onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, ipotekli taşınmazın alımında muacceliyet ihbarının tebliğ edilmemesi durumunda icra takibinin geçerliliği üzerine odaklanmaktadır. Şikayetçi şirket, ipotekli taşınmazı satın alırken kendisine muacceliyet ihbarı gönderilmediğini belirterek icra takibinin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, şikayeti reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, kat ihtarının tebliğ işleminin usulsüz olması halinde süresiz olarak ileri sürülebileceğine dair bir değerlendirme yapmıştır.

Yargıtay, İİK’nın 150/ı maddesine dayanarak, ipotekli taşınmaz malikine usulüne uygun muacceliyet ihbarı yapılmadıkça icra takibi başlatılamayacağını vurgulamıştır. Bu bağlamda, alacaklının, muacceliyet ihbarını tebliğ etmeden icra takibi yapmasının hukuken geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, ilk derece mahkeme ve bölge adliye mahkemesinin kararları bozulmuş ve şikayetin esasının incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, ipotekli taşınmaz malikinin haklarını koruma açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

12. Hukuk Dairesi         2023/8045 E.  ,  2024/3989 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
    DAVACI/ŞİKAYETÇİ : …
    DAVALI/3. KİŞİ : …

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte ipotekli taşınmazı ipotekle yüklü olarak satın alan şikayetçi şirketin icra mahkemesine yaptığı başvuruda; sair şikayet nedenlerinin yanı sıra hesap kat ihtarnamesi tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek takibin ve icra emrinin iptaline karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; kat ihtarı tebliğ işleminin usulsüz olması halinde bu hususun öğrenilme tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ileri sürülmesi, hiç tebliğ edilmemiş ise süresiz olarak ileri sürülebileceği, ipotekli taşınmaz maliki tarafından ileri sürülen itirazların yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
    İİK’nın 150/ı maddesinde; ”Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayri nakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar” düzenlemesine yer verilmiştir.
    İİK’nın 68/b maddesinde ise; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.

    İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK’nın 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, İİK’nın 150/ı maddesinin son cümlesi; “Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması, Türk Medeni Kanununun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmünü içermektedir.
    Somut olayda, alacaklı banka tarafından, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2016/1041 Esas sayılı dosyasında dava dışı borçlu Starpet Garzan Akaryakıt Pazarlama A.Ş’nin borçlarının teminatını teşkil etmek üzere önceki malik Tahir Acaroğlu adına kayıtlı taşınmaz üzerinde 03.12.2013 tarihinde ipotek tesis edildiği, söz konusu taşınmazın takipten evvel,17.09.2015’te ipotekle yükümlü olarak şikayetçi İmko Beton A.Ş. tarafından satın alındığı, davalı takip alacaklısı tarafından, taşınmazı takip tarihinden önce ipotekle yükümlü olarak satın alan kişiye gönderilen İİK’nun 149/b maddesi gereğince Kadıköy 29. Noterliğinin 25.03.2019 tarih, 7100 yevmiye numaralı ihtarını, ihtarın tebliğ şerhlerini içerir şekilde ibraz ederek 24.01.2010 tarihinde icra emri gönderilmesi talebinde bulunduğu, İcra Müdürlüğünce talebin aynı gün kabul edildiği ve davacı şikayetçinin takibe dahil edilerek örnek no 6 icra emrinin 29.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi ipotekli taşınmaz malikinin kendisine muacceliyet ihbarı gönderilmeden takibin başlatıldığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
    Dairemizde, asıl borçlu ve/veya ipotekli taşınmaz malikine icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekmekle birlikte İİK’nın 16/2. maddesi gereğince kat ihtarı tebliğ işlemi usulsüz ise süreli; hiç gönderilmemiş veya tebligat yapılmamış ise süresiz şikayete tabi olduğu yönünde uygulama yapılmakta iken İİK 150/ı maddesinde yapılması belirtilen tebligat ilamlı takipte takip şartı kabul edilip, usulsüz yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu şikayetinin İİK 16/2 kapsamında süresiz olarak incelenmesi kanaatine varılarak görüş değişikliğine gidilmiştir. Alacaklı bankanın İİK’nın 150/ı maddesi gereğince ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapabilmesi kat ihtarının tebliğine bağlı olup bu husus takip şartıdır.
    Hal böyle olunca, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince önceki içtihatlarımıza uygun olacak şekilde değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiş ise de; değişen içtihatlarımıza göre ipotek malikine usulüne uygun muacceliyet ihbarı gönderilip gönderilmediğine dair şikayetin süresiz olarak ileri sürülebilmesi karşısında şikayetin esasının incelenmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ :
    Şikayetçi ipotek malikinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 21/09/2023 tarih ve 2023/1841 E.-2023/3003 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA),

    İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09/12/2021 tarih 2021/268 E.-2021/1275 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
    dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 29.04.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.