulunanın haklılığı açısından kesin veya kuvvetli bir kanı oluşması halinde, adli yardım bürosunun veya adli yardım temsilcisinin önerisi üzerine baro yönetim kurulu kararıyla, birden fazla baronun bulunduğu illerde ise başvuru tarihinde büronun adli yardımdan sorumlu olan yönetim kurulu üyelerinden yönetime başkanlık eden üyenin bağlı bulunduğu baronun yönetim kurulu kararıyla adli yardım fonundan karşılanır.
Davanın reddi halinde iade olunacak harç, adli yardım fonuna aktarılır. b) Adli yardım isteminin kabulüyle, gerekli iş ve işlemleri yapmak ve yürütmek üzere bir veya birkaç avukat görevlendirilir. Görev yazısının bir örneği de istem sahibine verilir ve gerekli bilgi, belge ve vekaletname ile birlikte görevlendirilen avukata başvurması istenir. Görevlendirilen avukat, görevlendirme yazısının, işe ve ilgiliye ait bilgi, belge ve vekaletnamenin, adli müzaheret istemi reddedilmiş ise iş için zorunlu masraf avansının kendisine ulaşması ile avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girer…” hususu ile Türkiye Barolar
Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde; “Adli yardım bürosunun giderleri şunlardır: a)
Adli yardımla görevlendirilecek avukatlara ödenecek ücretler ve zorunlu yol giderleri, gerektiğinde vekaletname, dava harç ve masrafları, …” şeklinde düzenlemelere yer verildiği,
2.3 Birliğin (13) sayılı birleştirilmiş genelgesinde avukat vekâletnamelerinin onaylama veya düzenleme
şeklinde noterliklerde yapılması gerektiği, (14) sayılı birleştirilmiş genelgesinde ise avukat vekaletnamelerine hangi bilgilerin yazılacağının belirtildiği,
2.4 Noterlik Kanununun 84 ve devamı maddelerinde düzenleme işlemlerinin, 90 ve devamı maddelerinde
onaylama işlemlerinin, 112 ve devamı maddelerinde noterlerin alacağı ücretlerin, 118 ve devamı maddelerinde harç, vergi ve resimlerin tahsil şeklinin düzenlendiği,
2.5 Adli yardım talebi kabul edilen ilgilinin, noterliğe başvurarak avukatın bilgilerini vermek ve gerekli
ücretleri yatırmak şartıyla onaylama/düzenleme vekaletname tanzim ettirebileceği,
2.6 Her ne kadar harç istisnası bulunsa da Noterlik Kanununun 112 nci maddesi gereği Noterlik Ücret
Tarifesi gereği ilgilisinden tahsil edilen diğer ücretler için düzenlenen ve ilgilisine bir sureti verilen makbuzla, ilgilinin adli yardım bürosuna başvurabileceği,
2.7 Noterlik Kanununun 112 nci maddesi gereği noterler yaptıkları işlemlerden Noterlik Ücret Tarifesinde
belirtilen ücretleri alırlar. Bu kapsamda vekaletname çıkarma işlemlerinde harç, değerli kağıt bedeli, KDV dışında Noterlik Ücret Tarifesinde belirtilen noter ücreti, yazı ve/veya karşılaştırma ücreti noterler tarafından tahsil edildiği, Kanunda yer alan düzenlemeye göre ilgilisinden tahsil edilen ücretlerin, noterlik dairesinin ve personelinin her türlü gideri kendisine ait olan noterlerce alınmamasının hukuken mümkün olmadığı,
2.8 Gelir İdaresi Başkanlığından cevaben alınan ve Yönetim Kurulunun 21.11.2022 günlü toplantısında
görüşülen 03.11.2022 günlü ve sayılı yazıda yer alan hususlar ile ilgili olarak yayımlanan 2022/10 sayılı Genelgesinde özetle; “… Adalet Bakanlığı Hukuk işleri Genel Müdürlüğü görüşüne istinaden düzenlendiği anlaşılan Gelir İdaresi Başkanlığı görüşüne göre, İlgili mahkeme tarafından verilecek adli yardım kararının, 1- 6100 sayılı Kanunun, yukarıda belirtilen, 335 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan tüm hususları kapsayacak şekilde düzenlenmesi durumunda, 2- 335 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan husustan yararlanılmasına yönelik olarak kabul edilmesi halinde, İlgililerce, noterliklerde düzenletilmek istenilen vekaletnamelerden harç tahsil edilmemesi gerektiği anlaşıldığı, Buna göre, noterliklere adli müzaharetten yararlananlarca vekaletname düzenlenmesi talebi ile müracaat olması durumunda, ilgili noterin, mahkemece verilen adli yardım kararında yukarıda belirtilen hususların mevcudiyetinin varlığını kontrol etmesi ve belirtilen hususların varlığı halinde vekaletname işleminden harç tahsil edilmemesi gerektiği, Ancak bu işlem sebebiyle değerli kağıt bedeli ve noterlik ücreti tahsil olunacağı tabiidir.” Denildiği,
2.9 Noterlerce gerçekleştirilecek işlemler ve düzenlenecek kağıtlar sebebiyle tahsil edilmesi gereken harç,
damga vergisi ve değerli kağıt bedelleri kanun ile konulmuş olduğundan istisna ve/veya muafiyet söz
konusu olmayan durumlarda bu bedellerin tahsil edilerek hazineye intikal ettirilmesi gerektiği kanuni bir zorunluluk olduğu, Nitekim adli müzaharet ile ilgili harç istisnasının uygulanıp uygulanmayacağı yönünden de yine Gelir idaresi Başkanlığı görüşü alınarak konu hakkında Genelge yayımlandığı belirtilmiştir.
3. Kurumumuzun 06/10/2022 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Gelir İdaresi Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Gelir
İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilen 07/11/2022 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
3.1 Konu hakkında Türkiye Noterler Birliğinin 25/5/2022 tarih ve Mali Danışmanlık sayılı
yazısı ile Başkanlığımızdan görüş istenilmesi üzerine Başkanlığımızca da Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri
Genel Müdürlüğünden görüş istenilmiş olup, Başkanlığımıza 27/10/2022 tarihinde intikal eden aynı tarihli ve sayılı cevabi yazı üzerine, bir örneği ilişikte yer alan 3/11/2022 tarih ve sayılı yazımızla, “Adli yardım talebinin, 6100 sayılı Kanunun 335 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan tüm hususları kapsayacak şekilde veya 335 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının (a)
bendinde yer alan husustan yararlanılmasına yönelik olarak kabul edilmesi halinde, ilgililerce noterlikten talep edilen vekaletnameler sebebiyle geçici olarak harç alınmaması, ancak dava sonunda mahkeme kararı doğrultusunda bu kişilerden veya davayı kaybeden taraftan söz konusu harcın tahsil edilmesi gerektiği” yönündeki görüşün Türkiye Noterler Birliğine bildirildiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine
Başvurma Hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler … ” ,
4.1 “Vergi Ödevi” başlıklı 73. maddesinde; “…Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin
muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin 1.
fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun;
6.1 “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde; “(1) Yargılama giderleri şunlardır:
a) Başvurma, karar ve ilam harçları.
b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri.
c) Dosya ve sair evrak giderleri.
ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekaletname düzenlenmesine ilişkin giderler.
d) Keşif giderleri.
e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler.
f) Resmi dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler.
g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hakimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu halde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri.
ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti.
h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler.”
6.2 “Adli yardımın kapsamı” başlıklı 335. maddesinde; “Adli yardım kararı, ilgiliye, aşağıdaki
hususları sağlar:
a) Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet.
b) Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet.
c) Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi.
ç) Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini.
Mahkeme, talepte bulunanın, yukarıdaki bentlerde düzenlenen hususlardan bir kısmından yararlanmasına da karar verebilir. Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.”
6.3 “Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili” başlıklı 339. maddesinde; “Adli yardım
kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması hâlinde, uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verilebilir. (Ek: 11/4/2013-6459/ 24 md.) Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir.”
6.4 “Adli yardım kararıyla atanan avukatın ücretinin ödenmesi” başlıklı 340. maddesinde; “Adli
yardımdan yararlanan kişi için mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti, yargılama gideri olarak Hazineden ödenir.” 7. 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun
7.1 “Adli Yardımın Kapsamı” başlıklı 176.maddesinde “Adlî yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer
yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır.”,
7.2 “Adli yardım Bürosu” başlıklı 177. maddesinde; “Adlî yardım hizmeti, baro merkezlerinde, baro
yönetim kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan adlî yardım bürosu tarafından yürütülür. Baro yönetim kurulu, ayrıca baro merkezi dışında avukat sayısı beşten çok olan her yargı çevresinde de bir avukatı adlî yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Büro ve temsilciler, baro yönetim kurulunun gözetimi altında çalışırlar.”,
7.3 “Adli Yardım İstemi” başlıklı 178. maddesinde; “Adlî yardım istemi, adlî yardım bürosuna veya
temsilcilerine yapılır. İstek sahibi, isteminde haklı olduğunu gösterdiği delillerle kanıtlamak zorundadır.
Yardım isteminin reddi halinde, ilgilisi yazı veya sözle baro başkanına başvurabilir. Baro başkanının vereceği karar kesindir.”,
7.4 “Adli Yardımın Yapılışı ” başlıklı 179. maddesinde; “Adlî yardım isteminin kabulü halinde; büro
gerekli işlemleri yapmak üzere bir veya birkaç avukatı görevlendirir. Görevlendirilen avukat, görev yazısının kendine ulaşmasıyla, avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girer. Bu yükümlülük, ilgilinin gerekli belge ve bilgileri isteğe rağmen vermemesi veya vekâletname vermekten kaçınmasıyla sona erer. Ayrıca görevlendirilen avukat da bu işi yapmaktan çekinmek isterse görevin kendisine bildirildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde o işin tarifede belirlenen ücretini baroya ödemek zorundadır. Büro, görevlendirilen avukatın işi yürütmesiyle ilgili aşamaları izler. 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve 4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanunu ile diğer kanunlardaki adlî yardıma ilişkin hükümler saklıdır..”,
8. 1512 Noterlik Kanunu’nun;
8.1 “Noterlerin genel Olarak Yapacakları İşler” başlıklı 60. maddesinde; “Noterlerin görevleri: 1.
Yapılması kanunla başka bir makam, merci veya şahsa verilmemiş olan her nevi hukuki işlemleri düzenlemek, 2. Kanunlarda resmi olarak yapılmaları emredilen ve mercileri belirtilmemiş olan bütün hukuki işlemleri bu kanun hükümlerine göre yapmak, 3. (Değişik: 23/6/2022-7413/11 md.) Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmak ve bu sözleşmeyi taraflardan birinin talep etmesi, harç ve giderleri ödemesi hâlinde tapu bilişim sistemi vasıtasıyla tapu siciline şerh vermek, taşınmaz satış sözleşmesi yapmak, 4. Bu kanuna uygun olarak dışarda yazılıp getirilen kağıtların üzerindeki imza, mühür veya herhangi bir işareti veya tarihi onaylamak, 5. Bu kanun hükümlerine göre yapılan işlemlerin dairede kalan asıl veya örneklerinden veya getirilen kağıtlardan örnek çıkarıp vermek, 6. Belgeleri bir dilden diğer dile veya bir yazıdan başka bir yazıya çevirmek, 7. Protesto, ihbarname ve ihtarname göndermek, 8. Kanunen tescili gereken işlemleri tescil etmek, 9. Bu ve diğer kanunlarla verilmiş sair işleri yapmak”,
8.2 “Ücret Tarifesi” başlıklı 112. maddesinde; “Noterlerin yaptıkları işlemlere ait harç üzerinden
hesaplanacak ücretleri ile vasiyetname ve vakıf senedi düzenlenmesinden alınacak ücretler, yazı, bir dilden diğer dile veya bir yazıdan diğer yazıya çevirme, karşılaştırma, tescil, emanetlerin saklanması ve kanunlarında harç, vergi ve resimlerden bağışık olduğu yazılı işlemler ile defter onaylanmasından ve kanunun ücret almayı öngördüğü sair işlemlerden alacakları ücretler ve noterlerle imzaya yetkili vekillerinin yol ödeneğinin miktarı, Türkiye Noterler Birliğinin mütalaası alındıktan sonra Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek bir tarife ile tespit olunur. Noterlik işleminin başka bir noter aracılığı ile yapıldığı hallerde, aracı notere ödenecek ücretler de tarifede gösterilir. Tanıklık ve onaylama şerhlerinden yazı ücreti alınmaz. Tarifede gerekli görülecek değişiklikler her yıl Mart ayında yapılır. Yeni tarife yürürlüğe girinceye kadar eski tarife uygulanır.”,
8.3 “Fazla Alınan Ücretler” başlıklı 117. maddesinde; “Noterler tarafından fazla ücret alındığı veya
sarfına gerek kalmadan tebligat ücreti bulunduğu harçlara ait zamanaşımı süresi içinde anlaşılırsa, beher şahıstan fazla alınan kırk gösterge rakamının ücretin alındığı yılın Bütçe Kanunda gösterilen memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak meblağı aşan ücretler Adalet Bakanlığı tarafından ilgilisine iade ettirilir ve Bakanlık, ödeme için notere yapılacak tebligattan Birliğe bilgi verir. Masrafı noter tarafından verilmek suretiyle yapılan tebligata rağmen ilgilisine bir ay içinde parasını almaz veya fazla alınmış olan ücretten beher şahsa düşen kısmı yukarıda gösterilen miktar kadar veya daha az olursa, Türkiye Noterler
Birliğine gönderilir. Para gönderilmediği takdirde Birlik bu husustaki kararını İcra ve İflas Kanununun ilamların icrası hakkındaki hükümleri uyarınca yerine getirtir. Yukardaki fıkralar hükümlerinin uygulanması, ayrıca disiplin cezası verilmesine engel değildir.”,
8.4 “Noterlerin Hukuki Sorumlulukları” başlıklı 162. maddesinde; “Stajyer, katip ve katip adayları
tarafından yapılmış olsa bile noterler, bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar. Noter, birinci fıkra gereğince ödediği miktar için, işin yapılmaması, hatalı yahut eksik yapılmasına sebep olan stajyer veya noterlik personeline rücu edebilir.”,
8.5 “Türkiye Noterler Birliği” başlıklı 163. maddesinde; “Noterlik mesleğinin amaçlarına uygun bir
şekilde görülmesini, mesleğin gelişmesini ve meslektaşlar arasında birlik ve yardımlaşmayı sağlamak üzere, kamu kurumu niteliğinde ve tüzel kişiliğe sahip, Türkiye Noterler Birliği kurulur…”,
8.6 “Türkiye Noterler Birliğinin Görevleri” başlıklı 166. maddesinde; “…5. Uyulması zorunlu meslek
kurallarını tespit ve tavsiye etmek…”
8.7 “Gözetim ve denetim yetkisi” başlıklı 121. maddesinde; “Noterlikler, Adalet Bakanlığının ve Türkiye
Noterler Birliğinin gözetim ve denetimi altındadır.”, 9. 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanununun;
9.1 “Değerli kağıtlar:” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanuna bağlı tabloda yazılı kağıtlar ve belgeler ile
elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan noter belgeleri “değerli kağıt” sayılır. (1) Bu Kanunun kapsamına giren veya diğer kanunlarla kapsama alınacak olan değerli kağıtların basımı, dağıtımı ve bedellerinin tahsili ile ilgili usul ve esasları ve bu kağıtların bedellerini tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
9.2 “Kullanma mecburiyeti:” başlıklı 2. maddesinde; “Değerli kâğıtların ilgili bulundukları işlemlerde
kullanılması mecburidir”
9.3 “Değerli kağıtların bedeli:” başlıklı 4. maddesinde; “Değerli kağıtlar ilgililere, bu kanuna bağlı
tabloda gösterilen bedeller karşılığında satılır.”
9.4 “Değerli kağıt yerine adi kağıt kullanılması:” başlıklı 5. maddesinde; “Bu Kanunda yazılı noter
kâğıtları yerine adi kâğıt kullanılması halinde, bu evraka ait değerli kağıt bedeli noterlerce tahsil edilir.” 10. Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’nin;
10.1 “Adli Yardım İstemi ve Görevlendirme” başlıklı 5. maddesinde; “Adli yardım istemi, hizmetin
görüleceği yer adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yapılır. Başvurularda, adli yardım başvuru formu doldurulur ve adli yardım esas defterine kaydedilir. Adli yardım bürosu ve temsilcilikleri, istem sahibinden gerekli bilgi ve belgeleri ister, istemin haklılığı konusunda uygun bulacağı araştırmayı yapar, gerektiğinde karar verir. Bu araştırmada, kamu ve özel kurum ve kuruluşları, adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yardımcı olurlar. (Değişik:RG-8/10/2022-31977) Adli yardım isteminin reddi halinde istemde bulunan; tebliğden itibaren on gün içinde yazılı veya sözlü olarak baro başkanına başvurabilir. Baro başkanı yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir. Süresinde karar verilmediği takdirde talep ret edilmiş sayılır.
Adli yardım görevi serbest çalışan avukatlara eşitlik ilkesi esaslarına göre verilir. Birden fazla baronun bulunduğu illerde yargı mercilerinin talebi üzerine yapılacak görevlendirmeler, Türkiye Barolar Birliği tarafından oluşturulan elektronik bilişim sistemi üzerinden o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılır. Birden fazla baronun bulunduğu illerde yargı mercilerinin talebi üzerine baroların adli yardım listelerinde bulunan ve adli yardım hizmeti ile görevlendirilecek avukatlara ilişkin tek liste yapılır. Bu liste, Türkiye Barolar Birliği sicil numarası esas alınarak oluşturulur. Yargı mercinin talebinin Türkiye Barolar
Birliği sistemine ulaşması üzerine listeden görevlendirme yapılır. Görevlendirmeye ilişkin esaslar, yönerge ile belirlenir.”
10.2 “Adli Yardımın Yapılışı” başlıklı 6. maddesinde; “a) Adli yardım isteminin kabulü halinde, durum
bir tutanakla tespit edilir. İstem sahibinden, işin sonunda maddi bir yarar elde etmesi halinde, avukata ödenen para ile elde edilecek maddi yararın %5’ini baroya ödeyeceğine; adli yardım isteminin haksız olduğunun sonradan anlaşılması halinde, görevlendirilen avukata ödenen ücretin iki katı ve yapılmış masrafları yasal faizleri ile geri vereceğine ilişkin taahhütname alınır. Vekaletname masrafı adli yardım faslından ödenebilir. Yargılama giderlerini karşılayamayacaklar için 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 ila 340 ıncı maddeleri gereğince adli yardım talebinde bulunulur.
Bu talebin reddi halinde ilgilisi, avukatlık ücreti dışındaki diğer yargılama giderlerini karşılamak durumundadır. Aksi halde, adli yardım istemi reddedilebilir. (Değişik dördüncü paragraf:RG-8/10/2022-
31977) Ancak, yargılama giderlerinin karşılanamayacağının açıkça anlaşılması ve adli yardım talebinde
bulunanın haklılığı açısından kesin veya kuvvetli bir kanı oluşması halinde, adli yardım bürosunun veya adli yardım temsilcisinin önerisi üzerine baro yönetim kurulu kararıyla adli yardım fonundan karşılanır.
Davanın reddi halinde iade olunacak harç, adli yardım fonuna aktarılır. b) Adli yardım isteminin kabulüyle, gerekli iş ve işlemleri yapmak ve yürütmek üzere bir veya birkaç avukat görevlendirilir. Görev yazısının bir örneği de istem sahibine verilir ve gerekli bilgi, belge ve vekaletname ile birlikte görevlendirilen avukata başvurması istenir. Görevlendirilen avukat, görevlendirme yazısının, işe ve ilgiliye ait bilgi, belge ve vekaletnamenin, adli müzaheret istemi reddedilmiş ise iş için zorunlu masraf avansının kendisine ulaşması ile avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girer. Görevlendirilen avukatın yükümlülüğü, istek sahibinin hizmetin görülebilmesi için gerekli belge ve bilgiler ile avukatlık ücreti dışındaki zorunlu yargılama giderlerini vermemesi veya vekaletname vermekten kaçınması ile sona erer.
Görevlendirilen avukat, bu durumu gecikmeden, kendisini görevlendiren adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine bildirir. c) Görevlendirmede, avukatların mesleki faaliyet alanlarına ilişkin beyanları dikkate alınır. d) Görevlendirilen avukat, bu işi yapmaktan haklı bir neden olmaksızın çekinmek isterse, görevin kendisine bildirildiği tarihten itibaren on beş gün içinde, o işin tarifede belirlenen ücretini baroya ödeyerek görevden çekilebilir. e) Görevlendirilen avukat, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre işi sonuna kadar takip etmekle yükümlüdür. Bağlantı ve ilişki bulunsa bile başka dava ve icra takipleri veya benzeri hukuksal işlemler, görev konusu iş kapsamında kabul edilmez. f) Adli yardım bürosu ve temsilcilikleri, görevlendirilen avukatın hizmeti yerine getirmesi ile ilgili aşamaları izler. Avukat, işin hangi aşamasında olursa olsun, kendisinden istenen bilgi ve belgeleri vermek zorundadır. Hizmetin sonunda da, bu konudaki raporunu ve hizmetin sona erdiğini gösterir belgeleri adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine iletir.”
10.3 “Adli Yardım Bürosunun Giderleri” başlıklı 9. maddesinde; “Adli yardım bürosunun giderleri
şunlardır: a) Adli yardımla görevlendirilecek avukatlara ödenecek ücretler ve zorunlu yol giderleri, gerektiğinde vekaletname, dava harç ve masrafları, b) Büro personelinin ücretleri, c) Büro donanımı, kırtasiye, kira ve diğer giderler. Adli yardım paraları, münhasıran adli yardım hizmetlerinde kullanılır ve baro bütçesinin ayrı bölümlerinde gösterilir. Bu bölümden kalan gelir fazlası, bir sonraki yılın aynı faslına aktarılır.” 11. Türkiye Noterler Birliği’nin 23/11/2022 tarihli ve 259-52240 sayılı Genelgesinde; “…Adalet
Bakanlığı Hukuk işleri Genel Müdürlüğü görüşüne istinaden düzenlendiği anlaşılan Gelir İdaresi
Başkanlığı görüşüne göre, İlgili mahkeme tarafından verilecek adli yardım kararının, 1- 6100 sayılı
Kanunun, yukarıda belirtilen, 335 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan tüm hususları kapsayacak şekilde düzenlenmesi durumunda, 2- 335 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan husustan yararlanılmasına yönelik olarak kabul edilmesi halinde, İlgililerce, noterliklerde düzenletilmek istenilen vekaletnamelerden harç tahsil edilmemesi gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre, noterliklere adli müzaharetten yararlananlarca vekaletname düzenlenmesi talebi ile müracaat olması durumunda, ilgili noterin, mahkemece verilen adli yardım kararında yukarıda belirtilen hususların mevcudiyetinin varlığını kontrol etmesi ve belirtilen hususların varlığı halinde vekaletname işleminden harç tahsil edilmemesi gerekmektedir. Ancak bu işlem sebebiyle değerli kağıt bedeli ve noterlik ücreti tahsil olunacağı tabiidir.” düzenlemeleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “ Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; mahkeme tarafından adli yardım talebinin kabul edilmesi halinde, noterde düzenlenecek avukat vekaletnamesinden, harç, değerli kağıt bedeli, sair tahsilat, noterlik ücreti gibi hiçbir ücret tahsil edilmemesi yönünde genelge çıkarılmasını talep etmektedir.
14. Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir, Anayasanın 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri, …kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır” düzenlemesi ile sosyal devletin sağlanmasında devlete bir takım yükümlülükler getirmiştir.
15. “Sosyal devlet ilkesi gereği yasa koyucular sosyal bakımdan zayıf olanları sosyal bakımdan güçlü olanlara oranla daha az gerçek özgürlük elde etmemelerini ve hukuksal korumadan daha az yararlanmamalarını sağlamakla yükümlüdür.” (Zafer Gören, “Sosyal Devlet İlkesi ve Anayasa Hukuku
Açısından Yaşam Kalitesi”, Anayasa Yargısı Dergisi, 14.cilt, 1997, s.97)
16. O halde Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile düzenleme altına alınmış en temel insan haklarından biri olan adil yargılanma hakkını sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmakta devlete yüklenmiş bir görevdir.
17. Hukuk mahkemelerinde dava açılabilmesi, kişilerin ekonomik durumları gözetilmeden belirlenen yargılama harç ve giderlerinin ödenmesine bağlı olup, ödeme gücü olmayan kişilerin gerekli harç ve giderleri karşılayamaması nedeniyle haklı olduğu bir konuda dava açamaması veya açmış olduğu bir davada avukat tutamaması da, hak arama özgürlüğü önünde bir engel oluşturduğundan, sosyal hukuk devleti”, “kanun önünde eşitlik”, “hak arama özgürlüğü” ilkeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “….c)
Kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafinin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddî olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabilmek;…” şeklinde düzenleme içeren 63(c) maddesi, adli yardım kurumunun düzenlenmesini zorunlu kılmıştır. ( Mehmet Akbal “Medeni
Yargılama Hukukunda Adli Yardım”, Tbb Dergisi, 2011 s.93)
18. İşte bu ve benzeri sebeplerle yasa koyucu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 335.
maddesinde ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Adli Müzaharet” başlıklı 12. Kısmında avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanması için adli yardım müessesini düzenlemiştir
19. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 335. maddesinde; mahkemeler tarafından verilecek, adli yardım kararı ile yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet, yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet, dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi, davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini sağlanacağı, mahkemenin, hususlarının tamamından ya da bir kısmından yararlanmasına da karar verebileceği düzenlenmiştir.
20. Tarafların davanın görülmesi ve sonuçlanması için ödedikleri paraların tümüne yargılama gideri denilmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde ise yargılama
giderlerinin kapsamına yer verilmiş ve vekaletname düzenlenmesine ilişkin giderler yargılama gideri olarak sayılmıştır.
21. 6100 sayılı Kanun yine adli yardımdan yararlanan kişi için mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücretinin de, yargılama gideri olarak Hazineden ödeneceğini düzenlemiş olup; Avukatlık Kanununun 176. maddesinde ise, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanacağı belirtilmiştir.
22. Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde; adli yardım isteminin, hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yapılacağı, yargı merciinin talebinin Türkiye Barolar Birliği sistemine ulaşması üzerine listeden görevlendirme yapılacağı, adli yardım isteminin kabulü halinde, durumun bir tutanakla tespit edileceği, istem sahibinden, işin sonunda maddi bir yarar elde etmesi halinde, avukata ödenen para ile elde edilecek maddi yararın %5’ini baroya ödeyeceğine; adli yardım isteminin haksız olduğunun sonradan anlaşılması halinde, görevlendirilen avukata ödenen ücretin iki katı ve yapılmış masrafları yasal faizleri ile geri vereceğine ilişkin taahhütname alınacağı, vekaletname masrafının adli yardım faslından ödenebileceği, yargılama giderlerini karşılayamayacaklar için 12/1/2011 tarihli ve
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 ila 340. maddeleri gereğince adli yardım talebinde
bulunulacağı, bu talebin reddi halinde ilgilisinin, avukatlık ücreti dışındaki diğer yargılama giderlerini karşılamak durumunda olduğu, ancak, yargılama giderlerinin karşılanamayacağının açıkça anlaşılması ve adli yardım talebinde bulunanın haklılığı açısından kesin veya kuvvetli bir kanı oluşması halinde, adli yardım bürosunun veya adli yardım temsilcisinin önerisi üzerine baro yönetim kurulu kararıyla adli yardım fonundan karşılanacağı belirtilmiştir.
23. Hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirmek, hukuki işlemleri düzenlemek, Kanunlarda resmi olarak yapılmaları emredilen ve mercileri belirtilmemiş olan bütün hukuki işlemleri yapmak, kanun hükümlerine göre yapılan işlemlerin dairede kalan asıl veya örneklerinden veya getirilen kağıtlardan örnek çıkarıp vermek, belgeleri bir dilden diğer dile veya bir yazıdan başka bir yazıya çevirmek, kanunen tescili gereken işlemleri tescil etmek, kanunlarla verilmiş sair işleri yapmak gibi kamu hizmeti niteliğinde ki görevler noterler tarafından yürütülmektedir.
24. Eski tabiri ile Kâtib-i Âdil olan Noterlerin, yapmış oldukları işlemlerde asıl amaç hukuki güvenliğin tesisidir. Dolayısı ile kamu hizmetlerini yerine getirirken kendisinden daha fazla dikkat ve özen göstermesinin beklenmesi hayatın olağan akışına aykırı bir durum değildir. Nitekim yapılan yanlış bir işlem vatandaşları doğrudan etkileyerek hak ve menfaatlerde telafisi güç, imkansız ve büyük zararlar doğuracaktır.
25. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/9037 Esas 2016/11401 Karar sayılı ve 29/09/2016 tarihli
Kararında da “Noterlik Kanunu’nun 1.maddesi gereğince; noterliğin bir kamu hizmeti niteliğinde bulunduğu, hukukî güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendiren bir kurum olduğu belirtilmiştir. Görevi belge ve işlemlere resmiyet kazandırmak olan noterlerin yaptıkları işlemler dolayısıyla meydana gelecek zararlardan ötürü sorumlu tutulması bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir. Noterlerin yaptıkları hizmet dolayısıyla sorumlulukları ilk olarak, mülga 3456 sayılı
Noterlik Kanunu’nun 64. maddesi hükmü ile düzenlenmiştir. Hâlen yürürlükte bulunan 1512 sayılı Noterlik
Kanunu’nda ise, 162. madde de noterlerin hukukî sorumlulukları hüküm altına alınmıştır. Bu iki hüküm arasında çok büyük farklılıklar bulunmamaktadır. Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinde kusurdan söz edilmemiştir. Bu sebeple noterlerin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. (…, Noterlerin Hukukî Sorumluluğu, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
Cilt. 11 Özel s. 2009, s.425-452, Düzgün…, Noterlerin Meslekî Sorumluluk Sigortası s. 492, 494…Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C.XVII, Y. 2013, s. 1-2) Buradaki sorumluluğun 6098 sayılı Türk
/
Borçlar Kanunu’nun 66. (818 sayılı Borçlar Kanunu 55) maddesindeki sorumluluğun ağırlaştırılmış şekli olduğu sonucuna varılmaktadır. Noterliğin bir kamu hizmeti olduğunu belirten kural, aynı zamanda noterin görev ve yetkilerini de düzenlemektedir. Bu derece önemli görev ve işlevleri nedeniyle sorumluluklarının da buna paralel biçimde düzenlenmesi gerekmiştir. Bundan dolayı noterin yapacağı işler son derece sıkı kural ve şekil şartlarına bağlanmıştır. Öte yandan; bir güven kurumu olan ve yaptıkları işlerde uzman olan noter, devlet adına bir takım kamusal yetkileri de kullanmak suretiyle; belgeleri ve beyanları resmileştiren ve aksinin kanıtlanmasını güçleştiren hatta neredeyse imkânsız hâle getiren, hukukî sonuçlar doğuracak belgelerin düzenlenmesi yetkisiyle donatılmıştır. Noterlik
Kanunu’nun 82. ve İcra İflas Kanunu’nun 38. maddeleri gereğince; noterlerin düzenlemiş oldukları belgelere ispat gücü ve icra edilebilirlik açısından, özel ve ayrıcalıklı bir konum verilmiştir. Bu kadar önemli bir işin yapılmasıyla yetkili kılınan noterlerin sorumluluklarının da düzenlemeye paralel olması gerekir. Noterlerin uzmanlığına inanan ve güvenen iş sahipleri, yapılan iş ve işlemlerin tam ve sağlıklı olduğu konusunda kuşku duymamalıdırlar. Bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar doğmuşsa noterin bundan sorumlu olması doğaldır. (…, Noterlik Hukukuna
İlişkin İncelemeler, 1993-2011, s. 53, 61, 82,85). Noterlik Kanunu’nun 162.maddesinde kusurdan hiç bahsedilmemiştir. Bu anlamda “Noterlik Kanunu’nun gerekçesinde “… kusurlu eylemleriyle…” deyimi kullanılmış, ancak Millet Meclisi Geçici Komisyonu’nda değişiklik yapılarak sözü geçen deyim metinden çıkarılmış ve “Borçlar Kanunu’ndaki sisteme uygunluk sağlanması” gerekçe olarak gösterilmiştir.” (MMTD, C. 18, Dönem 3, S. Sayısı. 130, Noterlik Kanunu Gerekçesi, s. 14-Düzgün …, Noterlerin Meslekî
Sorumluluk Sigortası, s. 495, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C.XVII, Y. 2013, s. 1-2) Noterlik bir güven kurumudur. Buna paralel olarak noterlerin, ağır bir sorumluluğa tabi tutulması, kendilerine yüklenen işlerin önemi ve yanlış yapılmasından dolayı büyük zararların doğması tehlikesinin bulunması ve noterlik işlemlerinin sağlamlığı hususunda iş sahiplerine garanti verme gerekliliği düşüncesine dayanmaktadır. Doktrinde; “Noterlerin hukukî sorumluluğunun, nitelik itibarıyla ağırlaştırılmış sebep sorumluluğu olduğu ifade edilmektedir.” (…, a.g.e. 1993-2011, s.79) Bilindiği üzere; Borçlar Kanunu ve
Medenî Kanun’da öngörülen “olağan sebep sorumluluğu” objektif bir özen gösterme ödevinin yerine getirilmesine dayanır. Bunların çoğunda bu özen ödevinin yerine getirildiğini veya özen ödevi yerine getirilseydi dahi, yine de zararın ortaya çıkacağı kanıtlamak suretiyle sorumluluktan kurtulmak kabildir.
Doktrinde Tandoğan, noterlerin hukukî sorumluluğu hakkında; “İşlenen yolsuzluklar istihdam ettiği memurlar tarafından yapılmış olsa bile noterlerin işlerinin yapılmamasından veya hatalı veya eksik yapılmasından dolayı zarar gören alâkalılara karşı malî mesuliyetleri vardır. Müşahede olunduğu üzere bu hükümde, notere müstahdeminin ika ettiği zarar dolayısıyla kurtuluş beyyinesi getirmek imkânı tanınmamaktadır; bu bakımdan noterin mes’uliyeti Borçlar Kanunu md. 55’e nisbetle daha ağırdır.
Noterlerin böyle bir ağır mes’uliyete tabi tutulması, onlara tevdi edilen muamelenin yanlış yapılmasında büyük zararlar doğması tehlikesinin bulunması ve noterlerin muamelelerinin sağlamlığı hususunda iş sahiplerine teminat bahşetmenin gerekmesi mülahazasıyla haklı gösterilebilir; kaldı ki, noterlerin veya müstahdemlerinin fiillerinden doğan zarardan Devletin mes’ul olmayacağı da kabul edilmektedir. 3456 sayılı K. md. 64. noterin müstahdemlerinin fiillerinden mes’ul tutulması için bunların kusurunu da şart kılmamıştır; ancak zararın noterliğe ait işlerin yapılmamasından veya hatalı veya eksik yapılmasından husule gelmesi gerekmektedir. 1512 sayılı K.md 162 f. I, noterin yardımcılarının eylemlerinden sorumlu tutulması için bunların kusurunu da şart kılmamıştır.” şeklinde görüşünü belirtmiştir. (Tandoğan HalûkTürk Mes’uliyet Hukuku-Akit Dışı ve Akdî Mesuliyet, Ankara 1961- s. 132, Kusura Dayanmayan Sözleşme dışı Sorumluluk Hukuku, Ankara 1981 s. 85)” hususlarına değinilerek bir güven müessesesi olan ve önemli sonuçlar doğuran işlemler yapmakla yetkilendirilmiş olan noterlerin sorumluluklarının da aynı şekilde ağır olduğunun altı bir kez daha çizilmiştir.
26. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
26.1 Avukat vekâletnamelerinin noterliklerde onaylama veya düzenleme şeklinde yapıldığı,
26.2 Adli yardım talebi kabul edilen ilgilinin, noterliğe başvurarak avukatın bilgilerini vermek ve gerekli
ücretleri yatırmak şartıyla onaylama veya düzenleme suretiyle vekaletname tanzim ettirebileceği,
26.3 Vekaletname çıkarma işlemlerinde harç, değerli kağıt bedeli, KDV dışında Noterlik Ücret Tarifesinde
belirtilen noter ücreti, yazı ve/veya karşılaştırma ücretinin alındığı ve bu ücretlerin noterler tarafından tahsil edildiği,
26.4 Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün; 27/10/2022 tarih ve sayılı görüş yazsında;
adli yardım talebinin, 6100 sayılı Kanunun 335. maddesinin 1. fıkrasında yer alan tüm hususları kapsayacak şekilde veya 6100 sayılı Kanunun 335. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının a bendinde yer alan husustan yararlanılmasına yönelik olarak kabul edilmesi halinde, ilgilinin, yargılama giderleri arasında sayılan vekaletname düzenlenmesine ilişkin tüm giderlerden geçici olarak muaf tutulması gerektiği, adli yardım talebinin kabulü nedeniyle vekaletname düzenlenmesi esnasında tahsil edilmeyen (harç, değerli kağıt bedeli ve sair tahsilat gibi) bedeller hakkında, dava sonunda mahkemece verilecek karar doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerektiğinin belirtildiği,
26.5 Türkiye Noterler Birliği’nin 23/11/2022 tarihli ve 259-52240 sayılı Genelgesi kapsamında;
noterliklere, adli yardımdan yararlananlarca vekaletname düzenlenmesi talebi ile müracaat olması durumunda, ilgili noterin, mahkemece verilen adli yardım kararında belirtilen hususların mevcudiyetinin varlığını kontrol etmesi ve belirtilen hususların varlığı halinde vekaletname işleminden harç tahsil edilmediği ancak değerli kağıt bedeli ve noterlik ücretinin tahsil olunduğu anlaşılmıştır.
27. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyetinin sosyal bir hukuk devleti olduğu, sosyal devlet ilkesi gereği yasa koyucuların sosyal bakımdan zayıf olanları sosyal bakımdan güçlü olanlara oranla daha az gerçek özgürlük elde etmemelerini ve hukuksal korumadan daha az yararlanmamalarını sağlamakla yükümlü olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile düzenleme altına alınmış en temel insan haklarından biri olan adil yargılanma hakkını sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmanın da devlete yüklenmiş bir görev olduğu, dava açılabilmesinin, kişilerin ekonomik durumları gözetilmeden belirlenen yargılama harç ve giderlerinin ödenmesine bağlı olup, ödeme gücü olmayan kişilerin gerekli harç ve giderleri karşılayamaması nedeniyle haklı olduğu bir konuda dava açamaması veya açmış olduğu bir davada avukat tutamamasının da, hak arama özgürlüğü önünde bir engel oluşturduğu, 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanununda ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun da avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanması için adli yardım müessesinin düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 335. maddesinde; mahkemeler tarafından verilecek, adli yardım kararı ile yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağlanacağı, aynı kanunun 323. maddesinde ise yargılama giderlerinin kapsamına yer verildiği ve vekaletname düzenlenmesine ilişkin giderlerin yargılama gideri olarak sayıldığı, noterlerin, yapmış oldukları işlemlerde asıl amacın hukuki güvenliğin tesisi olduğu, dolayısı ile yapılan yanlış bir işlemin vatandaşları doğrudan etkileyerek hak ve menfaatlerde telafisi güç, imkansız ve büyük zararlar doğuracağı, bu kapsamda adli yardım talebinin kabul edilen kişilerin, yargılama giderleri arasında sayılan vekaletname düzenlenmesine ilişkin tüm giderlerden geçici olarak muaf tutulması gerektiği, vekaletname düzenlenmesi esnasında tahsil edilmeyen bedeller hakkında, dava sonunda mahkemece verilecek karar doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerektiği anlaşılmış olup; idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
28. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa)
durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı
Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın talebinin mevzuat kapsamında yeniden değerlendirilmesi yönünde TÜRKİYE NOTERLER
BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi