ÖZET: Bu Sayıştay kararında, bir belediye ile bir dağıtım şirketi arasında imzalanan abonelik sözleşmesi nedeniyle ödenmesi gereken damga vergisinin alınmaması sonucu oluşan kamu zararı ele alınmıştır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca, bu zararın muhasebe yetkilisi ve harcama yetkilisine müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmiştir.

Daire Başkanı ve Üye, abonelik sözleşmesinin nihai bir ödeme içermediğini ve güvence bedelinin iade edileceğini belirterek, damga vergisi kesintisinin gereksiz olduğunu savunmuşlardır. Ancak, damga vergisinin doğması için resmi daire ile düzenlenen kağıdın üzerinde rakam bulunmasının yeterli olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, damga vergisinin ödenmemesi kamu zararı oluşturduğu sonucuna varılmıştır.

Karar, Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz ve Sayıştay Daireleri nezdinde yargılamanın iadesi yollarının açık olduğu belirtilerek oy çokluğuyla alınmıştır. Bu durum, kamu mali yönetimi açısından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2014
Dairesi 5
Karar No 152
İlam No 131
Tutanak Tarihi 18.2.2016
Kararın Konusu Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

Damga vergisi

…. Belediyesi ile …. A.Ş. arasında abonelik sözleşmesi imzalanmış olup, bu sözleşmeye istinaden … TL güvence bedeli ilgili dağıtım şirketine ödenmiştir. Ancak dağıtım şirketi ile yapılan sözleşmeden ve işle ilgili ödeme emri üzerinde ödemeye ilişkin kesilmesi gereken damga vergilerinin ilgiliden alınmamasıyla ilgili olarak;

488 Sayılı Damga Vergisi Kanunumun “Konu” başlıklı 1’nci maddesinde aynen;

“Madde 1 – Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir.

Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.

Yabancı memleketlerle Türkiye’deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtlar, Türkiye’de resmi dairelere ibraz edildiği, üzerine devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı takdirde vergiye tabi tutulur” denilmektedir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 3’üncü maddesinde, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların damga vergisinin kişilerce ödeneceği; 14. maddesinin ilk fıkrasında, kağıtların damga vergisinin bu Kanuna ekli (1) sayılı Tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınacağı yazılıdır.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun ekli (1) sayılı tablonun “Akitlerle İlgili Kağıtlar” bölümünde;

“A. Belli parayı ihtiva eden kağıtlar:

1. Mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler (binde 9,48″ oranında damga vergisine tabi olduğu hükmüne yer verilmiştir.

“IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar” başlıklı bölümünün l.a kısmında Resmi daireler tarafından yapılan ödemelerle ilgili Damga Vergisi oranının (Binde 9,48) olduğu belirtilmiştir.

Sorumlular savunmada, her ne kadar bahse konu madde de belirtilen tutarın tahsili için ilgili kurumla yazışma yapıldığını, ancak …. A.Ş tarafından gönderilen yazıdan da anlaşılacağı üzere yatırılan tutarın bir hizmet ve mal alımı olmayıp, abonelik sözleşmesinin iptal edilmesi durumunda TÜFE oranında güncellenerek tarafımıza iade edilecek bir güvence bedeli olmasından dolayı damga vergisi kesintisi yapılmamasının uygun olmadığını belirtseler de 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların damga vergisinin kişilerce ödeneceği, 14 üncü maddesinin ilk fıkrasında da, kağıtların damga vergisinin bu Kanuna ekli (1) sayılı Tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınacağı yazılı olduğundan yani adı ne olursa olsun üzerinde rakam ihtiva eden kağıdın resmi daire ile düzenlenmesi damga vergisinin doğması için yeterli görüldüğünden savunmaya katılmak mümkün görülmemiştir.

Bu itibarla; …. Belediyesi ile … A.Ş. arasında abonelik sözleşmesi imzalanmış olup, bu sözleşmeye istinaden …. TL güvence bedeli ilgili dağıtım şirketine ödenmiştir. Ancak dağıtım şirketi ile yapılan sözleşmeden ve işle ilgili ödeme emri üzerinde ödemeye ilişkin kesilmesi gereken damga vergilerinin ilgiliden alınmaması sonucu oluşan …. TL kamu zararının 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61 inci maddesi uyarınca muhasebe yetkilisi sorumluluk tablosundan çıkartılarak Harcama Yetkilisi …… ve Gerçekleştirme Görevlisi ….. ’ e, müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,

Daire Başkanı ……… ve Üye ………’ ın “Ödeme emri eki abonelik sözleşmesinin, her hangi bir bedel içermemesi ve ödeme konusu olan güvence bedelinin ise doğalgaz kullanım sözleşmesi esnasında, dağıtım şirketinin alacaklarını garanti altına almak için tahsilettiği ve Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan tüketici fiyatları genel indeksindeki aylık değişim oranlarına göre güncelleştirilerek iade edilen bedel olması, yani nihai bir ödeme olmaması nedeniyle, damga vergisi kesintisine konu olamaz. Bu nedenlerle, bu işlem nedeniyle bir kamu zararından söz edilemez” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,

iş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu ve 56 ncı maddesi gereğince beş yıl içinde Sayıştay Daireleri nezdinde yargılamanın iadesi yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.