ÖZET: Başvuran, Türk Dili II dersinin Ara Sınavında beklediği 80 not yerine sıfır alması üzerine, sınav notuna itiraz etmiş ve bilgi verme yükümlülüğüne aykırılık iddialarında bulunmuştur. İtirazında, sınav salon görevlisinin kontrol sorumluluğunu göz ardı etmeden, kendi kodlama hatasından kaynaklanan sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul etmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde, başvuranın optik formda gerekli bilgileri eksik doldurduğu ve yanlış alanlara cevap verdiği tespit edilmiştir.

Danıştay, başvuranın sınav notunun sıfır gelmesinin ve itirazının reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu, zira sınav yönetmeliğinde belirtilen kuralların ihlal edilmesi durumunda sorumluluğun öncelikle öğrenciye ait olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, bilgi verme yükümlülüğüne ilişkin iddiaların da asılsız olduğu, idarenin süresinde cevap verdiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 12623-12623 |sayi|86171061-101.07.05-E.86171061-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2017/4639 2017/ 4639

KARAR TARİHİ : 19/10/2017 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi

Rektörlüğü Adres : 11230

Gülümbe/BİLECİK

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Türk Dili II dersinin Ara Sınav notuna itirazı ile konuyla ilgili Üniversitenin bilgi verme yükümlülüğüne aykırı işlemleri olduğu iddiası hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 21/04/2017 21.4.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuranın başvuru dilekçesi ve ek evrakları incelendiğinde;

1.1) 21/ 04/ 2017 tarihli e-başvurusunda; Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Maliye Bölümü 1. Sınıf

öğrencisi olduğunu, sınavına girdiği ve 80 civarı not beklediği Türk Dili II dersinin Ara Sınav notunun sıfır geldiğini, 03/ 04/ 2017 tarihli itiraz dilekçesini Fakültesine ve dilekçenin akıbeti hakkındaki 11/ 04/ 2017 tarihli bilgi edinme talebini ise Üniversitenin bilgi edinme birimine gönderdiğini, konu aciliyet arz etmesine rağmen dilekçelerine geri dönüş yapılmadığını, bunun moral bozukluğu ve konsantrasyon eksikliğine neden olduğunu açıklamakta ve öncelikle

Üniversitenin tarafına acil cevap vererek finallere hazırlık yolunda konsantrasyonunun sağlanmasını ve sıfır notunun düzeltilerek hak ettiği notun verilmesini talep ettiği;

1.2) Başvuranın 07/ 05/ 2017 tarihli ek evrakında; 03/ 04/ 2017 tarihli dilekçesini Üniversitesine

sunduğu, ancak 32 gün sonra 05/ 05/ 2017 tarihinde BİMER üzerinden cevap aldığı, bunun bilgi verme yükümlülüğüne aykırı ve gerekçeden yoksun olduğu, verilen cevapta “öğrenciye ait optik form ve sınav evrakı üzerinde yapılan değerlendirmede öğrencinin test sınavında yanlış kodlama

1 / 9yaptığının tespit edildiğinin” ifade edildiğini ve yanlış kodlama hususunun belirsiz bırakıldığını,

sınav salon görevlisinin kontrol görevinin görmezden gelindiğini ve ayrıca öğrencinin kimliği tespit edilebiliyorsa sınav salon görevlisiyle müşterek sorumluluk yüklenen kodlama hatası sebebiyle sınavı geçersiz saymanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu iddia ettiği;

1.3) Başvuranın 09/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı ek evrakın ekinde; 1.2. nolu paragrafta

açıklananlara ilave olarak tarafına verilen cevapta maddi hata olmadığını göstermek uğruna şahsi hata isimli yeni bir kavram üretildiğini ve maddi hatanın yanlış yorumlandığını iddia ettiği;

1.4) Başvuranın 29/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı ek evrakında; BİMER aracılığıyla

Üniversitesinden aldığı cevapta şahsına yönelik ithamlar olduğunu, şifahi görüşmelerle bilgi almaya çalıştığında tarafına ne kâğıdının gösterildiğini, ne de neyi yanlış yaptığının söylendiğini, yaptığı açıklamaların hakkın kötüye kullanımı olarak nitelendirildiğini, Üniversitenin kendi mevzuatında olmadığı için İstanbul Bilgi Üniversitesinin Sınav Yönetmeliğindeki maddi hatanın Üniversiteyi bağlamayacağının söylendiğini açıklayarak sınav kâğıdı ve kimliği tespit edilebildiğine göre bu olayın maddi hata olduğunu ve hak ettiği notun orantısız işlemle sıfır sayılmaması gerektiğini iddia ettiği anlaşılmıştır .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Müşavirliğinin 27/ 07/ 2017 tarihli ve

sayılı cevabi yazısında;

2.1) Başvuranın ilk olarak 03/ 04/ 2017 tarihli notuna itiraz dilekçesini faks ve e-postayla

Üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine (İİBF) verdiği;

– Akabinde 11/ 04/ 2017 tarihinde Üniversitenin Bilgi Edinme Birimine itiraz dilekçesinin akıbetine ilişkin bilgi verilmesi talepli başvuru yaptığı; 17/ 04/ 2017 tarihli ve sayılı ve yine 20/ 04/ 2017 tarihli ve sayılı BİMER başvuruları ile itiraz dilekçesine ve bu dilekçenin akıbetini sorduğu bilgi edinme başvurusuna hiçbir dönüş yapılmadığını ilettiği;

– 23/ 04/ 2017 tarihli ve sayılı TBMM Dilekçe Komisyonuna başvurusuyla hakkı olan notun verilmesini ve tarafına dönüş yapılmasını talep ettiği; 07/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı

BİMER başvurusu ile aldığı cevaplar üzerine itirazlarını ve hak ettiği notun verilmesi talebini ilettiği; 08/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı BİMER başvurusu ile ilgili idarenin cevaplama süresine itirazını ve sınav görevlisinin de sorumluluğu olduğu iddiası ile kusur paylaşımı çerçevesinde idari soruşturma başlatılması hususunda talebini ilettiği;

– 08/ 05/ 2017 tarihli Üniversitenin Bilgi Edinme Birimine başvurusuyla söz konusu sınava ilişkin optik form ve sınav evrakının bir örneğinin tarafına verilmesini talep ettiği; 05/ 2017 tarihli Üniversite Rektörlüğüne verdiği dilekçesinde tüm itirazlarını sıralayarak İİBF

– 09/

Dekanlığının 03/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı idari işlemin açık hukuki hata bulunması sebebiyle

2577 sayılı Kanun’un 11’inci maddesi gereğince geri alınarak hak ettiği notun tarafına verilmesini

talep ettiği;

– 09/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı Cumhurbaşkanlığı Halkla İlişkiler Başkanlığı başvurusu ile hak ettiği notun verilmesini talep ettiği; 26/ 05/ 2017 tarihinde Üniversitenin Bilgi Edinme Birimine başvurusuyla hukuka aykırılığın giderilmesini ve sınav evraklarının acilen tarafına gönderilmesini talep ettiği;

– 29/ 05/ 2017 tarihli ve 1700757405 sayılı BİMER başvurusu ile YÖK Başkanlığınca bağımsız şekilde inceleme yapılmasını talep ettiği;

– 01/ 06/ 2017 tarihli Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna başvurusuyla tarafına verilen cevabın bilgi edinme taleplerini karşılamadığını ve kendisine ait optik form ve sınav evrakının bir örneğinin verilmesini talep ettiği;

.

2 / 9-Bilecik Valiliği İl İnsan Hakları İhlalleri Araştırma, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonuna

başvurduğu;

2.2) Başvuranın Üniversitelerine yapmış olduğu her bir başvurusunun gecikmeksizin işleme alındığı

ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca yasal süresi içinde cevap verildiği;

2.3) Başvuranın iddialarının asılsız olduğunun ekte sunulan başvurular ve verilen cevaplardan

anlaşılacağı;

2.4) Başvuranın “ kitapçık türünü kendisinin işaretlememesi ve soruların cevaplarını yanlış

bölüme işaretleme yapması sebebiyle “0” notunu almasının sorumluluğunun kendisine ait olduğu; sınav evrakları üzerinde süresi içinde ancak kendisi tarafından işaretleme ve düzeltme yapılabileceği; sınav süresinden sonra ise sınav evrakları üzerinde ne öğrencinin kendisi tarafından, ne de ilgili birim ve kurum tarafından değişiklik/düzeltme/tamamlama yapılamayacağı, bu işlemlerin hiçbirisinin yapılmayacağı; kişinin kendisine ait olan sorumluluğu

Üniversiteye yükleyerek kurumun kasıtlı olarak kendisini hedef almış gibi bir izlenim oluşturmaya çalıştığı ve ayrıca hakkın kötüye kullanımı olarak nitelendirilebilecek asılsız müracaat ve şikâyetlerle kurumun iş yükünü gereksiz yere arttırdığı açıklanmıştır .

3) Yazı ekinde sunulan yazışmalarda da;

3.1) Üniversitenin İİBF Dekanlığının Rektörlük Makamının Bilgi Edinme Birimine gönderdiği

03/ 05/ 2017 tarihli yazısında; “… öğrencinin yanlış kodlama yaptığı tespit edilmiş olup, öğrencinin şahsi hatası bulunduğundan düzeltilmesi gereken herhangi bir maddi hata veya hesaplama hatası görülmemiştir… . Yönetmeliğin “Sınav sonuçlarına itiraz” kenar başlıklı 20. maddesi uyarınca;

‘ Sınav sonuçlarında maddi hataların düzeltilmesi dışında değişiklik yapılmaz .’” şeklinde açıklama yapıldığı görülmüştür .

3.2) Üniversitenin İİBF Dekanlığının Rektörlük Makamının Bilgi Edinme Birimine gönderdiği

25/ 05/ 2017 tarihli ve 16/ 06/ 2017 tarihli izahatlarında;

3.2.1) Başvuranın 12/ 04/ 2017 tarihli ve sayılı başvurusunun incelenip 05/ 05/ 2017 tarihinde

cevap verildiği, cevapta öğrencinin yanlış kodlama yaptığı ve ilgili işlemde idare tarafından herhangi bir maddi hata veya hesaplama hatası yapılmadığından Sınav Uygulama Yönergesindeki “öğrenciler, test sınavlarında optik formda yapacakları yanlış kodlamalardan şahsen sorumludurlar” düzenlemesi uyarınca başvurunun reddine karar verildiğinin bildirildiği;

3.2.2) Başvuranın ilgili idareye ikinci başvurusuna Dekanlıkça 32 gün sonra yanıt verildiği,

verilen yanıtın gerekçesiz olduğu ve bu sebeple ilgili işlemin hak arama hürriyetinin ihlali niteliğinde olduğu iddiasına ilişkin olarak , 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa atıfla ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idareye yapılan başvurularda idareye 60 günlük bir cevap süresi tanındığı, 32 gün sonra cevap verilmesinin hak arama hürriyetine aykırı olduğu yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığı ve başvuru ve yanıt süresinden anlaşılacağı üzere 32 gün sonra yanıt verildiği iddiasının da doğru olmadığı; gerekçe ile ilgili olarak Yönergenin 5. maddesinin

“ğ” bendi uyarınca öğrencilerin test sınavında optik formda yapacakları yanlış kodlamadan şahsen sorumlu olacağı hususunun açıkça bildirildiği; ayrıca optik formun bir örneğinin de başvuru cevabına eklenmiş olduğundan ve optik form üzerinde öğrenci tarafından kitapçık türü ve oturum bilgilerinin işaretlenmediği, Türk Dili sınavına girmesine rağmen İngilizce cevap kolonlarına cevap kodladığı ve bununla birlikte öğrencinin altı imzalı beyanının bulunduğunun açıkça anlaşıldığı ve söz konusu açıklık uyarınca öğrencinin halen başvurusunun gerekçesiz olduğunu ileri sürmesinin

3 / 9dürüstlük kurallarına da aykırılık teşkil ettiği ve başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğinde

olduğu;

3.2.3) Hak arama hürriyetinin T . C. Anayasası’nın 36. maddesinde yer aldığı ve başvuranın ilgili

idareye yaptığı başvurusuna verilen yanıtın hiçbir şekilde hak arama hürriyetini ihlal etmeye elverişli olmadığı, yanıtın süresinde verildiği, 60 günlük süre içerisinde yanıt verilmemiş olsaydı dahi söz konusu susmanın ilgili Kanun uyarınca zımni ret kabul edilerek isteğin idare tarafından reddedildiği anlamına geleceği ve yine hak arama hürriyetine yönelik herhangi bir ihlal teşkil etmeyeceği; idarenin vermiş olduğu yanıtın hem süresinde verildiği, hem de gerekli açıklık ve bilgilendirme hususlarını tamamıyla yerine getirdiği; yanıtta “şahsi hata” kavramıyla yeni bir kavram uydurulduğu hususunda, optik formda yer alan yanlış kodlama işleminin öğrencinin şahsen (kendisinin) yaptığı ve öğrencinin bu işlemden kaynaklanan sorumluluğunun da şahsi olduğu vurgusunun gayet açık olduğu; hukukta yorum kurallarının lafız açıksa yorum yapılmayacağına ilişkin olduğu;

3.2.4) Maddi hata kavramının yanlış yorumlandığı iddiası ile ilgili olarak 2577 sayılı Kanunda maddi

hata tanımı yapılmadığı, bu sebeple başvuranın İstanbul Bilgi Üniversitesi Sınav Yönetmeliğine dayandığı, ancak bunun Üniversiteleri hakkında tatbik olunamayacağı;

3.2.5) Başvuranın sınav esnasında öğrencilerin kimlik bilgilerinin ve kodlamalarının kontrolünün

sınav salon görevlisi tarafından yapılacağı iddiasına ilişkin, Yönergedeki hükmün, öğrencinin kendi sınav kâğıdı ve optik formu üzerinde kendisi tarafından doldurulması gerekli olan kısımların doldurulması ve doldurulmasının veya eksik ya da hatalı doldurulmasından kaynaklanan öğrenci sorumluluğunu kaldırmadığı, öğrencinin optik formda “Kimlik Numaramı ve Kitapçık Türümü

Doğru Kodladım” şeklinde altı imzalı beyanı bulunduğu, sınav salon görevlilerinin soru kâğıtları ile optik formu genel kontrol etmekle ve eksiklik varsa uyarıda bulunmakla yetinecekleri, öğrenci tarafından doldurulmayan, eksik doldurulan veya yanlış doldurulan bilgilerin sınav salon görevlisi tarafından değiştirilmesinin mümkün olmadığı, bu husustaki sorumluluğun öğrencinin kendisine ait olduğu, hukukta sorumluluğun şahsi olduğu, öğrencinin formundaki bilgileri yanlış kodlaması ve doğru kodladığına ilişkin imzalı beyanı bulunması nedeniyle sorumluluğun yalnızca öğrenciye ait olduğu, öğrencinin kendi sorumluluğunu başkalarına yıkmaya çalışmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğu ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı açıklanmıştır .

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesine göre; “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler …”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 ’inci

maddesinin birinci fıkrasına göre; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”

6) Dilekçe ve bilgi edinmeyle ilgili olarak;

6.1) 10/ 11/ 1984 tarihli ve 18571 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3071 sayılı Dilekçe Hakkının

Kullanılmasına Dair Kanun’un “Dilekçe hakkı : ” başlıklı 3’üncü maddesine göre; “ Türk

.

4 / 9vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet

Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler .” ve “Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi : ” başlıklı 7’nci maddesine göre; “ Türk vatandaşlarının ve

Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir . İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir .”

6.2) 24/ 10/ 2003 tarihli ve 25269 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4982 sayılı Bilgi Edinme

Hakkı Kanun’un “Başvuru usulü” başlıklı 6’ncı maddesine göre; “ Bilgi edinme başvurusu, başvuru sahibinin adı ve soyadı, imzası, oturma yeri veya iş adresini … içeren dilekçe ile istenen bilgi veya belgenin bulunduğu kurum veya kuruluşa yapılır . Bu başvuru, kişinin kimliğinin ve imzasının veya yazının kimden neşet ettiğinin tespitine yarayacak başka bilgilerin yasal olarak belirlenebilir olması kaydıyla elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir .

Dilekçede, istenen bilgi veya belgeler açıkça belirtilir .”

6.3) 27/ 4/ 2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin;

6.3.1) “Başvuru usulü” başlıklı 9’uncu maddesine göre; “Gerçek kişiler tarafından yapılacak

bilgi edinme başvurusu; başvuru sahibinin adı ve soyadı, imzası, oturma yeri veya iş adresini içeren dilekçeyle, istenen bilgi veya belgenin bulunduğu kurum ve kuruluşa yapılır… Başvurunun kurum ve kuruluşa ulaştığı tarih başvuru tarihidir . Başvuru dilekçeleri posta yoluyla da kurum ve kuruluşlara gönderilebilir . Başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimin kısa sürede sağlanabilmesi ve bilgi edinme taleplerinin kolaylıkla işleme konulabilmesi amacıyla, başvuru sahipleri bilgi edinme başvurusuna dair dilekçelerini verirken, gerçek kişiler için EK- 1’de, tüzel kişiler için EK- 2’de yer alan formlardan isterlerse yararlanabilirler . Ancak, elektronik posta ve faks yoluyla başvuru yapacak gerçek ve tüzel kişilerin EK- 1 ve EK- 2’de yer alan formları doldurmaları zorunludur .”

6.3.2) “Elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla yapılacak başvurular” başlıklı

10’uncu maddesine göre ise “ Bilgi edinme başvurusu, kişinin kimliğinin ve imzasının veya yazının kimden neşet ettiğinin tespitine yarayacak başka bilgilerin yasal olarak belirlenebilir olması kaydıyla elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir . Gerçek kişiler tarafından elektronik posta yoluyla yapılacak başvurular, başvuru sahibinin adı ve soyadı, oturma yeri veya iş adresine ilave olarak kimlik doğrulama amacıyla kullanılacak T.C. kimlik numarası belirtilmek suretiyle, istenen bilgi veya belgenin bulunduğu kurum ve kuruluşun bilgi edinme biriminin elektronik posta adresine EK- 1’de yer alan form doldurulmak suretiyle yapılır… Elektronik posta yoluyla yapılacak başvurularda, başvuru formunun kurum veya kuruluşun bilgi edinme biriminin elektronik posta adresine ulaştığı tarih, başvuru tarihidir . Elektronik posta yoluyla yapılacak başvurular için, kurum ve kuruluşların bilgi edinme birimleri, bu amaçla kurumsal bir elektronik posta adresi oluşturur ve internet sayfalarında yayımlar… Başvuru dilekçeleri faks yoluyla da, kurum ve kuruluşlara gönderilebilir . Ancak faks yoluyla yapılacak başvurularda ayrıca, gerçek kişiler ile tüzel kişiliği temsile yetkili kişilerin T.C. kimlik numaraları belirtilir… Faks yoluyla gelen başvuru dilekçesinin kurum ve kuruluşların bilgi edinme birimlerine ulaştığı tarih, başvuru tarihidir .”

6.3.3) “Bilgi veya belgeye erişim süreleri” başlıklı 20’nci maddesine göre; “Kurum ve kuruluşlar,

başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi on beş iş günü içinde sağlarlar . Ancak istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlanması; başvuru ile ilgili olarak bir başka kurum ve kuruluşun görüşünün alınmasının gerekmesi veya başvuru

.

5 / 9içeriğinin birden fazla kurum ve kuruluşu ilgilendirmesi durumlarında bilgi veya belgeye erişim otuz

iş günü içinde sağlanır . Bu durumda, sürenin uzatılması ve bunun gerekçesi başvuru sahibine on beş iş günlük sürenin bitiminden önce bildirirler .”

7) Lisans Öğretim ve Sınavlarıyla ilgili olarak;

7.1) 6/ 11/ 1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun “Lisans düzeyinde öğretim : ”

başlıklı 43’üncü maddesinin (a) bendine göre; “ Yükseköğretim kurumlarında, kuruluş özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre yapılan eğitim – öğretim ve buna dayalı olarak verilen diplomalarla ilgili esaslar her üniversitece hazırlanacak öğretim ve sınav yönetmeliğinde belirtilir .”

7.2) 13/ 01/ 2013 tarihli ve 28527 sayılı Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Lisans Eğitim-Öğretim

ve Sınav Yönetmeliğinin “Sınav sonuçlarına itiraz” başlıklı 20’nci maddesine birinci fıkrasına göre; “ Sınavlara itiraz, ilgili öğretim birimi yönetimine, sınav sonuçlarının ilanını izleyen beş iş günü içerisinde yazılı olarak yapılır . Sınav sonuçlarında maddi hataların düzeltilmesi dışında değişiklik yapılmaz . İtirazlar, yapılacak incelemeden sonra ilgili kurullarca karara bağlanır ve not değişikliği varsa, ilgili öğretim elemanı tarafından öğrenci bilgi sistemine girilir .”

7.3) Başvuruya konu sınavın yapıldığı tarihte geçerli olan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi

Sınav Uygulama Esasları Yönergesinin;

7.3.1) Söz konusu sınavın uygulandığı tarihteki haliyle “Sınav Salon Görevlisinin Görev ve

Yükümlülükleri” başlıklı 11’inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “… Sınav esnasında öğrencilerin zorunlu olarak doldurması gereken alanların kontrolü Sınav Salon Görevlisi tarafından yapılır .” Üniversite Senatosunun 07/ 06/ 2017 tarihli ve 156 sayılı toplantısında Yönergedeki bu ibare kaldırılmıştır .

7.3.2) Adı geçen Yönergenin “Sınav Süresince Öğrencilerin Uyması Gereken Kurallar” başlıklı

13’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Sınava giren öğrenciler, cevap kâğıtlarının üzerindeki ilgili alanları eksiksiz doldurmalıdır . Öğrenciler, test sınavlarında optik formda yapacakları yanlış kodlamalardan şahsen sorumludurlar . Öğrencilerin kimlik bilgilerinin eksik veya yanlış doldurulması durumunda sınavları geçersiz sayılır .”

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuk ve hakkaniyet yönünden bir aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuranın, 80 civarı not beklediği Türk Dili II dersinin Ara Sınav notunun sıfır gelmesi üzerine

adını, soyadını, T .C. Kimlik Numarasını, okuduğu bölümü ve kitapçık kodunu girerek imzaladığını iddia ettiği ve optik okuma hatası olabileceği düşüncesiyle itiraz ettiği ve yukarıda 7.3 nolu paragrafta açıklanan Sınav Uygulama Esasları Yönergesinin 11’inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 13’üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birlikte değerlendirilmesi sonucunda kendi sorumluluğu ile

6 / 9birlikte kodlamadaki noksanlıklarda sınav salon görevlisinin görevi bağlamında idarenin hizmet

kusurunun göz ardı edilmemesi gerektiği; adı geçen Yönergenin 13’üncü maddesinin üçüncü fıkrasının sınavların güvenliğine ve sağlıklı şekilde uygulamasına ilişkin olduğundan öğrencinin kimliğinin ve sınav bilgilerinin tartışmasız belirlenebildiği durumlarda sınavın geçersiz kılınmasının hakkaniyete uygun olmadığı; söz konusu maddenin yetersiz bilgi girişiyle kimliği belirlenemeyen veya kitapçık kodu tespit edilemeyen öğrencilerin zorunlu hallerde sınavlarının geçersiz kılınması ve ayrıca caydırıcı etkisiyle öğrencilerin kasten eksik bilgi girmelerinin önüne geçilmesi işlevleri olduğu ve ayrıca kendisine süresinde bilgi verilmediği ve bilgi verme yükümlülüğüne aykırı işlem iddiaları ile maddi hatanın düzeltilerek hak ettiği notun verilmesini talep ettiği görülmüştür .

10) Dosya kapsamında yapılan inceleme ve araştırmada;

10.1) Başvuranın, 80 civarı not beklediği Türk Dili II dersinin Ara Sınav notunun sıfır gelmesi

hususundaki incelemede;

10.1.1) Öncelikle, Kurumumuza iletilen söz konusu sınava ilişkin başvuranın optik cevap kâğıdı ve

soru kitapçığının “Aslının aynıdır” damgalı ve imzalı bir kopyası görülmüş ve optik cevap kâğıdında; kodlanarak veya yazıyla doldurulması gereken Kitapçık Türü, Oturum Bilgisi, Öğrenci

Numarası, Adı, Soyadı, Fakülte/Yüksekokul Adı, Bölüm/Program Adı, Kimlik Numarası ve

“Kitapçık Türünü Doğru Kodladım” ibaresiyle İmza, Salon Görevlisi İmza, Tarih, Sınav Türü şeklindeki bölümlerle “Önemli” ve “Nasıl Kodlanır?” başlıklı uyarı bölümlerinin ve sırasıyla

İngilizce, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türk Dili, Temel Bilgisayar Teknolojileri Kullanımı derslerine ilişkin cevapların kodlanacağı kolonların olduğu görülmüş ve başvuranın kitapçık türünü ve oturum bilgisini kodlamadığı ve Türk Dili sınavının cevaplarını ilk sırada yer alan

İngilizce kısmına işaretlediği tespit edilmiştir . Türk Dili-II yazan Soru Kitapçığında ise başvuranın adını-soyadını ve numarasını yazdığı ve “Dikkat!” başlıklı olup, “ 2. maddesinde ‘Optik formda kitapçık türü ve T .C. kimlik numarası kodlamasından kaynaklanan sorunlarda sorumluluk tamamen öğrenciye aittir .’ ve 3. maddesinde ‘Bu test ile ilgili cevabınızı, cevap kâğıdında bu test için ayrılmış olan yere işaretlemeyi unutmayınız .’ Bu sınavda benden doldurulması istenen tüm alanları optik formda eksiksiz doldurdum . Yanlış ve eksik bilgi olması halinde tüm sorumlulukları üstleniyorum .” şeklindeki uyarıların altını imzaladığı görülmüştür .

10.1.2) Diğer yandan, başvuruya konu sınav esnasında geçerli olup 7.3.1 nolu paragrafta

açıklanan Yönerge ibaresine göre, sınav esnasında öğrencilerin zorunlu olarak doldurması gereken alanların kontrolünün Sınav Salon Görevlisi tarafından yapılacağı da tespit edilmiştir .

Bu hususa emsal olarak, Danıştay 8. Dairesinin sayılı kararında; ilköğretim okulu öğrencisi olan çocuğun 10/ 06/ 2007 günü yapılan Seviye Belirleme Sınavında düşük aldığından bahisle yapılan başvurunun, adayın orijinal cevap kâğıdına kitapçık türünü “B” puan olarak kodlaması gerekirken, “A” kitapçık türünü kodlaması ve değerlendirmenin de buna göre yapılması nedeniyle kitapçık türünün değiştirilmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin Milli

Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknoloji Genel Müdürlüğünün 27/ 07/ 2007 gün ve sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; salon aday yoklama listesinde adayın “B” kitapçık türünde sınava girdiğinin tutanak altına alındığı, cevap kâğıdında ise “A” kitapçık türünün işaretlendiği, salon başkanının cevap kâğıdında yer alan bilgilerin doğruluğunu kontrol etmekle sorumlu olduğu, sınav sonucunu doğrudan etkileyen kitapçık türünün kontrol edilerek yanlış işaretlenmesi durumunda adayın uyarılması suretiyle doğru seçeneğin işaretlenmesinin sağlanacağı, cevap kâğıdında yer alan bilgilerden doğacak zararlar nedeniyle öncelikle adayın sorumlu olduğu açık olmakla birlikte sınava giren öğrencilerin yaşlarının çok küçük olması nedeniyle adayın yanlışlıktan tek başına sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, salon görevlisinin sorumluğunu ortadan kaldırmayacağı, gerekli dikkat ve özen gösterilmeyerek

.

7 / 9başarısız sayılmasına yol açıldığı, işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden

Ankara 14. İdare Mahkemesinin 31/ 10/ 2007 gün ve sayılı kararının 22/ 01/ 2010 tarihinde onanmasına karar verildiği görülmüştür . Söz konusu emsal kararda, başvuranın talebiyle benzer şekilde, cevap kâğıdında yer alan bilgilerden doğacak zarardan öncelikle aday sorumlu olsa da salon görevlisinin de kontrol etme sorumluluğundan bahisle aday tek başına sorumlu tutulmamıştır . Fakat bu hükme, cevap kâğıdında yer alan bilgilerden doğacak zararlar nedeniyle öncelikle adayın sorumluluğunun açık olduğunun kabulüyle birlikte ancak ve ancak sınava giren öğrencinin yaşının çok küçük olması nedeniyle tek başına sorumlu tutulamayacağı kanaatiyle varıldığı anlaşılmış olup, başvuranın Üniversite öğrencisi olması karşısında, kitapçık türünü ve oturum bilgisini kodlamamasında ve üstelik Türk Dili sınavının cevaplarını İngilizce kısmına işaretlemesinde, her ne kadar salon görevlisinin kontrol sorumluluğu göz ardı edilemese de, sorumluluğun öncelikle kendisinde olduğu değerlendirilmiştir .

10.1.3) Sonuç olarak, başvuranın optik formda kitapçık türünü ve oturum bilgisini kodlamaması ve

Türk Dili sınavının cevaplarını ilk sırada yer alan İngilizce kısmına işaretlemesi karşısında 80 beklediği Türk Dili II Ara Sınavında “ 0” notu almasında ve buna yaptığı itirazın reddedilmesinde yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve yargı uygulamaları uyarınca şahsen sorumlu olduğu açık olduğundan hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .

10.2) Başvuranın süresinde cevap alamaması ve bilgi verme yükümlüğünde aykırılıklar olduğu

iddiaları hakkında; başvuranın ilk olarak 03/ 04/ 2017 tarihli notuna itiraz dilekçesini faks ve e-postayla Üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine gönderdiği (dilekçenin faks ve e-postayla gönderildiği başvuranın notundan anlaşılmıştır); sonrasında 11/ 04/ 2017 tarihinde elektronik ortamda, Üniversitenin Bilgi Edinme Başvurusu Formunu doldurarak itiraz dilekçesini gönderdiği ve dilekçe akıbeti hakkında bilgi verilmesini talep ettiği; Bilgi Edinme Birimince 26/ 04/ 2017 tarihinde, başvurunun İİBF Dekanlığına iletildiği ve değerlendirme sürecinde olduğuna dair başvurana elektronik yolla cevap verildiği ve sonrasında 04/ 05/ 2017 tarihinde yine elektronik yolla 3.1 nolu paragraftaki gerekçeli açıklamaların başvurana gönderildiği ve başvuranın aynı talepli diğer başvurularına da (BİMER, CİMER, TBMM Dilekçe Komisyonu yoluyla yaptığı başvurularına)

aynı gerekçeli cevapların verildiği anlaşılmıştır .

10.3) Her ne kadar ilgili idarenin yorumladığı gibi idarenin dilekçelere cevap verme süresinin 60 gün

olmadığı, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre ( 6.1 nolu paragraf) bunun

30 gün olduğu, ya da 6.3.3 nolu paragrafta açıklandığı üzere Bilgi Edinme Hakkı Kanunun

Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğe göre istenen bilgi veya belgeye erişimin on beş iş günü içinde sağlanacağı, ancak istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlanması gibi durumlarda erişimin otuz iş günü içinde olabileceği, bu durumda da, sürenin uzatılması ve bunun gerekçesinin başvuru sahibine on beş iş günlük sürenin bitiminden önce bildirileceği açık olup Üniversitenin başvuranla yaptığı bilgi edinmeyle ilgili yazışmalarında da hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .

11) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın Türk Dili II Ara Sınavında “ 0”

notu alması ve buna yaptığı itirazın reddedilmesi hususunda ve Üniversitenin bilgi verme yükümlülüğüne uymaması hakkında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

12) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin karara

.

8 / 9karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı ve ayrıca her ne kadar kaldırılmış olsa

da Üniversitenin Sınav Uygulama Yönergesinin 11’inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre

“Sınav esnasında öğrencilerin zorunlu olarak doldurması gereken alanların kontrolü Sınav

Salon Görevlisi tarafından yapılır .” ibaresine uygun olarak uygulama yapmayan idarenin bu hususta gereken özeni göstermediği tespit edildiğinden , idarenin bahse konu ilkeye uygun ve genel anlamda daha özenli davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana

tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Sakarya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın Başvurana ve BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi