|
ÖZET: Başvuran, eşi PKK mensupları tarafından şehit edilen bir kamu görevlisi olarak, eşinin vazife malulü sayılarak kendisine malullük aylığı bağlanmasını talep etmiştir. Ancak, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca, vazife malullüğünün uygulanabilmesi için, maluliyetin kamu görevinin ifası sırasında ve bu görevle doğrudan bağlantılı olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Başvuranın eşinin ölümü, görev sırasında değil, evinde gerçekleştiği için bu şartlar sağlanmamaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın eşinin ölümüne neden olan olayın vazife malullüğü kapsamında yer alıp almadığını araştırmış ve gerekli belgeleri talep etmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde, terör eyleminin kamu görevinin ifası sırasında gerçekleşmediği ve dolayısıyla malullük hükümlerinin uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın talebi reddedilmiştir. Karar, hukuka uygun bulunmuş ve başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6299-6299 |sayi|53878609-101.07.05-E.53878609-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2017/15040 2017/ 15040
KARAR TARİHİ : 10/04/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, eşinin terör örgütü mensuplarınca şehit edilmesi nedeniyle tarafına malullük aylığı bağlanması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 05/12/2017 5.12.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, eşi ’ın santral memuru olarak görev yapmakta iken 1993 yılında bölücü
terör örgütü PKK mensupları tarafından şehit edildiğini, eşinin vazife malulü kabul edilerek vazife malullüğüne ilişkin haklardan yararlandırılmasına yönelik başvurusunun Vazife Malullüğü Tespit
Kurulunca 02/ 03/ 2016 tarih ve sayılı Karar ile reddedildiğini, şehitlik tazminatı ödenmiş olmasına rağmen aylık bağlanmadığını belirterek tarafına vazife malullüğü hükümlerine göre aylık bağlanmasını talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna
ilişkin 07/ 03/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1) 5434 sayılı T .C Emekli Sandığı Kanunu’nun mülga 44 üncü ve 45 inci maddeleri gereğince;
iştirakçilerin, malul hale gelmeleri veyahut vefatlarına neden olan olayın vazifelerini yaptıkları sırada ve vazifelerinin neden ve etkisiyle meydana gelmiş veya vazifelerinden doğmuş olması halinde vazife malulü sayılarak, kendileri ya da dul ve yetimleri hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkân tanındığı,
1 / 52.2) Dolayısıyla iştirakçiler hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanabilmesi için, bir görevi
yürütmek üzere atanmış olmak ya da olay sırasında görevli olmanın yeterli olmadığı, malullüğün oluşmasında görevin neden ve etkisinin de bulunması gerektiğinin kanunen zorunlu olduğu,
2.3) Diğer taraftan da, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası
uyarınca; memur ve kamu görevlileri hakkında 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için, yetkili savcılık iddianamesi veya mahkeme kararı veyahut kurumları tarafından düzenlenecek, eylemin ifa ettiği görevine yönelik olduğuna dair belgeler ile belirlenmesi şartıyla, malul kalma ve ölüm olaylarının terör örgütü üyeleri tarafından gerçekleştirilmiş olması, terör eylemi ve ifa ettiği görevi arasında mutlak bir illiyet rabıtasının kurulmasının zorunlu olduğu,
2.4) Başvuranın eşinin dosyasının tetkikinden; Muş İli Varto İlçesi PTT Merkez Müdürlüğü
Kumlukıyı Şubesinde dağıtıcı olarak görev yapmak iken ın, 13/ 01/ 1993 tarihinde
PKK bölücü terör örgütü mensuplarınca öldürüldüğü, müteveffanın oğlunun ifade tutanağına göre 13
Ocak gecesi babasının köydeki erkek öğretmenlerle beraber evde iken kapıya gelen kişilerce dışarıya çağırılarak öldürüldüğü, PTT Genel Müdürlüğü ve Van Cumhuriyet Başsavcılığından, pek çok kere olayla ilgili belgelerin ve olayın ilgilinin vazifesinin neden ve etkisiyle meydana gelip gelmediğine ilişkin bilgi ve belgelerin talep edildiği, Van Cumhuriyet Başsavcılığının 29/ 01/ 2016 tarihli yazısı ile başvuranın eşinin vefatına neden olan saldırının, görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiğine
İlişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının belirtilmesi üzerine Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 02/ 03/ 2016 tarihli ve sayılı kararı ile başvuran hakkında 5434 sayılı Kanununun vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına kararı verildiğinin anlaşıldığı,
2.5) Sonuç olarak PTT Merkez Müdürlüğüne bağlı dağıtıcı olarak görev olarak görev yapmakta iken
terör örgütü mensuplarınca öldürülen ’ın vefatı olayında görevinin neden ve etkisi bulunduğuna dair bir tespit yapılamadığından ilgilinin hak sahiplerine vazife malullüğü aylığı bağlanmasına imkân bulunmadığı,
2.6) Bununla birlikte müteveffanın eşi ’a ve 6 çocuğuna, ölüm tarihini takip eden
aybaşı olan 15/ 01/ 1993 tarihinden itibaren dul ve yetim aylığı bağlandığı ve ilgilinin ( 18) tam yıl hizmetine karşılık emekli ikramiyesi ödendiği ve ’a halen dul aylığı ödenmeye devam edildiği, açıklamalarına yer ver ilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında ;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk
2 / 5yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,
5) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun;
5.1) 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında;
“Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (malul) denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır .”,
5.2) 45 inci maddesinde;
“44 üncü maddede yazılı malullük; a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla); ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;
Buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malulü) denir .”,
5.3) 68 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Dul ve yetim aylıkları :
Ölenin bağlanmış veya bu Kanun hükümlerine göre hesaplanacak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylıklarının; a) Dul karı ve koca için % 50’si, aylık alan yetimi bulunmayanların dul eşlerine % 75’i, b) Çocuklarla ana veya babanın her biri için % 25’i, oranında bağlanır .”,
6) 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun “Yardım” başlıklı 21 inci maddesinin birinci
fıkrasında;
“… kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması
Hakkında Kanun hükümleri uygulanır .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
3 / 57. Başvuru konusu kapsamında yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları,
idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere, bölücü terör örgütü PKK mensupları
tarafından şehit edilen eşinin vazife malulü sayılarak, tarafına vazife malullüğü aylığı bağlanmasını talep etmektedir .
9) Bilindiği üzere kamu görevlilerinin vazifelerini yapmalarına engel bir hastalığının ya da
sakatlığının ortaya çıkması halinde, haklarında malullük hükümleri uygulama alanı bulmaktadır .
5434 sayılı Kanun’un 45 inci maddesinde sayılan durumlardan birinin varlığı halinde ise malullüğün
özel bir türü olan vazife malullüğü hükümleri uygulanmaktadır . Mezkûr madde kapsamında kamu görevlilerinin ifa ettikleri vazifelerinden dolayı vazife malulü sayılmaları ise kamu görevlisinin maluliyetine neden olan olayın, hem görevin yapıldığı sırada gerçekleşmesi hem de ifa edilen görevin etkisiyle meydana gelmiş olması şartlarının aynı anda gerçekleşmesine bağlıdır . Nitekim uygulamada da, kamu görevlisinin vazife malulü sayılarak maluliyet durumunda sağlanan haklardan yararlanmasında anılan şartların varlığı aranmaktadır . (Bk . Danıştay 11. Dairesi’nin 22/ 10/ 2014 tarihli, E :2011 / 7743 ve K:2014 / 6023 sayılı Kararı) . Benzer şekilde 3713 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinde de, kamu görevlilerinden ifa ettiği görevine yönelik bir terör eylemine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir . Dolayısıyla 3713 sayılı
Kanun hükümleri kapsamında, 2330 sayılı Kanun’un uygulama alanı bulması da, meydana gelen terör eyleminin kamu görevinin ifa edilmesi sırasında veya kamu görevinin yapılmasından dolayı gerçekleşmesine bağlıdır . (Bk . Danıştay 10. Dairesi’nin 28/ 09/ 1999 tarihli, E :1998 / 2364 ve
K:1999 / 4343 sayılı Kararı) . Diğer taraftan başvuranın; 3713 sayılı Kanun’un mezkûr maddesinin uygulaması dışında, eşinin şehit edilmesinin 2330 sayılı Kanun kapsamında yer alıp almadığı konusunda, 2330 sayılı Kanun’un genel hükümlerine göre başvuru yapabileceği değerlendirilmektedir .
10) Başvuru konusu somut olay kapsamında başvuranın eşinin, bölücü terör örgütü PKK mensupları
tarafından şehit edildiği konusunda tereddüt yoktur . Ancak müteveffa hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanarak başvurana aylık bağlanması yukarıda anılan şartların varlığı halinde mümkündür . Bu nedenle söz konusu terör eyleminin, kamu görevinin ifası sırasında ve kamu görevinin etkisi nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin ortaya konulması gerekmektedir .
11) Bu kapsamda başvuranın Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaptığı başvurudan sonra, Kurumun
’ın ölümüne neden olan olayın vazife malullüğü kapsamında yer alıp almadığını araştırdığı anlaşılmaktadır . Bu çerçevede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun; Muş Cumhuriyet Başsavcılığı, Muş
Valiliği ve PTT Genel Müdürlüğü ile müteveffanın ölümüne neden olan terör eyleminin, dağıtıcı olarak görev yapmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya konulması için yazışma yaptığı ve ayrıca müteveffanın, Devlet adına istihbarat faaliyetinde bulunup bulunmadığını da araştırdığı görülmektedir . Ancak Varto İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen tutanakta, ’ın Devlete ajanlık yaptığına veya dağıtıcı olarak görev yapmasından dolayı terör eylemine
4 / 5uğradığına ilişkin herhangi bir belge ya da bilginin bulunmadığı ifade edilmektedir . Aksi yönde
herhangi bir bilgi veya belgenin de, diğer kamu kurumları tarafından gönderilmediği görülmektedir .
Ayrıca Kurum müteveffanın oğlunun ifade tutanağında, 13/ 01/ 1993 gecesi babasının köydeki erkek öğretmenlerle beraber evde iken kapıya gelen kişilerce dışarıya çağırılarak öldürüldüğü yönünde bilginin yer aldığını belirtmektedir . Dolayısıyla somut olayda maluliyet hükümlerinin uygulanması için gerekli olan; terör eyleminin, kamu görevinin yapıldığı sırada ve görevin etkisiyle meydana gelmiş olması şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır .
12) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın eşinin öldürülmesine ilişkin
terör eyleminin, müteveffanın kamu görevini yaptığı sırada ve görevin etkisi nedeniyle meydana gelmemesi nedeniyle maluliyete ilişkin hükümlerin uygulanarak tarafına aylık bağlanması talebinin reddi yönünde tesis edilen idari işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13) İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak İdarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14) 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana
tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi