|
ÖZET: Başvuran, kapatılan bir özel yurt olan Özel Zehra Yüksek Öğretim Kız Öğrenci Yurdu’nda müdür yardımcısı olarak çalıştığı için çalışma izninin iptal edildiğini belirtmiş ve bu engelin kaldırılmasını talep etmiştir. İlgili mevzuat gereği, kapatılan kurumlarda çalışan personelin çalışma izinleri iptal edilmekte ve bu kişilere başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izni verilmemektedir. Başvuranın durumu, 667 sayılı KHK kapsamında değerlendirildiğinde, idarenin bu iptal kararında hukuka uygunluk bulunmuştur.
İstanbul Valiliği, başvuranın milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen bir yapıyla irtibatlı olduğunu belirterek çalışma izni iptalinin devam etmesine karar vermiştir. Danıştay içtihatları da, terör örgütleriyle irtibatlı veya iltisaklı olma şartının kamu hizmetine alımlarda aranmasının hukuki güvenlik açısından önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve iptal kararında hukuka aykırılık olmadığına hükmedilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/9579-S.22.14733
BAŞVURU NO : 2022/1631
KARAR TARİHİ : 29/07/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Başvuranın, MEBBİS’te yer alan “engel ifadesi”nin kaldırılması talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 31/01/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 31.01.2022 tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvurusunda ,
özetle; MEBBİS’te hakkında “engel ifadesi” yer aldığını ifade etmekte ve görev almasına engel olan yazının kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 11.03.2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge talepli yazısına istinaden Milli
Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 30.03.2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında;
2.1) 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yayınlanmadan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal
Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunca haklarında soruşturma yürütüldüğüne ilişkin
Bakanlıklarınca bilgi verilen özel öğretim kurumu ile özel öğrenci yurtlarının kapatılması yönünde gerekli tedbirlerin alınması için Bakanlıklarınca derhal harekete geçildiği, Bakanlıklarının 20.07.2016 tarihli ve
7738952 sayılı yazısında Rehberlik ve Denetim Başkanlığınca FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu
düşünülen özel öğretim kurumları ile bu kurumlarda görev yapan tüm personel hakkında inceleme ve gerektiğinde soruşturma yapılması hususunun Bakanlık Makamına arz edildiği belirtilmiş, ayrıca yönetimine kayyum atanmayan özel öğretim kurumlarının kurum açma izinleri ve yönetimine kayyum atanan ve atanmayan tüm özel öğretim kurumlarında görev yapan personelin çalışma izinlerinin yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince iptal edilmesinin istenildiği, bu yazı akabinde Genel Müdürlükten
21.07.2016 tarihli ve 7762886 sayılı makam oluru alındığı, bu yazı kapsamında yönetimine kayyum
atanmayan ve haklarında 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Anayasal Düzene ve Bu
Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar” başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarınca işlem başlatılan kurumların, kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edilerek bu kurumların kapatılmasının gerektiği; yönetimine kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin ve yönetimine kayyum atanmamakla haklarında 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Anayasal Düzene ve Bu
Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar” başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarınca işlem başlatılan kurumlarda çalışan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edilmesi ve bu personeller için başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi gerektiğinin belirtildiği, bu yazı gereğince kapatılması yönünde talimat verilen kurumların, akabinde 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatıldığı, söz konusu makam olurunun da Genel Müdürlüğün 21.07.2016 tarihli ve 7783529 sayılı yazısıyla 81 il Valiliğine bildirildiği, bahsi geçen işlemin ardından özel öğretim kurumları ile öğrenci yurtlarında çalışan personelin çalışma izin onaylarının valiliklerce iptal edildiği ve bir daha herhangi bir özel öğretim kurumunda görev alamamaları yönünde MEBBİS’te gerekli uyarılara yer verildiği, MEBBİS Barınma Hizmetleri Modülünde yapılan inceleme neticesinde; ’nın 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında
27.07.2016 tarihli ve sayılı Bakan Oluru ile kapatılan Özel Zehra Yüksek Öğretim Kız Öğrenci
Yurdunda müdür yardımcısı olarak görev yapması nedeniyle bu kapsamda çalışma izninin iptal edildiğinin görüldüğü;
2.2) Konuya ilişkin yasal mevzuata bakıldığında, 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri
Hakkındaki Kanuna Ek Kanun’un 1 inci maddesinde; “Yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11.10.2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.” hükmü, Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri
Yönetmeliği’nin “Personel” başlıklı 29 uncu maddesinde; “(8) Kurum personelinin, Sosyal Güvenlik
Kurumunca belirlenen sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası esaslarına bağlı olarak 22.5.2003 tarihli ve
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında sözleşme ile çalıştırılmaları zorunludur. Kamu tüzel kişileri tarafından
açılan ve işletilen kurumlarda görevlendirilen personel, tabi olduğu mevzuat hükümleri uyarınca istihdam edilir.” hükmü, aynı Yönetmeliğin “Görevlendirme” başlıklı 32 nci maddesinde; “Personelin çalışma izin teklifleri aşağıdaki yöneticiler tarafından valiliklere yapılır… (2) Nitelik ve şartları uygun bulunanların çalışma izni valilikçe düzenlenir. Çalışma izni alınmadan personel işe başlatılamaz. Valilik çalışma izini düzenleme yetkisini devredebilir.” hükmü bulunduğu, ayrıca işlem tarihinde yürürlükte bulunan mülga
Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Personel” başlıklı 28 inci maddesinde; “(8) Kurum personelinin, Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenen sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası esaslarına bağlı olarak 22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında sözleşme ile çalıştırılmaları zorunludur.
Kurum içi görev veya unvan değişikliği hariç olmak üzere, herhangi bir sebeple görevinden ayrılanlar ile sözleşmesi karşılıklı veya tek taraflı feshedilenlere altı ay geçmeden ayrıldıkları kurumda görev verilmez.
(Ek cümle: 22/1/2018-2018/11277 K.) Kamu tüzel kişileri tarafından açılan ve işletilen kurumlarda görevlendirilen personel, tabi olduğu mevzuat hükümleri uyarınca istihdam edilir.” hükmü, aynı
Yönetmeliğin “Görevlendirme” başlıklı 29 uncu maddesinde; “(1) Personelin çalışma izin teklifleri aşağıdaki yöneticiler tarafından valiliklere yapılır. … (2) Nitelik ve şartları uygun bulunanların çalışma izni valilikçe düzenlenir. Çalışma izni alınmadan personel işe başlatılamaz. Valilik çalışma izni düzenleme yetkisini devredebilir. (3) (Ek: 22/1/2018-2018/11277 K.) Kamu personeli, kamu tüzel kişileri tarafından açılan ve işletilen kurumlarda bu Yönetmelikte belirtilen şartları haiz olanlar arasından ilgili mevzuatı uyarınca görevlendirilir. Görevlendirme işlemi, kurumun bağlı olduğu il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne bildirilir. Görevlendirme işleminin bu Yönetmeliğe uygun olması halinde bu işlem, millî eğitim müdürlüğünce valinin onayına sunulur; uygun olmaması halinde ise yeniden değerlendirilmek üzere durum kamu tüzel kişisine bildirilir.” hükmü bulunduğu;
2.3) Kişilerin özel barınma hizmeti veren kurumlarında çalışabilmeleri için öncelikle kurumların kurucuları
ile aralarında iş sözleşmesi yapmaları, akabinde ise bu sözleşme ve ilgili yönetmelikte istenen belgelerle birlikte valiliklere müracaat ederek çalışma izni talep etmeleri gerektiği, 5661 sayılı Kanun ve Ortaokul ve
Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinde belirtilen şartları taşıması halinde kendisine sadece kurum adı belirli olan bir kurumda çalışmak üzere valiliklerce çalışma izni düzenlendiği, çalışma izni iptal işleminin de yine yukarıda yer alan mevzuat gereğince ilgili valiliklerce gerçekleştirildiği, öte yandan, Genel Müdürlüğün 11.10.2016 tarihli ve 11137945 sayılı Genelgesinde özetle Bakanlık
Makamının 11.10.2016 tarihli ve 11116419 sayılı Olur’u doğrultusunda çalışma izni iptal edilenler hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacağı, Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin yazı ekindeki tabloya işlenerek Bakanlıkça değerlendirmek üzere valilikler tarafından Genel Müdürlüğe bildirilmesi gerektiğinin ifade edildiği, yukarıda yer alan mevzuat gereğince başvuranın çalışma izni iptal kararının kaldırılmasına dair değerlendirmenin İstanbul Valiliğince yapılması gerektiği;
2.4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 08.06.2021 tarihli ve
2021/8601- S.21.13863 sayılı Gönderme Kararının gereği için 17.06.2021 tarihli ve sayılı yazıları ile İstanbul Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğüne gönderildiği, İstanbul Valiliği İl Millî Eğitim
Müdürlüğünün 05.01.2022 tarihli ve sayılı yazısında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, iltisakı veya irtibatı olduğu, oluşturulan komisyon marifetiyle belirlenen ‘nın çalışma izni iptali kararının kaldırılmamasının valilikçe uygun görüldüğünün belirtildiği, 14.01.2022 tarihli ve sayılı yazılarıyla söz konusu kararın başvuranla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumuna (Ombudsmanlık)
bildirilmesinin istendiği;
2.5) Çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin idari işlemin iptali talebiyle birlikte Özel Öğretim Kurumları
Genel Müdürlüğünün 21.07.2016 tarihli ve 7783529 sayılı yazısının iptali istemiyle açılan bir davada
21.07.2016 tarihli ve 7783529 sayılı yazı hakkında Danıştay 8. Dairesinin 20.12.2017 tarihli ve Esas:
2017/1055 sayılı kararıyla “yürütmenin durdurulması isteminin reddine” karar verildiği, çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin idari işlemin iptali talebiyle birlikte Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün
21.07.2016 tarihli ve 7783529 sayılı yazısının 3. maddesinin iptali istemiyle açılan bir davada Danıştay 8.
Dairesinin 01.03.2018 tarihli ve Esas: 2017/7392 sayılı kararıyla “yürütmenin durdurulması isteminin reddine” karar verildiği gibi bu karara karşı yapılan itirazın da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun
05.07.2018 tarihli ve YD. İtiraz No: 2018/330 sayılı kararıyla reddedildiği;
Hususlarının açıklandığı görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 09.11.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
4) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 24.3.1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna
Ek Kanun’un 1 inci maddesinde; “(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/19 md.; Aynen kabul: 1/2/20187078/19 md.) Yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî
Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum
veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır… (Ek fıkra:
15/8/2017-KHK-694/19 md.; Aynen kabul: 1.2.2018-7078/19 md.) Öğrencilere barınma hizmeti veren öğrenci yurtları ve benzeri kurumlarda görevlendirilen personelde, ikinci fıkrada belirtilen şartlar ve 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartlara ek olarak istenen diğer şartlar ile bu personelin özlük, ödül, disiplin iş ve işlemlerine ilişkin hususlar yönetmelikle belirlenir. Ayrıca yönetmelikte belirlenen şartlar ile 28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı
Uluslararası İşgücü Kanunu uyarınca yabancı uyruklu personel de görevlendirilebilir. Personele, işlediği fiil ve haller doğrultusunda uyarma, kınama, aylıktan kesme, görevine son verme ve görevine son verilerek başka yurt ve benzeri kurumda çalıştırmama cezaları verilebilir. Disiplin cezasının verilmesini gerektirecek fiil ve haller, bu cezaların tanımı ve verilme usul ve esasları ile barınan öğrencilerin disiplinine ilişkin hususlar yönetmelikle belirlenir.”
6) 5.3.1964 tarihli ve 439 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar
Öğretmenleri ile İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında
Kanun’un 8 inci maddesinde; “Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her dereceli okullara meslekten öğretmen bulunmaması halinde: a) Yüksek dereceli okullara üniversite ve yüksek okul mezunları ile dengi yabancı üniversite ve yüksek okul mezunları, b) Orta dereceli okullara orta öğretim öğretmenliği şartlarını taşıyanlarla ilkokul öğretmenliği yapanlar ve ev işleri dersi için de mesleki ve teknik öğretim kurslarında öğretmenlik yapmakta olanlar, Geçici olarak ücretle öğretmen atanabilirler. Bunlardan, resmi bir görevi bulunanlara haftada sekiz, resmi görevi bulunmayanlardan yüksek öğretim kurumlarına atananlara oniki, orta dereceli kurumlara atananlara yirmidört saate kadar ders verilebilir.”
7) 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Ders görevi” başlıklı 89 uncu
maddesinde; “(Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Aynen kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar
Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunur.”
8) 08.02.2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun
8.1) “Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasında; “Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin
Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca
Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.”
8.2) “Kurumlarda çalıştırılacak personel” başlıklı 8 inci maddesinin ilgili fıkralarında; “Ders saati
ücretli olarak görevlendirileceklerle ilgili diğer hususlar yönetmelikle belirlenir. Kurumların müdürleri, kurucu/kurucu temsilcisi tarafından; diğer yönetici ve öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticileri ise müdürlerince seçilir ve çalışma izinleri valiliğin iznine sunulur. Valiliğin izni alınmadan müdür ile diğer yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler işe başlatılamaz. Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenlenir. Çalışma izninin iptali yine valilikçe yapılır.”
9) 25.08.2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinde; “(Değişik madde: 02.07.2018 – 703
S.KHK/Madde 22) 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde
Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”
10) 29.10.2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü Hal
Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul
Edilmesine Dair Kanun ile kabul edilen 23.07.2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında
Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Kapatılan kurum ve kuruluşlara
ilişkin tedbirler” başlıklı 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; “(3) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır.”
11) Mülga 3.11.2004 tarihli ve 2004/8106 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve
6.5.2017 tarihli ve 30058 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri
Yönetmeliği’nin 47 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılan Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği’nin;
11.1) “Personelin nitelikleri” başlıklı 26 ncı maddesinde; “(Değişik madde: 15/12/2009 – 2009/15692
S.Yön./13. md.) Yurtlarda görevlendirilen personelde, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 48 inci maddesindeki genel şartlara ilave olarak; a) Müdür ve müdür yardımcısı için yükseköğretim mezunu olmak şartı aranır… f) Yurt personelinin çalıştırılmaya başlamadan önce sağlık muayenesinden geçirilmesi zorunludur. Mutfak ve yemekhane hizmetlerinde görevli personelin sağlık muayeneleri periyodik olarak devam eder. Yurt personelinin, Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenen sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası esaslarına bağlı olarak, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde en az bir yıl süreli ve yazılı sözleşme ile çalıştırılmaları zorunludur. Sözleşme süresi sona erenlerden göreve devamı uygun görülen personelin sözleşmeleri zamanında yenilenir. Herhangi bir sebeple görevinden ayrılanlar ile sözleşmesi karşılıklı veya tek taraflı feshedilenlere, altı ay geçmeden ayrıldıkları kurumda görev verilemez. g) Personel hakkında disiplin hükümleri ile bu Yönetmelikte hükme bağlanmayan hususlar için sözleşmelerinde de açıkça belirtilmek kaydıyla, 4857 sayılı İş Kanunu ve 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanır.
Yurt sahibi gerçek kişinin aynı zamanda yurt müdürü olması halinde bağlı olduğu sosyal güvenlik kuruluşunun tabi olduğu mevzuat hükümleri uygulanır.”
11.2) “Görevlendirme” başlıklı 27 nci maddesinde; “(Değişik 1. fıkra: 15/12/2009 – 2009/15692 S.
Yön./14. md.) Yurt müdürlüğüne görevlendirme; yurt sahibinin veya kurucu temsilcisinin müracaatı, il milli eğitim müdürünün teklifi ve valiliğin onayı ile gerçekleşir. (Değişik 2. fıkra: 15/12/2009 – 2009/15692
S. Yön./14. md.) Yurt müdür yardımcıları, belleticiler, yönetim memurları ile diğer personelin görevlendirilmeleri; yurt müdürünün müracaatı, il/ilçe milli eğitim müdürlüğündeki ilgili şube müdürünün teklifi ve il/ilçe milli eğitim müdürünün onayı ile gerçekleşir. Yurt müdürüne ait görevlendirmenin bir örneği Bakanlığa gönderilir.”
12) Mülga 6.5.2017 tarihli ve 30058 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Öğrenci Barınma
Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Görevlendirme” başlıklı 29 uncu maddesinde; “(1) Personelin çalışma izin teklifleri aşağıdaki yöneticiler tarafından valiliklere yapılır. a) Genel müdür, genel müdür yardımcısı, müdür ve müdür yardımcıları için kurucu gerçek kişi veya kurucu temsilcisi. b) Diğer personel için müdür.
(2) Nitelik ve şartları uygun bulunanların çalışma izni valilikçe düzenlenir. Çalışma izni alınmadan personel işe başlatılamaz. Valilik çalışma izni düzenleme yetkisini devredebilir. (3) (Ek: 22/1/2018-2018/11277 K.)
Kamu personeli, kamu tüzel kişileri tarafından açılan ve işletilen kurumlarda bu Yönetmelikte belirtilen şartları haiz olanlar arasından ilgili mevzuatı uyarınca görevlendirilir. Görevlendirme işlemi, kurumun bağlı olduğu il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne bildirilir. Görevlendirme işleminin bu Yönetmeliğe uygun olması halinde bu işlem, millî eğitim müdürlüğünce valinin onayına sunulur; uygun olmaması halinde ise yeniden değerlendirilmek üzere durum kamu tüzel kişisine bildirilir.
13) 20.03.2012 tarihli ve 28239 Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin;
13.1) “Görevlendirme” başlıklı 26 ncı maddesinin ilgili fıkralarında; “(1) (Değişik fıkra: 19.02.2020 –
31044 s. R.G. Yön./22. md.) Eğitim personelinin çalışma izin teklifleri; a) Genel müdür, genel müdür
yardımcısı ve müdür için kurucular veya kurucu temsilcileri, b) (a) bendi dışındaki eğitim personeli ve diğer personel için müdür tarafından yapılır… (3) (Değişik fıkra: 19.02.2020 – 31044 s. R.G. Yön./22. md.)
Kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin ve diğer personelin bu izne esas olan belgelerini eksiksiz olarak tamamlamak suretiyle evrakı kurumun doğrudan bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edilir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları sağladığı yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna ilişkin yetkili makamlardan alınmış belge ile tespit edilen ve diğer nitelik ve şartları uygun bulunanlara müracaattan itibaren 10 gün içinde çalışma izni valilikçe düzenlenir. Valilikten çalışma izni alınmadan personel işe başlatılamaz.”
13.2) “Ücretli ders görevi için istenilecek belgeler” başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(1)
Ücretli ders görevli olarak çalışma izni düzenlenecek eğitim personelinden; a) İş sözleşmesi, b) Çalışmakta
olduğu kurumca verilecek, girdiği ders saati sayısını da gösterir muvafakat belgesi, c) (Değişik bend:
19.02.2020 – 31044 s. R.G. Yön./29. md.) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartları
haiz olduğuna ilişkin yazılı beyanı. ç) Diploma veya diploma yerine geçen belgenin aslı veya milli eğitim müdürlüğünce onaylı örneği, d) Öğretmen olarak görevlendirileceklerden, ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans ya da pedagojik formasyon programı başarı belgesi örneği, e) Sertifikanın aslı veya milli eğitim müdürlüğünce onaylı örneği istenir.”
14) 02.07.2020 tarihli ve 31173 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma
Hizmetleri Yönetmeliği’nin;
14.1) “Temel esaslar” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “(2) Yurt ve benzeri kurumların
kurucularında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin
Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca
Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.”
14.2) “Görevlendirme” başlıklı 11 inci maddesinde; “(1) Kamu tüzel kişileri tarafından açılan ve
işletilen kurumlarda bu Yönetmelikte belirtilen şartları haiz olanlar arasından ilgili mevzuatı uyarınca kamu personeli görevlendirilebilir. (2) Görevlendirme işleminin bu Yönetmeliğe uygun olmaması halinde durum yeniden değerlendirilmek üzere ilgili kamu tüzel kişisine bildirilir. (3) Görevlendirilen ve görevinden ayrılan personel üç iş günü içerisinde il müdürlüğüne bildirilir. (4) Nitelik ve şartları uygun bulunanların çalışma izni il müdürlüklerince düzenlenir. Çalışma izni alınmadan personel işe başlatılamaz.”
15) 24.02.2022 tarihli ve 5237 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile değiştirilen Millî Eğitim Bakanlığı
Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar’ın;
15.1) “Ders ücreti karşılığında görevlendirme” başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) Öğretmen sayısının
yetersiz olması hâlinde; a) Yüksek öğrenimli olmak koşuluyla; 1) (Değişik: 24/09/2012 tarihli ve 2012/3773 sayılı BKK) Bu Karar kapsamındaki yönetici ve öğretmenler dışındaki resmi görevliler ile sınıf
öğretmenlerine ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında haftada 8 saate, 2) (Değişik:
13/03/2017 tarihli ve 2017/10010 sayılı BKK) Resmî görevi bulunmayanlar ile emeklilere okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumları ile yabancı uyrukluların eğitim gördüğü geçici eğitim merkezlerinde haftada 30 saate, kadar ek ders görevi verilebilir. b) İlgili mevzuatında belirtilen esaslara göre uzman ve usta öğretici olarak nitelendirilenlerden; 1) Resmî görevi bulunanlara haftada 10 saate, 2) Resmî görevi bulunmayanlara haftada 40 saate, kadar okul öncesi, meslekî ve teknik orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders görevi verilebilir.”
15.2) “Alanların tespiti” başlıklı 24 üncü maddesinde; “(1) Hangi okul mezunlarının, hangi derece ve
türdeki okul ve kurumlarda hangi dersleri alanları içinde okutabilecekleri Talim ve Terbiye Kurulunca belirlenir.”
Şeklinde düzenlemeler olduğu görülmüştür.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
16) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
17) Kurumumuza yapılan başvuruda; başvuranın 6749 sayılı Kanun kapsamında kapatılan Özel Zehra
Yüksek Öğretim Kız Öğrenci Yurdunda çalıştığı için çalışma izninin iptal edildiğini, Mart 2017-Kasım
2019 tarihleri arasında ücretli öğretmenlik yaptıktan sonra sisteme yansıyan ifadeyle görevine son
verildiğini, kapatılan yurt ile herhangi bir bağının bulunmadığını, adına açılmış herhangi bir dava da görülmediğini ifade ederek sistemdeki engelin kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
18) Kurumumuzca yapılan incelemede;
18.1) Başvuranın, 12.06.2014-21.07.2016 tarihleri arasında Özel Zehra Yüksek Öğretim Kız Öğrenci
Yurdunda müdür yardımcısı olarak çalıştığı;
18.2) MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 27.07.2016 tarihli ve E.7983248 sayılı yazısına
göre 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen kurumların belirlenmesine ilişkin oluşturulan Komisyonun
25.7.2016 tarihli ve 01 nolu kararı ile 185 özel öğretim kurumu ve 592 özel öğrenci yurdu hakkında bahsi
geçen Komisyon Kararında alınan kararların uygulanmasına ilişkin Makam Olur’unun alındığı;
18.3) Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 21.07.2016 tarihli ve
E.7762886 sayılı Bakan Olur’unda; yönetimine kayyum atanmayan ve haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237
sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar” başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarınca işlem başlatılan kurumların, kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edilerek bu kurumların kapatılması gerekmektedir. Ayrıca, yönetimine kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin ve yönetimine kayyum atanmamakla haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar” başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarınca işlem başlatılan kurumlarda çalışan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edilmesi ve bu personeller için başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi gerekmektedir.” şeklinde karar alındığı;
18.4) Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 23.03.2021 tarihli ve
sayılı yazısına göre MEBBİS Barınma Hizmetleri Modülünde yapılan inceleme neticesinde; başvuranın 6749 sayılı Kanun kapsamında Bakan Olur’u ile kapatılan Özel Zehra Yüksek Öğretim Kız
Öğrenci Yurdunda müdür yardımcısı olarak görev yapması nedeniyle çalışma izninin iptal edildiği;
18.5) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün tüm Valiliklere gönderdiği 11.10.2016 tarihli ve
E.11137945 sayılı yazısında, Bakanlık Makamının 21.07.2016 tarihli ve E.7762886 sayılı Olur’u ile 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan personel hakkında çalışma izin onaylarının iptal edilmesi, bu personellere başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izni düzenlenmemesi gerektiğinin belirtildiği, bu yöndeki uygulamalar sonucunda bazı personellerin mağdur duruma düştüğü, bu nedenle
Bakanlık Makamının 11.10.2016 tarihli ve E.1116419 sayılı Olur’u doğrultusunda işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacağı ve komisyon marifetiyle 667 sayılı
KHK kapsamında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olmadığı belirlenen personelin Bakanlıkça değerlendirmek üzere bildirilmesinin istenildiği;
18.6) Fatih Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 03.01.2022 tarihli ve sayılı yazısına
göre çalışma izni iptal edilenler hakkında; İstanbul Valiliği Güvenlik İşleri Bürosunun 02.09.2021 tarihli ve sayılı yazısı ekindeki tutanakta belirtilen bilgiler ile başvuru sahiplerinin hizmet kayıtlarının
Kaymakamlık Makamının 05.11.2020 tarihli ve sayılı oluru ile oluşturulan komisyon tarafından inceleme yapıldığı ve inceleme neticesinde; başvuranın çalışma izni iptali kararının kaldırılmamasının uygun bulunduğu;
18.7) İstanbul Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 05.01.2022 tarihli ve sayılı yazısına göre
İlçe Millî Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, iltisakı veya irtibatı olduğu; oluşturulan komisyon marifetiyle belirlenen kurum personeli hakkındaki yazı, ekinde yer alanlara ilişkin bilgiler ile komisyon kararlarının ekte sunulduğu, başvuranın çalışma izni iptali kararının kaldırılmamasının Valilikçe de uygun görüldüğü;
Tespit edilmiştir.
19) Başvuran ile 18.07.2022 tarihinde yapılan ve 20.07.2022 tarih ve sayı ile kayıt altına
alınan telefon görüşmesinde; başvuranın Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümü mezunu olduğu, Özel Zehra Yüksek Öğretim Kız Öğrenci Yurdunda müdür yardımcısı olarak görev
yaparken söz konusu yurdun kapatılması sonrasında Mart 2017-Şubat 2020 tarihleri arasında ücretli öğretmenlik yaptığı, Kasım 2019 tarihinde e-okul sistemine girememesi karşısında durumdan haberdar olduğu ve bundan sonra da ücretli öğretmenlik yapamadığı öğrenilmiş ve böylelikle başvuruya konu uyuşmazlığın, 6749 sayılı Kanun kapsamında Bakan Olur’u ile kapatılan Özel Zehra Yüksek Öğretim Kız
Öğrenci Yurdunda müdür yardımcısı olarak görev yapması nedeniyle çalışma izni iptal edilen başvuran hakkında bu engelin kaldırılmasında düğümlendiği anlaşılmıştır.
20) Başvuruyla ilgili olarak, idarenin yukarıda 2 nolu paragrafta da yer verildiği üzere 21.07.2016 tarihli
ve 7762886 sayılı Makam Olur’u ile yönetimine kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin ve yönetimine kayyum atanmamakla haklarında 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
“Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar” başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu tespit edilerek Cumhuriyet
Savcılıklarınca işlem başlatılan kurumlarda çalışan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edilmesi ve bu personeller için başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi gerektiğinin belirtildiği, bu yazı gereğince kapatılması yönünde talimat verilen kurumların kapatıldığı ve ardından özel öğretim kurumları ile öğrenci yurtlarında çalışan personelin çalışma izin onaylarının valiliklerce iptal edildiği ve bir daha herhangi bir özel öğretim kurumunda görev alamamaları yönünde MEBBİS’te gerekli uyarılara yer verildiği; 5661 sayılı
Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun’un 1 inci maddesindeki yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde terör örgütlerine ya da Millî
Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartının aranacağı hükmü, Genel Müdürlüğün 11.10.2016 tarihli ve 11137945 sayılı Genelgesinde Bakanlık Makamının 11.10.2016 tarihli ve 11116419 sayılı Olur’u doğrultusunda çalışma izni iptal edilenler hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacağı, Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin yazı ekindeki tabloya işlenerek Bakanlıkça değerlendirmek üzere valilikler tarafından Genel Müdürlüğe bildirilmesi gerektiğinin ifade edildiği, ilgili mevzuat gereğince başvuranın çalışma izni iptal kararının kaldırılmasına dair değerlendirmenin İstanbul Valiliğince yapılması gerektiği; İstanbul Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğünün
05.01.2022 tarihli ve sayılı yazısında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı,
oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, iltisakı veya irtibatı olduğu, oluşturulan komisyon marifetiyle belirlenen başvuranın çalışma izni iptali kararının kaldırılmamasının valilikçe de uygun görüldüğünü açıkladığı görülmüştür.
21) Konuyla ilgili emsal yargı kararlarına bakıldığında;
21.1) Anayasa Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve E: 2018/89, K: 2019/84 sayılı kararında; “Dava
konusu kurallarda; terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunanların noterliğe kabul edilmemesi, arabulucu ve bilirkişi olamamasının öngörüldüğü; dava dilekçesinde irtibat ve iltisak kavramlarının içeriğinin belirsiz ve öngörülemez olduğu, kuralların sadece OHAL süresince uygulanmakla kalmayıp sürekli nitelik taşıdığı, kamu hizmetine girme hakkına müdahale teşkil ettiği ve bu müdahalenin temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin ölçütlere uygun olmadığı belirtilerek kuralların Anayasa’ya aykırı olduğunun ileri sürüldüğü; yapılan değerlendirmede, Anayasa’nın kamu hizmetine girme hakkını düzenleyen 70. maddesinde hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım
gözetilemeyeceğinin hükme bağlandığı, bu hakka sınırlama getiren düzenlemelerin, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olmasının, kanunla yapılmasının ve ölçülü olmasının gerektiği, itiraz konusu kuralların, noter, arabulucu ve bilirkişi olabilmek için diğer koşullara ilaveten, terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunmama şartı getirdiği; noterliğin, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek amacıyla hukuki işlemlerin belgelendirilmesini konu edinen bir kamu hizmeti olduğu, bu hizmetin terör örgütleriyle herhangi bir ilgisi bulunmayan bireylerce yerine getirilmesinin hukuki güvenliğin ve kamu yararının gerçekleşmesi bakımından önem taşıdığı, bu itibarla noterlik hizmetine girmede aranan terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunmama koşulunun görevin gerektirdiği niteliklerden olduğu, bu yönüyle kuralla getirilen sınırlamanın Anayasa’nın 70. maddesinde belirtilen sınırlama sebebine uygun olarak öngörüldüğü; kurallarda geçen iltisaklı kavramı kavuşan, bitişen, birleşen; irtibatlı kavramı ise bağlantılı anlamına geldiği, anılan kavramlar genel kavram niteliğinde olmakla birlikte bunların belirsiz ve öngörülemez nitelikte olduğunun söylenemeyeceği, bu kavramların hukuki niteliğinin ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebilecek durumda olduğu, kurallar uyarınca söz konusu mesleklere alınmamasını haklı kılacak nitelikte olgusal temele sahip olan bağlantıların iltisak ve irtibat olarak değerlendirilmesi gerektiğinin açık olduğu, bu değerlendirmenin, cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece kişinin belirtilen görevlere alınmasının uygun olup olmadığı yönünde yapılacak bir incelemeden ibaret olacağı, bu kapsamdaki değerlendirmenin noterlik için atama konusunda yetkili olan Bakanlık tarafından yapılacak olup söz konusu değerlendirme sırasında Bakanlığın, kendisine yapılan bildirimlere bağlı olmaksızın her türlü olay, olgu, bilgi ve bulguyu serbestçe gözetecek olduğu, bunun yanı sıra kurallarda öngörülen terör örgütleriyle irtibatlı veya iltisaklı olma durumu farklı şekillerde ortaya çıkabileceğinden bunların kanun koyucu tarafından önceden belirlenmesinin ve kanunda tek tek sayılması zorunluluğundan da söz edilemeyeceği; Arabuluculukla ilgili olarak; arabuluculuğun, görevini eşit ve tarafsız olarak yerine getirmekle yükümlü olunan, taraflarla görüşmelerin olumlu sonuçlanması hâlinde imzalanan anlaşma belgesinin ilam niteliğinde belge sayıldığı, başvurulması bazı davalar bakımından dava şartı olarak öngörülen bir faaliyet olduğu, bu nitelikleri gözetildiğinde arabuluculuk faaliyetinin terör örgütleriyle herhangi bir ilgisi bulunmayan kişilerce yerine getirilmesinin kamu yararının sağlanması amacına yönelik olduğu, kuralın, bu amaç bakımından elverişli ve gerekli olmadığının söylenemeyeceği; bilirkişiliğin de, davayla ilgili vakaların takdirinde özel ve teknik bilginin gerekli olması hâlinde hâkim tarafından bilgisi ile oyuna başvurulan ve bu anlamda karar vermede hâkime yardımcı olan, hâkimin izni ile tanıklara veya sanığa doğrudan soru sorabilme ve dava dosyası kapsamında her türlü bilgi ve belgeyi inceleyebilme yetkisini barındıran bir faaliyet olduğu, dava konusu kuralla bilirkişiliğin de terör örgütleriyle ilgisi bulunmayan kişiler tarafından yerine getirilmesinin bu göreve ilişkin kamusal hizmetin doğru, tarafsız ve güvenilir bir şekilde yapılmasını temin etmek suretiyle kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla öngörüldüğü ve sonuç olarak açıklanan nedenlerle söz konusu kuralların
Anayasa’ya aykırı bulunmayarak iptal taleplerinin reddine karar verildiği;
21.2) Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli ve E. 2020/266 ve K. 2020/903 sayılı
kararında; “Durum böyle olmakla birlikte uyuşmazlıkta; yukarıda zikredilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, özel ögretim kurumlarında görev yapacak personellere iliskin çalısma izinlerinin ancak söz konusu personellerin sözlesme imzaladıgı özel ögretim kurumlarınca yasa ve yönetmelikte belirlenen usuller çerçevesinde talep edilecegi, bu suretle valilikler tarafından onaylanan çalısma izinleri ilgili özel ögretim kurumuna münhasır olacagı gibi söz konusu özel ögretim kurumuyla akdedilen sözlesme dönemiyle de sınırlı olacagı, dolayısıyla davacı tarafından talep edildigi sekilde genel nitelikte çalısma izni düzenlenmesine yahut iptal edilen çalısma izninin iade edilmesine olanak bulunmadıgı anlasıldıgından, davacının lisansının ve çalısma izninin iade edilmesine iliskin isteminin reddine dair dava konusu islemde hukuka aykırılık bulunmadıgı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verildiği”
21.3) Ankara 23. İdare Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve E. 2019/1845 ve K. 2020/614 sayılı
kararında; “Uyuşmazlıkta, davacının öğretmen olarak çalıştığı Ankara ili, Akyurt ilçesi Özel Necip Fazıl
Kısakürek Anadolu Lisesinin 667 sayılı KHK ile 23/07/2016 tarihinde kapatılması üzerine, 21/07/2016 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Genelgesi gereğince, davacıya söz konusu okulda çalışabilmesi için 08/06/2016 tarihinde yenilenerek verilen çalışma izninin iptal edildiği, işlemin dayanağını teşkil eden
Genelge’de çalışma izni iptal edilen personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği hüküm altına alınmış ise de 5580 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, özel öğretim kurumlarının müdürleri, kurucu/kurucu temsilcisi tarafından diğer yönetici ve öğretmen, uzman ögğretici ve usta öğreticilerinin müdürlerince seçileceği ve çalışma izinlerinin onaya sunulacağı düzenlenmiş olup, davacıya başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi durumunda bu hususun ayrı bir davaya konu edilebileceği, beraat etmesi nedeniyle herhangi bir kurumda çalışmayan davacıya çalışma izninin doğrudan verilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca dava konusu işlemin anılan Genelgeye uygun olarak tesis edildigi ve mezkur Genelge’nin iptali talebiyle açılan davada Danıştay Sekizinci Dava
Dairesi’nin E.2017/7392 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verildiği, bu karara yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca 05/07/2018 tarihinde reddedildiği, Genelgenin mahkeme kararıyla iptal edildiğine veya idarece geri alındığına ilişkin bir iddianın da bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği ve açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verildiği”
21.4) Çorum İdare Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli ve E. 2020/363 ve K. 2021/210 sayılı kararında;
“davacı tarafından, Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan dolayı yargılanması neticesinde verilen beraat kararı sebebiyle kendisine özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak çalışma izni verilmesi gerektiği iddia olunmuş ise de, mevzuat hükümlerine göre kapatılan okullarda görev yapıp çalışma izni iptal edilenlere tekrar çalışma izni düzenlenebilmesinin, bu hususta talepte bulunan kişilerin milli güvenliğe tehdit olusturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının bulunmaması şartına bağlandığı; somut uyuşmazlıkta, Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararında davacı hakkında aktarılan tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı/irtibatı bulunduğu hususunu ortaya koyduğu, bir başka deyişle davacının çalısma izni verilmesi için gerekli olan milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine irtibatı ve iltisakı bulunmama koşulunu sağlamadığı kanaatine varıldığından, davacının özel öğretim kurumlarında çalışma izninin iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı”
Şeklinde kararlar görülmüştür.
22) Kurumuz tarafından yapılan değerlendirmede;
22.1) Başvuranın, müdür yardımcısı olarak çalıştığı özel yurdun 667 sayılı KHK’nın 2 nci maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca verilen yetki ile Milli Eğitim Bakanlığı Makam Olur’u ile kapatıldığı ve bu kurumlarda çalışan personelin çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edilmesi ve bu personeller için başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi gerektiğinin belirtildiği, buna ilişkin olarak
MEBBİS Barınma Hizmetleri Modülünde şerh düşüldüğü anlaşılmış olup bu ana kadar yapılan işlemlerin durum tespitine ilişkin olduğu açıktır. Asıl önemli olan ve uyuşmazlığa neden olan hususun ise başvuranın da inkâr ve itiraz etmediği bu tespitin, başvuranın ücretli öğretmenlik yapmasına engel teşkil etmesinde düğümlendiği değerlendirilmiş olup başvuranın talebinin de bu engelin kaldırılması olduğu anlaşılmıştır.
22.2) Başvuranın söz konusu engelin kaldırılması talebinin, Bakan Olur’u ile oluşturulan komisyon
tarafından değerlendirildiği ve Kurumumuza gönderilen bilgi-belge arasında yer alan “gizli” ibareli yazı
ekindeki formun, ilgili kurumlardan gelen bilgi-belge çerçevesinde doldurulduğu ve gerekçeli olarak başvuranın FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu değerlendirilmesinin yapıldığı ve çalışma izni iptal kararının kaldırılmamasına karar verildiği tespit edilmiştir.
22.3) Yukarıda yer verilen yargı kararlarında görüldüğü üzere kamu hizmetine alımlarda terör örgütleriyle
irtibatlı/iltisaklı olmama şartının aranmasının hukuki güvenlik ve kamu yararı bakımından önem taşıdığı, ücret karşılığı yapılacak olsa da öğretmenliğin en önemli kamu hizmetlerinden biri olduğu, diğer yandan irtibat ve iltisak kavramları genel olsa da belirsiz ve öngörülemeyen nitelikte olmadığı, hukuki niteliğinin ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceği, bu hizmetlere alınmamayı haklı kılacak nitelikte olgusal temele sahip olan bağlantıların iltisak ve irtibat olarak değerlendirilebileceği, özellikle Anayasa
Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve E. 2018/89 ve K. 2019/84 sayılı kararında irtibat ve iltisakın ortaya konulabilmesi için örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak amacıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulunduğu hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşumunun yeterli olacağı, ancak idare tarafından bunu ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların ortaya konulması gerektiği değerlendirilmiş ve bu şartın aranmasının kişinin çalışma hürriyetini kısıtladığı açık olsa da bu şartın hem
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun’da hem de 5580
sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda açıkça düzenlendiği görülmüştür.
22.3) Diğer yandan, ücretli öğretmenlik kurumuna bakıldığında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
89 uncu maddesine göre öğretmen bulunmaması halinde açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi
verilebileceği, ders görevi alacakların niteliklerinin ve diğer hususların Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunacağı, ayrıca 439 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri ile İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanun’un 8 inci maddesine göre de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her dereceli okullara meslekten öğretmen bulunmaması halinde, orta dereceli okullara orta öğretim öğretmenliği şartlarını taşıyanların geçici olarak ücretle öğretmen atanabilecekleri, Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine
İlişkin Karar’ına göre de öğretmen sayısının yetersiz olması hâlinde yüksek öğrenimli olmak koşuluyla resmî görevi bulunmayanlara haftada 30 saate kadar ek ders görevi verilebileceği, özel öğretim kurumları için ise Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre ücretli ders görevli olarak çalışma izni düzenlenecek eğitim personelinden Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen
“terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı”nın da yer aldığı şartları haiz olduğuna ilişkin yazılı beyanı ile öğretmen olarak görevlendirileceklerden, ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans ya da pedagojik formasyon programı başarı belgesi örneğinin yer aldığı bazı belgelerin isteneceği görülmüş ve ücretli öğretmenlik kurumunun ancak meslekten öğretmen bulunmaması halinde kullanılacağı ve belli şartları taşıyanların geçici olarak görevlendirilebileceği açık olup başvuranın ise Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümü mezunu olduğu tespit edilmiştir.
22.4) Görüldüğü üzere, başvuranın ücretli öğretmenlik yapma talebinin değerlendirilmesinde idarenin
takdir yetkisinin olduğu açık olup bu yetkinin, “eşitlik”, “kamu yararı” ve “hizmet gerekleri” gibi takdir yetkisinin sınırlarını çizen ilkelere uygun olarak kullanılması gerektiği değerlendirilmiş ve başvuru özelinde idarenin bu ilkelere uygun davranmadığının söylenemeyeceği kanaatine varılmıştır.
23) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat, emsal yargı kararları ve tüm dosya
kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle, başvuranın çalışma izni iptal kararının kaldırılmaması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin, idare tarafından süresinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği; ancak başvurana verilen cevapta “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Başvurunun REDDİNE,
Kararın Başvuran ile MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi