|
ÖZET: Başvuran, görevi kötüye kullanma suçundan beraat etmesi sonrası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek 31. madde uyarınca avukatına ödediği vekalet ücretinin kendisine ödenmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın yargılanmasına sebep olan bir ihbar ya da şikayet bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Ancak, ceza yargılamasında suç şüphesinin nasıl öğrenildiği önemli değildir; soruşturma, kamu yararı gereği başlatılabilir. 657 sayılı Kanun’un amacının, beraat eden devlet memurunun uğradığı maddi zararı gidermek olduğu göz önünde bulundurulduğunda, idarenin ret işlemi hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.
Sonuç olarak, Danıştay, başvuranın avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ve Sağlık Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmasına karar vermiştir. Bu karar, devlet memurlarının yargılama süreçlerinde karşılaştıkları maddi kayıpların giderilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/13708-S.23.21673
BAŞVURU NO : 2023/7149
KARAR TARİHİ : 26/10/2023
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Görevi kötüye kullanma suçundan beraat eden başvuranın, DMK ilgili
BAŞVURUNUN KONUSU :
maddesi uyarınca, avukatına ödediği vekalet ücretinin idare tarafından karşılanması talebi
BAŞVURU TARİHİ : 23/05/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarafından yapılmış olan şikayet başvurusunda özetle; İstanbul İl
Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Sağlık hizmetinde çalışmakta iken görevi kötüye kullanma suçundan yargılandığını, ancak İstanbul Anadolu 26.Asliye Ceza Mahkemesinin / esas ve / karar sayılı ilamı ile atılı suçtan beraat ettiğini, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu dava için avukat ’ye vekalet verdiğini, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek 31 madde uyarınca, avukatına ödediği vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisine ödenmesi hususunda, 13.12.2022 tarihinde dilekçe ve belgeleriyle idareye başvurduğunu ancak bir sonuç alamadığını belirterek, mağduriyetinin giderilmesi için ilgili ücretin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 10/07/2023 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sağlık Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İstanbul Valiliği
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 27/07/2023 tarih ve – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13/C-12020 tarihli iddianamesi ile şikâyetçi
’in 10.03.2019 tarihinde Çamlık Mahallesi Şehit Burak Kurtuluş Caddesinde faaliyet gösteren Mart
İstanbul Cafe İsimli İş yerinde çalışırken ayağının kayarak düşüp başını sert zemine çarpması sonucu yaralandığı, iş yeri sahibince 112 acil servisin aranarak ambulans talep edildiği, olay yerine giden Anadolu
İl Ambulans Servisi Başhekimliğine bağlı Ümraniye 8 Nolu Acil Yardım İstasyonunda AABT olarak görev yapan şüpheliler ve ‘ın hastaya gerekli acil müdahaleyi yapıp bir an önce götürmek yerine kendi aralarında tartıştıkları, bu duruma müdahale eden hasta eşi ile tartışıp hastayı almadan olay yerinden ayrıldıkları, şüpheliler hakkında İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü / sayılı 09/09/2019 tarihli kararı ile soruşturma izni verilmesine dair karara yapılan itirazın İstanbul Bölge
İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesinin / Esas / karar sayılı 12.12.2019 tarihli hükmü ile reddine karar verilip soruşturma izni verilmesine dair verilen kararın onandığı, böylece sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu 257/1, 53/1-5 maddeleri gereğince kamu davası açılmış ve suça konu olay tarihinde Anadolu İl Ambulans Merkezi Başhekimliğine bağlı Ümraniye 8. Nolu Acil Yardım İstasyonunda
AABT olarak çalışan hakkında görevi kötüye kullanma suçundan dolayı İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyası üzerinden ceza davası açılmış, anılan
Mahkemenin 29.03.2021 tarihli kararı ile hakkında beraat kararı verildiği ve iş bu kararın
İstinaf incelemesi neticesinde 15.03.2022 tarihinde onanarak kesinleştiği,
2.2 Başvuran tarafından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Mali Hizmetler Birimi’ne hitaben, hakkında verilen
beraat kararı neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek Madde 31 de belirtilen “ Bu Kanun kapsamına giren ve görevleri sebebiyle haklarında kamu davası açılmış olup da beraat edenlerin; a)
Vekalet verdikleri avukata, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ödedikleri ücret, b) Belgelendirilmiş olmak kaydıyla dava ile ilgili olarak yaptıkları masraflar, Kurumların bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.” hükmü gereğince ceza davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 2022 yılı Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesi gereğince avukatına ödediği 4.080,00 TL avukatlık ücretinin kurum bütçesindeki ödenekten kendisine ödenmesini talep ettiği,
2.3 Sağlık hizmeti sunumu esnasında bir vatandaşın bizzat Cumhuriyet Savcılığına şikayeti sebebiyle
başvurucu hakkında ceza davası açıldığı, idari inceleme veya soruşturma yapılmadığı, savcılığa suç duyurusunda bulunulmadığı, davanın hiçbir aşamasında yer almadıkları, yalnızca yasal zorunluluk olarak soruşturma izni istenildiği, verilen soruşturma izninin de yetkili yasal mercii olan İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesinin / Esas ve / Karar sayılı 12.12.2019 tarihli hükmü ile denetlenip hukuka uygun bulunduğu,
2.4 Yukarıda açıklanan nedenlerle ’ın ödemeye ilişkin başvurusunun, İstanbul Mali Hizmetler
Birimi tarafından da uygun bulunmadığı, başvuru dilekçesinde belirttiği adrese cevabi yazı gönderildiği, ancak PTT tarafından “bekleme müddeti bitti iade” notu ile iade edildiği, buna ilişkin yazışma örneklerinin ekte gönderildiği,
2.5 Başvurucu hakkında ceza davasının açılmasında idari kurum olarak herhangi bir
ihbar/şikayetlerinin bulunmadığı, bir vatandaşın kişisel olarak şikayeti neticesinde ceza davasının görüldüğü, ceza davasının hiçbir aşamasında Kurum olarak bulunmadıkları, kurum personellerinin vatandaşlar tarafından şikayet edilmesi neticesinde beraat etmeleri ve akabinde avukatlarına ödedikleri bedelin ise kurum bütçesinden ödenmesinin hem 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek Madde 31 de belirtilen hükmün amacına, hem de hakkaniyete uygun olmadığının değerlendirildiği, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir”, 3.1. “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35. maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,
3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak
suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.4. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 17.maddesinde; “hiç kimsenin keyfi olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılamayacağı” düzenlenmiştir.
6. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet hakkı” başlıklı 17. maddesinde; “mülkten yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat” koşuluna yer verilmiştir.
7. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokol’ün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1.
maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” hükmü düzenlenmiştir.
8. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
8.1 “Yargılama giderleri” başlıklı 324. maddesinde; “(1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken
avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet
Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir. (2)
Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir. (3) Giderlerin miktarı ile iki taraftan birinin diğerine ödemesi gereken paranın miktarını mahkeme başkanı veya hâkim belirler. (4)
Devlete ait yargılama giderlerine ilişkin kararlar, Harçlar Kanunu hükümlerine göre; kişisel haklara ilişkin kararlar, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir.
(Ek cümle: 2/7/2012-6352/100 md.) Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir. (5) Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır.”
8.2 “Sanığın yükümlülüğü” başlıklı 325 maddesinde; “(1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm
edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. (2) (Değişik: 6/12/2006-5560/27 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır. (3)
Yargılamanın değişik evrelerinde yapılan araştırma veya işlemler nedeniyle giderler meydana gelmiş olup da, sonuç sanık lehine ortaya çıkmış ise, bu giderlerin sanığa yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında mahkeme, bunların kısmen veya tamamen Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verir. (4)
Hüküm kesinleşmeden sanık ölürse, mirasçılar giderleri ödemekle yükümlü tutulmazlar.”
8.3 “Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde gider” başlıklı 327.
maddesinde; “(1) Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir. (2) Bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir.” 9. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek 31. Maddesinde; (Ek:17/5/1990 – 3649/1 md.) “Bu Kanun kapsamına giren ve görevleri sebebiyle haklarında kamu davası açılmış olup da beraat edenlerin; a) Vekalet verdikleri avukata, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ödedikleri ücret, b) Belgelendirilmiş olmak kaydıyla dava ile ilgili olarak yaptıkları masraflar, Kurumların bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.”
10.1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlık ücreti” başlıklı 164. maddesinde; “(Değişik :
2/5/2001 – 4667/77 md.) Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder. Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir. İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz. Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”
11. 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin;
11.1 “Ceza davalarında ücret” başlıklı 14/4. maddesinde; “…Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil
ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir…”
11.2 AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ
9. Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için 4.080,00 TL
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda, İstanbul Anadolu 26.Asliye Ceza Mahkemesinin / esas ve / karar sayılı ilamı ile üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçundan beraat ettiğini, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu Ek 31 madde uyarınca, avukatına ödediği vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi uyarınca kendisine ödenmek suretiyle mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
14. Somut olayda, idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
14.1 Başvuranın, 10/03/2019 tarihinde 112 Acil Servis hizmeti sırasında hasta yakınları ile yaşanan olay
nedeniyle hakkında, “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda
İstanbul Anadolu 26.Asliye Ceza Mahkemesinin / esas ve / karar sayılı ilamı ile atılı suçtan beraat ettiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği,
14.2 Başvuranın, bu dava için avukat ’ye vekalet verdiği, kesinleşen beraat kararı üzerine 657
sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek 31 maddesindeki düzenlemeye istinaden, avukatına ödediği vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00-TL maktu ücretin kendisine ödenmesi hususunda, 13.12.2022 tarihinde dilekçe ve belgeleriyle idareye başvurarak talepte bulunduğu,
14.3 Başvuranın bu talebinin, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 29/05/2023 tarihli yazısı ile davanın
açılmasına kurumun ihbarı/şikayeti ile sebep olunmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır.
15. Ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun; Yargılama giderleri başlıklı 324.
maddesinde; harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu ve hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere
yükletileceğinin gösterileceğinin belirtildiği, giderlerin miktarı ile iki taraftan birinin diğerine ödemesi gereken paranın miktarını mahkeme başkanı veya hâkimin belirleyeceği düzenlenmiştir.
16. 5271 sayılı Kanun; hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edileceğini, bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin ise Devlet Hazinesince üstlenileceğini belirtmiştir.
17. Bu düzenlemeye paralel olarak 6518 Sayılı Kanun ile değişik 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu
Ek 31. Maddesinde “Bu Kanun kapsamına giren ve görevleri sebebiyle haklarında kamu davası açılmış olup da beraat edenlerin; a) Vekalet verdikleri avukata, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ödedikleri ücret, b) Belgelendirilmiş olmak kaydıyla dava ile ilgili olarak yaptıkları masraflar, Kurumların bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. ”hükmüne yer verilmiştir.
18. 6518 Sayılı Kanun ile değişik 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek 31. Maddesine ait kanun tasarısı Plan ve Bütçe Komisyonu Raporunun gerekçe kısmında; “tasarı ile, kamu personeli aleyhine görevleri sebebiyle açılan davaların uzaması ve beraatle sonuçlanması durumunda, özellikle bu personelin vekalet verdiği avukat ücreti ile bu dava dolayısıyla yaptıkları zaruri masrafların uhdelerinde kaldığı, bu sebeple de maddi ve manevi zarara uğradıkları göz önünde bulundurulmuş bu zararın giderilmesi amaçlanmıştır.
Bu düşünceden hareketle getirilen düzenleme ile, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa bir ek madde ilave edilmekte ve bu Kanunun kapsamındaki personel hakkında görevleriyle ilgili olarak kamu davası açılması ve bu davanın beraatle sonuçlanması durumunda, personelin, vekalet verdiği avukata
Avukatlık Asgari ücret Tarifesine göre ödediği ücret ile davanın görülmesi sırasında davaya ilişkin olarak yaptığı masrafları, belgelendirmek kaydıyla kurumundan alabilmesi sağlanmıştır.
Bilgilerine yer verilmiştir.
19. Türk Hukuk Sisteminde ceza yargılaması, soruşturma evresiyle, bu da yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesiyle (suç haberinin alınmasıyla) başlar. Soruşturma devleti temsil eden makamlarca yürütülür.
Kural olarak suçtan zarar görenler istemese bile ceza soruşturması başlar. Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
20. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, başvuranın, İstanbul Anadolu 26.Asliye
Ceza Mahkemesinin / esas ve / karar sayılı ilamı ile üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçundan yapılan yargılama sonucunda beraat ettiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek 31 madde uyarınca, avukatına ödediği vekalet ücretinin Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisine ödenmesi için idareye başvuruda bulunduğu, ancak başvuran hakkında soruşturma açılıp yargılanmasına idarenin sebebiyet vermediği, herhangi bir ihbar/şikayetlerinin olmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği, oysaki ceza yargılama sistemimizde suç şüphesinin ne şekilde öğrenildiğinin bir önemi olmadığı, tesadüfen öğrenilebileceği gibi ihbar veya şikayet üzerine de soruşturmanın başlatıldığı, hatta takibi şikayete bağlı suçlar hariç olmak üzere suçtan zarar görenin talebi olmasa bile soruşturmanın devam edeceği, ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek 31 maddede, devlet memurunun yargılanması sürecinin ne şekilde başladığına dair bir ayrım yapılmadığı, kanunun düzenlenme amacının, uzun yargılamaya maruz kalıp sonuçta beraat eden devlet memurunun dava nedeniyle uğradığı maddi zararı bir nebze olsun giderme amacı taşıdığı da dikkate alındığında; idarenin ret işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede İstanbul Adli Yargı Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuran hakkında, görevi kötüye kullanma suçundan verilen kesinleşmiş beraat kararı sonucunda,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek 31 madde uyarınca, avukatına ödediği vekalet ücretinin
karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca başvurana ödenmesi hususunda makul sürede işlem tesisi için SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sağlık
Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞI ’NA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi