|
ÖZET: Başvuran, %94 oranında ortopedik engeli nedeniyle ailesinin yaşadığı Mersin iline nakil talep etmekte ve engellilerin yer değiştirme hakkını sınırlayan yönetmelik maddesinin değiştirilmesini istemektedir. İdare, başvuranın engelli kadrosunda görev yaptığını ve kurumlar arası nakil talebinin karşılanmasında herhangi bir engel bulunmadığını belirtmesine rağmen, 2022 yılı için yeterli açıktan ve naklen atama sayısı verilmediği gerekçesiyle başvuranın talebini reddetmiştir.
Danıştay, başvuranın engellilik mazeretine dayalı nakil talebinin reddinin hukuka uygun olduğunu, zira idarenin mevzuat çerçevesinde geçerli bir sebebe dayandığını tespit etmiştir. Kamu hizmetinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için idarenin kadro ve personel planlaması yapma yetkisi bulunduğu, bu nedenle başvuranın nakil talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durum, engellilerin hakları ve kamu hizmetinin gereklilikleri arasında bir denge sağlanması açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/3308-S.23.5552
BAŞVURU NO : 2022/17456
KARAR TARİHİ : 15/03/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 28/11/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle, %94 oranında ortopedik engeli nedeniyle atandığı ilde tek başına yaşamakta zorlandığı için, ailesinin yaşadığı Mersin iline nakil ve engellilerin yer değiştirme suretiyle tayin hakkını sınırlandıran kadro şartının yer aldığı Yönetmelik maddesinin değiştirilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.
1.1. Şikâyet başvurusuna konulan ek evrakların tetkikinden; başvuranın Silifke İlçe Devlet Hastanesinden alınmış 11/06/2014 tarihli ve rapor numaralı %94 engel oranına sahip, sürekli rapor geçerlilik süresi olan Engelli Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu, ayrıca başvuranın aynı konu ve taleple 09/06/2022 tarihinde ilgili İdareye başvuruda bulunduğu tespit edilmiştir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Sağlık Bakanlığından alınan 19/01/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde; 2.1. Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde eczane teknikeri olarak görev yapan
’nün 09/06/2022 tarihli dilekçesiyle Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 17’nci maddesine istinaden kendisinin engelliliği nedeniyle Bakanlıkları Mersin İl Sağlık Müdürlüğüne naklen atanma talebinde bulunduğu, 2.2. Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin kurumlar arası naklen atamayı düzenleyen 17. maddesinde; Standardın uygun olması kaydıyla; “ı) Teşkilat veya kadro bulunmaması veya başka bir yerde istihdamının mümkün olmaması gibi nedenlerle kurumlarınca yer değişikliği yapılamayanlardan;
kendisinin veya eş, çocuk, anne, baba veya kardeşlerinden birinin engelli olması halinde kurumlar arası naklen atanmasında kura şartı aranmaz.” hükmü bulunduğu, 2.3. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında (Üniversiteler, Bakanlıklar vb.) sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında görev yapan personelin Bakanlıkları kadrolarına atanmaları kura ile yapıldığı ancak yukarıdaki yönetmelik hükmü gereği kendisinin, eş, anne, baba veya kardeşlerden birinin
%40 ve üzeri engelli olması halinde kurumlar arası naklen atanmasında kura şartı aranmadan, açıktan ve naklen kadro bulunması durumunda ve kurumlarının muvafakati şartıyla nakillerin yapılabildiği, 2.4. Adı geçenin başvuru dilekçesinde kendisinin 657 sayılı Kanunun 53. maddesine göre engelli kadrosunda görev yaptığını beyan etmiş olup kendisine ait %40 ve üzeri engelli raporunun bulunduğu, 2.5. Mevzuat açısından adı geçenin Bakanlıkları kadrolarına kurumlar arası naklen atanmasında kurumlarının muvafakat vermesi halinde herhangi bir engel bulunmadığı ancak diğer kamu kurum ve kuruluşlarından Bakanlıklarına nakillerde açıktan ve naklen atama sayılarının yeterli miktarda bulunması ve diğer kurumun muvafakat vermesinin gerektiği, 2.6. 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Açıktan ve nakil suretiyle atama sayıları başlıklı 11 inci maddesinde “Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kurum ve kuruluşlarının; memur ve öğretim elemanı kadrolarına açıktan veya diğer kurum ve kuruluşlardan nakil suretiyle yapabilecekleri yıllık atama sayısı, bu sayı sınırlamasına tabi tutulmayacak atamalar ile uygulamaya ilişkin hususlar, öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınmak suretiyle, Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Devlet Personel Başkanlığının müşterek teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca belirlenir.” hükmü bulunduğu, 2.7. Bu kapsamda, 28/01/2022 tarihli ve 2022/28 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Kararı ile 2022 yılında Türkiye genelinde kullanılmak üzere Bakanlıklarına yeteri kadar açıktan ve naklen atama sayısı verilmediğinden ilgilinin engellilik durumuna istinaden Bakanlıkları teşkilatına kurumlar arası naklen atamasının yapılamadığı, 2.8. Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Kadro Standartları ile Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönergeye göre Mersin İlinin Eczane Teknikeri unvan branşında standart kadrosu; 32 çalışanı ise; 11 olduğu, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.1. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz…
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 3.2. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49’uncu maddesinde, “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.”
3.3. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde, “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.5. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 4. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin; “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.
4.1. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.” 4.2. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin; 4 üncü fıkrası “Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.3.“Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye
Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat
edilmelidir:
(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”, 4.4. Çalışma ve İstihdam başlıklı 27nci maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık, bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler çalışırken engelli olanlar dahil olmak üzere tüm engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesini yasama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına
alır. Taraf Devletler bunların yanısıra; (a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar; (b) Fırsat eşitliği, eşit değerde işe eşit ücret ilkesi, tacizden korunma ve mağduriyetin giderilmesi, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları dahil olmak üzere diğer bireylerle eşit koşullar altında adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanmasına ilişkin olarak engellilerin haklarını korur; (c) Engellilerin iş ve sendikal haklarını diğer bireylerle eşit koşullar altında kullana bilmelerini sağlar; (d) Engellilerin genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, mesleki ve sürekli eğitime diğer bireylerle eşit koşullar altında etkin bir şekilde erişimini sağlar; (e) İş piyasasında engellilerin istihdam olanaklarının ve kariyer gelişiminin desteklenmesine ve engellilerin iş aramasına veya işe başlamasına, çalışmaya devam etmesine ve işe geri dönmelerine yardım eder; (f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir; (g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder; (h) Olumlu eylem programları, teşvikler ve diğer tedbirleri de içerebilecek uygun politika ve önlemlerle, engellilerin özel sektörde istihdam edilmelerini destekler; (i) Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılmasını sağlar; (j) Engellilerin açık iş piyasasında iş deneyimi kazanmasını temin eder; (k) Engelliler için mesleki rehabilitasyon, işte kalma ve işe dönüş programları yürütür. 2. Taraf Devletler engellilerin kölelik altında tutulmalarını engeller ve engellileri zorla veya mecburi çalışmaya karşı diğer bireylerle eşit koşullar altında korur” 4.5. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin; 1 inci fıkrasında “Taraf
Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar…” 5. BM Genel Kurulunca 16 Aralık 1966 tarih ve 2200 A (XXI) sayılı Kararıyla kabul edilen Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde; “1. Bu Sözleşmeye Taraf
Devletler, herkesin özgürce seçtiği ya da benimsediği bir işte çalışarak yaşamını kazanma fırsatına sahip olma hakkını içeren çalışma hakkını tanır ve bu hakkı korumak için uygun girişimlerde bulunur.
2. Bu Sözleşmeye Taraf bir Devletin bu hakkın tam olarak gerçekleşmesi amacıyla yapacağı girişimler; bireye temel siyasal ve ekonomik özgürlükleri sağlayacak koşullar altında kararlı ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeyi ve tam ve verimli bir çalışmayı gerçekleştirmek üzere, politikalar ve tekniklerle mesleki ve teknik yönlendirme ve yetiştirme programları uygulamasını da içerir.” 6. 2000 yılında ilan edilen ve Lizbon Antlaşmasının 2009 yılında yürürlüğe girmesiyle diğer Avrupa
Birliği anlaşmalarıyla aynı yasal değeri kazanan Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesinin Ayrımcılık yasağı başlıklı 21nci maddesinde; “1. Cinsiyet, ırk, renk, etnik veya sosyal köken, kalıtımsal özellikler, dil, din veya inanç, siyasi veya başka herhangi bir görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, hususiyet, doğum, maluliyet, yaş veya cinsel eğilim gibi herhangi bir nedenle ayrımcılık yapılması yasaktır. …” 6.1. Engellilerin toplumla bütünleştirilmesi başlıklı 26ncı maddesinde; “Birlik, engelli kişilerin, bağımsızlıklarını, toplumsal ve mesleki yaşamla bütünleştirilmelerini ve toplum yaşamına katılmalarını sağlamaya yönelik önlemlerden yararlanma hakkını tanımakta ve saygı göstermektedir.” 7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 7.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi,
b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı, e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.” 7.2. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.” 7.3. İstihdam başlıklı 14 üncü maddesinde; “(Değişik:6/2/2014-6518/72 md.) Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. …” 8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 9. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Engelli personel çalıştırma yükümlülüğü başlıklı 53üncü maddesinde; “(Değişik: 13/2/2011 – 6111/99 md.) Kurum ve kuruluşlar bu
Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında engelli çalıştırmak zorundadır. % 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır. …” 9.1. Yer değiştirme suretiyle atanma başlıklı 72nci maddesinde; “(Değişik: 12/5/1982 – 2670/25 md.)
Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin
ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır. …(Ek fıkra: 6/2/2014 – 6518/10 md.) İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır. …” 9.2. Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri başlıklı 74üncü maddesinde; “(Değişik: 30/5/1974
– KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. …” 10. 25/6/1983 tarih ve 18088 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme
Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği başlıklı Ek
Madde 3’de, “(Ek: 30/6/2014-2014/6578 K.) İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır…” 11. 26.03.2013 tarih ve 28599 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer
Değiştirme Yönetmeliğinin İsteğe bağlı yer değiştirme başlıklı 16ncı maddesinde; “(1) (Değişik:RG2/3/2018-30348) (Değişik cümle:RG-9/2/2019-30681) İller arası atama dönemleri (Değişik ibare:RG16/1/2020-31010) Ocak ve Haziran ayıdır. Bakanlık açık olan ve doldurulmasına ihtiyaç duyulan kadroları ilan eder. Bu kadrolara atanmak isteyen personel, tercih yaparak müracaatta bulunur. Bakanlık tercih sırasına bakmaksızın hizmet puanına göre atamaları tamamlar. (Değişik cümle:RG-9/2/2019-
30681) Hizmet puanlarının eşit olması halinde çalışma süresi esas alınır, çalışma süresinin de eşit olması
halinde kura ile yerleştirme işlemleri yapılır. (2) Standardın uygun olması kaydıyla bu Yönetmeliğin puan, süre ve dönem ile ilgili hükümlerine bağlı kalmaksızın; a) Eşinin, çocuklarının, annesinin, babasının veya kardeşlerinden birinin ağır engelli olduğunu belgelendirmesi halinde engelli yakınının ikamet ettiği yere, kendisinin engelli olduğunu belgelendirmesi halinde ise talep ettiği yere … bir defaya mahsus olmak üzere atanabilir. (Ek cümle:RG-9/2/2019-30681) Bu fıkranın (a) bendinde bulunanlar bir defaya mahsus atama kısıtlamasına tabi değildir.” 11.1. Kurumlar arası naklen atama başlıklı 17nci maddesinde; “(Değişik:RG-4/4/2015-29316) (1) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar; Kanunun 74 üncü maddesi çerçevesinde, Bakanlıkta durumlarına uygun 6 ncı ve 5 inci hizmet bölgelerinden başlamak üzere belirlenen kadrolara, tercihleri doğrultusunda kura ile naklen atanabilirler. (2) Kurumlar arası naklen atanabilmek için; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine göre sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına tabi veya vakıf üniversiteleri hariç olmak üzere tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzmanlık eğitimi alan personel olmak gerekir. (3) Standardın uygun olması kaydıyla; …ı) Teşkilat veya kadro bulunmaması veya başka bir yerde istihdamının mümkün olmaması gibi nedenlerle kurumlarınca yer değişikliği yapılamayanlardan; kendisinin veya eş, çocuk, anne, baba veya kardeşlerinden birinin engelli olması halinde, kurumlar arası naklen atanmasında kura şartı aranmaz. …” 12. 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Amaç başlıklı 1nci maddesinde; “(1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amacı, kapsamında bulunan kamu kurum ve
kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonların ihdası, iptali ve kullanılmasına dair esas ve usulleri düzenlemektir.” 12.1. Açıktan ve nakil suretiyle atama sayıları başlıklı 11 inci maddesinde; “Bu Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi kapsamına giren kurum ve kuruluşlarının; memur ve öğretim elemanı kadrolarına açıktan veya diğer kurum ve kuruluşlardan nakil suretiyle yapabilecekleri yıllık atama sayısı, bu sayı sınırlamasına tabi tutulmayacak atamalar ile uygulamaya ilişkin hususlar, öğretim elemanları için
Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınmak suretiyle, Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Devlet Personel
Başkanlığının müşterek teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca belirlenir. …” 13. Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Kadro Standartları ile Çalışma Usul ve Esaslarına Dair
Yönergenin Kadro fazlası personel başlıklı GEÇİCİ MADDE 1; “(1) Bu Yönerge ile belirlenen standartların üstünde veya belirlenen kadro/unvan/branş dışında çalışan personele ait kadrolar korunur ve bunların herhangi bir nedenle boşalması halinde yerlerine atama yapılmaz. (2) İlgili mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan kamu görevlisi olan personelin eşinin atanması, şube müdürlerinin mazeret atanması ile Yargı Mercilerince verilen kararların uygulanması durumlarında standart kadro sayıları dikkate alınmaz.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
14. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Başvuran özetle; %94 oranında ortopedik engeli nedeniyle atandığı ilde tek başına yaşamakta zorlandığı için ailesinin yaşadığı Mersin iline nakil ve engellilerin yer değiştirme suretiyle tayin hakkını sınırlandıran kadro şartının yer aldığı Yönetmelik maddesinin (Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle
Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği başlıklı Ek 3 üncü maddesi)
değiştirilmesini talep etmektedir.
16. Somut olaya bakıldığında başvurunun; Mersin iline nakil talebi ve Yönetmelik değişikliği talebi olmak üzere iki başlık altında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Mersin İline Nakil Talebi Yönünden; 17. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden özetle; engelli kadrosunda görev yapan başvuranın kurumlar arası naklen atanması talebinin karşılanmasında açıktan ve naklen kadro bulunması ile kurumlarının muvafakat vermesi halinde herhangi bir engel bulunmadığı, Mersin İlinin Eczane Teknikeri unvan branşında standart kadrosunun 32 çalışanın ise 11 olduğu, ayrıca Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer
Değiştirme Yönetmeliğinin 17nci maddesi uyarınca standardın uygun olması kaydıyla; teşkilat veya kadro bulunmaması veya başka bir yerde istihdamının mümkün olmaması gibi nedenlerle kurumlarınca yer değişikliği yapılamayanlardan; kendisinin engelli olması halinde kurumlar arası naklen atanmasında kura şartı aranmadığı ancak 28/01/2022 tarihli ve 2022/28 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Kararı ile 2022 yılında Türkiye genelinde kullanılmak üzere Bakanlıklarına yeteri kadar açıktan ve naklen atama sayısı
verilmediğinden ilgilinin engellilik durumuna istinaden Bakanlıkları teşkilatına kurumlar arası naklen atamasının yapılamadığı, anlaşılmaktadır.
18. İdare tarafından gönderilen yargı kararında ise; Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin sayılı kararında; “…fizyoterapist olarak görev yapan davacı tarafından %45 oranında engelli olduğu ve aile desteğine muhtaç olduğundan bahisle ailesinin yaşadığı … iline naklen atama istemiyle yapmış olduğu … tarihli başvurusunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. …Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin17. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının boş kadrolarına kurumlararası nakil yoluyla başka kurumlardan yapılacak atamaların kur’a ile yapılacağı açık olup davacının bu kuralın istisnası olan kendisinin veya eş, çocuk, anne, baba veya kardeşlerinden birinin engelli olması durumunda Sağlık
Bakanlığı kadrolarına kurumlararası nakil yoluyla geçmek isteyenler için kura şartı aranmaksızın standartın uygun olması kaydıyla atama yapabilme koşulunun bulunduğu, davacının ise %45 oranında engelli olduğunu gösteren engelli sağlık kurulu raporu bulunduğu dikkate alındığında, kurumlar arası naklen atanma başvurusunun belirtilen mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerekirken cevap verilmeksizin (zımnen) ret edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” ifadesine yer verilmiştir.
18.1. İlgili İdaresince istinafa götürülmesi sonucu Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 20/10/2022 tarih, . sayılı kararında; “…ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda %45 oranında engelli olduğu belirtilen davacının yukarıda açık hükümlerine yer verilen
Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın söz konusu engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurumlar arasında yer değiştirme talebinin karşılanması gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesince verilen iptal kararında, sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunamamıştır.” ifadesine yer verilmiştir.
19. Somut olaya bakıldığında ise; ilgili İdarenin Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin kurumlar arası naklen atamayı düzenleyen 17/ı maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığı kadrolarına kurumlar arası nakil yoluyla geçmek isteyenler için standardın uygun olması kaydıyla; teşkilat veya kadro bulunmaması veya başka bir yerde istihdamının mümkün olmaması gibi nedenlerle kurumlarınca yer değişikliği yapılamayanlardan; kendisinin engelli olması halinde kurumlar arası naklen atanmasında kura şartı aranmadığını başvuranın kurumlar arası naklen atanmasında kura şartı aranmadan, açıktan ve naklen kadro bulunması durumunda ve kurumlarının muvafakati şartıyla naklinin yapılabileceğini ancak, 28/01/2022 tarihli ve 2022/28 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Kararı ile 2022 yılında Türkiye genelinde kullanılmak üzere Bakanlıklarına yeteri kadar açıktan ve naklen atama sayısı verilmediğinden ilgilinin engellilik durumuna istinaden Bakanlıkları teşkilatına kurumlar arası naklen atamasının yapılamadığını belirttiği görülmektedir.
20. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dahil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda
Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer
bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenlemelerin yapılması gerektiği bildirilmektedir.
21. Bir sosyal hukuk devleti olarak devletimiz de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kurum ve kuruluşların bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında engelli personel çalıştırma yükümlülüğü getirmekle, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik ile engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunulduğunda bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olunmayacağını belirtmekle toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer vererek engelli bireylere yönelik makul düzenlemeler yapmakta, bu iradesini ülkemizin engellilik alanındaki ulusal vizyonu ve yol haritasını ortaya koyan 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi, engelliliğin bir insan hakları meselesi olduğu küresel olarak kabul edilen bir yaklaşım haline geldiğini belirtilen 2023-2025 Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı gibi belgelerle de vurgulamaktadır.
22. İlgili İdarenin de Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde; standardın uygun olması kaydıyla bu Yönetmeliğin puan, süre ve dönem ile ilgili hükümlerine bağlı kalmaksızın kendisinin engelli olduğunu belgelendirmesi halinde talep ettiği yere atanabileceği belirterek söz konusu yasal düzenlemeler ile uyumlu hareket ettiği görülmektedir.
23. Diğer yandan, idarelerin varlık amacının kamu hizmetinin sürekli ve sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi olduğu düşünüldüğünde kamu hizmetinin aksatılmadan yürütülebilmesi için İdarelerin kadro ve personel planlaması hususlarında aldığı tedbirlerin normal karışlanması gerektiği değerlendirilmektedir.
24. Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı Kararında; “Kişilerin ailevi ve sosyoekonomik sebepler gibi bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” ifade edilmektedir.
25. İdari işlemlerin hukuk kuralları ile baştan emredici bir biçimde saptanmadığı durumlarda, takdir yetkisinin varlığı kabul edilmektedir. (Gözübüyük, Şeref ve Turgut Tan, İdari Yargılama Hukuku, 6. baskı,
C. 2, Ankara: Turhan Kitabevi, 2013.) Takdir yetkisi, idareye, yapacağı işlem hakkında seçim yapmak
imkânı vermekle birlikte işlem yapmak ya da yapmamak konusunda da hareket serbestisi kazandırmaktadır. Bu doğrultuda idari görevlere atama yapmak veya görevden almak da idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmektedir. Bununla birlikte idare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır. İdareye tanınan bu takdir yetkisi, mutlak ve sınırsız olmayıp, objektif olarak eşit bir şekilde, aynı durumda olan personel arasında ayrım gözetilmeksizin kullanılması gereken bir yetkidir.
26. Bu çerçevede somut olayda başvuranın engellilik mazeretine dayalı nakil talebinin 28/01/2022 tarihli ve 2022/28 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Kararı ile 2022 yılında Türkiye genelinde kullanılmak üzere Bakanlıklarına yeteri kadar açıktan ve naklen atama sayısı verilmediği gerekçesiyle reddedildiği, bu hususta kamu yararı ve hizmeti gereklerine aykırı bir durum tespit edilemediği ve idarenin ilgili mevzuat çerçevesinde hukuken geçerli ve kabul edilebilir bir sebep dışında başka bir sebebe dayanmadığı görülerek
başvuranın nakil talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden başvuranın nakil talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Engellilik
Durumuna Bağlı Yer Değişikliği başlıklı Ek 3 üncü Maddesinin Değiştirilmesi Talebi Yönünden; 27. Başvuran, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Engellilik
Durumuna Bağlı Yer Değişikliği başlıklı Ek 3 üncü maddesi; “İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu
Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır” hükmündeki kadro imkânları kısıtının kaldırılmasını talep etmektedir.
28. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Amacının “657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 2 nci maddesi ve aynı
Kanunun 2670 sayılı Kanunla değişik 72 nci maddesine dayanılarak, Devlet Memurlarının aynı kurum içinde yer değiştirme suretiyle atanmalarını sağlamak” olduğu, Kapsamının ise; Özel Kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydiyle Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile bunlara bağlı Döner Sermayeli
Kuruluşlarda ve Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet Memurları Hakkında uygulanır. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesinde yer alan Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil memurlar, a) Aynı Kanunun 59 ncu maddesinde sayılan istisnai memurluklar, b) Aday Memurlar, Milli Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda görevli memurlar,(1) bu Yönetmelik hükümlerine tabi değildir”, şeklinde belirlendiği bilinmektedir.
29. Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve
Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa’dan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanunlardan almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün değildir.
30. Bahse konu Yönetmelik devlet memurlarının yer değiştirme suretiyle atanmalarında hizmet gereklerini esas alarak atamayı belli kurallara bağlamak, görevde verimliliği artırmak ve yurdun değişik hizmet bölgeleri ve alanlarında görev yapmalarını sağlayarak hizmetin yaygınlaşmasını temin etmek kamu yararı ve hizmeti gereklerine uygun adil ve dengeli personel dağılımını gözetebilmek amacıyla 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununa dayanılarak çıkartılmıştır. Bununla birlikte mezkur düzenlemenin kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan normlara aykırı veya bu normları değiştirici nitelikte bir hüküm getirmediği hususları dikkate alındığında başvuruya konu yönetmelik hükmünün hukuka uygun olduğu değerlendirilerek başvuranın Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin
Yönetmeliğin Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği başlıklı Ek 3 üncü Maddesinin Değiştirilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 31. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.
32. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi
içinde cevap verilmekle birlikte başvuranın 09/06/2022 ve 23/12/2022 tarihli dilekçelerine cevap verilmediği görülerek kanunlara uygunluk, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, , bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bundan böyle bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
33. Ayrıca, BM Engelli Hakları Sözleşmesinde ifade bulduğu şekliyle engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesinin ve uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alınmasının sağlanması, engellilerin kamu sektöründe istihdamının sağlanması ve devam ve ettirilmesi hususları ile engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması gerekliliği göz önünde tutularak başvuranın Silifke İlçe Devlet Hastanesinden alınmış %94 engel oranına sahip (Görme Sistemi %10 Özür
Oranı, Solunum Sistemi %40 Özür Oranı, Kas İskelet Sistemi %80 Özür Oranı), ağır engelli evet ibareli, sürekli rapor geçerlilik süresi olan Engelli Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu, Sağlık Bakanlığı Atama ve
Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 17. maddesinin ı fıkrasında kurumlarınca yer değişikliği yapılamayanlardan; kendisinin engelli olması halinde kurumlar arası naklen atanmasında kura şartı aranmayacağının belirtildiği diğer bir ifade ile açıktan ve naklen kadro bulunması durumunda ve kurumlarının muvafakati şartıyla nakillerin yapılabildiği, ilgili idaresince de başvuranın nakil talebinde mevzuatsal açıdan engel olmadığının açıkça ifade edildiği ve kurumlarının muvafakat vermesi halinde naklin yapılabileceğinin belirtildiği kaldı ki Mersin İlinin Eczane Teknikeri unvan branşında standart kadrosu; 32 çalışanı ise; 11 olduğundan boş kadro bulunduğu görüldüğünden başvuranın engellilik mazeretine dayalı nakil talebinin 2023 yılında Türkiye genelinde kullanılmak üzere Sağlık Bakanlığına verilecek olan açıktan ve naklen atama sayısı dâhilinde öncelikli olarak değerlendirilmesi hususu hatırlatılmaktadır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
34. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi