|
ÖZET: Başvuran, Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında 20 yılı aşkın bir süre görev yaptıktan sonra, engellilik durumu nedeniyle Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’na atanmış ve ardından Denizcilik ve İç Su Hizmetleri Müdürlüğü’nde görevlendirilmiştir. Yeni görev yerinin ulaşım koşullarının engellilik durumuna uygun olmadığını belirten başvuran, eski görevine geri dönmek için talepte bulunmuştur. İdare, başvuranın engellilik durumuna uygun tedbirlerin alındığını ve her iki görev yerinin aynı yerleşkede bulunduğunu ifade etmiştir.
İdare, İtfaiye Daire Başkanlığı’na 64 itfaiye eri ataması yapıldığını ve başvuranın talep ettiği pozisyonda açık kadro bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın maaşında bir değişiklik olmadığını ve çalışma koşullarının engelli bir personel için uygun olmadığını vurgulamıştır. Sonuç olarak, başvuranın İtfaiye Daire Başkanlığı’na atanma talebinin reddedilmesine karar verilmiştir. Bu karar, idarenin hukuka uygun hareket ettiğini ve başvuranın talebinin kamu yararı açısından uygun olmadığını göstermektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/12427-S.23.19724
BAŞVURU NO : 2023/12986
KARAR TARİHİ : 29/09/2023
RET KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Başvuranın, eski görev yerinde görevlendirilme talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 12/08/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvurucu özetle; Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye
Daire Başkanlığında 20 yılı aşkın bir süredir görev yaptığını, söz konusu yerin engellilik durumuna uygun fiziki şartalar ihtiva ettiğini, 24 saat çalışıp 48 saat istirahat yapabildiğini ve bu durumun ayağındaki engel durumuna iyi geldiğini ancak siyasi söylemleri nedeni ile görev yerinin Çevre Koruma ve Kontrol Daire
Başkanlığı ilaçlama birimi santrali olarak değiştirildiğini, sonrasında ise Denizcilik ve İç Su Hizmetleri
Müdürlüğüne atandığını ancak İtfaiye Daire Başkanlığındaki görev yerinde kaldırım olmadığını ayrıca ve arabasını park edip hemen görev yerine gidebildiğini ancak yeni grev yerinde bu imkanların mevcut olmadığını, durumunu bu değişiklik sonrası maaşının dokuz bine yakın kesintiye uğradığını ifade etmek suretiyle eski görev yeri olan İtfaiye Daire Başkanlığı santralinde görevlendirilmeyi Kurumumuzdan talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 20/08/2023 tarih ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazımıza cevaben Adana büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 29/08/2023 tarih ve S. sayılı cevabi yazıda özetle; Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına 20.07.2023 tarihli ve sayılı yazı ile başvuranın engellilik durumuna uygun gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin bilgi verildiği, adı geçenin hali hazırda görev yeri ile talep ettiği görev yerinin aynı yerleşkede bulunmakta olduğu, ulaşım konusunda herhangi bir değişiklik olmadığı ayrıca başvuranın engel durumuna ilişkin taleplerini yerine getirmek için azami özen gösterildiği, Belediyede itfaiye hizmetlerinin İtfaiye personeli eliyle yürütülmesi hedeflendiği ve bu hedef doğrultusunda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından gerekli izinler alınarak 64 adet itfaiye personeli atamasının yapıldığı ve İtfaiye Dairesi Başkanlığında görevlerine başladığı, adı geçenin İtfaiye Dairesi Başkanlığı santralinde görev yapmakta iken aynı yerleşkede yer alan ancak riski
nispeten daha az bir birim olan Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı santralinde görevlendirildiği, başvuranın görevlendirilmeyi talep ettiği İtfaiye Dairesi Başkanlığına 64 adet itfaiye eri atamasının yapıldığı ve gerek hizmet gereği gerekse İtfaiye iş ve işlemlerinin uzman personelce gerçekleştirilmesi amacıyla söz konusu görevlere İtfaiye Eri kadrosunda personel görevlendirileceği, ayrıca talep edilen Daire
Başkanlığında işçi kadrosunda açık pozisyon bulunmadığı, başvuranın Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi
Başkanlığında hafta içi 9 saat (Cuma 8 saat), hafta sonu ise tam gün izinli sayıldığı, İtfaiye biriminin çalışma koşulları, iş riski, 24 saat çalışma hizmeti vb. koşulları engelli bir personel için risk ve yoğun bir iş temposu gerektirdiği, aaş farklarının personelin çalışma koşulları vb. sebeplere dayalı olarak değişebildiği,genellikle ağır işler ve vardiyalı çalışan personelin vardiya çalışması gece dönemine denk gelmesi durumunda gece zammı ödemesinden faydalanmaktadır. Ancak sadece İtfaiye birimi değil tüm birimlerde aynı durumun söz konusu olduğu, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın,
3.1. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın,“Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
3.2. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49’uncu maddesinde, “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.”
3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.4. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
4. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin; 4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.
4.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm
yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.”
4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin; 4 üncü fıkrası “Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”
4.4. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye
Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir: (a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”,
4.5. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin 1nci fıkrasında; “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar…” hükümlerini amirdir.
5. 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına Veya
Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması İle Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Ek 2’nci maddesi “(1) Kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçiler, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabilir. (2) Bu kapsamdaki talepler kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır. (3) İşçinin kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle kurum içinde yer değişikliği talep etmesi hâlinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, işçinin ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır. (4) Engellilik durumu devam ettiği sürece kurum ve kuruluşlarca isteği dışında işçinin görev yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan işçiler hakkında genel hükümler çerçevesinde işlem yapılır.” 6. 4857 sayılı İş Kanununun;
6.1. “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde, “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.”,
6.2. “Tanım ve şekil” başlıklı 8’inci maddesinde; “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.”
6.3. “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30’uncu maddesinde; “İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır. […] İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlarlar. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence nasıl işe alınacakları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınarak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. […].”
6.4. “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık” başlıklı 101’inci maddesinde; “Bu
Kanunun 30 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için bin yedi yüz
Türk Lirası idari para cezası verilir. Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz.”
7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 393’üncü maddesinde; “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.”
8. Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası ile Adana Büyükşehir Belediyesi Toplu İş
Sözleşmesinin “İş ve işyeri değişikliği” başlıklı 23’üncü maddesi, “İşçilerin asıl işyerlerinde çalıştırılmaları esastır. İşçilerin yazılı rızası olmadıkça işinde esaslı bir değişiklik yapılamaz. İşçiler gerektirdiği taktirde işyeri içinde unvanı veya niteliği benzer başka işlerde veya yerlerde geçici veya devamlı olarak görevlendirilir. Geçici süre ile nakillerde işçinin rızası aranmaz. Ancak bu süre bir yıl içinde 3 ayı geçemez.
Özel bilgi ve tecrübeyi gerektiren işler, bu niteliklere haiz olmayan işçilere gördürülemez.
İş ve işyeri değişikliği hiçbir zaman ceza mahiyetinde olamaz. İş ve işyeri değişikliği nedeni ile işçi ücretlerinde herhangi bir indirim yapılamayacağı gibi geçici görevdeki işin niteliğine göre sağlanan ekler de işçiye ödenir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Başvurucu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığında 20 yılı aşkın bir süredir görev yaptığını, söz konusu yerin engellilik durumuna uygun fiziki şartalar ihtiva ettiğini, 24 saat çalışıp
48 saat istirahat yapabildiğini ve bu durumun ayağındaki engel durumuna iyi geldiğini ancak siyasi
söylemleri nedeni ile görev yerinin Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı ilaçlama birimi santrali olarak değiştirildiğini, sonrasında ise Denizcilik ve İç Su Hizmetleri Müdürlüğüne atandığını ancak İtfaiye
Daire Başkanlığındaki görev yerinde kaldırım olmadığını ayrıca ve arabasını park edip hemen görev yerine gidebildiğini ancak yeni grev yerinde bu imkanların mevcut olmadığını, durumunu bu değişiklik sonrası maaşının dokuz bine yakın kesintiye uğradığını ifade etmek suretiyle eski görev yeri olan İtfaiye Daire
Başkanlığı santralinde görevlendirilmeyi Kurumumuzdan talep etmektedir.
11. Başvuran İtfaiye Daire Başkanlığı nezdinde çalışırken Başkanlık Makamının 22/06/2023 tarihli Oluru ile Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığında sinekle mücadele biriminde santralde görevlendirilmiş sonrasında ise %40 lık engel oranı gerekçesiyle aynı Daire Başkanlığı bünyesinde Denizcilik ve İç Su
Hizmetleri Müdürlüğünde santralde görevlendirilmiştir. Başvuran yeni görev yerinde araba park yeri ile görev yeri arasındaki mesafenin ayağındaki engel durumuna uygun olmadığını ve durumun sağlık durumunu olumsuz yönde etkilediğini ifade etmekte ise de idare tarafından yazılan 20.07.2023 tarihli ve sayılı yazı ile başvuranın engellilik durumuna uygun gerekli tedbirlerin alınması bilgisi verilmiştir.
11.1. Başvuran İtfaiye Daire Başkanlığı nezdindeki görevinde dokuz bine yakın maaş farkının bulunduğunu ayrıca 24 saat çalışıp 48 saat istirahatte bulunabildiğini ifade etmektedir. İdare tarafından gönderilen cevabi yazıda ise Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığında hafta içi 9 saat (Cuma 8 saat), hafta sonu ise tam gün izinli sayıldığı, itfaiye biriminin çalışma koşulları, iş riski, 24 saat çalışma hizmeti vb. koşulları engelli bir personel için risk ve yoğun bir iş temposu gerektirdiği, maaş farklarının ise personelin çalışma koşulları vb. sebeplere dayalı olarak değişebildiği, genellikle ağır işler ve vardiyalı olarak çalışan personelin vardiyalı çalışması gece dönemine denk gelmesi durumunda gece zammı ödemesinden faydalanıldığı, ancak itfaiye biriminde değil tüm birimlerde bu durumun geçerli olduğu ifade edilmiş olup başvuran nezdinde yapılan iş ve ödenen ücret ana para tutarında bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir.
12. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dahil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenlemelerin yapılması gerektiği bildirilmektedir. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.
13. Bilindiği üzere; Anayasanın 49’uncu maddesiyle, çalışanların hayat seviyesinin yükseltilmesi ve çalışma hayatını geliştirmek için gerekli tedbirlerin alınmasının Devletin ödevi olduğu, 4857 sayılı İş
Kanunu hükümlerine tabii olarak çalışan personelin işçi olarak adlandırıldığı, 4857 Sayılı İş Kanununda işçi ile işveren arasındaki ilişkinin bir iş sözleşmesine bağlı olduğu, iş sözleşmesinin kapsamının bağımlı
iş görme ve ücret ödemesinden oluştuğu, Türk Borçlar Kanununda ise hizmet sözleşmesinin belirli veya belirsiz işçinin işverene bağımlı olarak iş görmesi olarak tanımlamıştır.
14. İdari işlemlerin hukuk kuralları ile baştan emredici bir biçimde saptanmadığı durumlarda, takdir yetkisinin varlığı kabul edilmektedir. (Gözübüyük, Şeref ve Turgut Tan, İdari Yargılama Hukuku, 6. baskı,
C. 2, Ankara: Turhan Kitabevi, 2013.) Takdir yetkisi, idareye, yapacağı işlem hakkında seçim yapmak
imkanı vermekle birlikte işlem yapmak ya da yapmamak konusunda da hareket serbestisi kazandırmaktadır.
Bu doğrultuda idari görevlere atama yapmak veya görevden almak da idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak İdare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır.
15. Başvuranın Kurumumuza gönderdiği görsellerde İtfaiye Daire Başkanlığındaki santral görev yerinin düz ayak olduğu herhangi bir basamak ve merdiven bulunmadığı ancak yeni görev yeri olan Denizcilik ve
İç Su Hizmetleri Müdürlüğünün basamak, kaldırım ve merdiven ihtiva ettiği bu durumun ise ayağından
%40 engel oranı olan başvuran açısından zor hatta tahammülü imkansız çalışma koşulu oluşturdu ifade edilmekte ise de idare tarafından 20.07.2023 tarihli ve sayılı yazı ile başvuranın engellilik durumuna uygun gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin gereğinin yapılması hususunda Çevre Koruma ve
Kontrol Dire Başkanlığına yazı yazılmış ayrıca başvuranın hali hazırda görev yeri ile talep ettiği görev yerinin aynı yerleşkede bulunduğu için ulaşım konusunda herhangi bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir.
16. Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası ile Adana Büyükşehir Belediyesi Toplu İş Sözleşmesinin
“İş ve işyeri değişikliği” başlıklı 23’üncü maddesinde, işçilerin gerektirdiği taktirde işyeri içinde unvanı veya niteliği benzer başka işlerde veya yerlerde geçici veya devamlı olarak görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. Başvuran İtfaiye Daire Başkanlığından, Çevre koruma Daire Başkanlığı nezdinde görevlendirilmiş olup İtfaiye Dairesi Başkanlığına idare tarafından 64 adet itfaiye eri ataması yapılmış ve gerek hizmet gereği gerekse itfaiye iş ve işlemlerinin uzman personelce gerçekleştirilmesi amacıyla söz konusu görevlere itfaiye eri kadrosunda personelin görevlendirileceği, ayrıca talep edilen İtfaiye Daire
Başkanlığında işçi kadrosunda açık pozisyon bulunmadığı da idare tarafından Kurumumuza bildirilmiştir.
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın İtfaiye Daire Başkanlığında görevlendirilme talebinin, söz konusu Daire Başkanlığına 64 itfaiye erinin alımının yapıldığı, gerek hizmet gereği gerekse ifaiye iş ve işlemlerinin uzman personelce gerçekleştirilmesi amacıyla söz konusu görevlere itfaiye eri kadrosunda personelin görevlendirileceği ayrıca İtfaiye Daire Başkanlığında işçi kadrosunda açık pozisyon bulunmadığı gerekçesiyle başvuranın talebinin reddedildiği, bu hususta kamu yararı ve hizmeti gereklerine aykırı bir durum tespit edilemediği, başvuranın yaptığı işin ve aldığı maaş ana para tutarının aynı olduğu ayrıca idarenin ilgili mevzuat çerçevesinde hukuken geçerli ve kabul edilebilir bir sebep dışında başka bir sebebe dayanmadığı görülerek başvuranın kadrosunun İtfaiye Daire Başkanlığına alınması talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği
cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Adana İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR ÖNERİSİ
Açıklanan gerekçelerle başvuranın İtfaiye Daire Başkanlığında görevlendirilme talebinin REDDİNE;
Kararın BAŞVURAN ve ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi