|
ÖZET: Bu karar, Gaziantep’te bir çocuğun tablet talebinin reddedilmesi üzerine yapılan başvurunun incelenmesiyle ilgilidir. Başvuran çocuk, tabletinin olmaması nedeniyle EBA sisteminde verilen derslere katılamadığını belirterek tablet talep etmiştir. İlgili idareler, başvuranın sosyal ve ekonomik durumunu değerlendirerek, muhtaçlık kriterlerinin sağlanmadığını ve bu nedenle tablet verilmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir.
Kararda, Anayasa’nın 90. maddesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi uyarınca çocukların haklarının güvence altına alındığı belirtilmiştir. Çocukların eğitim hakkı ve bu hakkın fırsat eşitliği temelinde sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. Ancak, yapılan sosyal incelemede başvuranın yeterli yaşam standardına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, idarenin başvuranın tablet talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi kararı, çocukların hakları ve sosyal yardımlaşma ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmiş ve idarenin kararına hukuken uygunluk tespit edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/10883-S.21.17507
BAŞVURU NO : 2021/4740
KARAR TARİHİ : 26/07/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GAZİANTEP AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ
GAZİANTEP İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
ŞEHİTKAMİL KAYMAKAMLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran çocuk, tabletinin olmaması nedeniyle EBA sisteminde verilen derslere katılamadığını belirterek tablet talebinde bulunmaktadır.
BAŞVURU TARİHİ : 27/02/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza çocuk internet sayfası (www.kdkcocuk.gov.tr) üzerinden yapılan başvuruda, daha önce de tablet talebinde bulunduğunu, herhangi bir netice alamadığını, tabletinin olmaması nedeniyle EBA sisteminde verilen derslere katılamadığını belirterek tablet talebinde bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 19/04/2021 tarihli ve sayılı yazısına istinaden Gaziantep
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 27/05/2021 tarihli ve sayılı cevabî yazıda özetle; 2.1. Ailenin durumunun ve koşullarının değerlendirilmesi amacıyla aile ile görüşme yapılmak üzere ailenin ikametgahına gidildiği, 2.2. Başvuran çocuk annesi olan Hanım ile görüşme yapıldığı, Hanım eşi
Bey ile aile birlikteliğinin devam ettiği, (2013), (2014) ve (2020) adında üç çocuğunun olduğu, eşi ve üç çocuklarıyla birlikte kendilerine ait olan evde yaşadıkları, çocuklardan
v eğitim hayatına devam ettikleri, okul çağında olmadığı ve bu sebeple herhangi bir işte çalışamadığı, eşinin halı fabrikasında sigortalı olarak çalıştığı, 4000 TL maaş aldığı, hanede sağlık problemi yaşanmadığı, çocukların aile içinde korunup gözetildiği, çocuklarla ilgili ihmal ve istismar risk durumlarının bulunmadığının gözlemlendiği, başvuranın SED yönetmeliğine uygun olmadığının düşünüldüğü, 3. Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen 28/04/2021 tarihli ve sayılı cevabî yazıda özetle; Bakanlığın belirlemiş olduğu kriterler kapsamında öğrenci (başvuran) ilkokul öğrencisi olduğundan dolayı tablet almasının mümkün olmadığı ayrıca hayırsever bağışı üzerinden verilmesi durumu kontrol edildiğinde
SYDV kayıtlarına göre muhtaç olmadığının görüldüğü, tüm bunlar değerlendirildiğinde öğrencinin tablet almasının mümkün gözükmediği, 4. Gaziantep Şehitkamil Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından gönderilen 02/06/2021 tarihli ve sayılı cevabî yazıda özetle; Başvuran çocuğun İlkokulu ikinci sınıf öğrencisi olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilkokul öğrencilerine tablet dağıtımı yapılmadığından ve muhtaçlık durumu incelendiğinde babasının brüt maaşının 8164 TL, kişi başına düşen gelirin 1400 TL olduğu, 3294
Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Kanunu uyarınca belirlenen muhtaçlık sınırının üzerinde olduğu (852), bu nedenle talebin yerine getirilmediği, 4.1. Şehitkamil Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’nın 30/12/2020 tarih ve sayılı yazısında da; Oturmuş oldukları evin kendisine (baba) ait olduğu, doğalgazlı apartman dairesi olduğu, haneye ait 1997 model Opel Astra araç kaydı bulunduğu, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”
5.1. 90 ıncı maddesinde; “ Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.
5.2. 42 inci maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.”
5.3. 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”
hükümleri amirdir.
6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin, 6.1. 1 inci maddesinde “Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.” 6.2. 2 nci maddesinde “1. Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.” 6.3. 3 üncü maddesinde “1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.” 6.4. 4 üncü maddesinde “Taraf Devletler, bu Sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik, sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak, Taraf
Devletler eldeki kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak, gerekirse uluslararası işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler alırlar.” 6.5. 12 inci maddesinde “Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini özgürce ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özeni gösterilmek suretiyle tanırlar.” 6.6. 17 nci maddesinde “Taraf Devletler, kitle iletişim araçlarının önemini kabul ederek çocuğun; özellikle toplumsal, ruhsal ve ahlâki esenliği ile bedensel ve zihinsel sağlığını geliştirmeye yönelik çeşitli ulusal ve uluslararası kaynaklardan bilgi ve belge edinmesini sağlarlar. Bu amaçla Taraf Devletler: Kitle iletişim araçlarını çocuk bakımından toplumsal ve kültürel yararı olan ve 29 uncu maddenin ruhuna uygun bilgi ve belgeyi yaymak için teşvik ederler (…)
6.7. 18 inci maddesinde “Bu Sözleşmede belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için
Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin gelişmesini sağlarlar.” 6.8. 28 inci maddesinde “Taraf Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli üzerinde aşamalı olarak gerçekleştirilmesi…” 7. 3294 Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun 1 inci maddesinde “Bu
Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”
/
7.1.2 inci maddesinde “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik
kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…) vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir.” 8. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26’ncı maddesi “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.
9. 03/03/2015 Tarih Ve 29284 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Ve
Ekonomik Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin; Tanımlar başlıklı 4’üncü maddesi “(1) Bu
Yönetmelikte geçen;…
l) Muhtaçlık: Kendisini, eşini ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarını ve diğer aile bireylerini, bulundukları mahallin hayat şartlarına göre asgari seviyede geçindirmeye yetecek geliri, malı veya kazancı bulunmama halini, … ifade eder.”, 9.1. Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacaklar başlıklı 6’ncı maddesi “Sosyal ve ekonomik destek hizmetlerinden yararlanacak kişiler şunlardır; …
b) Ekonomik yoksunluk nedeniyle, desteklenmedikleri takdirde korunmaya muhtaç duruma düşecek olanlardan haklarında bakım tedbiri kararı alınmaksızın sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlandırılarak ailesi veya yakınları tarafından bakılabilecek çocuklar.”, 9.2. “Sosyal inceleme” başlıklı 8’inci maddesi “(1) Meslek elemanları tarafından sosyal hizmet etiği ve müdahale yöntemleri çerçevesinde, müracaatçının ikametinde, gerek görülmesi halinde okul, işyeri ve toplumsal çevresi hakkında sosyal ve ekonomik durumlarını kapsayan kapsamlı inceleme yapılarak sosyal inceleme raporu düzenlenir.” hükümlerini ihtiva eder.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Kurumumuza çocuk internet sayfası (www.kdkcocuk.gov.tr) üzerinden yapılan başvuruda, daha önce de tablet talebinde bulunduğunu, herhangi bir netice alamadığını, tabletinin olmaması nedeniyle EBA sisteminde verilen derslere katılamadığını belirterek tablet talebinde bulunmaktadır.
12. Bilindiği üzere, Anayasanın 90 ıncı maddesine göre; yöntemince yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmeler kanun hükmündedir; hatta normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına, uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulama önceliği bulunmaktadır. Bu bağlamda; /
ülkemizde 1995 yılında 22184 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Hakları
Sözleşmesi ile ülkemizdeki tüm çocukların hakları öncelikle güvence altına alınmıştır.
Bununla birlikte; çocukların kendilerini ilgilendiren karar alma süreçlerine etkin katılımı Sözleşme’nin temel ilkeleri arasında yer almaktadır; Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci maddesinde düzenlenen ‘çocuk katılımı’, Sözleşme’de yer verilen tüm diğer hakların yaşamda karşılık bulması için, çocukların kendi fikirleri olan ve bu fikirleri özgürce ifade edebilen, kendilerini ilgilendiren karar alım süreçlerinde söz hakkına sahip bireyler olarak kabul edilmeleri gerektiğini belirtmektedir. Bu amaç doğrultusunda söz konusu başvuru öncelikle çocuğun katılım hakkını gerçekleştirdiği bir süreç olarak görülmekte ve diğer hakların yaşama geçmesinin önemli bir aracı olarak değerlendirilmektedir.
13. Başvuru konusu bu bağlamda incelendiğinde; başvuran çocuğun talebinin, Sözleşme’nin 6 ncı maddesinde düzenlenen Taraf Devletlerin, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterme, Sözleşmenin 18 inci maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardımı yapma ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin gelişmesini sağlama, Sözleşmenin
28 inci maddesinde düzenlenen eğitim hakkı ve bu hakkın fırsat eşitliği temelinde sağlanması taahhütleri
ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır.
14. Kısa sürede dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün etkilediği en önemli alanlardan birisi de eğitim sektörüdür. Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü tarih olarak 2020 yılı Mart ayından itibaren COVID-19 pandemisi ve bunun doğrudan ve dolaylı etkileri bazı zorlukları beraberinde getirerek günlük yaşam rutinini kesintiye uğratmış ve bu kesinti eğitim alanında da etkisini göstermiştir. Bu doğrultuda Türkiye’de 11 Mart
2020 tarihinde görülen ilk vakadan sonra okulöncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve yükseköğretim
kademelerinde eğitime kısa bir süreliğine ara verilmiştir. Ardından 23 Mart 2020 tarihinde Milli Eğitim
Bakanlığı ve YÖK tarafından alınan karar ile birlikte yüz yüze eğitim yerine uzaktan eğitim sürecine geçilmiştir.
15. Uzaktan eğitim en genel anlamda, eğitmenler ve öğrencilerin farklı zaman ve mekânlarda bulunmalarından dolayı, derslerin işlenmesi ve öğrenmenin kolaylaştırılması için bilgi teknolojilerini aktif bir şekilde kullanmalarına dayalı olarak işlenen bir öğretim yöntemi olarak tanımlanmaktadır (Valentine, 2002). Diğer bir tanıma göre ise uzaktan eğitim, öğretme ve öğrenme sürecinin büyük bir kısmında öğrenen ve öğretenin birbirlerinden ayrı ve uzak olduğu, derse içeriğine uygun materyal ve dokümanların sıklıkla kullanıldığı ve daha bağımsız olarak yürütülen bir eğitim şekli olarak betimlenmektedir (Uşun, 2006). Her iki tanımda da görülebileceği gibi uzaktan eğitimde en önemli noktayı kaynak ve alıcının farklı ortamlarda yer almasının ve bilgi teknolojilerinin aktif bir şekilde kullanımının oluşturduğu görülmektedir. Uzaktan eğitim ve bilgi teknolojileri özellikle son yirmi yıldır aktif olarak kullanılmakta olup, toplumun kabul ettiği en hızlı ilerleyen çevrimiçi ve çevrimdışı teknolojiler sayesinde insanlığın tüm kültürel değerlerini etkilemekte ve değiştirmektedir (Bayrak, Aydemir ve Karaman, 2017). Bu teknolojiler özellikle pandemi döneminde bilgi erişimini ve dağıtımını dünya nüfusunun büyük bir bölümü için kullanılabilir hale getirerek eğitim içeriğinin dijital ortamda taşınmasına ve aktarılmasına yardımcı olmuştur (Fidalgo, Thormann, Kulyk ve Lencastre, 2020).
16. Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı 23 Mart 2020 tarihinden itibaren üç televizyon kanalı ve EBA (Eğitim Bilişim Ağı) üzerinden her okul kademesindeki öğrencileri uzaktan eğitim kapsamına almıştır. Bu şekilde EBA (Eğitim Bilişim Ağı) üzerinden gerçekleştirilen dersler internet, TRT kanalı ile televizyon aracılığıyla derslerin yapılması sağlanarak TV ve internet tabanlı uzaktan eğitim platformları aktif olarak 1 kullanılmaya başlanmıştır.
Bu kapsamda uzaktan eğitim sürecinde internet ve cihaz ihtiyacı olan öğrenciler için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından sosyal sorumluluk kapsamındaki desteklere ilave olarak tedarik edilen 500 bin tablet bilgisayarın sevkiyat ve dağıtım süreci başlamıştır.
Başvuran çocuk da tabletinin olmaması nedeniyle EBA sisteminde verilen derslere katılamadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
17. Kurumumuzun 19/04/2021 tarihli ve . sayılı yazısı ile ilgili idareden çocuğun ve ailesinin yaşam koşulları hakkında profesyonel meslek elemanlarınca ayrıntılı, çok yönlü sosyal inceleme yapılması; yapılacak incelemede çocuğun ve ailenin halen içinde bulunduğu koşullara ait risklerin tanımlanması ve vaka hakkındaki inceleme ve araştırma sonucunda, çocuğun yeterli yaşam standardına sahip olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi; ayrıca bilgisayar ihtiyacına ek olarak asıl olarak çocuğun yeterli yaşam standardına sahip olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi için sosyal inceleme yapılması talep edilmiştir.
18. Yapılan sosyal incelemede; başvuran çocuk annesi olan Hanım ile görüşme yapıldığı, Hanım eşi Bey ile aile birlikteliğinin devam ettiği, (2013), (2014) ve (2020) adında üç çocuğunun olduğu, eşi ve üç çocuklarıyla birlikte kendilerine ait olan evde yaşadıkları, çocuklardan v eğitim hayatına devam ettikleri, okul çağında olmadığı ve bu sebeple herhangi bir işte çalışamadığı, eşinin halı fabrikasında sigortalı olarak çalıştığı,
4000 TL maaş aldığı, brüt maaşının 8164 TL, kişi başına düşen gelirin 1400 TL olduğu, hanede sağlık
problemi yaşanmadığı, çocukların aile içinde korunup gözetildiği, çocuklarla ilgili ihmal ve istismar risk durumlarının bulunmadığının gözlemlendiği, oturmuş oldukları evin kendisine (baba) ait olduğu, doğalgazlı apartman dairesi olduğu, haneye ait 1997 model Opel Astra araç kaydı bulunduğu başvuranın
SED yönetmeliğine uygun olmadığının düşünüldüğü belirtilmiştir.
19. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; yukarıda da izah edildiği üzere başvuranın talebine ilişkin olarak gerekli sosyal incelemenin usule uygun olarak yapıldığı, yapılan incelemede gerekli hususlara değinildiği, devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirebileceği dikkate alındığında idarenin başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden başvurunun reddedilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan
1 https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1265175
değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak
İdarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Gaziantep İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA, GAZİANTEP AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER İL
MÜDÜRLÜĞÜ’NE, GAZİANTEP İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE VE ŞEHİTKAMİL
KAYMAKAMLIĞI’NA tebliğine; Türkiye Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi