|
ÖZET: Başvuran, Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na isteğe bağlı nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi gereği, nakil taleplerinin değerlendirilmesi için belirli şartların sağlanması gerekmektedir. Bu şartlar arasında, istekte bulunulan kurumda boş yerin bulunması, nakil talep eden kişinin durumunun uygun olması ve disiplin cezası almamış olması yer almaktadır.
İdare, başvuranın halihazırda kesinleşmemiş başka cezalarının bulunduğunu ve talep edilen Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun kapasitesinin dolu olduğunu belirterek nakil talebini reddetmiştir. Başvuranın nakil talebinin, Hükümlü Nakil Sistemi (HÜNSİS) Programı çerçevesinde otomatik olarak reddedildiği ve bu durumun mevzuat hükümlerine uygun olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmamaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/13771-S.23.21765
BAŞVURU NO : 2023/14758
KARAR TARİHİ : 27/10/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın nakil talebine ilişkindir.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 14/09/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza başvuruda bulunan (TCKN: )
başvurusunda özetle; Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmakta iken oradaki diğer mahkumlarla yaşadığı tartışma sonucunda koğuşunun değiştirildiğini, daha evvel sigarasız koğuşta kalmakta iken sigara içilen koğuşa alındığını bu sırada anjiyo olduğunu ve sigara içilmesinin sağlığı açısından riskli olduğunu, koğuşunun değiştirilmesi talebine cevap verilmemesi üzerine açlık grevine başladığını, bu sırada Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini, nakledildikten 42 gün sonra Düzce’de verilen 11 günlük hücre cezasının infaz ettirildiğini, ardından başvurusu üzerine infaz hâkimliği kararı ile hücre cezasının kaldırıldığını, bu esnada Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda 2 günlük hücre cezası aldığını, ancak bu cezanın infaz edildikten sonra iptal edilen 11 günlük cezasına mahsup edildiğini, Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ablasının oğlunun da bulunduğunu, ayrıca ailesinin Düzce ilinde ikamet ettiğini, daha evvel de nakil talebinde bulunduğunu, nakil taleplerinin reddedildiğini belirterek, Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuz 25/09/2023 tarihli ve sayılı yazısı ile şikayet başvurusunun çözüme
kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 16/10/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1) 05/06/2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin “İkinci Bölüm” 17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer
alan, “Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi,
asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlü ve tutuklular, yargı çevresi dışında Bakanlıkça belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilecektir.” hükmü uyarınca zorunlu nedenlerle nakil yetkisinin Bakanlığa tanındığı
2.2) Adı geçenin Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken Genel Müdürlüğün
14/12/2021 tarihli ve sayılı yazısıyla 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Disiplin Nedeniyle Nakil” başlıklı 55 inci maddesi ile 05/06/2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin “İkinci Bölüm” 16 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince hâlen barındırıldığı Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun görüldüğü,
2.3) Diğer yandan, adı geçenin hâlen barındırıldığı Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun
kapasitesinin 400, mevcudunun 455, doluluk oranının % 114, naklini talep ettiği Düzce T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunun ise kapasitesinin 1000, mevcudunun 1145, doluluk oranının % 115 olduğu,
2.4) Bunun yanı sıra, 10/07/2015 tarihinden itibaren adlî suçlardan hükümlü ve tutukluların istek üzerine
nakil işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmekte olduğu ve taleplerin “Hükümlü Nakil Sistemi (HÜNSİS) Programı” çerçevesinde sistem tarafından otomatik olarak değerlendirildiği,
2.5) Bu kapsamda, kurumların sınıflandırılmaları, kapasiteleri ile mevcutları HÜNSİS ekranında
tanımlanmış olup talep edilen ceza infaz kurumlarının kapasitesinin dolu olması halinde ret onayının, boş yer olması ve konumuna uygun olması durumunda da nakil uygun onayının sistem tarafından otomatik olarak verildiği,
2.6) Diğer taraftan, 31.07.2017 tarihli ve 167/2 No.lu Genelgenin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında
yer alan “Ceza infaz kurumlarına nakil isteyen hükümlü ve hükümözlülerin, infaz etmekte oldukları cezaları dışında sırada bekleyen kesinleşmiş cezaları ya da hükümözetleri varsa tüm cezalarından dolayı infaz edilecek süre veya hükümözetleri de dikkate alınacaktır.” hükmü uyarınca hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilebilmesi için sırada bekleyen tüm cezalarından dolayı infaz edecekleri sürenin de dikkate alındığı,
2.7) Ayrıca, yine aynı Genelgenin 22 nci maddesinin beşinci fıkrasında “Ağır ceza Cumhuriyet
başsavcılıkları, Bakanlık tarafından kendi isteği üzerine nakli uygun görülenler hariç, merkez ve bağlı ceza infaz kurumlarının birinden diğerine nakil olmak isteyen hükümlü ve hükümözlülerin taleplerini, kapasitesi, sınıfına uygun bulunması, mevcudu, asayiş durumu, güvenlik, aileye olan yakınlığı ve sosyal çevre gibi hususları göz önüne alarak, bu Genelgede belirtilen esaslar dâhilinde, takdir ederek sonuçlandıracak, bu tür talepleri Bakanlığa göndermeyecektir.” hükmünün yer aldığı,
2.8) Bu kapsamda, adı geçenin 2022 yılı içerisinde herhangi bir nakil talebinin bulunmadığı, 2023
yılında ise bir defa 09/08/2023 tarihinde nakil talebinde bulunduğu, ancak yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca HÜNSİS nakil talep sistemi üzerinden yapılan kontrollerde hükümlünün sırada toplama bekleyen cezalarının olması nedeniyle nakil işleminin iptal edildiği ve talebinin işleme alınamadığı, bu konuda adı geçene bilgi verildiği,
2.9) Bunun yanı sıra, her ayın 1’i ilâ 20’si arasında isteğe bağlı nakil taleplerinin alınacağının tüm
Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği, bu kapsamda adı geçenin de ileriki aylarda belirtilen nakil
dönemlerinde nakil talep dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumu idaresi aracılığıyla Genel Müdürlüğe göndermesi halinde talebinin mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirileceği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1) “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,
özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”;
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,
4) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8.
maddesinde; “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir…”,
5) Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul
edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler
Bütünü”nün “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19. Maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”,
6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
7) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
7.1) “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin
infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”,
7.2) “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili
bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:..
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, yönetmelik ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır…”,
7.3) “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesinde;“ Yüksek güvenlikli
kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir…”
7.4) “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23. maddesinde; “Hükümlülerin gözlem ve
sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır:
a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır.
Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler…”,
7.5) “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24. Maddesinde ; “Hükümlüler;
a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, Gibi gruplara ayrılırlar.
(2) Hükümlüler ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılırlar.”
7.6) “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş
ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”,
7.7) “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde,
“(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için;
a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir…”,
8) 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının
Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; “Hükümlülerin nakillerinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında; “Hükümlülerin nakillerinin
5275 sayılı Kanunun 53 ilâ 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.”;
9) Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza
İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin
Kendi İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Yönetmeliğin “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘…h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”,
10) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesinde; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’,
10.1) “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde; “Mahpuslar, mümkün
olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’,
10.2) “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde; “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler,
mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” ,
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
11) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden
12) Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Boğazlıyan T Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğunu ifade etmekte Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu’na isteğe bağlı naklini talep etmektedir.
13) 5275 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu
maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” ifadeleriyle ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaca değinilmiş olup bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir yandan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflerken; diğer yandan da, bireyi topluma kazandırarak sosyal barışın sağlanmasına çabalamaktadır. Dolayısıyla infaz rejimini, sadece suç faillerini cezalandırma ve onları toplumdan tecrit etmeye dönük bir uygulama olarak görmek mümkün değildir. Aksine hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli faydadır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.
14) Ancak, 5275 sayılı Kanun hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına
yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm de içermemektedir.
15) Aynı Kanunun “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile
bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gereken şartlar belirtilmiş olup bu şartlardan biri de istekte bulunulan kurumda boş yerin olması, kapsama gücünün bulunması, nakil isteminde bulunan kişinin durumunun talep edilen ceza infaz Kurumunun sınıfına uygun bulunması ve iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olmasıdır.
16) Somut olayda; İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
16.1) Başvuranın Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak
barındırılmakta olduğu,
16.2) Bununla birlikte başvuranın halihazırda kesinleşmemiş başka cezaları da bulunduğu,
16.3) 31/07/2017 tarihli ve 167/2 No.lu Genelgenin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan
“Ceza infaz kurumlarına nakil isteyen hükümlü ve hükümözlülerin, infaz etmekte oldukları cezaları dışında sırada bekleyen kesinleşmiş cezaları ya da hükümözetleri varsa tüm cezalarından dolayı infaz edilecek süre veya hükümözetleri de dikkate alınacaktır.” hükmü uyarınca hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilebilmesi için sırada bekleyen tüm cezalarından dolayı infaz edecekleri sürenin de dikkate alındığı,
16.4) Bu çerçevede başvuranın halihazırda kesinleşmemiş başka cezaları da bulunduğundan nakil
talebinin “Hükümlü Nakil Sistemi (HÜNSİS) Programı” çerçevesinde sistem tarafından otomatik olarak reddedildiği,
16.5) Başvuranın 2022 yılı içerisinde herhangi bir nakil talebinin bulunmadığı, 2023 yılında ise bir
defa 09/08/2023 tarihinde nakil talebinde bulunduğu, ancak yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca HÜNSİS nakil talep sistemi üzerinden yapılan kontrollerde hükümlünün sırada toplama bekleyen cezalarının olması nedeniyle nakil işleminin iptal edildiği ve talebinin işleme alınamadığı,
16.6) Öte yandan başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumunun kapasitesinin de dolu olduğu,
anlaşılmıştır.
17) Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz
kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Başvuranın, Boğazlıyan T Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğu, başvuranın halihazırda kesinleşmemiş ve sırada toplama bekleyen cezalarının olması nedeniyle mevzuat hükümleri uyarınca nakil talebinin sistem tarafından otomatik olarak reddedildiği, ayrıca başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumunun kapasitesinin dolu olduğu, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gereken şartların belirtildiği 5275 sayılı Kanunun, “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinin istekte bulunulan kurumda boş yerin olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya varsa disiplin cezalarının kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması gerektiğine ilişkin mevzuat hükümleri çerçevesinde idare tarafından nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin
sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi