ÖZET: Başvuran, ceza infaz kurumunda yalnızca taban fiyat posta pulu satışı yapıldığını, bu nedenle asgari ağırlık haddinin üzerindeki mektuplarını postalamak için fazladan posta pulu kullanmak zorunda kaldığını ve 45,50 TL zararının tazminini talep etmiştir. Anayasa’nın 22. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi, bireylerin haberleşme özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Ancak, bu özgürlük mutlak olmayıp, belirli sınırlamalara tabidir. İdarenin, mektup gönderme işlemlerinde herhangi bir kusuru olmadığı, ceza infaz kurumlarında parça pul satışının yapıldığı ve başvuranın bu konuda talepte bulunmadığı tespit edilmiştir.

Yapılan incelemelerde, başvuranın iddialarının asılsız olduğu ve idarenin, mektup gönderiminde gerekli olan pul ücretlerini belirlemede herhangi bir etkisi bulunmadığı belirlenmiştir. İdare, başvuranın ekonomik kaybına neden olacak bir eylemde bulunmamıştır. Sonuç olarak, başvuranın tazminat talebi reddedilmiş ve idarenin herhangi bir kusuru olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu karar, ceza infaz kurumlarındaki haberleşme özgürlüğü ve idarenin sorumlulukları açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/12424-S.23.19721

BAŞVURU NO : 2023/9515

KARAR TARİHİ : 29/09/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvuran, asgari ağırlık haddinin üzerindeki mektuplarının

BAŞVURUNUN KONUSU :

postalanabilmesi için fazladan posta pulu kullanmak zorunda bırakılarak zarara uğradığını iddia etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 07/07/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; Kurumumuza gönderdiği 10/02/2023 tarihli dilekçesinde Vezirköprü M Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu, normal türdeki mektuplar için ceza infaz kurumunda sadece taban fiyat posta pulu satışı yapıldığı, bunun haricinde posta pulu satışı yapılmadığı gibi bu türdeki mektupların postalama ücretinin emanet para hesaplarından da karşılanamaması sonucunda asgari ağırlık haddinin üzerindeki mektuplarının postalanabilmesi için fazladan posta pulu kullanmak zorunda bırakılarak ekonomik yönden kayba uğradığını, idarenin haksız eyleminden doğan 45,50 TL tutarındaki zararının tazmini için 20.12.2022 tarihli dilekçesiyle Adalet Bakanlığı’na başvurduğunu, fakat idarece talebinin reddedildiğini, geçmişe dönük mağduriyetinin giderilmesi amacıyla Kurumumuza yaptığı başvurusu hakkında 02/05/2023 tarihli ve 2023/3197 başvuru numaralı Gönderme Kararı verildiğini, söz konusu karara da idarece cevap verilmediğini belirterek, idarenin kusurundan kaynaklanan zararının tazminini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Şikayet konusuyla ilgili olarak Kurumumuzca Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’ne 02/05/2023 tarihli ve 2023/3197 başvuru numaralı Gönderme Kararı verilmiştir. Gönderme

Kararına cevaben Genel Müdürlükçe Kurumumuza gönderilen 10/08/2023 tarihli ve sayılı yazı ekinde başvuranın iddia ve talebine ilişkin olarak, 27/07/2023 tarihli ve sayılı cevabî yazılarının, adı geçene tebliğ edilmek üzere Vezirköprü Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bildirilmiştir.

3) Genel Müdürlüğün başvuranı muhatap 27/07/2023 tarihli yazısının konu hakkında ayrıntılı bilgi ihtiva

ettiği görüldüğünden, idareden ayrıca bilgi-belge talebinde bulunulmasına gerek görülmemiştir. Bahse konu yazıda Genel Müdürlük tarafından başvurana;

3.1) Hükümlü ve tutukluların mektup gönderme işlemi, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 104 üncü maddesi kapsamında yapılmakta olup

Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketince belirlenen posta ve telgraf ücret tarifesi üzerinden gönderi türü ve ağırlığına göre kurum tarafından hükümlü ve tutuklulara ait mektuplara posta pulu yapıştırılarak ilgili yerlere gönderildiği,

3.2) Ceza infaz kurumu işyurdu kantininde hükümlü ve tutukluların mektup gönderiminde kullanılmak

üzere normal posta pullarının yanı sıra parça pul satışının da yapıldığı, Vezirköprü PTT Müdürlüğünden alımı yapılan normal mektup pullarının zam gelse dahi güncel fiyatını koruduğu, bu sayede hükümlü ve tutukluların kantinden temin ettikleri pul ile fiyat geçişi olsa dahi fiyat geçişinden etkilenmeden mektup gönderimlerini yapabildikleri, PTT Müdürlüğünden temin edilen (0,5 krş, 1 TL, 2 TL, 5 TL’lik) parça pulların temininde zaman zaman sıkıntı yaşanabildiği, bu durumun kısa sürede giderildiği, kurum görevli ve kantin personeli tarafından hükümlü ve tutuklulara kantinde bulunan ürünler ve satış fiyat listeleri hakkında gerekli bilgilendirme yapıldığı,

3.3) Adı geçen sadece taban fiyat posta pulu satışı yapıldığını, haricen posta pulu satışı yapılmadığını iddia

etmiş ise de, belirtilen 10.10.2022-01.12.2022 tarihleri arasında işyurdu kantin stoklarında parça mektup pulu bulunduğu, hükümlüye ait kantin istem fişleri incelendiğinde yazdığı ürünler arasında parça pul talebi bulunmadığı, parça pul talebi bulunan kantin istem fişinde ise kendisine parça pul satışı yapıldığının tespit edildiği,

3.4) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle

infaz hâkimliklerine şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, bunun yanında Cumhuriyet başsavcılığı nezdinde şikâyet başvurusunda bulunabildikleri, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlara karşı ise, süresinde bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz imkânının bulunduğu, yargı bağımsızlığına sahip hâkim kararlarına karşı idarenin hiç bir şekilde telkin veya tavsiye suretiyle müdahale imkânı bulunmadığı,

3.5) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer

alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi uygulama yapılmasına müsamaha gösterilmediği,

3.6) Görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin Kanun ve Yönetmelik hükümleri

çerçevesinde gerçekleştirilmesi hakkında gerekli talimatların kurumlara verildiği, bu husustaki hükümlü ve tutuklu şikâyetlerinin derhal ilgili mercilere iletilerek gerekli görülmesi halinde ilgili personel hakkında adlî ve idarî soruşturma başlatıldığı, hususlarında bilgi verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

4.1) “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22 nci maddesi (Değişik: 3/10/2001-4709/7 md.) “Herkes,

haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin

korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. … İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.”

4.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “(1)

Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

5) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8 inci maddesi “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve

yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”

6) Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen,

“Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü” nün “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19 uncu maddesinde “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.”

7) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde

“(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

8) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un;

8.1) “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Ceza ve güvenlik

tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”;

8.2) “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b)

bendinde “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

b)Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.

8.3) “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68 nci maddesinin

birinci fıkrasında “Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.)…”

9) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 29.03.2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Yönetmelik’in;

9.1) “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 76 ncı maddesinin

birinci fıkrasında “(1) Hükümlü, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir…”

9.2) “Mektupların gönderilmesi ve gelen mektupların verilmesi” başlıklı 104 üncü maddesinin birinci

fıkrasında “76 ncı maddeye göre mektup alma ve gönderme hakkı kapsamında hükümlüler tarafından yazılan mektup, faks ve telgraflar, …Yapılan incelemeden sonra … zarf içerisine konularak kapatılır ve postaneye teslim edilir.”

10) 13.07.2005 tarihli ve 25874 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Hükümlü Ve Tutukluların

Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik’in “Hükümlü ve tutukluların harcama tutarı” başlıklı 7 nci maddesi “Hükümlü ve tutukluların harcama tutarları, haftalık gereksinmeleri göz önünde tutularak Bakanlıkça tespit edilir. (Değişik fıkra:RG-15/3/2012-

28234) Hükümlü ve tutukluların kantinden yapacakları alışverişler Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama

limitini geçemez. (Ek fıkra:RG-15/3/2012-28234) Hükümlü ve tutukluların kantinden yapacakları alışveriş dışında kalan haberleşme giderleri, sağlık ve eğitim harcamaları, mahkeme harçları ve tazmin giderleri ile kantinden yapacakları buzdolabı, semaver, vantilatör ve tv alım harcamaları Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama limitine dahil edilmez.”

11) Birleşmiş Milletler Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kurallarının (Nelson Mandela

Kuralları) Dış Dünya İle İletişim başlıklı 58 nci maddesinin birinci fıkrası “Mahpusların gerekli gözetim altında, düzenli aralıklarla aile ve arkadaşlarıyla: a) Yazılı iletişim kurarak ve varsa telekomünikasyon, elektronik, dijital ve diğer araçları kullanarak ve b) Ziyaretlerle iletişim kurmalarına izin verilir.”

12) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13) İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme

14) Başvuran ayrıntılarına (1) sayılı paragrafta yer verildiği üzere, bulunduğu ceza infaz kurumunda

normal türdeki mektuplar için sadece taban fiyat posta pulu satışı yapıldığını, bunun haricinde posta pulu satışı yapılmadığını, bu türdeki mektupların postalama ücretinin emanet para hesaplarından da

karşılanamaması sebebiyle asgari ağırlık haddinin üzerindeki mektuplarının postalanabilmesi için fazladan posta pulu kullanmak zorunda bırakılarak ekonomik yönden kayba uğradığını, idarenin haksız eyleminden doğan 45,50 TL tutarındaki zararının tazmini için 20.12.2022 tarihli dilekçesiyle Adalet Bakanlığı’na başvurduğunu, fakat idarece talebinin reddedildiğini ifadeyle, geçmişe dönük mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

15) Anayasa’nın 22 nci maddesinde, herkesin haberleşme özgürlüğüne sahip olduğu hüküm altına

alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8nci maddesinde de herkesin haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.

16) Kamu makamlarının, bireyin haberleşme özgürlüğüne ve haberleşmesinin gizliliğine keyfi bir şekilde

müdahale etmelerinin önlenmesi, Anayasa ve Sözleşme ile sağlanan güvenceler kapsamında yer almaktadır. Bununla birlikte haberleşme özgürlüğü, mutlak nitelikte olmayıp, meşru birtakım sınırlamalara tabidir. Bu kapsamdaki özel sınırlama ölçütleri, Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında ve

Sözleşme’nin 8. maddesinin (2) numaralı fıkrasında sayılmıştır (AYM, Mehmet Koray Eryaşa, B. No:

2013/6693, 16/4/2015, § 49).§ 50).

17) Ancak AİHM, her somut olayda kamu makamlarının bu değerlendirmeyi yaparken mektup gönderme

ve almanın bazı durumlarda ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ve tutukluların dış dünya ile tek bağlantısı olduğu gerçeğini göz önünde bulundurması gerektiğini belirtmektedir (Campbell/Birleşik

Krallık, B. No:13590/88, 25/3/1992, § 45).

18) Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle

aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi mahpusların dış dünyayla temasının devam ettirilmesinin gerekliliğini belirtmiştir. BM tarafından belirlenen Mahpuslar İçin Asgari Standartlar (Mandela Kuralları)

ile Avrupa Cezaevi Kurallarının ilgili maddelerinde mahpuslara aileleri ve arkadaşları ile gerekli denetim altında, düzenli aralıklarla mektup, telefon gibi araçlarla veya ziyaretçi kabulü ile iletişim kurmalarına izin verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

19) Hukukumuzda, hükümlülerin mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkının nasıl

kullanılacağı 5275 sayılı Kanun’un 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, tutuklu ve hükümlüler anılan maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendilerine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendilerince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptirler.

20) Hükümlü ve tutukluların mektup gönderme işlemi Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 76 ncı ve 104 üncü maddeleri kapsamında yapılmaktadır. İlgili mevzuatta yer alan denetimlerin yapılmasının ardından, Posta ve Telgraf Teşkilatı

Anonim Şirketince belirlenen posta ve telgraf ücret tarifesi üzerinden gönderi türü ve ağırlığına göre kurum tarafından hükümlü ve tutuklulara ait mektuplara posta pulu yapıştırılarak ilgili yerlere gönderilmektedir.

21) Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik’in 7 nci

maddesinde ise hükümlü ve tutukluların harcama tutarlarının, haftalık gereksinmeleri göz önünde tutularak

Bakanlıkça tespit edileceği, kantinden yapacakları alışverişlerin Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama limitini geçemeyeceği, ancak kantinden yapacakları alışveriş dışında kalan haberleşme ile eğitim, sağlık ve diğer giderlerinin Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama limitine dahil edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

22) Somut dosyada, idare tarafından yapılan açıklamalarda, ceza infaz kurumu işyurdu kantininde hükümlü

ve tutukluların mektup gönderiminde kullanılmak üzere normal posta pullarının yanı sıra parça pul satışının da yapıldığı, Vezirköprü PTT Müdürlüğünden alımı yapılan normal mektup pullarının zam gelse dahi güncel fiyatını koruduğu, bu sayede hükümlü ve tutukluların kantinden temin ettikleri pul ile fiyat geçişi olsa dahi fiyat geçişinden etkilenmeden mektup gönderimlerini yapabildikleri, PTT Müdürlüğünden temin edilen (0,5 krş, 1 TL, 2 TL, 5 TL’lik) parça pulların temininde zaman zaman sıkıntı yaşanabildiği, bu durumun kısa sürede giderildiği, kurum görevli ve kantin personeli tarafından hükümlü ve tutuklulara kantinde bulunan ürünler ve satış fiyat listeleri hakkında gerekli bilgilendirmenin yapıldığı adı geçen sadece taban fiyat posta pulu satışı yapıldığını, haricen posta pulu satışı yapılmadığını iddia etmiş ise de, belirtilen 10.10.2022-01.12.2022 tarihleri arasında işyurdu kantin stoklarında parça mektup pulu bulunduğu, hükümlüye ait kantin istem fişleri incelendiğinde yazdığı ürünler arasında parça pul talebi bulunmadığı, parça pul talebi bulunan kantin istem fişinde ise kendisine parça pul satışı yapıldığının tespit edildiği bilgisi verilmiştir.

23) Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; tutuklu ve hükümlülerin mektup ve

diğer gönderileri için ihtiyaç duydukları pul ücretlerinin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketince belirlenen posta ve telgraf ücret tarifesi üzerinden gönderi türü ve ağırlığına göre belirlendiği, diğer bir ifadeyle pul ücretlerine yönelik tarifenin belirlenmesinde Adalet Bakanlığı’nın herhangi bir dahlinin bulunmadığı, başvuranın bulunduğu ceza infaz kurumu kurum kantini de dahil olmak üzere tüm kurum kantinlerinde hükümlü ve tutukluların mektup gönderiminde kullanılmak üzere normal posta pullarının yanı sıra parça pul satışının da yapıldığı, adı geçen “sadece taban fiyat posta pulu satışı yapıldığını, haricen posta pulu satışı yapılmadığını” iddia etmiş ise de, belirtilen 10.10.2022-01.12.2022 tarihleri arasında işyurdu kantin stoklarında parça mektup pulu bulunduğu, hükümlüye ait kantin istem fişleri incelendiğinde yazdığı ürünler arasında parça pul talebi bulunmadığı, parça pul talebi bulunan kantin istem fişinde ise kendisine parça pul satışı yapıldığı anlaşıldığından, başvuranın “idarenin kusuru sebebiyle asgari ağırlık haddinin üzerindeki mektuplarının postalanabilmesi için fazladan posta pulu kullanmak zorunda bırakılarak ekonomik yönden kayba uğradığı,” iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmiş, şikayete konu idari işlemde idareye herhangi bir kusur atfedilemeyeceği ve tazminata yönelik talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazısı

incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket” ve “şeffaflık” ilkelerine uygun hareket ettiği; ancak gerek

Kurumumuza gerekse başvurana makul sürede cevap vermediği, bu nedenle “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle söz konusu ilkelere de uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

25) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI’NA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi