|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, alacaklının açtığı istihkak iddiasının reddi davasında, İlk Derece Mahkemesi’nin kararının eksik inceleme nedeniyle bozulmasını konu almaktadır. Alacaklı, borçlu şirketin üçüncü kişi şirketten malzeme aldığını ve bu malzemelerin hacze konu olduğunu iddia etmiştir. Ancak mahkeme, alacaklının sunduğu fatura, sevk irsaliyesi ve ödeme belgeleri üzerinde yeterli inceleme yapmamış, borçlunun ticari defterleri ile üçüncü kişinin defterleri üzerinde gerekli araştırmaları gerçekleştirmemiştir.
Yargıtay, mahkemenin bu eksikliklerini tespit ederek, alacaklının iddialarının incelenmesi gerektiğine ve uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yapılması gerektiğine vurgu yapmıştır. Bu bağlamda, hacze konu malların borçluya ait olup olmadığının belirlenmesi için gerekli delillerin değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Sonuç olarak, alacaklının temyiz itirazları kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi’nin kararı bozulmuştur. |
12. Hukuk Dairesi 2024/2307 E. , 2024/6874 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde üçüncü kişi tarafından istihkak iddiası üzerine alacaklı tarafından İİK 99. maddesi uyarınca istihkak iddiasının reddi davası açılmış, İlk Derece Mahkemesince alacaklının davasının reddine karar verilmiş, bu kararın alacaklı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/39 Esas, 2020/530 Karar sayılı ilamı ile; “Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davacı alacaklı, borçlu şirketin… ile birlikte Toroslar Belediyesinden aldığı cadde ve sokakların yaya kaldırımı ihalesine ilişkin işlerin yapımı için gerekli malzemeyi davalı üçüncü kişi şirketden aldığını, üçüncü kişi şirketin depo ve imalat yerini de kullandığını, ancak üçüncü kişi şirketin beton parke yapımı makinesi bulunmadığından, borçlu şirketin hacze konu malları alarak davalı üçüncü kişi şirketin adresine kurduğunu ileri sürmüş ve buna dair dosyaya 30.07.2013 tarihli fatura ve sevk irsaliyesi ile üçüncü kişi şirketten alınan malzemelere ilişkin olarak düzenlendiğini ileri sürdüğü çek suretlerini sunmuştur. Ancak Mahkemece davacı alacaklı tarafın söz konusu iddiası ile ilgili herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkemece hacze konu mahcuzlarla ilgili olarak davacı alacaklı tarafından sunulan fatura, sevk irsaliyesi ve ödeme belgelerinin borçlunun ticari defterlerinde kaydının bulunup bulunmadığı ile üçüncü kişinin defterleri üzerinde inceleme yapılarak borçlu tarafça verildiği ileri sürülen çeklerin neden verildiğinin belirlenmesi; öte yandan konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla gerektiğinde yerinde inceleme yapılmak sureti ile sunulan fatura ve sevk irsaliyesindeki malların hacizli mallara uygunluğu saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamada; 3. kişi davalı şirket ticari defterlerini ibraz etmemiş, borçlu davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Makine mühendisi ile haciz mahallinde yerinde inceleme yapılmıştır.
Somut olayda; icra takibine dayanak bononun keşide tarihinin 30.04.2013, vade tarihinin 30.09.2013 olduğu, 3. kişi şirket … İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.’nin mahcuzları dava dışı … Gıda Ziraat ve İnşaat Ltd.Şti. aldığı, buna ilişkin 28.02.2014 tarihini taşıyan fatura sunduğu, sunulan faturada, … Gıda Ziraat ve İnşaat Ltd.Şti.’nin vergi numarası ile davalı 3. kişi şirket … İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.’nin borçlunun birlikte iş yaptığı …’a kestiği tahsilat makbuzlarındaki vergi numarasının aynı olduğu, mahkemenin talebi üzerine 3. kişi şirket yetkilisi …, Adana Ziyapaşa Vergi Dairesine davet edilerek fatura düzenleyen … firması ile bağlantılarının olup olmadığına dair alınan beyanı ve 18.11.2014 tarihli tutanağın incelenmesinde, “… şirketi yetkililerini ticari ilişkimiz nedeniyle tanımaktayız, ancak ortakları arasında herhangi bir bağ bulunmamaktadır. Tahsilat makbuzu firmamıza aittir, makbuzların basımını yapan matbaa aynı zamanda, … firmasının işlerini yaptığından basım sırasında hata yapmış, … firmasının vergi numarasını bizim tahsilat makbuzlarına basmıştır.” şeklinde beyan verdiği görülmüştür.
Ancak alacaklı, davalı … İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. ile dava dışı … firması arasında organik bağ olduğu, iki şirket arasında muvaazalı işlemler olduğunu iddia etmektedir.
3. kişi davalı şirket ile dava dışı … firmasının ticaret sicil kayıtlarının incelenmesiyle, … firmasının 1996 yılında … ve … tarafından kurulduğu, 1998 yılında her iki ortağın paylarını, … ve …’e devrettiği, Makbule’nin kurucu …’ın kardeşi, …’in ise…’nin oğlu olduğu anlaşılmaktadır. Halen ortakları… ve …’dir.
3. kişi davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, 1994 yılında … ve … tarafından kurulduğu, 1997 yılında Şaban Yıldırımın da ortak olduğu, şirketin güncel sicil kaydında ise tek ortak olarak …’ın olduğu görülmüştür.
Ayrıca dava dilekçesinin ekinde sunulan İmamoğlu Belediyesi’nin kilit parke taşı yapım işine ait 10.01.2013 tarihli taşeron-alt taşeron sözleşmesinin incelenmesinde, …’ın borçlu… İnş.Ltd.Şti. ile birlikte belediyenin kilit parke yapım işini aldığı, sözleşmenin 7. maddesine göre taşeron ve alt taşeronun malzemelerini, 3. kişi şirketten alacağı, ihale yapım işinin malzemelerinin imalata kadar muhafazasının 3. kişi şirketin deposunda olacağı kararlaştırılmıştır.
Bu taşeron sözleşmesine göre İmamoğlu Belediyesince… ve borçlu şirkete hitaben düzenlenen yazıda, belediyenin, döşenen parkelerin erken aşındığından bahisle hakedişlerden kesinti yaptığı, borçlunun adresinde yapılan hacizde, borçlu şirket yetkilisi; “şirketimize ait Koyuncular marka malların, … İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.’nin, D-400 karayolu Suluca Mevkii Sivil Savunma Karşısı Yüreğir/Adana adresindedir” şeklinde beyanda bulunmuş (dava konusu haczin yapıldığı adres) ve malların faturalarını ibraz etmiştir.
Faturaya göre mahcuz mallar borçlu tarafından Koyuncular firmasından 30.07.2013 tarihinde alınmıştır. İbraz edilen fatura içerikleri, haciz tutanağı içeriği, mahcuzların cins ve ölçüleri ve Koyuncular firmasından alındıktan sonra 30.07.2013 tarihli sevk irsaliyesinde malların dava konusu haciz adresine götürüldüğü, haciz fotoğraflarının incelenmesinde mahcuzların üzerinde koyuncular firmasının ambleminin olduğu görülmektedir.
Bozma sonrası ticari defterlerin incelenmesi için kurulan ara karara rağmen davalı 3. kişi şirketin defterleri sunulmamış, borçlunun ticari defterlerinin incelenmesinde, sahibi lehine delil teşkil ettiği, fatura tarihinden bir gün sonra Koyuncular hesap adıyla yevmiye defterine, mahcuzların işli olduğu hususları yukarıdaki tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, mahcuzların borçluya ait mallar olduğunun kabulü gerekir.
O halde alacaklının istihkak iddiasının reddi davasının kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Çankırı İcra Hukuk Mahkemesinin 09.11.2023 tarih, 2021/1 Esas, 2023/121 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, İİK’nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.