ÖZET: Bu karar, Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan bir annenin, 6 yaşına girecek olan kızının eğitim-öğretim dönemi sonuna kadar yanında kalması talebine ilişkindir. Başvuran, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 65. maddesine dayanarak, kızının ruhsal sağlığı ve eğitim hayatının sekteye uğramaması gerekçesiyle bu talebi iletmiştir. Ancak Adalet Bakanlığı, 6 yaşını dolduran çocukların ceza infaz kurumlarında barındırılmasının mevzuat gereği uygun olmadığını belirtmiştir.

Değerlendirme sonucunda, başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 6 yaşını dolduran bir çocuğun ceza infaz kurumunda kalmasının, çocuğun gelişimine olumsuz etkileri olacağı ve çocuğun bakımının yasal olarak babasına devredilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, pandemi nedeniyle eğitim sürecinin uzaktan eğitime dönüşmesi, başvuranın talebinin reddini destekleyen bir diğer faktör olmuştur. Sonuç olarak, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğu ve çocuğun üstün yararının gözetildiği belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/69284-S.20.75473

BAŞVURU NO : 2020/4214

KARAR TARİHİ : 25/08/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Hükümlü annenin, 6 yaşını dolduran kızının eğitim-öğretim

BAŞVURUNUN KONUSU :

dönemi sonuna kadar ceza infaz kurumunda kendisiyle kalması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 03/03/2020

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda tutuklu bulunduğunu, 3 yaşından beri kendisiyle kalan ve Adalet Anaokuluna devam eden kızı ’ın 9 Şubat 2020’de 6 yaşına gireceğini ve artık kendisi yanında kalamayacağını, 5275 sayılı Kanun’un 65 inci maddesi hükmü gereği dönem ortasında okulundan, arkadaşlarından ve öğretmenlerinden ayrılacağından kızının ruhsal açıdan sarsılacağını ve eğitim hayatının sekteye uğrayacağını, kızının, ailesinin yanında okula başlayacak psikolojiye sahip olmadığını belirterek kızının tüm yıl boyunca olmasa dahi 2019-

2020 eğitim öğretim dönemi bitene kadar 6 yaş süresince yanında kalmasını ve konuyla ilgili

tavsiye kararı verilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 07/04/2020 tarihli ve S sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Adalet Bakanlığı’nın 19/06/2020 tarihli sayılı yazısında konu hakkında özetle aşağıdaki

bilgilere yer verilmiştir:

2.1) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 65 inci maddesinin

birinci fıkrasında “Anaları hükümlü olup da dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan sıfır-altı yaş grubundaki çocuklar, analarının yanında kalabilirler.” hükmü ve

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun hükümleri değerlendirildiğinde, yaş tespiti yapılırken,

yaşa girilen tarih değil doldurulduğu tarih esas alınmakta olup 6 yaşını (72 ay) dolduran bir çocuğun kurumda barındırılmasının mevzuat çerçevesinde uygun olmadığı,

2.2) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Hükümlünün

bakıma muhtaç çocuklarının barındırılması başlıklı 65 inci maddesinin birinci fıkrasında

“Anaları hükümlü olup da dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan sıfır-altı yaş grubundaki çocuklar, analarının yanında kalabilirler. Bu çocuklar gündüzleri ceza infaz kurumu bünyesindeki veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu veya diğer kurum ve kuruluşlara ait kreş ve gündüz bakımevlerinde barındırılırlar.” hükmü kapsamında anaları ile birlikte barındırılan çocuklar en fazla altı yaşına kadar ceza infaz kurumlarında barındırıldığı,

2.3) Öte yandan; 5275 sayılı Kanun’da gerçekleştirilen düzenlemelerde 65 inci madde

hükümlerinde değişiklik yapılmamış olup istisnai suçlar hariç olmak üzere, 0-6 yaş çocuğu bulunan hükümlü kadınların denetimli serbestliğe ayrılma sürelerinin son 2 yıldan son 4 yıla çıkarıldığı, yukarıda belirtilen mevzuat hükmü doğrultusunda 6 yaşını dolduran çocukların, kurum dışında bakım vereni olması halinde, annesinin rızası alınarak bakım verenine; bakım vereninin olmaması durumunda ise bağlı bulunduğu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler

Bakanlığı İl Müdürlüklerine teslim edildiği, çocukların 72 ayı dolduracağı yıl içerisinde eğitimöğretim döneminin başlayacak olması durumunda psiko-sosyal yardım servisi uzmanlarınca anne ile görüşülerek çocuğun üstün yararı gereği ve eğitim-öğretiminde aksama olmaması amacıyla anne rızası alınarak kurum dışındaki bakım verenine ya da kuruluşlara tesliminin gerçekleştirilebildiği,

2.4) Çocukların kurum dışına verilmesinin ardından anne ile iletişiminin devamının sağlanması

amacıyla kurum dışındaki bakım verenleri ile ya da kuruluşlarla iletişime geçilerek çocuğun üstün yararı gereği iletişimin devamlılığının sağlandığı, çocuğun tek başına karantinaya alınamaması veya çocuğu teslim alacak ailenin içeri girememesi nedeniyle pandemi süresince çocukların ceza infaz kurumlarına tüm giriş çıkışlarının durdurulduğu, ceza infaz kurumundan ayrılan çocuğun ailesine açık ve kapalı görüşler hakkında, ayrıca çocuğun kapalı görüşlerden olumsuz etkilenebileceği konusunda bilgi verildiği, çocuklara da yine uzmanlar tarafından konunun çocuğun anlayabileceği bir şekilde anlatıldığı,

2.5) Çocuk 6 yaşını doldurduğunda ailenin ekonomik durumu yetersizse ve dışarıda bakacak

kişilerin zorlanacağı düşünülüyorsa tutuklu/hükümlünün talebi doğrultusunda çocuğun koruma altına alınabileceği, koruma altına alınması durumunda hangi süreçlerden geçeceği hakkında anneye bilgi verildiği,

2.6) Çocuk dışarı çıktığında teslim alan aile veya kurum çocuğu başka bir anaokuluna

kaydetmek istediğinde MEB sistemi üzerinde kayıt transferinin kolaylıkla yapılabildiği, bu yöndeki taleplerin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Adalet Anaokulu Müdürlüğüne sistem üzerinden iletildiği ve anaokulu müdürlerinin de söz konusu talepleri bekletmeden gerçekleştirdiği,

2.7) Dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını nedeniyle hükümlü ’ın

yanında kalan çocuğu ’ın, annesinin rızası ile 11/03/2020 tarihinde babası

’a teslim edildiği, çocuğun teslim edildiği ailesinin Adana ilinde ikamet ettiği, Adana iline en yakın kadın ceza infaz kurumunun ise Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu olduğu, anne ’ın başka bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin bulunmadığı,

2.8) 12/03/2020 tarihinde Covid-19 tedbirleri kapsamında okulların tatil edilmesinin

açıklanması sebebiyle okul öncesi eğitim öğretim ikinci döneminin tamamlanamayacağı,

hususları belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın,

3.1) I. Ailenin korunması ve çocuk hakları başlıklı 41 inci maddesi ikinci fıkrasında, “Aile,

Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”; “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinde, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”

3.2) VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı başlıklı 74 üncü

maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.3) Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye

Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

4) Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin,

4.1) 1 inci maddesinde “Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre

daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.”

4.2) 2 nci maddesinde “1. Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri

altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.”

4.3) 3 üncü maddesinde “1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari

makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.”

4.4) 18 inci maddesinde “1. Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişmesinin

sağlanmasında ana-babanın birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin tanınması için her türlü çabayı gösterirler. Çocuğun yetiştirilmesi ve geliştirilmesi sorumluluğu ilk önce ana-babaya ya da durum gerektiriyorsa yasal vasilere düşer. Bu kişiler her şeyden önce çocuğun yüksek yararını göz önünde tutarak hareket ederler. 2. Bu Sözleşmede belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin gelişmesini sağlarlar.”

5) 7) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun,

5.1) Tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinde “a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile,

onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi; bu kapsamda, 1. Korunma ihtiyacı olan çocuk: Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuğu,(…) ifade eder”.

5.2) Temel ilkeler başlıklı 4 üncü maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun

haklarının korunması amacıyla; a) Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması, b) Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi, c) Çocuk ve ailesinin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tâbi tutulmaması, d) Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması, e) Çocuğun, ailesinin, ilgililerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları, f) İnsan haklarına dayalı, adil, etkili ve süratli bir usûl izlenmesi, g) Soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam gösterilmesi, h) Kararların alınmasında ve uygulanmasında, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun eğitimini ve öğrenimini, kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin desteklenmesi, (…)j) Tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak görülmesi, kararların verilmesinde ve uygulanmasında toplumsal sorumluluğun paylaşılmasının sağlanması, (…)

İlkeleri gözetilir.”

6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

7) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Hak ehliyeti başlıklı 8 inci maddesinde “Her

insanın hak ehliyeti vardır. Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler.”; II. Fiil ehliyeti 1. Kapsamı başlıklı 9 uncu maddesinde

“Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir.”; 2.

Koşulları a. Genel olarak başlıklı 10 uncu maddesinde “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.”; b. Erginlik başlıklı 11 inci maddesinde

“Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar. (…)”; 323 üncü maddesinde; “Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.”; C. Çocuk ile kişisel ilişki I. Ana ve baba ile 1. Kural başlıklı 323 üncü maddesinde “Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.”; Velâyet A. Genel olarak I. Koşullar başlıklı 335 inci maddesinde “Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz. Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velâyeti altında kalırlar.”; B. Velâyetin kapsamı I. Genel olarak başlıklı 339 uncu maddesinde “Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar. II. Eğitim başlıklı 340 ıncı maddesinde

“Ana ve baba, çocuğu olanaklarına göre eğitirler ve onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini sağlar ve korurlar. III. Velâyetin kaldırılması 1. Genel olarak başlıklı

348 inci maddesinde “Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da

bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim aşağıdaki hâllerde velâyetin kaldırılmasına karar verir: 1. (Değişik: 1/7/2005-5378/38 md.) Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi. (…)”;Vesayeti Gerektiren Hâller B. Kısıtlama III. Özgürlüğü bağlayıcı ceza başlıklı 407 inci maddesinde “ Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır.”

8) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Hükümlünün

bakıma muhtaç çocuklarının barındırılması başlıklı 65 inci maddesinde “ (1) Anaları hükümlü olup da dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan sıfır-altı yaş grubundaki çocuklar, analarının yanında kalabilirler. Bu çocuklar gündüzleri ceza infaz kurumu bünyesindeki veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu veya diğer kurum ve kuruluşlara ait kreş ve gündüz bakımevlerinde barındırılırlar. (2) Analarının yanında kalan çocuklara, yaş ve durumlarına ve ihtiyaçlarına göre yiyecek ve içecek verilir. (3) Üç yaşını doldurmuş çocuklar, hâkim kararıyla çocuk yuvalarına veya yetiştirme yurtlarına yerleştirilebilirler. Bu çocukların belirlenecek bir program ve usule göre zaman zaman analarıyla temasları sağlanır.”

9) 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 3 üncü maddesinde “(Değişik:27/6/2019-

7180/2 md.) Mecburi ilköğretim çağı, 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsar. İlkokulların birinci sınıflarına o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayını dolduran çocukların kaydı yapılır. Ancak çocuğun gelişim durumuna bağlı olarak okula erken başlaması veya kaydının ertelenmesi ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirilerek, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi”

Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda tutuklu bulunduğunu, 3 yaşından beri kendisiyle kalan ve Adalet Anaokuluna devam eden kızı ’ın 9/02/2020’de 6 yaşına gireceğini ve artık kendisi yanında kalamayacağını, 5275 sayılı Kanunun 65 inci maddesi hükmü gereği dönem ortasında okulundan, arkadaşlarından ve öğretmenlerinden ayrılacağından kızının ruhsal açıdan sarsılacağını ve eğitim hayatının sekteye uğrayacağını, kızının, ailesinin yanında okula başlayacak psikolojiye sahip olmadığını belirterek kızının tüm yıl boyunca olmasa dahi 2019-

2020 eğitim öğretim dönemi bitene kadar 6 yaş süresince yanında kalmasını ve konuyla ilgili

tavsiye kararı verilmesini talep etmiştir.

12) Başvuranın aynı konudaki 23/01/2020 tarihli ilk başvurusuna ilişkin 23/01/2020 tarihli

2020/1544 sayılı Gönderme Kararı ile başvuranın anaokulu öğrencisi 6 yaşındaki kızının eğitim dönemi sonuna kadar kapalı ceza infaz kurumunda yanında kalmasına izin verilmesi talebi

Adalet Bakanlığına iletilmiş ve konuyla ilgili Adalet Bakanlığınca yapılacak işlem sonucunun

Kurumumuza bildirilmesi talep edilmiştir. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü 02/04/2020 tarihli sayılı cevabi yazısında özetle; yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 65 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun hükümleri değerlendirildiğinde, yaş tespiti yapılırken, yaşa girilen tarih değil doldurulduğu tarih esas alınmakta olduğundan 6 yaşını (72 ay) dolduran bir çocuğun kurumda barındırılmasının mevzuat çerçevesinde uygun olmadığı ve cevabi yazının başvurana tebliğ edilmek üzere Tarsus

Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği kaydedilmiştir.

13) Başvurunun incelenmesinde; başvuranın 23/01/2020 tarihli ilk başvurusunda kızı

’ın 9/02/2020’de 6 yaşına gireceğinden bahisle kızının 2019-2020 yılı eğitim dönemi sonuna kadar kapalı ceza infaz kurumunda kendi yanında kalmasına izin verilmesini talep ettiği; Kurumumuzun 23/01/2020 tarihli Gönderme Kararı üzerine idare tarafından 60 gün içinde cevap verilmediği ve başvuranın tarihinde aynı konuda Kurumumuza yeniden başvuru yaptığı, bu başvuruda kızının ailesinin yanında okula başlayacak psikolojiye sahip olmadığından ve ikinci dönem eğitim-öğretimden mahrum kalması nedeniyle endişeli olduğundan bahisle konuyla ilgili tavsiye kararı verilerek kendisine iletilmesini talep ettiği; ikinci başvuruya ilişkin inceleme ve araştırma devam ederken Gönderme Kararına 02/04/2020 tarihli yazıyla cevap veren Adalet Bakanlığınca başvuranın talebinin reddedildiğinin başvurana ve Kurumumuza bildirildiği; tarihli başvuruya ilişkin Kurumumuzun 07/04/2020 tarihli bilgi belge talebinin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce 19/06/2020 tarihinde cevaplandırıldığı ve benzer gerekçeyle başvuranın talebinin uygun bulunmadığı görülmüştür.

14) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 9/02/2020’de 6 yaşına

girdiğini beyan ettiği kızı ’ın yaş hesaplamasında, idarenin de belirttiği üzere ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yaşa girilen tarih değil yaşın doldurulduğu tarih esas alınmakta olduğundan ve 6 yaşını (72 ay) dolduran bir çocuğun ceza infaz kurumunda barındırılmasının gerek mevzuat gerekse çocuğun üstün yararı çerçevesinde uygun olmadığından, başvuranın talebinin 2019-2020 yılı eğitim ve öğretim yılı bahar dönemine ilişkin olmakla birlikte bahar döneminde 12/03/2020 tarihi itibariyle pandemi nedeniyle örgün eğitime ara verildiğinden ve uzaktan eğitime başlandığından, 09/02/2020 tarihinde 6 yaşını doldurduğu ve mecburi ilköğretim çağında olduğu anlaşılan velayet sahibi babasına teslim edildiğinden, babanın yasal açıdan çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları almakla ve uygulamakla yükümlü olarak velayet görevini gereği gibi yerine getirmesi gerektiğinden başvuranın talebinin idarece reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, nitekim idarenin, çocukların 72 ayı dolduracağı yıl içerisinde eğitim-öğretim döneminin başlayacak olması durumunda psikososyal yardım servisi uzmanlarınca anne ile görüşülerek çocuğun üstün yararı gereği ve eğitimöğretiminde aksama olmaması amacıyla anne rızası alınarak kurum dışındaki bakım verenine ya da kuruluşlara tesliminin gerçekleştirilebildiğini, 6 yaşını dolduran çocukların ise kurum dışında bakım vereni olması halinde annesinin rızası alınarak bakım verenine teslim edilmesi gerektiğini açıklayarak ’ın babasına teslim edildiğini bildirmesi kapsamında özgürlüğü bağlayıcı bir ceza nedeniyle kısıtlanan başvuran annenin, kızının eğitimin sekteye uğramasından endişe duyduğunu belirtmekle birlikte bahar dönemi başlamadan kızının yanından ayrılmasını ve babasına teslim edilerek dönem başında okula başlamasını tercih etmediğinin anlaşıldığı, bu durumda başvuranın çocuğuyla ayrılık tarihini öteleme talebi psikolojik açıdan makul karşılanabilir bir istem olarak değerlendirilmekle birlikte 6 yaşını dolduran bir çocuğun ceza infaz kurumu bünyesinde kalmayı sürdürmesinin çocuğun gelişimine olumsuz etkileri gözetildiğinde çocuğun yaşam koşulları, sağlıklı gelişimi ve eğitimden daha fazla mahrum kalmaması hususları bir arada düşünülerek çok yönlü bir değerlendirme yapıldığında, kapalı ceza infaz kurumunda anne yanında kalan 6 yaşını dolduran çocuğun kurumdan ayrılmasına ilişkin idari işlemin hukuka uygun ve çocuğun üstün yararı doğrultusunda olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idarenin Kurumumuzun bilgi ve belgelere süresi içinde cevap vermediği, bu açıdan hem Kurumuzla yapılan yazışmalarda hem de başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ve karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası

uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden artakalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi