|
ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin iddialarını değerlendirirken, şikayet başvurusunun geçerliliği açısından önemli bir tespitte bulunmuştur. İlgili karar, 4734 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (j) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca, başvuru bedelinin Kurum hesaplarına yatırıldığına dair banka dekontunun, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tamamlatılabileceğini belirtmektedir. Bu durum, başvuru sahibinin süresinde bir başvuru yaptığına dair hukuki bir zemin oluşturmakta ve başvurunun incelenmesine olanak tanımaktadır.
Kurul, başvuru sahibinin sözleşme imzalayamama sebeplerinin ve ihalenin en avantajlı ikinci teklif sahibi üzerinde bırakılmasına yönelik hukuka aykırılıkların somut ve ciddi nitelikte olduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle, idarenin başvuruyu reddetme kararının hukuka uygun olmadığına hükmedilmiştir. Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, ilgili mahkeme kararının iptaline ve başvuru bedeline ilişkin eksikliğin tamamlatılması için başvuru sahibine süre verilmesine karar vermiştir. Bu karar, kamu ihale süreçlerinde başvuru sahiplerinin haklarının korunması açısından önemli bir adım teşkil etmektedir. |
| Karar no | 2013/MK-136 |
|---|---|
| Karar tarihi | 13.05.2013 |
| Toplantı No | 2013/036 |
| Gündem No | 29 |
| Gündem Konusu | Kamu İhale Kurulunun 08.06.2009 tarih ve 2009/UH.II-1647 sayılı kararı hakkında Danıştay 13. Dairesince verilen bozma kararının uygulanmasına ilişkin Kurul kararı alınması. |
TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü’nce 07.11.2008 tarihinde açık ihale usulüile yapılan 2008/160902 IKN’li “Hizmet Araçları Kiralanması” ihalesine ilişkin olarak,
Tuay Turizm ve Seyahat Tic. Ltd. Şti.nin 23.12.2008 tarihinde şikâyet başvurusunda bulunduğu, idarece şikayete ilişkin olarak alınan kararın 15.01.2009 tarihinde şikayetçiye bildirildiği, idarenin kararına karşı, kararın bildiriminden sonra Tuay Turizm ve Seyahat Tic. Ltd. Şti Vekili Av. Şenal Sarıhan’ın 16.02.2009 tarihli dilekçe ile Ankara 9 uncu İdare Mahkemesine başvurduğu, Mahkemenin bu başvuru üzerine 08.04.2009 tarihinde dava dosyasının 2577 sayılı Kanunun 15/1-e maddesi gereğince Kamu İhale Kurumuna tevdiine karar verildiği, anılan dilekçenin bu karar üzerine Kuruma gönderildiği ve 26.05.2009 tarih ve 1625 sayı ile Kurum kayıtlarına alındığı ve Kurulca alınan 08.06.2009 tarihli ve 2009/UH.II-1647 sayılı karar ile; “Başvurunun uygun bulunmadığına,” karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı Tuay Turizm ve Seyahat Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul Kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 22.04.2010 tarihli E:2009/958, K:2010/478 sayılı karar ile “davanın reddine” karar verilmesi üzerine, davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay 13. Dairesince verilen 18.04.2013 tarihli E:2010/4399, K:2012/3914 sayılı kararda, “…Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, ihaleyi yapan idarenin şikayet başvurusunun reddine ilişkin işleminin ilk olarak 20.01.2009 tarihinde dava konusu edildiği, Mahkeme’ce dilekçenin reddine karar verilmesi üzerine 16.02.2009 tarihinde yeniden dava açıldığı görülmektedir. Öte yandan, dava konusu Kurul kararında da belirtildiği üzere, başvuru dilekçesinde özetle, ihalenin firmalarının üzerinde bırakıldığı, idarenin 27.11.2008 tarihinde sözleşmeye davet yazısını gönderdiği, mektubun postaya verilmesini takip eden 9 günlük Kurban Bayramı tatili nedeniyle anılan iletinin taraflarına 16.12.2008 tarihinde tebliğ edildiği, 4734 sayılı Kanun’un 41 inci maddesi hükmüne göre mektubun postaya verilmesini takip eden 7. günün tebellüğ tarihi olarak sayıldığı, 4734 sayılı Kanun’un 41. maddesinin son cümlesi ile 42. maddesinin birinci paragrafının son iki cümlesinin Anayasa’nın “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10. Maddesi ve “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36. maddesi hükümlerine ve Tebligat Kanunu’na aykırı olduğu, süresi içerisinde evrakları hazırlayıp başvurmadıkları için idarenin ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibini sözleşme imzalamak için çağırmış olduğu, kendileri hakkında yasaklama kararı çıkardığı ve geçici teminatlarını gelir kaydettiği, idarenin mevzuatı bire bir uygulamak yerine somut gerekçeleri değerlendirerek karar vermesinin daha uygun olacağı, idarenin imza yolu ile tebligatı seçmesi gerektiği, postayla tebligatın seçilmesi durumunda ise müvekkile bu konuda telefonla haber verilmesi gerektiği, kendi iradeleri dışında olan ve başka kurumun hatalı ve kusurlu davranışına ilişkin hususun “süre uzatımı verilebilecek haller” arasında değerlendirilmesi gerektiği iddialarına yer verildiği görülmektedir.
2577 sayılı İdari yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 2. Fıkrasındaki, dava dilekçelerinin görevli mercie tevdii halinde, ilgili mahkemeye başvurma tarihinin, merciine başvurma tarihi olarak kabul edileceği hükmü uyarınca Kuruma itirazen şikayet başvurusu tarihi olarak, davanın ilk açıldığı 20.01.2009 tarihinin, dolayısıyla süresinde bir başvuru olduğunun kabulü gerekeceği, başvuru dilekçesine eklenmeyen, 4734 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (j) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca şikayette bulunanlarca yatırılması zorunlu olan başvuru bedelinin Kurum hesaplarına yatırıldığına dair banka dekontunun, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tamamlatılabilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan; Kurul tarafından, dava konusu ihalede kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık iddialarının somut ve ciddi nitelikte bulunmaması nedeniyle iddiaların incelenmesine gerek bulunmadığından başvurunun uygun bulunmadığına karar verilmişse de, başvuru dilekçesinde, davacının sözleşme imzalayamama sebepleri ve bu nedenle ihalenin en avantajlı ikinci teklif sahibi üzerinde bırakılarak sözleşme imzalanmasına yönelik somut ve ciddi nitelikte hukuka aykırılıkların ileri sürüldüğü görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda hüküm kuran İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. …”gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Anayasanın 138/4’üncü maddesinde, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28/1’inci maddesinde; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Kamu İhale Kurulunun 08.06.2009 tarihli ve 2009/UH.II-1647 sayılı Kararının iptaline,
2- Anılan mahkeme kararı gereği, başvuru bedeline ilişkin eksikliğin tamamlatılması hususunda yazılı bildirim yapılarak başvuru sahibine süre verilmesine, başvuru sahibince eksikliğin süresi içinde giderilmesi halinde esasın incelenmesine geçilmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
|
Mahmut GÜRSES Başkan |
||
|
Kazım ÖZKAN II. Başkan |
Ali Kemal AKKOÇ Kurul Üyesi |
Erkan DEMİRTAŞ Kurul Üyesi |
|
Ahmet ÖZBAKIR Kurul Üyesi |
Mehmet Zeki ADLI Kurul Üyesi |
Hasan KOCAGÖZ Kurul Üyesi |
|
Hamdi GÜLEÇ Kurul Üyesi |
Mehmet AKSOY Kurul Üyesi |
|