|
ÖZET: Başvuranlar, mülk sahibi oldukları işyerinde kiracı bulunan vergi mükelleflerinin kira kontratlarının verilmesi talebinde bulunmuşlardır. Ancak, Beyoğlu Vergi Dairesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca bu bilgilerin vergi mahremiyeti kapsamında olduğu gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Danıştay, başvurunun hukuka uygunluğunu değerlendirirken, bilgi edinme hakkının kapsamını ve istisnalarını incelemiştir.
Danıştay, kira kontratlarının, hem 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “ticari sır” tanımı hem de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “vergi mahremiyeti” hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, başvuranların talep ettiği belgelerin, vergi mahremiyeti ve ticari sır kapsamında olduğu, dolayısıyla bilgi edinme hakkının sınırları içerisinde yer almadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 17837-17837 |sayi|53878609-101.07.05.99-E.53878609-101.07.05.99-E.
BAŞVURU NO : 2018/5976 2018/ 5976
KARAR TARİHİ : 24/10/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Beyoğlu Vergi Dairesi
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranlar, mülk sahibi oldukları işyeri adresinde kiracı bulunanlardan vergi mükellefi olanların vergi dairelerindeki dosyalarında yer alan kira kontratlarının bir örneğinin Bilgi Edinme Kanunu hükümleri çerçevesinde taraflarına verilmesi talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 04/05/2018 4.5.2018
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 04/ 05/ 2018 tarihinde yapılan başvuruda başvuran vekilleri müvekkiller
ve tarafından, İstanbul ili, ilçesi, Mah . 123 pafta,
96 ada, 5 parselde kayıtlı, Sokak No: ‘te bulunan isimli taşınmazın
tamamının satın alındığını, yeni malik olduklarını, Noter kanalıyla eski kiracılara bildirdiklerini ve kira ödemelerini ihtar ettiklerini, ancak kiracıların bir kısmının kira ödemekten imtina ettiğini, kiracılar hakkında hukuki işlemlere dayanak olarak kullanmak için kira kontratlarını taşınmazın bulunduğu yerdeki Beyoğlu Vergi Dairesinden 13.12.2017 tarihinde, Bilgi Edinme Kanununa göre kayıt numarasıyla başvuru yaparak vergi dairesi kayıtlarında bulunması halinde kira kontratlarından birer fotokopinin taraflarına verilmesini talep ettiklerini, Beyoğlu Vergi Dairesinin
28.12.2017 tarihli sayılı yazısıyla verdiği cevapta talep edilen belgenin sayılı VUK’nun
Vergi Mahremiyeti başlıklı 5inci maddesine göre verilemeyeceğinin taraflarına bildirildiğini, taşınmazın yeni maliklerinin müvekkilleri olup talep edilen kira kontratlarının muhatabının da
1 / 8müvekkilleri olduğunu, vergi dairesinden kiracıların gelir veya giderine ilişkin herhangi bir belge
talep edilmediğini, tahliye davalarında kira başlangıcının, süresinin ve bedelinin ispatı için kontratların gerekli olduğunu, özetle kira kontratlarının kiracılar için vergi mahremiyeti oluşturmadığını belirterek ilgili kira kontratlarının vergi mükelleflerinin dosyalarında mevcut olması halinde taraflarına verilmesi talebiyle Kurumumuza başvurmuştur .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 18/ 06/ 2018 tarihli ve . sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
gönderilen Gelir İdaresi Başkanlığının 15/ 08/ 2018 tarihli ve . sayılı yazısında özetle :
1- Başvuranların mülk sahibi olduğu işyeri adresinde kiracı bulunan toplam 6 gerçek ve tüzel kişiden sadece 4 ünün vergi mükellefi olduğu, dosyalarında sadece bir mükellefin 1994 yılına ait kira kontratı olduğu, 2- 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, vergi muameleleri ve vergi incelemeleri ile uğraşan memurların; vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay’da görevli olanların; vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenlerin ve vergi işlerinde kullanılan bilirkişilerin, görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa edemeyecekleri ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef ’ine kullanamayacaklarının hüküm altına alındığı, 3- Mezkûr maddede vergi güvenliğini sağlamak amacıyla gelir vergisi mükelleflerinin yıllık gelir vergisi, sermaye şirketlerinin kurumlar vergisi beyannamelerinde gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan gelir ve kurumlar vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan olunacağı ve mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilanın orada da yapılacağının hüküm altına alındığı, 4- Öte yandan, mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanlarının, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarlarının Maliye Bakanlığınca açıklanabileceği, Maliye Bakanlığının bu yetkisini mahalline devredebileceğinin hüküm altına alındığı, 5- Anılan maddeye 7103 Sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle eklenen fıkrada ise “Kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgili kanunları uyarınca mükelleflerden talep edilebilen, kurum ve kuruluşların görevleriyle doğrudan ilgili ve görevlerinin ifası için zorunluluk ve süreklilik arz eden bilgilerin, bu kurum ve kuruluşlara verilmesi vergi mahremiyetinin ihlali sayılmaz . Bu durumda, kendilerine bilgi verilenler, bu maddede yazılı yasaklara uymak zorunda olup, bu bilgilerin muhafazasını sağlamaya yönelik tedbirleri almakla yükümlüdürler . Maliye Bakanlığı, bu fıkra uyarınca verilecek bilgilerin kapsamı ile bilgi paylaşımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir .” hükmünün yer aldığı, 6- Ayrıca, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununun “Ticari Sır” başlıklı 23 üncü maddesinde ise
“ Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile, kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler, bu Kanun kapsamı dışındadır .” hükmüne yer verildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Esas No:2004 / 7827,
2 / 8Karar No:200715755 sayılı kararında ticari sır kavramının en önemli unsurunun “ Toplumun bilgisi
dahilinde olmama” şeklinde nitelendirildiği, 7- Konuya ilişkin olarak 2004/ 1 Sıra No.1u Vergi Usul Kanunu İç Genelgesinde ise Adalet
Bakanlığı ile yapılan yazışmalar sonucunda alınan 23/ 02/ 2004 tarihli ve 04539 sayılı yazıda; icra müdürlüklerinin kamu hizmeti yaptıkları belirtildiğinden, kamu hizmeti gören bu tür gerçek ve tüzel kişilerin istedikleri bilgilerin aşağıdaki çerçevede verilmesi mümkün bulunmaktadır .
Bu tür gerçek ve tüzel kişilere verilecek bilgiler; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz gerektirmeden mükellefin tarh dosyasından temin edilebilmeli ve Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesindeki mahremiyet hükümlerini ihlâl edecek nitelikte olmamalıdır . Buna göre hakkında bilgi istenilen mükellefin vergi levhasında bulunan bilgilerle ikametgah adresi ve halen mükellef olup olmadığı gibi hususların bildirilmesi mahremiyetin ihlali anlamına gelmeyeceğinden, bu bilgilerin icra müdürlüklerine verilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır . Öte yandan vergi mahremiyeti kapsamına giren bilgilerin verilmeyeceği de tabiidir . ” şeklinde açıklama yapıldığı, 8- Yukarıda anılan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Maliye Bakanlığı tarafından Kurumlarına yapılan başvuru üzerine söz konusu mükelleflere ilişkin bilgi ve belgelerin Yusuf Tuneri Yener ve
Tolga Yener ’le paylaşılmasının 213 sayılı Kanunun 5 ve 362 nci maddelerine istinaden vergi mahremiyetinin ihlali kapsamında değerlendirildiği, açıklamalarına yer verilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında ; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” hükmü düzenlenmiştir .
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü düzenlenmiştir .
5) 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun;
5.1) Bilgi edinme hakkının kullanımına ilişkin esas ve usullerin belirlendiği “ Amaç” başlıklı 1 inci
maddesinde, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine atıf yapılmıştır .
5.2) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde “Bilgi”, kurum ve kuruluşların sahip oldukları
kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veri şeklinde tanımlanmıştır .
5.3) “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde , kurum ve kuruluşların, bu Kanunda
yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü olduğu ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanamaz olduğu hususu düzenlenmiştir .
5.4) Aynı Kanunun “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi birinci
3 / 8fıkrasında, “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya
görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır .” hükmü, ikinci fıkrasında
“Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler .” hükmü ve üçüncü fıkrasında da “İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir .” hükmü düzenlenmiştir .
5.5) Bilgi edinme hakkının sınırlarının belirlendiği Kanunun Dördüncü Bölümünde yer alan
15- 28 arası maddelerde sırası ile yargı denetimi dışında kalan işlemler, devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler, ülkenin ekonomik çıkarlarına ilişkin bilgi veya belgeler, istihbarata ilişkin bilgi veya belgeler, idarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler, adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler, özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği, ticarî sır , fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler, tavsiye ve mütalaa talepleri ile gizliliği kaldırılan bilgi veya belgeler başlıkları altında bilgi edinme hakkının istisnai sınırları belirlenmiştir .
5.6) “ Ticarî sır” başlıklı 23 üncü maddesinde, “Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya
belgeler ile, kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler, bu Kanun kapsamı dışındadır .” hükmüne yer verilmiştir .
5.7) “Ceza hükümleri” başlıklı 29 uncu maddesinde, “Bu Kanunun uygulanmasında ihmâli, kusuru
veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri fiillerin genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması gerektirmesi hususu saklı kalmak kaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları uygulanır .” hükmüne yer verilmiştir .
6) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergi mahremiyeti : ” başlıklı 5 inci maddesinde; “Aşağıda
yazılı kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine mütaallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazımgelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef’ine kullanamazlar; 1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar; 2. (Değişik : 23/ 6/ 1982- 2686/ 1 md.) Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar; 3. Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler; 4. Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler .
Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder .
(Ek : 26/ 6/ 1964- 485/ 1 Md.; Değişik : 30/ 12/ 1980- 2365/ 2 md.) Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi, sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyanamelerinde gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan Gelir ve
Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan olunur .
Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır .
Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir . Maliye Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir . Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile
4 / 8ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler
verilebilir . Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir . Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz . Bu takdirde kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar . Maliye Bakanlığı bilgilerin açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir .( 1)
Kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgili kanunları uyarınca mükelleflerden talep edilebilen, kurum ve kuruluşların görevleriyle doğrudan ilgili ve görevlerinin ifası için zorunluluk ve süreklilik arz eden bilgilerin, bu kurum ve kuruluşlara verilmesi vergi mahremiyetinin ihlali sayılmaz . Bu durumda, kendilerine bilgi verilenler, bu maddede yazılı yasaklara uymak zorunda olup, bu bilgilerin muhafazasını sağlamaya yönelik tedbirleri almakla yükümlüdürler . Maliye Bakanlığı, bu fıkra uyarınca verilecek bilgilerin kapsamı ile bilgi paylaşımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir .
(Ek : 26/ 6/ 1964- 485/ 1 md .; Değişik altıncı fıkra : 23/ 1/ 2008- 5728/ 272 md .) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez .” hükmüne yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuranlar, mülk sahibi olduğu işyeri adresinde kiracı bulunan toplam 6 gerçek ve tüzel kişiden
vergi mükellefi olanların vergi dairelerindeki dosyalarında yer alan kira kontratlarının bir örneğinin
Bilgi Edinme Kanunu hükümleri çerçevesinde taraflarına verilmesi talebinin 213 sayılı VUK’nun
Vergi Mahremiyeti başlıklı 5 inci maddesine göre verilemeyeceğinin taraflarına bildirilmesi üzerine
Kurumumuza başvurmuşlardır .
9) Başvuruya konu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması amacı ile iki meselenin vuzuha
erdirilmesine çalışılmıştır . Bunlar, bahse konu bilginin, mer ’i mevzuat açısından bilgi edinme hakkının kapsamına girip girmediği ve bilgi edinme hakkının sınırını belirleyen istisnalardan birisine dayanak teşkil edip etmediği hususları olarak belirlenmiştir .
10) Anayasal düzeyde tanınan ve koruma altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımı, 4982 sayılı
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 5 inci maddesinde kayıtlı “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler .” hükmü ile güvence altına alınmıştır .
11) Kanunun 3 üncü maddesinde ise bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilginin” , kamu
kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri; “belgenin” ise yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcıları şeklinde tanımlandığı görülmektedir .
5 / 812) Bilgi edinme hakkına konu edilecek bir üstteki paragrafta tanımlı “bilgi” ve “belge” ise ücretsiz
olarak veya aynı Kanunun 10 uncu maddesi hükmü uyarınca, erişimin gerektirdiği maliyet tutarı kadar bir ücreti bütçeye gelir kaydedilmek sureti ile temin edilebilecektir .
13) Bu açıdan bakıldığında, başvuranlar tarafından talep edilen kira kontratının 4982 sayılı Kanun
kapsamında tanımlanan belge kapsamında olduğu değerlendirilmektedir .
14) Bilgi edinme hakkının öneminden hareketle, Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme
hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile
4982 sayılı mezkûr Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer
alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri alma yükümlüğünde bırakılmıştır . Nitekim 4982 sayılı Kanunda bilgi edinme hakkının istisnaları tek tek sayılmış olup; Kanunun Dördüncü Bölümünde 15 ila 27 nci maddeleri arasında yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır , fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir . Bilgi edinme hakkının istisnalarının somut olarak belirlenmesi esasen, bilgi edinme hakkının kullanımının temel amaç ve gayesinin belirlendiği aynı Kanunun 1 inci maddesinde vücut bulan demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine işlerlik kazandırmaktadır .
15) Bu noktada 4982 sayılı Kanunun “Ticari sır ” kenar başlıklı 21 inci maddesinde yer alan
“Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile, kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler , bu Kanun kapsamı dışındadır .” hükmünün yakından incelenmesi önem arz etmektedir . Madde metninde ticari sır kapsamında iki yönlü bir sınırlama getirilmiştir . Bunlar; “Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler” ve “kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler” dir . Yürürlükteki kanunlarımızda ticari sır kavramına yer verilmekle birlikte ticari sırrın tanımına yer veren bir hukuk kuralı bulunmamaktadır . Bununla birlikte Ticari Sır, Banka Sırrı ve Müşteri Sırrı Hakkında Kanun Tasarısı’nda ele alınmış olup, Tasarıya göre ticari sır; “Bir ticarî işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken, işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için büyük önemi bulunan; iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, malî, iktisadî, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, imalatının teknik özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin veya bu gibi bilgi ve belgeleri” ifade etmektedir . Ancak bu tasarı henüz kanunlaşmamıştır .
16) Madde metninde yer alan mali bilgilere ilişkin gizliliğin korunmasına ilişkin temel düzenleme
213 sayılı Vergi Usul Kanunun 5 inci maddesinde “ Vergi Mahremiyeti ” başlığı içinde
düzenlenmiştir . Maddeye göre, vergi muameleleri ve vergi incelemeleri ile uğraşan memurların ; vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay’da görevli olanların; vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenlerin ve vergi işlerinde kullanılan bilirkişilerin, görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa edemeyecekler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef ’ine kullanamayacak olup, bu yükümlülükleri görevlerinden ayrılsalar bile devam edecektir .
6 / 817) Görüldüğü üzere ticari sır kavramı muğlak bir kavram olup, somut olayın özelliğine göre
değerlendirilmesi gerekmektedir . Günümüz serbest piyasa ekonomisinin gerektirdiği rekabet ortamının bir sonucu olarak ticari işletmelerin bazı bilgilerinin gizli tutulması bir zorunluluktur . Bu çerçevede, teknik buluşlar, üretim teknikler, kimyasal formüller, araştırma ve geliştirme gibi teknik sırların yanında, işletmelerin bir takım kendi iç faaliyetleri, üçüncü kişilerle olan ticari ilişkileri, bu kapsamda mal ve hammaddelerin nereden sağlandığını gösteren tedarik listeleri, iş yöntemleri ve planlamaları, iş raporları, fiyat oluşum bilgileri , fiyat stratejileri, stok bilgileri, müşteri listeleri, pazarlama, tanıtım ve reklam planları ticari sırlar arasında kabul edilmektedir . ( “Şeffaf Devlette
Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları”, Yrd . Doç . Dr . Ayhan DÖNER, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul 2010, s.268- 269)
18) Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, bir ticari işletmenin sabit maliyet giderleri arasında yer
alan, bu anlamda da mali bilgi başlığı altında değerlendirilebilecek kira giderine ilişkin bilgileri ihtiva eden ve başvuranların taraf olmadığı (ve kiracıdan da iradesi dahilinde temin edilemeyen ve bu suretle de kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan malî bilgiler başlığı altında değerlendirilebilecek ) kira kontratının hem 4982 sayılı
Kanunun 21 inci maddesi kapsamında “Ticari sır ” ve hem de 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 5 inci maddesi kapsamında “ Vergi Mahremiyeti ” başlığı altında yer aldığı ve sonuç itibariyle mer ’i mevzuat açısından bilgi edinme hakkının kapsamına girmediği değerlendirilmiştir .
19) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Başvuranların mülk sahibi oldukları işyeri
adresinde kiracı bulunan gerçek ve tüzel kişilere ait olup mezkur idareden talep edilen kira kontratlarının idare tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 5 inci maddesi çerçevesinde “Vergi
Mahremiyeti ” kapsamında değerlendirilerek verilmemesi işleminde, 4982 sayılı Kanunun “ Ticari sır ” kenar başlıklı 21 inci maddesi hükümleri çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde, hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı , ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana
tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
7 / 8Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi