|
ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesi ve 666 sayılı KHK çerçevesinde il özel idareleri genel sekreter ve yardımcılarının özlük hakları ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. 666 sayılı KHK, belirli kamu kurumlarına ek ödeme yapılmasını öngörmekte, ancak il özel idareleri bu kapsamda yer almamaktadır. Dolayısıyla, bu idarelerde görev yapanların ek ödemeden yararlanması mümkün değildir.
Kararda, 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesinin dördüncü fıkrası ile genel sekreter yardımcılarının hakları düzenlenmiş, ancak 666 sayılı KHK ile getirilen ek ödeme düzenlemesi, bu maddenin kapsamı dışında kalmaktadır. İki farklı yasal düzenlemenin varlığı, aynı konuyu düzenlemediği için çelişki yaratmamaktadır. Ayrıca, ek ödeme cetvelinde il özel idaresi genel sekreter yardımcısının unvanı açıkça belirtilmiş, bu durum hukuki bir belirlilik sağlamıştır. Sonuç olarak, mevzuata aykırı olarak yapılan ödemeler nedeniyle kamu zararı oluşmuş ve bu zararın tahsiline karar verilmiştir. Bu durum, normlar hiyerarşisi açısından da geçerliliğini korumaktadır. Dolayısıyla, ilgili kişilerden kamu zararının tahsili için gerekli işlemler yapılacaktır. |
| Kamu İdaresi Türü | Özel İdareler |
| Yılı | 2012 |
| Dairesi | 1 |
| Karar No | 10319 |
| İlam No | 167 |
| Tutanak Tarihi | 13.3.2014 |
| Kararın Konusu | Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar |
EK ÖDEME
5302 sayılı Kanunun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Genel sekreter, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır ve aynı usulle görevden alınır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.”
Denilmek suretiyle, il özel idaresi genel sekreteri ve yardımcılarının özlük hakları hakkında bir düzenleme yapılmıştır.
666 sayılı KHK’nin 1 inci maddesiyle 375 sayılı KHK’ye eklenen ek 10 uncu maddede yer alan, “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;”ifadesi gereğince söz konusu maddede belirlenen tutarlarda ek ödeme yapılabilmesi için, öncelikle ek ödeme yapılacak personelin madde metninde sayılan kurumlarda çalışıyor olması gerekmektedir. İl özel idareleri ise, mahalli yönetimler olup, Başbakanlık, bakanlık ya da bunlara bağlı veya ilgili kuruluşlar arasında ve dolayısıyla madde kapsamında bulunmamaktadırlar.
5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların, genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanacakları ifade edilmiştir. 666 sayılı KHK ile getirilen ek ödeme ise, bunun haricinde yeni bir ödeme olup, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla, aynı konuyu düzenleyen ve yürürlükte bulunan iki farklı yasal düzenlemenin varlığından bahsedilemeyecektir.
Kaldı ki, 666 sayılı KHK ile öngörülen ek ödemeye ilişkin (I) sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı kadro unvanı açıkça belirtilmek suretiyle alabilecekleri ek ödeme oranları gösterildiğinden; yorumla farklı bir ödeme yapılması hukuken mümkün değildir Şayet I sayılı cetvelde “İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı” unvanı açıkça yazılmamış olsaydı o zaman 5302 sayılı kanunun 36. Maddesi hükmüne istinaden II sayılı cetvelde yeralan “Müstakil Daire Başkanı” için öngörülen ödemenin yapılması mümkün olabilecekti. Bu durumun, Bakanlık görüşü ve sair görüşlerle değiştirilmesi de normlar hiyerarşisi açısından olanaksızdır.
Diğer taraftan, savunma ekinde sunulan taahhütname, ödemeyle ilgili kamu zararı çıkarılması durumunda ödenen tutarların iadesine ilişkin olup, sorumluluğun yeniden tayinini gerektirecek bir husus, ihtiva etmemektedir.
Belirtilen nedenlerle, mevzuata aykırı ödeme yapılmasından kaynaklanan ….. TL kamu zararının;
Gerçekleştirme görevlisi ….. ile harcama yetkilisi …..,
Müştereken ve müteselsilen, temyiz yolu açık olmak üzere 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile tazminen tahsiline, oy birliğiyle,