|
ÖZET: Başvuran, %90 oranında görme engelli olup, Retinal Stargardt hastalığı nedeniyle yüksek ışık hassasiyeti yaşamaktadır. Engellilik durumu nedeniyle avukat olarak çalıştığı binada uygun bir çalışma odası talep etmiş, ancak bu talep idare tarafından reddedilmiştir. Yerel mahkeme, başvuranın engel durumuna uygun çalışma koşullarının sağlanması gerektiğine dair karar vermesine rağmen, idare uygun bir oda tahsis etmemiştir. Bunun yerine, başvuranın mevcut odasından daha olumsuz bir konumda olan alt kattaki bir odayı tahsis etmiştir.
Danıştay, başvuranın mahkeme kararının uygulanmadığını ve idarenin bu süreçteki tutumunun hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Engelli bireylerin haklarının korunması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, devletin pozitif yükümlülükleri arasında yer almaktadır. İdarenin, mahkeme kararlarını geciktirmeden uygulaması ve engelli bireylerin hak arama özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikteki işlemlerden kaçınması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için idareye tavsiyelerde bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/10493-S.21.16888
BAŞVURU NO : 2020/89166
KARAR TARİHİ : 13/07/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Retinal Stargardt göz hastalığı nedeniyle ışık hassasiyetinin yüksek
BAŞVURUNUN KONUSU :
olduğu gerekçesiyle avukat olarak çalıştığı binada engel durumuna uygun çalışma odası verilmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 15/07/2020
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, %90 oranında görme engelli olduğunu, Retinal
Stargardt göz hastalığı nedeniyle ışık hassasiyetinin yüksek olduğunu, avukat olarak çalıştığı binada engel durumuna uygun çalışma odası verilmesi için yaptığı müracaatın reddedildiğini, yargı kararına rağmen uygun oda tahsis edilmediğini, yerel mahkeme kararı çerçevesinde daha iyi şartlarda bir oda tahsis etmesi gerekirken idarenin cezalandırırcasına alt kattaki numaralı odayı tahsis ettiğini, halen eski odasında oturmak zorunda bırakıldığını, mağduriyetinin devam ettiğini, belirterek başvurusundaki hususların tekrar değerlendirilmesini, görme engeli zaman geçtikçe arttığından fiziki şartlarının talebi doğrultusunda düzeltilerek binada hukuk biriminin bulunduğu üst katta yer alan numaralı odalardan birinin tarafına tahsisinin sağlanmasını, engelliler lehine bunca mevzuat ve uygulama varken hukuka aykırı işlemleri tesis eden yöneticilerle ilgili gerekli işlemlerin tesisini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 12/12/2020 tarihli sayılı bilgi-belge isteme yazısı, Sağlık Bakanlığı Yönetim
Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına yönlendirilmiş olup
Başkanlık tarafından Mersin Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne inceleme ve araştırma yapılması amacıyla iletilmiştir. İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkanlığı, sayılı İnceleme Talebi konulu yazısıyla Teftiş Kurulu Başkanlığının yazılarına istinaden Personel Hizmetleri Başkanlığı Disiplin
İşlemleri Birimince gerekli incelemenin yapılmasını talep etmiştir.
3) Mersin Valilik Makamının 11.01.2021 tarih ve sayılı Olurlarına istinaden hazırlanan İnleme
Raporunda, incelemenin başlama tarihinin 13.01.2021, bitiş tarihinin 25.01.2021 olarak kaydedildiği, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının, 25.12.2020 tarih ve sayılı yazıları ekinde yer alan
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumunun 12.12.2020 tarih ve sayılı yazıları ekli, Mersin İl Sağlık Müdürlüğü Hukuk ve Muhakemat Hizmetleri Biriminde görevli Av. dair, Kamu Denetçiliği Kurumunun 03.04.2020 tarih ve sayılı Gönderme Kararı ve mezkûr karara ilişkin, İdare tarafından tesis edilen işlemlere dair bilgi ve belgelerin incelemenin konu edildiği belirtilmiştir.
4) Konunun tahlili neticesinde; İl Sağlık Müdürlüğünün 12.01.2021 tarih ve sayılı görev emirleri ekinde
yer alan, Mersin Valilik Makamının 11.01.2021 tarih ve sayılı Olurları ile incelemeci olarak görevlendirilmem üzerine, toplanan bilgi ve belgeler, incelenen dokumanlar ve alınan ifadeler neticesinde
Genel Değerlendirme:
4.1) Av. 08.03.2019 tarihinde, engel durumuna uygun bir çalışma odası tahsis
edilmesi talebiyle yapmış olduğu idari başvurunun (Ek 3/6), 28.03.2019 tarih ve sayılı idari işlemle(Ek 3/5), bu işleme karşı yapılan 02.04.2019 tarihli itirazın (Ek 3/2- 4) ise, 14.05.2019 tarih ve
E. sayılı işlemle reddedildiği (Ek 3/1)
4.2) Söz konusu idari işlemin iptali talebiyle, Mersin 2. İdare Mahkemesinin / esasına kayden
görülen dava neticesinde, 27.12.2019 tarihinde / Karar No ile “.. .davacının engellilik durumuna uygun çalışma koşullarının sağlanmasına yönelik somut ve detaylı şekilde araştırma ve inceleme yapılarak işlem tesis edilmesi gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmaksızın işlem tesis edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı…”’ yönünde, Davacı Av. lehine karar verildiği ve söz konusu idari işlemin iptal edildiği (Ek 1/81-84) ve adı geçenin 31.01.2020 tarihinde karar gereğinin ifası için idareye başvurduğu (Ek 4/3)
4.3) Mersin İl Sağlık Müdürlüğünün 25.02.2020 tarih ve sayılı yazısı ile Av.
Hukuk Biriminin bulunduğu hizmet binasındaki 19 numaralı odanın tahsis edildiği (Ek 4/1), adı geçenin söz konusu yazıyı “Tebliğ edilen işlem, İdare Mahkemesi Kararının gereği gibi ifası değildir. Üst katta ve numaralı odalar var iken, alt katta numaralı odanın tahsisi gerekçeli karara uygun değildir. Mevcut odadan daha olumsuzdur. Karar şeklen uygulanmaktadır. Bu nedenle ihtirazi kayıtla tebellüğ ediyorum” şeklinde ihtirazi kayıt düşmek suretiyle 27.02.2020 tarihinde tebliğ aldığı (Ek 5/4), 28.02.2020 tarihinde, odayı taşımak üzere görevlendirilen personele taşınmayacağını bildirdiği ve durumun tutanak altına alındığı (Ek 5/3)
4.4) Mersin İl Sağlık Müdürlüğü Hukuk ve Muhakemat Biriminin, 25.02.2020 tarih ve sayılı
yazıya cevaben gönderdikleri 28.02.2020 tarih ve sayılı yazıyla durumun idareye bildirildiği (Ek 5/2)
4.5) Müdürlük Makamının 11.03.2020 tarih ve sayılı Olurları ile “…Mersin 2. İdare Mahkemesinin
sayılı kararına istinaden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunun 28. Maddesi çerçevesinde süresi içerisinde yer tahsisi yapılmasına rağmen, oda tahsisi yapılması hakkındaki 25.02.2020 tarih ve sayılı yazıyı, 27.02.2020 tarihinde ihtirazi kayıtla tebliğ aldığı ve 28.02.2020 tarihinde, taşınma işlerini yapmak üzere görevlendirilen personele taşınmayacağını beyan etmesi…” nedeniyle muhakkik görevlendirmesi yapılarak soruşturma başlatıldığı (Ek 1/74)
4.6) Mahkeme kararının uygulanmasıyla ilgili olarak, 13.03.2020 tarihinde yeni bir idari işlem talebiyle
tekrar dilekçe veren (Ek 6/3-7) söz konusu dilekçesinin, konu muhakkik marifetiyle soruşturulmakta olduğu için 16.03.2020 tarih ve sayılı yazı ile Disiplin İşlemleri Birimine gönderildiği
/
(Ek 6/2) ve 17.03.2020 tarih ve 1249 sayılı yazı ile soruşturma kapsamına dahil edildiği (Ek 6/1)
4.7) Muhakkik tarafından, 25.03.2020 tarih ve sayılı yazı ile İş Sağlığı ve Güvenliği Koordinasyon
Biriminden, Hukuk ve Muhakemat Hizmetleri Biriminin yer aldığı hizmet binasındaki, idare tarafından tahsis edilen 19 numaralı oda ile Av. tarafından talep edilen 27, 31 ve 36 numaralı odaların, “Engelli Erişilebilirlik Yönetmeliği ve iş sağlığı ve güvenliği açısından çalışma ortamının uygunluğunun tetkik edilmesi” ve rapor tanzim edilmesi istenmiş (Ek 1-65), anılan birimin 26.03.2020 tarih ve E. 1171 sayılı cevabi yazısında “…Hukuk ve Muhakemat Biriminin bulunduğu binanın Erişilebilirlik İzleme ve
Denetleme Yönetmeliğine göre uygun olmadığı, engelli tuvaletlerinin bulunmadığı, zemin malzemesinin uygun olmadığı, zeminde görme engelli bireyler için hissedilebilir yüzey uygulaması bulunmadığı, asansörün çalışmadığı ve merdivenlerin engelli bireyler için uygun özellikte olmadığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda, giriş katta bulunan 19 numaralı odanın, giriş katta olması yönünden avantajlı olduğu, doğal aydınlatmanın yeterli olduğu, doğal havalandırma imkânının bulunduğu tespit edilmiştir. Üst katta bulunan 27, 31, 36 numaralı odaların ise bahse konu yönetmelik açısından ve termal konfor şartları bakımından eşit özelliklerde olduğu ancak asansör ve merdiven problemi nedeniyle, engelli personel açısından ulaşım zorluğu yaşanabileceği görülmüştür. Ayrıca, İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik
Önlemlerine İlişkin Yönetmeliğin 61. maddesi uyarınca, giriş katta bulunan 19 numaralı odanın uygun olduğunun…” belirliliği, (Ek 1/64)
4.8) Av. Kamu Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğu, 2020/5324 sayılı başvuru
neticesinde, anılan Makamın 03.04.2020 tarih ve 2020/5263-S.20.8369 sayılı Gönderme Kararının,
15.04.2020 tarih ve sayı ile (Ek (8/2) Mersin İl Sağlık Müdürlüğü kaydına girmesini müteakip,
konuyla ilgili muhakkik incelemesi halen devam etmekte olduğundan, 17.04.2020 tarih ve E. sayılı yazı ile iş bu gönderme kararının da soruşturma kapsamına dâhil edildiği (Ek 8/1)
4.9) 30.04.2020 tarih ve sayılı yazı ile muhakkik tarafından soruşturma dosyasının teslim edildiği
(Ek 9/2) ancak soruşturma dosyasındaki usul hataların yanı sıra, soruşturma kapsamına dahil edilmek üzere muhakkike gönderilmiş olan ve yukarıda da zikredilen, tarafından 13.03.2020 tarihinde idareye sunulan dilekçe ile Kamu Denetçiliği Kurumunun 03.04.2020 tarih ve sayılı
Gönderme Kararına ilişkin hiçbir değerlendirmenin yapılmaması nedeniyle 08.05.2020 tarih ve sayılı yazı ile soruşturma dosyasının iade edildiği (Ek 9/1)
4.10) soruşturma kapsamına alınan ve henüz neticelenmeyen idari işlem talepli
13.03.2020 tarihli dilekçesiyle ilgili, 14.05.2020 tarih ve sayılı yazı ile adı geçene safahat bilgisi
verildiği (Ek 6/1)
4.11) Muhakkik tarafından 12.06.2020 tarih ve sayılı yazı (Ek 1/25) ekinde teslim edilen
soruşturma raporunda, “…adı geçenin dilekçesine ve Kamu Denetçiliği Kurumunun yazısına istinaden ilgiliye ve Kuruma bilgi verilmesi gerektiği…” (Ek 1/37) ile “adı geçene tahsis edilen giriş kat 19 numaralı odayı kullanmak istemeyen Av. hakkında söz konusu odayı kullanmak istememesinden dolayı mahkeme kararının ve mahkeme kararının uygulanmasına yönelik idari kararın uygulanmasına engel olması nedeniyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun I25/A-a maddesine göre “verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevler ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak fiili uyarınca UYARMA disiplin cezasının verilmesi gerektiği…” yönünde kanaat bildirildiği (Ek 1/38)
4.12) Disiplin Amiri tarafından uygulanan 22.07.2020 tarih ve sayılı Uyarma cezasına itiraz eden
/
söz konusu itirazının, Mersin Valiliği İl Disiplin Kurulunun 26.08.2020 tarih ve sayılı kararı ile reddedildiği (Ek 1/24)
4.13) Tüm bu işlemlerin tamamlanmasını takiben, Kamu Denetçiliği Kurumunun 03.04.2020 tarih ve
sayılı Gönderme Kararına, 17.09.2020 tarih ve sayılı yazı ile geri bildirim yapıldığı (Ek 1/21-22)
4.14) Av. 13.03.2020 tarihli dilekçesi ve Kamu Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğu
2020/5324 sayılı başvuruya istinaden, anılan Makamın 03.04.2020 tarih ve sayılı
Gönderme Kararına dair, 30.09.2020 tarih ve sayılı cevabi yazı ile adı geçene bilgi verildiği (Ek 10)
4.15) Av. Hukuk ve Muhakemat Birimine sunduğu 01.09.2020 tarihli dilekçe ile
birimlerinde görev yapan Av. birimlerindeki görevinden ayrılması neticesinde bir oda boşaldığını belirterek, yerleşim planının yeniden düzenlenmesini ve tarafına 27 numaralı odanın tahsis edilmesi talebiyle Hukuk ve Muhakemat Birimine başvurduğu (Ek 1/5)
4.16) Söz konusu dilekçenin akabinde, Hukuk ve Muhakemat Birimi tarafından aynı gün, 01.09.2020 tarih
ve sayılı yazı ile birimde görevli Av. Av. ve Av. de kullandıkları odaları değiştirmek suretiyle, 27 numaralı odanın Av. kullanımına tahsis edildiği (Ek 1/6)
4.17) 22.01.2020 tarihinde ifadesine başvurulan Av. talep ettiği numaralı odanın
kendisine tahsis edildiğini ve talebinin karşılandığını beyan ettiği (Ek 11)
4.18) 25.01.2020 tarihinde ifadesine başvurulan Hukuk ve Muhakemat Birim Sorumlusu Av.
da, Av. 18.08.2020 tarihinde görevinden ayrılmasına müteakip, boşalan bir odayı gerekçe göstermek suretiyle, numaralı odayı kullanan avukatlar dahil, birimde görevli diğer bazı avukatların da yerlerini değiştirerek, 01.09.2020 tarihinde Av. tarafından talep edilen numaralı odanın kendisine verildiğini beyan ettiği (Ek 12) görülmüştür.
4.19) Av. Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvurular sırasında konunun
muhakkik marifetiyle incelenmekte olduğu (Madde 5), muhakkik tarafından eksik bilgi ve belge ile işlem tesis edilmemesi adına, söz konusu başvuruların da soruşturma kapsamına dahil edildiği (Madde 8), muhakkik tarafından İş Sağlığı ve Güvenliği Koordinasyon Biriminden konunun değerlendirilmesi ve rapor hazırlanmasının talep edildiği, gelen cevabi yazıda ise Hukuk ve Muhakemat Biriminin bulunduğu hizmet binasının genel olarak Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliğine göre uygun olmadığının belirtildiği ve fakat, idare tarafından tahsis edilen 19 numaralı odanın, giriş kat olması bakımından daha avantajlı olduğunun belirtildiği (Madde 7), Av. tarafından talep edilen odanın, diğer meslektaşları tarafından kullanımda olması (Madde 18) ve imkanlar çerçevesinde sunulan alternatiflerin ise adı geçenin talebini karşılamaması nedeniyle (Madde 3), birimde görevli bir avukatın ayrılmasından sonra kişinin talebinin yerine getirilebildiği (Madde 15&16)
4.20) Av. tarafından talep edilen, Hukuk ve Muhakemat Biriminin bulunduğu hizmet
binasındaki numaralı oda, 01.09.2020 tarihinde kendisine tahsis edilmiştir. (Madde 15&16&17)
5) İnceleme raporuna göre; Mersin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tesis edilen idari işlemlere dair safahat
bilgisi yukarıda yer alan “A) Genel Değerlendirme” bölümünde 18 madde halinde sıralanmış olup; /
Av. tarafından, “oda tahsisi” talebiyle yapılan idari başvurunun reddi neticesinde (Madde 1), Mersin 2. İdare Mahkemesi tarafından idari işlemin iptali yönünde karar verilmiş (Madde 2), karar gereğinin ifasına yönelik olarak, idare tarafından süresi içerisinde yeni bir oda tahsis edilmiş ancak idare tarafından tahsis edilen odanın kabul görmemesi üzerine (Madde 3), durum tekrar idareye bildirilmiş (Madde 4), söz konusu mahkeme kararını ifa ile yükümlü olan idare, karar gereğini yerine getiremediği için, konunun muhakkik marifeti ile değerlendirilmesine karar vermiş (Madde 5), muhakkik atamasının akabinde idareye yeni bir başvuruda bulunulması üzerine, söz konusu dilekçe değerlendirilmek üzere muhakkike gönderilmiş (Madde 6), İş Sağlığı ve Güvenliği Koordinasyon Birimince yapılan değerlendirmede, Hukuk ve Muhakemat Biriminin bulunduğu hizmet binasının genel olarak Erişilebilirlik
İzleme ve Denetleme Yönetmeliğine uygun olmadığı ancak idare tarafından tahsis edilen numaralı odanın, giriş kat olması bakımından daha avantajlı olduğu belirtilmiş, (Madde 7) Av.
tarafından Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan başvuru neticesinde verilen Gönderme Kararı da, yine muhakkik atamasının akabinde idareye ulaştığından, eksik bilgi ve belge ile işlem tesisinin de önüne geçilmesi maksadıyla değerlendirilmek üzere muhakkike gönderilmiş (Madde 8), muhakkik tarafından teslim edilen dosya, söz konusu Gönderme Kararında yer alan tavsiyeler dikkate alınmaksızın neticelendirildiği için iade edilmiş (Madde 9), soruşturma kapsamına alınan ve henüz neticelenmeyen 13.03.2020 tarihli ve idari işlem talepli dilekçesine cevaben, 14.05.2020 tarihinde kendisine safahat bilgisi verilmiş (Madde 10), muhakkik tarafından tanzim edilen soruşturma dosyasında, mahkeme kararının ve mahkeme kararının uygulanmasına yönelik idari kararın uygulanmasına engel olunması nedeniyle disiplin cezası uygulanması teklif edilmiş (Madde 11), Disiplin Amiri tarafından disiplin cezasının uygulanması yönünde karar verilmiş ve Mersin Valiliği İl Disiplin Kuruluna yapılan itiraz reddedilmiş (Madde 12), tüm bu işlemlerin tamamlanmasını takiben, Kamu Denetçiliği Kurumunun
Gönderme Kararına, 17.09.2020 tarihinde cevap verilmiş (Madde 13), Av.
13.03.2020 tarihli dilekçesi ile Kamu Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğu başvurulara ilişkin 30.09.2020
tarih ve sayılı cevabi yazı ile kişiye bilgi verilmiş (Madde 14), Kamu Denetçiliği Kurumuna ve
Av. gönderilen cevabi yazıların da öncesinde, 01.09.2020 tarihinde Av.
tarafından talep edilen 27 numaralı oda kendisine tahsis edilmiş, (Madde 15&16&17), ancak içinde bulunulan pandemi sürecinde uygulanan esnek çalışma koşullarında yaşanan iletişim kopukluğundan kaynaklı, bu hususa cevabi yazılarda değinilmemiştir.
6) Av. tarafından talep edilen Hukuk ve Muhakemat Biriminin bulunduğu hizmet
binasındaki 27 numaralı oda 01.09.2020 tarihinde kendisine tahsis edilmiş olup; konuyla ilgili yeni bir idari başvurusu bulunmamaktadır. (Madde 15&16&17)
7) Av. ile Mersin Valiliği arasında “iş yerindeki fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve
görme engeline uygun oda tahsisi” talebiyle ilgili, Mersin 2.İdare Mahkemesinin esasına kayden görülen dava dosyası dışında, neticelenmiş veya devam etmekte olan bir başka dava dosyası bulunmamakta olup; mezkûr dava dosyası 27.12.2019 tarihinde Karar No: ile Davacı Av. lehine neticelenmiştir. (Madde 2)
8) Av. tarafından talep edilen Hukuk ve Muhakemat Biriminin bulunduğu hizmet
binasındaki numaralı oda 01.09.2020 tarihinde kendisine tahsis edilmiştir. (Madde 15&16&17)
9) İl Sağlık Müdürlüğünün 12.01.2021 tarih ve sayılı görev emirleri ekinde yer alan, Mersin Valilik
Makamının 11.01.2021 tarih ve sayılı Olurlarına istinaden; Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu
Başkanlığının, 25.12.2020 tarih ve sayılı yazıları ekinde yer alan, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Kamu Denetçiliği Kurumunun 12.12.2020 tarih ve sayılı yazıları gereği yürütülen inceleme neticesinde; Av. “iş yerindeki fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve görme engeline
uygun oda tahsisi” talebinin ve bu suretle, hem Mersin 2. İdare Mahkemesinin 27.12.2019 tarih ve sayılı kararının, hem de Kamu Denetçiliği Kurumunun 03.04.2020 tarih ve sayılı Gönderme Kararının gereğinin ifa edildiği tespit edildiğinden, konuyla alakalı soruşturma açılmasını gerektirir bir durum olmadığı kanaatiyle, iş bu İnceleme Raporu ekleriyle birlikte 2 (iki) nüsha halinde tanzim edilmiştir. (25.01.2021)
10) İnceleme raporunda, 22.01.2020 tarihinde ifadesine başvurulan Avukat Türkiye
Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumuna (Ombudsmanlık), özetle “iş ortamındaki fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve görme engeline uygun oda tahsisi” talebiyle yapmış olduğu başvurularla ilgili olarak;
-5324 sayılı başvuru gerekçesinin, Mersin 2. İdare Mahkemesinin sayılı dosyasında verilen kararın, gereği gibi uygulamaması olduğunu, 89166 sayılı başvurusunun ise, hem ilk başvurudaki gönderme kararında belirtilen sürelerin geçmemiş olması, idari soruşturma yapılması nedeniyle gerçekleşmeyen şartların tamamlanmış olması ve Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvurunun soruşturma kapsamına alınması ve asıl olarak da mevcut fiziki çalışma koşullarında bir değişiklik olmaması ve bunun üzerine uyarma cezası almasıyla ilgili olduğunu,
-5324 sayılı başvurusu neticesinde getirilen dostane çözüm tavsiyesi gerçekleşmediği için, zaruri olarak
89166 sayılı başvuru gereğinin hâsıl olduğunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumuna
(Ombudsmanlık) yapmış olduğu başvurularla ilgili, Kamu Denetçiliği Kurumundan 5324’e ilişkin kararın geldiğini, ancak idareden kendisine herhangi bir bildirim yapılmadığını, 01.09.2020 tarih ve sayılı
Hukuk ve Muhakemat Birim Sorumlusu tarafından imzalanan yazı ile talep ettiği odanın kendisine tahsis edildiğini ve talebinin karşılandığını,
– 2019 yılı Mart ayı içerisinde, halen bulundukları hizmet binasına taşındıklarını, idare tarafından kendisine tahsis edilen odanın engel durumuma uygun olmadığı için gerek sözlü, gerek yazılı olarak odaların değiştirilmesini talep ettiğini, olumsuz karşılık bulunca Anayasanın her vatandaşa verdiği dava açma hakkını kullanarak açtığı idari dava neticesinde, talebinin haklı bulunduğunu ve oda tahsis talebinin reddine ilişkin idari işlemin iptal edildiğini, Mahkeme kararının uygulanması noktasında, 25.02.2020 tarih ve sayılı idari işlemle, engel durumuna uygun olmayan bir odanın tahsis edildiğini, Mahkemenin kararında yer alan detaylı inceleme ve araştırmanın yapılmadığını ve kendisi ile görüşülmediğini, dolaysıyla idarenin tahsis ettiği 19 numaralı odaya, odanın fiziki koşullarının, mevcut odasından daha da kötü olması sebebiyle geçmediğini,
-Bu hususu idareye detaylı olarak 13 Mart 2020 tarihinde bildirdiğini ancak kendisine uygun oda tahsis edilmediği gibi, 19 numaralı odaya geçmemesi nedeniyle açılan disiplin soruşturması neticesinde “uyarma” cezası aldığını, disiplin soruşturmasına 13.03.2020 tarihli dilekçesi ve Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı 2020/5324 sayılı başvuruda yer alan iddiaların da dahil edildiğini ve usule ve mevzuata uygun olmayan soruşturma neticesinde, tarafına disiplin cezası uygulandığını, -Daha sonra, Mersin 2. İdare Mahkemesinin sayılı kararı ile Kamu Denetçiliği
Kurumunun sayılı kararına istinaden, 1 Eylül 2020 tarihinde birim sorumluları tarafından, ilk talep ettiği tarihten (Mart 2019) takriben 1,5 yıl sonra (Eylül 2020) oda talebinin karşılandığını, -Anayasa başta olmak üzere, Engelliler Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, uluslararası sözleşmeler ve yasal metinlerden de anlaşılacağı üzere, engellilerin insan olmaktan kaynaklanan temel haklarını kullanma noktasında ve çalışma hayatlarıyla ilgili, gerek mevzuat, gerekse de bürokratik olarak uygun zemin olmakla birlikte, farkındalık ve empati gibi, yöneticilerde oluşması gereken özelliklerin bu
süreçte de sergilenmesini beklediğini, beyan etmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
11) 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,
11.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde “Devletin temel amaç ve görevleri,
Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
11.2) “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi
düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.(…)
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.(…) Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…)
kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
11.3) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, meşru vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
11.4) “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” kenar başlıklı 40. maddesi “Anayasa ile tanınmış hak
ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.”
11.5) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Devlet, çalışanların
hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”
11.6) VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı başlıklı 74 üncü maddesinde
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
11.7) “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Memurların ve diğer kamu
görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”
11.8) “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu maddesinin
birinci fıkrasında “Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.”,
11.9) Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti
adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
12) Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; “Genel Yükümlülükler” başlıklı
4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm
engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.”
13) 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun
amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi”, aynı fıkranın (j) bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri (…) ifade eder, İstihdam başlıklı 14 üncü maddesinde “Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur.(…)”
14) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve
sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”; “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil
ve haller şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
15) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
16) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
17) Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan numaralı başvuruda başvuran özetle;
2020/5324 numaralı başvurusu ile aynı konuda şikayetçi olduğunu, 2020/5324 numaralı başvuruya ilişkin
Gönderme Kararı verildiği süreçte idare tarafından sorunun dostane çözümüne ilişkin ve diğer bakımdan herhangi olumlu bir işlem veya bildirim yapılmadığını, fiziki şartlarının değişmediğini, halen aynı odada zor şartlar altında görev yaptığını, daha önce yaptığı başvuruda bahsi geçen soruşturmaya ilişkin inceleme aşamasının bittiğini, kendisi aleyhine Uyarı Cezası teklif edildiğini, soruşturmanın konusunun ise daha önce
KDK’ya yaptığı başvuru ekinde yer alan ve idareye yazdığı 03/03/2020 tarihli dilekçede yer alan oda tahsisi ile ilgili hususlar ve KDK’ya yaptığı başvuruda yer alan iddialardan oluştuğunu bildirmiştir.
17.1) Başvuran ayrıca, sağlıksız olması nedeniyle verilen odaya geçmemesi üzerine idarenin emrine
uymadığı gerekçesiyle idare kendisini cezalandırmak istediğini, dolayısıyla Mersin 2. İdare Mahkemesi’nin lehime verdiği karar gereği gibi uygulanmadığı gibi üzerine de avukatlık ve memuriyet görevimle ilgisi olmayan ve dolayısıyla idarenin verdiği görevi yerine getirmemekle ilgisi bulunmayan bir hususta soruşturma yapılarak mahkeme kararının tamamen yok edilmeye ve kendisinin sindirilmeye çalışıldığını, idarenin mahkeme kararını gereği gibi uygulamadığını, bu durumun düzeltilmesi noktasında ne idareye verdiği ekstra dilekçenin ne de onların adeta zaman kazanmak için yaptıkları soruşturma neticesini beklemek gerekmediğini, zira nisan ayı başında 15 gün içinde soruşturmanın biteceği söylenmiş olsa da halen soruşturmanın bitmediğini, bu arada mağduriyetinin devam ettiğini, hukuk fakültesi mezunu, kamu hukuku alanında yüksek lisans yapmış, noterlik belgesine sahip ve yıllardır kamuda avukatlık yapan birisi olarak bu süreçte idarenin aleyhine yaptığı uygulamalar ile gerek mahkemeye gerekse de KDK’ya başvurmasının neticesinin uyarı cezası hususunda savunmasının istenmesine kadar gelmiş olmasının, kendisini oldukça üzdüğünü, motivasyonunu düşürdüğünü ve hayret içinde bıraktığını, bazı idarelerin
KDK’ya yapılan başvuruları disiplin suçu olarak değerlendirdiğini ifade etmiştir.
17.2) Başvuran 2020/5324 numaralı ilk başvurusunda ise özetle; %90 oranında görme engelli olduğunu,
Retinal Stargardt göz hastalığı nedeniyle ışık hassasiyetinin yüksek olduğunu, avukat olarak çalıştığı binada engel durumuna uygun çalışma odası verilmesi için yaptığı müracaatın reddedildiğini, yargı kararına rağmen uygun oda tahsis edilmediğini, yerel mahkeme kararı çerçevesinde daha iyi şartlarda bir oda tahsis etmesi gerekirken idarenin cezalandırırcasına alt kattaki 19 numaralı odayı tahsis ettiğini, halen eski odasında oturmak zorunda bırakıldığını, mağduriyetinin devam ettiğini belirterek binada hukuk
/
biriminin bulunduğu üst katta yer alan numaralı odalardan birinin tarafına tahsisinin sağlanmasını, engelliler lehine bunca mevzuat ve uygulama varken mağdur olmasına neden olan idarecilerle ilgili gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
18) Başvuru geçmişinde ise özetle, başvuranın 08/03/2019 tarihli dilekçesiyle kurum olarak taşınılacak yeni
binada engel durumuna uygun oda temin edilmesini talep ettiği, 21/03/2019 tarihli dilekçesiyle taşınılan binada kendisine tahsis edilen doğu cephesindeki odanın karanlık olduğunu, görme engeli için yeterli ışığa sahip olmadığını, yetersiz ve aşırı ışığa maruz kalması halinde görme kaybının daha da artacağını belirterek talebini yinelediği, ancak 28/03/2019 tarihli ve sayılı işlemle talebinin reddedildiği, itirazının ise 14/05/2019 tarih ve sayılı işlemle reddedildiği, başvuranın konuyla ilgili olarak Mersin 2. İdare
Mahkemesinde açtığı / esasına kayıtlı davanın / sayılı kararla 27/12/2019 tarihinde lehinde sonuçlandığı ancak mahkeme kararının uygulanmadığı, başvuranın 19/03/2020 tarihinde
Kurumumuza başvurduğu ve mahkeme kararının uygulanarak Hukuk ve Muhakemat Biriminin bulunduğu hizmet binasındaki talep ettiği numaralı odanın kendisine tahsis edilmesini istemiştir.
19) Kurumumuzca, Sağlık Bakanlığı Mersin İl Sağlık Müdürlüğüne iletilen 03/04/2020 tarihli
sayılı Gönderme Kararında; başvuranın talebi, ilgili mevzuat, konunun detayları ve taraflarla yapılan görüşmelere yer verilerek konunun İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde idarece dostane çözüm ile sonuçlandırılabilecek nitelikte olduğu değerlendirilmiş; kararın 12, 13 ve 14 numaralı paragrafları ile devamında yer verilen hususlar öncelikle gözetilerek dostane çözümle sonuçlandırılmasında Ombudsman ile etkin işbirliği yapılması, engelli bireyin çalışma ve sağlık hakkı ile ilgili devletin pozitif yükümlülüklerinin yerine getirilmesi önceliği dikkate alınmak suretiyle, uyuşmazlığın somut olarak, uygun yöntemlerle ve makul sürede başvuran ile işbirliği içerisinde sonuçlandırılarak çözüm sağlanması, başvuranın talebi doğrultusunda başvurunun değerlendirilmesi ve iyi yönetim ilkelerine uygun olarak, makul bir süre içinde tesis edilecek gerekçeli işlemin Kurumumuza iletilmesi talep edilmiştir.
20) Mersin İl Sağlık Müdürlüğü Gönderme Kararına süresinde cevap vermemiş; başvuran
tarihinde ikinci kez Kurumumuza başvurarak numaralı dosyada özetle, kendisi aleyhine uyarı cezası teklif edildiğini ve soruşturma başlatıldığını bildirmiştir. Konuyla ilgili olarak Mersin İl Sağlık
Müdürü ile birkaç kez görüşülerek karara süresinde cevap verilmediğine tekrar dikkat çekilerek Gönderme
Kararı yeniden İl Müdürlüğüne elektronik posta ile iletilmiştir. Yapılan görüşmelerde Ombudsmanlık kurumunun yapısı, işleyişi ve engelli haklarına ilişkin başvuruları çözüme ulaştırma süreci hakkında bilgi verilerek özetle; sorunun idarece çözülebilir nitelikte olduğu, engelli bir çalışan olarak diğer avukat meslektaşları ile eşit miktarda iş yapan ve yalnızca fiziki şartlarının iyileştirilmesini talep eden başvurana oda seçiminde idarenin esneklik tanıyabileceği, oda tahsisinde diğer meslektaşlarının başvuranın durumuna hassasiyet göstermesinin beklendiği, yargı kararına rağmen sorun çözülmediği gibi sürecin başvuran aleyhinde olumsuz gelişmesinin dikkat çekici olduğu, başvuranın Retinal Stargardt göz hastalığında iyileşme sağlanmasına imkan bulunmadığından fiziki şartların önem taşıdığı, başvuranın gerek fiziki şartlar gerekse işyerindeki sorunun çözülmemesinden kaynaklı psikolojik baskı yönünden mağdur edildiği, ayrıca
Ombudsmana başvuru Anayasal bir hak olup başvuru konusunun disiplin soruşturmasına dahil edilmesinin idarenin uyması gereken iyi yönetim ilkelerine aykırı olduğu, bu nedenlerle konunun yeniden incelenerek çözülmesinin beklendiği yönündeki Ombudsmanlık değerlendirmesi İl Sağlık Müdürüne hatırlatılmıştır.
20.1) İdarenin disiplin soruşturmanın neticelenmesi süreci de dikkate alınarak idareye belirli bir süre
tanınmış; Eylül 2020’de yapılan müteakip görüşmede İl Sağlık Müdürü, başvuran ile görüştüklerini ve başvuranın şikayeti nedeniyle kendisinden özür dilediğini ifade etmiştir. Bu doğrultuda görüşmede, idarenin, sorunun çözümüyle ilgili son durumu ve aynı zamanda Gönderme Kararına cevabın, disiplin soruşturması sonucunu da içerecek şekilde, resmi yazıyla bildirmesinin beklendiği dile getirilmiştir. Mersin
İl Sağlık Müdürlüğü, 22/09/2020 tarihinde Kurumumuz kayıtlarına geçen E. sayılı cevabi yazısıyla, engelli erişilebilirliği ile iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri açısından zeminde görme engelli bireyler için hissedilebilir yüzey uygulaması bulunmadığı, asansörün çalışmadığı ve merdivenlerin engelli bireyler için uygun özellikte olmadığının tespit edilerek başvurana tahsis edilen giriş kattaki numaralı odaya taşınmayacağını beyan etmesi nedeniyle 28/02/2020 tarihli konuya ilişkin tutanağa istinaden 11/03/2020 tarihinde başvurana soruşturma açıldığını, başvuranın tahsis edilen odayı kullanmayarak mahkeme kararının uygulanmasına yönelik idari kararın uygulanmasına engel olduğu tespit edildiğinden uyarma cezası ile tecziye edildiğini, İl Disiplin Kurulunun 26/08/2020 tarihi kararıyla itirazının reddedildiğini, başvuranın 2020/5324 sayılı Gönderme Kararı ekindeki dilekçesinin de yürütülmekte olan soruşturmaya kapsamına dahil edildiğini bildirmiş; sorunun dostane çözümünün sağlandığı ve başvurana 1/9/2020 tarihinde oda tahsis edildiği hususlarına cevabi yazıda yer verilmemiştir. Başvurunun esastan incelenmesi aşamasında ise tüm bu süreç dikkate alınarak Sağlık Bakanlığı’ndan bilgi belge talep edilmiş; Teftiş Kurulu
Başkanlığının Mersin İl Sağlık Müdürlüğüne dosyayı intikal ettirmesi neticesinde Ocak 2021’de başvuru konusunda tekrar inceleme ve araştırma başlatılarak sonuçları 08/03/2021 tarihinde Kurumumuza iletilmiştir. Bilgi belgede sunulan inceleme raporunda içinde bulunulan pandemi sürecinde uygulanan esnek çalışma koşullarında yaşanan iletişim kopukluğundan kaynaklı, başvurana 1/9/2020 tarihinde oda tahsis edildiği hususuna cevabi yazılarda değinilmediği, Gönderme Kararının gereğinin ifa edildiği tespit edildiğinden, konuyla alakalı soruşturma açılmasını gerektirir bir durum olmadığı kanaati belirtilmiştir.
20.2) UYAP kayıtlarından başvuranın, Mersin 1. İdare Mahkemesinde disiplin/uyarma cezası konulu
/ karar numaralı dava açtığı tespit edildiğinden şikâyet başvurusunda yer verilen uyarma cezası konusunda inceleme ve araştırma devam ederken dava açılması nedeniyle disiplin cezası yönünden 6328 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ve anılan Yönetmeliğin 34 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İdarenin sorunun çözümünde öncelikle dostane çözümden ziyade disiplin hükümlerine başvurmayı tercih etmesinin, nihayetinde başvuranın talebinin gecikmeli de olsa yerine getirildiği dikkate alındığında, somut olayın kişinin hak arama hürriyeti ve hak arama yollarına başvuru sürecinde devletin engelli bireylere yönelik pozitif yükümlülüklerine karşın idarenin engelli personele yaklaşımının hak arama hürriyeti üzerindeki olumsuz etkisinin ve idarecilerin insan hakları temelli yaklaşım açısından farkındalığının incelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
21) Engellilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi, hak ihlallerinin önlenmesi, temel hak ve özgürlüklerden
toplumdaki diğer bireylerle eşit düzeyde faydalanmaları için her türlü engelin ortadan kaldırılması, engellilerin maruz kaldığı mağduriyetlerin giderilmesi, çalışma şartları bakımından özel olarak korunması devletin anayasal yükümlülükleri arasında düzenlenmektedir. Bu yükümlülükler aynı zamanda 5378 sayılı
Engelliler Hakkında Kanunla ulusal mevzuatta ve engelli haklarına ilişkin taraf olunan Birleşmiş Milletler
Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmeyle uluslararası alanda bağlayıcı nitelik taşımaktadır. 5378 sayılı
Kanuna göre, çalışan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur.
22) Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti
niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.
22.1) Nitekim Anayasa Mahkemesinin sayılı kararında hukuk devleti niteliğinin
hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile ilişkisi hakkında “1982 Anayasası’nın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri
hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçman, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin önkoşullarındandır.” hususları kaydedilmiştir.
22.2) Yine Anayasa Mahkemesi kararlarında “kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki
güvenlik ilkesinin hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013; E.2014/183, K.2015/122, 30/12/2015, § 5)” belirtilmektedir. Belirlilik ilkesinin ise “yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını; ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini” ifade ettiği çeşitli kararlarda (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013; E.2010/80, K.2011/178, 29/12/2011)
kaydedilmektedir. (İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. [GK], B. No: 2015/941, 25/10/2018, https://www.anayasa.gov.tr/media/5770/2018_cilt_02.pdf, E.T. 29/06/2020)
22.3) Kişiye etkili hak arama imkânı sağlayan güvencelerin tanınması ve hak arama hürriyetiyle ilgili olarak
Anayasa Mahkemesi kararında (AYM, E.2014/149, K.2014/151, https://www.anayasa.gov.tr/media/4909/kararlar_dergisi_52_2.pdf ) “Hukuk devletinde kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin sağlanması ve korunması esas olduğundan, kişilere etkili hak arama imkânı sağlayan güvencelerin de tanınması gerekmektedir. Bu çerçevede Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilerek, herkese, adaleti bulma, hakkı olanı elde etme ve haksızlığı giderme imkânı sağlanmıştır. Böylece kişilerin hukuki güvenlikleri etkin bir koruma mekanizmasına kavuşturulmuştur. Mahkeme kararlarının değiştirilememesi, yasamanın ve yürütmenin kesinleşmiş yargı kararlarıyla oluşmuş hukuksal durumlara dokunamaması ya da bunları ortadan kaldıramaması hukuk devletinin temel ilkelerindendir. Nitekim, Anayasa’nın 138. maddesinin son fıkrasında da “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, davaya taraf olan kişinin anayasal güvencelerinin etkin olarak korunması ve hukuka uygunluğun sağlanması için, idarenin kendisi hakkında verilen nihai yargı kararlarına uyması gerekmektedir. Adalete olan inancın ve güven duygusunun sarsılması, Devletin temeli sayılan adaleti koruyan ve sağlamakla görevli yargı organını işlevsiz hâle getirecek, yargı kararının bağlayıcılık ifade etmemesi algısı yaratıldığında ise idareye keyfi davranış sergileme imkânı verilmiş olacaktır. Bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme, yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan hak arama hürriyetinin olmazsa olmaz koşuludur. Hak arama özgürlüğünün bir gereği olan mahkemeye erişim hakkı, yargılama sonunda verilen kararın etkili bir şekilde aynen ve gecikmeksizin uygulanmasını da gerektirmektedir. Mahkeme kararlarını uygulanamaz hâle getiren düzenlemeler, mahkemeye erişim hakkını da anlamsız kılacaktır. Kişilerin, Devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını geliştirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir hukuk düzeninde gerçekleşebilir.” hususları kaydedilmiştir.
23) Hak arama hürriyetiyle bağlantılı olarak Anayasa mahkemesi kararlarında, kişinin uğradığı bir haksızlık
veya zarar karşısında kendini savunabilmesinin, maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu şekilde, kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması, hak arama özgürlüğünün bir gereği olarak kabul edilmektedir. Herkesin
Kamu Denetçisine başvurma hakkı Anayasada ayrıca düzenlenmiş olup kimse bu hakkın kullanımından mahrum bırakılamaz.
23.1) İdare, başvuranın, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceleyen KDK’ya yaptığı başvuruya ilişkin
2020/5324 sayılı Gönderme Kararı ekindeki dilekçesinin de yürütülmekte olan soruşturmaya kapsamına dahil edildiğini bildirmiştir. Başvuran söz konusu dilekçesinde; yerel mahkeme kararının gereği gibi uygulanmasının sağlanarak birimin bulunduğu üst katta yer alan numaralı odalardan birinin tarafına tahsisi ile engelliler lehine bunca mevzuat ve uygulama varken mağdur olmasına neden olan idarecilerle ilgili gereğinin yapılmasını talep etmiş; başvuranın “tahsis edilen odayı kullanmayarak mahkeme kararının uygulanmasına yönelik idari kararın uygulanmasına engel olduğunun tespit edildiğinden” uyarma cezası ile tecziye edildiği, idarecilerle ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı görülmüştür. Bu noktada idare her ne kadar engelli bireyler için hissedilebilir yüzey uygulaması bulunmadığı, asansörün çalışmadığı ve merdivenlerin engelli bireyler için uygun özellikte olmadığından bahisle numaralı odayı tahsis ettiğini açıklamış ise de başvuran binadaki asansör, merdiven veya hissedilebilir yüzey uygulamasıyla ilgili herhangi bir talepte bulunmamıştır.
23.2) Disiplin işlemleri idarenin takdir yetkisi kapsamında yer almakla birlikte, idarenin konuya yaklaşımı
ve bu şekilde işlem tesisinin, engelli başvuranın idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet hakkı bakımından hak arama hürriyetini kısıtlayıcı ve Kamu Denetçisine başvurma hakkını kullanması yönünden caydırıcı nitelik taşıdığı değerlendirilmektedir. Nitekim idarelerin bu tür yaklaşımları, Kamu Denetçisine başvurma hakkının ihlaline yol açabilmekte ve idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmediğine işaret edebilmektedir. Ombudsmanlık sisteminin, idarenin işleyişine ilişkin şikayetleri inceleme ve araştırmada etkili bir şekilde çalışması, temel hak ve hürriyetlerin korunması ve insan hakları alanında standardının yükseltilmesi yönlerinden büyük öneme sahiptir. Bu bağlamda Ombudsmanın, şikayet mekanizmasının etkin işleyişini sağlamaya yönelik kurumsal sorumluluğu kadar Ombudsmanın kararlarını uygulamak, dostane çözüm konusundan işbirliği yapmak ve olası hak ihlalleri önlemekle yükümlü olan idareler ve idarecilerin işlem, eylem, tutum ve yaklaşımı da önem taşımaktadır.
24) Adalet Bakanlığı tarafından Nisan 2021’de yayınlanan ve engelli haklarına ilişkin faaliyetlere ayrı bir
bölümde yer verilen İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında “İnsan hakları alanında farkındalığın üst düzeyde tutulmasıyla, idarede ve toplumda hak ve özgürlüklere ilişkin duyarlılığın sadece kuvvetlenmesi değil, aynı zamanda kalıcı olması amaçlanmaktadır.” hususları belirtilerek engelli haklarını da kapsayıcı şekilde insan haklarına yaklaşım konusunda idarenin farkındalığının üst düzeyde tutulmasına ve bu farkındalığın kalıcılığına vurgu yapılmıştır. Bu doğrultuda Plan’da insan hakları odaklı yönetim ve uygulama örnekleri teşvik edileceği belirtilmiştir. Nitekim somut olayda başvuranın oda değişikliği talebinin reddine dayanan uyuşmazlığın yargı organlarına intikal etmesine rağmen çözülmemesinin, idarenin görme engelli personele yönelik hak temelli yaklaşım ve çalışma ortamındaki fiziki koşulların yetersizliği hususlarındaki farkındalığının zayıf olmasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir.
24.1) Bu durum dikkate alınarak İnsan Hakları Eylem Planı’ndaki, mülki idare amirleri ile üst kademe
kamu yöneticilerinin insan hakları duyarlılığını artırmaya yönelik faaliyetlerin yapılması maddesi kapsamında Sağlık Bakanlığına bağlı taşra teşkilatı idarecilerinin, insan hakları çerçevesinde özellikle engelli haklarına temel yaklaşım, engelli personelin hakları ve engelli personelin idari başvurularının makul sürede ve gerekçeleri açıklanarak değerlendirilmesi hususlarında bir çalışma yapılarak talimatlandırılması, böylelikle benzer hak ihlallerinin önüne geçilmesi, bunun yanı sıra oda değişikliği gibi teşkilatın ilgili birimi içerisinde kolaylıkla çözüme kavuşturulabilecek nitelikteki konularda idarenin engelli personele karşı hak temelli yaklaşım ve çalışma barışını destekleyici yönetim anlayışıyla hareket ederek hak aramaya yönelik idari makamlara ve adli mercilere mükerrer başvurular yapılması suretiyle hem uyuşmazlıkların
/
uzun süre çözümsüz kalması nedeniyle başvurucuların mağdur olmasının hem idari ve adli makamların iş yükünün artmasının önüne geçilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
24.2) Bu kapsamda Teftiş Kurulu Başkanlığı yetkilisiyle yapılan görüşmelerde İnsan Hakları Eylem
Planıyla bağlantılı olarak yukarıda yapılan açıklamaların paylaşılması neticesinde, konunun Kamu
Hastaneleri Genel Müdürlüğü Hasta, Çalışan Hakları ve Güvenliği Daire Başkanlığının yetkisinde bulunduğu belirtilmiş ve taşra teşkilatının talimatlandırılarak engelli personelin hakları ve iyi yönetim ilkeleri hususlarında farkındalık geliştirilerek idarenin işleyişinin iyileştirilmesine katkı sağlanabileceği hususunda mutabık kalınmıştır. Teftiş Kurulu Başkanlığının yönlendirdiği Hasta, Çalışan Hakları ve
Güvenliği Daire Başkanlığıyla konu hakkında irtibat sağlanarak gerekli bilgilendirme yapılmış, yetkili tarafından Bakanlıktaki engelli personelin pandemi sürecinde karşılaştığı diğer sorun alanlarını içeren mevcut çalışmaları kapsamına Ombudsmanın bu önerisinin de dahil edilerek 81 İl dağıtımlı yazıyla taşra teşkilatına duyurulması suretiyle işbirliği yapılabileceği belirtilmiş; fakat geçen süre zarfında Genel
Müdürlük makamınca yazının onaylanmadığı öğrenilmiştir.
25) Nitekim 2018/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde
sorun çözen, çözüm üreten, sonuç ve vatandaş odaklı devlet anlayışı ile bürokrasinin azaltılmasının
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin öncelikli hedeflerinden olduğu, kamu hizmetlerinde hantallığa sebebiyet veren hususların ortadan kaldırılması, milletimize hizmetlerin süratli ve en iyi şekilde sunulması, devlet ve millet bütünleşmesini zedeleyen davranışlardan kaçınılması gerektiği, bu itibarla; kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan tüm başvurularda, talebin sonuçlandırılması başka bir idari makamın görev alanında kalsa dahi, başvuruların anında incelenerek takip edileceği, talebin ilk başvuru yerinde neticelendirilmesine özen gösterileceği, başvuru sahibine yapılan işlemler hakkında gecikmeksizin nihai ve kesin bilgi verileceği, başvuruların süratli ve doğru sonuçlandırılması amacıyla gerekli tüm tedbirlerin alınacağı belirtilmiştir.
26) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, somut olayda uyuşmazlığın, engelli başvuranın
08/03/2019 tarihli dilekçesiyle kurum olarak taşınılacak yeni binada engel durumuna uygun oda temin edilmesi talebinin idarece reddedilmesine ve konuyla ilgili başvuran lehindeki idare mahkemesi kararına rağmen oda değişikliği talebinin yerine getirilmemesine dayandığı, mahkeme kararında belirtilen iki oda dışında tahsis edilen numaralı odayı kullanmayarak mahkeme kararının uygulanmasına yönelik idari kararın uygulanmasına engel olduğu gerekçesiyle başvurana disiplin soruşturması açıldığı, aynı konuda
Ombudsmana yapılan başvurunun, başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturmasına dahil edildiği, Ombudsmanın verdiği Gönderme Kararında dostane çözüm önerilmesine rağmen karara süresinde cevap verilmediği ve oda tahsisinin yapılmadığı, bunun üzerine başvuranın esastan inceleme talep ettiği, başvuranın fiziki çalışma koşullarının geçen süre zarfında değişmediği dikkate alınarak başvuranın odasının mahkeme kararına uygun şekilde değiştirilmesi için tekrar dostane çözüm girişiminde bulunulduğu, bu girişimlerin yanı sıra binadaki diğer avukatların taşınmaları neticesinde mahkeme kararına konu odalardan birinin başvurana 1/9/2020 tarihinde tahsis edildiği fakat neticenin Kurumumuza 8/3/2021 tarihi inceleme raporu kapsamında bildirildiği, idarece, konuyla ilgili yargı kararının derhal uygulanmaması ve Kamu
Denetçisine başvurma hakkı kapsamında süresinde Ombudsman ile işbirliği yapılmaması neticesinde engelli başvuranın oda değişikliği talebinde bulunduğu 08/03/2019 tarihinden 1/9/2020 tarihine kadar geçen sürede uyuşmazlık nedeniyle görme engeline uygun çalışma ortamı sağlanmadığından mağdur edildiği tespit edildiğinden;
Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, engelli haklarına ilişkin devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında engelli personelin idari başvurularının değerlendirilmesi ve
sonuçlandırılmasında makul sürede ve gerekçeli işlem yapılması, idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olması, mahkeme kararını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceğinden benzer mağduriyetlerin önlenmesi için engelli personele ilişkin mahkeme kararlarını derhal uygulaması, engelli personele yönelik hak ihlallerine ilişkin sorunların yerinde, etkili ve makul sürede çözümlenmesi, konuyla ilgili idari başvuru süreçlerinin etkinleştirilmesi, idarenin ve yöneticilerin engelli personelin benzer taleplerine yaklaşımının iyileştirilmesi, Anayasal dayanağı bulunan
Kamu Denetçisine başvuru hakkı başta olmak üzere çalışanlara hak arama yollarına başvurularının teşvik edilmesi, hak arama hürriyetini kısıtlayıcı nitelikte idari işlem, eylem, tutum ve davranışlardan sakınılması hususlarında idarece gerekli tedbirlerin alınması ve teşkilat birimlerinin talimatlandırılarak uygulamanın iyileştirilmesi, ayrıca yöneticilerde engelli hakları alanında bir farkındalık oluşturulması suretiyle çalışanlara hak arama imkânı sağlayan güvencelerin tanınması ve hak arama hürriyetinin teşvik edilmesi yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
27) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idarenin
Kurumumuzun bilgi ve belgelere süresi içinde cevap vermediği, bu açıdan hem Kurumuzla yapılan yazışmalarda hem de başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ve karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
28) Bunun yanı sıra başvuran başvuruda Mersin İl Sağlık Müdürlüğünü şikayet etmiş ise de; inceleme
sürecinde Sağlık Bakanlığını muhatap bilgi belge yazısı hazırlanması gereği hasıl olmuş; bilgi belge yazısının önce Bakanlığa bağlı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne, Genel Müdürlük tarafından ise
Teftiş Kurulu Başkanlığına havale edildiği öğrenilmiş ve bu süreçte yazının akıbeti konusunda idareden bilgi alınmasında güçlük çekilmiştir. Bakanlığın kendisine muhatap bilgi belge talebi yazısını, yapılacak inceleme ve araştırmaya göre bizzat cevaplamak yerine Mersin İl Müdürlüğüne havale ettiği ve cevabın İl
Müdürlüğünden iletildiği anlaşıldığından, Sağlık Bakanlığının, idarenin işleyişi ile şikayetleri hukuka, hakkaniyete, insan haklarına ve iyi yönetim ilkelerine uygunluk yönlerinden incelemekle yetkili ve
Anayasanın 74 üncü maddesiyle kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu’nun resmi yazılarını bundan böyle merkez teşkilat olarak cevaplandırması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Mersin İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Engelli haklarına ilişkin devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında engelli personelin idari başvurularının değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasında makul sürede ve gerekçeli işlem yapılması, idarenin, benzer mağduriyetlerin önlenmesi için engelli personele ilişkin mahkeme kararlarını geciktirmeksizin uygulaması için gerekli tedbirlerin alınması,
Engelli personele yönelik hak ihlallerine ilişkin sorunların yerinde, etkili ve makul sürede çözümlenmesi amacıyla idari başvuru süreçlerinin etkinleştirilmesi, idarenin ve yöneticilerin engelli personelin benzer taleplerine yaklaşımının iyileştirilmesi, yöneticilerde engelli hakları alanında farkındalık oluşturulması, engelli personelin hak arama hürriyetini kısıtlayıcı nitelikte idari işlem, eylem, tutum ve davranışlardan sakınılması, Anayasal dayanağı bulunan Kamu Denetçisine başvuru hakkı başta olmak üzere çalışanlara hak arama imkânı sağlayan güvencelerin idarece yeterince tanınması, bilinmesi ve hak arama hürriyetinin teşvik edilmesi hususlarında idarece gerekli tedbirlerin alınması, eğitim çalışmalarının yapılması, tüm teşkilat birimlerinin talimatlandırılarak uygulamanın iyileştirilmesi,
Hususlarında SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek
işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna;
Bu kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi